Etiket: dikkat

  • Obezite ameliyatı sonrası doktor takibinde kilo verilmeli

    Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, obezite ameliyatları sonrası hasta takibinin çok önemli olduğunu belirtti.

     

    Dr. Yazıcıoğlu, cerrahinin ardından ilk yıl her üç ayda bir kan sayımı, glikoz ve kreatinin değerlerinin ölçülmesi, yorgunluk, halsizlik, kas kitlesi kaybı, kalp çarpıntıları, depresyon, karıncalanma, kemik hastalığı, gece görüş kaybı veya hipoglisemi gibi vücutta sorunlara yol açabilecek herhangi belirli bir besin yoksunluğunun olup olmadığını görmek için her altı ayda bir kan testleri yaptırılması gerektiğini bildirdi.
    Obezite cerrahisinden sonra daha az besin maddesi emildiği için ne yenildiğine dikkat edilmesi ve sağlıklı olmak için bedenin gerek duyduğu besin maddelerinin tümünün alındığından emin olunması gerektiğini belirten Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, proteinler, yağlar, karbonhidratlar ile vitaminler, mineraller, eser elementler seviyelerinin izlenmesi için kan testleri yaptırmak amacıyla endokrinoloji uzmanına düzenli aralıklarla başvurulması gerektiğini bildirdi.

    Dr. Yazıcıoğlu, “İlk yıl her üç ayda bir kan sayımı (anemi kontrolü için), glikoz (kan şekeri seviyesi kontrolü) ve kreatinin (böbrek işlev kontrolü) değerleri ölçülmelidir. Yorgunluk, halsizlik, kas kitlesi kaybı, kalp çarpıntıları, depresyon, karıncalanma, kemik hastalığı, gece görüş kaybı veya hipoglisemi (kandaki kalsiyum seviyelerinin düşmesi) gibi vücutta sorunlara yol açabilecek herhangi belirli bir besin yoksunluğu olup olmadığını görmek için ilk yıl her altı ayda bir kan testleri yaptırılmalıdır. İlk yıldan sonra bu testlerin tamamı yılda bir tekrarlanmalıdır” dedi.

    ŞEKERLİ VE YAĞLI YİYECEKLER TÜKETİLMEMELİ
    Hızlı mide boşalma sendromu, mide bulantısı, halsizlik, sersemlik ve mide krampları gibi, midedeki sindirilmemiş yiyecekler ince bağırsağa çok çabuk boşaltıldığında meydana gelen bir dizi belirtiye karşılık geldiğini belirten Dr. Yazıcıoğlu şunları söyledi:
    ”Çok fazla şeker veya yağlı yiyecekler bu hızlı boşalmayı tetikleyebilir. Hızlı boşalma belirtileri zaman içinde azalma eğilimi gösterir ve aşağıdakiler gibi bazı besin değişiklikleriyle genellikle kontrol edilebilir. Bunlar, katı gıda içeren bir öğünden sonra 30 dakika içinde sıvı tüketmekten kaçınmak, protein miktarını artırmak, kolay sindirilen basit karbonhidratlardan (şekerli gıdalar ve içecekler gibi) uzak durmak, sindirimi daha uzun süren lif ve kompleks karbonhidrat (tam tahıllı yiyecekler gibi) alımını artırmaktır.”

    KUSMAYA KARŞI GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMALI
    Kusma ve hızlı mide boşalma sendromunun, mide boyutunun küçültüldüğü işlemlerin olası yan etkileri olduğunu da hatırlatan Dr. Yazıcıoğlu, “Kusma en yaygın olarak küçük mide kesesine alışılan dönem olan ameliyat sonrasındaki ilk birkaç ay boyunca görülür. Kusma çok zorlu olan yiyecekleri yemekten ya da çok hızlı veya çok fazla yemekten, çok büyük lokmalar almaktan veya yiyecekleri yeterince çiğnememekten kaynaklanabilir. Kusma aynı zamanda sıvı kaybından da kaynaklanabilir. Kusmayı önlemek için tokluk işaretlerine dikkat etmeli, yavaş yemeli ve bol miktarda sıvı tüketilmelidir” dedi.

    KULLANILAN İLAÇLARIN DOZU DOKTOR KONTROLÜNDE AYARLANMALI
    Obezite cerrahisinin etkisinin, obezite düzeyi yüksek kişilerde kilo kaybının ötesine geçtiğini ifade eden Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ”Çoğu hastada obeziteyle ilgili sağlık sorunları kaybolur veya büyük oranda iyileşme gösterir. Örneğin, emilimi azaltıcı bir işlemden çok kısa süre sonra tip 2 şeker hastalığı diyabet ilaçlarını çok az gerektirecek veya hiç gerektirmeyecek bir noktaya gerileyebilir. Benzer şekilde, insülin tedavisi gören hastalar çok daha az insüline ihtiyaç duyarlar ve bir kısmında ameliyattan sonra insülün tedavisi kesilebilir. Obezite cerrahisi aynı zamanda hipertansiyon, yüksek kolesterol, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı, uyku apnesi, eklem hastalığı, astım ve polikistik over sendromuna bağlı kısırlık gibi diğer durumlarda iyileşme yaratabilir veya çözüm getirebilir. Ameliyat öncesinde şeker hastalığı, yüksek tansiyon veya yüksek kolesterol gibi durumları tedavi etmek amacıyla ilaç alınıyorsa, ameliyattan hemen sonra dozunu ayarlamak gerekir. Bu nedenle endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanı tarafından hastanın izlenmesi önemlidir.”

  • YGS için son virajda bunlara dikkat!

    Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) son bir ay kala öğrencilerin kalan zamanı nasıl değerlendirmesi gerektiğine yönelik tavsiyelerde bulunan Uğur Hazırlık Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil, “YGS bir bilgi ölçme aşamasıdır. Öğrenciler son bir ayda bol bol deneme sınavı çözüp eksikliklerini belirlemeliler” dedi.

     

    Üniversiteye girişte önemli bir basamağı oluşturan YGS’ye bir aydan az bir zaman kaldı. 15 Mart 2015 Pazar günü gerçekleştirilecek sınav öncesi uzmanlar, öğrencileri son hazırlıklarını yapmaları konusunda uyarıyor.

    Bu dönemde öğrencilerin sosyal etkinlikleri en aza indirerek sınava hazırlanmaları gerektiğini ifade eden Nazik Kösegil, “Üniversiteye girişti önemli bir aşamayı oluşturan YGS’nin Haziran ayında yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavı’na (LYS) çok ciddi etkileri olacak. O nedenle bu son bir ayda öğrencilerin YGS ile ilgili bir eksiklik çalışması yapması gerekiyor. Öğrenciler YGS’de çıkacak konuları çıkarıp eksikliklerine göre bir analiz dosyası oluşturmalılar. Bu dosyaya göre bilmedikleri konuları öğrenip bildiklerini de pekiştirmek gibi bir amaçları olması gerekiyor. Bunu en kolay yapabilecekleri yöntem ise deneme sınavları çözmektir. Bu testleri çözerken öğrenciler testi çözdüm doğru mu yanlış mı baktım diye değil de hangi soruyu neden yanlış yaptım konu eksiğim mi var yoksa soru mu zordu diye bir değerlendirme yapmaları daha doğru olacaktır. Bu şekilde YGS’de çıkacak tüm konuların tekrarını yapmış olacaklar, hangi konularda eksik olduklarını daha hızlı görecekler, parça parça eksiklikler çıkacağından kalan zaman zarfı içerisinde bunları tamamlama şansları olacak. Bunu yaparken de bu önemde özellikle sosyal etkinlikleri en aza indirmeleri gerekiyor. Bütün enerjilerini YGS hazırlığına harcamaları çok önemli” diye konuştu.

    LYS SINAVI DAHA ÖNEMLİ

    YGS’nin bir aşama olduğunu belirten Kösegil öğrencilerin bu dönemde LYS çalışmalarına da günde en az iki saat yer ayırmalarının altını çizdi. Haziran ayında yapılacak LYS’nin meslek seçiminde ve üniversiteye yerleşmede daha yüksek önem sahip olduğunu da vurgulayan Kösegil, “YGS önemli bir aşama fakat önemli olan LYS. Çünkü YGS netleri LYS’ye yüzde 20 ile 40 arasında bir etkide bulunuyor. Bu açıdan değerlendirdiğimizde sınav puan oluşumunun büyük bir bölümü LYS’ye kalıyor. LYS’ye kalan süreye baktığımızda da çok bir zaman olmadığını görüyoruz. YGS konu ve soru bazı olarak LYS’ye göre daha kolay bir sınav. Öğrencilere bu dönemde tavsiyemiz sosyal aktiviteleri azaltmak, olabildiğince çalışma saatini arttırmak ve iki sınava da bu dönemde olabildiğince dengeli çalışmak. Deneme sınavları bu dönemde öğrenciyi hızlandıracaktır. Çünkü YGS ve LYS sınavlarını bu dönemde öğrenmek öğrenciyi zorlayacaktır. Bu nedenle YGS ile ilgili denemeler çözerek yanlışların üzerine çalışmalar yapmak ve her gün en az 2 saat LYS’ye hazırlanmak gerekiyor. YGS’den sonra öğrencilerde bir ferahlık olacak tekrar toparlayıp LYS’ye odaklanmak biraz zor olabilir. Bu nedenle öğrenciler bu son bir ayda LYS ile ilgili bağlantıyı koparmamalı ve YGS için özel bir hazırlık yapmalılar” ifadelerini kullandı.

    TIP VE HUKUK FAKÜLTELERİNİ TERCİH EDECEK ÖĞRENCİLER DİKKAT!

    TIP ve Hukuk Fakülteleri’nde yapılan değişikliğe de dikkat çeken Kösegil, “Değişiklik Hukuk Fakülteleri’nde yapılan bir puan değişikliği ile başladı. Puan türü olarak TM-2 ile öğrenci alan fakülte TM-3 puan türüne geçti. Yani Hukuk Fakülteleri’nde geçmiş yıllarda Matematik ağırlıklı bir alım varken yeni puan türü sonrası bu Edebiyat-Coğrafya ağırlıklı oldu. Bu da Hukuk Fakültelerini tercih edecek öğrencileri Edebiyat ve Sosyal Bilgiler ağırlıklı çalışmaya çekti. Bu nedenle hukuk isteyen öğrenciler YGS’de Matematik kadar Türkçe ve Sosyal Bilgiler testlerine de önem versinler. Hukuk ve Tıp Fakültelerine bir taban puanı geldi. Yapılan değişikliğe göre Tıp’ta 40 bininci başarı sırasının üstünde Hukuk Fakültesinde ise 150 binin üzerinde kalanlar bu bölümleri tercih edemeyecekler. Öğrenci Tıp ve Hukuk Tercih etmek istiyorsa YGS ve LYS için ciddi hazırlıklar yapmalılar. Çünkü bu başarı sıraları yüksek puanlar getiriyor” ifadelerine yer verdi.

    AİLELER KAYGIYA NEDEN OLABİLİYOR

    Ailelerin çocuklar üzerinde kaygıya neden olabileceğini söyleyen Kösegil, “Veliler sınav konusunda hassaslar ve sınavı önemsiyorlar. Ancak sınav sürecince öğrencilerin faydasına kullandıkları cümleler öğrenciler üzerinde zamanla kaygı oluşturmaktadır. Velilerimiz öğrencilerin kaygı düzeyini düzeltmeye çalışırken daha da ok kaygılanmalarına neden olabiliyorlar. Bu nedenle son bir ay boyunca velilerimize tavsiyemiz öğrencilere güvenlerini sürekli dile getirmeleridir. Hayatlarının sınava bağlı olmadığını ve kendilerini sevdiklerini dile getirsinler. Ayrıca öğrenciye ciddi anlamda güvensinler öğrenciler bu sınav için ciddi emek harcıyorlar biraz güvene biraz da sevgiye ihtiyaçları var” dedi.

  • GÜZELLİK MİTLERİNE DİKKAT !

    Gözlerin ruhun aynası olduğu söylenir, fakat ya yüzümüz? Cildiniz ona ne kadar baktığınız ve nasıl bir yaşam sürdüğünüz hakkında birçok şey söyler.Bazı doğru bilenen yanlışlar var ki cildi olumsuz etkiler.Dermatec Polikliniği Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek konu ile ilgili bilgiler verdi.

     

    Siyah noktalardan bantlar yardımı ile kurtulabilirsiniz !
    Yanlış. Çünkü siyah nokta bantları sadece burundaki kirleri temizler.Gözeneklerde bulunan siyah noktaları çıkarmaz.Bant üzerinde gördükleriniz yüzeysel kirlerdir.Siyah noktalardan gözeneklerin açılması gerekir.
    Selülitlere çare kremlerdir
    Bu da yanlış. Selülitle mücadele edilecekse belirli krem ya da jeller mucizevi etki yaratmazlar.Selülitlerden kurtulmak için bir dermatoloji uzmanına danışarak doğru uygulamalar seçmelisiniz.
    Güneş kremi sadece yazın sürülür
    Güneşin yaydığı UVA ışınları (kırışıklığa sebep olanlar) tüm yıl boyunca aynı derecede güçlü yansırlar. Siz gözünüzle görmüyor olabilirsiniz ama UVB ve UVA ışınlarına maruz kalan cilt, yaşlılık lekeleri, kırışıklıklar ya da en kötü durumda cilt kanseri gibi ciddi problemlerle karşılaşabilir. O yüzden kışın bile yüzünüze, ellerinize cilt tipinize uygun güneş koruyucu krem sürmelisiniz.
    Yağlı cildin nemlendiriciye ihtiyacı yoktur.
    Nemlendirici, sağlıklı cilt hücrelerinin korunmasında önemli bir bileşendir. Yağlı ciltlerin de diğer ciltler gibi nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Yağsız, su bazlı olanları tercih etmelisiniz eğer cildiniz yağlı ise…
    Akneyi sıkarsan kurtulursun
    Tam tersi akne asla sıkılmamalıdır. Çünkü sıkılırsa aknenin içinde bulunan enfeksiyonu ve inflamasyonu da dağıtmış oluyorsunuz, bunun sonucunda hem yüzde iz oluşuyor, hem daha da büyüyor.
    Yüzünüzü Ne Kadar Çok Yıkarsanız O kadar İyi
    Cildinizin bir yağ dengesi var.Her akla gelindiğinde cilt temizliği için yüz yıkamak bu doğal dengeyi bozar.Fazla temizlenen cilt tahriş olabilir, yağ dengesi bozulduğundan sorunlu bir görüntü oluşturabilir.

  • HAMİLELİK ÖNCESİ VARİSİ OLANLAR DİKKAT !

    Özel Elit Polikliniği Hekimlerinden Kalp ve Damar Cerrahı Prof.Dr.Güven Erdoğ , Hamilelik öncesi varisi olanlarda, genelde 6. aydan sonra bebeğin anne küçük karnına basınç yapması nedeni ile varislerde ciddi bir artış ve büyüme görülebilir.” dedi.

     

    Kişinin hiçbir şikayeti olmasa da varis bir hastalıktır. Pek çok yan hastalıklara sebep olabilir. Damar iltihaplanmaları,damar yırtılmaları , tromboz dediğimiz varisli damarlarda ortaya çıkan pıhtı ve bu pıhtının yerinden kopup uzak yerlerde hastalık yapması gibi…
    Gebelikte vücuttaki damarlar yaklaşık olarak % 20 oranında daha fazla kan taşımak zorundadır. Bu da fazladan 1 litre daha kan demektir. Hamilelik süresi ilerledikçe hareketler daha kısıtlanır. Koruyucu olarak hamile tipi varis destek çorabı giymek , fırsat buldukça hafifçe uzanıp bacakları yukarı kaldırmak uygun hareketlerdendir. Bacaklarınıza masaj yaptırmak da iyi gelir ancak toplardamar yapısını iyi bilen bir kişi gerekir. Yanlış yapılan bacak masajları toplardamar kapaklarını zedeleyebilir. Bu da ileride ortaya çıkacak kapak bozukluklarına bağlı varislere neden olur. En basit tabir ile masaj mutlaka ayaktan bacağa doğru yani aşağıdan yukarıya doğru olmalıdır. Toplardamar kapaklarının yönü bu şekildedir. Tersi hareketler çok ince yapısı olan bu kapaklara ciddi zararlar verebilir.
    Hamile iken yapacağınız yolculuklarda sabit durma nedeni ile toplardamar içindeki basınç artışı yine hızlanacaktır. Yolculuklarda hareketli olun, ayak ve bacak hareketlerinizi sürekli yapıp aktif hayatınızı devam ettirin. Bacak bacak üstüne atmayın.Yolculuk sırasında çok su tüketin , kanınız koyulaşmasın.Çok sıcak kadar çok soğuk ta bacaklarınıza zararlıdır.

     

    Hamilelikte vücut normal zamanlara göre daha bir nazlı olur. Artık iki kişisiniz. Sadece kendiniz için değil evladınızı da hastalıklarınıza ortak olabileceği için düşünün.
    Yine bebeğin yaptığı basınçla toplar damarlar içindeki kan basıncı ileri derecede artar. Yer yer morarmalar ve çürümeler görülebilir.
    Ayrıca kadının genital organı ve hemen çevresindeki damarların içerisinde ostrojen-progesteron seviye ve değişikliğine hassas reseptörler (alıcılar) vardır.Doğuma hazırlana kadın vücudundaki değişikliklerin hemen tamamı bebeğin doğum kanalından rahat geçebilmesi için olan değişikliklerdir. Çocuğun geçeceği yerler genişletilir.Doğumun rahat olması için ne hazırlık gerekirse vücut onu yapar. Bunun için gerekli olan da doğuma yakın zamanlarda seviyeleri daha artan hormonlarla bu kısımlarda gevşemeyi sağlamaktır. Çocuğun geçeceği yerler gevşer. Gevşer de bu kısımlardaki damarlar da gevşer.
    Neyse ki doğumdan sonraki ilk ayda hormon seviyeleri normale döner de damarlar da kendi eski şekillerine kavuşurlar.
    Bu demektir ki doğum nedeni ile ortaya çıkan varisler ilk bir veya iki ay içinde hemen tedavi edilmemeli,geçmesi beklenmelidir. Geçmeyenlerle ilgili karar iki aydan evvel verilmemelidir.

  • ER-VAK KADIN KOMİSYONU BİGİLENDİRME KONFERANSINDA ÇEVRESEL ZEHİRLERE DİKKAT ÇEKTİ

    Erzurum Kalkınma Vakfının Kadın Komisyonu uzun zamandan beri periyodik olarak sürdürdüğü bilgilendirme ve farkındalık oluşturma konferansında bu hafta “ Çevresel Zehirler” konusunu ele aldı.

    ETSO Meclis salonunda yapılan konferansı Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Müdürü Doç.Dr.Zeynep Eren sundu.
    İnsan sağlığını tehdit eden Çevresel Zehirlerin anlatıldığı konferans, hanımlar tarafından ilgiyle izlendi.
    Konuyla ilgili açıklama yapan Er-Vak Kadın komisyonu başkanı Nuran Çelenk, bilgilendirme konferanslarının dev am edeceğini belirterek, aktif bir sivil toplum kuruluşu olmanın gururu içerisinde olduklarını sözlerine ekledi.
    Çelenk ,Erzurumlu hanımları da Er-Vak çatısı altında hizmet etmeye davet etti.