Etiket: ‘Devletin

  • Pandemi sürecinde devletin esnafa destek olmalısı gerektiğini belirten ÇESOB Başkanı Gür;

    Pandemi sürecinde devletin esnafa destek olmalısı gerektiğini belirten ÇESOB Başkanı Gür;

    Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) Başkanı Recep Gür, koronavirüs salgınının başlamasından bugüne kadar esnaf ve sanatkarların rahat bir nefes alamadığını söyledi.

    “Esnafın hali ne olacak?” diye soran ÇESOB Başkanı Gür, önceki kapanma döneminde zor bir süreç geçiren esnafın bugün de aynı zorlukları yaşamaya devam ettiğini kaydetti.

    Devletin kanunla kapattığı veya kısıtladığı kıraathane, internet kafe, öğrenci servisi, lokanta, kafe ve kafeterya gibi işletmelere biran önce babalığını göstererek destek vermesi gerektiğini vurgulayan Gür, kurum olarak mağduriyet yaşayan işletmelere destek verilmesi konusunda Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’la görüştüklerini ve Başkan Aşgın’dan daha önce olduğu gibi aynı şekilde destek sözü aldıklarını belirtti. Gür ayrıca Valilik nezdinde de girişimlerin sürdüğünü kaydetti.

    Vatandaşların sağlığı için alınan hiçbir karara karşı olmadıklarının altını çizen Recep Gür, “Tedbirlere evet, ancak bizim halimiz ne olacak? Daha önce getirilen kısıtlama tedbirleri kapsamında en büyük sıkıntıyı esnaf ve sanatkarımız yaşadı. Hiç kuşkusuz yeni alınan kısıtlama tedbirleri kapsamında olumsuz etkilenecek olan kesim yine esnaf ve sanatkarlarımızdır” dedi.

    Bu alınan kararlar kapsamında esnafın özel olarak desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Gür, “Yeni alınan kararlardan olumsuz etkilenecek olan esnafımız ekonomik olarak desteklenmelidir. Hiç zaman kaybedilmeden iş yerleri kapanan esnafımıza ve yanlarında çalıştırdıkları personellere nakdi yardım yapılmalı. Kira yardımının yanı sıra elektrik, su, doğalgaz gibi genel giderlerini karşılamak için her ay düzenli olarak belli oranda esnafımıza nakdi yardım yapılmalı” diye konuştu.

    ’Bazı meslekler yok olma noktasına geldi’

    Bazı mesleklerin artık bitme noktasına geldiğini de ifade eden ÇESOB Başkanı Recep Gür, “Yeni tedbirler kapsamındaki kısıtlamalarla birlikte esnafımızın artık dayanacak gücü kalmadı. Kovid-19 tedbirleri kapsamında faaliyetleri durdurulan ve çalışma saatleri ile çalışma şekilleri sınırlandırılan tüm esnafımıza destek sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

    Esnaf ve sanatkar camiası olarak her zaman devletin ve milletin yanında olduklarını ifade eden Gür, “Mart ayından bu yana halkımızın sağlığı için yapılan tüm düzenlemelere harfiyen uyduk. Sağlık için alınan tüm tedbirleri destekliyoruz ancak salgının yayılmasını önlemek için faaliyetleri durdurulan kıraathane ve internet kafe işletmecileri başta olmak üzere, örgün eğitime yeniden ara verilmesiyle işine ara veren servis araçları, okul kantinleri ve hizmetleri yalnızca paket servisi ile sınırlandırılan restoran, lokanta, pastane, kafe gibi işletmelere nakdi destek şart. Bu işletmeler zaten Mart ayından bu yana çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor” dedi.

    ’Esnafımız Bağ-Kur, SSK ve vergi ödemelerinden muaf tutulmalı’

    Kapalı olduğu süre boyunca esnaf ve sanatkarların SSK, Bağ-Kur ve vergi ödemelerinden muaf tutulması gerektiğini söyleyen Recep Gür, “Kısıtlamalar nedeniyle çalışmayan esnafımız bırakın ev geçindirmeyi, iş yeri kirasını ve faturalarını bile ödeyemez durumdalar. Bu dönemde esnafımız ya kepenk kapatacak ya da nakdi desteklerle bir şekilde ayakta kalacak. Esnafın kira, elektrik, su ve doğalgaz faturalarını ödeyebilmesi için aylık nakdi yardım yapılmalı. Esnaf ve sanatkarlar kapalı oldukları bu dönemde SSK, Bağ-Kur ve vergi ödemelerinden muaf tutulmalı. Ayrıca geçmiş dönem borçları için yapılandırmaya başvuran esnafın tüm borçları da faizsiz olarak en az 1 yıl süreyle dondurulmalı” ifadelerini kullandı.

    Başkan Gür, yardım yapılırken vergi mükellefiyeti olsun olmasın herkese yardım yapılması gerektiğini, bu zor günlerin birlik ve beraberlik içinde aşılacağına inancının ise tam olduğunu sözlerine ekledi.

  • MÜSİAD İzmir Başkanı Ümit Ülkü: “Yeni eylem planı devletin işleyiş hızını artıracak”

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Başkanı Ümit Ülkü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ikinci 100 Günlük Eylem Planı’nın devletin işleyiş hızını artıracağı ve verimliliğini sağlayacak dijital uygulamaların büyük önem taşıdığını söyledi.

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Başkanı Ümit Ülkü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde açıkladığı kabinesinin ikinci 100 Günlük Eylem Planı’na ilişkin değerlendirmede bulundu. Ülkü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı birinci 100 Günlük Eylem Planı’nın uygulanmasındaki başarıya dikkat çekerek, hemen arkasından ikinci 100 Günlük Eylem Planı’nın da başarıya ulaşması önünde engel olmadığını söyledi. Ülkü, “İlk eylem planın, Türkiye’nin oldukça zor bir dönemine denk geldi; ancak tüm bunlara karşın devletin, hükümetin ve milletin el ele vermesiyle yüzde 100 başarı oranına ulaştı. İkinci eylem planının da bu açıdan değerlendirilmesi gerekiyor. Yüzde 100 başarılı olacağı ve Türkiye’nin önünü açacağı bir gerçek” dedi.

    “Kararlı adımlarla geleceğe yürümesini memnuniyetle karşılıyoruz”

    İkinci 100 Günlük Eylem Planı’nda devletin işleyiş hızını artıracak ve verimliliğini sağlayacak dijital uygulamalar ön plana çıktığını ifade eden Ülkü, “Eylem planı tarımdan sanayiye, hukuktan sağlığa, gençlerimizin girişimcilere, çocuklarımızdan kadınlara kadar önemli adımların atılacağı birçok adımı kapsıyor. Üçüncü çeyrekte Türkiye’nin yüzde 1.6 büyüme rakamları yakaladığı bir süreçte ikinci 100 günlük eylem planıyla Türkiye’nin kararlı adımlarla geleceğe yürümesini memnuniyetle karşılıyoruz” diye konuştu.

    İkinci 100 Günlük Eylem Planı’nda İzmir’e özel projelerin de bulunduğunu söyleyen Ülkü, “Buna göre İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara (YİD) otoyollarında 73 kilometre otoyolu yapılacak İzmir Halkapınar-Otogar Metrosu’nun (4.5 km) ihale ilanına çıkılması ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İzmir’in ulaşım altyapısına verdiği önemi gösteriyor. Yeni metro ağı, kent içi trafiğini büyük ölçüde rahatlatacaktır. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin de üzerinde hassasiyetle durduğu Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması için yer seçimlerinin kesinleştirilecek olması da büyük önem taşıyor. Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü bünyesindeki Uluslararası Zeytin Gen Bankası ise yine önemli bir görevi yerine getirecek. Zeytin ve zeytinyağında İzmir’in küresel rekabette eli bu sayede güçlenecek. Deneyap Atölyesi projesi kapsamında İzmir’de de gençlik merkezleri atölyeleri kurulacak. Gençlerimiz bu atölyelerde gelecekleri için ilk temelleri atma imkanına kavuşacak” diye aktardı.

  • 6 yılda bin defa patladı, devletin 97 milyonu toprağa gömüldü

    Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından Geyik Barajından Bodrum Yarımadasına 140 kilometre uzunluğunda döşenen su isale hattında sık sık patlamaların olması yöre sakinlerini de çileden çıkardı. 2011 yılında tamamlanan ve Bodrum Yarımadasının içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan isale hattında 6 yılda bine yakın patlama meydana gelirken, kullanılan boruların su isale hatları için tercih edilmeyen ‘Cam elyaf takviyeli polyester’ olmasının etkili olduğu öğrenildi.

    Devlet Su İşleri tarafından ihalesi yapılan 140 kilometre uzunluğundaki isale hattında işletmeye alındığı günden bu yana değişik bölgelerde yaklaşık bin defa hatta patlama meydana geldi. Hatlardaki patlamalara işletme hakkını teslim almamasına rağmen Muğla Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ) vatandaşların mağdur olmaması için müdahale ediyor.

    Kullanılan malzeme yanlış

    Su isale hatlarındaki patlamanın sebebinin basınca dayanıklı hatların, özellikle deprem bölgelerinde ve içme suyunda pek tercih edilmeyen ‘Cam elyaf takviyeli polyester kullanımından kaynaklandığı öğrenildi. Boruların kayalıklara denk gelen imalatlar, büyük çaplı ana şebeke hattının güzergahı için açılan servis yolunun 1. Derece deprem bölgesinden geçirilerek ufaklı büyüklü depremin meydana geldiği noktada boruların zarar görmesi ve DSİ tarafından HDPE hatlarından alınan numuneler üzerinde yapılan testlerde boru hammaddesi bileşiminde bulunması gereken ‘Karbon siyahı’ maddesinin gerektiği oranda bulunmadığı tespit edildi.

    97 milyon TL’ye mal oldu

    DSİ tarafından yaptırılan ve 97 milyon TL’ye mal olan Bodrum Yarımadası’nın 2040 yılına kadar olan içme suyu meselesini kökünden çözecek ‘Bodrum Yarımadası Acil İçme suyu Projesi’ ile Bodrum kent merkezi, Bitez, Gündoğan, Konacık, Ortakent-Yahşi, Turgutreis, Gümüşlük, Yalıkavak, Göltürkbükü ve Yalıçiftlik mahallelerinin içme-kullanma su sıkıntısı 2040 yılına kadar çözüme kavuştuğu açıklanmıştı.

    MUSKİ devralmadı

    DSİ isale hatlarında sık sık yaşanan patlamalar nedeniyle Muğla Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) tesisin işletme hakkını devralmadı. MUSKİ Genel Müdürlüğü, tesisteki sorunların çözüme kavuşturulması gerektiğini, vatandaşların mağdur olmaması için isale hattındaki patlamaları müdahale ettiklerini açıkladılar.

  • Kurumlar mahkemelik oldu, devletin milyarlık dinlenme tesisi böyle heba oldu

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde üst düzey bürokratların gözde tatil kampı kurumlar arası anlaşmazlık nedeniyle kaderine terk edilirken, tesis uyuşturucu bağımlıları ve alkoliklere kaldı.

    Türkiye’nin gözde turizm merkezleri arasında yer alan ve devlet tarafından yapılan muhteşem tesislerden biri olan Marmaris’teki tatil ve dinlenme tesislerinin içinde bulunduğu durum görenleri şaşırtıyor. 1982 yılında yapılan tesis, 2005 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kapanıncaya kadar üst düzey bürokratlar tarafından yaz aylarında tatil amaçlı kullanıldı. Tesis daha sonra İl Özel İdaresine devredildi. Muğla’nın büyükşehir olmasının ardından yasa gereği devir tasfiye ve paylaşım komisyonu tarafından Büyükşehir Belediyesine verilen tesis için Orman ve Su İşleri Bakanlığı tahsis davası açtı. Tesisin amacına uygun kullanılmadığını iddia eden Orman ve Su İşleri Bakanlığına karşı Büyükşehir Belediyesi de işlemin iptali yönünde Muğla 2’nci İdare Mahkemesine başvurdu. Mahkemenin Büyükşehir Belediyesini haklı bulması üzerine dosya Danıştay aşamasında bekliyor.

    Binaların içi kullanılmaz durumda

    30 bin metrekarelik alanda denize sıfır tesisin içinde daha önce restoran ve benzer bölümler yıkılırken, tesisin üst bölümündeki denize hakim tepedeki binalar ise uyuşturucu ve alkol bağımlılarının mekanı haline geldi. Binaların mutfak ve banyo bölümleri tamamen tahrip olurken, odalarda ızgaralar, alkol şişeleri, yataklar, koltuklar ve eski giysiler bulundu. Binaların iç ve dış duvarları da boya ile değişik mesajlar yazılmış durumda.

    Üniversite de istedi

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 30 bin metrekarelik alan için 7 Aralık 2012 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığına başvurarak bu alana yapılacak merkez için devir talebinde bulundu. Üniversite bünyesinde Su Altı Uygulama ve Araştırma Merkezi açılması düşünülen Denizel Biyoçeşitlilik Araştırma ve Uygulama Merkezi hizmet binası olarak tesisi kullanma talebinde bulunuldu.

    Muğla’nın büyükşehir statüsüne geçmesi sonrası 1 Nisan 2014 tarihinde tesis devir tasfiye ve paylaşım komisyonu kararı ile Muğla Büyükşehir Belediyesi MELSA bünyesine geçti. Tesiste yapılan inceleme sonrası tesis içinde bulunan bazı yapıların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle kaçak yapılar Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkıldı.

    2005 yılından bu yana davalık

    2005 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılması sonrası tesisin hangi kuruma devredileceği tartışmaları başladı. Yasa ile tesisin büyükşehir olan illerde büyükşehirlere, diğer illerde ise İl Özel İdare Müdürlüklerine devri söz konusu iken Milli Parklar Genel Müdürlüğü tesisin orman alanı içinde yer aldığı gerekçesi ile tesisin kendilerine tahsisi için yargıya başvurdu. Yargı süreci devam ederken, Muğla’nın büyükşehir statüsüne geçmesinin ardından Valilik bünyesinde kurulan Mal Paylaşım Komisyonu yasa gereği tesisi Muğla Büyükşehir Belediyesine devretti. 2014 yılında Muğla Büyükşehir bünyesindeki Muğla El Sanatları Şirketine (MELSA) geçen 30 bin metrekarelik denize sıfır tesisin amacına uygun kullanılmadığını ileri süren Milli Parklar Genel Müdürlüğü, daha önce İl Özel İdare Müdürlüğüne açtığı tahsis davasının aynısını bu defa Muğla Büyükşehir Belediyesine açtı. Danıştaya tahsis davası için başvuran Milli Parklar, bu defa Muğla Büyükşehir Belediyesi ile karşı karşıya kaldı. Dosyanın halen Danıştay’da olduğu öğrenildi.

    1982’de yapılan tesis 14 yıldır kullanılmıyor

    Marmaris İçmeler Mahallesi’ndeki tesis 1982 yılında Köy Hizmetleri Kampı, 80’li ve 90’lı yıllarda ise üst düzey bürokratlar tarafından yaz aylarında tatil amaçlı kullanıldı. 2005 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmasının ardından İl Özel İdaresine geçti. Büyükşehir Yasası ile bu defa İl Özel İdaresi kapatılınca tesis yasa gereği Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla El Sanatları şirketine devredildi. Tesis Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatıldığı 2005 yılından bu yana 14 yıldır hiç kullanılmadı.

  • Vali Bektaş, “Devletin hiçbir işi yarım kalmaz”

    Zonguldak Valisi Bektaş Devrek’e gelerek çeşitli ziyaretlerde bulundu

    Geçtiğimiz günlere Rize Valiliğinden Zonguldak Valiliğine atanan Erdoğan Bektaş çeşitli inceleme ve ziyaretlerde bulunma için Devrek’e geldi. İlk olarak Devrek kaymakamlığını ziyaret eden Bektaş, burada Kaymakam Tolga Polat’tan ilçe hakkında brifing aldı. Daha sonra belediyeyi ziyaret eden Vali Bektaş, burada Belediye Başkanı Mustafa Semerci’den ilçenin tarihi ve coğrafi yapısı hakkında bilgiler aldı. İlçede projeleri ve ihaleleri tamamlanmış birkaç inşaatın yarım kaldığını ifade eden Başkan Semerci’ye Vali Bektaş,” Devletin hiçbir işi yarım kalmaz. Şimdiye kadar da hiçbir proje yarım kalmamıştır. Sizin sıkıntılarınızda en kısa sürede çözüme kavuşacaktır” diye konuştu.

    Ziyaret sonrasında Belediye Başkanı Mustafa Semerci tarafından ilçenin sembolü olan Devrek Bastonu hediye edildi. Belediyeden ayrılan Vali Erdoğan Bektaş yanında bulunan heyetle birlikte bastoncular çarşısını gezerek burada ki ustalardan bastonun yapımı hakkında bilgiler aldı. Bektaş, duvarda asılı bir bastonu eline alarak inceledi Çin malı baston olduğunu öğrenen bu tür bir ürünün ilçeye yakışmadığını, bastonun gerçeğinin ilçede yapılmasını istedi. Bastoncular çarşısından sonra ilçede faaliyette bulunan TSO, Devmer ve Başoğlu Kereste Fabrikasını gezerek yetkililerden çeşitli bilgiler aldı. Zonguldak Valisi, Erdoğan Bektaş ziyaretlerinin ardından ilçeden ayrıldı.