Etiket: Dersi

  • Öğrencilerden İşçilere Sağlık Dersi

    Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Hemşireliği son sınıf öğrencileri, Konak Belediyesi bünyesindeki temizlik işleri personeline sağlıklı beslenme ve inme hastalığı konusunda ders verdi.

    Konak Belediyesi’nin Gürçeşme’deki Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde düzenlenen işçi sağlığı ve güvenliği semineri Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Hemşireliği son sınıf öğrencileri tarafından gerçekleştirildi. Öğrenciler seminer kapsamında işçilere, felç hastalığı ve nedenleri, beynin yapısı, yeterli ve dengeli beslenme, besin grupları ile besin ögeleri konularında öğretici bilgiler verildi. Öğrencilerden Serhat Badur yeterli, düzenli ve dengeli beslenmenin insan sağlığı üzerinde birinci derecede rol oynadığını ifade ederek “Özellikle fast food tarzı beslenme içinde yapay yağlar vardır ve bu yağlar damar sertleştirici özelliğe sahiptir. Uzun süre bu tür gıdalarla beslenme hastalıklara yakalanma riski artırır” diyerek bu tür yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

    İşçilerden sağlıklı beslenme konusuna dikkat etmelerini isteyen Badur, her yaşta ve kiloda doğru beslenilmesi gerektiğini belirtti. Hayvansal kaynaklı besinlerin protein, bitkisel kaynaklı besinlerin ise posa yönünden zengin olduğuna değinen Badur, her ikisinden de düzenli olarak tüketilmesi gerektiğini söyledi. Badur, şeker ve yağ oranı yüksek cips, asitli içecek, pasta, çikolata, aşırı şekerli tatlılardan uzak durulması önererek, her gün en az iki buçuk litre su içilmesinin sağlık açısından önemli olduğunu dile getirdi.

    Seminerde temizlik işçileri merak ettikleri soruları sorarak yanıtlarını aldı.

  • Hakan’dan Almanlara Ekmek Dersi

    Alman ekiplerinden Bayer Leverkusen forması giyen milli yıldız Hakan Çalhanoğlu, Schalke 04 ile oynanan karşılaşmada herkesin takdirini kazanan bir harekete imza attı.

    Bayer Leverkusen ile Schalke 04 arasında dün oynanan karşılaşmada korner kullanmak için köşeye giden 22 yaşındaki futbolcuya tribünlerden bazı cisimler atıldı. Milli oyuncu atılanlar arasında bir ekmeği fark ederek yerden aldı. Başarılı oyuncu ekmeği 3 kere öpüp alnına götürdükten sonra saha kenarına koydu. Hakan Çalhanoğlu’nun bu görüntüleri kısa sürede sosyal medyada paylaşım rekorları kırarken, futbolseverlerin takdirini aldı.

  • Başbakan Davutoğlu’dan Coğrafya Ve Türkçe Dersi

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni ziyaret ederek, coğrafya ve Türkçe derslerine girdi. Öğrencilere coğrafya alanında sorular yönelten Davutoğlu, Türkçe dersinde ise anadilin önemine vurgu yaptı.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, cuma namazını kılmasının ardından Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni ziyaret etti. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un da eşlik ettiği ziyarette, öğrenciler Davutoğlu’nu coşkuyla karşıladı. Davutoğlu’nun ilk durağı coğrafya dersinin verildiği sınıf oldu. Öğrencilerden bazı ülkelerin yerlerini haritada göstermelerini isteyen Davutoğlu, “Haritaya baktığınızda arkasındaki felsefeyi, dünya görüşünü okuyacaksınız” diyerek öğrencilere bazı sorular sordu.

    ÖĞRENCİLERE ’ANADİL’ VURGUSU

    Davutoğlu’nun ikinci durağı ise Türkçe dersinin verildiği sınıf oldu. Anadilin önemine işaret eden Davutoğlu, “Ne kadar yabancı dil öğrenirseniz öğrenin en öncelikli şey kendi anadilinizi öğrenmek” dedi.

    Davutoğlu, sınıflara yaptığı ziyaretin ardından öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. Daha sonra okuldan ayrılan Davutoğlu, okulun dışında kendisini bekleyen öğrenciler tarafından sevinçle karşılandı. Davutoğlu, öğrencilerle sohbet etti.

  • Sınırları Kaldıran Tarih Dersi

    Avrupa Konseyi tarafından Avrupa’nın pek çok ülkesinde düzenlenen ‘’Ayıran Sınırlar Olmadan Avrupa İçin Paylaşılan Tarihler Semineri’’nin Türkiye ayağı İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nde gerçekleşti.

    Amacı, Avrupa ülkelerinin ortak tarihi mirasına dair farkındalığın arttırılması, tarihsel etkileşimler ve yaklaşımlar hakkında bilgi vererek çatışma ortamını önleme ve uzlaşma sürecine katkı sağlamak olan seminerin ev sahipliğini İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi (İKBU) yaptı. İKBU Mahmutbey Yerleşkesinde düzenlenen etkinliğe, İKBU Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, Avrupa Konseyi Tarih Eğitimi Bölümü Başkanı Tatiana Minkina Milko, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Yüksek Öğretim ve Yurtdışı Eğitimi Genel Müdürü Doç. Dr. Semih Aktekin, Avrupa Konseyi Tarih Eğitimi Uzman Danışmanı John Hamer ve Brian Carvell ile MEB ve özel okullardan gelen öğretmenler katıldı.

    47 ÜLKENİN TARİHİ İNCELENEREK OLUŞTURULAN BİR PROJE

    Projenin ortaya çıkış aşaması ile ilgili bilgi veren Avrupa Konseyi Tarih Eğitimi Bölüm Başkanı Tatiana Minkina Milko, ‘’Bu proje 4 sene sonunda ortaya çıktı. Şu anda Avrupa’nın çeşitli ülkelerine giderek projeyi yaygınlaştırma aşamasındayız. Avrupa Konseyi’nin 47 ülkesini bir araya getiren bu proje ile 4 sene boyunca bu ülkelerin tarihlerini ve onları birleştiren noktaları inceledik. Tarih ve tarih öğretimi, barışın inşası ve çatışmaların sonlandırılmasında, ayıran değil birleştiren bir unsur olabileceği için Avrupa Konseyi açısından çok önemli’’ dedi.

    ‘’SOSYAL VE EKONOMİK TARİH DE SİYASİ TARİH KADAR ÖNEMLİ’’

    Öğretmenlere ve öğrencilere, tarihe farklı perspektiflerden bakmayı göstereceklerini ifade eden Avrupa Konseyi Tarih Eğitimi Uzman Danışmanı John Hamer, ‘’Sadece siyasi tarih değil sosyal ve ekonomik tarih de çok önemli. Öğrencilere tarihi anlatırken kitapların yanı sıra farklı pek çok kanıt, materyal ve metot kullanmalarını da öneriyoruz’’ diye konuştu.

    TARİH DERSİ İÇERİĞİNDE YENİ DÜZENLEMELER

    Tarih derslerinin yüzyıllar boyunca ulus devletlerin başka milletlere karşı düşmanlığını ve savaşlarını haklı göstermek için kullanılan bir araç olduğunu belirten MEB Yüksek Öğretim ve Yurtdışı Eğitimi Genel Müdürü Doç. Dr. Semih Aktekin, ‘’Günümüzde ise entelektüel camiada, Avrupa Konseyi’nde, diğer uluslararası organizasyonlarda tarih dersleri ve tarih daha barışçıl bir dünya, insan haklarına saygılı, başka kültürler ile empati kurabilen, saygı gösterebilen, demokratik, duyarlı nesiller yetiştirmenin bir aracı olarak düşünülüyor ve bu kapsamda birçok çalışma yapılıyor’’ diye konuştu. MEB olarak, tarih derslerinin demokrasiye saygılı, barışı arzulayan nesiller yetiştirmek için iyi bir araç olduğunu dile getiren Aktekin, ‘’Bu bağlamda müfredatlar ve kitaplarda değişiklikler yapıldı ve güncellemeler devam ediyor. Öğretmenlerimizin bu tür uluslararası çalışmalara katılması hem onların dünyada neler olup bittiğinden haberdar olmaları açısından hem de daha yaşanılır bir dünyaya tarih dersleri aracılığıyla katkıda bulunması açısından önemli’’ dedi.

  • “Sosyal Medya Etiği Dersi Gündeme Alınmalı”

    Sosyal medya kullanımının ayrı bir sosyal sorumluluk, hassasiyet ve titizlik gerektirdiğini söyleyen Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Karasar, “Sosyal medyanın bir iletişim mecrası olarak önemi, her yaş ve grupta kullanım yaygınlığı ve dezenformasyona açıklığı göz önüne alındığında, ‘sosyal medya etiği’ dersinin erken okul yıllarından başlayarak gündeme alınması kaçınılmaz” diye konuştu.

    Sosyal medya, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok hızlı kabul gördü ve yaygın kullanıma erişti. Sanal ortam olması ve kullanım kolaylığı nedeniyle de her yaştan ve sosyo-ekonomik gruptan bireyin rahatlıkla kullanabildiği bir iletişim aracı olan bu mecra, günlük hayatın içindeki yerini aldı. Sosyal medyanın diğer kitle iletişim araçları gibi bir haber mecrası olduğuna dikkat çeken Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Karasar, bu mecrada dolaşıma giren haberin kaynağı ve doğrulunun tartışılması gerektiğine dikkat çekti. “Bu mecranın kullanımı, ayrı bir sosyal sorumluluk, hassasiyet ve titizlik gerektiriyor” diyen Karasar, “Sosyal medya, bir yandan gündelik hayatın rutinleri olarak sosyalleşme ve haberleşme gibi bireysel ihtiyaçları karşılarken bir yandan da dünyanın durulmak bilmeyen ekonomik-politik çalkantılarında da önemli bir sosyal aktör olarak yerini aldı. Halk hareketlerinde, muhalif grupların örgütlenmesi ve olan-bitenden tüm dünyanın haberdar edilmesinde ve genel olarak kamuoyu oluşturulmasında hayli etkili olmaya başladı. Çok kısa sürede yayılabilen haberlerin oluşturabileceği etkiler, kolayca toplumsal kaosa dönüşebilir. Sosyal medya kullanıcılarının bu etik yaklaşım ve hassasiyet içinde paylaşım gerçekleştirmeleri, toplumsal hayatı ve insanların güvenliğini tehlikeye sokacak yaklaşımlardan kaçınmaları gerekiyor. Sosyal medyanın bir iletişim mecrası olarak önemi, her yaş ve grupta kullanım yaygınlığı ve dezenformasyona açıklığı göz önüne alındığında, ‘sosyal medya etiği’ dersinin erken okul yıllarından başlayarak gündeme alınması kaçınılmaz” ifadelerini kullandı.

    AKADEMİK LİTERATÜRDE BEŞİNCİ GÜÇ

    Sosyal medyanın akademik literatürde ‘soft power’ veya ‘beşinci güç’ olarak ifade edilemeye başlandığını söyleyen Şahin Karasar, “Sosyal medyanın beşinci güç olarak tespitinde doğruluk payı olmakla birlikte gücünün abartıldığı, sosyal hareketlerdeki gerçek nedenlerin yeterince irdelenmediği ve halk hareketlerinde asıl görülmesi gereken boyutların ihmal edilerek abartılı bir güç söyleminin giderek yaygınlaştığı görülüyor. Özellikle kırılgan demokrasiye sahip ülkelerde, sosyal medya, bireylerin kendini ifade etmeleri ve aynı hedef etrafında örgütlenmelerinde kutsanan bir iletişim ortamı konumunda. Bununla birlikte madalyonun diğer tarafını da unutmamak gerekiyor. Sosyal medyanın gücünün bilinçsiz ya da kontrolsüz kullanımı; nefret söyleminin yaygınlaşması, bireylerin kişilik haklarının zedelenmesi, psikolojik saldırı, simgesel şiddet, rızası alınmamış mahrem görüntülerin yayınlanması, sahte hesaplar açılarak insanların yanıltılması, sömürü, taciz ve hakaret gibi pek çok olumsuz söylemin dolaşıma girmesine, yanlış hatta art niyetli görüş ve enformasyonun yayınlanmasına da katkı sağlayabiliyor” dedi.

    BİLİNÇLİ VE SORUMLU BİR KULLANICI MODELİ

    Sosyal medya kullanıcısının refleksinin ötesine geçen, bilinçli ve sorumlu bir kullanıcı olmasının son derece önemli ve gerekli olduğunu vurgulayan Şahin Karasar, “Bu çağrının amacı sosyal medya kullanım özgürlüğünün engellenmesi değil, aksine kullanım özgürlüğünün ‘suç işleme özgürlüğüne’ dönüşmesinin önüne geçmek ve bu yolla daha sağlıklı iletişim ortamlarının kendini gösterdiği toplumsal yapıya katkı sağlamak. Bilgi, belge, haber ve görüntülerin doğrulanmadan yayınlanmaması ve paylaşılması durumunda neye katkı sağlayacağı veya kime ne gibi bir zararı dokunacağını irdelemeden paylaşılmaması son derece önemlidir. ‘Sosyal medya kullanıcısı’nın refleksinin ötesine geçen, bilinçli ve sorumlu bir kullanıcı olması önemli ve gereklidir. Anlık duygularla hareketten ziyade, herkesin inanç, dil, kültür, toplumsal cinsiyet, politik tercih gibi özelliklerine saygılı, bireysel özgürlük sınırlarını aşmayan ve her bireyin bu alanlarına saygı duyan bir sosyal medya kullanıcısı olmanın önem ve gerekliliğini bir kez daha vurgulamak gerekiyor” ifadelerine yer verdi.