Etiket: Diğer

  • Yozgat Spor Vadisi İle Diğer İlleri Kıskandıracak

    Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı, yağımı süren Spor Vadisi’nin, tamamlandığında Yozgat’ın sosyal yaşamına önemli katkılar sunacağını söyledi.

    Yozgat’ta görev yapan gazetecilere Spor Vadisi’ni yerinde tanıtan Vali Abdulkadir Yazıcı, Spor Vadisi’nin bitmiş haliyle çevresindeki hiçbir ilde bulunmayan kapasite ve genişlikte bir tesis olacağını belirtti. Vali Abdulkadir Yazıcı, “ Bin 900 dönüm alan üzerinde inşa edilen Spor Vadisi genç, yaşlı çocuk her kesimden insana hitap eden sosyal bir alan olacak. 3 etaptan oluşan kompleksin, birinci etabı kendi içinde iki kısımdan oluşuyor. Birinci etabın ilk kısmında Yarı Olimpik Yüzme Havuzu, İl Tipi Gençlik Merkezi ve Sporcu Fabrikas olmak üzere üç muhteşem eser yer almaktadır. Birinci etabın ikinci kısmında ise her yaştan Yozgatlıya hitap edecek tüm açık spor alanları ve 3 basketbol sahası, 3 voleybol sahası, 3 pota sahası, 2 mini futbol sahası, 2 tenis kortu, uzun atlama sahası, pinpon sahası, tırmanış duvarı, kay kay pisti, 6 seyir terası, uçurtma tepeleri, 735 kişilik açık anfi tiyatro, yürüyüş yolları, sosyal alanlar, koşu pisti, çocuk parkları, engelli fitness spor aletleri, kafeterya yer almaktadır. Gençler arkadaşlarıyla, dedeler torunlarıyla, anne ve babalar çocuklarıyla her kesime hitap edecek Spor Vadisi, Yozgat’ı geleceğe hazırlayan en önemli yatırımlardan biri olacak.” diye konuştu.

    Projeleri hazırlanan ve önümüzde ki hafta ihaleye çıkılacak olan 2’inci etabın çalışmaları hakkında da bilgi veren Vali Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Spor Vadisi’nin 2’inci etabında ilimizin en büyük eksiklerinden bir olan sosyal hayatı canlandıracak birçok tesis yer alıyor. Spor Vadisi’nin en zor aşaması olan yol ve alt yapı çalışmaları il özel idaresi tarafından tamamlandı. Bundan sonra çalışmalarımız Spor Vadisi’nin esas görüneceği kısım olan 2’inci etapta yoğunlaşacak. 2’inci etabın ihalesine önümüzde ki hafta çıkacağız. Tamamlandığında bölgesinin ve ülkemizin en güzel mekanlarından biri olacak. Bu etap içerisinde Otağ Tepe’de 16 otağ çadır, ok tesisi, at biniciliği yer alacak. Dağ kızağı, macera parkı ve lunapark, bungalov evleri ve sosyal tesisleri, restoran, Bozok Ekspres ve Tünel, kayık ünitesi ve iskeleleri, bisiklet evi ve yolları, kuş gözlem ve seyir kuleleri, gölet düzenlemesi ve piknik alanları, çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, Mostar, Meriç ve Yavuz Sultan Selim köprüsü, kır kahvesi gibi sosyal alanlar, piknik için kamelyalar yer alıyor. Bu alanların yapımını yaz sonuna bitirerek halkımızın hizmetine sunacağız.”

    ENERJİSİNİ KENDİMİZ ÜRETECEĞİZ

    Spor Vadisinin enerjisini kendinin üreteceğini vurgulayan Vali Yazıcı, arazideki 3 bin 500’ün üzerindeki aydınlatmanın güneş enerjisi ile çalışacağını kaydetti. Vali Yazıcı, bundan sonraki süreçte, kentin yeni cazibe merkezinin Spor Vadisi olacağını sözlerine ekledi.

  • Bahar Alerjisi Gözde Oluşacak Diğer Hastalıkları Tetikleyebilir

    Acıbadem Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. U. Emrah Altıparmak, bahar alerjisinin gözde oluşacak diğer hastalıkları tetikleyebileceğini söyledi.

    Acıbadem Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. U.Emrah Altıparmak, bahar ayının gelmesiyle birlikte bahar alerjisi ve tespit etme yöntemleriyle ilgili yaptığı açıklamada, bahar aylarında artan çiçek tozlarının (polenlerin) etkisiyle alerjik bünyesi olan kişilerde burunda tıkanma ve sulanma, ciltte döküntü ve kaşınmalar başladığını belirterek, bazı kişilerde buna ek olarak gözlerde kaşınma, sulanma, kırmızılık gibi şikayetler baş gösterdiğini, buna ise ’bahar alerjisi’ denildiğini anlattı.

    “KAŞINTI YOK İSE ALERJİDEN SÖZ ETMEK DOĞRU OLMAZ”

    Bahar alerjisinin tanısının tipik yakınmalar ve öykü ile tanımlanabileceğini kaydeden Altıparmak, “Hastalar bahar aylarının gelmesi ile birlikte gözlerinin yanmaya ve sulanmaya başladığını belirtirler. Gözlerde ışığa hassasiyet de görülür. Ancak olmazsa olmaz diyebileceğimiz bulgu ’kaşıntı’ dır. Kaşınma yoksa alerjiden söz etmek doğru olmaz. Tipik öykü ile başvuran hastanın bir Göz Hekimi tarafından yapılacak muayenesi ile tanı kolaylıkla konabilir. Göz bağışıklık sistemi oldukça güçlü bir organdır. Pek çok farklı bağışıklık yanıtı verebilir, böylelikle hastalıklardan kendisini koruyabilir. Öte yandan güçlü savunma sistemi bazı etkenlerle karşılaştığında aşırı yanıtlar da gösterebilir. Böyle bir durumda gözde oluşan bağışıklık yanıtı, karşılaşılan etkene oranla çok daha fazla rahatsız edici bir klinik tablo ortaya çıkarabilir. Alerji buna iyi bir örnektir” ifadelerini kullandı.

    “ASTIM HASTALARINDA GÖZ ALERJİSİ DAHA SIK GÖRÜLMEKTEDİR”

    Bahar alerjisinin herkeste görülebileceğini söyleyen Altıparmak, “Ailede alerji (atopi) öyküsü bulunan kişilerde yatkınlık daha fazladır. Ciltte alerji (atopik dermatit), alerjiye bağlı burun akıntısı (alerjik rinit) veya astım öyküsü olan kişilerde daha sık görüldüğü bilinmektedir. Bu kişilerde mevcut hastalıklarıyla eş zamanlı olarak da gözde alerjik bulgular gözlenebilir. Hemen her yaşta görülebilmekle birlikte 5 ile 20 yaş arası en sık görüldüğü yaşlardır. 5 yaş altı çocuklarda nadir görülür, kaşınma yakınması yoksa tanıya şüpheyle yaklaşmak gerekir. 11-13 yaşlarında görülme sıklığı pik yapar. Yine bu yaşlarda klinik olarak da alerji en ağır seyrini gösterir. İlerleyen yaşla birlikte alerji bulguları hafiflemeye başlar. Hastalar alerjiyi hisseder ama şikayetlerinin eskisi kadar şiddetli olmadığını ifade eder” dedi.

    “SÜREKLİ OLARAK GÖZ KIZARIKLIĞI OKUL YAŞAMINI OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR”

    “Bahar Alerjisi genel olarak yaşam kalitesini etkileyen bir hastalık kabul edilebilir” diyen Altıparmak, şunları kaydetti:

    “Okul çağındaki çocuklarda gözlerdeki yakınmalar nedeniyle çocukların okul başarısı etkilenebilir. Sürekli gözleri kızarık ve sulanan çocuk arkadaşları tarafından dışlanabilir ve psikolojik olarak olumsuz etkilenebilir. Tedavi bu tür olumsuzlukların önüne geçecektir. Alerji nedeniyle sürekli göz kaşımanın gözün Kornea (saydam tabaka) katmanında incelmeye ve bunun da Keratokonus (Korneada koni şeklinde dikleşme ile seyreden) hastalığına dönüşebildiğini artık biliyoruz. Bu bakımdan erken yaşta alerji yakınmaları olan çocukların doğru ve etkin tedavileri ile Keratokonus hastalığının önüne geçilebilir. Korneayı (saydam tabaka) oluşturan kolajen adı verilen lifler, gözün sürekli kaşınması gibi mekanik nedenlerle bir süre sonra sağlamlık ve sıkılıklarını kaybetmeye başlar. Normalde cami kubbesi şeklinde olan kornea giderek dikleşmeye ve koni benzeri bir şekil almaya başlar. Bunun sonucunda gözde önce yüksek astigmatizma oluşur, ardından da görme azalmaya başlar. Korneadaki dikleşme bir süre sonra korneanın bulanıklaşması ve görmenin ciddi olarak azalması ile sonuçlanır. Bu durum bazı kişilerde kaşınma olmadan da (kalıtımsal nedenlerle) ortaya çıkabilir. Bu durumlara genel olarak Keratokonus adını veriyoruz.”

    “LENS KULLANIMI İYİLEŞME SÜRECİNDE CİDDİ ÖLÇEKTE FAYDA SAĞLAMAKTADIR”

    Keratokonus hastalığının erken tedavisinde sert kontakt lenslerin uzun zamandır kullanıldığını bildiren Altıparmak, “Bu lenslerle hastaların görmesinde belirgin olarak iyileşme sağlanabilir. Son yıllarda Riboflavin vitamini yardımıyla uygulanan Ultraviolet ışın tedavisi ile hastalığın ilerlemesinin durdurulması büyük ölçüde başarılmaktadır. Gözde oluşan yüksek astigmatın tedavisinde kornea içine konan halkalar da tedavide yardımcı araçlardır. Yine son yıllarda bu tedavilerin birden fazlası birlikte uygulanmakta ve hastalığın tedavisi başarılmaktadır. Öyle ki, geçmişte pek çok keratokonus hastası için uygulanan kornea nakli tedavisi bugün son çare olarak uygulanmakta ve çok nadir gerekmektedir. Tabi asılolan keratokonus hastalığına zemin hazırlayan Bahar Alerjisi’ni erken tanımak, tedavi etmek ve Keratokonus hastalığının ortaya çıkmasını engellemektir” açıklamasında bulundu.

  • Öztürk: “Diğer Maçları Da Kazanıp Daha Yukarılara Çıkmayı İstiyoruz”

    Samsun Canik Belediye Başantrenörü Mehmet Can Öztürk, “Diğer maçları da kazanıp daha yukarılara çıkmayı istiyoruz” dedi.

    Kendi sahalarında Botaş’ı yendikleri maç sonu basın toplantısında konuşan Öztürk, “Bugün zor bir maça çıktık. Milli takım arası vardı. Bu aradan dönmek biraz zor oluyor. Milli maç arasında takımımız bir ritm kazanmıştı. Bu maçta da görmüşsünüzdür takımımız biraz ritm kaybetmişti. Botaş bir altımızdaki sıradaydı. Onları yenerek aramızdaki farkı açtık. Bizi sistemimizden uzaklaştırmaya çalıştılar. Biz de sistemimizi oynamaya çalıştık. Önümüzde yine bir Türkiye Kupası arası var. Bu arayı iyi değerlendirip İstanbul Üniversitesi, BGD ve Galatasaray maçlarına iyi sonuçlar almayı hedefliyoruz. Bu maçları kazanıp play-off için daha da yukarı sıralara çıkmaya çalışacağız” diye konuştu.

    Kazandıkları maçın Play-off için çok önemli olduğunu belirten Samsun Canik Belediye’li basketbolcu İlsu Darıcıoğlu, diğer maçlar için daha çok çalışacaklarını ifade etti.

  • Özdağ: “Diğer Darbeler Bedenimize Zarar Verirken, 28 Şubat Ruhumuza Musallat Oldu”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ 28 Şubat Postmodern darbesinin 19’uncu yıldönümünde yaptığı açıklamada, “Diğer darbeler bedenimize zarar verirken, 28 Şubat post-modern darbesi ruhumuza musallat olmuştur” dedi.

    28 Şubat postmodern darbesinin 19’uncu yıldönümünü vesilesiyle açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ, darbe ile milletin onuruna kast edildiğini söyledi.

    “MİLLİ ŞEF ÖZLEMİ İÇİNDE KIVRANANLARIN TUZAK VE KUŞATMASI”

    “28 Şubat 1997’de olağanüstü toplanan Milli Güvenlik Kurulu’yla başlayan süreçle Anadolu’nun evlatlarının onuru çiğnenmek istenmiş, milletimizin izzetine kast edilmiştir” diyen Özdağ, darbenin, değerlere ve inançlara karşı fütursuzca gerçekleştirilen bir saldırı olduğunu belirtti. Özdağ, darbenin ağır sonuçları da beraberinde getirdiğini söyleyerek, “28 Şubat, milli şef özlemi içinde kıvrananların tuzak ve kuşatması olarak kayıtlara geçmiştir” dedi.

    28 Şubat’ın hürriyet katillerinin projesi olduğunu söyleyen Özdağ, “Muhafazakar kesime yönelik hak ihlallerinin yapıldığı, başörtülü kızlarımızın eğitim haklarının gasp edildiği ve inançlara engel olunma gayretinin son çırpınışlarının sahnelendiği bir komplo sergilenmiştir” ifadelerini kullandı.

    Muhafazakâr kesimle hesaplaşma yöntemi olarak tayin edilen uygulamaların, ülkemiz adına ayıplı eylemleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Özdağ açıklamasına şöyle devam etti:

    “28 Şubat 1997, tıpkı 1960, 1971 ve 1980’de olduğu gibi bir demokrasi faciası olarak Cumhuriyet kayıtlarına geçmiştir. Ancak, 28 Şubat’ı diğer darbelerden ayıran bir özelliği öne çıkmıştır. Diğer darbeler bedenimize zarar verirken, 28 Şubat post-modern darbesi ruhumuza musallat olmuştur. Medya, sermaye lobileri, sözde sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler tarafından desteklenen baskı ve sınır tanımaz zorbalık, milletin nezdinde işkenceye dönüşmüş, militarizm meşrulaştırmak istenerek hukuk katledilmiştir. Bu maddi ve manevi hasarlar sözde ’İrtica tehlikesi’ adı altında ülkemize yadigar bırakılmıştır.”

    “MİLLET İLE BİLEK GÜREŞİ YAPILAMAYACAĞI ANLAŞILMAYA BAŞLANMIŞTIR”

    Vesayet lobilerinin millet ile kavgasının hiçbir dönemde bitmediğine de dikkat çeken Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

    “Lobiler her defasında yeni oyunlar ile sahneye atılmış ve her defasında Millet tarafından alaşağı edilmiştir. Neticesinde millet ile bilek güreşi yapılamayacağı da anlaşılmaya başlanmıştır. 28 Şubatçılara da, paralel darbecilere de millet sandıkta demokrasiyi öğretmiştir. 2002, 2004, 2007, 2009, 2011, 2014 ve 2015’te demokrasinin kılıcı keskin çıkmıştır. Darbelere karşı göğüs gerilmiş, milletimiz ve askerimiz yurtiçi ve yurtdışında birlik ve beraberliği sağlayabildiği günlere kavuşmuştur.”

    “BU AZİZ MİLLETE KALKAN EL ASLA CEZASIZ KALMAYACAK”

    Özdağ, milli iradenin tecelli etmeye başladığına dikkat çekerek, Türkiye’nin bir yandan demokrasi ile büyüdüğünü, bir yandan da darbecilerle hesaplaşma yoluna girdiğini kaydetti. Hangi sebep ve gerekçeyle olursa olsun millete kalkan elin asla cezasız kalmayacağını söyleyen Özdağ, “Gerekirse o eller hukuk çerçevesinde kırılacaktır” dedi.

    Özdağ, “Unutulmamalıdır ki, 28 Şubat ve benzeri girişimlerin izlerini silme kabiliyetine sahip milletimiz, darbecilere ve destekçilerine yine en büyük cevabı verecek müessesedir.

    Ben bu inanç ve düşüncelerle 28 Şubat’ın tüm mağdurlarına selam ediyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyor, hayatta kalanlara da uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Söke’deki Kaza Traktör İkiye Bölündü, Diğer Araç İse Hurdaya Döndü

    Söke-Bodrum Karayolu Sarıkemer yakınlarında Özbaşı Kavşağında meydana gelen trafik kazasında lüks otomobil, traktör çarpıştı. Traktörün ikiye bölündüğü, lüks otomobilin hurdaya döndüğü kazada can kaybının olmaması teselli kaynağı oldu.

    Kazada Nalbantlar Mahallesi yakınlarında zeytin toplamaktan dönerek Ak Yeniköy’e gitmekte oldukları öğrenilen Ali S. Yönetimindeki 09 K 6230 plakalı traktörle, Söke’den Bodrum yönüne gitmekte olan Abdullah Kasım K. yönetimindeki 34 ZM 081 plakalı özle otomobil çarpıştı. Dikkatsizlik sonucu meydana gelen kazada traktörde bulunan Ayşe S. ve özel otomobil sürücüsü Abdullah Kasım K. hafif yaralandı. Kazada traktör ikiye bölünen traktörün direksiyon panelinin bulunduğu ön aksı metrelerce ileriye fırladı. Kazayı görenler şaşkınlıklarını gizleyemezken, can kaybının yaşanmaması teselli kaynağı oldu.