Etiket: diyabet

  • Uzmanlar: “Diyabet Tedavisi Bir Eğitim Meselesidir”

    Medical Park Ordu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selda Gürol, diyabet tedavisinin iyi yönetilmesi ve doğru bir tedavi ile hastalığın kontrol altında tutulmasında hastaya iyi bir eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.

    “Diyabet ile yaşam bir eğitim meselesidir” diyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selda Gürol, diyabet tedavisinde öncelikle diyabetin eğitimi kadar edinilen bilgilerin günlük yaşama uygulanması ve sürekliliğinin de çok önemli olduğuna dikkat çekti. Gürol, “Diyabet hastaları yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelidir. Diyabetli hastalarda yiyeceklerin doğru miktarda tüketilmesi çok önemlidir. Uygun beslenme programları diyetisyenlere danışılarak öğrenilebilir. Düzenli spor yapılarak, kilo kontrol altında tutulmalıdır. Spor vücuttaki şekerin hızla tüketilmesine yardımcı olarak kan şekeri düzeyini dengelemektedir. Ancak spora başlamadan önce mutlaka doktora danışılarak tıbbi kontrolden geçilmeli ve yapılabilecek uygun spora karar verilmelidir. Diyabet hastaları ilaçlarını doktorlarının önerdiği şekilde ve miktarda kullanmalıdır. Kan şekerini doktorlarının tavsiye ettiği sıklıkta ölçmeli ve insülin kullanılması gerekiyorsa doktorun önerdiği doz ve zamanda, diyabet hemşiresinin gösterdiği uygulamaya göre yapmalıdır. Takiplerini yapan doktorun önerdiği aralıklarla gerekli kontrolleri yaptırmalı, yılda bir kezde mutlaka göz, kalp ve nöroloji muayenesi yaptırılmalıdır” dedi.

  • Her Diyabet Hastasının Tedavisi Bireysel

    Medical Park Samsun Hastanesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” nedeni ile açıklama yaptı.

    Diyabet hastalığı hakkında bilgi veren Dr. Ecemiş “Diyabet insülinin eksikliği veya etkisizliği sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Toplumda daha sık görülen diyabet formu tip 2 diyabettir ve insülinin yeterince etki gösterememesi sonucu ortaya çıkar. Tip 1 diyabet ise daha seyrek olarak görülmesine rağmen küçük yaşlardan itibaren başlar ve ömür boyu insülin kullanılmasını gerektirir” diye konuştu.

    Diyabetli kişilerin, hep aynı sorunla karşılaştığını söyleyen Dr. Ecemiş “Kan dolaşımında şeker düzeyi çok yüksektir, hücrelerin enerji kaynaklarından birisi olan glukoz hücre içerisine giremediği için hücrelerin içinde enerji açlığı vardır. Normalde, şekeri kan damarlarımızdan alıp hücrelerimize taşımak için pankreas salgı bezinde üretilen ve ‘insülin’ adı verilen bir hormona ihtiyaç vardır. Diyabetiniz varsa pankreas bezi tarafından ya yeterli insülin üretilmiyordur ya da üretilen insülin yeterli etkiyi gösteremiyordur. Her iki koşulda da kanda şeker düzeyi yükselir. Bu duruma ‘hiperglisemi’ adı verilir. Hiperglisemi iyi tedavi edilmezse büyük ve küçük kan damarlarını bozarak göz, böbrek ve sinir dokusunda hasarlara yol açabilir; kalp krizi ve inme’ye sebebiyet verebilir. Kan şekerinin olabildiğince normale yakın seviyelerde tutulması göz, sinir ve böbrek hasarları, kalp krizi ve inme gibi sorunlarla karşılaşma riskini azaltır” dedi.

    Her diyabet hastasının tedavisinin bireysel olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş “Hastalar sağlık sorunlarının önemine göre tek bir ilaç kullanabildikleri gibi; iki, üç veya daha fazla çeşit ilaç kullanabilirler. Tip 2 diyabetik hastalarda eğer hastanın durumu çok kötü değilse ve şekerleri ılımlı derecede yüksekse öncelikle şeker düşürücü ilaçlarla tedaviye başlanabilir. Bu ilaçlara rağmen kan şekerleri yüksek seyrederse tedaviye insülin eklenebilir. Çok çeşitli insülin tipleri vardır. Hastanın klinik durumuna göre uygun insülin tedavisi şeker regülasyonu sağlamaya çalışılır. İnsülin tedavisi bağımlılık yapmaz. Vücuttaki eksikliğin tamamlanması gibi düşünülebilir. Hastanın klinik durumuna göre ihtiyaç duyulan yoğun insülin tedavisi takiplerde hafifletilebilir, hatta tekrar ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlara dönülebilir. Tip 1 diyabetiniz varsa, ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçların tedavinizde yeri yoktur” şeklinde konuştu.

    Uzm. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş şu bilgileri verdi: “Diyabetli hastalarımızın yaptığı en büyük yanlışlardan bir tanesi; ağızdan şeker düşürücü ilaçlar kullanmakta iken, bunun diyabet tedavisinde her şey olduğunu düşünerek beslenme ve egzersiz programlarınızı ihmal etmenizdir. Unutulmamalıdır ki modern tedavi yöntemlerine rağmen tip 2 diyabetin tedavisinde halen beslenme ve egzersiz en önemli tedavi metotlarıdır. Tedavinin nasıl belirleneceği hastanın durumuna, ek sorunlarına göre bireysel olarak planlanmalıdır.”

  • Diyabet Deyip Geçmeyin

    Bursa Halk Sağlığı Müdürü Dr. Özcan Akan, obezite ve hareketsiz yaşamın diyabeti tetiklediğine dikkat çekerek, diyabetin ölüme sebep olan hastalıkların içinde 5’inci sırada yer aldığını söyledi.

    Bursa Halk Sağlığı Müdürü Dr. Özcan Akan, diyabet hakkında farkındalığın arttırılması ve öneminin vurgulanması amacıyla her yıl 14 Kasım’da kutlanan ‘Dünya Diyabet Günü’ hakkında açıklamalarda bulundu. Diyabetin insülin hormonunun yokluğu veya yetersiz olması durumunda bir hastalık olduğunu dile getiren Dr. Akan, “Her yıl dünyada 8 ile 14 milyon insan diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kanser ve kronik solunum yolu hastalıkları gibi diğer kronik hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Obezite ve fiziksel aktivitenin azalmasıyla birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların tümünde özellikle diyabet görülme sıklığı da hızla artmaktadır. Birçok ülkede ölüme sebep olan hastalıklar içerisinde diyabet beşinci sırada yer almaktadır. Yetişkin diyabetlilerde, diyabetli olmayan yaşıtlarına kıyasla kardiyovasküler olay riski 4 kat daha yüksektir. Bunun yanında diyabet, böbrek bozuklukları, kalp-damar bozuklukları, beyin damar bozuklukları, göz bozuklukları, kemik kaybı, cinsel sorunlar, sinir hasarları ve diyabetik ayak gibi sağlık sorunlarına sebep olmaktadır. Diyabet, körlüğe sebep olan ilk üç hastalık içinde yer almaktadır ve kronik böbrek yetersizliği sebeplerindendir” dedi.

    Diyabetin çeşitli türleri olduğunu belirten Dr. Akan, “Tip 1, Tip 2, gebelikte ortaya çıkan diyabet ve başka hastalıklar sonucu gelişen diyabet olmak üzere farklı diyabet türlerinden bahsedilebilir. Tip 1 diyabet daha çok çocuk ve gençlerde görülür. Toplumda en sık rastlanan diyabet türü Tip 2 diyabettir. Genellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkması, ortaya çıkışının yavaş ve sinsi olması ve ortaya çıkmadan önce 10-15 yıl kadar bulgu vermeyen gizli diyabet dönemi varlığı Tip 2 diyabeti önemli kılmaktadır. Yakın aile bireylerinde diyabet öyküsü olanlar, kalp-damar hastalığı bulunanlar, obez kişiler, hipertansiyon hastaları, kan yağları yüksek olan kişiler, Tip 2 diyabet açısından risklidir” ifadelerini kullandı.

    Vücut kitle endeksine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Akan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir. Şeker gibi basit karbonhidratlar günlük enerinin yüzde 10’unu aşmamalı, yağ ve tuz gereksinimimiz kadar alınmalı, fazlasından kaçınılmalıdır. Fiziksel olarak aktif olunmalıdır. Düzenli olarak egzersiz yapılarak insülin direnci azaltılmalı, şişmanlık önlenmeli, strese karşı dayanıklılık artırılmalı ve kalp hastalığı riski azaltılmalıdır.”

  • Medical Park’tan Diyabet Semineri

    Medical Park Gaziantep Hastanesi’nde 14 Kasım Dünya Diyabet Günü çeşitli etkinliklerle kutlandı.

    Her yıl olduğu gibi bu yıl da 14 Kasım Dünya Diyabet Günü vesilesiyle 10-14 Kasım tarihleri arasında diyabet hastalığına dikkat çekmek ve diyabet hakkında farkındalığı artırmak amacıyla bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Hastane resepsiyonun da kurulan stantta başvuran hastalara ücretsiz kan şekeri ölçümü yapılarak Diyabet Eğitim Hemşiresi Emine Akbaş tarafından diyabet eğitimi verildi. Akbaş, dünyada diyabet sıklığı giderek artarken, günümüzde dünyada 382 milyon şeker hastası ve 316 milyon prediyabet (gizli şeker) hastası bulunduğu belirtti. Ülkemizde her 100 kişiden 14’ünde şeker hastalığı her 100 kişiden 12’sinde gizli şekeri olduğu kaydetti.

    Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Alper Usluoğulları’nın başkanlığında yapılan ’diyabet ile yaşamayı öğreniyoruz’ konulu halka açık bilgilendirme seminerinde ise İç Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Ömer Aydın Yıldırım, Nöroloji Uzmanı Uz. Dr. Hakan Bozkurt, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Op. Dr. Koray Çelebi ve Beslenme ve Diyet Uzmanı Işıl Canbolat konuşmacı olarak katıldı. Diyabet hastalarının katıldığı halka açık bilgilendirme seminerinde Diyabet hastalığından korunma, tedavi, beslenme ve diyabet hastalığına bağlı ortaya çıkan hastalıklar hakkında bilgi verildi.

  • Önce Diyabet Yürüyüşü, Sonra Bisiklet Dağıtımı

    Samsun’da, Halk Sağlığı İl Müdürlüğü ve İlkadım Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği “Diyabet Salgınını Durduralım” temalı yürüyüş yapıldı. Yürüyüşün sonunda “Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam Programı” kapsamında 2 okula 30 bisiklet ve 30 kask dağıtıldı.

    Samsun Halk Sağlığı Müdürlüğü ve İlkadım Belediyesi “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” dolayısıyla “Diyabet Salgınını Durduralım” temalı bir yürüyüş düzenledi. İstiklal Caddesi Verem Savaş Dispanseri önünden başlayan yürüyüş, Ağabağli Caddesi’nden dönülerek aynı yere gelinmesiyle son buldu.

    Yürüyüş sonrasında Sağlık Bakanlığı tarafından, Resmi Gazete’de yayımlanan genelge gereğince Halk Sağlığı İl Müdürlüğü tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı İlkadım Samsun Gülizar-Hasan Yılmaz Spor Lisesi’ne 20 adet bisiklet ve 20 adet klasik kask verildi. Ayrıca, 19 Mayıs Atatürk Ortaokulu’na 5, 6 ve 7. sınıflarda ‘bisiklet modülü’ dersinde kullanılmak üzere 10 adet bisiklet ve 10 adet klasik kask verildi.

    Vatandaşları sağlıklı yaşam ve diyabet hakkında bilinçlendirmeyi amaçladıklarını belirten Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, “Bugün İl Sağlık Müdürlüğü, İlkadım Belediyesi, Samsun Diyabet ve Yaşam Derneği, Diyabet Vakfı, Halk sağlığı İl Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullarla birlikte diyabet salgınını durduralım temalı bir yürüyüş yaptık. Bizim genel temamız her gün 10 bin adım atalım temasıydı. Bunun ile diyabeti birleştirdik. İlkadım Belediyesi’yle ortaklaşa olarak 10 bin adım temalı ve diyabet hastalığını durduralım temalı yürüyüş yaptık. Diyabete karşı hareketli yaşam yaşamak amaçlı bir farkındalık oluşturmak istedik. Bu yürüyüş sonrasında ‘Bisiklet Modülü’ dersi veren 2 okula bisiklet dağıtımı yaptık. Bununla obezite ile mücadele, hareketli yaşam ve diyabet salgınını durdurmaktı” dedi.

    TOK: “BU TÜR FAALİYETLERİ ÖNEMSİYORUZ”

    Sağlıklı yaşam adına bisiklet ve yürüyüş yolu yapmaya başlayacaklarını belirten İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, “Sağlık çok önemli, yürüyüş çok önemli. Bizler yerel yönetimler olarak da halkımızın daha rahat yürüyebilecek ortamları oluşturma noktasında projelerimiz var. Tartar pistli yürüyüş kulvarları oluşturuyoruz ki, vatandaşlarımız rahat bir şekilde yürüsünler. Diyabet Vakfı ile birlikte çalışıyoruz. Bu tür faaliyetleri önemsiyoruz” diye konuştu.

    TOK’TAN BİSİKLET YOLU SÖZÜ

    İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok’tan bisiklet yolu yapması noktasında ricada bulunan Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, Sağlık Bakanlığı’nın taahhüdüne göre bisiklet yolu yapan belediyelere yaptığı yolun metresi kadar belirlenen seviyede bisiklet verileceğini söyledi. Kasapoğlu, belediyenin kısa zamanda bu yolu yapması halinde Sağlık Bakanlığı’nın da bisiklet verme noktasında devreye gireceğini belirtti.

    Daha önceden Derebahçe yol güzergahında bu konu ile ilgili çalışmalarının olduğunu belirten Başkan Tok, 2,5 Km’lik bir yürüyüş parkuru oluşturma noktasında çalışmaların başladığını ifade ederek, yapılacak bu yolun hem bisiklet yolu hem de yürüyüş yolu olarak kullanılacağını açıkladı.