Etiket: Diğer

  • “Ulaşım sektörü, diğer oluşumlar kadar desteklenmiyor”

    Best Van Tur Genel Müdürü İrem Bayram, düzenledikleri iftar yemeğinde karayolları yolcu taşımacılığı, ülkenin mevcut ekonomisi ve siyasi olaylarla ilgili gündeme dair değerlendirmede bulundu.

    Best Van Tur Genel Müdürü İrem Bayram, her yıl geleneksel olarak düzenledikleri iftar yemeğinde basın mensuplarına karayolları yolcu taşımacılığı, ülkenin mevcut ekonomisi ve siyasi olaylarla ilgili gündeme dair değerlendirmede bulundu. Eski zamanlarda seyahat alışkanlığının bir karar mekanizması olduğunun ama artık günümüzde sabah karar verilip öğlen uygulanan bir aktivite haline geldiğini söyleyen Bayram, “Ulaşım sektöründe bu denli büyük işler yapan bizler, maalesef diğer oluşumlar kadar destek görememekteyiz. Örneğin, diğer lojistiklerde olduğu gibi eşya, kargo taşımacılığında akaryakıt ÖTV’si indirimi alamamaktayız. Bizler sadece kendi segmentimiz de rekabet edebilecek koşullar oluşturulmasını istiyoruz. Uçaklar ve gemilerde hatta özel şirketler de dâhil olmak üzere ÖTV’siz akaryakıt kullanırken tek ÖTV’li akaryakıt kullanıp hem de en ucuza taşıyan sektör olmamız bizi aslında üzüyor” dedi.

    “Gümrük kapılarında ulaştırmadan sorumlu personellerin olması gerekiyor”

    Yolcu Taşımacılığı Daire Başkanı Mahmut Gürses’e birçok defa bireysel olarak gümrük kapılarında ulaştırma personelinin bulunması gerektiğini aktardığını belirten Bayram, “Gümrük kapılarında ulaştırmadan sorumlu personellerin olmaması bize çok ciddi sıkıntılar yaşatmakta. En büyük sıkıntıların başında ise gümrük memur arkadaşların ulaştırma mevzuatını bilmemeleri. Mesela daha öncesinde gümrük çıkışlarında aranan yüzde 50’lik doluluk oranının kaldırıldığı dönem, ulaştırma mevzuatından habersiz gümrük mevzuatlarını bu konuda bilgilendirmemiz, 5 saat boyunca yolcularımızı gümrükte mağdur etmemize sebep oldu. Kendileri de defalarca ulaştırma mevzuatını bilmediklerini dile getiriyorlar. Bu yüzden gümrük kapılarında mutlaka ulaştırmadan sorumlu personellerin olması gerekiyor. Bu konuyu ben şahsen bizim için çok büyük bir değer olan Yolcu Taşımacılığı Daire Başkanı Mahmut Gürses beye hem sözlü hem de yazılı olarak ilettim. İnşallah en yakın zamanda bir çözüm bulunmuş olur. Öte yandan bölgede geçmiş yıllarda sıkıntılar yaşadığımız da bizlere hızır gibi yetişen Murat Çetiner gibi müdürlerimizin de olması gerekiyor. Örneğin, Habur Sınır Kapısında bir sıkıntı yaşadığımızda kendisine ulaşır ulaşmaz sorunlara ivedilikle çözüm üretiyordu. Şuan da görevde olan değerli müdürlerimizin de aynı hassasiyeti göstermeleri doğrultusunda eminim ki yolcularımıza daha rahat ve konforlu bir ulaşım sağlamış olacağız” dedi.

    “Best Van Tur artık bölge firması oldu”

    Yurt dışı taşımalarında 2014’ün başlarında zirveleri gördüklerini belirten Bayram, “DEAŞ ortaya çıkmasıyla beraber o dönem de yolcularımız da ciddi düşüşler oldu. Ama yine de şükürler olsun geçtiğimiz yıla göre yurt dışında yüzde 30, yurt içinde ise yüzde 60 daha iyiyiz. Best Van Tur olarak hem doluluk oranında hem hizmet hem de yapı kalitesi olarak çok iyiyiz ki bunu yolcularımızdaki artışlardan da görüyoruz. Geçtiğimiz yıl radikal bir karar alıp araçlarımızı 2+1 olarak tüm filomuzu değiştirdik. Hizmet kalitesi anlamın çok ciddi ivmeli bir gidişatımız var. Şükürler olsunki artık Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge firması olma yönünde ilerliyoruz. Yolcu sayılarımıza baktığımız zaman Van yerel firması demeye bin şahit ister çünkü Bitlis’ten, Muş’tan, Bingöl’den ve Şırnak’tan o kadar çok yolcu taşıyoruz ki Van yolcularını geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Onların dışında Elazığ ve Malatya’da da ciddi anlamda tercih edilen bir firma oluyoruz. İşte bu bizim için çok önemli” dedi.

    “U-ETDS sistemi ile ördek yolcu tarihe karışacak”

    Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi (U-ETDS) ile karayollarındaki güvenlik açıklarının kapanacağı, her türlü yolcu ve yükün kayıt altına alınarak bu yeni sistem ile yolların daha güvenli olacağını söyleyen Bayram, “Artık bütün hayat dijitalleşiyor, ben şahsen firma sahibi olarak yolcunun kimlik bilgisini bilmek istiyorum. Ulaştırmadan önce ben bilmek istiyorum. Neden bilmek istiyorum, çünkü o araçta benim yolcum taşınıyor ve yolculardan sorumlu tuttuğum kaptanlarım var. Bu anlamda U-ETDS çok faydalı olacağına inanıyorum. Öte yandan U-ETDS en önemli diğer bir faydası ise yoldan aldığımız yolcuları da artık online olarak iletmiş olacağız böylelikle ördek yolcu tarihe karışmış olacak. Sektörümüz ile ilgili maalesef bir tane veri bulamıyorum ve bu bizim temsiliyetimizde güçsüzleşmemize sebep oluyor. Sektörün geneli olarak, yurt dışına taşıdığımız yolcu sayısı ile ilgili de elimizde net bir veri yok. Nasıl ki hava yollarında taşınan yolcu sayısı net ise U-ETDS sistemi ile bizde de net bir şekilde veriler ortaya çıkacak” dedi.

    Tur otobüsünde olması gereken belgeler ile ilgili de açıklamalarda bulunan Bayram, “Son günlerde kazaya karışan araçların genelinin belgesiz olarak çalışan korsan araçların olduğunu belirten Bayram, “Biz tur firmalarının B1 ve D1 belgelerimiz var, bu belgeleri tüm yolcularımız bireysel olarak hatta tur olarak da kiraladıklarında bunları görme hakkına sahiptirler. Bunun dışında kaptanlarımızın src belgesi olmadan biz bu araçları kullandıramıyoruz. Psikoteknik belgesi olmadan araç kullandıramıyoruz” dedi.

    Gazeteci Yazar Emrah Doğru ise İrem Bayram’a bu güzel etkinliğe vesile olduğu için kendisine teşekkür ederek İrem hanımı iş kadınlığının yani sıra hep sosyal sorumluluk projeleri ve eğitim gönüllüsü olarak tanıdıklarını her zaman yanında olacaklarını söyledi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkçe’nin diğer dillerin kuralsız istilasına ihtiyacı yoktur”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkçe’nin ne uydurukça olarak karşımıza çıkan suni teneffüslere ne de ifrat ve tefrit alameti olan diğer dillerin kuralsız istilasına ihtiyacı yoktur” dedi.

    Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen 8. Uluslararası Türk Dili Kurultayı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkçe’ye göne düzenlenmiş olan F klavyenin kullanımının dahi yaygınlaştırılamadığına dikkat çekerek, “Dilimizle birlikte milli ruhumuzun da zayıfladığı gerçeğini kabul etmeli ve bu konudaki tedbirleri ona göre hep birlikte almalıyız” ifadelerini kullandı.

    “Dilini kaybeden bir toplumun diğer değerlerini koruması mümkün değildir”

    Türkçe’nin dünyanın en kadim, yaygın konuşulan ve en zengin dillerinden birisi olduğunu kaydeden Erdoğan, “Üzerinde konuşulmayı, tartışılmayı hak eden köklü bir dilimiz var. Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig’de şöyle diyor, ‘Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür. İnsan sözünü dil ile söyler, sözü iyi olursa yüzü parlar.’ İnsan sözünü Yaradan’ın bizlere en büyük lütuflarından biri olan dil ile hecelere, kelimelere, cümlelere dökerek söylüyor. Hayatı ve eşyayı anlamlandırdığımız dilimiz, Türkçemiz bizim en büyük güzelliğimizdir. Türk milleti olarak eğer bugün milattan önceki döneme kadar uzanan bir yazılı kültür geçmişinden, 2200 yıllık kesintisiz bir devlet geleneğinden, 1400 yılı aşan alem şümul bir medeniyet birikiminden söz ediyorsak, bunu ilimize, dil ile ifade ettiğimiz sözümüze, sözlerimizle nesilden nesle aktardığımız değerlerimize borçluyuz. Öyle ki, dil kültürün ve medeniyetin köşe taşıdır desek yeridir. Dilini kaybeden bir toplumun diğer değerlerini koruması mümkün değildir. Bunun için kültürlere ve medeniyetlere saldırılar önce dilden başlıyor. Dilini aldığı anda o millete çökertiyor. Goethe, ‘bir millete o milletin dili ile oynamaktan daha iyi suikast olamaz’ diyor. Biz böyle bir suikasta maruz kalmış bir milletiz. Bu saldırı dilimiz ile birlikte onun mütemmim cüzü olan şahsiyetimizi, milli karakterimizi de hedef almıştır. Unutulmamalıdır ki, yaşayan bir varlık olan dil, her canlı gibi emek ister, beslenmek ister, korunmak ister, geliştirilmek ister. Türkçe’nin ne uydurukça olarak karşımıza çıkan suni teneffüslere ne de ifrat ve tefrit alameti olan diğer dillerin kuralsız istilasına ihtiyacı yoktur. Dilimizin tek ihtiyacı onun kıymetini bilecek insanlar ve kurumlardır. Türkçe’nin konuşma, edebiyat ve bilim olarak yetersizliğinden, fakirliğinden söz eden kimse şayet art niyetli değilse Türkçeden, Türkçe’nin zenginliklerinden bihaber demektir. Geçtiğimiz günlerde kütüphanemde elime geçen ve şöyle bir karıştırdığım 10 ciltlik Türkçe sözlük, baktım ki 300 binden fazla kelimeyi ihtiva ediyordu. Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğü’ndeki kelime sayısının 600 bini geçtiğini biliyorum. Buna karşılık bugün dünya dili olarak yere göğe sığdırılamayan İngilizcenin en gelişmiş basılı sözlüğü dahi 230 bin civarında kelimeden oluşuyor. Diğer dillerden alınan kelimelerle bu sayıyı milyona kadar çıkartan yok değil. Bu durumda Türkçe’nin Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca ve diğer dillerle olan etkileşimini genişleterek bizim de çok farklı rakamlar telaffuz etmemiz mümkündür. Bin yıl önce Divanü Lugati’t-Türk ismi ile 10 bine yakın kelimeden oluşan sözlüğü bulunan bir dile yetersiz demek bühtanların en büyüğüdür. Bu vesile ile Türkçe’nin en eski iki büyük kaynağından birisi olan bu eseri kültürümüze kazandıran Kaşkarlı Mahmud’u rahmetle yad ediyorum. Diğer önemli bir eserimiz olan Kutadgu Bilig gibi bir hazineyi bizlere miras bırakan Yusuf Has Hacip’i de aynı şekilde rahmetle anıyorum. Yunus Emre sözün ve dilin önemini ne güzel anlatıyor, ‘sözü bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz, sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz, söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı, söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz.‘ Yunus Emre’den Köroğlu’na, Yahya Kemal’den Necip Fazıl’a kadar Türkçemizin güzelliklerinin bize ulaşmasına vesile olan tüm söz ustalarını, gönül erlerini, kalem ve kelam erbabını minnetle yad ediyorum” diye konuştu.

    “F klavye kullanımını dahi yaygınlaştırabilmiş değiliz”

    Türkçe ile birlikte milli ruhun da zayıfladığı gerçeğinin kabul edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Merhum Ali Fuad Başgil Hoca Türkiye Türkçesini her kelimesinde asil bir milletin en az bin yıllık tarihinin biriktirdiği mana ve hatıralar bulunan lisan şekline girmiş milli ruhumuz olarak tarif eder. Bilimde, teknolojide, ekonomide, sanayide, ticarette ve her alanda muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak için mücadele ederken dilimizi milli ruhumuz olarak görüp, sahiplenmek mecburiyetindeyiz. Her konuda olduğu gibi medeniyet mücadelesinde de önde olanın, öncü alanın mefhumları, ifadeleri baskın çıkar. Bilgisayarı siz keşfetmişseniz, ona dair mefhumlar sizin dilinizle şekillenir, tescillenir. Siyasette, ekonomide, bilimde ürettiğiniz görüşler, düşünceler, mefhumlar sizin dilinizle yaygınlaşır. Mesela İbni Haldun’un 650 yıl önce ifade ettiği asabiye, ümran, bedavet, hadaret, mülk gibi mefhumlar bugün de sosyal bilimlerin temel mefhumları arasındadır. Dilimizle ilgili bazı güncel sıkıntıları tartışırken bu genel umumi manzarayı göz ardı etmemeliyiz. Küresel düzeyde faaliyet gösteren teknoloji firmalarının Türkçeyi görmezden gelmeleri veya özensiz şekilde kullanmaları hepimizi üzüyor. Halbuki biz henüz bilgisayarlarda harf ve imla işaretlerinin yerleri Türkçeye göre düzenlenmiş olan F klavye kullanımını dahi yaygınlaştırabilmiş değiliz. Klasik olarak kabul gören edebi eserlerin yeterince ilgi görmediğinden, onların ayarında yeni eserler üretilemediğinden şikayet etmiyor muyuz? Sosyal medya mecralarında, televizyon dizilerinde, gençlerimizin kendi aralarında Türkçenin zenginliğine aykırı bir çoraklığın hüküm sürdüğünden mustarip değil miyiz? Kendimizin yeteri kadar önem vermediği Türkçe konusunda başkalarının hassasiyet göstermesini bekleyemeyiz. Dilimizle birlikte milli ruhumuzun da zayıfladığı gerçeğini kabul etmeli ve bu konudaki tedbirleri ona göre hep birlikte almalıyız. Dilimizin zenginliklerinin tamamını kucaklayan bir anlayışla Türkçemize sahip çıkacağız” açıklamasında bulundu.

  • Çaldığı arabayla kaza yapınca diğer suçları da ortaya çıktı

    Bursa’nın Gemlik ilçesinde çaldığı kamyonetle kaza yapan zanlı, kaçmak isterken polise yakalanınca diğer suçları da ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde terminale gelen M.M. ve 16 yaşındaki baldızı, 16 ZA 949 plakalı kamyoneti çalarak yeni açılan İstanbul-İzmir Otobanına girdi. Arkasındaki polislerden kurtulmak isteyen M.M. direksiyon hakimiyetini kaybedince Gemlik gişeleri çıkışında refüje çarparak durabildi. Kaza sonrasında kaçmaya başlayan 2 kişi polis ekipleri tarafından yakalandı.

    Kaza sonrasında ilk olarak Orhangazi İlçe Jandarma Komutanlığına getirilen zanlı ve 16 yaşındaki baldızının Gemlik’te çeşitli hırsızlık olaylarına da karıştığı ortaya çıktı. Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri tarafından teslim alınan zanlılar İlk ifadelerinde suçlarını itiraf etti.

    Olayla ilgili tahkikat sürdürülüyor.

  • Türkiye’de ilk kez işitme engellilerle diğer vatandaşlar beraber tiyatro izledi

    Türkiye’de bir ilke imza atan işaret dili eğitim kursiyerleri, hem işitme engellilerin hem diğer vatandaşların izleyebileceği bir oyun sahneledi.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları’nda eğitim alan işaret dili kursiyerleri, Türkiye’de bir ilke imza attı. Çevrelerinde bulunan işitme engelli vatandaşlarla iletişim kurabilmek amacıyla eğitimler alan 12 kişilik ekip, işaret dili kursunda öğrendiklerini tiyatro sahnesinde değerlendirmek istedi. Bu amaçla yola çıkan ekip, Avni Yukaruç’un yazdığı “Arzuhalci Hasan Efendi’’ ve Dario Fo’nun yazdığı “Japon Kuklası’’ oyunlarının provalarına başladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve KO-MEK yönetimi tarafından da desteklenen amatör tiyatrocular, ilk kez Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde oyunlarını sergiledi. Türkiye’de ilk kez hem işitme engellilerin, hem de diğer vatandaşların aynı anda izledikleri oyun büyük ilgi gördü. Skeçlerini aynı anda sesli şekilde ve işaret dili kullanarak gerçekleştiren tiyatro ekibi, işitme engelli ve vatandaşların birlikte oyunu izlemesine imkan sağladı.

  • Dolandırıcı, diğer suçlarını da itiraf etti

    Bursa’da kendini polis, savcı olarak tanıtan dolandırıcı, nezarette diğer suçlarını da itiraf etti.

    Olay, merkez Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, 37 yaşındaki Osman T. 62 yaşındaki M.U’ yu arayıp kendini polis olarak tanıttı. Daha sonra Osman T. yaşlı kadına ’paralarınız terör örgütü tarafından kullanılıyor bize vermeniz gerekiyor inceleyip size geri iade edeceğiz’ dedi. Dolandırıcıya inanan yaşlı kadın bin 400 lira ve 18 gram ziynet eşyasını Osman T.’ye teslim etti. Aradan bir süre geçince M.U. dolandırıldığını anladı. Durum polis ekiplerine haber verildi. Olay yerine gelen polis ekipleri yaşlı kadının ifadesini aldı.

    Bir başka ihbarı değerlendiren Asayiş Şube Müdürlüğünü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri Görükle mevkinde aynı suça karışmak üzereyken Osman T’yi kıskıvrak yakaladı. Emniyete götürülen Osman T. kendisini Şanlıurfa’dan tanımadığı bir şahsın yönlendirdiğini söyledi. Nezarette yatınca vicdana gelen Osman T. kendisini Ahmet isimli bir şahsın yönlendirdiğini ve işlediği diğer dolandırıcılık olaylarını da itiraf etti.

    Emniyetteki ifadesi tamamlanan Osman T. adliyeye sevk edildi.