Etiket: Dışişleri

  • ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert, Pompeo-Çavuşoğlu telefon görüşmesini değerlendirdi

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert basına yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ABD’li mevkidaşı Mike Pompeo arasında gerçekleşen telefon görüşmesini değerlendirdi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert bugün yaptığı basın toplantısında, Türkiye ve ABD arasında yaşanan Rahip Brunson krizi hakkındaki soruları cevapladı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun dün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştüğünü belirten Nauert, yarın gerçekleşecek görüşmede Türkiye adına kimlerin katılacağını açıklayamayacağını söyledi. Türkiye’ye yaptırım uygulama kararı ve Brunson meselesindeki ilerlemeler hakkında gelen soruya ise Nauert, ABD’nin Rahip Brunson’u ABD’de görmek istediğini belirterek, “Öyle görünüyor ki henüz öyle bir ilerleme yaşanamadı” ifadelerini kullandı.

    Pompeo ile Çavuşoğlu arasındaki görüşmenin olumlu bir gelişme olarak görülebileceğini belirten Nauert, “Dışişleri Bakanının dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesi kesinlikle iyi bir adım” şeklinde konuştu. Popmeo’nun daha önce konu hakkında, “Brunson meselesine iyimser bakıyoruz” açıklamalarını değerlendirmesi istendiğinde Nauert, “Konu üzerinde çok çalışıyoruz, bu mesele hükümetin her seviyesi için çok ciddi bir mesele olarak değerlendiriliyor” ifadelerini kullandı.

    İki ülke arasındaki son yaşananları değerlendirmesi istendiğinde sözcü, “Telefon görüşmesi gerçekleştirilmesi kesinlikle iyiye işaret” dedi.

  • Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Türk milleti tehdide boyun eğmez” (2)

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, son dönemde ABD ile yaşananlara ilişkin Türk milletinin tehdide boyun eğmeyeceğini belirterek, “Kimse Türkiye’den baskıyla, yaptırımla netice alamaz. Var olan sorunlar var, biz bunları gündeme getiriyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, memleketi Antalya’nın Alanya ilçesinde AK Parti Alanya İlçe Teşkilatı Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu. Bakanlıkları FETÖ’den arındırarak 7/24 saat anlayışıyla ülkeye hizmet ettiklerini belirten Bakan Çavuşoğlu, “Payallar’a hastane yapıyoruz, yeni çevre yolunu yapıyoruz, tüneller yapılıyor. Hepsinin takipçisiyim. Daha çok çalışmamız gerekiyor. Ülkemizden arta kalan zamanı şehrimize ayıracağız, ben geleceğim, diğer vekil arkadaşlarımız gelecek. 16 sene memleketimi temsil etmenin gururunu yaşadım. Avrupa’da ilk kez bir Müslüman olarak, bir Türk olarak Avrupa Birliği (AB) Parlamenter Meclisinde ülkemizi başkan olarak temsil etmek de bana nasip oldu. Erken seçim olmasına rağmen kadın kolları, ilçe yönetimi ve gençlik kolları yeni yönetim olmasına rağmen kısa sürede uyum içerisinde fedakarca çalıştı. İlçe teşkilatımız seçim hazırlıklarını iyi sürdürdü. Kadınlarımız olmadan hiçbir seçimde başarılı olmayız. Sadece kadın kolları yönetiminde değil, bugün burada bulunan ve bulunmayan kadın dava arkadaşlarımız gece gündüz çalıştı. Alanya Gençlik Kollarımız Antalya ve Türkiye’de örnek bir çalışma gösterdi. Belediye Meclisimizin de ilk kez bu kadar çok çalıştığını gördüm. Biz 81 milyonun hizmetkarı olarak yola çıktık. Biz de beklentilerin farkındayız. Bir taraftan ülke menfaati için, mazlumlar, barış, adalet için ve dünyadaki eksiklikleri ve çarpıklıkları gidermek için gece gündüz çalışacağız. Diğer taraftan Antalya için de çalışacağız. Sizler bizleri milletvekili olarak gönderdiniz, onu bıraktık ve dışişleri bakanı olduk. Ama biz o zaman ne vaat ettiysek onları da takip edeceğiz. Onların gerçekleşmesi için çalışacağız” dedi.

    “Buralara mevki makam için gelmedik”

    Alanya’da yapılan yatırımlardan da bahseden Çavuşoğlu, çok yoğun ve hızlı çalışma nedeniyle Antalya’ya, Alanya’ya artık eskisi gibi gelemeyebileceklerini söyledi. Ancak uzaktan da olsa takip edeceklerini ifade eden Bakan Çavuşoğlu, “Her zaman buralara gelirken ilave tedbirler alınıyor. ‘Trafikte kimse bekletilmesin, işkence olmasın’ diyorum. Onun dışında buralara mevki makam için gelmedik. Bundan sonra da böyle olacağız. Mevki makamı ele geçirince değişenler o mevki gidince pusulasını şaşırıyor. Pusulanı şaşırmayacaksın, mevki makama da geldiğinde bir gün bunun da biteceğini unutmayacaksın. Bakıyorsun bazen isimlerimizi kullananlar var. İsimlerimizi kullanarak çıkar elde etmek isteyenlerden birkaçı hapiste. Onlar hakkında suç duyurusunda bulunduk” diye konuştu.

    “Avrupa Birliği ve ülkeleriyle ilişkilerimizi sağlıklı yürütmek için çalışıyoruz”

    Türkiye’ye yoğun bir ilgi olduğunu dile getiren Bakan Çavuşoğlu, seçim zamanında olumsuz konuşanların bile artık Türkiye ile ilişkileri düzeltmek, yatırım yapmak ve iş birliğini güçlendirmek için çaba gösterdiğini kaydetti. Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz bundan rahatsız değiliz. Bizim de zaten arzumuz bu yönde. Bizim herhangi bir ülkeyle niye problemimiz olsun. Bizim herhangi bir milletle niye problemimiz olsun. Seçim zamanında herhangi bir ülkeyi seçim malzemesi yapıyor muyuz? Türkiye’nin adını kullanıyorlar. Şimdi neden? Bir sebep ve hastalık var. Bir ırkçılık var ki, İslam ve Türkiye düşmanlığı var ki bunu kullanıyorlar, buradan prim elde etmeye çalışıyorlar. Bunun sorumlusu ben veya orada yaşayan vatandaşlarımız mı? Bunun sorumlusu Avrupa, Almanya, Avustralya, Hollanda’da yaşayan Türkler mi? Hayır. Bir tane bile radikalleşen Türk yok. Yani terör örgütlerine katılan Türk yok. Mesele Türkler değil ki, mesele onlarda olan hastalığın tekrar nüksetmesi. Geçmişte bu hastalıktan dolayı birbirini kırdılar. Yüz yıl kendi aralarında din savaşı yaptılar. Yetmedi 30 yıl daha savaştılar. Yetmedi Birinci ve İkinci Dünya Savaşı. Sonra bu ülkeleri bir araya getirmek için Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi kuruldu. Yok işte ekonomik çıkarlar etrafında birleşelim, yok ortak değer etrafında birleşelim, bir daha savaş olmasın. Şimdi tüm bunları aşındıran bir hastalık var. Ama biz her şeye rağmen Avrupa Birliği ve ülkeleriyle ilişkilerimizi sağlık yürütmek için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türk Konseyi’ni hayatta geçirdiklerini hatırlatan Çavuşoğlu, buna Özbekistan’ın da dahil olduğunu söyledi. Bakan Çavuşoğlu, “Eylül ayının başında Türk Konseyi’nin zirvesini inşallah Kırgızistan’da gerçekleştireceğiz. Tüm ülkelerde büyükelçiliğimiz var ve Türkiye’nin yol haritasını başarılı bir şekilde uyguladığını kendileri takdirle söylediler. Çünkü biz Türkiye olarak bir anlaşmanın ve bir yol haritasının altına imza atıyorsak bunu uygularız. Laf olsun diye bir yerde olmayız biz, kimseye de yük olmayız. Türkiye dostluğuyla ve işbirliğiyle aranan bir ülke. Şimdi bazı ülkelerle de sorun yaşıyoruz. Esasen geçmişten bu yana son 10 yıldır yaşadığımız sorunların analizini yaptığım zaman güncel olaylardan sorun çıkabilir, buna bir şey diyemezsiniz. Ama sistematik sorunlara baktığımız zaman esas mesela Türkiye’yi hazmedememe. Yani değişen ve büyüyen Türkiye kıskanmadan bahsetmiyorum, o da var. Türkiye’nin olaylar ve ülkelerin tutumları karşındaki aldığı tavrı kabullenemeyen ülkelerden bahsediyorum. Yani eski Türkiye’nin davranış modeli ve biçimi vardı. Bu gelenek haline gelmiş, ne söylerlerse kabul edilen bir Türkiye ama şimdi ise yanlışa yanlış diyen, doğrusu bu diyen, hatta yeri geldiği zaman dik duran bir ülke var.”

    “Türk milleti tehdide boyun eğer mi?”

    ABD ile yaşananlara da değinen Bakan Çavuşoğlu şunları söyledi:

    “Amerika ile ilişkilerimizde kötü bir süreç yaşıyoruz. Esasen daha önce de ilişkilerimizin kopma noktasına gelindiği bir süreç vardı. Amerika’nın FETÖ’yü sahiplenmesi, yani Türkiye’ye iade etmemesi ve aynı zamanda Amerika’nın YPG ile PKK’ya silah vermesi. Benim düşmanıma silah veriyor ama sonra daha önceki dışişleri bakanının gelmesiyle kendisi değiştikten sonra yeni Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile sürdürdüğümüz bir süreç ve Menbiç’te yol haritası, bir de PKK’ya yönelik Irak’ta atabileceğimiz adımlar konusunda çalışma yapıyoruz. Şimdi Menbiç’te yol haritası işliyor. Demek ki sorunlar çözülebiliyor ama bu FETÖ’den vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Zaten çalışma grubunun amacı da bu. Şimdi rahip Brunson ilgili ’bizim vatandaşımız ve suçsuz’ diyorlar. Biz rahip Brunson’un kim olduğunu bile bilmiyorduk. ABD Büyükelçiliğinden konsolos erişimi için yardım istedikleri güne kadar biz böyle bir kişinin tutuklandığını bile bilmiyorduk. Şimdi son zamanlarda atılan adımlar. Kimse Türkiye’den baskıyla, yaptırımla netice alamaz. Var olan sorunlar var, biz bunları gündeme getiriyoruz. Bu konularda iki müttefik olarak sorunların üstesinden gelmeye var mısınız, o zaman oturalım sorunlarımızı nasıl çözeceğiz, biraz önce söylediğim çalışma gruplarını nasıl işleteceğiz. Bu şekilde çözebiliriz. Dayatmayla olmaz. Tehdit diliyle nereye varacaksın. Türk milleti tehdide boyun eğer mi?”

    “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkartır”

    Bakan Çavuşoğlu, tatlı dilin yılanı deliğinden çıkardığını belirterek, “Sonuçta şimdi ne oldu? Tehdit diliyle bir sonuç elde edilebildi mi? Veya yaptırım ne oldu, şimdi karşı yaptırım. Fakat Singapur’daki görüşmemiz son derece yapıcı geçti. Açıklamalarımıza yansıdı, işte böyle olması gerekir. Ortada sorunlar var, sorunları kimse inkar edemez. Şu sebepten, bu sebepten, var mı sorun, var. Bunları çözmek istiyor musunuz, çözelim. Nasıl çözeceğimizi oturup konuşalım. Veya nasıl çözeceğimiz konusunda bir yol haritası belirleriz, mutabakat sağlarız. Diplomasi işler, sorunları çözeriz, sonra işimize bakarız. Bugün dünyanın da pozitif gündeme ihtiyacı var. Bölgemizin de ihtiyacı var. Bana göre en çok Amerika’nın kendisinin pozitif gündeme ihtiyacı var. Bu anlayışla bu sorunları da çözeriz. Dayatmayla, tehdit diliyle değil, uzlaşmayla, diplomasiyle müzakereyle ve iyi niyetle bunları çözeceğimizi düşünüyorum” dedi.

  • Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Yong-ho’dan ABD’ye: “Tek taraflı olarak nükleer silahsızlanma istemiyoruz”

    Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong-ho, Pyongyang’un ABD’nin nükleer silahlar konusundaki tutumundan hoşnut olmadığını belirterek, “Tek taraflı olarak nükleer silahsızlanma istemiyoruz” dedi.

    Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong-ho, Singapur’da düzenlenen ASEAN 51. Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda ABD ve Kuzey Kore arasında imzalanan ve Kore adasının nükleer silahtan arındırılmasını amaçlayan anlaşma hakkında açıklamalarda bulundu. Kuzey Kore’nin Kim Jong-un ve ABD Başkanı Donald Trump arasında 12 Haziran’da imzalanan anlaşmaya hala bağlı olduğunu belirten Yong-ho, öte yandan ABD’nin tavrının sürecin güvenilirliğini sarstığını söyledi. Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Yong-ho, “ABD bizim endişelerimizi giderecek bir adım atmadığı sürece tek taraflı olarak ileriye dönük çalışmalarımız olmayacak” ifadelerini kullandı.

    ABD ile anlaşmayı imzaladıklarından bu yana iyi niyet göstergesi olarak birçok çalışma yürüttüklerini ifade eden Yong-ho, özelikle nükleer çalışmaları durdurduklarını, nükleer test alanlarını dağıttıklarını hatırlattı. ABD’nin ise buna karşılık olarak bir şey yapmadığını belirten Yong-ho, “ABD yalnızca Kuzey Kore’ye karşı yaptırımların korunması konusunda sesini yükseltiyor” dedi.

    ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise, yaptığı konuşmada Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlanma sürecini tamamlayabileceği konusunda olumlu düşüncelerinin olduğunu söyleyerek, bunun başarılabilmesi için Pyongyang üzerindeki ekonomik ve politik baskının korunması gerektiğini vurguladı.

  • Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Türk milleti tehdide boyun eğmez”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, son dönemde ABD ile yaşananlara ilişkin Türk milletinin tehdide boyun eğmeyeceğini belirterek, “Kimse Türkiye’den baskıyla, yaptırımla netice alamaz. Var olan sorunlar var, biz bunları gündeme getiriyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya’nın Alanya ilçesinde AK Parti İlçe Danışma Meclis toplantısında konuştu. “Herkes kendi vatandaşından dolayı başka ülkeyle kavga etmeye çalışırsa o zaman bizim bazı ülkelere savaş açmamız lazım” diyen Bakan Çavuşoğlu, bu anlayışları değiştirmeye çalıştıklarını söyledi. Türkiye’de de farklı ülkelerin vatandaşlarının suça karıştığını ifade eden Çavuşoğlu,

    “Öyle veya böyle bazıları da ajan. Hele ki gazetecileri ajan olarak gönderiyorlar. Yakalandığı zaman da gazetecileri içeriye atıldı diye baskı yaparak kurtarmaya çalışıyorlar. Sanki sütten çıkmış ak kaşık gibi, annesinden yeni doğan bebek gibi tertemiz suçsuz. Ama hukuk vardır, yasa vardır” dedi.

    Türkiye içinde de dünyada en çok zorlandıkları mantalite davranışını değiştirmek olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, “Maalesef ülkemizde de direniyor alışkanlıklar. Kanun olmasına rağmen bizden çok önde gidiyor. Ama bakıyoruz aynı şeyleri uluslararası örgütlerde de görüyoruz. Benim bakanlığım bana göre dünyadaki en iyi bakanlık. Ama kendi bakanlığımızda da 40 yıldır devam eden alışkanlıklar var. Anlattığım zaman arkadaşlara biz bunu düşünemedik diyorlar” diye konuştu.

    “Türk milleti tehdide boyun eğer mi?”

    ABD ile ilişkilerde kötü bir süreç yaşadıklarını kaydeden Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

    “Esasen daha önce de ilişkilerimizin kopmaya geldiği süreç vardı. Amerika’nın FETÖ’ye sahip çıkması, Amerika’da yaşaması. Benim düşmanıma silah veriyor. Ama sonra daha önceki Dışişleri Bakanının gelmesi ve kendisi değiştikten sonra yeni gelen ABD İçişleri Bakanı Ryan Zinke ile sürdürdüğümüz süreç ve yol haritası konsolosluk işleriyle götürecek bir çalışma grubu, bir de PKK’ya yönelik Irak’ta atabileceğimiz adımların yol haritası. Demek ki sorunlar çözülebiliyor ama bu FETÖ’den vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Zaten çalışma grubunun da amacı bu. Şimdi ise Rahip Andrew Brunson için ‘Yok bizim vatandaşımız suçsuz’, biz rahip Andrew Brunson’un ABD Büyükelçiliğinden konsolosluk erişimi için yardım istedikleri güne kadar böyle bir kişinin tutuklandığını da bilmiyorduk. Bazı kişiler suç duyurusunda bulunduğu için başlayan bir süreç. Bizim kişiden ne çıkarımız olacak. Şimdi son zamanlarda atılan adımlar. Kimse Türkiye’den baskıyla, yaptırımla netice alamaz. Var olan sorunlar var, biz bunları gündeme getiriyoruz. Bu konularda iki müttefik olarak sorunların üstesinden gelmeye var mısınız, o zaman oturalım sorunlarımızı nasıl çözeceğiz, biraz önce söylediğim çalışma gruplarını nasıl işleteceğiz. Bu şekilde çözebiliriz. Dayatmayla olmaz. Tehdit diliyle nereye varacaksın. Türk milleti tehdide boyun eğer mi?”

    “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkartır”

    Bakan Çavuşoğlu, tatlı dilin yılanı deliğinden çıkardığını belirterek, “Sonuçta şimdi ne oldu. Tehdit diliyle bir sonuç elde edilebildi mi? Veya yaptırım ne oldu, şimdi karşı yaptırım. Fakat Singapur’daki görüşmemiz son derece yapıcı geçti. Açıklamalarımıza yansıdı, işte böyle olması gerekir. Ortada sorunlar var, sorunları kimse inkar edemez. Şu sebepten, bu sebepten, var mı sorun, var. Bunları çözmek istiyor musunuz, çözelim. Nasıl çözeceğimizi oturup konuşalım. Veya nasıl çözeceğimiz konusunda bir yol haritası belirleriz, mutabakat sağlarız. Diplomasi işler, sorunları çözeriz, sonra işimize bakarız” dedi.

    “Bugün dünyanın da pozitif gündeme ihtiyacı var” diyen Çavuşoğlu, “Bölgemizin de ihtiyacı var. Bana göre en çok Amerika’nın kendisinin pozitif gündeme ihtiyacı var. Bu anlayışla bu sorunları da çözeriz. Dayatmayla, tehdit diliyle değil, uzlaşmayla, diplomasiyle müzakereyle ve iyi niyetle bunları çözeceğimizi düşünüyorum” diye konuştu

  • ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nauert: “Papaz Branson’un hemen eve gönderilmesini istiyoruz. Kesinlikle çok geç kalındı”

    ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert bugün yaptığı basın toplantısında “Papaz Branson’un hemen eve gönderilmesini istiyoruz. Kesinlikle çok geç kalındı” dedi.

    Toplantıda kendisine yöneltilen bir soru üzerine Nauert Türk Hükümetine karşı ciddi yaptırımlar uygulanabileceğinin Başkan Yardımcısı Mike Pence tarafından dile getirildiğini söyleyen Nauert “Bu konuda ABD Hükümeti, Türkiye Hükümeti ile defalarca görüştü” dedi.

    Bahsedilen yaptırımların ne olduğu konusunda açıklama yapamayacağını belirten Nauert, Brunson’ın ev hapsine alınmasını “doğru yönde bir adım “olarak nitelendirdi.

    Nauert ayrıca, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile hafta sonu görüştüğünü belirterek “Konu hakkında daha fazla açıklama yapamam. Konu çok hassas” dedi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı’nın sadece Brunson’ı değil göz altında bulunan diğer Türkiye vatandaşı ABD konsolosluk çalışanlarının da serbest bırakılması için çalıştıklarını anlatan Nauert “Çalışanlarımızı hapisten çıkartmak için her şeyi yapıyoruz” dedi.

    Türkiye’de yargı bağımsızlığına inanılıp inanılmadığı, inanılıyorsa neden yargının işleyişine müdahale ettikleri konusunda gelen bir soruyaysa Nauert “Amacımız insanlarımızı hapisten çıkartmak ve eve getirmek. Bu söyleyebileceğim şeyleri sınırlıyor” dedi .