Etiket: Dışında

  • Kılıçdaroğlu: “Musul operasyonu başladı, Türkiye masanın dışında”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Musul operasyonuna ilişkin olarak, “Musul operasyonu başladı, Türkiye masanın dışında. Niye masanın dışında? Benim ağrıma gidiyor. Ben kendi ülkemin çıkarlarını korumak zorundayım. Ama bu dış politika Türkiye’yi felakete sürüklüyor” dedi.

    Silivri’de tarım kuruluşları ile bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada dış politikayı eleştirdi.

    Dış politikanın milli olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yani iktidar ve muhalefetin beraber karar aldığı bir alandır dış politika. Dış politikada konuşurken gırtlağınızda 9 boğum olduğunu düşüneceksiniz, iç politikadaki gibi esip gürleyemezsiniz. Daha dikkatli konuşacaksınız. Başika’da askerlerimiz var. Olmalı mı olmalı. Niye gittik? IŞİD ile mücadele için gittik. Etmeli miyiz, evet etmeliyiz. Ama bir kişinin kalkıp Dubai televizyonuna yaptığı açılama her şeyi berbat etti. Mezhep endeksli bir dış politika çağrısını yaptı. Irak başbakanı dedi ki ‘Başika’dan çekilin.’ Çağrı yaptık Irak hükümetine biz orada Irak halkının güvenliği için oradayız, toprak bütünlüğüne saygılıyız. Ama birileri böyle konuşmadı” diye konuştu.

    Musul operasyonu ile ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, “Musul operasyonu başladı, Türkiye masanın dışında. Niye masanın dışında? Benim ağrıma gidiyor. Ben kendi ülkemin çıkarlarını korumak zorundayım. Ama bu dış politika Türkiye’yi felakete sürüklüyor. Yanlış bir politika yürütüyoruz. Mısır ile kavga ettik. Mısır ile ne derdimiz var bizim. TIR’larımız Mısır’a giremiyor. Kim zarar gördü? Biz Mısır’a eski iki eski büyükelçimizi gönderdik. İlişkilerin düzeltmesi gerektiğini ifade ettik. Biz düzeltmeye onlar bozmaya çalışıyor. Dünyanın her tarafında kapının önüne bırakılan bir Türkiye var. Turist gelmiyor” şeklinde konuştu.

  • Çocuğu şehir dışında üniversite kazanan aileler dikkat

    Hayallerin gerçeğe dönüştüğü, yeni bir hayatın başlangıcı olabilecek üniversiteyi kazanmış birçok kişi yaşadığı şehir dışında yerlere gitmeye hazırlanmakta olduğunu belirten Uzman Psikolog Naciye Tokaç, üniversiteyi kazanan öğrencinin aynı zamanda yeni bir yaşam, yeni bir şehir ve yeni arkadaşlar edinme fırsatlarının beklediğini vurgulayarak bu süreçte en önemli şeyin karşılaşılan bu yeni duruma uyum sağlayabilmek olduğunu söyledi.

    Psikoterapist/Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Özellikle yaşadıkları şehir dışında üniversiteyi kazanan bireyleri ailesinden, arkadaşlarından, sosyal ortamından; yani alıştığı düzeninden ve yaşamından ayrılma durumu beklemektedir. Bu durum da bireylerde üniversiteyi kazanma sevincinin yanında birde endişeye sevk etmektedir. Çünkü ailesinden ve yaşadığı ortamdan uzun süreli ayrılmamış olan öğrenci; yeni bir şehirde tek başına nasıl yaşayacağını tam olarak bilememektedir” dedi.

    Özellikle yurt veya öğrenci evi olsun buralarda yaşamanın getireceği sorumlulukların olduğuna dikkat çeken Tokaç, “Yemek, temizlik, öz bakım, ders düzeni gibi tüm sorumluluklar öğrencinin kendisine ait olacaktır. Bu yaşına kadar tüm bu ihtiyaçları başkaları tarafından karşılanmış öğrenci için tek başına tüm bu sorumlulukları üstlenmek biraz zorlayıcı olabilir. Bu durum öğrencinin kendisini yalnız, tek başına ve ne yapacağını bilemez hissetmesine yol açabilir. Bu duruma gitmeden önce hem davranışsal hem de bilişsel hazırlık yapmak fayda sağlayacaktır. Bazı bireyler ise şehir dışına gitmeyi ailesiyle yaşadığı sorunlar, kendi ayakları üzerinde durmak isteme gibi nedenlerle özellikle tercih ediyor. Bu durumda yaşayabilecekleri her şeye katlanarak yeni bir hayat kurmak konusunda daha istekli olacaklardır. Bu bireylerde ise endişe duygusu yerine, sevinç ve rahatlama isteği görülecektir” diye konuştu.

    Yaşadığı şehirden farklı bir şehirde üniversiteyi kazanan bireylerin, o şehre, üniversiteye, sosyal ortamına alışmalarını ve uyum sağlayabilmelerini sağlayan şeyin kişilik özellikleri olduğunu kaydeden Tokaç, “Dışa dönük kişilik özelliklerine sahip bireyler daha kolay alışacak ve uyum sağlayacaktır. İhtiyaçları konusunda yardım ve destek isteme, bilmediklerini sorma, arkadaş edinme konusunda daha girişken olacaklarından uyum sağlamakta fazla zorlanmayacaklardır. Oysaki içedönük bireyler; yardım istemekte ve başkalarıyla diyalog kurma konusunda çekingen tutum sergileyeceklerinden diğer kişilerin adım atmasını bekleyecektir. Bu durum ise sosyal açıdan zorlanmalarını ve uyum ağlamakta zorlanmalarını sağlayacak aynı zamanda yalnızlık hissine neden olup depresyon sebebi olabilecektir” ifadelerini kullandı.

    Tokaç, “Üniversiteye gitmek amacıyla ilk kez ailesinden ayrı, uzak bir şehirde yaşamak zorunda kalan bireyleri bekleyen en olumsuz durum ise özlem olacaktır. Alışkın oldukları herşeyin değiştiği, hatta yaşadığı şehrin bile değiştiği, çevrelerinde herhangi bir konuda yardım isteyebilecekleri kimsenin olmadığı bireyler, derin bir yalnızlık duygusu hissedebilir ve ailesini özlemeye başlayabilir. Özellikle de ailesine bağımlı yetiştirilen bireyler, tek başına bir yaşam kurmakta zorlanacak ve özlem duygularının yoğunluğuyla yeni ortamına uyum sağlamakta zorlanacaktır. Bu durumdaki birçok kişi üniversiteyi bırakma noktasına gelmektedir. Ailelerin çocuklarını yetiştirirken zaman zaman sorumluluklar vermeleri, tek başlarına sosyal hayatta faaliyetler yapmalarına izin vermeleri ileride bu durumu yaşamalarını engelleyebilecektir” şeklinde konuştu.

  • Bakan Zeybekci: “Yurt dışında Fetullahçı Terör Örgütü’nün dezenformasyon gayretleri mevcut”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yurt dışında Fetullahçı Terör Örgütü’nün dezenformasyon gayretlerinin mevcut olduğunu söylerken,

    ekonomide İngiltere ile 2017’de yeni bir dönem başlayacağını kaydetti.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, memleketi Denizli’de şehitlik ve Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne bağlı huzurevi ve çocuk yetiştirme evine ziyarette bulundu. İlk olarak asri mezarlıkta bulunan şehitliği ziyaret eden Bakan Zeybekci, şehit aileleri ile bayramlaşıp, şehitlerin mezarlarına eşi Ayşen Zeybekci ile birlikte karanfil bıraktı. Daha sonra huzurevi ve çocuk yetiştirme evine geçen Bakan Zeybekci, çocuk yetiştirme evinde sohbet ettiği çocuklara zarfın içinde bayram harçlığı verdi. Diyarbakır’ın Lice ilçesi ve Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde şehit olanların ailelerini de ziyaret eden Zeybekci, Başbakan Yıldırım’ın gönderdiği bayram tebriğini verdi.

    Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Zeybekci, “Bu bayram hürmetine de tüm İslam alemindeki akan masum gözyaşları dinsin. Dinmesi için bütün millet olarak dua ediyoruz. Akan masum kanları dinsin istiyoruz ve bunun için de mücadele veren bütün dünyanın, coğrafyamızın ve bütün İslam aleminin de ümidi haline gelen bu mücadeleyi veren güvenlik güçlerimize de dünyanın her yerinde olduğu gibi bugün Suriye’de, Güneydoğu’da, Türkiye’nin her yerinde mücadele veren güvenlik güçlerimizin de bayramlarını tebrik ediyorum ve onlara da Rabbim yardımcı olsun diyorum” dedi.

    Yurt dışında Fetullahçı Terör Örgütü’nün dezenformasyon gayretlerinin olduğunu belirten Bakan Zeybekci, “Şimdi belirli bir kampanya çerçevesinde bütün dünyayı dolaşmaya çalışıyoruz. Bizim programımızda 30 ülke var. Bunların çoğunluğu Avrupa kıtasındaki ülkeler, yani tamamı Avrupa Birliği ülkesi değil ve Japonya’dan Kore’ye kadar, Suudi Arabistan’dan Körfez ülkelerine ve Kanada’dan da Amerika’ya kadar da bir coğrafya var. İki türlü olgu var, iki tür şeyle karşılaşıyoruz. Birçok nadir de olsa dost görünümlü bazı yerlerde bu darbe girişimini belirli bir programın parçası olarak görüp Gezi olayları, 17-25 ve arkasından gelen o süreçteki bir bunun bir parçası olarak görüp şimdi buna bir algı operasyonuna dönüştürerek devam ettirme niyetinde olan belirli bir kitlenin veya belirli bir odakların aleti olan ve bunun farkında olarak veya olmayarak isteyerek, istemeyerek gönüllü şekilde olan bu tür vakalarla karşılaşıyoruz. O anlamda da çok büyük bir dezenformasyon olduğu veyahutta bilerek bir kampanyanın olduğu örneklerle de karşılaşıyoruz. Benim dolaştığım ülkelerde Avrupa Birliği’nde böyle bir şeyle pek karşılaşmadım. Sadece bir ülkede sadece bir yabancı gazetecinin eline yazılı olarak verilen ona ezberlettirilen birkaç soru vardı. Türkiye’de 240 kişiyi katleden, şehit eden, 2 bin 200 kişiyi yaralayan ve birçoğunun da sakat kalmasının sebebi olacak, parlamentonun bombalanmasını ve bu ülkede demokrasinin, insan haklarının, özgürlüğün kast edilmesini sorgulamayan ama içeriye alınan tutuklananlarla ilgili bir şeyler sormaya çalışan bir tek örnekle karşılaştım. Onun dışında bu seyahatlerimizde gerek CHP’den, gerekse MHP’den milletvekillerimiz her daim benimle beraberdi. Onlar da şahit oluyorlar ki ve bütün Türkiye’den giden basın mensupları, sivil toplum kuruluşları ve önde gelen o ülkelerdeki işleri olan şirket temsilcileri de şahit oluyorlar ki oralarda algının hakikaten çok hızlı bir şekilde değişmeye ve dönüşmeye başladığına hep beraber şahit oluyoruz” şeklinde konuştu.

    “Ekonomide İngiltere ile yeni dönem 2017’de başlayacak”

    Gelecek sene ekonomide İngiltere ile olan ilişkilerin daha da gelişeceğini belirten Bakan Zeybekci, “16 Temmuz tarihli yani 15’i 16’ya bağlayan o gece müthiş demokrasi, insan hakları ve özgürlükler zaferini takdirle herkesin fark ettiğini gördük ve Türkiye’nin bir fırsatlar ülkesi olan, gelecekte büyüme anlamında fırsatlar ülkesi olan bu ülkedeki fırsatları bizimle birlikte yaşamak istediklerini gördük. İşbirliği taleplerini gördük ve dün İngiltere’de İngiliz meslektaşımızla beraber brexit’ten sonra Türkiye’nin İngiltere ile ilk ama en kapsamlı en geniş hali ile serbest ticaret anlaşmasına dönüşerek yoluna devam etmesi yönünde de uzlaştık, anlaştık. Şu anda teknik çalışmalar da başladı, en geç ayın 30’una doğru bir noktada en azından çerçevesi belirlenmiş olacak, kapsam belirlenmiş olacak ve ardından da sonbaharda tekrar iki bakan olarak bir araya geleceğiz. 2017’de sanırım çok daha somut şeyler konuşarak 2017’nin sonunda İngiltere’nin Avrupa Birliği ile olan bu birlikteliği bittiğinde Türkiye ile olan o birlikteliği de bitmiş olmayacak, otomatik olarak başka bir süreç başlamış olacak. Hatta geniş yani Avrupa Birliği ile olan ilişkimizden olan çok daha geniş kapsamlı birliktelik başlamış olacak. Bu yönde son derece pozitif bir süreç devam ettiriyoruz” ifadelerini kullandı.

  • ’Tarifen Yurt Dışında Geçerli’ özelliği kullanıcılardan ilgi gördü

    2015 ve 2016 yıllarında Ramazan bayramlarında yurt dışındaki internet kullanım oranı baz alındığında 32 kat artış görüldü.

    Turkcell’den yapılan açıklamaya göre, müşterilere sunulan, Türkiye’de kullandıkları paketleri yurt dışında kullanabilme imkanı, sesli arama ve data kullanım rakamlarına olumlu yansıdı. Bu yılın Ramazan Bayramı’nda, geçen yıla göre yurt dışındaki kullanıcı sayısı 7 kat artış gösterdi. Geçen yıla göre, yurt dışı telefondan internete girme oranı ise 32 kat artış gösterdi. Uluslararası dolaşım rakamlarına bakıldığında bayramda Turkcell abonelerinin en çok data kullandıkları ülke Yunanistan oldu. Yunanistan’ı, sırasıyla KKTC, ABD ve İtaya izledi. Turkcell abonelerinin yurt dışında en çok konuşma gerçekleştirdiği ülke ise KKTC oldu. Kıbrıs’ı, Yunanistan, ABD ve S.Arabistan takip etti.

    BİP kullananlar yurt dışından tamamen ücretsiz görüşüyor

    Turkcell mühendisleri tarafından geliştirilen ve dünyada 200’e yakın ülkede kullanılan BİP ile yurt dışında 250 dk (100 MB) ücretsiz görüşme imkanından faydalanan kullanıcı sayısı son 3 ayda 4 katına çıktı. Bayramda yurt dışına çıkanların çoğunluğu Türkiye’deki yakınlarını görüntülü ya da sesli arayarak bayramlarını kutladı. 4.5G’nin de devreye girmesiyle birlikte Kurban Bayramı’nda BİP üzerinden görüşmenin daha da artması bekleniyor.

  • Faizsiz Kredinin Amacının Dışında Kullanıldığı İddiası

    Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi (ESKKK) Malatya Bölge Birliği Başkanı İsmet Bayram, esnafa verilen 30 bin TL’lik faizsiz kredinin amacı dışında kullanıldığını savunarak, “Yani bazıları 30 bin TL’yi alıp oğlunun arabasının modeli yükseltiyor, kişisel harcamalarda kullanıyor” dedi.

    Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Malatya Bölge Birliği olağan genel kurulu Malatya Dival Otel’de gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı sonrası konuşan Başkan İsmet Bayram esnafın ekonominin bel kemiği olduğunu belirterek kooperatiflerin önemli bir rolü olduğunu söyledi. Kooperatiflerin ülkenin kalkınmasında büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Bayram, “Kooperatifçilik birleştirmek ve huzur demektir. Kalkınmada devletin verdiği destekle bizim vermiş olduğumuz kredilerin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanıyor. Mademki sanayici tüccar bu ülkenin sıçrama taşlarıyız, bunun içinde bu sektörlerin desteklenmesi gerekiyor. Bizim sıkıntı çektiğimiz konulardan bir tanesi bu lira ile ilgiliydi. Bugünkü Cumhurbaşkanımız Başbakanlığı döneminde bizi kabul etmişti ve dertlerimizi kendilerine iletmiştik. Cumhurbaşkanımız o dönem küçük esnaf ve sanatkarın Türkiye’nin omurgası olduğunu söylemiş ve o günden bu yana hükümet bize var gücüyle destek verdi” diye konuştu.

    Esnafa verilen kredilerin yerinde ve amacına uygun kullanılması durumunda oldukça faydalı olduğunu dile getiren Bayram, 2012’de 35 milyon TL olan kredi limitinin bugün bölgede 490 milyon TL’ye ulaştığını söyledi. Esnafa verilen kredilerde faizin düşük olduğunu ancak zamanında ödenmemesi durumunda temerrüt faizinin yüzde 28 olması nedeniyle sıkıntı yaşanıldığını belirten Bayram bu nedenle kredilerin zamanında ödenmesi gerektiğini vurguladı.

    Kredi geri ödemelerinin zamanında yapılmamasının hem esnaf hem de kooperatifin zararına olduğunu ifade eden Bayram, “Bugün Türkiye geneli verdiğimiz kredilerin limiti 150 bin TL. Kriteri ise o kooperatifin mali yapısı, kooperatif ortaklığı, verdiği kredi limiti, 50, 10, 150 bin TL’lik kredide rol oynayan faktörlerdir” ifadelerini kullandı.

    Kooperatif başkanlarının kredi verirken dikkatli olması gerektiğini belirten Bayram, “Zamanında ödeme yapılmalı ki başkasına da kredi verilebilsin” dedi. Hükümetin seçim beyanında yer alan ve sonrasında hayata geçirilen esnafa faizsiz 30 bin TL kredi ile ilgili kendilerinden görüş alınmadığını anımsatan Bayram, “Eğer bize sorulsaydı, biz bunun bugünkü şekline dönüşmesine engel olurduk. Bu kredileri biz muhtaç olanlara verelim diye söyledik. Biz bu krediyi kooperatifin yolunu, esnaf odasının yolunu bilmeyen kişileri verirsek bu para amacının dışında kullanılır diye düşündük. Yani bazıları 30 bin TL’yi alıp oğlunun arabasının modeli yükseltiyor, kişisel harcamalarda kullanıyor. Ve bugün bizim söylediğimiz noktaya gelindi. 3 ayda 7 genelge geldi. En son genelgede sadece bir amaç için kullanılacağı belirtildi ve başka da para verilmeyeceği ifade edildi” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından genel kurulda mevcut başkan İsmet Bayram ve yönetimi yeniden seçilerek güven tazeledi.