Etiket: ders

  • Levent Kırca’dan AK Parti’ye övgüler!

    Son günlerde yaptığı AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığıyla bilinen Levent Kırca’nın AK Parti’de ders verdiğini biliyor musunuz?

     

    “Levent Kırca’nın hiçbir zaman partisi olmamıştır, bundan böyle de olmayacaktır. Çünkü mesleğim buna müsaade etmez. bu sözlerin sahibi İşçi Partili Levent Kırca’ya ait. Şimdilerde AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a açık açık küfür eden, eleştirilerinde kantarın topuzunu kaçıran, yaptığı her açıklamada Mustafa Kemal Atarük’ün arkasına sığınan Levent Kırca, bu açıklamayı nerede ve ne zaman yaptı diye merak ediyor musunuz? 

     

     

    LEVENT KIRCA 2006’DA AK PARTİ’DE DERS VERDİ

    2006 yılının Şubat ayında Ankara’da bulunan Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK PartiSiyaset Akademisi’nin 4. dönem eğitim programında konuşan Kırca, AK Parti’den gelen ‘dersverme’ teklifini hiç tereddüt etmeden kabul ettiğini söylüyor.

     

     

     

    “LEVENT KIRCA’NIN PARTİSİ OLMAMIŞTIR”

    AK Parti Siyaset Akademisi’nde ders verdiği zaman AK Parti’ye övgüler yağdıran Kırca, basın mensuplarının “AK Parti’ye mi katılacaksınız?” sorusuna verdiği cevapta bakın neler söylemiş:

     

     

     

    KIRCA: AK PARTİ TÜRKİYE PARTİSİDİR

    “Levent Kırca’nın hiçbir zaman partisi olmamıştır, bundan böyle de olmayacaktır. Çünkü mesleğim buna müsaade etmez. AK Parti, Türkiye’nin partisidir, ondan dolayı da ben buradayım bu yüzden burada ayrım yapmaksızın ders veriyorum. AK Parti de ülkemizin birparçası hiç şüphesiz. Ama bence bir sanatçının, bir mizahçının partilere eşit mesafede durması gerekir. Bir sanatçının partisi olmaz. Bir sanatçının düşüncesi, dünya görüşü olur. O perspektif açısından düşüncesine kimse engel olmadığı müddetçe, o görüşünü istediği yerdekonuşur ve söyler”

     

     

     

    O LEVENT KIRCA İŞÇİ PARTİSİ’NDE

    Bu sözleri söyleyen Kırca, önce 2009 yılında Demokratik Sol Parti’den Üsküdar belediye başkan adayı oldu sonra ise İşçi Partisi üyesi olarak MYK’ya seçildi. İşçi Partı’ye katıldığıprogramda ise “Ben davet almadan, kendim geldim İP’ye.. Yürüyerek değil koşarak gelmeli. Vakit az kaldı. Burası son durak.” açıklamasında bulunmuştu.

     

     

     

    LEVENT KIRCA AK PARTİLİLERLE SARMAŞ DOLAŞ

    Beyaz TV Genel Koordinatörü Osman Gökçek, geçtiğimiz Ocak ayında Twitter hesabından Kırca’nın Ak Parti’lilerle buluşmasının fotoğraflarını yayınladı. Fotoğraflardan birinde Levent Kırca Ak Parti Ankara İl Başkanı ile de yemekte görülüyor.

  • Vali Bey’den ders gibi sözler

    Erzurum Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, görev süresinin önemli olmadığını, kalınan süre içerisinde o sürenin nasıl kullanıldığının ve önceki görev yapanlardan farklı nelerin yapıldığının önemli olduğunu söyledi.
    Akıllı insanın etrafındaki insanların aklını kullanan kişi olduğunu ifade eden Vali Altıparmak, “İstişari mahiyette, alttaki insanlarla mutlaka görüşün ve fikirlerini alın. Devlet aklı ayrıdır, akademik akıl ayrıdır, STK aklı ayrıdır, uzmanlık aklı ayrıdır. Kendinizin başarılı olması için mutlaka başkalarını dinlemek zorundasınız” diye konuştu.
    Vali Dr. Ahmet Altıparmak Erzurum’daki kurum ve kuruluşların müdürleriyle kahvaltıda bir araya geldi. Bugün sabah Polisevinde Vali Altıparmak tarafından verilen kahvaltıya katılan kurum müdürleri kendilerini takdim ederek yeni görevinde Vali Altıparmak’a başarı temennisinde bulundular.

     
    Kahvaltı sonrası kurum müdürlerine yönelik bir konuşma yapan Vali Altıparmak başarılı çalışma metodlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Hükümetin kendisini orkestra şefi olarak görevlendirdiğine vurgu yapan Vali Altıparmak, işleri en güzel yapmanın yolunun sadece kendisinin kişisel gayreti ile değil, kurum müdürleriyle ve onların altındaki çalışanlarla mümkün olabileceğini ifade etti.
    Bütün kurumların kendileriyle ilgili işleri hızla yapmak durumunda olduğuna dikkat çeken Vali Altıparmak sözlerini şöyle sürdürdü: “Her çalıştığım yerde ayda bir kez birim amirleriyle bir araya geliyoruz. Bazılarınız her ne kadar sık sık karşılaşıyor olsanız bile, eminim bir çoğunuz çok nadiren bir araya geliyorsunuz. Şunu bilmemiz lazım ki biz büyük bir aileyiz ve birbirimize her daim yardımcı olmak durumundayız. İşlerimiz birbirini tamamlayan işlerdir. Dolayısıyla herkes, her birim işini yapmakla mükelleftir. Bütün kurumlar kendileriyle ilgili işlerde yardımcı olmak ve işleri hızlı yapmak durumundadır. Bu günler sizlere de bana da verilmiş bir fırsattır. Yarın emekli olduğumuzda ve ayrıldığımızda bu işler neden yapılmıyor, neden aksak gidiyor diyebilmemiz için daha da önemlisi kendimize saygımızdan dolayı, çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamamız açısından, konuya vakıf olabilmemiz lazım. Neden yapamadığımızı kendimize izah etmemiz lazım. Bu ülkeye bir borcumuz var, bu millete borcumuz var. Onun içinde mutlaka bu günleri en iyi şekilde değerlendirmemiz lazım. En azından alt kademelere bunu hissettirmemiz ve bu iklimi oluşturmamız lazım.

     
    “İŞİ YAPARSANIZ BEKLEDİĞİNİZİN ÜZERİNDE MANEVİ HAZ ALIRSINIZ”
    Büyük bir orkestranın şefi olarak hükümet beni görevlendirdi. Bu işleri en güzel şekilde yapmak, benim kişisel gayretim ile değil, vali yardımcılarıyla yaptığım çalışmalarla değil, sizler ve sizlerin altında olanlarla ancak mümkün olur. Benim bir başarım olacaksa bunda sizinde payınız olacaktır. Sizlerin başarısında da bizlerin payı olacaktır. Öyle anlar olacak ki görüşemediğiniz bakanlıklarla, siyasilerle biz devreye girip görüşeceğiz ve sorunu çözeceğiz. Oluşturulan bu iklimi, yatırımcıyla ve vatandaşla ilgili nasıl daha etkin ve daha hızlı hale getirebiliriz, onun hesabını yapmalıyız.
    Benim için her biriniz 100 üzerinden 100 sünüz. Benim için güven esastır, samimiyet esastır. Haz etmediğim şımarıklıktır, haz etmediğim şovmenliktir. İşi yapmak esastır. İşi yaparsanız beklediğinizin üzerinde manevi haz alırsınız. Samimiyetle çalışıp alt kademelerdekilerini çalıştırmanın yollarını arayalım. İşiniz olduğunda vali yardımcılarıyla görüşebilirsiniz. Hallolmadığında ise benimle görüşmek için kapım açıktır. Oluşturacağımız iklimi hep beraber oluşturmamız lazım. Bu manada hep birlikte gayret göstereceğiz.

     
    Zaman çok hızlı geçiyor, göz açıp kapayana kadar yıllar akıp gidiyor. Süre önemli değil, kaldığınız süre içerisinde o süreyi nasıl kullandığınız ve önceki arkadaşlardan farklı neler yaptığınız önemlidir.

     
    “AKILLI İNSAN ETRAFINDAKİ İNSANLARIN AKLINI KULLANANDIR”
    Akıllı insan etrafındaki insanların aklını kullanandır. İstişari mahiyette, alttaki insanlarla mutlaka görüşün ve fikirlerini alın. Devlet aklı ayrıdır, akademik akıl ayrıdır, STK aklı ayrıdır, uzmanlık aklı ayrıdır. Kendinizin başarılı olması için mutlaka başkalarını dinlemek zorundasınız.
    Hepimiz bu çarkın, bu sistemin, bu dişlilerin, birer parçasıyız. Ben ayrıyım, ben gayrıyım yoktur. Devlet bir bütündür. Herkes bu sistem içerisinde çalışacağını bilsin ve başarının yollarını bu şekilde arasın. Ben elimden gelen gayreti gösteririm, elimden gelen desteği veririm bundan dolayı ne yorulurum, ne usanırım, ne de bıtkınlık gösteririm.

     
    “MAKAMIMIZ VE MEVKİMİZ HER ŞEYİMİZ DEĞİL”
    Makamımız ve mevkimiz her şeyimiz değil. Bize biçilen süre içerisinde bu görevi yaparız, kısmetimiz kadar bu görevde kalır, kısmetimiz kadar yer içeriz. Bunun içinde, cümle alem bir ayara gelse ne fazlasını ne eksiğini yaptırabilir.
    İnancımız gereği işinizi sağlam yapın. Allah diyor ki; işinizi sağlam yapın. Sağlam yapmak yetmiyor güzel yapın. Allah işlerini güzel yapanı sever. Sağlam yapacağız, güzel yapacağız ve diğer kurumlara da yardımcı olacağız.”

  • Alkol ve sürücülük dersleri geliyor

    Alkol ve sürücülük dersleri geliyor

    Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’ni 25 yıl sonra yeniledi.

    Değişiklikle sürücü kurslarında teorik eğitimler sadeleştirildi. Sürücü kursları müfredatında da yenilik yapılarak, günümüzün şartlarına uygun bir müfredat hazırlandı. Önceden alkollü araç kullanmanın yasak olduğu ve alkollü araç kullananın ödeyeceği para cezası anlatılırken artık ‘alkol ve sürücülük’ başlıklı yeni bir bölüm açıldı. Bu bölümde sürücü adaylarına alkol kullanma ve sürücülük, alkolün sürücülüğe olumsuz etkileri, alkollü diğer uyuşturucu ve uyarıcıların sürücülüğe olumsuz etkileri anlatılacak. Ayrıca bu dersler video ve filmlerle desteklenecek.

    Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Motorlu Taşıt Sürücüleri Kurs Programı’nı yeniledi. Motorlu taşıt sürücüleri kursu ‘trafik ve çevre’, ‘araç tekniği’ ve ‘ilk yardım’ derslerinin içeriğinde önemli değişiklikler yapıldı. Düzenleme ile birlikte ezbere dayalı konular kaldırılarak yerine beceri ve uygulamaya yönelik konular getirildi. Örneğin Trafik ve çevre dersinde eskiden sürücü adaylarına sadece alkollü araç kullanmanın yasak olduğu ve alkollü araç kullananlara verilen cezanın miktarı öğretiliyordu. Yeni düzenleme ile birlikte artık sürücü adaylarına alkol ve sürücülükle ilgili çok önemli dersler verilecek. Alkol kullanma ve sürücülük, alkolün sürücülüğe olumsuz etkileri, alkollü diğer uyuşturucu ve uyarıcıların sürücülüğe olumsuz etkileri tek tek adaylara anlatılacak. Ayrıca bu dersler video ve filmlerle desteklenecek.

     

     

     

     

    Sürücü kurslarında adaylara, trafik ve çevre, ilk yardım ve araç tekniği dersleri teorik verilecek. Daha önce yer alan motor dersi ise araç teknikleri dersi olarak yer alırken çevre dersinde trafik psikolojisi eğitimi de verilecek. Daha önce 35 saat olan trafik dersi şimdi 16 saate, motorlu araç tekniği dersi 20 saatten 6 saate ve ilk yardım dersi 12 saatten 8 saate düştü. Ayrıca teorik sınavlar tek ders haline getirilip, 3’ünün toplamının değerlendirilmesi dikkate alınacak. Derslerin içeriğindeki birçok teknik bilgiler çıkarılarak yerine sürücülerin bilmesi gereken önemli bilgiler eklendi.

     

     

     

     

    SÜRÜCÜLERE TEDBİRSİZ VE SAYGISIZ ARAÇ SÜRME YASAĞI ANLATILACAK

    Trafik ve çevre dersi, trafik psikolojisi, trafik mevzuatı, trafik kazaları, cezaları, kusurlu davranışlar, araçların tescili muayeneleri, teknik şartları, sürücü belgeleri ve sürücülerle ilgili hususlar ve çevre olmak üzere 6 konuya ayrıldı. Konular öğretilirken günümüz teknolojisine uygun olarak görsel ve işitsel araçların kullanımına dikkat edilecek. Trafik psikolojisi başlıklı bölümde adaylara sürücü davranışlarının psikolojik açıdan incelenmesi, sürücü davranışlarını etkileyen faktörler, alkol ve sürücülük, yorgun, uykusuz ve dalgın araç kullanma, güvenli sürücülük, kazaya karışmaya ve kural ihlallerine neden olan ‘risk alma eğilimi’ gibi dersler verilecek. Ayrıca taşıtlar ve sürücülerin etkisiyle meydana gelecek çevre kirliliği ve tedbirleri anlatılacak. Tedbirsiz ve saygısız araç sürme yasağı başlıklı bölümde ise kornanın kullanım kuralları, müzik ve haberleşme araçlarının kullanımı, gürültü ile ilgili yasal düzenlemeler ile ilgili bilgi verilecek.

     

     

     

     

    Araç tekniği dersinde sürücü adaylarının kullanacağı aracın teknik özelliklerini tanıma ve gerekli bakım ve onarımı yapma ve yaptırmaları ile ilgili bilgiler yer alıyor. 6 saatlik derste aracı tanıma ve aracı kullanmaya hazırlık, araca periyodik aralıklarla yapılacak bakımlar, sürücüler tarafından yapılacak basit uygulamalar, yakıt tüketiminde ekonomi sağlanması ve ekonomik sürüş için alınabilecek önlemler anlatılacak.

    25 YILLIK MÜFREDAT DEĞİŞTİ SÜRÜCÜ, ADAYLARI DERSLERİ ZEVKLE TAKİP EDECEK

    Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Konfederasyonu Genel Başkanı İsmail Yılmaz, sürücü kurslarında veriler derslerle ilgili müfredatın 25 yıl sonra değiştirildiğini söyledi. 25 yıllık sürede birçok teknolojik gelişmenin olduğunu, 25 yıl önceki araç teknolojisinin de değiştiğini belirten Yılmaz, “Artık geçmiş dönemdeki araçlar yok. Yeni araçlara göre öğrencilere motor dersi anlatmamız gerekiyordu. Eskiden motorun içeriği ve tamire yönelik bilgiler vardı ama artık sürücünün araca müdahale şansı yok. Cihazlarla kontrol ediliyor araçlar ve servislere gidiyorsunuz. Sürücü olarak aracı tanıma, göstergeleri bilme, sinyalleri bilme, lastik havasını bilme ve günlük, haftalık, aylık basit bakımların öğrenilmesi gerekiyor. Teknik anlamda sürücünün kullanmasına yönelik yapması gereken şeyler anlatılacak araç bilgisi dersinde.” diye konuştu.

     

     

     

     

    DÜZENLEME İLE BİRLİKTE ÖĞRENCİLER DERSLERİ SEVEREK TAKİP EDECEK

    İlk yardım dersinin genel olarak değişmediğini ancak sürücü adaylarına hiç kimsenin olmadığı yerde hayat kurtarıcı önlemlerin anlatılacağını kaydeden Yılmaz, “İlk yardım dersi, araç tekniği ve trafik çevre derslerinden gereksiz konular çıkarıldı. Olması gerekenler kaldı. Sürücü psikolojisi gibi önemli bir bölüm konuldu. Herkes aşırı hız yapmayacağı ve kırmızı ışıkta geçmeyeceğini biliyor ama bunun psikolojik olarak anlatılması gerekiyordu. Sanki başkalarının acelesi yokmuş gibi bir mantık var insanımızda. Bu sürücü psikolojisi davranışları dersi en önemli ders. Trafikte bazı gereksiz konular var yükleme, boşaltma. Bunlar yine var ama ayrıntıya girilmiyor. Eskiden ‘alkollü araç kullanmak yasaktır, cezası şu kadardır’ diyorduk derslerde yetiyordu. Şimdi alkollü araç kullanmanın psikolojik ve fizyolojik etkisi anlatılacak video ve filmlerle desteklenecek. Teknik ve ezberciliğe dayalıydı eskiden dersler şimdi uygulama ve beceri ağırlıklı olacak. Devamsızlıkların azalacağını inanıyoruz. Bu düzenlemeler öğrenciyi kursa sınıfa çekecek. Bu düzenleme ile öğrenciler derslere severek takip edecek. Müfredat dinamik oldu. Sorularda ona göre bilgi ölçme değil kişinin beceri ve derste öğrenimlerine göre değiştirilecek.” şeklinde konuştu.

  • Kabadayılara ders olacak karar

    Kabadayılara ders olacak karar

    Oğlunun başını kılıçla kesmeye çalışan mahalle kabadayısını tek kurşunla öldüren babaya ceza vermeyen mahkeme kararında “Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi kabadayılıktan uzak yaşayanların sinmesine neden olur” denildi.

     

    Ankara 8. Ağır Ceza Mahkeme-si, Mamak’ta meydana gelen bir olayda, bacaklarından iki kılıç darbesi alarak yere düşen oğlunun başını kesmeye hazırlanırken gördüğü Yusuf E. (25) adlı kişiyi pompalı tüfekle tek el ateş ederek öldüren babaya, “heyecan, korku ve telaşa kapılarak meşru savunmada sınırı aştığı” gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi. Gerekçeli kararda, “Ellerinde kılıç, mahallede ‘belalı’ olarak tanınan insanların saldırısında oğlu gözlerinin önünde yaralanmış, yere düşmüştür. Bu durumda bir babanın başka bir refleks göstermesini beklemek hayal alemindekilerin tarzı olabilir” denildi. Kararda, maktul yakınlarının kararın ardından heyete, “Artık bu iş kan davasına dönmüştür. Ben de aynı şekilde adam öldürüp karşınıza geleceğim. O zaman bana da aynı kararı vermek zorundasınız” dediği belirtildi.

     

    Taraflar barıştı derken…
    Olay, 26 Haziran 2012’de Mamak’ta, evli ve 3 çocuklu esnaf H.T.’nin oğlu Furkan ile Yusuf E.’nin çevresinden Halil isimli küçük bir çocuğun kavga etmesiyle başladı. Çocuk kavgasında taraflar barıştı derken, Yusuf E.’ye haber verilmesiyle olay daha da büyüdü.
    Çocukların kavga ettiği yere gelen Yusuf E., kılıcını H.T.nin büyük oğlu F.T.’nin suratına doğru salladı. Donakalan baba H.T., oğluna “kaç oğlum kaç” diye bağırdı. Baba ve oğlunun tüm yalvarmalarına karşın Yusuf E., yakaladığı F.T.’nin önce bir bacağını sonra da diğer bacağını kılıç darbesiyle kesti. Yerde acıyla beraber diğer kılıç darbelerinden korunmak isteyen çocuğunu hareketsiz halde yatarken gören baba H.T., can havliyle evinden aldığı pompalı tüfeğine bir adet fişek taktı ve nişan almaksızın ateş etti. 1.90 metre boyunda, 95 kilo ağırlığında 25 yaşında olan Yusuf E., kalbine isabet eden saçma tanelerine bağlı iç organ harabiyetinden hayatını kaybederken, baba H.T. ise tutuklandı.

     

     

    Ketamini fark etti
    Baba H.T. hakkında, “kasten öldürmek” suçundan dava açıldı. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın tüm duruşmalarında olağanüstü güvenlik önlemi alındı. Baba H.T.’nin avukatı Şenol Özel, Adli Tıp Kurumu raporunda, maktulün vücudunda olay sırasında hayvan ameliyatlarında kullanılan, alan kişiyi kalkıp dans etmeye kadar cesaretlendirebilecek Ketamin etken maddesinin bulunduğunu ortaya çıkardı.

     

     

    ‘Amacım kurtarmaktı’
    Sanık baba, savunmasında, oğlunun maktul ve arkadaşlarınca kılıç ve palalar ile iki bacağından da yaralanıp yere düşürüldüğünü, maktulü elinde pala ile oğluna son hamleyi yapacağı esnadaav tüfeği ile tek el ateş etmek suretiyle öldürdüğünü, amacının maktulü öldürmek değil sadeceoğlunun canını kurtarmak olduğunu söyledi.

     

     

    Korku ve telaş
    Mahkeme, sanığa, maktul Yusuf E’yi, “Heyecan, korku ve telaştan ileri gelen meşru savunmada sınırı aşmak suretiyle öldürdüğü anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 27/2 maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına” karar verdi.
    Mahkeme Başkanı Bahattin Özbaş, üyeler Ayşe Serpil Aykut ve Nihat Varol, sokak kabadayılarına ders olacak nitelikte bir karar yazdı. Gerekçeli kararda, şöyle denildi:

     

     

    ‘Silahşör değil’
    “Sanık bir silahşör değildir. Ellerinde kılıç, mahallede ‘belalı’ olarak tanınan insanların saldırısında oğlu gözlerinin önünde yaralanmış, yere düşmüştür. Bu durumda bir babanın başka bir refleks göstermesini beklemek hayal aleminde yaşayan, gerçeklerden uzak insanların düşünce tarzı olabilir.
    Yani sıradan her babanın, hatta aynı duruma maruz kalması halinde maktulün babasının, kardeşinin, bir yargı mensubunun, bir polisin, büfecinin, tamircinin, simitçinin, doktorun, her insanın, hatta yavrusuna vaki zararı hisseden her canlının göstereceği refleksi göstermiştir. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, toplumda kabadayılıktan uzak yaşayan çoğunluğun sinmesine, bunun tersi yaşantısı olan ve hayattan beklentisi farklı olanların ise güçlenmesine, güç birliği yapan ve kamu otoritesi yerine kendini yasama, yürütme, yargı yerine koyanların, topluma hiç değer vermeyenlerin otoritesine sebep olacaktır.”

     

     

     

    Mahkemedeki sözler teyit
    Mahkeme gerekçeli kararında maktul yakınlarının sözlerine de atıfta bulunarak şunları kaydetti: “Nitekim, hüküm açıklandıktan sonra katılan, ‘Artık bu iş kan davasına dönmüştür. Ben de aynı şekilde adam öldürüp karşınıza geleceğim. O zaman bana da aynı kararı vermek zorundasınız’ demiştir. Bu sözler gerekçemizi teyit etmektedir. Katılan bunu yaptığı takdirde meşru savunma yapmış olmaz, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olur. Maktulün yakınlarının karardan sonrakan davası güderek asayişi bozacakları düşüncesi ile sanığa ceza verilmesi gerektiğini düşünmek de aklın icabına terstir.

  • Dersler Kardelen TV’de

    Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, 2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı’na yeni bir eğitim olanağı sunarak başladı. Destek materyal olarak hazırlanan ders videoları artık uydu aracılığıyla ulusal yayın yapan Erzurum merkezli Kardelen TV’de yayınlanıyor.

     
    Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılı Bahar Yarıyılı’ndan itibaren ders anlatım videolarını, Erzurum merkezli 3A 11593 V-Dikey SR 27500 frekansından ulusal yayın yapan Kardelen TV’den yayınlamaya başladı. Açıköğretim Fakültesi öğrencileri, hafta içi 11:45’den ve gece haberlerinin ardından, hafta sonu ise 10:30’dan itibaren ders yayınlarını izleyebilirler.

     
    Mevcut programlarına kayıtlı olan öğrencilerinin eğitim süreçlerine destek olmasının yanı sıra ilgi alanlarına göre ders materyallerinden yararlanmak isteyen herkese erişmeyi hedeflediklerini ifade eden Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Üstün Özen sözlerine şunları ekledi: “Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi olarak öğrencilerimizin eğitim-öğretim sürecinde destek materyal olarak hazırladığımız ders videolarını, televizyon yayınları aracılığıyla toplumumuzun geniş kesimleriyle paylaşıyoruz. Erzurum merkezli, uydu aracılığıyla ulusal yayın yapmakta olan Kardelen TV’de 25 Şubat 2013 tarihinden itibaren ders anlatım videolarımız yayınlanmaya başladı. Hazırladığımız videoları, 14 haftalık ders dönemimiz boyunca Kardelen TV’de yayınlayacağız. Bu süreçte emeği geçen personelimize ve Kardelen TV çalışanlarına teşekkür ederim.”