Etiket: dikkat

  • Cep telefonu kullanıcıları dikkat

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), başkasının adına kayıtlı cep telefonu hatlarını kullanan vatandaşların bu hatları kendi üzerilerine kaydettirmeleri için tanınan sürenin 1 Ekim 2013 tarihinde dolması üzerine yeni bir karar alarak 1 yıllık ek süre tanıdı.

     

    BTK Başkanı Tayfun Acarer, bu yılın başında hayata geçirdikleri hat sorgulama hizmetinden yaklaşık 2,5 milyon kişinin yararlandığını belirterek, başkasının üzerine kayıtlı cep telefonu hattını kullandığı belirlenen 808 bin 903 kişinin kullandıkları cep telefonu hatlarını üzerilerine aldığını bildirdi.

     

     
    Başkası adına kayıtlı olmasına rağmen kullandıkları hatları 1 Ekim’e kadar herhangi bir sebeple üzerilerine almayan kişilerin mağdur olmaması amacıyla bu süreyi uzattıklarını kaydeden Acarer, söz konusu kişilerin, hizmet aldıkları GSM operatörlerine başvurarak hatları üzerilerine kaydettirmeleri ve abonelik sözleşmesi imzalayabilmeleri için tanınan ek sürenin 1 Ekim 2014 tarihinde dolacağını açıkladı. Acarer, BTK’nın konuya ilişkin yeni kurul kararı hakkında şöyle konuştu:

     

     

    “Sürenin uzatılmasıyla aboneliğin güncellenmesi kapsamında vatandaşların üzerilerine aldıkları telefon numaralarını bir yıllık itiraz süresini beklemeden 3 ay sonrasında yani 1 Ekim 2013 tarihinden önce aboneliğini güncelleyen kişiler, 31 Aralık 2013 tarihinden başlamak üzere başka bir GSM operatörüne taşıyabilecekleri hususu da karara bağlandı. Böylece kullanıcıların kendi üzerilerine aldıkları hatlar için numara taşıma işlemi de gerçekleştirebilecek.”

     

     

    Başkasının adına hat alan bazı kişilerin, bu hatları dolandırıcılık gibi yasa dışı bir takım işlerde ve görüşmelerde kullanabildiği uyarısında bulunan Acarer, “Bu gibi olaylar nedeniyle kağıt üstünde hattın sahibi olarak gözüken ancak bundan haberi olmayan vatandaşlar zor durumda kalabiliyor” dedi.

     

     

    BTK’nın, vatandaşların haberi olmadan adlarına cep telefonu hattı açılmasını engellemek ve bu şekilde açılmış hatların gerçek kullanıcıların adına kaydedilmesini sağlamak için 2 Ocak’ta İnternet üzerinden Mobil Hat Sorgulama Hizmeti başlatıldığını anımsatan Acarer, şunları kaydetti:

     

     

    “İnternet sitesinde yaptıkları sorgulama sonucunda adlarına kayıtlı ancak başkaları tarafından kullanılan telefon bulunduğunu tespit edenler, ilgili GSM firmasının abone kayıt merkezlerine başvurarak bu hatların kullanıcıların adına kaydedilmesini veya iptal edilmesini isteyebiliyor. Cep telefonu abonesi olmayan vatandaşlar da bilgileri dışında adlarına hat açılıp açılmadığını e-devlet üzerinden kimlik numarasıyla sorgulama yaparak öğrenebiliyor.”

  • Kredi çekecekler dikkat

    Kredi çekecekler dikkat

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 16 Nisan’da faizlerde indirime gitmesinin ardından gözler bankalara çevrildi.

     

    Banka yöneticileri, piyasalarda TCMB’nin kararları sonrası kredi faiz oranlarında düşüş olacağı beklentisinin hakim olduğunu belirtiyor. Banka yöneticileri, Merkez Bankasının aralık ayında politika faizinde 25 baz puan indirime gitmesinin ardından sektör genelinde kullandırılan “Konut Taşıt İhtiyaç” tüketici kredilerinde aralık ayından nisan ayının ortalarına kadar ortalama 100 baz puan indirimin gerçekleştiğini ifade ediyor.

     

     

     

    Merkez Bankasının 16 Nisan’da gerçekleştirdiği PPK toplantısında faiz indirimlerinin ardından kararın kredi faizlerine olası etkilerini banka yöneticileri değerlendirdi.

     

     

     

    DÜŞÜŞ TRENDİ SÜRECEK Mİ?

    Akbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, Merkez Bankasının aldığı kararın bankaların fonlama maliyetlerine yansıyacağını belirtti.

     

     

     

    Öte yandan Merkez Bankasının 16 Nisan’da 50 baz puanlık indirim öncesinde, en son politika faizi indirimini 25 baz puanla 2012 aralık ayı ortasında yaptığını hatırlatan Tözge, şunları kaydetti:

     

     

     

    “Sektördeki bireysel kredi faizlerine baktığımız zaman son politika faiz değişikliği yapılan aralık ortasında, sektör genelinde kullandırılan ‘Konut Taşıt İhtiyaç’ kredilerinin ortalamada yüzde 12,42 olan faizlerinin nisan ortası itibariyle yüzde 11,53’e düştüğünü, bu iki tarih aralığında yaklaşık 100 baz puan indirimin zaten gerçekleştiğini görüyoruz. Dolayısıyla sektör, piyasalardaki gelişmelere paralel olarak faiz indirimi beklentisini bir süredir fiyatlarına yansıtmaya başlamıştı diyebiliriz.”

     

     

     

    Yeni politika faizinin piyasa yansımaları ve ekonomi yönetiminin kredi büyümesiyle ilgili alacağı makro ihtiyati tedbirlerin beraber değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tözge, “Bireysel kredi faizlerinin tekrar gözden geçirilmesi ve bu perspektifte faizlerde düşüş trendinin devam etmesi beklenebilir. Akbank olarak her zamanki gibi rekabetçi faiz oranlarımıza ve prosedürsüz kredi kullandırım uygulamalarımıza devam ederek, bireysel kredilerdeki lider duruşumuzu sürdüreceğiz” dedi.

     

     

     

    KISA VADELİ FAİZLER YÜKSELİR Mİ?

    ING Bank Bireysel Bankacılık Pazarlama, Satış ve Alternatif Dağıtım Kanallarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Uygun da bankaların fonlama maliyetine yansıyan düşüşün kredi ve mevduat faizlerini etkileyeceğini belirterek, “Ancak halihazırda faizlerde çok ciddi düşüş olduğunu düşünecek olursak etkinin TCMB’nin 50 baz puanlık indirimine denk olmasını beklememek uygun olur” dedi.

     

     

     

    Özellikle konut kredi faizlerindeki düşüşün talebi olumlu etkilediğini daha önce gördüklerini ve dolayısıyla bu eğilimin yakın dönemde de devam edebileceğini aktaran Uygun, burada önemli olan diğer bir konunun da TCMB’nin politika esnekliğini koruyor olması ve küresel belirsizlikler nedeniyle sermaye akımlarındaki oynaklığa dikkati çekmesi olduğunu söyledi.

     

     

     

    Uygun, “Dolayısıyla son indirime rağmen zaman zaman kısa vadeli faizlerin yükseldiğini görme riskimiz var ayrıca TCMB sermaye akımlarının etkisini dengelemek için sterilizasyon da yapıyor. Bu da bankaların kendi likidite ve fonlama durumlarına göre hareket etmesine neden olabilir” dedi.

    Gelişmelerin güven ortamındaki iyileşmeye ve bunun kalıcılığına bağlı olduğunu anlatan Uygun, mevcut düşük faiz ortamında bankacılık genelinde olduğu gibi bireysel kredilerdeki yoğun rekabetin devam edeceğini vurguladı.

     

     

     

    Merkez Bankasının son kararında, kredi büyümesinin yüzde 15’lik referans değerin üzerinde seyrettiğini ve bunu sermaye akımlarını rezerv opsiyon mekanizması kanalıyla sterilize ederek kredi büyümesini kontrol altında tutmak isteğinin görüldüğünü aktaran Uygun, “Ancak tüketici kredileri büyümesi genelde ön planda izleniyor, bunu da biliyoruz. Tüketici kredilerinde, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık yüzde 6,5 oranında büyüme gerçekleşti. Büyümenin 2013 sonuna kadar aynı hızda devam etmeyeceğini, geçen yılın üzerinde gerçekleşecek olsa da ciddi bir fark olmasını da beklemiyoruz” diye konuştu.

     

     

     

    TAHMİNLER NE YÖNDE?

    Odeabank Stratejik Planlama Grup Müdürü Erkan Dernek ise kredi faizleri konusunda TCMB’nin faiz indirimlerinin yanı sıra likidite koşullarındaki tutumunun da önemli olduğunu söyledi.

    TCMB’nin bir önceki faiz indirimleri sırasında ortalama fonlama faizini repo piyasasındaki likiditeyi kısarak artırma eğilimine girdiğini belirten Dernek, bu yüzden piyasada tüketici kredi faizlerinin sınırlı bir şekilde azalırken mevduat faizlerinin yataya yakın seyredip son haftalarda çok az artış sinyalleri verdiğini ifade etti.

    Dernek, bu ay global büyüme endişelerinin ve emtia fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle faiz indirimlerine devam eden Merkez Bankasının enflasyon beklentisinde rahat olduğu sinyalini verdiğine işaret etti.

    Cari dengeyi ön planda tuttuğu için Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesini özellikle takip edeceğini belirten Merkez Bankasının, tüketici kredilerinde aşırı artış konusunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) önlemler alabileceğini öngören Dernek, şunları kaydetti:

     

     

     

    “Ayrıca piyasaya ihtiyaç duyulan likiditeyi sağlamaya devam edeceği mesajını verdi. Geçen ayki demeçlerle karşılaştırıldığında likidite yönünde baskıların azalması ve dolayısıyla ortalama fonlama faizlerinde düşme eğilimi anlamına geliyor. BDDK’nın cari açığa doğrudan etkisi nedeniyle sadece bireysel krediler için önlem alabileceğini Merkez Bankasının ise büyümeyi destekleyici politikaları odaklanacağını tahmin ediyoruz. Bütün bu gelişmeler ışığında enflasyonun azalma eğilimi ve fonlama maliyetlerindeki düşüş ile beraber gelecek dönemlerdeki olası faiz indirimleri de göz önüne alınınca bugünkü ortalama yüzde 6,5 olan mevduat faizlerin yüzde 6 seviyelerine doğru yaklaşacağını ve buna bağlı olarak da kredi faizlerinde bir miktar düşme eğilimi olabileceğini tahmin ediyoruz.”

    Bu yüzden BDDK önlemleri gelene kadar kredi faizleri kısa dönemde düşme eğiliminde olsa da BDDK’nın alacağı önlemlere göre tüketici kredi faizlerinin baskı altında kalacağını öngören Dernek, “Tahminlerimiz arasında tüketici kredisi provizyonlarını artırmak, sermaye yeterliliğine konu olan risk ağırlıklarını artırmak, vergi oranlarını artırmak gibi tüketici kredisi maliyetlerini artırmaya yönelik önlemler var. Bu aksiyonlar kredi faizlerindeki olası düşüşü baskı altına alıp bugünkü değerlerinde yataya yakın seyretmelerine sebep olabilir” dedi.

     

     

     

     

  • Kredi kartı hesap özetlerine dikkat!

    Kredi kartı hesap özetlerine dikkat!

    Bankayla yaptığınız sözleşmenin şartları bir gece ansızın değişebilir…Babacan ve BDDK bankaların vatandaşa gönderdiği hesap özetlerinin arka sayfalarına koydukları küçük notlarla üyelik ücretlerini yükseltme, yeni koşullar getirme gibi vatandaşın aleyhine işlemler yapabileceğini açıkladı. Vatandaşın ekstredeki bu notu görmeden, ödeme yapması ve kartı kullanmaya devam etmesi halinde yeni koşulları kabul etmiş sayılacağını vurguladı.

     

    Bankaların kredi kartı aidatı, işlem ücretleri vb adı altında vatandaştan aldıkları ücretlerle ilgili tartışma sürerken, vatandaşın daha büyük bir sorunla karşı karşıya olduğu ortaya çıktı. Bankaların kredi kartı ekstrelerinin genellikle de arka yüzüne küçük notlar koyarak vatandaşın ödeyeceği ücretleri artırdıkları, yeni maliyetler ortaya çıkardıkları anlaşıldı. Üstelik bu notları görmeksizin ödemelerini yapan ve kartını kullanmaya devam eden vatandaşların, bu değişiklikleri kabul etmiş sayılacağı da en üst düzeyden resmiyet kazanmış oldu.

     

    CHP Milletvekili Umut Oran’ın soru önergesini yanıtlayan BDDK Başkanı Mukim Öztekin ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankaların hesap ekstrelerinin arkasına küçük notlar ekleyerek vatandaşın ödediği ücretleri artırması yeni ücret getirmesi gibi işlemleri savundu. Babacan, vatandaşın, ekstredeki bu notu görmeden ödeme yapması ve kartı kullanmaya devam etmesi halinde yeni koşulları kabul etmiş sayılacağını vurguladı. Böylece vatandaş bankalara karşı bir kez daha korumasız kaldı.

     

    BANKANIN NOTUNU GÖRMEDEN KARTI KULLANAN, KABUL ETMİŞ SAYILIR

    Oran’ın konuyla ilgili sorularını BDDK notuyla 19 Mart’ta yanıtlayan Babacan, vatandaşı mağdur eden bankaların tek taraflı sözleşme değişikliklerini savundu. Babacan, “Bankaların müşterilerine gönderdiği kredi kartı hesap özetlerinin arka sayfalarında küçük puntolarla kimi bildirimlerde bulunarak o kart sahibi aleyhine bir işlem yapması, örneğin kart aidat ücretini yükseltmesi, yani tek taraflı sözleşme değişikliği yapması yasal olarak uygun mudur?” sorusunu şöyle yanıtladı:
    “Sözleşmede yapılacak değişiklikler kart hamiline bildirilir. Bu değişiklikler bildirim yapıldığı döneme ilişkin son ödeme tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Son ödeme tarihinden sonra kartın kullanılmaya devam edilmesi halinde sözleşmede meydana gelen değişiklik kabul edilmiş sayılır.”

     

    HESAP ÖZETLERİNİN ARKASINI BİLE İYİCE İNCELEYİN 

    Babacan, vatandaşın haberi olmadan faiz artırılmasına ilişkin de şunları söyledi: “Faiz oranının artırılması durumunda bu değişikliğin vatandaşa otuz gün önce bildirilmesi gerekir. Vatandaş, bildirimden itibaren altmış gün içinde tam borcunu ödeyip, kredi kartını kullanmaya son verirse, faiz artışından etkilenmez.”

     

    Babacan, bankaların bu bildirimleri kredi kartı ekstrelerinin arka yüzlerine küçük notlarla yapılmasına ilişkin olarak da, “yasal olarak değişiklikler hesap özetinde 12 punto harfler kullanılarak belirtilir” demekle yetindi.

  • YGS  bugün yapılacak

    YGS bugün yapılacak

    Yaklaşık 1 milyon 851 bin öğrencinin üniversite kapısını aralamak için gireceği Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) bugün yapılacak.

     

    2013 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi’nin (ÖSYS) ilk aşaması olan 2013-YGS’ye girmek için 1 milyon 851 bin 326 aday başvurdu.

     

     

    YGS, bugün tüm yurtta ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki 167 sınav merkezinde, 100 bin 452 sınav salonunda tek oturumda yapılacak. Saat 10.00’da başlayacak sınav, 160 dakikasürecek.

     

     

    Kimlik ve güvenlik kontrolleriyle salona giriş işlemlerinin zamanında yapılabilmesi için adayların sınava girecekleri binanın kapısında en geç saat 09.00’da hazır olmaları ve yanlarında sınav giriş belgesini bulundurmaları gerekiyor.

    Sınav giriş belgesinin ön yüzünde ÖSYM tarafından belirlenmiş bilgiler hariç ön ve arka yüzünde herhangi bir yazı, resim, işaret bulunan adayların sınavı geçersiz sayılacak.

    Adaylardan, sınava giriş belgesinin yanı sıra nüfus cüzdanı veya pasaport gibi tanıtıcı kimlikleri de sorulacak. Nüfus cüzdanı veya pasaport dışında zorunlu askerlik görevini ifa eden er veya erbaşlar ile askeri öğrenciler için askeri kimlik belgesi (Bu özel durum muvazzaf askerler içingeçerli değil), Türk vatandaşlığından izin ile ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait pembe veya mavi kartlar kabul edilecek.

     

     

    Bunların dışındaki, sürücü belgesi, meslek kimlik kartları gibi diğer tüm belgeler sınava giriş içingeçerli sayılmayacak. Nüfus cüzdanında soğuk damga, adayın güncel bir fotoğrafı ve TC kimlik numarasının bulunması, pasaportun süresinin de geçerli olması gerekiyor. Üzerinde soğuk damga, güncel bir fotoğraf veya TC kimlik numarası bulunmayan nüfus cüzdanları ile geçerliliksüresi bitmiş pasaportlar kabul edilmeyecek. Bu belgeleri eksiksiz olarak yanında bulundurmayan bir aday, mazereti ne olursa olsun, 2013-YGS’ye alınmayacak.

     

     

    Hiçbir eşya emanete alınmayacağından adayların sınav binalarına bu belgeler dışında herhangi bir eşya, araç-gereç getirmemeleri gerekiyor. Sınavın yapıldığı her bir salona en az bir adet duvar saati, adayların sınavda kullanacakları gereçler (kalem, silgi, kalemtıraş ile şeker ve peçete) ÖSYM tarafından sağlanacak. Adaylar sınava şeffaf pet şişe içinde su getirebilecek.

    Sınav binaları ve salonları ÖSYM tarafından kurulacak güvenlik kameraları ile izlenebilecek.Kamera kayıtları, gerektiğinde kanıt olarak kullanılacak.

     

     

    Sınav başladıktan sonra adayların ilk 120 dakika ve son 15 dakika içinde, tuvalete gitmek için bile salonundan çıkmaları izin verilmeyecek. Sınav süresince adayların konuşmaları, kopya çekmeleri veya kopya vermeleri, salondaki görevlilere soru sormaları, birbirlerine kalem, silgigibi şeyler alıp vermeleri, sınav düzenini bozacak davranışlarda bulunmaları yasak olacak. Buyasaklara uymadığı saptanan adayların sınavı geçersiz sayılacak.

     

     

    Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden de 5 soru yöneltilecek

    YGS’de ortak müfredata dayalı Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen bilimleri testleri yer alacak. Adaylar, güncel öğretim programlarından sorumlu olacak. Bu yıl YGS’de Türkçe’den 40, tarihten 15, coğrafyadan 12, felsefeden 8 ve din kültürü ve ahlak bilgisinden 5, temel matematikten 40, fizikten 14, kimyadan 13, biyolojiden ise 13 soru yöneltilecek.

     

     

    Sosyal bilimler testinde, ortaöğretim kurumlarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersini almak zorunda olmayan veya farklı müfredat ile eğitim gören öğrenciler, din kültürü ve ahlak bilgisi sorularından muaf tutulacak. Bu öğrencilere din kültürü ve ahlak bilgisi soruları yerine YGS’desosyal bilimler testinde yer alan felsefe alanından 5 soru sorulacak. Sosyal bilimler testinde toplam 45 soru bulunacak.

     

     

    YGS’de tüm adaylar ilk 35 sorunun tamamından sorumlu olacak. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersini yasal olarak almak zorunda olan adaylar, sosyal bilimler testinin ilk 40 sorusunu cevaplandırmakla yükümlü tutulacak. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersini yasal olarak almak zorunda olmayan veya farklı müfredat ile eğitim gören öğrenciler ise sosyal bilimler testinin ilk 35 sorusunu cevaplandırdıktan sonra aynı testin 41, 42, 43, 44 ve 45. felsefe alanı sorularını cevaplandıracak.

     

     

    Sınavda 282 bin kişi görev yapacak.

  • MTV’sini ödemeyen araç sahipleri dikkat

    MTV’sini ödemeyen araç sahipleri dikkat

    Vergi borcu olan 5 milyon araç sahibi için harekete geçildi.

     

    Otomobil satışlarında yaşanan rekor, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV ) tahsilatına yansımadı. Yıl sonuna kadar toplam 7.4 milyar liralık MTV tahsilatı elde etmeyi planlayan Maliye, ilk taksit ödemesinin yüzde 33’lerde kalması üzerine, MTV borçlusu araç sahiplerini yakın takibe aldı.

     

    Star’da yer alan habere göre 2012 yılı sonu itibariyle 4 milyon düzeyinde bulunan MTV borcunu ödemeyen mükellef sayısı, ocak ayı sonu taksidini ödemeyen mükelleflerle birlikte 5 milyona ulaştı.

     

     

    Maliye Bakanlığı , MTV hedeflerini tutturmak için geçen yıl olduğu gibi borçlu araç sahiplerini yakın takibe aldı. Bu ay kira geliri elde eden mükelleflere mektup gönderen Maliye, nisandan itibaren de MTV’sini ve trafik cezasını ödemeyen mükellefleri mektup ve SMS yoluyla uyaracak.

     

     

    Tüm uyarılara rağmen borcunu ödememekte direnen mükelleflere ise haciz işlemleri yapılacak.

    Emniyet Genel Müdürlüğü ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından ortak yürütülen projeye göre,internet aracılığı ile araçlara ipotek konulabilecek. Ayrıca, MTV borçları yüksek tutarlara ulaşan mükelleflerin hesaplarına e-haciz getirilmesi gündeme gelecek.