Etiket: Dersleri

  • Kent Konseyi Şiir ve Masal Atölyesi dersleri başladı

    Yapmış olduğu programlarla daha fazla insana ulaşmayı hedefleyen Malatya Kent Konseyi, öğrencilerin yazı yeteneklerini geliştirmek ve edebiyat dünyasını tanımalarını sağlamak amacıyla Yazar Nilüfer Zontul Aktaş’ın moderatörlüğünde Şiir ve Masal Atölyesi sınıfları açtı.

    Kent Konseyi’nde yapılan şiir atölyesi programı ile ilgili konuşan Nilüfer Zontul Aktaş, “Şiir atölyesi programımız lise ve üniversite düzeyindeki öğrencilerle birlikte yürütmüş olduğumuz bir etkinliktir. Amacımız, öğrencilerin şiir yeteneğini ortaya çıkarmak ve yazıya dökmelerini sağlamak, şiire olan ilgilerini doğru kanallara aktarmak, edebiyat dünyasında yer alan şairlerin şiirlerini ve fikir dünyalarını öğrenmektir” ifadelerine yer verdi.

    Bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucunda öğrencilerin edebiyat dünyasındaki şairleri tanımalarını sağlayacaklarını ve ayrıca öğrencilerinde kendilerine ait fikir dünyalarını oluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Aktaş, “Programımızda, kitaplar ve edebi dergiler okunarak burada yer alan fikirlerin öğrenciler tarafından anlaşılması, eleştirel bakış açılarını geliştirmeleri ve düşüncelerini yazıya dökmelerini sağlamaktayız” şeklinde konuştu.

    Masal Atölyesi eğitim programı hakkında da bilgi veren Aktaş, “11-12 yaş aralığındaki çocuklarla bu programımızda masal ve hikâye okuyup, burada yer alan kurguyu çözmelerini sağlamak, kendilerinin de hikaye kurgulama yollarını öğrenmelerini sağlamayı amaçlamaktayız” dedi.

    Aktaş, çocukların iç dünyasında var olan hayal dünyalarını ortaya çıkarmayı ve bunu yazıya dökmelerini sağlayarak, kalemlerini güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, Masal Atölyesi programı sonunda ortaya çıkan yazıların dergide toplanacağını söyledi.

    Kent Konseyi Genel Sekreterliğinde alınan bilgiye göre Masal Atölyesi programı için kayıtların devam ettiğini, 11-12 yaş aralığında ki çocukların kayıt için Kent Konseyine müracaat etmeleri gerektiği belirtildi.

  • Tarih dersleri Fetih Müzesi’ne taşındı

    Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, tarihe merak duyan öğrencilerin en önemli duraklarından biri oldu. Müzedeki tabloları ve panoramik resmi dikkatle inceleyen öğrenciler hem Osmanlı’nın kuruluş dönemi hem de Bursa’nın fethi hakkında detaylara ulaşabiliyor.

    Osmangazi Belediyesi tarafından şehre kazandırılan dünyanın tam panoramik en büyük müzesi Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, mimari ve sanatsal güzelliklerinin yanı sıra öğrencilerin eğitimi açısından da değer taşıyor. Henüz resmi açılışı olmayan müzeyi tanıtım ziyaretleri kapsamında şu ana kadar 30 okul ve bin 990 öğrenci ziyaret etti. Bursa’nın fethinin panoramik olarak tasvir edildiği müzeye ayak basan öğrenciler ilk olarak Ertuğrul Gazi’den başlayarak 2. Murad’a kadar Bursa’da medfun bulunan 6 Osmanlı Sultanı’nı ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarının önemli olaylarının resmedildiği 16 tabloyu görme fırsatı buluyor.

    Öğrenciler 10 bin figür arasında kayboluyor

    Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi olan “Panorama 1326 Bursa” Fetih Müzesi’nin kubbe bölümünde yer alan resim ise öğrencileri 6 Nisan 1326 yılının öğle saatlerine götürüyor. Tam panoramik olmasından dolayı 12 saniyelik bir şaşkınlık yaşayan öğrenciler, tek tek incelikle çizilmiş 10 bin figürün arasında kayboluyor. Adeta canlı gibi görünen figürler öğrencilere Osmanlı’nın ilk döneminde yaşam tarzı, ordu, ve halk hakkında detaylı ipuçları veriyor. Tarih meraklısı çocuklar panoramik resmi incelediklerinde 692 yıl öncesinin Bursa’sına gidiyor ve farklı iki kültürün buluşmasına tanıklık ediyor. Bir tarafta doğuş aşamasındaki bir medeniyetin temsilcisi “İlk Osmanlılar”, diğer tarafta son günlerini yaşamakta olan Doğu Roma, yani Bizans. Arka planda Uludağ ve dağın eteğinde Bursa şehri ve kalesi.

    İsmi fetih felsefesi barış

    Bursa’nın 23 yıl süren kuşatma sonunda kan dökülmeden el değiştirdiği tarihi buluşma gününü tasvir eden panoramik resimde, şehirden ayrılarak İstanbul’a gitmeye çalışan Bizanslılar’ın kale kapısından çıkışı tasvir ediliyor. Ön planda, Türkmenlerin kadınıyla erkeğiyle şehri terk edenlere ikram görüntüleri yer alıyor. Panoramik resimde Oğuz Türkleri’nin yaşama gücü ve enerjileri anlatılıyor. Üç boyutlu alandaki tarihi harabe görselleri ise, Türkler Anadolu’ya gelmeden önce bu topraklarda yaşamış ve devrini doldurmuş medeniyetleri temsil ediyor. İki farklı dünyanın tarih sahnesindeki kesişme anının tasvir edildiği Fetih Müzesi’nde bir medeniyetin vedaya hazırlanışı, diğer medeniyetin ise tarihe ‘merhaba’ deyişi öğrencilere tüm detaylarıyla anlatılıyor. Bizans ileri gelenleriyle görüşme ve Bizans Tekfuru’nun şehrin anahtarını Orhan Gazi’ye çadırında teslim edişinin resmedildiği panoramada ayrıca, Aktimur Hisarı, Cilimboz Deresi, Nekropol ve Pınarbaşı suyu, Balabanbey Hisarı, Gökdere Irmağı ve Uludağ eteğinde Orhan Gazi’nin karargahı ve askerleri dikkat çekiyor.

    692 yıl öncesinin 6 Nisan gününe yapılan etkileyici yolculuk, öğrencilerin Osmanlıların tarih sahnesine çıkışı sayılan Bursa’nın fetih anına tanık olmalarını sağlıyor.

  • Üniversitede artık EMDR dersleri verilecek

    ZioN Psikiyatri Akademisi, Boğaziçi Ruh Sağlığı Derneği ve İstanbul Gelişim Üniversitesi iş birliği ile bu yıl Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) eğitimleri Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programında yer alacak.

    Dünyada ilk kez olarak bir üniversite klinik psikoloji yüksek lisans programında yer alacak olan EMDR eğitimleri için konuşan EMDR eğitmeni Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Onur Okan Demirci, “Yıllardır yaptığımız akademik ve bilimsel araştırmalar sonucunda EMDR yöntemini Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) onayı ile Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına kazandırdığımız için çok mutluyuz. EMDR eğitimleri ile birlikte çok daha güçlü ve yeterli klinik psikologlar yetiştirmek mümkün hale gelecektir” dedi.

    “EMDR yöntemi ‘Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme’ olarak bilinen bir psikoterapi yöntemidir” diyen Psikiyatri Uzmanı ve EMDR eğitmeni Dr. Demirci, “EMDR yöntemi ile birlikte psikoloji dünyasında kaliteli bir gelişime adım atılmıştır. EMDR yöntemi bugün birçok zorlu psikiyatrik ve psikolojik rahatsızlıkta tedavi edici bir şekilde uygulanabilmektedir” şeklinde konuştu.

    Bugüne kadar birçok EMDR eğitimi düzenlediklerini ve bu eğitimler sonucunda katılımcı olan ruh sağlığı profesyonellerinin EMDR yöntemini başarı ile uygulayarak birçok kişinin ruh sağlığının gelişmesine ve iyileşmesine katkıda bulunduklarını ifade eden Dr. Demirci, EMDR yöntemini yaygınlaştırmak ve daha ileri seviyelere taşımak adına daha fazla bilimsel araştırmalar yapmak istediklerini dile getirdi.

    Dünyada ilk kez bir Üniversite Klinik Psikoloji programında yer alacak EMDR eğitiminin psikoloji alanında güzel gelişmelere öncü olacağına değinen Dr. Demirci, “Klinik Psikoloji öğrencileri ile daha kaliteli eğitimlere adım atacağımıza ve ülkemizdeki ruh sağlığı alanında daha iyi bir geleceğe sahip olacağımıza inanıyorum” dedi.

    EMDR yönteminin ülkemizde henüz çok yeni bir psikoterapi tekniği olduğuna dikkat çeken Dr. Demirci, “EMDR yöntemini artık YÖK onaylı olarak öğreteceğimiz için gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.

    EMDR eğitimlerinin sadece teorik olarak öğretilmeyeceğini, klinik pratik ve süpervizyon destekleriyle her zaman psikoloji öğrencilerinin ve ruh sağlığı çalışanlarının yanında olduklarını belirten Dr. Demirci, “Bundan sonraki süreçte de desteklerimizi sürdürerek EMDR eğitimlerini ve uygulamalarını en iyi noktalara taşıyacağız” şeklinde konuştu.

    Klinik Psikoloji programında yer alacak olan EMDR eğitimleri başvuruları için açılacak kontenjanların yakın zamanda belli olacağını söyleyen Dr. Demirci, EMDR eğitim programı için ön görüşmeler ve mülakat yapılacağını, istenen kriterlere uygun klinik psikolog adaylarının programa dahil edileceğini belirtti. Daha iyi bir gelecek, daha iyi yaşam standartlarına ve daha iyi ruh sağlığına sahip bir ülke için hep birlikte çok çalışmak gerektiğine değinen Psikiyatri Uzmanı Dr. Onur Okan Demirci, “Varoluşumuzun geleceği için daha nice kaliteli eğitimlerde birlikte olmak en büyük dileğimizdir” diyerek konuşmasını tamamladı.

  • ADÜ’de doçentlik dersleri devam ediyor

    AYDIN (İHA) – Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Senatosunca doçentlik kadrosuna başvuran adaylara jüri önünde deneme dersi yaptırılmasına yönelik alınan karar gereğince, 1 Haziran 2018 tarihinde başlayan doçentlik dersleri bu kez Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Kurtulmuş tarafından senato salonunda verildi.

    ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Recai Tunca, Prof. Dr. Törün Özer ve Prof. Dr. Halil Kırnak’ın jüri üyesi olarak yer aldığı doçentlik dersine, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serpil Demirağ, ADÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Mücahit Kapçı ve Tıp Fakültesi öğretim üyeleri katıldı.

    Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Kurtulmuş “Doku Tipleme Testi (HLA)” konu başlıklı sunumunda HLA testlerinin ne olduğu ve kullanım alanları hakkında bilgiler verdi. Kurtulmuş, bu testin, kemik iliği nakli, doku nakli, organ nakli, kan transfüzyonu gibi daha birçok alanda kullanıldığını anlattı. Dersin ardından doçentlik cübbesini Rektörümüzün elinden giyen Dr. Yusuf Kurtulmuş, “Üniversitemizin yeni hazırladığı doçentliğe atanma yönergesi gereğince bugün verdiğim derse gelen başta Rektörümüz Prof. Dr. Cavit Bircan olmak üzere, tüm üst yönetimimize ve hocalarıma en samimi teşekkürlerimi sunarım. Ders sunumu sonrası doçentlik cübbesini Rektörümüzün elinden giydiğim için büyük mutluluk duydum” diyerek duygularını ifade etti.

    Etkinlik hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.

  • Siyer Dersleri devam ediyor

    Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından Medine Dönemi Siyer Derslerinin 15.si gerçekleştirildi.

    Şehit İbrahim Tanrıverdi Sanat Sokağı’ndaki Sanat Galerisi Salonu’nda düzenlenen programda İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Fethullah Zengin, Veda Hutbesi’ni anlattı. “Hz. Peygamber’in Vasiyeti: Veda Hutbesi ve Tahlili” başlığıyla işlenen derste, Hicretin 10. yılı 9 Zilhicce günü ve 100 bini aşkın Müslümana verilen Hutbe üzerinde duruldu. Zengin, “Veda Hutbesini, esasından yaklaşık 8-9 yıl önce gerçekleşmiş olan Akabe Biatlarından ayrı düşünmüyorum. Birbirine çok paralel iki içeriğe sahip iki hadise. Bazı temel ilkeler var hutbede” diye konuştu.