Etiket: Dinletisi

  • Iğdır Üniversitesi’nde “Bahar” Konulu Şiir Dinletisi Yapıldı

    Iğdır Üniversitesi ile Iğdır Güzel Sanatlar Lisesi’nin ortaklaşa “Bahar” konulu Şiir dinletisi düzenledi.

    Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü Konferans Salonu’nda düzenlenen ve konuk şair olarak Müştehir Karakaya’nın katıldığı programa, Iğdır Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet Faik Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Yüksel Babal ve çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenci katıldı. Programda ilk olarak Iğdır Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Mustafa Alagöz bir şiirini okudu. Okunan şiirden sonra konuk şair Müştehir Karakaya “Şiir Nedir” konulu sunumunu yaptı. Şair Karakaya sunumunda; “Bir ayaklanmadır şiir, bir baş kaldırıdır, bir soluktur. Şiir yazılmaz yaşanır, okunmaz hissedilir, şiir sestir, şiir bir hayat çizer kaygıdan, düşünceden yana. Rüzgar uğuldar kulaklarda, dudaklarda ölüm fermanı imzalar” dedi.

    Şair Karakaya sunumunun ardından şiir dinletisini yaptı. Programda son olarak Iğdır Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet Faik Yılmaz şair Müştehir Karakaya’ya plaket taktim etti.

  • Yozgat 75. Yıl Dr. Müzeyyen Çokdeğerli İlkokulu Öğrencilerinden Şiir Dinletisi

    Yozgat 75. Yıl Dr. Müzeyyen Çokdeğerli İlkokulu öğrencileri tarafından düzenlenen şiir dinletisi büyük beğeni topladı.

    75. Yıl Dr. Müzeyyen Çokdeğerli İlkokulu, duygu ve düşüncelerin en güzel şekilde ifade edildiği şiiri, sevmek ve sevdirmek, şairlerini tanıtmak amacıyla şiir dinletisi düzenledi. Bilal Şahin Kültür Merkezinde düzenlen şiir dinletisi programına Milli Eğitim Şube Müdürü Öner Tikilo, okul müdürleri, öğretmenler ve veliler katıldı.

    Programda Milli Şair Mehmet Akif Ersoy başta olmak üzere Necip Fazıl Kısakürek, Yavuz Bülent Bakiler, Cahit Sıtkı Tarancı, Faruk Nafiz Çamlıbel gibi bir çok şairin şiiri öğrenciler tarafından okundu.

    Okul Müdürü Osman Kayıhan , sosyal ve kültürel etkinliklere büyük önem verdiklerini belirterek, “Öğrencilerimize, güzel Türkçemizi doğru, etkili ve dil kurallarına uygun olarak konuşmaya özendirerek istiyoruz. Çocuklarımızın dilimizi güzel ve düzgün kullanma yeteneğini geliştirmek, toplum karşısında kendilerini ifade etme becerisi, özgüven kazandırmanın ve dilimizin en güzel ifade şekillerinden olan şiir sanatına ilgi duymayı sağlayan en önemli etkinliklerden biride şiir dinletileridir. Biz de bu amaçla bu programı hazırladık. Bütün katılımcılarımıza ve bu programı hazırlayan öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

  • Bozüyük’te Osman Vahit Özdal Dinletisi

    Bozüyük’te düzenlenen Osman Vahit Özdal Tasavvuf Müziği Dinletisi ilgi gördü.

    Bozüyük Belediyesi tarafından Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında organize edilen Tasavvuf Müziği Dinletisi programında; Peygamber Efendimizi, birbirinden değerli ilahilerle anlatan Osman Vahit Özdal beğeni ile izlendi. Bozüyük Belediyesi Metristepe Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Belediye Başkan Yardımcıları Hayrettin Eldemir ve Ali Avcıoğlu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Gümüş, Müftü Selami Bağcı, Belediye Meclis Üyeleri, AK Parti İlçe Başkanı Mesut Çetin ve vatandaşlar katıldı. Peygamber efendimizi anlatan en güzel kasideleri ve ilahileri muhteşem sesiyle Bozüyüklüler için seslendiren Özdal izleyenlerin kalplerinin pasını silerek, gönüllerini fethetti. Yaklaşık 1,5 saat süren programın sonunda Belediye Başkan Yardımcısı Hayrettin Eldemir, Osman Vahit Özdal’a böyle güzel bir gece için teşekkür ederek seramik tabak hediye etti.

  • Kağızman’da Türk Halk Müziği’nde “Çalgılar Ve Algılar” Müzik Dinletisi

    Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Devlet Konservatuarı Müdürlüğü ile Kağızman Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü’nce ortaklaşa düzenlenen Türk Halk Müziği’nde ‘Çalgılar ve algılar’ müzik dinletisinde duyu seli yaşandı.

    Devlet Konservatuarı Müdürü Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik ile Karabük Üniversitesi Öğretim Elamanı Okutman Can Doğan’ın hazırlayıp sahneye koydukları Türk Halk Müziği’nde ‘Çalgılar ve Algılar’ müzik dinletisi katılımcıları adete büyüledi. Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik ve Karabük Üniversitesi’nden Can Doğan’ın ‘Karakoyun’ isimli hikayeyi kaval eşliğinde anlatması salonu dolduran öğrencileri hüzünlendirdi.

    Kağızman Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin yoğunlukta katıldığı müzik dinletisinde birlik beraberlik mesajları verildi. Türk Halk Müziği’nde ‘Çalgılar ve Algılar’ ele alınarak, müziğin insan hayatındaki yeri anlamı anlatıldı. Salonda bulunan öğrencilerden 5’i sahneye davet edilerek, ‘Çalgılar ve Algılar’ hakkında düşünceleri sohbet ortamında katılımcılarla paylaşıldı. Aşkın Çelik ve Can Doğan’ın bağlama ile kaval eşliğinde seslendirdiği türkülere sahneye davet edilen kız öğrenci de eşlik etti. Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik ve Okutman Can Doğan, öğrencilere birer tane kaval da hediye etti.

    Program daha sonra KAÜ Devlet Konservatuarı öğrencilerinden oluşan grubun seslendirdiği bir birinden güzel Türklülerle devam etti.

    Kağızman Meslek Yüksek Okulu Müdürü Ramazan Oğul, Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik ile Karabük Üniversitesi okutmanı Can Doğan’a hazırladıkları programdan dolayı teşekkür etti.

    Ramazan Oğul, “Müzik yeri geldiğinde insanı düşündürür. Hüzünlendirir. Yeri geldiğinde ise eğlendirir. Müzik bir kültürdür, müzik insanların yozlaşmaması değerlerini yitirmemesi, geçmişi ile gelecek arasında köprüleri, kurulmasını sağlayan en önemeli araçtır” dedi.

    Oğul, “Globalleşen dünya ve hızla gelişen teknoloji ile beraber, getirdiği en önemli sorunlardan birisi sanatsal ve kültürel değerlerin erozyona uğramasıdır. Müzik sanatı günümüzde bu kültürel erozyonun en yoğun hissedildiği alanların başında gelmedir. Özellikle genç bireylere hazırlanan müzik yayınlarının özellikle kültürel değerlerden uzak olması, geleceğimizin en önemli teminatlarından olan geçlerimizin kendi kültürlerine yabancılaşmasına maalesef yol açmaktadır” diye konuştu.

    Program sonrasında Okul Müdürü Ramazan Oğul, Yrd. Doç Dr. Aşkın Çelik’e çiçek takdim etti. Çelik’te aldığı çiçeği, müzik grubuna verdi.

    Katılım yoğun olduğu programda katılımcıları duygulandıran ve Aşkın Çelik ile Can Doğan’ın kaval eşliğinde anlattığı ‘Karakoyun’ hikayesi:

    “Urfa’ya bağlı Yaylabağı köyünün korusuna göçebe bir Türkmen beyi çadır kurar. Bunun çok güzel bir kızı vardır. Bu kız köy korusunda sarı saçlarını rüzgara vererek kendi koyunlarını otlatmaya çıkarmaktadır.. Türkmen kızı narin, ince yapılı şirin ve haşin; ay kadar güzel bir kızdır. Yaylabağından bir çobanda yine bu koruda koyunlarının otlatmaktadır. Çoban çok güzel kaval çalmaktadır. O muhitte ondan güzel kaval çalmasını bilen yoktur.

    Çoban bir gün koruda koyunlarını otlatırken Türkmen kızını görür ve ona aşık olur. Türkmen kızı da bu sevgiye karşılık verir. Bundan sonra koruda sık sık buluşmaya başlarlar.

    Türkmen kızıyla çobanın aşkı kısa sürede köyde dilden dile yayılır. Türkmen beyinin kulağına kadar gider bu söylenti. Çobanı yanına çağırtır. Ona kızını verebileceğini ama bir şartı olduğunu söyler. Bir hafta koyunlarını ağıla kapatacaksın ve onlara tuz yalatacaksın ve sonrada köy halkının gözü önünde köy yakınındaki dereye götürecek ve koyunları su içirmeden dereden çevireceksin eğer başarırsan sana kızımı vereceğim der.

    Çoban, beyin şartını kabul eder. Bir haftanın sonunda ahırın kapısı açılır koyunlar yerini çok iyi bildikleri dereye doğru gitmeye başlar. Çoban kavalının alıp çalmaya koyulur. Onun yanık sesini duyan koyunlar bir haftalık açlık ve susuzluğu unutur, suya yaklaşırlarsa da içmeden dönerler. Yalnız bir Karakoyun dereye girer dudaklarını suya değdirir, fakat içmez. Daha sonra başını kaldırıp çobana bakar ,oradan da sürüye katılır. Koyunlardan çok emin olan çoban karakoyunun bu hareketi karşısında bir hayli korkar. Ama sonunda Türkmen beyinin sözleriyle kendine gelir.

    Şartımı yerine getirdin sana kızımı vereceğim lakin şu karakoyunu merak ettim neden ağzını suya değdirdi der.

    Çoban; “Bu karakoyunun anası çok haşindi etraftaki tarlalara zarar verirdi. Bir gün yine tarlada yakalayıp sopamla beline vurdum işte bu Karakoyun o sırada vakitsiz dünyaya geldi anası da bu doğumda öldü. Bunun için Karakoyun benden intikamını almak istedi. Ama oda kavalımın sesine uyup sürüden ayrılmadı.”

    Türkmen beyi çobanın şartını yerine getirdiğini kabul ederek kızını çobanla evlendirir. Kendiside göçebeliği bırakıp Yaylabağı köyüne yerleşir.”

  • Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 1002’nci Gece Şiir Dinletisi

    Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Yıldızın Yazarları Öğrenci Topluluğu tarafından YTÜ İletişim Koordinatörlüğü ve Esenler Belediyesi katkılarıyla düzenlenen 1002’nci Gece Şiir dinletisinde, farklı alanlarda eğitim görmelerine rağmen, şiir için aynı paydada buluşmuş “şiir gönüllü” öğrenciler, “1002’nci gece bitti mi masal bitmedi derseniz bekleriz” sloganıyla sahne aldılar. İzleyenlere şiirin birleştiriciliğini okudukları şiirlerden dizelerle bir kez daha gösterdiler.

    Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi’nde Yıldızlı öğrencilerin düzenlediği 1002’nci Gece şiir dinletisi gerçekleştirildi. YTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Aydın’ın yanı sıra, farklı üniversitelerden konukların buluştuğu etkinliğe, şiire ve edebiyata gönül verenler akın etti.

    MASALLAR BİTMESİN

    “Gece 1002, bitti mi masal? Bitmedi derseniz bekleriz” sloganıyla kendini duyuran etkinlikte ekip liderliğini yapan Melike Kılıç açılış konuşmasında dinleti isminin neden “1002’nci Gece” olduğunu şu şekilde açıkladı:

    “1001 gece masalları kaldığı yerden devam etsin diye, masallar bitmesin gökten elmalar yine düşsün diye, çocuklar hayal kurarak uyusun diye, ruhlarımızı masallara uyandıralım diye bugün 1002.Gece, çünkü yarın masallara uyanacağız.”

    Etkinliğin 2 aylık bir emeğin ürünü olduğunu ifade eden Melike Kılıç, dinletiye farklı yorumlar kattıklarını, piyano, keman, gitar gibi enstrümanlar ve şiir canlandırmalarıyla farklı bir konsept hazırladıklarını da ekledi.

    ANA TEMA ’’EDEBİYATIN BİRLEŞTİRİCİLİĞİ’’

    Sahneye çıkan öğrenciler; Gıda mühendisliği, Matematik mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Biyomühendislik, Edebiyat Bölümü, Türkçe Öğretmenliği gibi farklı alanlarda eğitim görmelerine rağmen şiir için aynı paydada buluşmuş ’’şiir gönüllü’’ gençlerdi.

    Rektör danışmanı Cihat Demir’in yakında çıkacak kitabının da ismi olan ’’Edepsiz Boğaz’’ isimli şiiriyle sahne aldığı dinletide genç şair adayı Yıldızlı öğrencilerin de bazıları kendi şiirlerini seslendirdi. Dinletide şiirin birleştiriciliğine dikkat çekildi; Nazım Hikmet’den Necip Fazıl’a, Yusuf Hayaloğlu’ndan Yılmaz Erdoğan’a, Cemal Süreya’dan Ah Muhsin Ünlü’ye ve kadın şairlerimizden Didem Madak’ a kadar pek çok usta şairin şiiri seslendirildi. Nazım Hikmet’in ‘bir ayrılış hikayesi’ adlı şiiri ekip koordinatörlüğünü Özkan Özen ve Beste Yılmaz’ın yaptığı canlandırma ekibiyle sahnelendi. Buse Güzel, Emirhan Işık, Sedef Akkın, Gülşah Koçak, Bircan Köycü, Burak Devrim ve Batuhan Akdoğanın yer aldığı aynı ekip Melike Kılıç’ın ‘Hamuş’ isimli şiirini de sahneledi. Usta sanatçımız Kayahan da anılarak ‘Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi’ isimli şarkısı da seslendirildi. Piyanoda Muhammet Ali Beşiktaş, gitarda Erhan Durgut, kemanda Uğur Bağçe olurken solistliğini Faruk kaya ve Öykü Yağmur’un yaptığı müzik gösterisi de izleyenleri mest etti.

    Sahnede İkbal Arslan, Bedirhan Güraydın, Ferhat Etik, Esra Kardigan, Mert Boğa, Özkan Özen, Oğuzhan Deniz Eren, Burak Devrim, Eda Çalt, Birkan Yaylacı, Nur İpek Toprak, Ahmet Şişman ve Melike Kılıç şiirleri etkileyici bir biçimde seslendirerek dinleyicilere unutamayacakları bir dinleti deneyimi yaşattı.

    Beşeri aşktan ilahi aşka, ayrılık acısından yaşama sevincine kadar pek çok konuda şiirin seslendirildiği etkinlikte, dinleyicilere masalların yeniden başladığı sinyalleri verildi. Etkinliğin devamının geleceğine dikkat çeken ekip dinleyicilere unutulmaz bir gün yaşattı.

    ŞİİR DUVARINA GENÇ ŞAİR AKINI

    Etkinlik kapsamında oluşturulan “Şiir Duvarı”na da ilgi büyüktü. İlk etapta organizasyon ekibinin yazdığı şiirlerin yer aldığı bölüm, etkinliğe katılmak için gelenlerden yoğun ilgi gördü. Günün ilerleyen dakikalarında “Şiir Duvarı” usta şairlerin en bilinin şiirlerinin yanı sıra, şair adaylarının da şiirleriyle doldu.