Etiket: Destici:

  • BBP Genel Başkanı Destici Covid-19 aşısı oldu

    BBP Genel Başkanı Destici Covid-19 aşısı oldu

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, korona virüs aşısının ilk dozunu yaptırdı.

    BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Twitter hesabından Ankara Şehir Hastanesinde Covid-19 aşısı yaptırdığını duyurdu. Destici, “Sıram geldi ve Covid-19 aşımı Ankara Şehir Hastanesinde yaptırdım. Sırası gelen bütün vatandaşlarımızı aşılarını yaptırmaya davet ediyor, başta Bakanımız Sn. Fahrettin Koca olmak üzere bu mücadelenin kahramanları sağlık çalışanlarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum” dedi.

  • BBP Genel Başkanı Destici Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu ile görüştü

    BBP Genel Başkanı Destici Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu ile görüştü

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Gelecek Partisi Başkanı Ahmet Davutoğlu ile bir araya geldi. Başkan Destici, Davutoğlu’na hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

    BBP Genel Başkanı Destici’yi ziyaret eden Gelecek Partisi Başkanı Ahmet Davutoğlu, “BBP, Türkiye’de siyasi geleneği olan bir partidir. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Türkiye’de siyasi ahlakın sembolü olmuş ve milli birlik ve demokratik değerler söz konusu olduğunda, milletin değerlerini ve demokratik değerlerin yanında yer almış iyi bir insandı ve bizim de çok yakın bir dostumuzdu. Geride bıraktığı miras aslında Türk siyasetine siyasi ahlak ve demokrasi ve milli birliğe bütünlüğe aidiyet mensubiyet anlamında çok güçlü bir insandı. BBP bu anlamda geleneği devam ettirmesi bakımından hepimiz için özel ve önemli olan bir kuruluştur’’ dedi.

    “Yeni sistemle birlikte siyasi partiler artık daha etkin”

    Davutoğlu’na hayırlı olsun dileklerini ileten Destici, “Öncelikle bir kere daha sayın genel başkana ve ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Büyük Birlik Partisi olarak siyasi partileri demokrasinin vazgeçilmez unsurları olarak görüyoruz. 2017 referandumundan itibaren yeni sistemle birlikte Türkiye’de siyasi partilerin daha da fazlalaşacağını daha önemli ama daha etkin bir hale geleceğini ifade etmiştik. Ve işin bu botunda haklı çıktığımızı gördük. Ben onun için bir kere daha hem kuruluşları için hem kongreleri için kendilerine hayırlı olsun diliyorum. Türk demokrasisine birikimleri ve tecrübeleriyle ekibiyle birlikte katkı yapacaklarına inanıyoruz ve başarılar diliyoruz” dedi.

    Geçmişte yaşanan parlamenter sistemin ülkeye büyük zararlar verdiğine değinen Destici, “Biz geçmiş dönemlere Türkiye’nin parlamenter sistemle yönetildiği dönemlerde çok ağır bedeller ödediğini biliyoruz. Bunun tecrübesine sahibiz. Hem ekonomimizin geldiği noktada problemler bugüne ait problemler değil. Türkiye’de 1980’den sonra 3 tane büyük ekonomik kriz oldu. 1994, 2001ve 2008. 2008 uluslararası bir krizdi ama 1994 ve 2001 tamamen iç politik çekişmelerden ya da iç yönetim hatalarından meydana geldi. 2008de anayasa fırlatmalarını falan hatırlıyoruz. Çok enteresan bu iki krizde de CHP koalisyon ortağıydı. Belki 3 kere koalisyon yoluyla hükümet olma şansı buldular bunların ikisinde Türkiye büyük ekonomi krizler yaşadı. Bunda sistemin büyük payı var “şeklinde konuştu.

    “Hazineden para alan partiler esnafa destek olsun”

    Pandemi döneminde esnafın yaşadığı sıkıntıları hep birlikte destek olarak aşılanacağını vurgulayan Destici, “Diyorum ki hepimiz elimizi taşın altına koyalım. Devletin imkanları da bir yere kadar, isterse dünyanın en zengin devleti olsun. Bizimde yardımlaşmamız lazım. Mecliste de söyledim tüm grupların yüzüne. Bu hazineden her yıl 500 milyona yakın para veriliyor gelin bu parayı bu sene zordaki esnafa bırakalım bir senede almayalım. Şuan zaten pek çoğunun kasasında milyonlarca para var geçen yıllardan kalma. Grubu olan partilerden yani hazine yardımı alan partilerin birisi ne zaman bir yiğitlik yapacak onu da bekliyorum’’ ifadelerini kullandı.

    ‘’AİHM, Türkiye’ye karşı hep önyargılı oldu’’

    Son günlerdeki Anayasa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye aleyhinde aldığı kararları eleştiren Destici, AİHM’in Türkiye’ye karşı hep çifte standartlı, ayrımcı ve önyargılı olduğunu belirterek, “AHİM, Türkiye vatandaşları arasında bile ayrımcılık yaptı. Milliyetçi, maneviyatçı ve vatanın birliğinden beraberliğinden yana olan birisi AİHM’e gittiğinde kabul etmiyor ya da lehinde karar vermiyor. Ama ne kadar bölücü, ayrılıkçı ve terör örgütleriyle ilişkili ya da azınlık diyebileceğimiz kesimler varsa bunların her müracaatlarını da büyük bir iştahla aldı ve bunları Türkiye aleyhine neticelendirdi . Bu sadece AİHM’in davranışı değil bütün Avrupa’nın davranışı” dedi.

  • BBP Genel Başkanı Destici: “İzmir’i yöneten zihniyet, parti, sizin yerel yönetiminizde bu işler nasıl oldu?”

    BBP Genel Başkanı Destici: “İzmir’i yöneten zihniyet, parti, sizin yerel yönetiminizde bu işler nasıl oldu?”

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Yıllardır söylenen bir şey var İzmir ile ilgili. İzmir’in yerleşim yerlerinin yüzde 70’inin kaçak olduğuyla ilgili. Aşağı yukarı kurulduğundan beri İzmir’i yöneten zihniyet, parti, sizin yerel yönetiminizde bu işler nasıl oldu? Bunun hesabının verilmesi, sorulması lazım” dedi.

    BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ankara’daki bir otelde gerçekleştirilen partisinin Merkez Karar Yönetim Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu Toplantısı’na katıldı. Destici, toplantıda yaptığı konuşmada, BBP’nin dış politikayı her zaman milli bir politika olarak gördüğünü, iktidarda kimin olduğuna bakmadan hep devleti ve devleti yönetenleri destekleyerek onların yanında durduğunu söyledi. Bundan sonra da aynı şekilde durmaya devam edeceğini kaydeden Destici, “Suriye’nin kuzeyindeki terör yuvalarına karşı devletimizin, hükümetimizin, kahraman silahlı kuvvetlerimizin başlattığı operasyonların hep yanında durduk. Hakeza Irak’ın kuzeyiyle ilgili, Libya tezkeresi, Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin tamamında hiç tereddütsüz bir şekilde biz devletin ve devleti yönetenlerin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. İçeride terörle mücadeledede yine devletimizin ve bu mücadeleyi yönetenlerin yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “Ermenistan, emperyalistlerin verdiği füzelerle sivil yerleşim yerlerini vuruyor”

    Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerilime değinen Destici, şunları kaydetti:

    “Azerbaycan Ermenistan savaşı diye nitelendiriliyor. Aslında bize göre bir savaş değil. Ermenistan 30 sene önce kanla, gözyaşıyla, soykırımla işgal ettiği topraklardan çıkmadı, çıkarılmadı. Uluslararası hukuk buna göz yumdu. Minsk Grubu, olayı oyaladı, öteledi ve 30 yıl gibi bir zaman geçti. Bütün buna rağmen Ermenistan, sanki haklıymış gibi yeni saldırılar başlatınca Azerbaycan haklı olarak büyük bir harekat başlattı ve şu anda işgal edilmiş topraklarımızın pek çoğu kurtarıldı. Başından beri şunu söyledik; ’işgal edilmiş toprakların tamamı kurtarılmadan bir masaya veya müzakereye oturulmamalı ya da çekilecek. Şart bu olmalı’ dedik. Üç ateşkes yapıldı ama bunların üçünü de Ermenistan bozdu. Ermenistan şu anda sahada mertçe mücadele edemiyor, kahraman Azerbaycan milli ordusunun karşısında duramıyor ama emperyalistlerin verdiği füzelerle sivil yerleşim yerlerini vuruyor. Bunlara gerekli karşılıklar veriliyor. İnşallah bütün işgal edilmiş bölgeler kurtarılacak, hatta bunun da ötesine geçilmeli, Nahcivan’la Azerbaycan bütünleşmeli ve o sayede Türkiye’nin de Türk dünyasıyla karadan bütünleşmesi de açılmış olmalı.”

    Destici, İzmir Seferihisar açıklarında meydana gelen depremle adeta önce irkildiklerini, ardından da yıkıldıklarını ifade ederek, “İzmir’imize, depremi hisseden bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Deprem nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet diliyorum. Bütün yaralılarımıza da acil şifalar niyaz ediyorum. İnşallah hepsi sağlıklarına kavuşur ve kısa zaman içerisinde normal hayatlarına döner” dedi.

    “İki binanın da çürük raporu var”

    Dün partililerle birlikte deprem bölgesine gittiklerini anımsatan Destici, “Gördüğümüz manzara üzücü. İki türlü üzülüyorsunuz. Bir, depremin gerçekleşmiş olması ve bunun neticesinde yaşanan kayıplar. Ama ikinci defa daha çok sizi üzen bir şey var. Evet deprem bir gerçeğimiz ama depremden önce almamız gereken tedbirleri tam olarak almış olsaydık bu depremde acaba bu kadar kayıp yaşar mıydık? Sorunun cevabı net, olmazdı. Ne bu kadar bina yıkılırdı ne de bu kadar can kaybı olurdu. Bu cevap bizi daha da üzüyor. En büyük can kaybının yaşandığı iki bina Rıza Bey Apartmanı ve Doğanlar Apartmanı. Şimdi sabah öğrendik ki iki binanın da çürük raporu var. İki binanın da çürük raporu var olmasına rağmen deprem bölgesinde olan İzmir’in Bayraklı ilçesinde bu binalar içerisinde onlarca ailenin oturmasına nasıl müsaade edildi? Diğer binaları da gördüğümüzde yine aynı kanaat bizde oluşuyor. Gözümüz görüyor, aklımız eriyor. Bakıyorsunuz ortadaki bina yıkılmış, yandaki bina sağlam, arkadaki bina sağlam, sağdaki bina, soldaki bina sağlam. Demek ki bu yıkılan binada bir problem var. İşte çürük raporları varmış” değerlendirmelerinde bulundu.

    “İzmir’i yöneten zihniyet, parti, sizin yerel yönetiminizde bu işler nasıl oldu?”

    Destici, yerel yönetimlerin ve merkezi yönetimin depreme hazırlık yapması gerektiğini dile getirerek, “Yıllardır söylenen bir şey var İzmir ile ilgili. İzmir’in yerleşim yerlerinin yüzde 50’den fazlasının hatta yüzde 70’inin kaçak olduğuyla ilgili. Aşağı yukarı kurulduğundan beri İzmir’i yöneten zihniyet, parti, sizin yerel yönetiminizde bu işler nasıl oldu? Bunun hesabının verilmesi, sorulması lazım. Sadece kasaya girecek para ya da alınacak oy hesabıyla bu işler yapılırsa sonuç, manzara İzmir’deki gibi karşımıza çıkıyor ve bunun çok ağır bir bedeli oluyor. Öncelik insan hayatı olmalı. Vatandaşlarımızı da bu konuda bilgilendirmemiz lazım. Vatandaşlarımız, içlerindeki açgözlülerin, rant hırsına kapılmış olanların kurbanı oluyor. Vatandaşımızın da ev alırken, bina yaparken bunlara dikkat etmesi lazım” şeklinde konuştu.

    Destici, “Öbür taraftan dün İzmir’de de gördük. Deprem olduğu andan itibaren devletimiz orada. Müthiş bir çalışma var. Belki de bu noktada dünyanın en önde gelen ülkelerindeniz. Hepsine ben şükranlarımı sunuyorum” dedi.

  • BBP Genel Başkanı Destici, partisinin 12’nci Olağan Kongresi’nde konuştu

    BBP Genel Başkanı Destici, partisinin 12’nci Olağan Kongresi’nde konuştu

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin 12’nci Olağan Kongresi’nde, “Şunu her birimiz iyice bilmeliyiz ki Türkiye, hem içeriden hem dışarıdan bir kuşatılma operasyonu ile karşı karşıyadır” dedi.

    BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin 12’nci Olağan Kongresi’nde konuştu. Parti olarak her zaman Türk ordusunun, polisinin ve devletinin yanında olduklarını belirten BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “Şunu her birimiz iyice bilmeliyiz ki Türkiye, hem içeriden hem dışarıdan bir kuşatılma operasyonu ile karşı karşıyadır. Bu yeni başımıza gelen bir şey değil. Bin yıldan fazladır bu topraklardayız ve bu bin yıl içerisinde ne zaman fırsat bulsalar, ne zaman denk getirseler mutlaka bu kuşatma harekâtını devam ettiriyorlar. Ama bugüne kadar bu kahraman aziz Türk milleti hep bu kuşatmaları kırmıştır. Bundan sonra da Allah’ın izniyle kırmaya, yarmaya ve kızıl elmaya kadar gitmeye devam edecektir” şeklinde konuştu.

    “Biz sivil örgütlenmeden yanayız”

    Korona virüs ile yoğun bir mücadele içerisinde olunduğunu belirten BBP Genel Başkanı Destici, “Bu mücadeleye zarar vermeye ve bu zarardan sonra da menfaat elde etme umudunda olanlar var. Biz ne Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) ne de başka bir kuruluşun hukuki yapısına, statüsüne ve varlığına bir şey demiyoruz. Biz sivil toplumdan ve sivil örgütlenmeden yanayız. Bizim sözümüz, bizim mücadelemiz ya da bizim dile getirdiğimiz, TTB başta olmak üzere bazı sivil toplum örgütlerinin içerisindeki zihniyet ve o zihniyetin işgalinden bahsediyoruz. Bunlar 1980 öncesinde de vardı” ifadelerini kullandı.

    “Bizim mücadelemiz hainlerle”

    Tüm sağlık çalışanlarına canı gönülden şükranlarını sunduğunu ifade eden Genel Başkan Destici, “Bizim mücadelemiz biraz önce bahsettiğim gibi, sivil toplum örgütlerindeki kızıl ve hain işgale karşıdır. Tabipler Birliği adı altında, ya da Mühendisler Birliği adı altında ya da başka bir ad altında işte sözde Çağdaş Hukukçular ya da Barolar adı altında devlet, millet düşmanlığı yapanlar ya da devlet, millet düşmanları ile terör örgütleriyle; PKK ile DHKP-C ile kol kola girerek devlete savaş açanlarladır bizim mücadelemiz. Bu mücadeleden dün olduğu gibi bugün de oraları bu hainlerden temizleyip gerçek sahiplerine emanet edene kadar da bu mücadelemiz devam edecektir” diye konuştu.

    “İstanbul Sözleşmesi’nin karşısındayız”

    Kadına şiddeti Türk kültürü ve İslam inancının en katı şekilde reddettiğini belirten Destici, “Ben Müslümanım, Türk’üm diyen kimse hem bu şiddeti uygulayamaz hem de bu şiddetin asla ve kat’a bir tarafında olamaz. Öncelikle şiddete maruz kalıp da hayatını kaybeden tüm kadınlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Ama İstanbul Sözleşmesi kadına şiddete bir çözüm olmuş mudur? Engellemiş midir? Buna da bakmamız lazım. İstanbul Sözleşmesi sadece kadına şiddeti önleme maddelerinden oluşan bir sözleşme değil. Yoksa öyle olsa kim buna karşı çıkar? Ya da biz neden karşı çıkalım? Ama onunla birlikte bütün insanlığın ahlak yapısını, inanç yapısını, kültürünü reddeden, gayri ahlakiliği, cinsiyetsizliği ve çapraz ilişkileri devlet garantisi altına aldırma gayretinde olan ya da bunu sağlayan bir sözleşmeden bahsediyoruz. Bizim itirazımız bunadır. Bu sözleşme ilk geldiğinde karşısındaydık, bugün de karşısındayız, yarın da karşısında olacağız” açıklamalarında bulundu.

  • Destici: “Namlusunu milletine döndürmüş tanka selam durmayız”

    Destici: “Namlusunu milletine döndürmüş tanka selam durmayız”

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “12 Eylül 1980 kanlı darbesinin 40. yılı. Büyük birlik partisi olarak merhum şehit liderimiz olan Muhsin Başkanımızın ifade ettiği gibi ‘Biz ordumuzu peygamber ocağı olarak kurduk. Askerimizi her daim başımızın üstünde tutarız. Ama namlusunu milletine döndürmüş tanka selam durmayız. Durmadık bundan sonrada durmayacağız” dedi.

    BBP Genel Başkanı Mustafa Destici bir dizi ziyaret Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Tarık Sarı’nın kız kardeşi Sümeyra Sarı’nın nikah töreni için Denizli’ye geldi. Nikah töreni öncesi parti binasında partililer ile görüşen Başkan Destici, kendisini kapıda karşılayarak çiçek takdiminde bulunan küçük kızlara gül verdi. Yeni gerçekleşen kurulun ardından yeni ilçe başkanlarının takdimi sırasında Acıpayam ilçe başkanın kavun getirmesiyle komik anlar yaşandı. 12 Eylül darbesine ilişkin açıklamalarda bulunan Destici, “Türkiye pek çok darbeler gördü. Bugün işte o darbelerden, 12 Eylül 1980 kanlı darbesinin 40. yılı. Büyük birlik partisi olarak merhum şehit liderimiz olan Muhsin Başkanımızın ifade ettiği gibi ‘Biz ordumuzu peygamber ocağı olarak kurduk. Askerimizi her daim başımızın üstünde tutarız. Ama namlusunu milletine döndürmüş tanka selam durmayız. Durmadık bundan sonrada durmayacağız Allah’ın izni ile. 1980 darbesini gerçekleştiren üyelerin bugün beşi de hayatta değil. İşte geldiler ve geçtiler. Zulme ettiler ama zulme hiçbir zaman faydalı olmadı. Şuanda hesabını veriyorlar. Bu bütün darbecilere de örnek olsun. Yargılanarak gittiler ve bütün darbecileri kınıyor, lanetliyorum. Özellikle 1980 darbesinde darağaçların da haksız ve hukuksuz şekilde idam edilen, işkenceyle öldürülen bütün ülküdaşları ve mazlumları rahmetle anıyorum. Ruhları şad ve mekanları cennet olsun. Darbelerin bu memlekete hiçbir faydası olmamıştır” dedi.

    “Budan sonrada taş ve kaya gibi karşısında duracağız”

    Darbeler sebebiyle Yunanistan’a taviz verildiğini vurgulayan Destici, “İşte bugün 1980 darbesinden sonra o güne kadar NATO’nun üyesi olamayan Yunanistan’a dahi taviz verilerek şartsız koşulsuz hiçbir karşılık alınmadan NATO’ya girilmesine müsaade edilmiştir. Eğer bugün Yunanistan’la bu denli bir problem yaşayıp, burnumuzun dibindeki adalara dahil savaşmak zorunda kalma durumuna gelebiliyorsak işte bu geçmiş yönetimlerin darbecilerin Türkiye’ye bıraktığı kötü miraslardan sadece bir tanesidir. Ben inanıyorum ki bu millet artık 15 Temmuz’da şunu göstermiştir ki artık millet seçtiklerine, milli iradeye sahip çıkmaktadır ve darbeye geçit vermemiştir. İnşallah bundan sonrada vermeyecektir. Bütün darbeler kötüdür ve biz bütün darbelerin bugüne kadar karşında durduk. Budan sonrada taş ve kaya gibi karşısında duracağız” ifadelerini kullandı.

    “Terörle mücadelede devletin, hükümetin ve güvenlik güçlerinin yanındayız”

    Son dönemlerde terörle kahramanca mücadelede edildiğini dile getiren Genel Başkan, “Son beş yıldır Türkiye terörün tüm unsurlarına karşı topyekûn mücadele veriyor. Sınırlarımız dışında Türk Silahlı Kuvvetlerin muazzam bir şekilde hem hudut güvenliğinin sağlanması konusunda hem de Türkiye’nin sınırları dışındaki hak ve menfaatlerinin koruması konusunda kahramanca mücadele ediyorlar. Rabbim yar ve yardımcısı olsun. İçeride İç İşleri Bakanlığımıza bağlı polisimiz, jandarmamız, güvenlik koruyucularımız hep birlikte teröristleri ensesine kafasına ve başına yıldırım gibi düşmektedirler. İçeride ve dışarıda hem terörle mücadelede hem de hudut güvenliği hak ve menfaatlerinin korunmasında hem devletin hem hükümetin hem de güvenlik güçlerimizin sonuna kadar yanındayız ve yanında durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “Kum fırtınasından etkilenlere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum”

    Polatlı ilçesinde meydana gelen kum fırtınasına ilişkin açıklamada bulunan Destici, “Buraya gelirken gördük, Ankara’nın Polatlı ilçesi başta olmak üzere bazı ilçelerinin kum fırtınasından çok yoğun bir şekilde etkilendiğini yaralanan vatandaşlarımız olduğunu duydum. Polatlı ilçemiz başta olmak üzere o bölgede yaşayan bütün vatandaşlarımıza kum fırtınasından etkilenen bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yaralılarımıza acil şifalar niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Maalesef bazı vatandaşlarımız ısrarla bu kurallara uymama noktasında direniyorlar”

    Korona virüs ile mücadelede vatandaşlara uyarıda bulunan Destici, “Bizde bir korona virüs belası ile uğraşıyoruz. Maalesef son günlerde vaka sayısının gittikçe artığını görüyoruz. Üzülerek ifade ediyorum, ne kadar uyarılırsa da söylense de maalesef bazı vatandaşlarımız ısrarla bu kurallara uymama noktasında direniyorlar. Bizde tedbir almak zorundayız. Bu tedbirde belli. Maskemizi takacağız, mesafemizi koruyacağız ve hijyen kurallarına uyacağız. Aşı bulunana kadar ya da kesin tedavi yapacak ilaç geliştirilene kadar bunu yapmak ile hükümlüyüz. Bütün vatandaşlarımızdan korona virüs ile mücadelede Sağlık Bakanlığımızın, bilim kurulunun ve bütün devlet yetkililerimizin tavsiyelerine ve tedbirlerine uymaya davet ediyorum” dedi.

    “Kınıyorum, lanetliyorum ve bu tiplerin televizyonda olmaması gerektiğini söylüyorum”

    Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yazar Erol Mütercimler’in açıklamalarına ilişkin Destici, “Bir televizyon programında güya üniversitede hoca. Kitap okumayla ya da okul bitirmeyle alim olunmuyor. Onlarca kitap okuyup, onlarca okul bitirip kör cahil kalanlar var. İşte bu da onlardan bir tanesi. Güya çok akıllı, çok bilgili, her şeyi bilirmiş gibi otoriteymiş gibi konuşuyordu, yıllardır itibar görüyordu. Gerçek yüzünü bir anda gösterdi. Onlarca yıldır onur mücadelesi veren ve büyük başarı sağlayan imam hatip mezunlarımız için akla alınmayacak, aklın kabul etmeyeceği cümleler sarf etti. Bende bir imam hatip lisesi mezunuyum. Şeref duyuyorum ve o ifadelerini misli ile kendisine iade ediyorum. Kınıyorum, lanetliyorum ve bu tiplerin televizyonda olmaması gerektiğini söylüyorum” dedi.