Etiket: Direnişin

  • Çoban: “15 Temmuz direnişin zaferidir”

    Memur-Sen Antalya Temsilcisi Mustafa Çoban, tüm Antalyalıları 15 Temmuz’un ikinci yıldönümünde hain darbe girişimini unutturmamak ve demokrasiye sahip çıkmak adına meydanlara davet etti.

    Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, 15 Temmuz darbe girişiminin 2. yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı. ‘15 Temmuz direnişin zaferi, dirilişin de haberidir’ diyen Çoban, 15 Temmuz’un vatan sevgisi ve bağımsızlıkla kaynaşmış imanı için yaşayan bu şanlı millete vurulmak istenen esaret kelepçesinin bir kez daha paramparça edildiği tarih olduğunu, şehit kanlarıyla İslâm vatanı yapılmış bu coğrafyaların işgal edilemeyeceğinin tescili, hür yaşamış, hür yaşayacak bir ulusun zaferle sonuçlanmış yeni kurtuluş mücadelesi olduğunu söyledi. 15 Temmuz’un ikinci yıldönümü münasebetiyle tüm Antalyalıları 15 Temmuz Pazar günü saat 19.30’da Milli Birlik Yürüyüşüne ve ardından Demokrasi Nöbetine davet eden Çoban, hain darbe girişiminin unutturulmaması ve ülkenin bekası için meydanlarda olacaklarını söyledi.

    “Darbeciler yerle yeksan olmuştur”

    Başkan Çoban, “On yıllar boyu insanımızın maneviyat ve yardım duygularını istismar eden FETÖ, her türlü yolu kullanarak devletin hücrelerine kadar sızmış, başta eğitim, yargı ve güvenlik olmak üzere, devletin bütün imkânlarını kendi hain planları için kullanmıştır. Bu ihanet şebekesi, siyonist emperyalistlere ‘hizmet’ ederek millî varlığımızı yok etmeyi amaçlayan kalkışmada aktif rol üstlenmiştir. 15 Temmuz, tarihten aldığı güçle medeniyet ve gönül coğrafyamızın umudu olan, tüm Müslümanları kardeşlik hukukuyla gözetmeye çalışan, adalet duygusuyla dünya mazlumlarının hakkını arama gayreti gösteren, emperyalizme yüksek sesle itiraz eden ülkemize karşı siyonist ve emperyalistlerin içerideki ırgatları ve mankurtlarıyla birlikte kalkıştıkları kanlı işgal girişimidir. Bu haince planlanmış kanlı kakışmaya karşı milletimiz inancını imkân, vatanını namusu için miğfer ve özgürlüğünü vazgeçilmez meşale olarak görmüş, destansı direnişiyle darbecileri yerle yeksan etmiş, ülkemiz topyekûn dirilişe geçmiştir” dedi.

    Çoban, Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen’e gönül vermiş binlerce vatanseverin, İstiklal ve istikbalin açık bir saldırıya uğradığı o gece, hiç tereddüt etmeden, sağına soluna bakmadan, bahane ve gerekçe üretmeden, başka hiçbir hesap yapmadan alanlara indiğini milletimiz için, onuru için, iradesi için, özgürlüğü için, çalışma hayatının geleceği ve güvencesi için karanlığın ve tankların karşısına çıktığını belirtti.

  • Yener Çevik: “Aslında rap müziği, direnişin müziğidir”

    Gelecek ay vizyona girmesi beklenen “Direniş Karatay” filminde ‘Hu’ parçasıyla yer alan rap sanatçısı Yener Çevik, “Yaşam sizi daima direnmeye zorluyor. Aslında rap müziği, direnişin müziğidir” dedi.

    Rap müziğinin özgün ve sevilen ismi Yener Çevik, geçtiğimiz günlerde Direniş Karatay filmi için hazırladığı “Hu” parçasıyla dikkat çekti. Filmin çekimlerinin yapıldığı, Türkiye’de ilk Selçuklu dönemi platosu olma özelliğini gösteren platoyu gezen Yener Çevik, filmde yer almaktan gurur duyduğunu söyledi. Filmin hikayesiyle kendi hayat hikayesi arasında bağ kurduğunu belirten Çevik, Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesinin çok önemli bir projeye imza attığını, üniversitelerin benzer faaliyetlerde daha çok bulunması gerektiğini ifade etti.

    “Aslında rap müziği, direnişin müziğidir”

    Moğol baskısına direnen Selçukluların hikayesini anlatan filmin müziğini hazırlayan Yener Çevik, filmin hikayesiyle kendi hayat hikayesi arasında bağ kurduğunu anlattı. Çevik, “Filmde, ciddi anlamda kendi gerçeklerimiz için bir mücadele, bir direniş görüyoruz. Kendi hayatlarımızda da gerçeklerimiz için ciddi bir direnişte bulunmamız gerekiyor. Yaşam sizi daima direnmeye zorluyor. Ben mesela, şimdilerde kenar mahalle diye adlandırılan bir mahallede büyüdüm. Hayatta kalmak için direnmenin şart olduğu mahallelerin birinde. Yaptığım müzik sayesinde de bu direnişi gerçekleştirebildim. Aslında rap müziği, direnişin müziğidir. Bu anlamda Direniş Karatay’ın hikayesiyle hem kendi hayat hikâyem hem de müziğim arasında bir bağ kurdum ve filmdeki tokat gibi mücadeleyi, cevabı benimsediğim için yer aldım” dedi.

    Sanatın da eğitim süreciyle yakından bağlantılı olduğunu dile getiren Yener Çevik, bir filmin yapımcılığını ilk defa bir üniversitenin üstleniyor olmasının pek çok projeyi de beraberinde getirmesinin yolunu açtığına değindi. Çevik, “Bir sinema filmi, eğer nitelikli bir filmse, asla yalnızca bir film değildir. Özellikle Direniş Karatay’da ciddi bir eğitim vurgusu görüyoruz. Bu anlamda üniversitelerin bu tür faaliyetlerde daha fazla bulunması gerektiğini düşünüyorum. Belki de KTO Karatay Üniversitesinin bu girişimi ardından pek çok projeyi sürükler, kim bilir” diye konuştu.

    “Selçuklu tarihi bizim tarihimizdir”

    Yener Çevik, gizli kalan Selçuklu tarihini anlatan bir projede yer almanın gurur verici olduğunu söyleyerek, “Genellikle tarih kitaplarının Osmanlı tarihiyle ve Cumhuriyet dönemiyle ilgilendiğini görüyoruz. Selçuklu tarihi, bu anlamda, biraz gizli kalmıştır. Ancak o da bizim tarihimizdir. Üstelik tarihimizin en önemli dönemlerinden de biridir. Direniş Karatay’ın çok odaklanılmayan bir döneme odaklanması benim için ayrıca önemli. Bu anlamda, alanında belki de bir ilk olduğu için bu projede yer almaktan onur ve gurur duyuyorum” değerlendirmesinde bulundu.

    Çevik, film müziğindeki ‘Hu’ ifadesinin rap türü bir parçada yer almasına alışık olunmadığının hatırlatılması üzerine, “Bu ifadeye biz kültürel anlamda çok yakınız ve çok sık kullanırız. Hu aslında dille, kelimeyle ifade edemediğiniz, sözcüklerin sizin için yetersiz kaldığı noktada başvurduğumuz, kısa ve en etkili yollardan biri. Başka bir şey aramamak lazım” şeklinde konuştu.

  • Direnişin sembolü Filistinli Muhammed El Taweel Konya’da

    Batı Şeria’nın El-Halil kentinde 10 Aralık’ta İsrail askerlerince gözaltına alındığında çekilen fotoğrafıyla direnişin sembolü haline gelen down sendromlu Muhammed El Taweel, ailesi ile birlikte geldiği Konya’da Mevlana Müzesini gezdi.

    Filistinli Muhammed El Taweel, Atiker Konyaspor Kulübünün davetlisi olarak Konyaspor – Fenerbahçe maçını izlemek için Konya’ya geldi. Maç öncesi Mevlana Müzesini gezen Muhammed ve ailesi tercüman aracılığıyla soruları yanıtladı. Muhammed, “Türkiye’ye teşekkür ediyorum. Ben Türkiye’yi çok sevdim, Türk milletini çok sevdim, herkesi çok sevdim, herkes bize iyi baktı. Sayın Erdoğan’ı ailemiz gibi hissettik. Her şeyi çok sevdim” dedi.

    Muhammed’in babası Kader El Taweel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan övgüyle bahsederek, “Tayyip Erdoğan dünyanın lideri sadece İslam’ın lideri değil. Bize çok iyi baktı Allah razı olsun. Erdoğan ve Türkiye bize aile gibi davrandı. Türkiye’nin yardımları için teşekkür ederiz. Bizim için şereftir Türk vatandaşlığı. Seve seve almaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Ziyarette Filistinli aileye eşlik eden AK Parti Konya Milletvekili Hüsnüye Erdoğan, Kudüs’ün İslam dünyası için çok değerli olduğunu belirterek, “Çok değerli misafirlerimizi, Filistinli kardeşlerimizi Konya’mızda ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız kendilerini kabul ettiler. Onlar da aileleri gibi hissettiler. Filistinli kardeşlerimiz ve Kudüs bizim için çok değerli. Hem tarihimiz olarak hem din kardeşliğimiz olarak çok değerli. Onları Konya’da ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Filistin’in haklı davasında Türkiye ve bütün mümin kardeşlerimiz olarak onları destekliyoruz, destekleyeceğiz” diye konuştu.