Etiket: Desteklemeye

  • Bakan Akar: ”Türkiye, Azerbaycan’ı desteklemeye devam edecek”

    Bakan Akar: ”Türkiye, Azerbaycan’ı desteklemeye devam edecek”

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İngiltere merkezli “The Centre for British-Turkish Understanding (CBTU)” tarafından internet üzerinden düzenlenen “Değişen Küresel ve Bölgesel Güvenlik Ortamında Türkiye” başlıklı programa katıldı. Video telekonferans şeklinde gerçekleşen programda Türkiye ile İngiltere arasındaki bağların çok köklü olduğunu kaydeden Bakan Akar, “Pek çok küresel konuda aynı veya benzer pozisyonlara sahibiz. Ekonomik ilişkilerimiz de kapsamlı. Savunma sanayi alanındaki işbirliğimiz umut verici” dedi.

    Bakan Akar, Brexit’ten sonra İngiltere-Türkiye ilişkilerin ve stratejik ortaklığının ortak riskler ve yeni işbirliği fırsatları konusunda eskisinden daha uyumlu olacağına inandığını aktardı.

    “Beyin ölümü iddialarının aksine…”

    NATO’nun rolünün her zamankinden daha hayati olduğuna inandıklarını belirten Bakan Akar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’ın ittifak hakkındaki “beyin ölümü gerçekleşti” ifadesine atıfta bulunarak, “Beyin ölümü iddialarının aksine, NATO çeşitli ve yeni ortaya çıkan tehditlere başarılı bir şekilde uyum sağlamaya ve büyümeye devam etti. Türkiye geçmişte olduğu gibi bu uyumu güçlü bir şekilde desteklemeye devam edecektir” diye konuştu.

    “AB’deki bu vizyon eksikliğine İngiltere yabancı değil”

    Bazı anlaşmazlıklara rağmen, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin (AB), güvenlik, savunma, terörle mücadele ve yasadışı göçün önlenmesi gibi çok çeşitli konularda uzun vadeli çıkarları paylaştığını vurgulayan Bakan Akar şunları söyledi:

    “Avrupa güvenliği konusundaki kapsamlı bir yaklaşım, Türkiye veya İngiltere’siz mümkün değil. Ancak AB tarafında stratejik vizyon eksikliği var. İlişkilerimizin her yönünü, Kıbrıs sorunu ve Doğu Akdeniz ile ilişkilendirmek, ortak gündemimizin belirli üyeler tarafından ele geçirilmesine olanak sağlıyor. Bunlar arasında AB’ye girmesine asla izin verilmemesi gerekenler de var. Bu ifademde Kıbrıs Rum Yönetimi’ni kastediyorum. AB’deki bu vizyon eksikliğine İngiltere yabancı değil. Brexit sürecinde gördüğümüze inanıyorum.”

    Terörle mücadele

    Avrupa’daki bazı bölgelere yönelik olası risklerin aksine Türkiye’ye yönelik tehditlerin bir olasılık değil, gerçek, önemli ve ölümcül olduğunu kaydeden Bakan Akar, Türkiye’nin NATO üyeleri arasında en çok terör saldırısına maruz kalan ülke olduğuna işaret etti.

    Türkiye’nin yıllardır her türlü terörizme karşı kararlılıkla mücadele ettiğini, bu örgütler arasında DAEŞ, PKK-PYD-YPG’nin yanı sıra FETÖ de bulunduğunu belirten Bakan Akar, “PKK artık bir terör örgütü olarak tanınıyor. Ancak bu gerçeğin dostlarımız ve müttefiklerimiz arasında anlaşılması çok uzun sürdü. Şimdi aynı ikilem, YPG’nin terör örgütü olarak tanınmasında görülüyor. Maalesef YPG, bazı müttefiklerimizden önemli derecede destek almaya devam ediyor” ifadesini kullandı.

    Kürtleri PKK/YPG ile özdeşleştirmenin Kürtlere hakaret olduğunu söyleyen Bakan Akar, “Ne Kürt halkıyla ne de başka bir etnik kökenle sorunumuz olduğunun altını çizmeliyim. Tek düşmanımız terörizm” değerlendirmesini yaptı.

    “Ne PKK/YPG Kürtleri, ne de DEAŞ İslam’ı temsil ediyor”

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin DAEŞ’le doğrudan savaşan tek koalisyon ordusu olduğuna dikkat çeken Bakan Akar, “Terörü herhangi bir din veya etnik grupla ilişkilendirmeye çalışmanın yanlış olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bu, aslında teröristlerin işine yarıyor. PKK/YPG Kürtleri temsil etmediği gibi DEAŞ da İslam’ı temsil etmiyor.” dedi.

    “FETÖ konusunda somut adım bekliyoruz”

    Türkiye için ciddi diğer bir tehdidin de FETÖ olduğuna dikkat çeken Bakan Akar, örgütün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında demokrasiyi hedef aldığını, 252 kişiyi şehit ettiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast düzenlemeye çalıştığını ve TBMM’yi bombaladığını hatırlattı. Bakan Akar, Türkiye’nin bu tür demokrasi düşmanlarıyla demokratik yollarla savaşmaya kararlı olduğunu ve müttefiklerinden iade talepleri dahil bu örgüte karşı somut adımlar atmasını beklediğini söyledi.

    “İdlib’de vardığımız ateşkes, hayati öneme sahip”

    Bakan Akar, Suriye konusunda ise Türkiye’nin başından itibaren Suriye halkının yanında yer aldığını belirterek, “Etnik kimlikleri veya inançlarına bakılmaksızın Ezidi, Arap, Hristiyan, Süryani ve diğer pek çok azınlığın aralarında olduğu milyonlarca Suriyeliyi kucakladık.” ifadesini kullandı.

    Türkiye’nin yaptığı yardımlara dikkat çeken Bakan Akar, “Şimdiye kadar 300 binden fazla Suriyeli, Türkiye’nin terörle mücadele operasyonlarında teröristlerden arındırdığı bölgelere geri döndü. Mart ayında İdlib’de vardığımız ateşkes, zaman zaman yaşanan ihlallere rağmen sürüyor. Bu ateşkes, sahadaki insani durumu iyileştirmek, Türkiye ve Avrupa’ya yönelik başka bir mülteci akışını önlemek ve siyasi süreci yeniden canlandırmak için hayati öneme sahip.” dedi.

    “Libya’da meşru hükümetin çağrısına somut destek sağlayan tek ülke bizdik”

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya’da ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’in BM tarafından tanınan meşru hükümete yönelik saldırı başlatmasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtiğini hatırlattı.

    Birleşik Arap Emirlikleri tarafından finanse edilen, Mısır ve Rusya tarafından desteklenen Hafter’in barış ve istikrar olasılığını baltalamak için ara vermeksizin çalıştığını söyleyen Bakan Akar, “Paralı askerler tarafından desteklenen Hafter güçleri, hastaneler, limanlar, havaalanları, okullar, büyükelçilikler, yerleşim alanları ve tıbbi malzeme depolarını ayrım gözetmeksizin bombaladı. Hafter güçlerinden temizlenen alanlarda çok sayıda toplu mezar ve yüzlerce insan kalıntısı ortaya çıkarıldı.” diye konuştu.

    Türkiye’nin öncelikli hedefinin Libyalıların önderliğinde, toprak bütünlüğü ve ulusal birliği korunmuş ve tüm Libyalıları kucaklayan bağımsız ve egemen bir Libya olduğunu vurgulayan Bakan Akar, şöyle konuştu:

    “Libya hükümetinin yardım çağrısı karşısında somut destek sağlayan tek ülke bizdik. Desteğimizin sahadaki dengeyi değiştirdiği ve Berlin Konferansı gibi diplomatik çabaların önünü açtığı kabul ediliyor. Yardımımız olmasaydı Trablus, Hafter güçlerinin eline geçebilir, bu da büyük bir insani felakete yol açabilirdi. Bu sorunun askeri bir çözümü yok. BM’nin Libya’daki çabalarının ve son ateşkes ilanlarının kalıcı bir siyasi çözüme yol açmasını umuyoruz.”

    Ege ve Doğu Akdeniz

    Ege ve Doğu Akdeniz’de bir takım çözülmemiş anlaşmazlıklar olduğunu söyleyen Bakan Akar, bu anlaşmazlıkların esasen Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hem Türkiye’nin hem de Kıbrıslı Türklerin egemenlik haklarını ihlal eden tek taraflı iddialarından kaynaklandığını belirtti. Yunanistan’ın adaların askerden arındırılmasını öngören uluslararası anlaşmaları ihlal ettiğini vurgulayan Bakan Akar, örnek olarak Türkiye’ye sadece 2 kilometre uzaklıktaki Meis Adası’na gönderilen askerleri gösterdi. Türkiye’nin Akdeniz’le bağlantısının kıyılarla sınırlandırılmaya çalışıldığını aktaran Bakan Akar, Yunanistan’ın sadece 10 kilometrekarelik Meis Adası’nın 40 bin kilometrekarelik bir kıta sahanlığına sahip olduğunu iddia ettiğine dikkat çekerek, “Bu tür iddialar, ne gerçekçi ne de adildir.” değerlendirmesini yaptı.

    Türkiye’nin sorunların uluslararası hukuk yoluyla çözülmesinden yana olduğunu vurgulayan Bakan Akar, “Dostlarımızdan ve müttefiklerimizden tek isteğimiz, Yunanistan’ın iddialarına ve uygulamalarına mantık, bilim ve nesnel kriterler çerçevesinde bakmaları ve bunları Türkiye’nin meşru, makul ve sağduyulu yaklaşımı ile karşılaştırmaları.” dedi.

    “Kıbrıs sorunun çözümü, Kıbrıslı Türklerin adanın ortak sahipleri olduğunu kabul etmekle mümkün”

    Bakan Akar, Kıbrıs’ta temel sorunun Kıbrıs Rum kesiminin Kıbrıslı Türkleri kendi vatanlarında azınlık statüsüne indirgemeye çalışmasından kaynaklandığını belirterek, “Kıbrıs sorununun çözümü, ancak Kıbrıslı Türklerin adanın ortak sahipleri olduğu gerçeğini kabul etmekle mümkündür.” diye konuştu.

    Türkiye’nin garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkının güvenliğini, siyasi haklarını ve adadaki ve çevresindeki doğal kaynakları konusundaki haklarını garanti altına alacak her türlü çözümü destekleyeceğini aktaran Bakan Akar, “Başka bir garantör olan İngiltere de, çözüm arayışında tarafsız, dengeli ve aktif bir rol oynayabilir ve oynamalıdır” ifadesini kullandı.

    “Türkiye, Azerbaycan’ı desteklemeye devam edecek”

    Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırılarına da değinen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Erivan’ın bu saldırılarıyla bir kez daha bölgede barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu gösterdiğini kaydetti. Bu saldırıların uluslararası hukukun açık şekilde bir ihlali olduğunu ve şiddetle kınadıklarını söyleyen Bakan Akar, “Karabağ ve çevresindeki bölgelerin yasadışı işgali, Azerbaycan’da bir milyondan fazla kişinin ülke içinde yerinden edilmesine yol açtı. Bölgede barış ve istikrarın sağlanması için bu bölgelerdeki Ermeni işgaline son verilmesi gerekiyor. Türkiye, halkını ve toprak bütünlüğünü koruyan Azerbaycan ile dayanışma içinde ve onu desteklemeye devam edecek” dedi.

  • DAP İdaresi bölgede üretimi desteklemeye devam ediyor

    DAP İdaresi bölgede üretimi desteklemeye devam ediyor

    Bingöl’de DAP İdaresi’nin desteğiyle süt sığırı yetiştiriciliği yapan çiftçilere süt sağım makinesi dağıtıldı.

    Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün “Bingöl Süt Sağım Makinesi Dağıtım Projesi” kapsamında DAP İdaresi tarafından yüzde 70 hibe ile desteklenen 200 adet süt sağım makinesinin dağıtımı için tören düzenlendi.

    Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nde düzenlenen dağıtım törenine, DAP İdaresi Başkanı Adnan Demir, Tarım ve Orman İl Müdürü Burhan Bahadır, birlik başkanları ve üreticiler katıldı.

    Süt sığırı yetiştiriciliği yapan çiftçilerin süt sağımını daha verimli, hijyenik ve modern bir şekilde üretim yapmalarını sağlamak, hastalık riskinin minimum seviyeye çekilerek kaliteli bir süt üretimi meydana getirmek amacıyla düzenlenen program protokol konuşmalarıyla başladı.

    10 ay süren bir çalışma sonucu bugün bu makinaların dağıtımının gerçekleştirildiğini belirterek konuşmasına başlayan Bingöl Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Doğan Koç, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sütaş’ın Bingöl’de üretime başlamasıyla sütün değerinde satılacağına inandığını ifade eden Koç, bu konuda hijyenin çok önemli olduğunu ve dağıtılacak makinalarla bu sorunun üstesinden gelineceğini söyledi. Koç, “DAP İdaremiz ve İl Müdürlüğümüzle yapılan çalışmalar neticesinde silaj paketleme makinesi, 10 adet römork, 5 adet silaj biçme makinesi, taş toplama, taş kırma ve gübre dağıtma makinaları çiftçilerimizin hizmetine sunuldu. Sizin adınıza emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

    Tarım ve Orman İl Müdürü Burhan Bahadır ise, yem bitkisi üretiminde artış olduğunu vurguladı. Bahadır, “İlimizin en önemli geçim kaynaklarından biri hayvancılıktır. İlimiz nüfusunun yaklaşık yüzde 38.2’si tarımla geçimini sağlamaktadır. Bu da 107 bin kişiye tekabül etmektedir. Hal böyle olunca tarım ve hayvancılık ilimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Sütaş entegre tesislerinin ilimizde kurulacak olması, gerek hayvansal üretimde gerekse bitkisel üretimde değişikliklere sebebiyet verdi. Yani üretimlerde ciddi artışlar meydana geldi. Sadece 2019 yılını düşündüğümüzde yem bitkilerinin yaygınlaştırılması projesi kapsamında DAP İdaremizden tarım makinaları desteği aldık ve 7 bin dekarlık yem bitkileri ekim alanımız arttı. Bu desteğinden dolayı DAP İdaresi’ne teşekkür ediyoruz” dedi.

    Süt sığırcılığının olmazsa olmazlarından biri olan süt makinalarının dağıtımı için bir araya gelindiğini belirten Bahadır, şunları kaydetti:

    “Bu makineler işleri kolaylaştıracak, daha az emek sarf edeceksiniz, daha hijyen bir süt elde edeceksiniz. Gıda güvenliğine de bu anlamda katkı sunacaksınız. Ancak bu süt sağım makinelerini doğru bir şekilde kullanırsanız Sütaş’a kaliteli süt verme imkanına kavuşursunuz. DAP İdaresi başkanımız gerek hayvansal üretim olsun gerek tarım faaliyetleri olsun her zaman ilimizin yanında olmuş. Ben buradan bir müjde de vermek istiyorum. Hayvancılığın en önemli maliyetlerinden biri olan kaba yem ihtiyacını karşılamak için DAP İdaresi Başkanlığı ile dün bir protokol imzaladık. 600 bin liralık silajlık mısır, yonca ve fiğ tohumunun dağıtımını da en kısa sürede sizlere yapacağız. İlimize sunmuş olduğu tarımsal desteklerden dolayı Tarım Bakanımız Bekir Pakdemirli’ye, Kalkınma Eski Bakanımız Dr. Cevdet Yılmaz’a, milletvekilimiz Feyzi Berdibek’e, Valimiz Kadir Ekinci’ye, DAP Başkanımız Adnan Demir’e ve tüm emek harcayanlara teşekkür ediyorum.”

    Son konuşmayı DAP İdaresi Başkanı Adnan Demir yaptı. Başkan Demir, “Hayvancılıkta en önemli unsurlardan bir tanesi yemdir. Yem olmadan süt üretmemiz mümkün değildir. Hayvancılığın iki çıktısı vardır, biri süt bir diğeri ettir. Hayvan başına bizim 10-25 litreye süt almamız lazım. Çünkü 25 litre süt var olan bir durumdur, hayali değildir. Hayvan başına süt miktarını arttırmak içinde yeterli miktarda, uygun kalitede yem bitkisini vermemiz lazım. Tarım il müdürlüğüyle birlikte İdaremizin sağladığı 600 bin liralık finansmanla yem bitkisi üretimini arttırmamız lazım. Yem bitkilerini uygun zamanda ekip ve tarım makinalarıyla da hasadını yaparak bunu da uygun şartlarda muhafaza etmemiz gerekiyor. Ot olmadan süt olmaz, et olmaz. Çiftçilerimizden ricam, gidin tarım il müdürlüğünüzün kapısını aşındırın” şeklinde konuştu.

    Yem bitkilerinin hasadını yapmak için yaklaşık bir buçuk milyon lira değerinde Bingöl’e makine-ekipman parkını oluşturduklarını dile getiren Demir, bu sayede Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin bu sene çiftçilerden bin ton civarında mısır silajını alarak paketlediğini ve kendi üyelerine çok uygun fiyatlarla dağıttığını söyledi.

    Başkan Demir konuşmasında şunları kaydetti:

    “Bölgede hayvancılığın gelişmesinin olmazsa olmazı süt işletmeciliğinin gelişmesine bağlıdır. Süt işletmeleri de sütünü değerinde satmak ister. Sütün değerinde satılmasının birinci ayağı da hijyendir. Bingöl’de bu işin hamiliğini yapan Cevdet Yılmaz Bakanımızın da takibiyle Sütaş burada kuruldu. Temmuz-Ağustos ayında süt toplamaya başlayacak. Bu işletmenin toplayacağı sütte istemiş olduğu standart var. Bu standarda ulaşmanın en kritik noktasını ise hanımlar oluşturuyor. Onun için süt sağımının nasıl yapıldığını hanımlara vereceğiniz eğitimle öğretmeyi sizlerden istirham ediyorum. Eğer böyle yapmaz isek ürettiğiniz sütünüz elinizde kalır. Çünkü, somatik hücre sayısı limitin üzerine çıktığı zaman sütün alıcısı olmuyor. Bunun için en büyük değer olan bilginin hanımlara verilmesi önceliklidir. Bu bilgiyi almak için Tarım Müdürlüğü ile Birliğin ensesinde adeta boza pişirin. Sütaş’ın Bingöl’de kurulması sizin için büyük bir fırsattır ve bu fırsatı çok iyi değerlendirin.”

    Başkan Demir, Soğuk tankların kurulması konusunda da Tarım Müdürlüğü ile bir çalışma başlattıklarını, hangi lokasyonda eksiklik varsa onu da bu ortak çalışmayla gidereceklerini söyledi. “İnşallah bu zinciri de bu şekilde tamamlamış olacağız” dedi.

    DAP İdaresi tarafından desteklenen yem bitkileri konusuna da değinen Başkan Demir, “Yem bitkisi meselesi çok önemli. Bunun makinayla sağlanması konusunda bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki yıl yine idaremizin desteğiyle alınacak birkaç makinayla birlikte günlük silajlık paketleme kapasitesini artırmaya çalışacağız. Şu anda Üniversitemizin bir çiftliği var. Oraya ya yapacağımız yatırımlarla birliğin bu hizmeti üyelerine en uygun fiyatlarla vermesini istiyoruz ve bu ortamı oluşturmaya çalışıyoruz. Sağım makinalarından şimdilik 200 adet dağıtılacak. Bu sayıya 135 adet daha eklenecek. Bu işin en önemli ayağı sağım makinasıdır. Bu duygu ve düşüncelerle 2020 yılının siz üreticilerimize bereketli bir yıl olmasını diliyor, hayırlı olmasını temenni ediyorum” diyerek, sözlerini tamamladı.

    Konuşmaların ardından, Başkan Demir’e plaket takdim edildi. Daha sonra süt sağım makinelerinin tanıtımı yapıldı. Ardından, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün “Bingöl Süt Sağım Makinesi Dağıtım Projesi” kapsamında, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine üye 200 çiftçinin her birine; 1 adet çiftli süt sağım makinası verildi.

  • TİKA, Karadağ’da eğitim altyapısını desteklemeye devam ediyor

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Karadağ’ın başkenti Podgoritsa’da Dinoşa 29 Kasım İlköğretim Okulunun kapsamlı tadilatını yaptı.

    TİKA, Karadağ’da hem öğrenci ve öğretmenlerin çağın gereksinimlerine uygun, modern ve kaliteli bir eğitim ortamına kavuşmasına, hem de Karadağ Milli Eğitiminin modernizasyonu konularında önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.

    2018 yılı eğitim projeleri dahilinde Karadağ Milli Eğitim Bakanlığı ve TİKA işbirliğinde tamamlanan Dinoşa 29 Kasım İlköğretim Okulu Tadilatı Projesi ile 1960 yılında inşa edilen ve 2000 yılında eklenen yeni bina ile birlikte mevcut halini alan okulun tadilatı gerçekleştirildi.

    Proje kapsamında, dış cephe ve iç mekan izolasyon, boya badana işleri, eski çatı konstrüksiyonunun değiştirilerek yeni çatı imalatı yapılması, tüm ıslak hacimlerin yenilenmesi, kapı pencere doğramalarının değiştirilmesi, zemin döşemelerinin yenilenmesi gibi kapsamlı tadilat işlemleri yapıldı.

    30 kişilik eğitim ve yönetim personeli ile 180 öğrenciye eğitim veren okulun müdürü Ajşa Djokaj ve öğrenci velileri, büyük kısmı 20 yıldan fazla bir süredir tadilat görmeyen okulun, TİKA tarafından yenilenmesinin kendileri için çok büyük bir yardım olduğunu ifade ederek yardımdan dolayı Türk milletine ve TİKA’ya teşekkürlerini iletti.

  • BM Genel Sekreteri Guterres: “BM, Çin-Afrika ortaklığını desteklemeye devam edecek”

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Pekin’deki Çin-Afrika İşbirliği Zirvesi Forumu’nda yaptığı konuşmada, “BM, Çin-Afrika ortaklığını desteklemeye devam edecek” dedi.

    Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Çin-Afrika İşbirliği Zirvesi Forumu’na katılan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı konuşmada Çin ve Afrika’daki ekonomik kalkınmaya değindi. Barışçıl, sürdürülebilir ve adil bir ilerleme için potansiyel güçlerin birleştirilmesi çağrısında bulunan Guterres, “Çin ve Afrika son yıllarda ilişkilerini güçlendirdi, her seviyede artan karşılıklı güven ve değişimden iyi etkilendi. Bu gelinen noktayı takdir ediyorum. BM ilkelerine dayanan işbirliği halklarınıza fayda sağlayabilir ve uluslararası topluma bir bütün olarak fayda sağlayabilir” ifadelerini kullandı.

    Sürdürülebilir mali politikaların desteklenmesi çağrısında bulunan Guterres, Afrika’nın pek çok konuda desteklendiğini belirtti. Guterres, Çin ve Afrika arasındaki ortaklığın başarısı için de daha güçlü bir işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Çin-Afrika forumunun BM’nin istediği örnek bir çalışma olduğunun altını çizen Guterres, “BM, Çin-Afrika ortaklığını desteklemeye devam edecek” şeklinde konuştu.

  • Büyükşehir hayvancılığı desteklemeye devam ediyor

    Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Koçarlı Yeniköy’deki çiftliğinde yetiştirilen sakız koçlarının dağıtımına devam ediliyor.

    Düzenlenen törenle kura çekimleri yapılan yedi koç üreticilere teslim edildi. Üreticiler verimi çok yüksek olan sakız koçlarını aldıkları için çok mutlu olurken destekleme için Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür ettiler.

    Aydın Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan bu dağıtımla birlikte Koçarlı ilçesindeki yetiştiricilerin bütün sakız koçu talepleri yerine getirilmiş oldu. Diğer ilçelerdeki vatandaşlardan gelen talepler de yerine getirilmeye devam ediliyor.

    Aydın’da hayvancılığı geliştirmek için çiftçilere destek vermeye devam edeceklerini söyleyen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu “Aydın’da hayvancılığı eski günlerine döndürmek ve daha da ileriye taşımak için çalışmaya devam ediyoruz. Aydın’da vatandaşlarımız Türkiye’nin en temiz, kaliteli, ekonomik ve yerli etini Ege Et’le tüketiyorlar. Gerek Ege Et’in başarılı çalışmasıyla gerek çiftçilere verdiğimiz sakız koyunu hibesiyle, gerek yem desteğimizle Aydın’da hayvancılık gelişmeye başladı. Bir sonraki adımda da Koçarlı’da üreticilik yapmak isteyen vatandaşlarımıza ama özellikle kadınlarımıza 3 sakız koyunu vereceğiz. Aydın’ı hayvancılıkta da öne çıkaracağız” diye konuştu.

    Projeyi desteklemek için de Ege Et, koç hibesinden yararlanan bütün üreticilerin kuzularına alım garantisi veriyor. Böylelikle üreticilerin koyunlarını ederinde satmaları da sağlanıyor.