Etiket: Dışından

  • Yurt dışından gelen ilk umre kafilesi Mescid-i Haram’a geçti

    Yurt dışından gelen ilk umre kafilesi Mescid-i Haram’a geçti

    Umre ziyaretlerine izin verilmesinin ardından yurt dışından Suudi Arabistan’a gelen ilk umre kafilesi, 3 günlük karantinanın ardında Mescid-i Haram’a geldi.

    Yeni tip korona virüs (Covid-19) nedeniyle yaklaşık 8 ay önce askıya alınan umre ziyaretlerine izin verilmesinin ardından yurt dışından ilk umre kafilesi, 3 gün önce Suudi Arabistan’a ulaşmıştı. Endonezya ve Pakistan’dan gelen ilk umre kafilesi, uygun otellerde 3 gün sürecek karantina altına alınmıştı. Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Covid-19 önlemleri kapsamında yurt dışından gelen umrecilerin 3 gün karantinada kalmasının ardından umre ziyareti için Mescid-i Haram’a geldiği belirtildi. Açıklamada, umre ibadetinin virüse karşı önlemler alınarak yapılacağı aktarıldı.

    Öte yandan Suudi Arabistan makamları mart ayı başlarında Covid-19 nedeniyle durdurduğu umre ziyaretlerini 4 Ekim’de kademeli olarak başlatmış, yurt dışından gelen yabancı ziyaretçilerin ise 1 Kasım’dan itibaren umre ziyareti yapabileceğini belirtmişti.

  • Yurt dışından talep ediliyor, yumurtalarına 52 dereceye kadar sıcaklık uygulanıyor

    Yurt dışından talep ediliyor, yumurtalarına 52 dereceye kadar sıcaklık uygulanıyor

    Antalya’nın Aksu ilçesinde çekirge üretim tesisiyle yurt içi ve yurt dışı satışlar gerçekleştiriliyor. Protein oranları ve mineraller açısından çok zengin besin kaynağına sahip çekirgelerin yumurtaları içinse 52 dereceye kadar sıcaklık kullanılıyor.

    Antalya’nın Aksu ilçesinde 17 yıl önce 350 metrekare alan üzerine kurulan bir tesiste üretilen çekirgeler, protein oranları ve mineraller açısından zengin besin kaynağı olarak görülmesinden dolayı yurt dışı gıda sektöründe oldukça rağbet görüyor. Kuru bir ortamda tutulan çekirgelerin kuluçka dönemi 15-18 gün sürüyor. Her biri ortalama 50 yavru bırakan çekirgelerin üretimi içinse 52 dereceye kadar sıcaklık kullanılıyor. Çoğalması sağlanan çekirgeler, yurt dışından birçok ülkeye ihraç ediliyor.

    “Talep fazla olunca sıcaklığı arttırıyoruz”

    Çekirgenin yetiştiği ortamın sıcak ortam olması gerektiğinin altını çizen işletme sahibi Selami Gökgöl, “Kuru bir ortamda 45-48 derecelere kadar sıcaklık kullanılıyor. Yumurtalar için 52 dereceye kadar sıcaklıklar kullanıyoruz. Kuluçka dönemiyse 15 ile 18 gün. Bir çekirge ortalama 50 yavru bırakıyor. Bulunduğumuz ortam şartlarına bağlı, talep yoğunluğu olduğu zaman bu süreci hızlandırmak için otumuzu farklılaştırarak daha fazla ot veriyor ve sıcaklığını artırıyoruz. Bu da süreci hızlandırıyor. Yurt dışından gelen özel tohumlar var. Amerika, Kanada gibi ülkelerden bizim arz ettiğimiz özel tohumlar geliyor. Süt otu dediğimiz özel bir otla besliyoruz. Yurt dışından getirilen tohumları tarlamızda kendimiz de yetiştiriyoruz” dedi.

    “Almanya’da üniversite öğrencileri yorgun düştüklerinde enerji için yiyor”

    Çekirgelerin ızgaranın yanı sıra çikolata ve pastaların içerisinde de kullanıldığını söyleyen Gökgöl, “Mesela Almanya’da, bizdeki çekirdek gibi kavrulup poşetleniyor. Üniversite öğrencileri yorgun düştüklerinde, enerji ihtiyacı duyduklarında ve ucuz olması nedeniyle bunu yiyebiliyorlar. Bu bahsettiğim ürün öğrenci yiyeceği olarak tabir ediliyor. Hiçbir zararı yoktur. Temiz mi diye baktığımda benim bilgilerim doğrultusunda temiz olduğunu görüyorum. Finlandiya yasa çıkardı, protein ihtiyacını arttırmak için, çekirge veya un kurdunu kavurup, un haline getirip, ekmek unu içerisine karıştırılmasına dair. Bu sayede katkı maddeleri kullanılmayacak. Eşimle bunu denedik. Gelen misafirlerimize de sunduk. Herkes şaşırdı, ancak beğendiler” şeklinde konuştu.

  • İngiltere’de yurt dışından gelenlere 14 gün karantina uygulanacak

    İngiltere’de yurt dışından gelenlere 14 gün karantina uygulanacak

    İngiltere’de korona virüs salgını ile mücadele kapsamında yurt dışından gelecek olan kişilere 14 gün karantina uygulanacak.

    Korona virüs salgınının Avrupa’da etkisi azalmaya devam ederken, önlemler arttırılıyor. İngiltere’de bugünden itibaren korona virüs salgını ile mücadele kapsamında yurt dışından havayolu ile ülkeye gelen kişilere 14 gün karantina uygulanacak. Yetkililer, yurt dışından gelen kişilerin karantina süresince bulunacakları adresi beyan etmesinin zorunlu olacağını aktardı. İngiliz hükümeti, karantina uygulamasına uymayan kişilere bin sterline kadar para cezası kesileceğini duyurdu. Hükümet, tır şoförlerinin, sağlık çalışanlarının, geçici tarım işçilerinin, İrlanda, Man Adası ve Manş Adaları’nda yaşayanların karantinadan muaf tutulacağını dile getirdi. Havayolu firmaları ise karantina kararına tepki gösterdi.

    İrlanda merkezli Ryanair Yönetim Kurulu Başkanı Micheal O’Leary, yaptığı açıklamada, “Bu karar tamamen akıl dışıdır, sizin vereceğiniz bir telefon numarası ile sizinle sadece irtibata geçebilirler. Telefonunuzu kapattığınız an sizin nerede olduğunuzu, markete veya herhangi başka bir yere gidip gitmediğinizi öğrenemezler. Bu yüzden bu uygulama tamamen yanlış bir uygulamadır” dedi.

    British Airways: “Hukuki süreç başlatacağız”

    İngiltere’nin en büyük havayolu firması olan British Airways tarafından yapılan açıklamada ise alınan bu kararın uygulamasında büyük sıkıntıların olacağı ifade edilirken, havayolu firmalarının olumsuz yönde etkileneceklerine vurgu yapıldı. British Airways, kararın kaldırılması için hukuki yollara başvurulacağını açıkladı. Ryanair ve EasyJet’ten ise British Airways’in kararına destek geldi.

  • Nadir görülen hastalığına yakalanan Hira bebek için 60 bin euroluk ilaç yurt dışından getirildi

    Nadir görülen hastalığına yakalanan Hira bebek için 60 bin euroluk ilaç yurt dışından getirildi

    Nadir görülen hastalıklardan ’hipofosfatazya’ya yakalanan Hira bebek 60 bin euro karşılığında yurt dışından getirilen ilaçla hayata tutundu. Hira bebeğin aynı hastalık teşhisi konulan abisi ise hayatını kaybetmişti.

    Van’da yaşayan Fatih Bilici 7 aylık kızı Hira’nın hastalanması üzerine kızını tedavi için Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirdi. Yapılan tedavilerin ardından Hira bebeğin yıllar önce ölen abisi gibi hipofosfatazya hastalığına yakalandığı tespit edildi.

    Kızlarının da oğulları gibi hastalığa yenik düşeceğini düşünen aileye müjdeli haber ise Sağlık Bakanlığından geldi. Hira bebek yapılan girişimlerin ardından 60 bin euroya yurt dışından getirilen ilaçla sağlığına kavuştu. Daha önce bir çocuklarını aynı hastalıktan kaybeden aile bu kez aynı kaderi yaşamamanın mutluluğunu yaşadı.

    Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi (BEAH) Çocuk Endokrinoloji Bölümü uzmanlarından Doç. Dr. Atilla Çayır, hipofosfatazyanın dünyada nadir görülen genetik hastalıklardan birisi olduğunu ifade ederek, “Uzun yıllar öncesine kadar tanı konulsa bile tedavisi olmayan bir hastalıktı. Ama artık tedavisi olan bir hastalık oldu. Bu hastalık çeşitli şekillerde oluşan hastalık türü. Bebeklik döneminde geçirilen havaleler, kemik sorunları, kemiklerde kırıklar, büyüme ve gelişme gerilikleri, böbrek taşları gibi hastalıklarla bir hasta hastaneye gelebilir. 7 aylık Hira Bilici bu hastalıklardan birisi olan kalsiyum yüksekliği denilen kandaki bir mineralin fazlalığı ile bize geldi. Bu hastalığın tanısının konulabilmesi için öncelikle düşünülmesi gerekiyor. Hira bebeğin diğer bir kardeşi vardı, onda da bu hastalığı görmüştük ve benzer bir tanı koyduğumuz için bu hastalığı hasta geldiğinde de düşündük, yapılan tetkikler sonucunda da hem biyokimsayal tetkikler hem de genetik analiz sonucunda Hira bebekte bu bebeklik döneminde hipofosfatazya tanısını koyduk. Hira bebeğe tedavi sürecinde, öncelik olarak şunu söyleyeyim bu tür hastalıklar nadir olduğu için, ayrıca tedavinin de bir an önce başlanılması için gereken işlemler yapıldı, öncelikle bunun için devletimizin belirlediği bazı kanallar var, İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü’ne başvuruldu, bu süreç zor ve yorucu bir süreç oldu. Hem devlet büyüklerimiz hem de hastanemiz başhekimliği olmak üzere bizlere çok yardımcı oldular, onlara da teşekkür ederim. Sonuçta Hira bebek tedavisine kavuştu” diye konuştu.

    Baba Fatih Bilici ise ilacı kendi imkanlarıyla karşılayamayacaklarını kaydederek, “Tedavinin yapılabilmesi için gereken ilaç ülkemizde yok ve yurt dışında da çok pahalı olduğu için ailenin bu ilacı karşılama şansımız yoktu. Devlet büyüklerimiz ve hastane yetkilileri gereken girişimlerde bulunarak, gerekli ilacı yurt dışından getirterek tedaviye başlanıldı. İlacımıza kavuştuk, çok mutluyuz. Bizlere kim yardımcı olduysa başta devlet büyüklerimizden Allah razı olsun. Ayrıca hocamızın bizim ailemizde ve Hira’da çok emeği vardır. En azından diğer çocuklara da bir umut oldu” dedi.

    Minik Hira son testlerin yapılmasının ardından bugün hastaneden taburcu edilecek.

  • 2018 yılında Türkiye’ye yurt dışından 400 bin cep telefonu getirildi

    2018 yılında Türkiye’ye yurt dışından 400 bin cep telefonu getirildi

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, yılda 11 milyon adet cep telefonu satışı yapılan Türkiye’ye 2018 yılında yurt dışından yolcu beraberinde 400 bin cep telefonu getirildiğini belirterek, “Bunların çok büyük bölümü teknolojik ve eder olarak da yüksek fiyat grubundan telefonlar. Yurt dışından bu yollarla gelen ürünlerden hem devlet kaybediyor hem de sektör etkileniyor” dedi.

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TTSO) bilgisayar, yazılım ve telefon firmalarının yer aldığı 17. Meslek Komitesi’nden Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, tüm sektörlerin olduğu gibi cep telefonu ve yazılım sektörünün de piyasadaki dalgalanmalardan etkilendiğini belirterek, “Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzün de en büyük problemlerinden biri kaliteli ve sürdürülür insan kaynağıdır” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de 81 milyon cep telefonu abonesi var”

    Ahmet Kazaz, Türkiye’de şu anda tüm operatörlerin 81 milyon müşterisi olduğunu dile getirerek, “Neredeyse nüfusumuz kadar cep telefonu abonesi bulunuyor. Tüm abonelere 3 bin 500 tanesi 3 operatörün markası altında hizmet veren yaklaşık 10 bin satış noktasında hizmet veriliyor. Sektörde toplam 50 bin kişinin çalıştığından bahsediliyor. Hizmet sektörlerinde çalışan değişim hızı çok yüksek. Dünya standartlarında yüzde 20 iken bizim ülkemizde yüzde 60-70’lere çıkıyor. Bir yıl içinde insanlar çalıştıkları iş yerini değiştiriyorlar. Teknoloji sektörü çok bilgi odaklı bir iş olduğu için çalışan sirkülasyonu bu sektörün en çok etkilendiği alanlardan biridir. Ancak iyi bir tarafını söyleyebilirim. Özellikle Eylül’den sonra tüm sektörlerde çalışan çıkarımı konusunda en az etki alan sektörlerden biridir. Çünkü çalışan zaten zor bulunuyor ve zor öğreniyor. Zor öğrenen çalışanı da kimse kaybetmek istemiyor. Aslında bu da tüm sektörlerde çalışana yapılacak olan yatırımın neden önemli olduğuna da bir gösterge ortaya koyuyor” diye konuştu.

    “2018’de yurt dışından 400 bin cep telefonu getirildi”

    TTSO Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, Türkiye’de 2018 rakamlarıyla yılda 11 milyon adet cep telefonu satıldığını vurgulayarak, “Eylül 2018 öncesinde ayda 1 milyon 200 bin adet cep telefonu satışı yapılırken bu rakam şu anda 600-700 bin seviyelerinde. Burada vurgulanması gereken önemli bir konu da yolcu beraberinde getirilen ürün olarak adlandırılan yurt dışından getirilen telefonlardır. Bu konu suistimal edilerek hem ülkeye hem de sektöre yönelik bir kayıp oluşturmaktadır. Bu ürünlerin 2018’deki rakamı 400 bin adet. Bunların çok büyük bölümü teknolojik ve eder olarak da yüksek fiyat grubundan telefonlar. Bir cep telefonu satışından devletimizin aldığı direkt vergileri şöyle sıralayabiliriz; yüzde 18 KDV, yüzde 25 Özel İletişim Vergisi, yüzde 10 TRT payı. Yani Türkiye’de aldığımız bir cep telefonundan yüzde 53 direkt devlete vergi ödüyoruz. Yolcu beraberi dediğimiz yanımızda getirdiğimiz telefonları kaydettirdiğimizde ise yaklaşık 620 liralık vergi ödüyoruz. Şunu da belirtmek istiyorum ki; bu ülkede özellikle teknoloji ve bilişim anlamında bir şey aldığınızda sanki kendinizi cezalandırıyormuşsunuz gibi bir durum var. Bu durum sektörü de tehdit ediyor bir anlamda. Çünkü yüksek model dediğimiz telefonların özellikle ülkedeki ekonomik hareketler değiştiğinde satış payı da çok düşüyor. Tamamen orta ve düşük segment ürünlerin satışı yükseliyor. Bunlar da zaten karlılıkları daha düşük olan ürünler. Yüksek model ürünler diğer yollarla geliyor. Yurt dışından bu yollarla gelen ürünlerden hem devlet kaybediyor hem de Türkiye genelindeki satış noktalarında bunlarla ilgili problem yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

    Kazaz, yurt dışından getirilen telefonlarda, IMEI denen seri numarası problemlerinin de yaşandığını ifade etti.

    “Trabzon’da 300 metre mesafede 57 cep telefonu satış noktası var”

    Sektörle ilgili Trabzon’dan da örnek veren Kazaz, “Türkiye’de bir işletmeyi açmak için bazı sektörlerde belirli kurallar işlerken bazı sektörlerde bu anlamda bağlayıcı hiçbir unsur yok. Cep telefonu dükkanı açmak istiyorsanız çok rahatlıkla gidip Maliye’den bir vergi levhası alıp, bir kasa bir masa usulü ticaretinizi yapabilirsiniz ve bunda hiçbir sakınca yok. Trabzon’dan verecek olduğum örnek şu; Meydan Parkı’ndan Postahane’ye doğru gelirseniz, 300 metrede 57 tane cep telefonu mağazası var. Bu da aslında sektörlerin neden örgütlenmesi gerektiğini neden disipline olması gerektiğini anlatan en iyi örneklerden biridir. Türkiye’de büyüklüğü ilk 5’te olan sektörlerden birisi ama örgütlenememe problemi var. Trabzon ayrıca sektörde kira maliyetleri yüksek olan birkaç şehirden biridir. Ayrıca cep telefonu aksesuarlarındaki standartsızlık ve farklı fiyat politikaları, kayıt dışı ürün durumu işin kalitesine ve tüketicinin güvenine etki etmektedir. Tıpkı yurt dışından getirilen telefonlarda olduğu gibi devletin aksesuarlarda da ciddi kaybı olmaktadır” dedi.

    Kazaz, Tüketici Hakem Heyetleri’nde görev alan kişilerin sektörle ilgili daha fazla bilgiye sahip olması gerektiğini de vurguladı.

    “Genç nüfusumuzla yazılım sektöründe söz sahibi olmalıyız”

    Kazaz, yazılım sektörüyle ilgili Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın iyi gayret gösterdiğini de ifade ederek, “Çin 50 bin hektarlık bir alan oluşturmuş ve dünyaya açarak yapay zeka çalışmaları yapmalarını istiyor. Bizde de bu tür süreçleri destekleyen Yatırım Adası, Teknokent gibi adımlar var. Yazılım ve teknoloji sektörü tüm dünyanın geleceği. Böyle bir dünyaya bu kadar genç bir nüfusla cep telefonu ya da yazılım deyip çok küçük bakarak kenarından geçmememiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü dünyanın yeni ve en büyük üretim ve yatırım alanı aslında bu iki sektördür” diye konuştu.