Etiket: Diller

  • Kepez Yabancı Diller Akademisi’nde 2. dönem

    Kepez Yabancı Diller Akademisi’nde 2. dönem

    Kepez Belediyesi’nin kursiyerlerine 72 saatte İngilizce öğrenebilme garantisi verdiği Yabancı Diller Akademisi’nin 2. dönem eğitimleri başladı. Başkan Tütüncü, kısa sürede İngilizce öğrenmenin kapılarını aralayan Yabancı Diller Akademisi’nin çok önemli bir sosyal proje olduğunu söyledi.

    Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün 3. Dönem seçim vaatleri arasında yer alan Yabancı Diller Akademisi, akıcı bir İngilizceye sahip olmak isteyenlere akademik eğitimin kapılarını aralıyor. Geçtiğimiz aylarda ilk mezunlarını veren akademi, yoğun talep üzerine ikinci dönem eğitimlerine de başladı. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, 72 saatte İngilizce öğrenme garantisi verilen Yabancı Diller Akademisi’nin 2. dönem eğitim sevincine ortak oldu. Kursiyerlerle bir araya gelen Başkan Tütüncü, öğrencilere başarılar diledi, akademinin öğretmenlerine de emeklerinden dolayı teşekkür etti.

    “Önemli bir proje”

    Kepez Yabancı Diller Akademisi’nin, çok önemli bir sosyal proje olduğunu belirten Başkan Tütüncü, “Bu proje ile amacımız; dünyanın farklı yerlerinde rahatlıkla seyahat edebilen, ya da turizmin başkenti Antalya’da turizm sektöründe iş ararken kendileri için farklı bir donanım eklemek isteyen, hayatı farklı yönleriyle, farklı boyutlarıyla algılamak isteyen hemşehrilerimize bir kapı aralamaktı. Dolayısıyla 2020 yılı içerisinde başladığımız bu çalışmamız hemşerilerimiz tarafından çok beğenildi. Geçtiğimiz yıl bir sınıf olarak başlayan kursumuz, bu yıl devam kurslarıyla birlikte 4 sınıfa erişti. Ben bu projenin gerçekleşmesinde emeği olan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.” dedi.

    “Hedeflerimiz büyük”

    Yabancı Diller Akademisi’nin bundan sonraki süreçte de kendini geliştirerek, yolculuğuna devam edeceğini bildiren Tütüncü, “Hedeflerimiz büyük. Antalya’nın turizmin başkenti olması sebebiyle hemşehrilerimizin, farklı dilleri konuşmaya ihtiyacı var. Bu dillerinde öğretildiği sadece erişkinlere ilişkin değil, bununla birlikte okullarda eğitim gören öğrencilerimize yönelik kursların, hatta ve hatta bir kulak dolgunluğu sağlaması bakımından çocukların da olduğu değişik kurslarla önümüzdeki süreçte bu kursumuzu geliştireceğiz.”diye konuştu.

    “Sosyal belediyecilik çalışması”

    Bunu sosyal belediyecilik çalışması olarak gördüklerini belirten Başkan Tütüncü, “Elbetteki belediyecilik, temel belediyecilik hizmetlerini yapmayı gerektirir. Ama bunun dışında modern dünyada şehre ve şehirliye, yani hemşehrilerimize değer katmayı, sonuçlayan prosesleri de sürdürmekle izah ediliyor. Dolayısıyla biz de bütün hemşirelerimizin donanımlarını arttıracak çalışmaları yapıyoruz. Levent Erdem Ovat, hocamın geliştirdiği bir yöntemdi bu. Levent Hocama çok teşekkür ediyorum. Hocalarımız öğrencilerimize çok büyük katkılar sağlıyor.”dedi.

    “Kısa ve kolay yoldan İngilizce”

    Kendine ait bir model geliştirerek, gençlere kısa ve kolay yoldan İngilizce öğretmeyi başaran Yabancı Diller Akademisi Koordinatörü Levent Erdem Ovat’da duygu ve düşüncelerini dile getirdi. Bu yöntemin diğer kurs merkezlerine göre İngilizce öğrenmede çok etkin olduğunu vurgulayan Ovat, “Burada bir an önce pratik İngilizce öğrenme ve konuşmayı sağlayan bir müfredat var. Bana hep soruyorlar. Neden buraya gelelim? Diğer kurslardan ne farkı var? Burada başkaca uğraşlarla vakit kaybetmeden, yani gramere boğulmadan, öğrencilerin derhal İngilizce konuşabilecekleri bir sistem var. Onun için bütün Antalyalıları hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmek için Kepez Yabancı Diller Akademisi’ne bekliyoruz.” İfadelerini kullandı.

  • TDED Genel Başkanı Erdem: “Güçlü medeniyetler ancak güçlü diller ile inşa edilebilir”

    TDED Genel Başkanı Erdem: “Güçlü medeniyetler ancak güçlü diller ile inşa edilebilir”

    Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinin (TDED) Erzurum’da 3 gün sürecek istişare ve değerlendirme toplantısı başladı. TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem, güçlü medeniyetlerin ancak güçlü diller ile inşa edilebileceğini belirterek, toplantılarında hedef planlamaları yaptıklarını söyledi.

    TDED 6. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, Atatürk Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Gösteri Merkezi Mavi Salon’da başladı. Toplantıda Türkçe’nin doğru kullanımı ve dilin kullanımı konusunda kimlik sorunu konularına değinildi. Bir yıllık hedeflerin belirleneceği istişare toplantısının açılış programında daha önce belirlenen hedeflerin de değerlendirileceğine vurgu yapıldı.

    TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem, Türkçe’nin yabancı etkilerden kurtulabilmesi için okullarda sözlüğün mecburi ders olarak okutulması gerektiğini vurguladı. İstişare toplantılarında hedef planlamaları yaptıklarını belirten Erdem, “Güçlü medeniyetler ancak güçlü diller ile inşa edilebilir. Yüksek bir kültür seviyesine erişebilmek için yüksek seviyede bir kültür diline sahip olmamız gerekir. Dünyada söz sahibi olmak isteyen bir milletin öncelikle kendi diline sahip çıkması gerekir. Türkçe’nin yabancı kelimelerden kurtarılarak, bağımsız bir şekilde gelecek nesillere taşınması için çalışmamız gerekiyor” dedi.

    İsim ve soy isimlerdeki yanlışlıkların mahkeme kararı ile düzeltilebildiği durumlarda kolaylık olması için 2017 yılında geçici bir yasa getirildiğini ifade eden Erdem, süresi dolan 7039 sayılı geçici Kanun’un 3 yıl süre daha uzatıldığını açıkladı. Erdem, isim ve soy ismin dilekçe ile değiştirilmesine dair yasal düzenleme ile mahkeme kararı almaya gerek kalmaksızın dilekçe ile vatandaşların yanlışlıkları nüfus müdürlüklerinde düzelttirebileceğini söyledi. İsimlerin kimlik olduğunu belirten Erdem, bir insanın isminden hangi ülkenin mensubu olduğunu, hangi yörenin insanı olduğunu rahatlıkla bilinebileceğini söyledi. 24 Haziran 1934 tarihinde kabul edilen Soyadı Kanunu sonrasında bilerek ya da bilmeyerek küçük düşürücü, aşağılayıcı birçok kelimenin soyadı olarak kullanıldığını ifade eden Erdem, Yenge, Enişte, Salakoğlu, Yalaka, Dönekoğlu gibi soy isimler olduğunu ve bu soy isimlerin büyük bir sıkıntıya sebebiyet verdiğini dile getirdi. İsimlerin anlamlarının bilmeden değiştirildiğini ifade eden Erdem, şapkalı kelimelerin telaffuzu konusunda da uyardı. “İlk insan Âdem aleyhiselamdan bahsederken veya çocuklarınıza koymuş olduğunuz ismi yanlış bir telaffuz ederken kullandığınız ‘Adem’ lafı yok sayma anlamına geliyor. Çünkü adem kelimesinin anlamı yok demektir, Türkçemizi doğru kullanalım” şeklinde konuştu.

    TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş ise, 93 harbinde Erzurum halkının mücadelesinin yıl dönümü olduğunu belirterek, Erzurum’a Türkiye’nin dört bir yanından gelen 100 edebiyatçıya şehrin öneminden bahsetti.

    Toplantıda TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Atatürk Üniversitesi Rektörü Ömer Çomaklı, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Milletvekili Selami Altınok ve TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem sırasıyla açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.

  • Yakın Doğu Üniversitesi öğrencileri Avrupa Birliği Diller Günü etkiliğine katıldı

    Yakın Doğu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümleri öğrencileri, Avrupa Birliği’nin Diller Günü dolayısıyla Avrupa Birliği (AB) Bilgi Merkezi’nde düzenlenen panele katıldı.

    “Multilingualism-Çok Dillilik” başlığı ile gerçekleştirilen panelde, öğrenciler Avrupa Birliği’nin işleyişi ve mevzuatını yakından inceleme olanağı buldu. Panelde 26 Eylül gününün Avrupa Birliği Diller Günü olarak kutlandığı ve Hırvatistan’ın Avrupa Birliği’ne üye olması ile birlikte Birliğin 24 farklı dile sahip olduğu dile getirildi. Panelde konuşan AB Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği yetkilisi, AB’de dil kullanım hakkının ve farklı dillerin kullanımına ilişkin Birlik politikalarına atıfta bulunarak, bugün dünya ölçeğinde 6 binden fazla dilin kullanıldığını, AB içerisinde ise 200’den fazla dil barındığına işaret etti.

    “Öğrencilerimiz farklı kültürleri tanımalı”

    Öğrenciler ile birlikte Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’ne düzenledikleri ziyaretin önemine değinen Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nur Köprülü ise, öğrencilerin derslerde edindikleri kuramsal altyapının pratikte nasıl yürütüldüğüne ilişkin bilgi sahibi olmalarını sağlamak ve Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nin Kuzey Kıbrıs’taki faaliyetlerini bizzat yerinde incelemek amacı ile bu tür faaliyetleri sıklıkla gerçekleştirmeye gayret ettiklerini ifade etti. Doç. Dr. Köprülü, ekonomik bütünleşme ile yola çıkan Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz yıllar içerisinde siyasal ve sosyal bütünleşme süreçlerine dâhil olduğunu ve dünya ölçeğindeki uluslararası kurumlar içerisinde biricik olarak nitelendirildiğine vurgu yaparak, özellikle dünyanın farklı coğrafyalarından ülkemize gelen öğrencilerin alan çalışmalarına katkı koyacak, farklı kültür ve kurumları tanıyacak imkana sahip olmaları gerekliliğinin altını çizdi.

    Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından öğrenciler için hazırlanan kokteyl ile sona erdi.

  • Diller Farklı, Kadın Dertleri Aynı

    AK Parti İzmir İl Kadın Kolları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle koro oluşturarak Adnan Saygun Kültür ve Sanat Merkezinde sahne alacak. Pek çok dilde farklı türden şarkıları seslendirecek olan partili kadınlar, diller farklı olsa da kadınların aynı sıkıntıları paylaştığı mesajını verecek.

    AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle sanatsal bir projeyi gerçekleştirecek. Tamamı amatör partililerden oluşan 40 kişilik kadın korosu, iki aydır hummalı bir çalışma ile sahneye çıkmaya hazırlanıyor. 9 Mart günü saat 20.30’da Adnan Saygun Kültür ve Sanat Merkezinde sahne alacak olan partili kadınlar, İtalyanca, İspanyolca, İngilizce, Yunanca gibi farklı diller ve farklı türlerde 10 şarkıyı seslendirecek. Sürpriz solo performansın da yer alacağı etkinlikte kadınlar, diller farklı olsa da kadınların aynı sıkıntıları paylaştığı mesajını verecek.

    “KONSERVATUVAR ÖĞRENCİLERİNE DESTEK OLACAĞIZ”

    Seçimlerin ardından kadın kolları olarak sanatsal projelere ağırlık verdiklerini belirten AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Gözde Keskin, şöyle konuştu:

    “Seçimlere kadınlar damgasını vurdu. Seçimden sonra 8 Kadın Mart Dünya Kadınlar Günü için program yapmak istedik. Bu koro onun bir eseri. Biz diğer korolardan farklı bir şey yapmak istedik. Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop Müziği söylüyoruz ve buna ek olarak Napoliten, Caz ve Latin de söylüyoruz. Parti olarak sanatla iç içeyiz. Önümüzdeki süreçte yine sanatsal projelerimiz olacak. İleride bu tür faaliyetlerimizden gelir elde ederek konservatuvarda okuyan kız öğrencilerimize destek vermeyi arzuluyoruz. Bu proje eğlence etkinliği değil bir sanat etkinliği. Ülkemiz sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bu süreçte, huzurun ve barışın kadınlarla geleceğine inanıyoruz. Birlik ve beraberliğimizi, doğu ile batıyı yansıtacak bir repertuvar seçtik” dedi.

    “KOROYU BÜYÜTECEĞİZ”

    Partili kadınları iki aydır çalıştıran Koro Eğitmeni Lütfi Tuna da, koro çalışmaları hakkında şunları söyledi: “AK Parti İzmir İl Kadın Kolları olarak koro oluşturdular ve yardımcı olmam için bana davet geldi. Sadece kendi dilimizde değil, dünyanın çeşitli dillerinde değişik türlerde repertuvar hazırladık. Umarız önce İzmir, sonra da Türkiye bu koroyu çok sevecek. Arkadaşlarımız ilk defa müzikle bir araya gelip şan eğitimi aldı. İnşallah bu koroyu büyüteceğiz ve Türkiye çapında turne düzenleyeceğiz. Repertuvarımızda herkesin sevdiği 10 şarkımız ve sürpriz bir solo performansımız olacak. Koroya senfonik bir orkestra eşlik edecek. Partili kadınlar, İzmir ve Türkiye’ye kendi sesini, kendi nefesini ulaştıracak.”

    “HOCAMIZDAN ÇOK MEMNUNUZ”

    Koroda yer alan Esma Özkalay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle AK Parti İzmir İl Kadın Kolları olarak proje başlattıklarını belirterek “İlk defa böyle bir projenin içinde yer alıyorum. Amatör bir grubuz. İlçelerimizden ve ilden gönüllü kadın partililer olarak koro çalışması yapıyoruz” dedi. Huriye Öz ise “İki aydır çalışıyoruz. Çok güzel gidiyor ve hocamızdan çok memnunuz. İtalyanca, İspanyolca, Yunanca şarkılar söylüyoruz” diye konuştu.

    “MELODİLER BİZİ BİRLEŞTİRDİ”

    Gizem Yadigar Bigün de, böyle bir projenin içinde yer aldıkları için çok gururlu olduklarını belirterek “Türkiye’de ilk defa böyle bir şey yapılıyor. Haftada üç gün 3 saat çalışıyoruz. İspanyolca, İtalyanca, Yunanca şarkı söylüyoruz. İlk başta zorlandık ama hocamız bizim için çok emek verdi” diyerek duygularını dile getirdi. Nilay Köksal ise çeşitli şarkılar hazırlandığını belirterek şunları söyledi:

    “Kendi şarkılarımız dışında İngilizce, İtalyanca şarkı söyleyeceğiz. Bu şarkılarla bütün dünyaya mesaj vermek istiyoruz. Diller farklı olsa da kadınların bütün dertleri, sıkıntıları aynı” dedi. Yine koroda yer alan Behice Saçu da şunları söyledi: “Kadınlar Günü bizim için çok önemli. Amacımız tüm kadınlara ses olabilmektir. Coğrafyalarda diller farklı ama melodi bizi birleştirdi. Çok keyifli bir çalışma oldu ve ciddi emek verildi.”

  • Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansında, Farklılaştırılmış Öğretim Masaya Yatırıldı

    Farklılaştırılmış yabancı dil eğitiminin masaya yatırıldığı ve Amerikalı şair Robert Frost’un hologram gösterisi aracılığıyla konuk olduğu Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı, Bahçeşehir Okulları Çamlıca Kampüsünde gerçekleşti.

    Amerikalı şair Robert Frost’un ‘The Road Not Taken’ adlı şiirinden ilham alan ‘Nadiren Seçilen Yol: Farklılaştırılmış Öğretim (The Road Rarely Taken: Differentiated Instruction) Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı’nda farklılaştırılmış yabancı dil öğretimi uluslararası boyutta ele alındı. Tüm eğitimcilere açık olarak düzenlenen ve temel amacı eğitim dünyasında farklılaştırılmış öğretim konusunda bir farkındalık oluşturmak olan konferans, özel eğitim kurumlarının yöneticilerinden ve öğretmenlerinden yoğun ilgi gördü.

    NEDEN FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRETİM?

    Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk Cooley konferansa konu olan Farklılaştırılmış Öğretim’i, ‘’Farklılaştırılmış Öğretim, planlama ve uygulama aşamasında zorlayıcı olan ama her bir öğrenciyi kendi hazır bulunurluk durumuna göre yönlendirerek zamanla her öğrenciyi bağımsız, eleştirel düşünebilen, yaratıcılığı gelişmiş birer birey haline dönüştüren bir eğitim yaklaşımı’’ olarak tanımlarken, Dil Bilimci Gardner, “Eğitim ile bütün çocuklara sanki aynı bireyin farklı örnekleriymiş gibi davranılması büyük bir hatadır ve bu hata başka bir hatanın oluşmasına sebep olur, o da bütün çocuklara aynı yöntemlerle, aynı şeylerin öğretilmeye çalışılmasıdır’’ şeklinde bir tanımlama yaptı. İpek Bulduk Cooley, Dil Bilimci Gardner’ın bu söyleminden yola çıkarak düzenledikleri konferansın amacını,‘’Öğrencilere farklılaştırılmış eğitimi sunacak her eğitimcinin profesyonel gelişim sürecindeki ihtiyaçlarının birbirlerinden farklı olacağını biliyoruz ve Bahçeşehir Okulları olarak “yaşam boyu öğrenme modeli”ni içselleştirmiş bir okuluz. Bu konferansta, ana konuşmacıların sunumları ve yapılan çalıştaylar aracılığıyla yabancı diller öğretmenlerine farkındalık kazandırmayı ve nadiren seçilen bu yolda onların ihtiyaçlarını desteklemeyi hedefledik’’şeklinde açıkladı.

    KONFERANSTA DÜNYACA ÜNLÜ KONUKLAR YER ALDI

    Katılımcılarını hologram gösterisi aracılığıyla 1874-1963 yılları arasında yaşamış Amerikalı şair Robert Frost ile buluşturan konferansın açılış konuşmasını Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk-Cooley yaptı. İpek Bulduk-Cooley daha sonra konferansın sürpriz konuğu Robert Frost ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Bu söyleşide ünlü şair, konferansa ilham veren şiiri ‘The Road Not Taken’ı okudu. Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı’nın ana konuşmacıları ise dünya çapında tanınmış, kitapları ve fikirleriyle dünyada ses getiren eğitimci Philip Kerr ve başta TEDx (Technology, Entertainment, Design) konuşmaları olmak üzere dünyanın birçok yerinde hikayeleriyle hayranlık uyandıran Jan Blake idi. Ana oturumların dışında Almanya, İspanya, Fransa ve Türkiye’den dilbilim ve eğitim uzmanlarının 12 eş zamanlı oturum gerçekleştirdiği konferansta “Farklılaştırılmış Yabancı Dil Öğretimi” 4 dilde ele alındı.

    HERKESE AÇIK BİR KONFERANS

    Konferansın diğer örneklerinden farklı olduğunu dile getiren Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk-Cooley, ‘’Öncelikle bu konferansı, İngilizce, İspanyolca, Almanca ve Fransızca olmak üzere 4 farklı dilde gerçekleştiriyoruz ve 4 dilde farklılaştırılmış eğitimi konuşuyoruz. 2 ana konuşmacımızın yanı sıra 12 tane de eş zamanlı çalıştayımız var. Eğitim dünyasında duayen kabul edilen isimlerin hepsini bir araya toplama fırsatımız oldu. Bu konferansı sadece kendi öğretmenlerimiz için yapmadık; 35’in üzerinde özel eğitim kurumundan gelen yönetici ve yabancı dil öğretmeni etkinliğimize katıldı’’ dedi.

    ‘’GENEL GEÇER YAKLAŞIMLARLA ÖĞRENCİNİN EDİNİM SÜRECİNİ TAMAMLAYAMAYIZ’’

    Öğrencinin bir birey olduğunu ve genel geçer yaklaşımlarla edinim sürecinin tamamlanamayacağının altını çizen Bulduk-Cooley sözlerine şöyle devam etti, ‘’Çünkü hepimiz bir bireyiz ve ihtiyaçlarımız çok farklı. Öğrencileri birinci sınıf, ikinci sınıf, alt seviye, üst seviye diye kategorize etmek yerine bir öğretmenin sanki bir orkestra şefi edasıyla onları yönetmesi gerekir. Öğretmen sınıfın içerisinde öğrencilerini çok iyi tanımalı, ihtiyaçlarını bilmeli ve o ihtiyaçlara göre eğitim öğretimi dizayn etmelidir.’’ Dünyada ve Türkiye’de ses getirmiş değerli eğitimciler ile yabancı dil eğitiminde farklı birikim ve deneyimlere sahip öğrenciler için “Farklılaştırılmış Öğretim”i tartışma fırsatını sağlayan konferansın çok güzel bir paylaşım ortamı oluşturduğunu dile getiren ve konferansın önemine dikkat çeken Bulduk-Cooley, ‘’Buraya gelen isimler çok ciddi araştırmacılar, kitap yazarları, yıllarını bu işe vermiş insanlar. Burada oldukları süre içerisinde birbirimizden yararlanacağız. Bu imkanı tüm özel okul yönetici ve öğretmenlerine açmış olmaktan mutluluk duyuyoruz’’ diyerek sözlerini noktaladı.

    Konferansın sonunda katılımcı öğretmenler arasında bir çekiliş düzenlendi ve kazanan iki öğretmene uluslararası eğitim imkanı sunuldu. Öğretmenlerden birisi CELTA (Certificate in Teaching English to Speakers of Other Languages) eğitimi, diğeri yabancı dil eğitimi alanındaki en önemli yıllık konferans olan IAETEFL Konferansı’na (International Association of Teachers of English as a Foreign Language) ulaşım, konaklama ve eğitim bedeli karşılanmak üzere katılma hakkı kazandı.