Etiket: Dışkı

  • DİSKİ, Bağlar ve Kayapınar’da yağmursuyu şebekeleri döşüyor

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, Bağlar ve Kayapınar ilçelerinin pek çok mahalle ve caddesini yağmursuyu şebekesine kavuşturacak olan ‘Diyarbakır Merkez Batı Yakası Kısmi Yağmursuyu İnşaatı Yapım İşi’ne başladı. Sözleşme bedeli 26 milyon 555 bin 230 TL olan iş kapsamında 68 kilometre yağmur suyu şebekesi döşenecek.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü Bağlar ve Kayapınar ilçelerini içine alan yeni bir yağmur suyu şebekesi çalışmasına başladı. ‘Diyarbakır Merkez Batı Yakası Kısmi Yağmursuyu İnşaatı Yapım İşi’ kapsamında, Bağlar ve Kayapınar ilçelerinin yerleşime yeni açılan mahalle ve caddeleri yağmur suyu şebekelerine kavuşacak. Sözleşme bedeli 26 milyon 555 bin 230 TL olan projenin Mart 2019’da tamamlanması hedefleniyor. Bağlar ilçesinin Bağcılar Mahallesi’nde yer alan Eski Siverek Yolu ile Şengal Caddesi’nde ve Kayapınar ilçesinde yer alan Diyarbakır Stadyumu çevresinde başlayan yağmursuyu şebekesi döşeme çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Çapları 300 milimetre – 1200 milimetre arasında değişen boruların kullanıldığı iş kapsamında 68 kilometre uzunluğunda yağmur suyu şebekesi döşenecek. Buradaki çalışmaların tamamlanmasının hemen ardından DİSKİ Genel Müdürlüğü Dorşin Caddesi’nde yağmursuyu çalışmalarına başlayacak.

    Çalışmalarına geçtiğimiz hafta başlanan projenin 3 Mart 2019 tarihinde tamamlanması öngörülüyor.

  • Öğrenciler DİSKİ İçme Suyu Arıtma Tesisini gezdi

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, ilkokul öğrencilerine DİSKİ İçme Suyu Arıtma Tesislerini gezdirdi, içme suyunun hangi evrelerden geçerek kullanıma kazandırıldığı konusunda bilgi verdi.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, öğrencilerde suyun doğru kullanımı hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla İçme Suyu Arıtma Tesislerinde gezi programları düzenliyor. DİSKİ Genel Müdürlüğü, ilkokul öğrencilerine arıtma tesisini gezdirerek, içme suyunun hangi evrelerden geçerek kullanıma kazandırıldığı gösterdi.

    Suyun geçtiği evreler anlatıldı

    DİSKİ Genel Müdürlüğü İçme Suyu Arıtma Tesislerinde özel bir okulu 5. sınıf öğrencilerini ağırladı. Sınıf öğretmenleri ve teknik personelin refakatindeki öğrenciler, İçme Suyu Arıtma Tesisi’ndeki kaba ızgara, giriş pompa istasyonu, ön çökeltme havuzları, havalandırma havuzları, son çökeltme havuzları, çamur yoğunlaştırma havuzları, anaerobik çamur çürütme tankları, çamur susuzlaştırma tesisi ve çamur pompa istasyonlarını inceledi.

    Tesisteki faaliyetleri merakla inceleyen öğrenciler, daha sonra Su Kontrol Laboratuvarı’nı gezerek bilgi aldılar. Öğrencilerin gezisi DİSKİ Toplantı Salonu’nda arıtma tesisi ile ilgili gerçekleştirilen sunumla tamamlandı. Öğrenciler gezinin tamamlanması içme suyunun hangi evrelerden geçerek kullanıma kazandırıldığını yerinde inceleme fırsatı bulmuş oldu.

  • DİSKİ 2017’de 173 milyonluk yatırımı tamamladı

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, 2017 yılı içerisinde kent merkezi, ilçeler ve kırsal mahallelerde içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekeleri ile tesislerin yapım çalışmalarında 173 milyon 130 bin TL’lik yatırıma imza attı.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, 2017 yılı içerisinde 173 milyon 130 bin TL’lik yatırım yaparak kent merkezi, ilçe merkezleri ve kırsal mahallelerde içme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu şebekeleri ve tesislerin yapımını tamamladı. DİSKİ Genel Müdürlüğü tarafından uzun vadeli olarak planlanan ve hayata geçirilen projeler vatandaşların hizmetine sunuldu.

    Diyarbakır Kanalizasyon ve Yağmursuyu Projesi

    DİSKİ, Avrupa Birliği (IPA) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ortak projesi olarak hayata geçirilen ve kent merkezini kapsayan Diyarbakır Kanalizasyon ve Yağmursuyu Projesi kapsamında 53 kilometre yağmur suyu ve 102 kilometre kanalizasyon şebekesi döşedi. Projenin sözleşme bedeli 23 milyon 77 bin 211 Avro. DİSKİ Genel Müdürlüğü ayrıca Bağlar ilçesinde 3 milyon 489 bin TL bütçeli Kısmi Yağmur suyu Şebekesi, 1 milyon 447 bin TL bütçeli Kent Geneli İçme suyu Tesisi İnşaatı ve 2 milyon 927 bin TL bütçeli merkez İlçelerde kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi yapım işlerini tamamladı.

    Silvan İçme Suyu Temin Projesi

    DİSKİ, Avrupa Birliği (IPA) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ortak projesi olan Silvan İçme Suyu Temin Projesi ile birlikte susuzluk problemi yaşayan kent merkezine 24 saat kesintisiz su verilmeye başlandı. Proje kapsamında, 130 kilometre şebeke yenilendi, 4 bin, 2 bin ve 1000 metreküp kapasiteli 3 adet deponun inşaatı tamamlandı. 7 bin hanenin ev bağlantıları yapıldı. Pompa istasyonları yeniden inşa edildi ve pompalar değiştirildi. Yeni bir terfi merkezi inşa edildi, SCADA siteminin kurulumu yapıldı. Projenin sözleşme bedeli 34 milyon 286 bin 274 TL.

    Eğil, atıksu arıtma tesisine kavuştu

    DİSKİ ve İller Bankası’nın ortak projesi olarak hayata geçirilen Eğil Atıksu Arıtma Tesisi, kentin tarihi ve kültürel dokusu nedeniyle iç turizmin gözde ilçelerinden biri olması sebebiyle büyük önem taşıyordu. İnşa çalışmalarına Temmuz 2016’da başlanan tesis, Eğil’in hemen girişinde yer alan bölgede 6 buçuk dönüm arazi üzerine kuruldu. 2028 yılı hedeflenerek 10 bin 910 kişilik nüfus projeksiyonuna göre projelendirildi. Tesis 5 milyon 136 bin TL’ye mal oldu.

    Kanalizasyon abone bağlantısı ve kısmi kanalizasyon şebekesi yapımı

    DİSKİ Genel Müdürlüğü’nün özkaynakları ile hayata geçirilen proje 9 milyon 671 bin TL’ye mal oldu. Proje kapsamında 5 bin 200 metre kanalizasyon şebekesi döşendi. Şubat 2016 yılında başlanan çalışmalar geçtiğimiz yılın temmuz ayında tamamlandı.

    Gözeli İçme Suyu Havzası etrafına ihata duvarı inşa edildi

    Dicle Nehri’nden sonra kentin yüzde 10’luk içme suyu ihtiyacının karşılandığı Gözeli Su Havzası, 4 bin 590 metre uzunluğunda ve 2 metre 45 santimetre yüksekliğinde ihata duvarı ile çevrelenerek koruma altına alındı. Gözeli Su Havzası’nı olumsuz dış etkenlerden korumak amacıyla inşa edilen ihata duvarının inşası 2 milyon 167 bin TL’ye mal oldu.

    DİSKİ Ek Hizmet Binası ile daha kaliteli hizmet

    DİSKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların daha kaliteli ve hızlı hizmet almasını sağlayacak Halkla İlişkiler Binasının yapım çalışmaları tamamlandı. DİSKİ Genel Müdürlüğü’nün özkaynakları ile inşa edilen bina 3 milyon 525 bin TL’ye mal olurken binada Abone Müdürlüğü, Müşteri Hizmetleri Müdürlüğü, Yatırım ve İnşaat ile İşletmeler Daire Başkanlıkları yer alacak.

    Hızlı hizmet için yeni iş makineleri satın alındı

    DİSKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların altyapıda daha hızlı ve sağlıklı hizmet almasını sağlamak amacıyla yıl içerisinde iki farklı proje ile iş makineleri alımı gerçekleştirdi. DİSKİ – Avrupa Birliği (IPA) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ortaklığıyla sözleşme bedeli 822 bin Avro (3 milyon 836 bin TL) olarak gerçekleşen 4 adet Kanal Açma ve Temizleme, 1 adet Kanal Görüntüleme Aracı alındı. Diğer yandan 2017 yılı içerisinde 2 adet kanal aracı ve 2 adet kazıcı yükleyici araç alan DİSKİ Genel Müdürlüğü, toplamda 6 milyon 211 bin TL’lik araç alımı yaparak DİSKİ makine ikmal parkındaki araç sayısını 145’e çıkardı.

    İlçelerdeki yatırımlar devam etti

    DİSKİ Genel Müdürlüğü 2017 yılı içerisinde ilçelerde de hizmet üretmeye devam etti. Dicle’de Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi kapsamında 36 kilometre kanalizasyon şebekesi döşendi, 500 kişilik 1 adet foseptik inşaatı tamamlandı. Projenin sözleşme bedeli ise 3 milyon 962 bin TL. Yapım işinin sözleşme bedeli 1 bin 225 bin TL olan Ergani ve Silvan’da kısmi kanalizasyon şebekesi döşenmesi çalışmaları kapsamında 3 bin 600 metre şebeke döşendi. Kulp Kısmi İçme Suyu Kanalizasyon ve Yağmur Suyu Şebekesi Yapım işi kapsamında 110 metre kanalizasyon ve yağmursuyu şebekesi, 650 metre içme suyu şebekesi döşendi. İşin sözleşme bedeli 725 bin 700 TL oldu. DİSKİ, Dicle merkez ve Yeşilsırt Mahallesi, Çermik’in Konuksever ve Ergani’nin Yayvantepe mahallelerinde içme suyu sondaj çalışmaları yapıldı. Hazro ve Kocaköy’e bağlı mahallelerdeki su depoları ve terfi binalarının bakım onarımı ile inşaatı yapım işini hayata geçirdi.

  • Batuhan Yaşar: “Tuncay Özkan’ın flash diski ile kareye giren 4 isim”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde, “AK Parti’yi kapatma davasını açan Yalçınkaya’ya hangi sorular sorulmadı?”, “Gezi olayları, 17-25 Aralık, MİT tırları, 15 Temmuz darbe girişimi…Ve bir sürü başka karanlık olay karşısında; Tuncay Özkan ve İlker Başbuğ’dan ses çıktı mı?”, “Flash diski kim hazırladı, hangi komutanın eline geçti?”, “Kaç bin general ve subay fişlendi?”, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, flash diskten ne zaman haberdar oldu?” sorularına cevap aradı.

    Batuhan Yaşar’ın “Tuncay Özkan’ın flash diski ile kareye giren 4 isim” başlıklı yazasının tamamı ise şöyle:

    “Olaylar çok karışık

    Şaşırtıcı bir ilişki ağı var.

    Sizleri 2007-2012 yılları arasında yaşananlara götürmek istiyorum

    Merak etmeyin hiç de sıkılmadan bir çırpıda okuyacağınızı garanti edebilirim.

    “Lost” dizisindeki gibi “flashback”ler yaşayacağız hep birlikte.

    Önce esas oğlanları tanıtalım:

    İlker Başbuğ: Kara Kuvvetleri Komutanı (Müstakbel Genelkurmay Başkanı) – ABD Ankara Büyükelçiliği – Washington yazışmalarında böyle geçiyor. (WikiLeaks belgeleri)

    Abdurrahman Yalçınkaya: AK Parti’ye 14 Mart 2008 tarihinde kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı.

    Tuncay Özkan: Hangi birini yazalım… Cumhuriyet mitinglerinin organizatörü, Kanaltürk’ü 30 veya 25 milyon dolara Akın İpek’e satan kişi.

    Osman Paksüt: Kapatma davasından sadece 10 gün önce 4 Mart 2008 tarihinde Orgeneral İlker Başbuğ ile uzun bir görüşme yapan isim. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Washington’a bu görüşmeyi şöyle rapor ediyordu:

    “Asker ile diğer devlet kurumları arasındaki gizli kapaklı ve potansiyel olarak komplocu ilişkileri açığa çıkaran en son olaydı.” (WikiLeaks)

    GENELKURMAY’DAN GELEN TELEFON…

    TGRT’de Haber Müdürlüğü yaptığım yıllardı…

    Cumhuriyet mitingleri bütün hızıyla devam ediyordu.

    Ordu “resmen” göreve davet ediliyordu.

    2007 Nisan ayından bahsediyorum.

    Sabah saatlerinde Genelkurmay Başkanlığından ilginç bir telefon geldi.

    Karşımdaki kişi aynen şunu söylüyordu:

    “TGRT’yi de Anıtkabir’de bekliyoruz… (Cumhuriyet mitingleri) Canlı yayın aracınız için yeriniz hazır. Gün boyu canlı bağlantı yapabilirsiniz.”

    Evet Genelkurmay, seçilmiş hükûmete karşı tavrını bir kez daha açık etmişti.

    “Darbe çağrısı” yapılan bu mitingleri yayınlamamızı istiyorlardı.

    Ne günlerden geçmişiz.

    TGRT’nin yayın aracı tabii ki darbe çağrısı yapılan miting alanına hiçbir zaman gitmedi.

    KAPATMA DAVASI FETÖ TARZI…

    Aradan 6 yıl geçti…

    Hala Emenike’nin para sayma görüntülerini göremedik.

    Hatırlayalım, FETÖ ne yapardı?

    Delilleri hazırlayıp algıyı oluşturduktan sonra gazete ve televizyonlarını kullanarak davayı 1 günde bitirir, 2. güne bile bırakmazdı.

    Daha mahkeme başlamamış, bırakın mahkemeyi ifadeler dahi alınmamış olurdu.

    Emenike örneğini bu yüzden verdik.

    AK Parti kapatma davasında da benzer yol izlendi.

    Önce internet siteleri açıldı..

    Sonra kapatma davasında kullanılacak haberler yayınlandı. (www.irtica.org vs.)

    “Sözde” deliller işin finalinde Abdurrahman Yalçınkaya tarafından Anayasa Mahkemesine gönderildi.

    Bir Allah’ın kulu da çıkıp “Hey Abdurrahman Bey bu işleri kimlerle yaptın. Sana hazırlık yap dendi mi? Dendiyse kim söyledi?” diye sormadı/sormuyor

    KILIÇDAROĞLU’NUN HABERİ YOK!

    Tekrar bugüne gelecek olursak bir defa ne Tuncay Özkan ne de İlker Başbuğ kafalardaki soru işaretlerini gideremedi.

    Zaten olay Tuncay Özkan’ın savcıya gitmesi ile değil, savcının Tuncay Özkan’ı çağırmasıyla ortaya çıktı!

    Gezi olayları, 17-25 Aralık, MİT tırları, 15 Temmuz darbe girişimi…

    Ve bir sürü başka karanlık olay karşısında;

    Tuncay Özkan ve İlker Başbuğ’dan ses çıktı mı?

    Ne ilginç değil mi?..

    Her şeyi “çok iyi bilen” çok yönlü “salon subayı” İlker Başbuğ’a yöneltilen ama cevabı alınamayan onlarca soru var..

    Neyse biz konumuza dönelim:

    Sonuçta flash disk, dönemin Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Tümgeneral Akın Öztürk’ün eline geçiyor.

    15 Temmuz sonrasında itirafçı olan subay olayın geri kalanını şöyle anlatıyor:

    – “Akın Öztürk dosyayı Hava Kuvvetleri imamı Adil Öksüz’e ulaştırdı. Öksüz, dosyayı gördükten sonra ‘deşifre olduk, onca yılın emeği heba oldu’ diye ağlamaya başladı”

    Bu flash diski kim nasıl hazırlamış bu bilgiler hâlâ sır

    Tamı tamına 6 bin general/subay fişlenmiş.

    Hepsinin şeceresi çıkartılmış.

    Bu kadar kapsamlı çalışmayı yapabilen kaç kurum var ki Türkiye’de!

    Bu da ayrı bir konu…

    İlginç bir şey daha var… CHP Genel Başkanı Kemal Bey de flash diskten bizle birlikte haberdar oluyor.

    Tuncay Özkan, Genel Başkanına dahi haber vermiyor.

    Peki Özkan’a ne mi oldu?

    Flash diski İlker Başbuğ’a teslim ettikten 1 yıl sonra tutuklandı ve 6 yıl hapis yattı…

    Geçen sene de Cumhuriyet mitingleri için özür diledi.

    CUMHURİYET’İN MANŞETLERİ

    2003 yılında atılan “Genç Subaylar Tedirgin” manşeti hala konuşulur…

    Benzer yeni olay ve gelişmelere de referans gösterilir.

    2003-2011 yılları arasındaki Cumhuriyet manşetlerine şöyle bir bakınca kimin eli kimin cebinde çok daha net görünüyor.

    O yıllarda Tuncay Özkan, İlker Başbuğ, Abdurrahman Yalçınkaya ve Osman Paksüt’ün yolu bir şekilde hep kesişmiş.

    Hala anlayamadığım bir şey daha var:

    Deniz Baykal…

    Biri seni CHP Genel Başkanlığından indirecek,

    Hatta Türkiye’nin yüzüne bakamayacak hâle getirecek…

    Ama sen ertesi gün Pensilvanya’ya selam göndereceksin!..

    Olaylar çok karmaşık ve göründüğü gibi hiç değil”

  • Şiddet görüp dışkı yedirilen kadın İHA’ya konuştu

    Ağrı’nın Patnos ilçesinde kocası tarafından şiddet uygulanarak zorla dışkı yedirilen Cansu Ş. İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu.

    Kendisi tarafından paylaşılan görüntülerin sosyal medyada en üst sıralamaya çıkması ile bir anda ülke gündeminde yer bulan Cansu Ş.’yi İHA ekibi bularak yaşananları konuştu. İlk evlendiği günden bugüne kadar şiddet gördüğünü belirten Cansu Ş., çocukları için hep sustuğunu söyledi. Evlendiği ilk günden bu yana kocası tarafından işkence ver hakaret gördüğünü ve bunların zamanla geçmesini beklediğini söyleyen Cansu Ş., daha sonra hiçbirinin geçmediğini kocası tarafından hakaret ve şiddete maruz kaldığını belirtti. Cansu Ş., “En son bu videoları kendisi çektirdi zaten hiçbir sorunum yoktu. Söylüyordum neden bunları yapıyorsun, benim suçum, günahım nedir? Kocam bana ‘Keyfim istiyor’ diyordu. ‘Sana hakaret edeceğim, seni bezdireceğim’ diyordu. Amacının ne olduğunu bilmiyordum. Ben zaten videonun yayınlanmasını istiyordum. 7 aydır o videoyu sakladım. Ben 7 ay önce bu şiddete ve hakarete maruz kaldım ve sustum. Çocuklarım için sustum. Benim 2 kızım var. Çocuklarımdan ayrılmayayım diye sustum. Dışkıyı yemeyecektim, yalvardım, kapandım ayaklarına ne yaptıysam vazgeçiremedim. Bana önce hakaret etti, vurdu, saçımdan sürükledi, beni mutfağa attı. ‘Yiyeceksin yemesen seni öldüreceğim’ diye tehdit etti. Ben de yemin etmiş siniri geçer diye, biraz ağzıma sürdüm kabul etmedi” dedi.

    Sonuna kadar hakkını arayacağını bu davanın takipçisi olacağını dile getiren Cansu Ş., “Bana o kadar hakaret etti, ezdi, benim başıma bir sürü şey getirdi. Benim vicdanım sızlıyor. Onun hiç vicdanı sızlamadı mı? Gelinliğimle gelinlik kuaföründeydim ben, gelinliğimi giyindim geldim. Hatta kendisi beni çağırdı, tokat vurdu yüzüme 2-3 defa tokat vurdu. Bunları düğün günü kuafördeyken yaptı. Bana niye tokat atıyorsan, niye vuruyorsun, dedim. Bana dediği niye davetlilerle tokalaşıyorsun, merhabalaşıyorsun, dedi. Bir haftalık gelindim geçer dedim, o işkencelere maruz kaldım. Beni vurdu, daha sonra intihar etmeye kalkıştım. Öyle böyle ilerledi. İntihar etmeye kalkışırken fare zehri içtim. Herkes duysun bunu, daha sonra beni hastaneye kaldırdılar, orada ört pas ettiler, mantar yemiş diyerek mantardan zehirlenmiş diyerek konuyu kapattılar” ifadelerini kullandı

    Tekrardan evine evliliğini devam ettirmek için geldiğini vurgulayan Cansu Ş., “Yine geldim evime evliliğimi sürdüreceğim dedim. Aynen bu durumlar devam etti, benim burama kadar geldi, artık gücüm kalmadı. Dedim ya öldür beni, ya da beni bırak gideyim. ‘Hayır seni bırakmayacağım’ dedi. ‘Eğer gidersen senin arkandan iftira atarım, seni dünya âleme rezil ederim’ diyerek tehdit etti. Bende bu konuyu aynen aileme anlattım. Aileme gittiğim günden bu yana hakaret ve işkence görüyorum, dedim. Ailem gelip getirdi beni, hatta kavgalı oldular. Babamın evinde bir ay kaldım. O zaman da bir kızım vardı. Şuan 2 çocuğum var. İlk küsmemde babamın evine geldiğimde tek bir kızım vardı. Babamın evine geldiğimde onlar aile büyüklerini gönderdiler. Gelinimiz tekrar gelsin eve biz o hakareti yaptık kabul ediyoruz, ama lütfen ne olur gelinimizi verin, bizi rezil etmeyin, yuvaları var, bu yuvaları dağılmasın dediler bizde kabul ettik. Ben tekrar boyun eğdim, kalktım gittim dedim yuvamdır. Belki eşim dersini almıştır bana karışmaz diye gittim. Gittiğimde gördüğüm hakaretler bir kattı 10 kat oldu. Beni tehdit etti. Ben korkuyordum, o yüzden kimseye anlatamıyordum. Eşimin anne ve babası her şeyi biliyorlardı. Zaten anne ve babası oğullarının yaptıklarını onaylamasalardı belki eşim öyle şeyler yapmazdı. O desteği annesi ve babasından almıştı” şeklinde konuştu.

    Eşi tarafından çoğu zaman yüzüne sigara söndürüldüğünü anlatan Cansu Ş., “Sigarayı yüzümde, vücudumda, elimde söndürdü. Yüzüm sürekli morluklarla doluydu. Eve bir misafir geldiğinde benim o halimi görmesinler diye saklıyorlardı. Eşi sürekli kıyafetlerimi dışarıya atıyordu. Beni aç bırakıyordu, bir gece kilerde ve dışarıda yattım. Zaten yüzümde sigara izleri var, rica ediyorum benim hakkımı arasınlar. Ben onlara güvenerek bu videoyu paylaştım. Benim hakkım ne ise ben hakkımı istiyorum. Tazminat davası açacağım, benim hakkım ne ise ben onlardan teker teker alacağım. Ben kesinlikle onun özgür olmasını artık istemiyorum. Eğer o özgür olursa benim başıma bir şey getirir. Ben bunun garantisini veriyorum, bana her türlü bir şey yapar. Özgür kalmasını istemiyorum. Bana çektirdiğini çekecek ben bunu istiyorum” diye konuştu.

    Sosyal medyada çocuklara da dışkı yedirdiği iddiaların asılsız olduğunu söyleyen Cansu Ş., “Onlar benim yavrularım, ben nasıl yaparım, yapamam ki, çocuklarımın tek bir gülüşü bütün hakaretime bedeldi. Eşim dövüyordu, ağlatıyordu. Açtım, susuz kaldım. Ama çocuklarım bana güldüğümde ben her şeyi unutuyordum. Biliyor musunuz yüreğim nasıl sızlıyor? Ben çocuklarıma asla öyle bir şey yapamam, o iftiradır. Eşim çok iftira atıyor, ben bunu katiyen kabul etmiyorum. Bu iftiraları içinde ben hakkımı istiyorum. Çünkü suçsuz yere, yüreğim çok acıyor, çok yanıyor. Ben bunları hak etmemiştim, hiç hak etmedim ki, benim kaynanamla ufak bir sözlü tartışmam oldu, sebep oydu, eşim nasıl konuşursun, böyle terbiyesizlik yaparsın dedi. Ben de söyledim zaten benim bunda bir suçum yok. Çocuktan dolayı böyle olmuş, sonra zaten kendisi öğrendi, ban burnundan getireceğim dedi. O pisliği sana yedireceğim. Bir daha böyle bir pislik yapma diye, zaten herkeste biliyor. Ben bunları ifademde de verdim” değerlendirmesinde bulundu.