Etiket: dişçi

  • Dişçi de bayılan hasta, yaralandı

    Adıyaman’da, bir kişi diş röntgeni çektirdiği esnada bayılarak yere düşmesi sonucu yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre, Adıyaman Diş Fakültesi Hastanesinde tedavi olmak isteyen N.T., diş röntgeni çektirdiği esnada bilinmeyen nedenlerden dolayı bayılarak yere düştü. Baygınlık geçirmesi sonucu yere düşen N.T., düştüğü esnada alnını yere çarpması sonucu yaralandı. Yaralı kadın N.T., olay yerine çağrılan 112 Acil Sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan N.T’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

  • Yılmaz Vural, Kovulduğunu Dişçi Koltuğunda Öğrenmiş

    Teknik Direktör Yılmaz Vural, Gençlerbirliği’nde işine son verilmesini dişçi koltuğunda öğrendiğini söyledi.

    Teknik Direktör Yılmaz Vural, Türkiye Spor Yazarları Derneği tarafından düzenlenen ’Sporda şiddet, spor medyası’ konulu panele katıldı. Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde konuşan Teknik Direktör Yılmaz Vural, Gençlerbirliği’nden ayrılma hikayesini öğrencilere anlattı. Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav ile geçmişte de çalıştıklarını kaydeden Vural, Cavcav’ın soyadının komik olduğunu ve ’Cavcav’ deyince aklına Hacivat’ın geldiğini söyledi. Bu söylemleri ile salonu kahkahaya boğan Vural, “Ben onunla 1998 yılında Trabzonspor’dan ayrıldığımda takımı sonuncu sıradaydı. Hiç benim tarzımda bir hocayla çalışmamış ama artık sıkıntıya girmiş ve takım düşüyor. Biz gittik ve son maçlarda o takımı ligde tuttuk. O dönem içerisinde birkaç kez biz ayrıldık zaten. O dönemde benim yardımcı antrenörüm antrenmanda rahmetli oldu ve takımla cenazeye gitmek istiyoruz. Ben, ‘İlhan abi uçağı kiraladım, takım cenazeye gitmek istiyor, çocukları götüreceğim’ dedim. ‘Yok, gidemezsiniz. Sen gidersen git, takım gelmesin’ dedi. ‘Sen bizim hayatımızın başkanı falan değilsin, takımın başkanısın. Bu iş biraz fazla oluyor’ dedim. Futbolcular da ‘Biz geleceğiz’ dediler. Takımımızla beraber cenazeye gittik ve hocamızı Gençlerbirliği eşofmanları ile defnettik ve geldik. Kulübün idari menajeri geldi ve ‘Hocam görevinize son verildi’ dedi. O gün de pazar günüydü. Menajere ‘Beni takımdan kovduğunuza dair bir kağıt verin’ dedim ve bana ‘Pazar günü olduğu için kağıt veremeyiz’ dediler. O zaman ben de ‘Ne aceleniz var, o zaman pazartesi günü kovun’ dedim. O dönemden bu zamana aramızda böyle gelgitlerin olduğu bir sezonu kapadıktan sonra en son ‘Yılmaz hayatımda ilk defa bir hocaya yemek vermek istiyorum’ dedi. Lig bittikten sonra yardımcılarım ile beraber Ankara’ya geldik ve yemek yedik. Orada ‘Bırakın Türkiye’yi Avrupa’nın en iyi teknik direktörü Yılmaz’dır. Bu takım düşmüştü, biz onu kurtardık ve ben ilk defa bir hocaya yemek veriyorum ama ben seninle çalışamam Yılmaz’ dedi. Bizim ayrılmamız böyle oldu” dedi.

    6 GÜNLÜK SÜRECİ ANLATTI

    Vural, 18 yıl sonra yeniden İlhan Cavcav’ın aradığını ve kendisine ihtiyacı olduğunu söylediğini kaydetti. Cavcav’ın kendisini telefonla arayarak takımın başına geçmesini istediğini söyleyen tecrübeli teknik adam, 6 günlük süreci şöyle anlattı:

    “Üzerinden yıllar sonra telefonum çaldı, açtım ve yorgun bir ses geldi. O yüzden tanıyamadım. Sonra bir baktım İlhan Cavcav. ‘Hayırdır İlhan ağabey, ne oldu’ dedim. ‘Yılmaz sana çok ihtiyacım var’ dedi. Ben de ‘Ağabey, başına bir şey mi düştü, ne oldu, hayırdır’ dedim. ‘Olmuyor, Allah aşkına gel, biz düşeceğiz’ dedi. ‘Tamam gelelim’ dedim ama biz oraya gitmeden önce Fuat Çaba diye bir arkadaşımız gelmiş, göreve başlamış ve daha başlamadan çocuğu yollamış. Bana ‘Yardımcı hocalarını da al bir daha geri dönmeyin’ dedi. ‘Geliriz, anlaşamayız. Yine bir ikinci fiyasko olmasın, millete ayıp olur’ dedim. Biz anlaştık. Basın toplantısında ‘Türkiye’nin en çok takım değiştiren hocası ile en çok antrenör yollayan başkanı bir aradayız. Umarım artık bu değişiklikler gerçekleşmez’ diye bir söylemi oldu. Biz hayırlı olsun dedik ve göreve başladık. 3 gün sonra lig bitecek ve Eskişehir ile bir maç vardı. Ben istesem pazartesi günü başlayalım diyebilirdim ama biz 3 gün çocuklarla beraber antrenman yaptık. 28 oyuncu var ve daha yarısının ismini bile söyleyemiyoruz. Eskişehir’e geldik, maçı oynadık ve 2-0 yenildik. Soyunma odası girdik ve ‘Çocuklar ben gayet memnunum, iyi oynadınız’ dedim. Ayın 2’sinde buluşmak üzere ayrıldık. Basın toplantısının ardından otobüse bindik. Tabi bu arada 3-4 günlük bir ara vereceğiz. Bunun için yardımcılara ‘Ankara’ya gidelim, İlhan ağabey ile transferleri konuşalım’ dedim. Bana ‘Yılmaz, bir menajer gelecek, benimle yalnız görüşmek istedi. Biz öğleden sonra Ankara’da toplanalım’ dedi. Bu arada dişçi de randevum olduğu için İstanbul’a geçtim. Dişçi koltuğunda can çekişirken, telefon çaldı. Bana ‘İlhan Bey’i arar mısın?’ dediler. Aradım, ‘Baba hayırdır ne oldu?’ diye sordum. ‘Yılmaz ben sözleşmeyi fes edeceğim, oyuncular seni istemiyormuş bir de sen 12 tane futbolcuyu istemiyormuşsun. Ben o kadar para harcayamam’ dedi. ‘Telefonda olmaz, ben Ankara’ya geleyim’ dedim. ‘Yok, yok Ankara gelmene gerek yok’ dedi. Konu budur.”

  • Dişçiye evet, psikoloğa hayır !

    Dişçiye evet, psikoloğa hayır !

    ERZURUM’daki Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ümit Ertaş, tıp dilinde ‘Bruksizm’ olarak bilinen diş gıcırdatmaları nedeniyle kliniğe başvuranların psikolojik tedaviyi kabul etmediğini söyledi.

     

    Dekan Prof.Dr. Ertaş, tıp dilinde ‘Bruksizm’ olarak bilinen diş gıcırdatmalarının nedeninin psikolojik olduğunu söyledi. Kişinin strese girdiğinde saçlarının beyazladığını, midesinin ağrıdığını, dişlerini gece yatarken sıkarak gıcırdattığını belirten Prof.Dr. Ertaş, hastanın ruhi durumunun vücuda yansıması olduğuni söyledi. ‘Bruksizm’in 2 yaşındaki çoçuktan 60 yaşındakine kadar herkeste görüldüğüne dikkati çeken Prof.Dr. Ümit Ertaş, en fazla genç ve orta yaş grubunda görüldünü anlattı. Prof.Dr. Ümit Ertaş hastalık ve tedavisi ile ilgili olarak şunları söyledi:

     
    “Klinik olarak bu hastalar geceleri dişlerini sürterek gıcırdatıp sıkıyorlar. Bu kişiler sabah sıkmaya bağlı olarak çene eklemi ile baş ağrısı şeklinde uyanır. Dinlenmemiş olarak, yoğun yüz kaslarıyla kalkarlar. Çok önemli ve çok yaygın bir problemdir. Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerde fazlaca görülür. Yine problemli evliliği olanlar, işyerinde mobbinge maruz kalanlarda bu durum görülüyor. Bize ‘Bruksizm’le gelenler dişlerinde ve çene eklemlerinde sorun olduğu için müracaat ederler. Hatta bu kişiler Nöroloji, Kuluk Burun Boğaz gibi polikliniklere bile gidiyorlar. Ağrıları o kadar değişik ve şiddetli oluyorti, migren tedavisi görenler bile oluyor. Çünkü doğru hekime gitmiyorlar. Biz hastalara sadece koruyucu tedavi uygulayabiliyoruz. Diş gıcırdatmasını geçirmek bizim elimizde değil. Biz diş ve eklemlerin zarar görmemesi için hastalara dişlik veriyoruz. Yani tedavi etmiyoruz. Kökten çözüm psikolojik yardım almaktır. Ancak birçoğu psikolojik tedaviyi reddettiği için hastalıkları devam ediyor.”