Etiket: Dijital

  • Dijital Reklam Yatırımları 2015 Yılında Yüzde 19 Arttı

    Dijital reklam yatırımları, 2014 yılına oranla yüzde 18,8 oranında artarak 1 milyar 673,2 milyon TL’ ye ulaştı.

    2015 AdEx-TR Dijital Reklam Yatırımları IAB Türkiye tarafından açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre dijital reklam yatırımları, 2014 yılına oranla yüzde 18,8 oranında artarak 1 milyar 673,2 milyon TL’ye ulaştı. Bir önceki seneye oranla en çok artış görülen kategoriler mobil gösterim reklamları (yüzde 61,0), video reklamları (yüzde 33,6) ve oyun içi reklamlar (yüzde 30,6) oldu. Araştırmanın çıktıları arasında, 2015’in birinci yarısında araştırma kapsamına ilk kez dahil edilen sosyal medya ve programatik yatırımları da yer aldı. Sonuçlara göre, 2015 yılında programatik yatırımlarının 78,5 milyon TL olduğu görülürken, sosyal medya yatırımları 208,1 milyon TL olarak kaydedildi.

    IAB Türkiye’nin yaptığı açıklamaya göre, display reklam yatırımları 2015 yılında 611,5 milyon TL oldu. Display reklamlar kategorisinde en büyük payı 399,60 milyon TL ile gösterim ya da tıklama bazlı reklam yatırımları aldı. Video reklam yatırımları 134,6 milyon TL olarak gerçekleşirken, sponsorluk reklam yatırımları 45,9 milyon TL’ye, gelir paylaşımlı reklam yatırımları ise 31,4 milyon TL’ye ulaştı. 2015 yılında bir önceki senenin aynı dönemine oranla en fazla artış görülen kategoriler ise mobil gösterim reklamları (yüzde 61,0), video reklamları (yüzde 33,6) ve oyun içi reklamlar (yüzde 30,6) oldu. Arama motoru reklam yatırımları 2015’te 892,2 milyon TL‘ye ulaşırken, arama motoru reklam yatırımlarının alt kategorilerinde yer alan ücretli sıralama 588,5 milyon TL’ye; arama motoru görüntülü reklam yatırımları ise 303,7 milyon TL’ye çıktı.

    2015 yılında en büyük artışı 41,6 milyon TL’ye ulaşan mobil gösterim reklam yatırımları yaşarken, aynı kategorideki mobil opt-in SMS/MMS yatırımları ise yüzde 15 düşüşle 27,5 milyon TL oldu. benzer bir şekilde düşüş yaşayan bir başka kategori e-posta oldu. E-posta yılı yüzde 3,5 düşüşle 6,2 milyon TL ile kapattı. Bu iki kategorideki düşüşte 2015’in ilk yarısında yürürlüğe giren Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un etkisi olduğu tahmin ediliyor. Öte yandan internet ilan sayfası reklam yatırımları 85,7 milyon TL’ye ulaşırken, Oyun içi reklamlar ise bu dönemde 8,5 milyon TL’ye yükseldi. 2015’te ilk kez açıklanan programatik (78,5 milyon TL) ve sosyal medya reklam yatırımları sektör için önemli bir veri oldu. 208,1 milyon TL’lik sosyal medya reklamları, hem mobil hem de display toplamları içinde yer alıyor.

    IAB Türkiye Başkanı Dr. Mahmut Kurşun, 2015 yılı rakamları değerlendirmesinde, “Ülke ve sektör olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Ancak yine de dijital, reklam endüstrisinin çekici gücü oldu. Bu trendin devam edeceğini düşünüyorum. Zaten veriler bunu net biçimde ortaya koyuyor. Örneğin, e-marketer 2015’te küresel reklam sektörünün 513 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını, 159 milyar dolarlık hacimle dijitalin, toplamdan yüzde 31 pay aldığını hesaplıyor. 2016’da ise dijitalin toplamdaki payının yüzde 34’e çıkacağını, sektör yüzde 6 büyürken dijitalin yüzde 17’lik bir büyüme oranı yakalayacağını öngörüyor. Daha da ilgi çekici olanı 2017 yılında dünyada dijitalin televizyonu geçerek birinci sıraya yerleşeceğini tahmin ediyor. Bu perspektiften Türkiye’ye baktığımızda dijitalin, zor bir yıl olsa da 2015’te de çift haneli oranlarla büyümeyi sürdürdüğünü görüyoruz. 2016 da zorlu bir yıl olacak. Ekonomik konjonktürün yanı sıra, küresel ölçekte sektörün başını ağrıtan sorunlara hızla çözüm bulunacağını umuyorum. Bu bağlamda 2016’da dijitalin toplamdan aldığı yüzde 24’lük payı arttırarak televizyona biraz daha yaklaşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi 2016 Başladı

    Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt, dijital dönüşümün liderlerinin bireyler ve kurumlar olacağını söyledi.

    Vodafone Türkiye tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Dijital Dönüşüm Zirvesi, 4 bini aşkın davetlinin katılımıyla başladı. “Dijital Dönüşüm’ün Türkiye’nin Dijital Dönüşümü’ne liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone’un bu yıl ikincisini düzenlediği Dijital Dönüşüm Zirvesi, bugün (15 Mart) Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. “Dijital Dönüşüm’ün parçası ol” temasıyla düzenlenen zirve, bu yıl da dijitalleşmenin lider isimlerini Türkiye’de buluşturuyor. “Gelecek Burada”, “Keşfedin”, “Yarını Tasarlayın” ve “Fark Yaratın” ana başlıkları altında 11 farklı oturumda 16 uzman konuşmacıyı ağırlayan zirvede, iş dünyası, reklam, pazarlama, gazetecilik, müzik, finans, sağlık, şehircilik, otomotiv, eğitim ve spor gibi alanlarda dijitalleşmenin hayatı nasıl değiştirdiği Türkiye’den ve dünyadan çarpıcı örneklerle anlatılacak. 4 bini aşkın davetlinin katılımıyla başlayan ve yaklaşık 50 bin izleyicinin de online olarak takip etmesinin beklendiği zirveyle, birey ve kurumlara geleceği şekillendirecek olan dijitalleşme sürecinde ilham verilmesi hedefleniyor.

    Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi 2016, Türkiye’nin ilk interaktif dijital senfonisiyle başladı. Tasarım danışmanlığını Arzu Kaprol’un, sanat yönetmenliğini Mercan Dede ve Ouchhh’un, hikâye anlatıcılığını ise Şebnem Ferah’ın üstlendiği, “Hayal kurmaya cüret et” temalı dijital senfoni, Borusan Quartet tarafından icra edildi. Dinleyicilerin akıllı telefonlarıyla interaktif olarak katıldıkları dijital senfonide, drone (insansız hava aracı) ve yüz izleme gibi en yeni dijital teknolojiler kullanılırken, eşzamanlı olarak ışık gösterisi de yapıldı. Dijital senfoni, Arzu Kaprol’un “SS’16 Dare To Dream” isimli koleksiyonundan parçalara ve zirveye özel olarak tasarlanan kıyafetlere de ev sahipliği yaptı.

    Zirvenin açılış konuşmasını Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt yaptı. Her şeyin hızla dijitalleştiğine ve sanattan spora her alanda tüm ezberlerin bozulduğu bir geleceğe doğru ilerlediğimize dikkat çeken Öğüt, şunları söyledi:

    “Vodafone olarak, geçen yıl başlattığımız dijitalleşme diyaloğunu bu yıl daha da güçlendirerek devam ettiriyoruz. Dijital Dönüşüm’ü gerçekleştirecek olanların bireyler ve kurumlar olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla, 7’den 70’e herkesi Dijital Dönüşüm’ün bir parçası olmaya davet ediyoruz. Türkiye’yi 2023 ve ötesine taşıyacak ana unsur, gücünü dijitalleşmeden alan ezberbozan teknolojiler olacak. Daha iyi bir gelecek için herkesin Dijital Dönüşüm’ün lideri olması gerekiyor. Bu ne kadar hızlı olursa, Türkiye’nin dünya dijitalleşme liginde üst sıralara yerleşmesi de o kadar hızlı olacak. Bu noktada, en yakın fırsat, 1 Nisan itibariyle hayatımıza girecek 4.5G teknolojisi olacak. 4G ve üstü teknolojilerde sahip olduğumuz 30 yıllık global deneyimimizle Türkiye’de her yerde herkesin hayatını değiştirmeyi hedefliyoruz. Yeni ‘4bucakG’ stratejimizle 4.5G’yi 81 ilde en ücra köşeye kadar götüreceğiz. 4.5G için yaptığımız yatırımlarla Türkiye’de ‘en geniş kapsamaya sahip operatör’ olmayı taahhüt ediyoruz.”

    Zirvenin açılışında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan da bir konuşma yaptı. Sayan, şunları kaydetti:

    “Günümüzde her şey hızla dijitalleşiyor. Bugün artık, Endüstri 4.0 dönemindeyiz. Gelecekte, gücünü dijitalleşmeden alan iş modelleri başarılı olacak. Teknoloji, önce insanları, ardından makineleri birbirine bağladı. Yakın gelecekte de nesneleri birbirine bağlayacak. Bu dönüşüm ise sadece hayallerimizle sınırlı olacak. Telekomünikasyon sektörü, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’nin gelişiminde de önemli rol oynuyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak, Ulusal Genişbant Stratejisi’ni tamamlamak üzereyiz. Bu stratejinin hayata geçmesiyle birlikte sayısal uçurumun azaldığı bir Türkiye’ye adım atacağız. Vatandaşlarımıza her an her yerde yüksek hızlı genişbant erişimi sağlayacağız. 1 Nisan sabahı itibariyle hizmete sunacağımız 4.5G, genişbant yol haritamızda önemli bir adım olacak. 4.5G, sadece yeni bir teknoloji değil, aynı zamanda yeni bir yaşam ortamı getirecek. Bu teknolojiyle birlikte en az 10 kat daha hızlı internet bağlantısına sahip olacağız. Ülke olarak, Dijital Dönüşüm’ün parçası olmalıyız. Aksi durumda, teknoloji transferi yapmaktan öteye geçemeyiz. Dijital Dönüşüm’ün dışında kalmak bizi yaşamın dışında bırakacak. Dijitalleşmenin etkin bir biçimde hayata geçeceği yeni bir çağa giriyoruz. Bu yeni dönemde biz de bilgi ve iletişim sektöründe yerli ürün ve hizmetlerimizle daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Birlikte hayal ediyoruz, bu hayalleri birlikte gerçekleştireceğiz. Türkiye’ye dijital yenilikleri tanıtan Vodafone’a teşekkürlerimi sunuyor, herkesi dijitalleşmenin bir parçası olmaya davet ediyorum.”

    Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi, bu yıl da Türk iş dünyasının liderlerini bir araya getirdi. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy’un yönettiği Türk İş Dünyası Paneli’ne, GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan M. Özsoy, Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz ve Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı katıldı. Dijitalleşmenin enerji, bankacılık, sanayi ve medya alanlarındaki etkilerinin ele alındığı panelde, şirketlerin dijitalleşme stratejileri paylaşılarak, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal kalkınması için dijitalleşmenin her alanda teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

    Zirvenin öğleden önceki bölümünde, Dijital Dönüşüm’ün öncü isimlerinden WPP’nin Kurucusu ve CEO’su Sir Martin Sorrell de söz aldı. Pazarlama ve iletişim gurusu Sorrell, “Pazarlama Dijitalleşti” başlıklı sunumunda, hızla dijitalleşen pazarlama dünyasında iletişimin yeni kodlarına dikkat çekerek, şunları söyledi:

    “Her şeyi farklılaştırmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz. Ürüne talep, üretimden düşük; yeteneğe talep, mevcut yetenekten fazla. Bu yeni dönemde ezberbozucu olmak gerekiyor. Bunu gerçekleştiren şirketler, yeni yeteneğin çekim merkezini oluşturuyor. Örneğin, bugün artık e-perakendeden bahsediyoruz. İlk kez üretici, müşterileri ile doğrudan bağ kurabiliyor. Bu, farklı bir üretici-müşteri ilişkisi demek. Küçük mağazalar ile müşterinin yaşadığı yere yakın olmayı veya elektronik alışveriş ile ürünlere ulaşmayı tercih ediyoruz. Mobil, artık bir araç değil; farklı bir yaşam biçimini ifade ediyor. Bununla birlikte, mobilin artış hızına uygun hızda pazarlama ve reklam faaliyeti görmüyoruz. Dolayısıyla, burada büyük bir fırsat yatıyor.”

    Türkiye pazarının büyümeye devam ettiğini belirten Sorrell, “Türkiye; Endonezya, Filipinler, Vietnam, Kolombiya, Arjantin gibi büyüyen ülkeler içinde önemli bir konumda. Türkiye’de işinizi iki katına büyütme olasılığınız hep var” dedi.

    Zirvenin sabahki bölümünde, Huawei Kurumsal Çözümler Orta Asya ve Kafkasya Bölge Başkanı Zou Siyi ve Google Eski Başkan Yardımcısı ve Google X Kurucusu Sebastian Thrun da birer konuşma yaptı. Siyi, dünyanın en büyük cihaz üreticilerinden Huawei’nin kurumsal çözümlerini ve dijitalleşme vizyonunu anlatırken, Google’ın trafik kazalarını azaltmak ve hayat kurtarmak için geliştirdiği sürücüsüz aracın yaratıcısı Sebastian Thrun ise “İnovasyon ve Google X” konulu sunumunda dijital otomobillerin kullanılacağı yeni gelecek hakkında bilgi verdi.

    DÜNYACA ÜNLÜ İSİMLER KONUŞACAK

    Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi’nin öğleden sonra devam edecek oturumlarında, 30’dan fazla dilde 1,5 milyon kopya satan “Undercover Economist” kitabının yazarı Tim Harford; kredi skorunu Büyük Veri ile analiz eden ZestFinance’in kurucusu Douglas Merrill; dijital tıp uzmanı, Singularity Üniversitesi Kürsü Başkanı Daniel Kraft; dijital şehirler üzerine kitap çalışmaları bulunan, The Creative City Index Kurucusu Charles Landry; 62 ülkede 7-17 arası gençlere kod yazmayı öğreten CoderDojo Vakfı’nın Global CEO’su Mary Moloney; dijital pazarlama alanındaki başarılarıyla tanınan, Enplug CEO’su Nanxi Liu ve sporda dijital uygulamalar konusunda uzman olan INSEAD Teknoloji Profesörü Nils Rudi gibi dünyaca ünlü isimler konuşacak.

    MODA VE MÜZİKTE YENİ DİJİTAL DENEYİMLER YAŞATILACAK

    Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi’nde ziyaretçilere Dijital Deneyim Alanı’nda 4.5G, Yarına Hazır Cafe, 360 Selfie, Gelecek Testi, Vodafone Arena, Social Wall gibi farklı dijital deneyimler de yaşatılıyor. Ziyaretçiler, “Arzu Kaprol Dome” alanında üç boyutlu yazıcıdan basılarak yaratılan kadın ve erkek kıyafetlerini dijital ortamda deneyerek dijital perakende deneyimi yaşayabiliyor. Sanal olarak giydikleri kıyafetin ait olduğu dijital dünyayı da yaşayan katılımcılar, bir menü içinde farklı renk ve dokularda hayat bulan “kıyafet”, “müzik” ve “dünya” opsiyonları arasından kendi tercih ettikleri dünyayı yaratabiliyor. Diğer yandan, “Mercan Dede Dome” alanında ziyaretçilere “Sesi Gör” (See the Sound) konsepti yaşatılıyor. Normal şartlarda sadece duyulan ama görülemeyen müzik, bu özel alanda kullanılan maddeler aracılığıyla görselleştiriliyor.

    Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi 2016’nın kapanışı da açılışı kadar görkemli olacak. Mercan Dede, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en sıradışı müzik performanslarından birine imza atacak. Teknik altyapı ve görselleştirme bölümlerini Fikirbazzenger ve Ouchhh’un üstleneceği performansta, dinleyiciler ses dalgalarının farklı formlarda gözle görülebilir hale geldiğine gerçek zamanlı olarak tanıklık edecek.

    Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da online olarak izlenebiliyor. App Store ve Google Play mağazalarından ücretsiz indirilebilen Vodafone Dijital Dönüşüm Zirvesi Ready News mobil uygulamasıyla program akışı ve oturumlar akıllı telefonlardan takip edilebiliyor. Zirve ayrıca, etkinlik hakkında her türlü bilginin yer aldığı www.dijitaldonusumzirvesi.com adresinden canlı olarak izlenebiliyor.

  • Liselere Dijital Eğitim Dokunuşu Yapılıyor

    İstanbul Kültür Üniversitesi, İstanbul Valiliği ve Küçükçekmece Kaymakamlığı işbirliği ile yürütülen “Dijital Genç Bakış” projesi kapsamında, dezavantajlı bölgelerde 10. sınıf öğrencilerine dijital fotoğrafçılık ve sosyal medya uzmanlığı konularında eğitim verilecek.

    İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy Yerleşkesi’nde projeyi hayata geçirmek üzere İstanbul Kültür Üniversitesi, İstanbul Valiliği ve Küçükçekmece Kaymakamlığı arasında protokol imza töreni yapıldı. Proje kapsamında özellikle okul terk sorununun yüksek olduğu ve dezavantajlı olarak kabul edilen bölgelerde yaşamakta olan 10. sınıf öğrencilerinin örgün eğitimindeki başarı kriterlerinden farklı olarak güncel bir konuda temel yetkinliklerinin arttırılarak, ileride potansiyel istihdam alanlarının genişletilmesi amaçlanıyor. Proje, 10. sınıf öğrencileri ( 15 kız ve 15 erkek ) ve gönüllü olarak katılmak isteyen aynı okulda görev yapan 6 öğretmenin katılımı ile gerçekleşecek. Küçükçekmece Kaymakamlığı’nca belirlenen okullardaki öğrencilere aldıkları örgün eğitimlerinin yanı sıra “Dijital Fotoğrafçılık” ve “Sosyal Medya Uzmanlığı ”dersleri ile çok yönlü bir eğitim verilmesi hedefleniyor.

    Projenin sahibi olan İstanbul Valiliği adına Vali Yardımcısı Ahmet Önal birçok projeyi üniversiteler ve sivil toplum örgütleriyle ortaklaşa yaptıklarını belirterek, “Dijital Genç Bakış projesi de gençlerimizin suça ya da bağımlılığa değil daha güzel etkinliklerle ilgilenmesi için büyük bir fırsat. Bu proje bana geldiğinde çok heyecanlandım. Çünkü gençlerimizi, kendilerini iyi hissettirecek bir çalışmanın içine alıyordu. Kültür Üniversitesi’yle beraber bu güzel projeyi bugün paylaştığımız için çok heyecanlıyız. Biz İstanbul’da çok önemsediğimiz projeleri öncelikle pilot diyebileceğimiz birkaç ilçede deniyoruz. Uygulanan projenin kuvvetli ve zayıf yönlerini tespit ederek daha sonra da daha fazla okulumuzu ve öğrencimizi kapsayacak şekilde hayata geçireceğiz. Bu projenin de çok başarılı olacağını düşünüyoruz. İstanbul’a faydalı olacak bütün projeleri bekliyor ve herkesi el birliğine davet ediyoruz” dedi.

    “ÖĞRENCİLERİN KENDİLERİNE OLAN ÖZGÜVENİNİ ARTTIRACAK BİR PROJE TASARLADIK”

    Projenin oluşumu ve hayata geçirilmesi konusunda öncülük eden İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Deniz Yengin, “Küçükçekmece Kaymakamlığı ve Küçükçekmece Belediyesi ile ortaklaşa düzenlediğimiz bu çalışmada pilot bir bölge olarak Küçükçekmece’deki iki tane lise belirlendi. Bu liselerde seçilen öğrenciler ve istekli olan öğretmenlerle birlikte 36 kişilik bir eğitim programı hazırladık. Eğitimler doğrultusunda sosyal medya kullanımı uzmanlığı ve dijital fotoğrafçılık alanlarında sanatı da kullanarak, öğrencilerin farkındalık yaratabilecekleri ve kendilerine olan özgüvenlerini arttırabilecekleri bir proje ortaya koyduk. Projenin hazırlık aşamasında kesinlikle öğrencilerin ilgisinin olduğu konuları ön plana çıkardık. Gençlerin sosyal medyada paylaşım amaçlı kullandıkları fotoğrafçılığı, temel fotoğrafçılık teknikleri doğrultusunda, öğrencilere dersler için verilen fotoğraf makineleriyle birlikte dijital fotoğrafçılığa çevireceğiz. Verdiğimiz eğitimlerle birlikte öğrencilerin yapmış olduğu çekimleri bizim dijital portfolyo sistemimizle birlikte ve kendi atölyelerimizde çalışmalar yaptırarak kayıt altında tutmalarını sağlayacağız. Bu da bizim için önemli bir faktör” şeklinde konuştu.

    “İSTANBUL’UN DİĞER İLÇELERİNDE DE BU ÇALIŞMANIN DEVAM ETMESİNİ PLANLIYORUZ”

    Doç. Dr. Yengin, “ Bu projenin en önemli faktörlerinden birisi de çalışmanın model olmasıdır. Yapmış olduğumuz model çalışmasıyla birlikte geri bildirimleri nitel ve nicel araştırma yöntemleriyle birlikte değerlendirip raporlar hazırlayacağız. Raporlar doğrultusunda almış olduğumuz verilerle birlikte İstanbul’un geriye kalan 38 ilçesinde de bu çalışmanın tekrarlanmasını planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Şirketlerin Dijital Dünyadaki İtibar Riskleri Masaya Yatırıldı

    ‘RepMan Forum’da şirketlerin dijital dünyada karşılaşabileceği itibar riskleri ve kabuslar masaya yatırıldı.

    Şirketlerin itibar riskleri ve dijital dünyada karşılaşabileceği kabuslar, Bilim İlaç, Enerjisa ve Türk Telekom desteğiyle gerçekleşen RepMan Forum 2016’da ele alındı. RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi’nin bu yıl beşinci kez düzenlediği RepMan Forum’un başkanlığını Danışma Kurulu Üyesi Salim Kadıbeşegil yaptı. İtibarın Dijital Örnekleri, Markaların Dijital Sınavı ve Merhaba Dijital İtibar başlıklarında gerçekleştirilen forumun ilk oturumunu Zenna Kurumsal Marka Stratejileri Danışmanlığı RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Danışma Kurulu Üyesi Nuran Aksu üstlendi. 100’ü aşkın katılımcının yer aldığı RepMan Forum 2016’nın konuşmacıları arasında Dr. Ömer Deveci, Dr. Uygar Özesmi, Temel Aksoy, Gazeteci-Yazar, İnternet Ekipleri Amiri M. Serdar Kuzuloğlu yer aldı.

    “MARKALAR DİJİTAL DÜNYADA AKTİF OLMALI”

    Sikayetvar.com’un kurucusu Dr. Ömer Deveci; 28 milyon tüketicinin kararını site üzerinden aldığına değinerek; “Marka ve tüketici arasında bir köprü olan sikayetvar.com, ürün ve hizmet almanın yanı sıra iş başvurularında da bir kaynak konumuna ulaştı. 38 bin şirket hakkında yılda bir milyon civarında şikayet geliyor. Bu şikayetler, pazarın nereye kaydığını görebilmek açısından önemli bir araç. Reaktif davranan markalar şirket itibarını en iyi şekilde yönetiyor. Çünkü siteyi ziyaret edenlerin yüzde 31’i yaşanan sorunları takip ederken, yüzde 27’si firma ve ürün hakkında bilgi sahibi oluyor. Siteye ziyaret edenlerin yüzde 23’ü alışveriş öncesi araştırma yapıyor. Yine yüzde 20’si karşılaştıkları sorunların benzerlerini araştırmak için kaynak olarak kullanıyor” dedi.

    Change.org Doğu Avrupa ve Batı Asya Direktörü Dr. Uygar Özesmi ise aktif olarak 6.3 milyon kullanıcıya ulaşan sitenin ciddi bir etkileşim alanı olduğunu, site üzerinden ayda 5 bin ayrı kampanya düzenlendiğini söyledi. Her 3 imzadan birinin görmek istediği değişimi oluşturduğunu vurgulayan Özesmi, itibarına önem veren markaların talebi karşılamak yönünde harekete geçtiğini belirtti. Etkinlikte şirketlerin önemli bir dönüşümü yapmaları gerektiğini de vurgulayan Özesmi, tepkilere karşı kayıtsız kalmayanların dijital itibarları başarılı bir şekilde yönettiklerine değinerek son dönemde karşılaşılan başarılı ve başarısız örnekleri katılımcılarla paylaştı.

    Forumda son yılların en önemli konularının başında sürdürülebilirlik ve hesap verme konusunun geldiğini söyleyen marka danışmanı Temel Aksoy; “Eskiden tek yönlü bir iletişim vardı. İnternet ile çoktan çoka bir iletişime geçildi. Yeni dönemin itibar yönetmek için farkı, artık herkes her şeyden haberdar. Herkes, her şeye müdahale etmek istiyor. Son yıllarda karşılaştığımız krizlere baktığımızda, markalar karşılaştıkları krizin üstünü örtmek istiyor. Tüketicinin markaları yönettiği bir dönemdeyiz. Şeffaf ve samimiyetten uzak markalar reaktif davranmadıkları için mesafe kaydedemiyor” açıklamasını yaptı.

    Gazeteci-Yazar, İnternet Ekipleri Amiri M. Serdar Kuzuloğlu ise tüketicilerin çok fazla bilgisi olmadan, çok fazla bilgiye ulaşabileceği dijital bir dünyada yaşadıklarına dikkat çekerek şunları kaydetti;

    “Kafamızdaki küçük kırıntılar algımızı oluşturuyor. Hafızamızın kapasitesi kurumların ve kişilerin itibarını sınırlandırıyor. Bugün ulaştığımız noktada normalde sizi itibarsızlaştıracak olan gelişmeler, önemsiz hale gelebiliyor. Gün içinde birçok sosyal medya platformunda paylaşımda bulunuyor ya da takip ediyoruz. Uzun yıllar sakladığımız fotoğraflarımızın dijital dünyadaki ömrü neredeyse 10 saniye. 10 saniye sonra başka bir fotoğraf, başka bir içerik ile karşı karşıyayız. Son yıllardaki tek derdimiz sahip olmak. Dijitalleşme dediğimiz çağda, araçlarla birbirine giren kimliklerimizle birlikte her geçen gün artan sorumluluklarımızla hayatı devam ettiriyoruz. İnsanlar bilgileri irili ufaklı ekranlardan ediniyor. Bilgi pencereleri gözümüzü kör ediyor. Markalar ve dijital itibar bu noktada çok önemli. Her ne kadar itibar maddi bir külfet olarak görülse de, düşünülmesi gereken maddiyat değil, itibarsızlığın tasarruf aracı olmayacağı”.

    “TÜKETİCİLERİN YÜZDE 75’İ SORUNUNU İNTERNETTE PAYLAŞIYOR”

    Zenna Araştırma ve Danışmanlık tarafından yürütülen 2016 yılı ’Dijital Ayak İzlerimiz Araştırması’nın sonuçları ilk kez RepMan Forum 2016’da paylaşıldı. 18 yaş üzeri dijital dünya kullanıcıları arasında gerçekleştirilen araştırmada katılımcıların ortalama 3,7 saatini internet ortamında geçirdiği ortaya çıktı. Araştırmaya katılanların yüzde 83’ü öğrenme, yüzde 82’si eğlence, yüzde 70’i alışveriş için girdiğini belirtirken, yüzde 96’sının Facebook kullanıcısı olduğu, her kullanıcının ortalama 593 takipçiye sahip olduğu belirlendi. RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Danışma Kurulu Üyesi Nuran Aksu her 3 kişiden birinin bir marka ile sorun yaşadığını, bu kişilerin 75’inin internet ortamında yaşadıkları sorunları paylaştığına değinerek şu bilgileri aktardı:

    “Arkadaşları tarafından kişisel sosyal hesapları aracılığıyla paylaşılan olumsuz haber ve bilgiler tüketicilerin markaları terk etmesine neden oluyor. Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz araştırmada sosyal medya üzerinden bir marka ile ilgili gördüğü olumsuz haber ya da paylaşımlar nedeni ile ilgili markadan bir daha ürün satın almam diyenlerin oranı yüzde 41 olurken, etkilenmeyeceklerini belirtenlerin oranı yüzde 39 olarak ölçümlendi. Tüketicilerin büyük bir bölümü markalar ile yaşadıkları sorunları internet ortamında yakınlarıyla paylaşıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 63’ü yaşadığı sorunu internet ortamında Sikayetvar.com’dan paylaşırken, yüzde 45’i sosyal medya hesabından, yüzde 47’si markanın web sitesinden, yüzde 34’ü tüketici hakları sitesine başvuruyor”.

  • Türk Telekom Birleşmesi Dijital Dünyaya Nasıl Yansıdı?

    26 Ocak tarihinde Avea, Türk Telekom ve TTNET’in Türk Telekom adı altında birleşmesi dijital dünyanın da en çok konuşulan konularından biri oldu.

    Türk Telekom, TTNET ve Avea markaları 26 Ocak tarihinde Türk Telekom adı altında birleşti. Yeni logo ve yeni kurumsallarla mağazalardan, cep telefonlarındaki ekranlara kadar her yerde ’Türk Telekom’ ismi ile güncelleme gerçekleşti. Reklam videosunun da aynı gün yayınlanmasıyla dijital dünyada da büyük ses getiren marka hakkında konuşulanlar ise şu şekilde oldu: Türk Telekom birleşmesi Twitter’da 60 saate yakın Trending Topics listesinde kaldı, birleşme hakkındaki 104 bine yakın içerik, toplamda 7.38 milyon erişim elde etti, Türk Telekom reklam videosu sosyal medya kanallarında toplam 12 milyon kez izlendi, #fiberlemek başlığı altında Türkiye’nin en geniş seeding çalışması yapıldı ve 3 bini aşkın caps ve gif üretildi.