Etiket: Dijital

  • Vodafone, Türkiye’nin Dijital Dönüşümüne Liderlik Etmeyi Hedefliyor

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Süel, yakın zamanda hem bireyler, hem şirketler, hem de nesnelerin saniyede 1 Gigabitlik yaygın geniş bant bağlantı hızından faydalanabileceği yeni bir toplum düzeni doğacağını vurgulayarak, “Türkiye’nin dijital dönüşümü için kapsamlı bir ulusal genişbant politikasının hayata geçirilmesini memleket meselesi olarak görüyoruz” dedi.

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etme hedefiyle çalıştıklarını belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Süel, Türkiye’nin 1 Nisan’daki lansmanla 4.5G’de çok önemli bir kavşağı geride bıraktığını, 4.5G ile ilgili hem makro hem de mikro seviyede atılması gereken kritik adımlar olduğunu söyledi. Ankara’da basın mensuplarıyla iftar yemeğinde bir araya gelen Süel, Kasım 2013’te başlattıkları Dijital Dönüşüm Hareketi ile 2 yılda 5 milyar TL’lik yatırım yaptıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

    “Vodafone olarak Türkiye’nin dijital dönüşümü için çalışıyoruz. Stratejik yatırım programı olarak yürüttüğümüz ’Dijital Dönüşüm Hareketi’ ile sadece 2015-2016 mali yılında 4.5G lisans bedeli dahil toplam 4,2 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdik. Dijital Dönüşüm Hareketi’nin başlangıcından bu yana 10 milyon abonemizi dijital dünya ile buluşturduk. Türkiye için toplam yatırımlarımız 10 yılda 18 milyar TL’ye ulaştı. Eğer 2023 Türkiye’sini hedefliyor, Türkiye’yi hak ettiği teknolojik gelişmişlik seviyesine ulaştırmak ve bölgesel bir merkez yapmak istiyorsak, sağlıklı bir sektör politikası oluşturmak üzere bugünden atmamız gereken uzun vadeli adımlar var. Her şeyden önce Türkiye’de en yaygın, en yüksek kapasiteli ve en optimum maliyetli geniş bant hizmeti verebilme konusunun bir stratejik öncelik ve atılım politikası olarak gündeme getirilmesi gerekiyor.”

    “TÜRKİYE’NİN DÖRT BUCAĞINA FİBER GÖTÜRMEMİZ GEREKİYOR”

    Genişbant hizmetlerindeki her yüzde 10’luk artışın gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınmasını yüzde 1,5 oranında yükselttiğinin altını çizen Süel, “Geniş bant iş modellerinin bir parçası haline gelmeye devam ettikçe, bu oranın daha da yükseleceğini öngörmek zor değil. Bahsettiğimiz sektör politikasının üç temel ayağı var. Bunlardan en önemlisi fiber altyapı konusu. Bugün gerek baz istasyonlarıyla havadan yüksek kapasiteli mobil internet hizmeti verebilmek, gerekse de yüksek kapasiteli sabit internet hizmeti sunabilmek için güçlü bir karasal transmisyon altyapısı gerekiyor. Bu ihtiyacı bugünkü bakır tabanlı değil son noktaya kadar getirilecek fiber teknolojisi sağlayabilecektir. Ülkemizdeki mevcut fiber altyapısı yetersiz, Türkiye’nin dört bucağına fiber götürmemiz gerekiyor. Örneğin Güney Kore’de 574 bin kilometre fiber uzunluğu ile yüzde 100 eve kadar fiber penetrasyonu sağlanmış, Portekiz’de 545 bin kilometre uzunluğunda fiber ile yüzde 70 fiber penetrasyonuna ulaşılmış durumda. Türkiye olarak bu ülkelerden 7 kat fazla yüzölçümüne sahip olmamıza rağmen bizdeki fiber uzunluğu yaklaşık 270 bin kilometre. Ülkemizi dünya bilişim liginde daha iyi bir noktaya getirmek için önümüzdeki 5 yılda en az bu kadar daha fiber yatırımı yapılması gerekiyor. Bu yatırımın eşgüdümlü bir şekilde birden fazla operatörün yatırımıyla gerçekleşmesi maliyeti düşürecek en etkin modeldir. Böyle bir yatırım modelinin teşvik edilerek, önündeki mevzuat ve rekabet engellerinin kaldırılması büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

    Regülatif düzenlemelerin de fiber paylaşımına ve yeni yatırımlara destek olacak şekilde yapılması gerektiğini anlatan Süel, dünyada 100’den fazla ülkede deklare edilmiş olan kapsamlı bir ulusal genişbant politikasının Türkiye’de de hayata geçirilmesini beklediklerini söyledi. Türkiye için en uygun modelin tüm dünyada kendini kanıtlayan ’kamu özel sektör-ortaklıklar’ rekabet modeli olduğunu vurgulayan Süel, böylece ülkenin fiber ihtiyacının da rahatlıkla karşılanabileceğinin altını çizdi.

    “VODAFONE, 7-13 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUKLARA KODLAMA EĞİTİMİ VERİLMESİNİ HEDEFLİYOR”

    Geçtiğimiz yılın başında ’Vodafone SüperNet Telefonsuz ADSL’ hizmetini lanse ettiklerini belirten Süel, mevcut port ve transmisyon ücretlerine de değinerek, “Bugün geldiğimiz noktada mevcut port ve transmisyon ücretleri nedeniyle rekabet koşulları yerine getirilemiyor. Artan veri kullanımı dikkate alındığında BTK tarafından düzenlenen port ve transmisyon ücretlerinin revize edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Belirlenen ücretlerden sonra kullanımlar yüzde 200’ler seviyesinde arttı. Vodafone olarak aylık ödediğimiz toptan maliyet de oldukça yukarılara çıktı. Transmisyon ücretlerinin gereken seviyelere inmemesi halinde sürdürülebilir rekabet ortamı büyük ölçüde zarar görecek. Bizim amacımız vatandaşlarımızın yüksek hızlı internete uygun fiyatlarla erişmesi. Ancak, bu noktada bir rekabet aksaklığı var. Oluşan bu rekabet eksikliğinden müşteri kaybeder, ülkemiz kaybeder. Tüm bunların dışında Türkiye’nin dijital dönüşümü için yeni bir hedefi daha bulunan Vodafone Türkiye, Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altına Türkiye’de bir dijital kalkınma seferberliği başlatmaya hazırlanıyor. Türkiye’de teknoloji tüketen değil, teknoloji üreten bir nesil yetiştirmek hedefiyle bu seferberliği başlatacak şirket, çocukları dijital geleceğe hazırlarken Türkiye’nin kodlarına dijitali de işlemeyi planlıyor. Bu doğrultuda 7-13 yaş arasındaki çocuklara kodlama eğitimi verilmesini hedefleyen Vodafone, bu eğitimler sayesinde çocukların sadece teknoloji tüketicisi olmayıp, yeni teknoloji ya da dijital eser yaratmanın yollarını da öğrenmelerini hedefliyor. Projenin önemli bir ayağı da kız çocuklarına yönelik eğitim verilmesi olacak. Böylece, kız çocuklarının bilişim sektörüne yönlendirilmesi sağlanacak” diye konuştu.

  • Uluslararası Dijital Kütüphane Hizmete Girdi

    Antalya’nın ilk uluslararası multimedya kütüphanesi Büyükşehir Belediyesi ve TSS Group işbirliğinde BİLSEM’de açıldı. Antalyalı öğrenciler dijital kütüphane sayesinde Malaga ve Dresden’deki öğrencilerle proje alışverişinde bulunabilecek. Projenin bir sonraki adımında Antalya, Malaga ve Dresden arasında kardeş şehir ilişkisi kurulacak.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi, Almanya’nın Dresden ve İspanya’nın Malaga Belediyeleri ile işbirliği yaparak uluslararası multimedya kütüphanesi projesine imza attı. TSS Grup Başkanı Manuel Molina ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in çabaları ile Bilim ve Sanat Merkezinde (BİLSEM) kurulan dijital kütüphane törenle hizmete girdi.

    BİLSEM’deki açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, İspanya Endülüs Milli Eğitim Bakanı Adelaida de la Calle Martin, Malaga Belediyesi Kültür Müdürü Gemma del Corral Parra, Dresden Belediyesi Başkan Temsilcisi Prof. Dr. Arend Flemming, TSS Grup Başkanı Manuel Molina ile çok sayıda davetli katıldı.

    Törende konuşan Başkan Türel, çok anlamlı bir işbirliğini başlattıklarını belirterek, “Bu proje ile Malaga, Dresden ve Antalya arasında bilimsel, kültürel değişim ve işbirliğinin temellerini atıyoruz. Bu proje ile öğrencilerimiz arasında iletişim gelişecek, gençlerimiz birbirlerinin kültürünü tanıyacak. Hem öğrencilerin bireysel gelişimlerine katkıda bulunacak hem de şehirlerimiz, ülkelerimiz arasında dostluk ve kardeşlik bağları kuvvetlenecektir. Gençlerimiz, insanlarımız arasındaki iletişim; önyargıları yıkacak, birimizi daha iyi tanımamızı, anlamamızı, daha iyi öğrenmemizi sağlayacaktır” diye konuştu.

    “KARDEŞ ŞEHİR OLMAK İÇİN BİR ADIM DAHA ATILACAK”

    Bu adımla birlikte Malaga, Dresden ve Antalya’nın kardeş şehir olmaları için bir adım daha atılacağını söyleyen Türel, “Üç güzel şehrimiz, çocuklarımızın kurduğu köprü ile daha güçlü ilişkiler içinde olacaktır. Bu işbirliğiyle, üç güzide şehrimizin ortak projelerde yer almasını sağlamasını temenni ediyorum. Bu projeye, gençlerimizin kuracağı işbirliği ağlarına Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak elimizden gelen tüm katkı ve desteği vereceğiz” dedi.

    Başkan Menderes Türel, kurduğu vakıf kanalıyla projeye çok önemli katkılar koyan TSS Group Başkanı Manuel Molina’ya teşekkür etti. Manuel Molina da Antalya Uluslararası Multimedya Kütüphanesi’nin kültürlerarası karşılıklı anlayış ve diyaloğa destek vereceğini ifade etti. Antalyalı öğrencilerin Malaga ve Dresden’de mevcut olan dijital kütüphanelerle yeni fikirleri tartışacağını, deneyimlerinden faydalanacağını anlatan Molina, bu çalışmaların öğrencilerin birbirlerinin ülkelerine yapacağı seyahatlerle destekleneceğini dile getirdi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Başkan Türel ve konuklar Uluslararası Multimedya Kütüphanesini gezdi. Oluşturulan dev ekranda Skype bağlantı üzerinden Malaga ve Dresden’deki iki okulun dijital kütüphaneleriyle canlı bağlantı gerçekleştirildi.

    Öğrenciler, Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle kütüphaneye alınan bilgisayarlar aracılığıyla, yaptıkları projeleri Skype üzerinden Malaga ve Dresden’deki öğrencilerle karşılıklı etkileşim içerisinde bulunarak paylaşma fırsatı bulacak.

  • Vodafone Türkiye, En Dijital Mağazasını Vodafone Arena’da Açtı

    Vodafone Türkiye, 1 milyon liralık yatırımla Türkiye’de faaliyet gösteren en dijital mağazısını Vodafone Arena’da açtı.

    Vodafone Türkiye, 1 milyon liralık yatırımla Türkiye’de faaliyet gösteren en dijital mağazısını Vodafone Arena’da açtı. Açılışa Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Kızıldağ’ın yanı sıra Beşiktaş ve Türk futbol tarihinde efsane olarak bilinen 3’lü Metin, Ali ve Feyyaz da katıldı.

    Açılışta konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Kızıldağ Türkiye’nin dijital geleceğine liderlik etmeyi hedefleyen Vodafone’un, 81 ildeki bin 200 mağazasının Dijital Dönüşümü için bayi yatırımları da dahil olmak üzere 2 yılda toplam 200 milyon TL’lik yatırım yaptığını belirtti. “Perakendede dijital olmayan, demode olmaya mahkum” diyen Kızıldağ, “Vodafone Türkiye olarak, Kasım 2013’te Dijital Dönüşüm vizyonumuzu açıkladığımızda, ‘Türkiye’yi mobil iletişim ve dijitalleşmede dünya ligine çıkarmayı hedeflediğimiz ve kendimizi dijital geleceği gerçek kılacak dönüşümün lideri olmaya aday’ olarak konumlandırdığımızı belirtmiştik. Bu süreçte, Türkiye’nin Dijital Dönüşümüne liderlik etme ve müşteri memnuniyetinin önderi olma stratejimize hep sadık kaldık ve söz verdiğimiz gibi, 200 milyon TL’lik yatırımla 81 ilde 1.200 mağazamızın Dijital Dönüşümünü tamamladık. Tüketiciler artık her an her yerde mobil durumda, tüm toplumsal ve ekonomik faaliyetlerini paylaşarak ‘yeni toplumsal’ kültürü oluşturuyorlar. Tüm bu değişimi en dinamik takip eden perakendede dijital olmayan, demode olmaya mahkum kalıyor. Perakende dijitalleşmeyi gördü, denemeler yapıyor ve para yatırıyor. Bu süreçlerin verdiği sorumlulukla, Türkiye’ye örnek olduğumuz, sürdürülebilir bir başarıyla beraber tüm bu değişimi sağladığımız için gururluyuz” dedi.

    150 milyon doları aşan toplam değeriyle Türkiye’nin en büyük sponsorluk anlaşmasını başarıyla sürdürdüklerini belirten Kızıldağ, “Sponsorluğumuzun en önemli çıktısı olan Vodafone Arena, sadece ülkemizin değil, dünyanın en güzel stadyumlarından biri oldu. Bu değerli lokasyonda, İstanbul’un bu yeni yaşam alanında, 1 milyon TL’lik yatırımla 6 aylık yapım sürecinin ardından Vodafone olarak en dijital mağazamızı açıyoruz” diye konuştu.

    EFSANE ÜÇLÜ DE AÇILIŞA KATILDI

    Vodafone’un en dijital mağazasının açılışına Beşiktaş JK ve Türkiye futbol tarihine damgasını vurmuş efsane futbolcular Metin, Ali ve Feyyaz da katıldı. Mağazayı davetlilerle birlikte gezen Beşiktaş’ın efsane üçlüsü, Vodafone’un Dijital Dönüşüm vizyonunu yansıtacak mağazadaki tüm teknolojileri deneyimledi. Beşiktaş’ta oynadıkları dönemde toplam 339 gole ulaşarak bir rekora imza atan efsane üçlü Metin Tekin, Ali Gültiken ve Feyyaz Uçar davetlilerle bol bol hatıra fotoğrafı çektirirken, Vodafone Arena’da Vodafone Arena Akıllı Stat mağazasının açılışına katılmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirttiler.

    Mağaza hakkında şirketten yapılan açıklamaya göre, toplam 200 metrekare satış alanıyla Vodafone’un Türkiye’deki en büyük mağazası olma özelliğini taşıyan mağazada toplamda 45 metrekarelik LED ekran kullanımı bulunuyor. Mağazanın girişinde bulunan LED duvar uygulamasında ise Beşiktaş’ın 34 yıllık emektar malzemecisi Süreyya Soner kendi sesiyle ziyaretçileri karşılıyor.

    Vodafone Arena Akıllı Stat mağazasının tasarım konsepti, Vodafone Grubu ile Vodafone Türkiye ekiplerinin ortak çalışmaları sonucunda belirlendi. Mağaza için özel olarak hazırlanan vitrin ekranları, duvar video uygulamaları, son LED teknolojileri, müzik ve oyun uygulaması ve dev kulaklık, ziyaretçilere çok özel deneyimler yaşatıyor. Mağaza ziyaretçilerini girişte karşılayan Çok Satanlar Masasıile son teknolojik cihazları deneyimleme imkânı sunulurken, masanın tavan tasarımıda stat atmosferinin en etkili şekilde yansıtılmasını sağlıyor. Ziyaretçilerine en hızlı 4.5G deneyimini yaşatan mağazada, farklı ölçüleriyle dikkat çeken bir Vodafone SüperNet Alanı ve müşteri deneyimini zenginleştiren bir Vodafone Red İnteraktif Deneyim Alanı da bulunuyor. Beşiktaşlı taraftarlar için özel sürprizlerin de düşünüldüğü mağazada, Taraftar Fotoğraf Alanı’nda ücretsiz olarak dijital yeşil ekranlı hatıra fotoğrafı çektirme, KaraKartal Taraftar Alanı’nda ise stat atmosferini yakından deneyimleme imkanı sunuluyor.

    Vodafone’un tüm mağazalarında, müşterilerin akıllı telefonları dijital olarak deneyimleyebilmeleri için Dene Beni uygulaması, dijitalleşmenin son örneklerinin sunulduğu Evde İnternet ve Teknoloji Köşeleri, Vodafone 4.5G teknolojisinin denenebildiği özel bir alan bulunuyor. Çalışanların sadece satış değil ’dijital asistanlık’ da yaptığı Vodafone mağazalarında, müşterilerin tüm cihaz kurulum ve veri transfer ihtiyaçları ücretsiz karşılanıyor.

  • STK’lar İçin Dijital Medyada İçerik Üretimi Sertifika Programı Düzenlendi

    Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Laboratuvarı, STK’lar için dijital medyada içerik üretimi sertifika programı düzenledi.

    Yetişkin nüfusun yarısından fazlasının internet kullandığı ülkemizde günde ortalama 4 buçuk saat bilgisayar ya da tabletten internete bağlanılıyor ve sosyal ağlarda da her gün ortalama 3 saat harcanıyor. Medyadaki dijital dönüşümle birlikte özel sektör ve kamu kurumları gibi sivil toplum da bilginin yönetimi, yeniden kullanılması ve içerik oluşturulması gibi alanlarda farklı ihtiyaçlarının farkına varıyor. Bu ihtiyaçtan hareketle Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Laboratuvarında “STK’lar İçin Dijital Medyada İçerik Üretimi Sertifika Programı” yapıldı. Dijital medyayı kullanarak kamuyu harekete geçirme, dijital için içerik üretme gibi konuların üzerinde durulduğu programda atölye çalışması şeklinde sivil topluma yönelik düzenlenen eğitime yoğun ilgi oldu.

    Dijital medyada içerik üretiminin dili, araçları ve yöntemleri konusunda bilgilenmek isteyen dernek, vakıf, platform ve inisiyatiflerden yoğun ilgi gören programda konuşan Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eylem Yanardağoğlu, “İlk defa dijital medya içerik üretimi için bir sertifika programı düzenliyoruz. Program bir atölye çalışması şeklinde yani uygulamalı alanları olacak olan bir sertifika programı. Başka bir özelliği de ilk defa sivil toplum-üniversite işbirliği sayesinde düzenleniyor olması. Yaşama Dair Vâkıf’ın sivil sayfalar isimli portalıyla birlikte düzenliyoruz yani katılımcılar aynı zamanda internet haber portalı üzerinden içerik üretme olanağı bulacaklar, içerikleri orada yayınlama olanağı da bulacaklar” diye konuştu.

    Programa eğitmen olarak Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenlerinin ve yüksek lisans öğrencilerinin de katıldığını belirten Doç. Dr. Eylem Yanardağoğlu, “Yeni Medya sürekli değişen, gelişen bir alan, bizim bu programda hedefimiz sivil toplum örgütlerinin ve platformların bu dünyadaki değişimleri takip etmelerini kolaylaştırmak. Sürekli güncelleme oluyor, bu değişimleri takip ederek onların kendi araçları için daha efektif olarak kullanmalarını sağlamaya çalışmak istiyoruz” dedi.

  • Tüsiad Başkanı: “Ezberbozan İnovasyonlar Yapmak İçin Dijital Değişimi Yönetmeliyiz”

    Türkiye’deki Digital Değişime Ceo Bakışı Raporu toplantısında konuşan TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran-Symes, sadece verimlilik artışına yönelik teknolojinin katkısının artık tıkandığını belirterek, “Farklılaşmak ve ezberbozan inovasyonlar yapmak için dijital değişimi içselleştirmek ve daha da önemlisi yönetmek gerekli” dedi.

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes’ın ’Türkiye’deki Digital Değişime Ceo Bakışı Raporu’ toplantısında konuştu. Günümüzde 3,4 milyar internet kullanıcısı, 3,8 milyar mobil kullanıcı ve 2,3 milyar sosyal medya kullanıcısı olduğu telaffuz edildiğini belirten Symes, 2020 yılında mobil kullanıcı sayısının 5,5 milyara ulaşması ve daha da önemlisi bunun dünyada elektrik ve temiz suya ulaşabilen veya araba sahibi insan sayısından daha fazla olması öngörüldüğünü söyledi.

    Dijitalleşmenin bireylerin hayatını etkilediği gibi iş dünyasını da dönüştürdüğünü kaydeden Symes, “Değişen ve çeşitlenen müşteri beklentileri ile verimlilik ve rekabet baskısı öyle bir noktada ki, yenilikçi fikirlere yatırım yapmak; tasarım, üretim ve sunumda teknolojiyi odağa yerleştirmek artık hepimiz için kaçınılmaz. Her toplantımızda tekrarlıyoruz ancak dijital değişime ayak uyduran şirketler ve ülkeler, küresel rekabet ortamında sürdürülebilir bir büyüme yakalayabilecek. TÜSİAD olarak biz de bu anlayışla dijital ekonomiyi çalışmalarımızın merkezine koyduk. Dijital değişimi bu kez CEO’ların gözünden ele alan raporumuzu TÜSİAD, Samsung, Deloitte, GfK işbirliği ile gerçekleştirdik. Küresel Rekabetçilik Endeksi gibi birçok çalışma bize Türkiye’nin rekabet etme yeteneğini henüz yeterince geliştiremediğini çok açıkça gösteriyor. İhracatımızda yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 3,7 çok düşük. Oysa Avrupa Birliği’nde bu oran yüzde 15. Bizde üretimin yüzde 38’i düşük teknoloji ile gerçekleşiyor. Çok daha önemlisi girişimlerimizin yaklaşık yüzde 60’ı düşük teknoloji ile çalışıyor. Yani bir yandan girişimciliği özendiriyoruz, gurur duyuyoruz ama yüzde 60 düşündürücü bir rakam” dedi.

    Dijitalleşen bir dünyada bu tablonun sürdürülebilir olmadığını herkesin gayet net bildiğini vurgulayan TÜSİAD Başkanı, nesnelerin interneti (Internet of Things) kavramı ile artık insan ve makinelerin iletişime girdiği bir dönemi geride bırakıldığını, M2M (makinadan makinaya) denilen, makinelerin kendi aralarında iletişim kurmaya başladığı bir döneme girildiğini belirterek, “Önümüzde daha akıllı endüstriler, akıllı şehirler ve sonunda daha akıllı bir yeryüzü var. Tüm bu gelişmeler sanayiyi de yeni bir evreye, Sanayi 4.0’a taşıyor. Hatırlatmak gerekirse sanayi 4.0’ı, değer zincirlerinin parçalarının sadece kendi içlerinde otomasyonunun ötesinde, birbirleri ile entegre olması olarak tanımlıyoruz, bu son derece önemli. Entegrasyonun en önemli özelliği ise, tüm değer zinciri adımlarının birbiriyle gerçek zamanlı ve sürekli iletişim içinde olması. Bu sayede akıllı ve kendisini uyarlayan bir sanayi sürecine ulaşma vizyonu ortaya çıkıyor. Bu vizyon ’daha hızlı, daha esnek, kalitesi daha yüksek ve daha verimli’ bir sanayi yolculuğuna bizi götürüyor. Dolayısıyla TÜSİAD olarak, Sanayi 4.0’a uyum kabiliyeti çok önemli bir gündem maddemiz. Nitekim BCG ile Sanayi 4.0 projemiz kapsamında daha önce çeşitli sektörlerden yöneticilerle gerçekleştirdiğimiz ankette hem farkındalığın yüksek olduğunu, hem de Sanayi 4.0 teknolojileri kapsamında yapılacak yatırımların küresel değer zincirinden aldığımız payı arttıracağı konusunda herkesin hemfikir olduğunu sevinerek gördük. Sadece sanayi kuruluşlarının Sanayi 4.0’ı uygulamaya başlamasının, faydalardan yararlanmak için yeterli olmayacağı, tüm paydaşların ortak çabası ve bütüncül politikalar gerektiğini de bir kez daha vurgulamak isterim” diye konuştu.

    Dijital değişimin küresel nitelikte olması ve tüm sektörler üzerinde etki oluşturması, bu bütünsel yaklaşıma olan ihtiyacı teyit edildiğini ve ’Dünya Ekonomik Forumu’nun ’Sektörlerin Dijital Dönüşümü’ raporunda, 10 yıl içinde tüm sektörlerdeki dijital değişimin sanayi ve toplum nezdindeki kümülatif değerinin ’iş, karbon emisyonu, kurtarılan hayatlar ve tüketici faydalarının toplamı olarak’ 100 trilyon doları aşabileceği belirtildiğinin altını çizen TÜSİAD Başkanı Symes, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu son derece önemli bir rakam. Bir diğer araştırmaya göre ise ekonomik aktivite içerisinde dijital teknolojilerin penetrasyonunun artması, 2020 yılına kadar dünyanın ilk on ekonomisinin gayri safi yurt içi hasılasına yaklaşık 1,36 trilyon dolar katkı sağlayacak. Dolayısıyla sanayi ve hizmet sektörlerinde şirketlerin dijital teknolojileri yakından takip etmesi ve kendi iş modelleri üzerindeki etkilerini, fırsatları ve yol haritalarını hazırlamaları büyük önem taşıyor. Makro politikalar düzeyinde, ülke çapında bilgi iletişim teknolojileri altyapısının gelişmesinin desteklenmesini ve eğitim politikaları ile gerekli nitelikli çalışan ihtiyacının karşılanmasını önemli öncelikler olarak görüyoruz. Kreatif, yenilikçi, disiplinler arası düşünebilen, bilişim yetkinliklerine sahip, özellikle ’fen, teknoloji, mühendislik, matematik’, yani İngilizce kısaltmasıyla STEM yetkinliği olan işgücünün önemini TÜSİAD olarak sürekli vurguluyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konuda daha kapsamlı çalışmalarımızı bizlerden duyacaksınız. Ancak gençlerimize katma değeri yüksek beceriler kazandırarak dijital değişim rüzgarını yakalayabileceğimize inanıyoruz”.

    Bugün tanıtımı yapılan ve Samsung Electronics, Deloitte ve GfK ortaklığında gerçekleştirilen çalışmada, dijital değişim süreci CEO’ların gözünden kapsamlı olarak ele alındığını bildiren Symes, sözlerini şöyle tamamladı: “Şirketin bir bütün olarak dijital değişimini sağlamak için güçlü ve kapsayıcı bir dijital stratejinin oluşturulmasını ve inovatif bakışın kurum kültürüne yerleştirilmesini önemli bir gereklilik olarak görüyoruz. Bu noktada ’dijital vizyona sahip liderler’in oynayacağı rol belirleyici olacak. Araştırmamızda, dijital değişim konusunda hangi sektörde olursa olsun CEO’lardaki farkındalığın yüksek olduğunu görmek memnuniyet verici. Kurumların dijital olgunluk düzeyi, dijitale yapılan yatırımlar, dijital kanallardan elde edilen ciro, dijital süreçten sorumlu üst düzey yönetici atanması gibi bileşenler bakımından önümüzde katedilecek önemli bir mesafe olduğu görülüyor. Şunu hepimiz iyi anlamalıyız; sadece verimlilik artışına yönelik teknolojinin katkısı artık tıkandı, farklılaşmak ve ezberbozan inovasyonlar yapmak için dijital değişimi içselleştirmek ve daha da önemlisi yönetmek gerekli”.