Etiket: diş

  • Bursa Diş Hastanesi’nde İmplant Hizmeti Başladı

    Bursa Kamu Hastaneler Birliği’ne bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde implant tedavisi başladı.

    Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde periodontoloji uzmanları tarafından haftanın bir günü yapılan imlantasyon işlemi, aynı zamanda görüntüleri alınarak ilk defa canlı cerrahi sonrasında eğitim maksadıyla da kullanılıyor. Dr. Arzu Göncü, implant işleminin diş eksiklerinde komşu dişlere zarar vermeksizin çene kemiğinin içine sabitlenerek kalıcı ve suni diş olduğunu, yaklaşık 30-45 dakika arasında işlemin bittiğini belirtti. Göncü, implant estetik maksatlı olduğundan şu an ücretlerinin hastalar tarafından karşılandığını ifade etti.

    Türkiye’nin sayılı hastaneleri arasında yer alan Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde günde yaklaşık 3 bin kişiye hizmet verildiğini belirten hastane yöneticisi Dr. Orkun Yıldırım, bu uygulamayı Bursa’da ilk defa kamuda gerçekleştiren hastane olduklarını, işlemin 3 periodontoloji uzmanı, dental radyoloji uzmanı, 4 çene cerrahı, 2 protez uzmanından oluşan ekip tarafından yapıldığını söyledi.

  • Halk Sağlığından Öğretmenlere Diş Sağlığı Eğitimi

    Elazığ Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından 2015-2016 eğitim yılı kapsamında ilkokul öğretmenlerine flor vernik ve flor jel uygulamaları eğitim semineri verildi.

    Belediye Kültür Merkezi’nde yapılan seminere Elazığ Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. İbrahim Halil Akkuş, Toplum Sağlığı Hizmetleri Elazığ Şube Müdürü Fatih Topçu, Diş Hekimi Sema Yıldırır ve öğretmenler katıldı. Seminerde konuşan Akkuş, Elazığ’da 2013 yılından beri flor jel ve flor vernik çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Bu uygulamalarla daha önce karşılaşmamıştık. Özel diş hekim muayenelerinde vardı. Oralarda da özellikle jel uygulanıyordu. Yurt dışında özellikle vernik alanında uygulamalar son 20 yıldır yapılmaktadır. Bunların sonuçları takip edildiğinde görüyoruz ki ilerleyen yıllarda bir 10,15 yıl sonrasında vernik ve jel uygulanmış öğrenciler, çocuklar dış eti ve diş enfeksiyonlarına çok daha az yakalanıyorlar. Çok daha fayda görüyorlar. Bunlara bakarak ülkemizde bizde yine il içi il dışı üniversiteden hocalarımızla görüştük. Bunlarla görüşmelerimiz neticesinde bakanlığında böyle bir uygulaması vardı. İl baştan 3,5 ilden biri olarak 2013 yılında flor jel uygulamasını ilimizde başlattık. O dönem 12 bin öğrencimize jel uygulamaya devam etmiştik. Dış eti enfeksiyonları ve dış enfeksiyonları önem vermemizin sebebi, diş başlangıç olarak direk etkilemediği için ve gözle görülebilir bir etkisi olmadığı için arka plana atılıyor. Ama sonuç itibariyle birçok enfeksiyona sebep oluyor. TÜİK’in yaptığı son çalışmalarda görüyoruz ki, 7-14 yaş arasında diş ve diş eti enfeksiyonları görülen en sık enfeksiyonu birinci sırada yer alıyor. Aynı şeyi 0-6 yaş grubunda ilk beşte görüyoruz. Tüm bunları önleme adına farkındalığı artırmak, hem de öğretmenlerin öğrenciler vesilesiyle veliler ulaşabilmesi adına bilgilendirme toplantısı yapacağız” dedi.

    “7-14 YAŞ GRUBU İLK SIRAYI ALIYOR”

    Seminerde katılımcılara seminer veren Diş Hekimi Sema Yıldırır ise, şunları kaydetti:

    “Diş ve diş eti hastalıkları Dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık rastlanan sağlık sorunları arasında yer almaktadır. TÜİK verilerine göre ağız diş sağlığı hastalıkları son 6 ay içerisinde geçirilen hastalıklar sıralamasında 0-6 yaş grubunda ilk 5 sırayı alıyor. 7-14 yaş grubunda ilk sırayı alıyor. Genel sağlığın bir parçası olduğu halde hayatı doğrudan tehdit etmediği içinde yeteri kadar önemsemediğimizi düşünüyorum. Burada ki maksadım sadece size flor jel ve flor verniği anlatmak değil. Bunların yanı sıra diş sağlığımızın genel sağlığa ne kadar etki ettiği ile ilgili birtakım bilgilerde sunmak istiyorum. Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun ağız ve diş sağlığını korucu programı 2013-2014 eğitim öğretim yılının 1. sınıf öğrencilerine flor jel uygulaması yapılmasıyla başladı. Bu yılda hedefimiz ilkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerine flor jel uygulamak. 60 ayını doldurmuş ana sınıf öğrencilerine, 1.sınıf öğrencilerine ve 4.sınıf öğrencilerine tarama yapmak, eğitici faaliyetlerde bulunmak. Bunun yanı sıra anasınıfı ve 1.sınıf öğrencilerine flor vernik uygulaması yapmayı planlıyoruz ve bu uygulamalara önümüzde ki hafta itibari ile başlayacağız.”

  • DT. Göl: “Diş Tedavilerinde Lazerin Etkisi Çok Büyük”

    Denta Vita Diş Hekimlerinden Dt.Berk Göl, diş tedavilerinde lazerin etkisinin çok büyük olduğunu söyledi.

    Diş tedavilerinde lazerin getirdiği avantajları anlatan Dt.Berk Göl, “Lazer ile cerrahi müdahaleler kanamasız yapılabilir. Küçük müdahalelerde anestezi gerekmez. Hem operasyon sırasında hem de iyileşme döneminde zamandan tasarruf sağlar” dedi.

    Lazerin diş beyazlatmada etkili olduğunu dile getiren Dt.Berk Göl, “Klasik yöntemlerle kıyaslandığında lazer, hem seans süresini kısaltmakta hem de beyazlatmanın kalıcılığını arttırır. Lazer uygulamaları tedavi ve iyileşme süreçlerini kısaltarak kullanılan anestezi miktarını azaltır ve enfeksiyon riski olmaz. Dolayısıyla diğer yöntemlere göre avantaj sağlar. Ancak lazerli bile olsa bu dönemde diş beyazlatma önerilmez” diye konuştu.

    Diş etlerinde pigment artmasına bağlı olarak oluşan hiperpigmentasyonların klasik yöntemlerde anestezi altında bistüri ile peeling yapılarak 3-4 seansta tedavi edilebildiğini söyleyen Dt.Berk Göl, “Lazer ile yapılan pigmentasyon tedavilerinde anesteziye ya gerek kalmaz ya da çok az kullanılır. Tedavi sonrası ağrı hissedilmez.

    Lazer ile çok daha az anestezi kullanarak diş etinin kesilmesinin veya şekillendirilmesinin ardından kanama olmaz. Doku iyileşmesi daha hızlıdır. Gerekiyorsa diğer işlemlere beklemeye gerek kalmadan geçilebilir. Bu özellikleriyle gülüş estetiğinin sağlanmasında klasik yöntemlerden daha avantajlıdır” diye konuştu.

    KANAL TEDAVİSİNDE LAZER KULLANILIR MI?

    Dt.Berk Göl, lazerin kanal tedavisinde de kullanılabildiğini belirterek, “Özellikle kronik apseli ve inatçı enfeksiyonlu diş etlerinin tedavisinde, kök dezenfeksiyonunu sağlamak için lazer kullanılır. Böylece uzun süre antibiyotik kullanımına gerek kalmaz.

    Lazer ile aft ve uçukların üstüne ışın verilmesinin ardından, normal seyrinde 7 gün süren iyileşme süreci kısalır ve aynı bölgede tekrar çıkmaz” dedi.

  • Emektar Diş Hekimleri Mezuniyetlerinin 50. Yılını İznik’te Kutladı

    Diş hekimleri Bursa’nın İznik ilçesinde buluştu.

    1965 yılı mezunu diş hekimleri, geleneksel hale getirdikleri toplantılarını bu yıl İznik’te yaptı. Aralarında Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi kurucu dekanı Prof. Dr. İlter Uzel, Samsun Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi kurucu dekanı Prof. Aslan Akgünlü, Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi kurucu dekanı Köksal Baloş’un bulunduğu 40 diş hekimi, geleneksel toplantılarının 50. yılını İznik sahilinde Belekoma Otel’de kutladı.

    Prof. Köksal Baloş, “Bu sınıfı kutluyorum. Bu ülkede şerefle, hekim ahlakıyla görev yaptılar. Bugünün Türkiye’si için bunlar çok önemlidir. Bu sınıf ve bundan sonra gelenler Türk ağız ve diş sağlığı konusunda çok büyük çalışmalar yaptılar. Bizleri yetiştiren hocalarımızı ve aramızdan ayrılan meslektaşlarımızı rahmetle anıyorum. Evet şu an hepimiz yaşlandık, çoluk çocuğa karıştık. Ama şunu unutmayın ünlü Alman yazar Goethe, klasikler arasına giren ünlü oyunu Faust’u 83 yaşında yazdı. Giuseppe Verdi, ünlü opera eseri Otello’yu 71 yaşında yazdı. Pablo Picasso en önemli eserlerini 90 yaşlarında yaptı. Ünlü İtalyan ressam Michelangelo en önemli eserlerini 80 yaşlarında yaptı. Mühim olan yaş değil, kişinin vizyonu ve enerjisidir. Yaş, boy ve kilo izafi rakamlardır, bunlara takılmamak lazım. Yeter ki beyninizi atıl bırakmayın, çiçekle uğraşın, bilgisayarla uğraşın, balık tutun, yeter ki atıl kalmayın. Atıl bırakılan kafa iblis için bir tezgahtır. Gelin bir karar verelim ve 75. yılımızı yine hep birlikte kutlayalım” diye konuştu.

  • İş Stresi Gece Uykuda Diş Sıkmaya Sebep Oluyor

    Klinik34 Diş hekimlerinden Dt. Baran Karaoğlu, iş stresinin gece uykuda diş sıkmaya sebep olduğunu belirtti.

    Gün boyu şehir hayatı veya iş hayatına bağlı yaşanan stresin dengesiz beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik uyku bozukluklarına neden olabildiğini ifade eden Dt. Karaoğlu, “Bu uyku bozukluklarından bir tanesi de gece uykuda diş sıkma olarak bilinen Bruksizmdir. ’Gece uyurken, gün içinde dişlerimi sıkıyorum, uyandığımda çenemde ağrı hissediyorum, dişlerimin çiğneme yüzeyleri aşındı, çene eklemimden ses geliyor, ağrılı çene kasları veya baş ağrısı’ ile uyanıyorsanız, bruksizim yani diş gıcırdatma alışkanlığınız olabilir” dedi.

    Diş gıcırdatmanın genelde stresten ve uyku alışkanlıklarından meydana geldiğini kaydeden Klinik34 Diş hekimlerinden Dt. Baran Karaoğlu, şöyle konuştu:

    “Günümüzde bu sorun ve sorunlarla kliniğimize gelen hasta sayısı artmaktadır. Dişlerinizi isteğiniz dışında sıkma ve/veya gıcırdatma alışkanlığına bruksizm denir. Bu istem dışı hareket dişlerinizin çiğneyici yüzeylerinde ciddi aşınmalar meydana getirdiği gibi çene ekleminde (TME) de geri dönüşü zor hasarlar oluşturabilir. Günlük iş hayatımızdaki, sosyal yaşantımızdaki stres tüm kas gruplarımızın kasılmasına neden olur, bu kasılmaların en çok fark edileni şüphesiz ki çene kaslarımızdan olan massater kasımızdır. Yanak bölgemizdeki bu kas grubu çenemizin kapanma işlevini gerçekleştirir. Stresin yoğun olduğu bu parafonksiyonel alışkanlık massater kasının gereğinden fazla istem dışı kasılmasına sebep olur. Bu alışkanlık dişlerin gevşemesine, ağrımasına, dişlerin bazı kısımlarının yıpranmasına ve ezilmesine neden olabilir. Kaslarda ağrının da oluşması mümkündür. Bruksizim, çevredeki kemiği ve diş dokusunu yok edebilir. Baş ağrısına sebep olabilir. Bruksizmin en belirgin belirtileri, yüz, baş ve boyun ağrısıdır. Diş hekiminiz, doğru bir teşhis yapabilir ve yüz ağrısının kaynağının bruksizim olup olmadığını belirleyebilir. Bu rahatsızlık her zaman masumane sebeplerle ortaya çıkmamaktadır. Bruksizm ile ilgili yapılan araştırmalarda alerjik çocukların üç kat daha fazla bruksizme yakalanma riski ortaya çıkmıştır. Bu alışkanlıktan kurtulmak için stres ve uyku alışkanlıkları gözden geçirilmelidir. Ayrıca ağır yiyeceklerden kaçınmak bu alışkanlığın verdiği zararı azaltabilir. Bu rahatsızlığın tedavisinin başında Botox geliyor. Botulinum toksin A (BTX A) ( BOTOX) uygulanan kas gurubu, kas kasılma fonksiyonlarında azalma meydana gelmektedir. Yanak bölgesinden direk kas grubu içine enjekte edilen Botox, estetik bir amaç dışında yani tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Günümüzde bruksizm için en etkili yöntem olarak kabul edilmektedir. 6 ayda bir 5 dk gibi kısa sürede diş hekiminiz tarafından uygulandığında, ileride yaşayacağınız birçok operasyonel probleme çözüm olmaktadır. Günümüzde uzman diş hekimleri tarafından uygulanan bu işlem, özel enjektörlerle istenilen kas grubuna yüzeysel olarak uygulanır. Ağrı kanama gibi bir durum söz konusu değildir. Uygulandıktan bir hafta sonra etkisini gösterir. Diş sıkma ve gıcırdatmaya sebep olan kas gruplarının istemsiz kasılmasını engeller. Botox doğal bir madde olan botulinum toksin A olarak bilinen ve 6 ay gibi bir sürede vücutta etkisi kaybeden bir çeşit bakteridir. Etkin kullanımda hiç bir yan etkisi yada lokal, genel bir zararı gözlemlenmemiştir.”