Etiket: ders

  • Çocuklarınıza “Ders çalış” demeyin

    Çocuklarının başarılı bir eğitim dönemi geçirmesini isteyen birçok anne-baba, ders çalışmaları için onlara sürekli baskı yapıyor. Ancak uzmanlar, farklı nedenlerle ders çalışmayan çocuklar üzerinde “ders çalış” diyerek baskı kurmanın çok da faydası olmadığını belirtiyor. Uzmanlar, çocuğa sürekli komut vererek onu derse yönlendirmeye çalışmak yerine, ders çalışmasına engel bir durum olup olmadığını araştırmanın daha etkili bir yol olduğunu vurguluyor.

    Bu alanda önemli çalışmaları olan Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi kurucusu Dr. Sabri Yurdakul, çocukları ders çalışma konusunda istekli olmayan anne-babalara bazı uyarılarda bulundu. Çocuklara “ders çalış” demenin etkili bir yöntem olmadığını belirten Yurdakul, “Aileler, ’Demesi kolay. Çalış demezsek çalışmıyor’ diyecek ama aslında ‘çalış’ deyince de çocuklar çalışmıyor. Kendi hallerine mi bırakacağız? Tabii ki hayır. Önemli olan bir yolunu bulup onları çalıştırabilmek” dedi.

    “Çocuklar ‘çalış’ demeyle çalışmazlar”

    Çalışkan ve motive öğrencilerin “çalış” sözüne ihtiyacı olmadığını vurgulayan Psikiyatrist Yurdakul, “Onları bir kenara bırakıyorum. Çünkü onlar ‘çalış’ demeseniz de çalışacakları gibi ‘hadi bırak’ deseniz de dersin başından ayrılmayabiliyorlar. Bizim için asıl önemlisi dersin başında oturamayan, ders çalışamayan öğrencilerimiz. Dersin başına oturmadıkları gibi telefon, bilgisayar ellerinden düşmüyor. Hadi bilgisayarı yasakladık diyelim, telefonu ellerinden düşürmüyorlar. Bu çocuklar genel olarak sıkılan çocuklar. Dersin başında oturamayan, çabuk sıkılan, dikkati çabuk dağılan, ders çalışma isteği olmayan çocuklar” ifadelerini kullandı.

    “Onları anlamaya çalışmalıyız”

    “Tembel öğrenci yoktur, ders çalışamayan öğrenci vardır” diyen Yurdukul, şöyle devam etti:

    “Yapılması gereken iş öncelikle ders çalışmalarına engel bir durum olup olmadığını araştırmaktır. Dikkat sorunu mu var? Moralleri mi bozuk? Bize tepki olarak mı çalışmıyorlar? Bunu bulalım. Gerekirse bir psikolog ya da psikiyatriste başvurup dikkat testi yaptıralım. Dikkat eksikliği varsa bunun düzelmesini sağlayalım. ‘Git ders çalış’ demek yerine çalışacağımız bir konuyu ya da okuyacağımız bir kitabı yanımıza alıp onun yanına oturalım. Bizi görünce derse daha çok motive olacaklardır. Üniversite öğrencisi bir ağabey ya da abla bulup onunla ders çalıştıralım. Kendinden büyük biriyle daha güzel çalışabiliyorlar.”

    Uzun süreli ders çalışan çocukların sıkıldıkça ara vermelerine de izin verilmesi gerektiğinin altını çizen Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, “Yapabildiğimiz kadar derslerine engel olmayacak düzeyde sporunu destekleyelim. Spor yaptıklarında enerjilerini atıp dersin başına oturmaları daha kolay olacaktır. Bütün bunları yapın, yine çalışmıyorsa kızmayın, çok üzerine gitmeyin. İmkanınız varsa etüde gönderin, orada öğretmenlerin nezaretinde, arkadaşları ile birlikte dersini bitirip eve öyle gelsin” önerilerinde bulundu.

  • KKTC’li Bakan Ataoğlu: “Yavru vatanın darbe girişimine karşı yaptığı hareket umarım birilerine ders olur”

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, yavru vatanın, 15 Temmuz darbe girişimine karşı yaptığı hareketin birilerine ders olmasını dileyerek, “Umarım bundan sonra teşebbüs içerisinde olacak olanlar da bir yerlerden uyarılır ki, bizim bu bütünselliğimizin ve birlikteliğimizin bölünmeyeceğinin ve daha da fazla pekişeceğinin mesajını almış olurlar” dedi.

    KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Mersin’e gelerek, Vali Özdemir Çakacak’ı ziyaret etti. Sahil valilik makamında gerçekleşen ziyarette, Vali Çakacak, Bakan Ataoğlu’nu valilik binası önünde karşıladı. KKTC Mersin Konsolosu Ayşen Volkan İnanıroğlu’nun eşlik ettiği Bakan Ataoğlu, Valilik Şeref Defteri’ni imzalamasının ardından, makamda açıklamalarda bulundu.

    KKTC olarak Mersin’de bulunmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını belirten Ataoğlu, Kuzey Kıbrıs’tan bütün vatandaşların sevgi ve selamlarını getirdiğini söyledi. Türkiye’de yaşanan acısıyla tatlısıyla bütün olayları paylaştıklarının altını çizen Bakan Ataoğlu, “Biz burada yabancılık çekmiyoruz. Burası da bizim kendi yerimiz” diye konuştu.

    “Önümüzdeki aylarda Türkiye’de birçok ilde Kuzey Kıbrıs’ı tanıtan etkinlikler yapacağız”

    Anavatan Türkiye’nin genelinin yanında Mersin’in, limanı da olması dolayısıyla KKTC’ye çok ciddi şekilde katkı sağladığını dile getiren Ataoğlu, özellikle ulaşımdan Kuzey Kıbrıs’taki bütün bireylerin yararlandığını kaydetti.

    Önümüzdeki aylarda Türkiye’nin değişik illerinde Kuzey Kıbrıs’ın genelini tanıtmak için bir etkinlik yapma kararı aldıklarını ifade eden Ataoğlu, bu etkinliklerden birinin de Mersin’de olacağını bildirdi. Bakan Ataoğlu, bu etkinlik çerçevesinde sadece turizm ve çevre olarak değil, ada genelindeki üniversiteler, inşaat sektörü, işadamlarının üretimleri, sanayi ve kültürlerini tanıtacaklarını söyledi.

    “Yavru vatanın, darbe girişimine karşı yaptığı hareket umarım birilerine ders olur”

    “Anavatan Türkiye ve yavru vatan arasındaki bu ilişki, dünyaya örnek olan bir ilişki” diyen Ataoğlu, 15 Temmuz’da meydana gelen darbe girişimine de değinerek, şunları söyledi: “Yavru vatan Kuzey Kıbrıs olarak, anavatan Türkiye’de oluşan olayların en küçüğünden en büyüğüne kadar geçmişte anavatan Türkiye’nin yavru vatanda göstermiş oldukları hassasiyetin ve duyarlılığın daha fazlasını gösterme arzusu içerisinde olduğumuzu da belirtmek isterim. Bizim yapmış olduğumuz bu küçük hareket umarım birilerine ders olur ve umarım bundan sonra teşebbüs içerisinde olacak olanlar da bir yerlerden uyarılır ki, bizim bu bütünselliğimizin ve birlikteliğimizin bölünmeyeceğinin ve daha da fazla pekişeceğinin mesajını almış olurlar ve bundan sonra bu kötü olaylar anavatan Türkiye’de yaşanmaz. 15 Temmuz darbesinde şehit olanlara Tanrı’dan rahmet, yaralı olan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum ve bundan sonra bu tür olayların yaşanmamasını diliyorum.”

    “İki ayrı devlet ama tek milletiz. Kıbrıs Türkünün haklı mücadelesinde her zaman beraberiz”

    Bakan Fikri Ataoğlu’nu Mersin’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Vali Çakacak ise, “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak Kıbrıs’ta her zaman adil, kalıcı, insan hakları ve özgürlükleri temeline dayalı ve sürdürülebilir bir barışın olmasını her zaman savunuyoruz. Kıbrıs ve Kıbrıs Türkü bizim için çok önemlidir. İki ayrı devlet ama tek milletiz. Onun için hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hem Kıbrıs Türkünün haklı mücadelesinde her zaman beraberiz” ifadelerini kullandı.

    Mersin’in Kıbrıs ile ilgili ayrı bir bağı olduğunu da vurgulayan Çakacak, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda lojistik merkezi olan Mersin’in halen gerek ulaşım gerek lojistik anlamında önemli bir işbirliği olduğunu vurguladı. Çakacak, “Bunun da ötesinde ‘Asrın Projesi’ dediğimiz, geçen yıl açılışı yapılan, Sayın Cumhurbaşkanımızın başından sonuna kadar bizzat takip ettiği, Anamur Dragon Çayı’ndan KKTC’ye Su Temin Projesi gerçekten büyük bir projedir. Denizin içerisinde 80 kilometre askıda, özel imalat borularla Kıbrıs’a hem içme hem kullanma suyu ulaştırılmasına yönelik bir proje başarıyla tamamlandı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde Başbakanımızın, KKTC Cumhurbaşkanı ve Başbakanı’nın teşrifleriyle geçen yıl 17 Ekim’de açılışını yaptık. Böyle güzel bir bağ var Mersin ile Kıbrıs arasında. Sizlerin de teşrifleriyle çok daha memnun olduk. Hoş geldiniz, şeref verdiniz” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Bakan Ataoğlu ve Vali Çakacak, birbirlerine hediye takdim ettiler.

  • Rektörden öğrencilere ilk ders:

    Uludağ Üniversitesi (UÜ) Rektörü Yusuf Ulcay, öğrencilere sevdikleri mesleği yapmalarını tavsiye etti.

    UÜ Rektörü Yusuf Ulcay, Mimarlık Fakültesi’ni kazanan öğrenciler için düzenlenen oryantasyon faaliyetine katıldı. Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, “Hangi meslekten olursanız olun, o mesleğin en iyisi olmak için önce iyi bir insan olmak zorundasınız. İyi bir insan olmadan, yaptığınız meslekte başarılı olma şansınız yok. Kendinizi hiçbir zaman bulunduğunuz pozisyon sebebiyle başkalarından ayırmayın. Herkes ile güzel iletişim kurmaya özen gösterin. Sizlere ilk söyleyeceğim; bir mesleği sevdiğiniz müddetçe o meslekte başarılı olursunuz. Sevmediğiniz meslekte başarılı olma şansınız maalesef yok. Kendinize, yapacağınız mesleği sevip sevmediğinizi sorun. Elbette sadece sevmek başarılı olmanızı sağlamaz” diye konuştu.

    Gençlerin stresli bir üniversite sınavı hazırlık dönemi atlattıklarını belirten Rektör Yusuf Ulcay, “Şimdi artık rahat bir nefes alma zamanınız geldi. Ancak bu rahatlığınız çok da uzun sürmesin. Üniversitenin en kolay yılı ilk yıldır. Ondan sonraki seneler giderek zorlaşır. Siz en başta iyi konsantre olmaz ve derslerinizde başarıyı yakalayamazsanızdaha sonra sıkıntı yaşarsınız. Planlı ve programlı çalışın. Elbette ki eğlenmek, gezmek hakkınız. Ancak birinci önceliğiniz çalışmak ve derslerinizde başarılı olmak. Dürüst, iyi bir insan olun, hür düşünen insan olun ve aklınızı başkalarına ödünç vermeyin. Kendi fikirleriniz olsun. Üniversite olarak sizlere her türlü imkânı sağlamaya çalışıyoruz. Sizler de derslerinize güzel şekilde çalışın. Eğer not ortalamanızı 1,8’in altında tutarsanız bir üst dönemden ders alamayacaksınız. Ondan sonraki not ortalamanız da 2’nin üstünde olmak zorunda. Sizin hangi sınıfta olduğunuzu burada kaç senedir okuduğunuz belirlemeyecek. Kaç kredi ortalamanız olduğu belirleyecek. Not ortalaması şu anda 50’ye çıktı. İlerleyen zamanlarda da 60’a yükseltmeyi planlıyoruz. O yüzden mutlaka dengeli ve planlı çalışın” dedi.

  • Tıp Fakültesinde 6 yıl sonra ilk ders zili

    Karabük Üniversitesi (KBÜ) bünyesinde 2010 yılında kurulan Tıp Fakültesi öğrencileri 6 yıl aradan sonra Karabük’te eğitim almaya başladı.

    2010 yılında kurulan ancak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde eğitimlerine devam eden öğrenciler ile bu yıl yerleşen KBÜ Tıp Fakültesi öğrencileri bundan böyle eğitimlerini Karabük Üniversitesi kampüsünde bulunan Tıp Fakültesi binasında sürdürecekler.

    Yeni Eğitim – Öğretim yılı için Tıp Fakültesi binası Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda “Açılış Dersi Töreni” gerçekleştirildi. Programa, Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Erman, Karabük Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Opr. Dr. İsmail Kara, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Prof. Dr. İbrahim Kürtül, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, KBÜ Eğitim Araştırma Hastanesi Yönetici Başhekimi Yrd. Doç. Dr. Erkan Doğan, akademik personel ve Tıp Fakültesi öğrencileri ile basın mensupları katıldı.

    Dekan Öztürk: “Uzun zaman alacak hazırlıklar kısa sürede tamamlandı”

    Programın açılış konuşmasını yapan KBÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Tıp Fakültesi’nin oluşması için zaman isteyen gerekli laboratuvar ve donanımların kısa sürede tamamlanarak bu hafta itibariyle eğitimlere başlandığını belirtti.

    Öztürk, Fakülte’nin Karabük’e getirilmesinde ve ihtiyaçlarının karşılanmasında emeği geçen başta Rektör Prof. Dr. Refik Polat’a ve üniversitenin ilgili diğer yöneticilerine teşekkür ederek yeni eğitim öğretim döneminin başarılı bir şekilde geçmesini diledi.

    Rektör Polat: “İlk hedeflerimden biri Tıp Fakültesi’ni asıl yerine taşımaktı”

    KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ise, göreve geldiği andan itibaren ilk hedeflerinin Tıp Fakültesi öğrencilerinin Karabük’te eğitim öğretim görmelerini sağlamak olduğunu söyledi.

    Rektör Polat “Bu yıl yaptığımız başvuru sonucunda YÖK’ten gönderilen bir heyet Fakültemizdeki olanakları, laboratuvarlarımızı denetlediler ve başvurumuza çok olumlu yanıt verdiler. Sahip olduğumuz olanakların gerekenden daha ötede olduğunu ifade ettiler. Dolayısıyla Tıp Fakültesi’ni Karabük’e getirerek Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerimizin yeni eğitim öğretim yılında eğitimlerini asıl yerleri olan Karabük Üniversitesi’nde almalarını sağladık.” dedi.

    “Tıp Fakültesi sayısında dünyada 5’inci sıradayız”

    Rektör Prof. Dr. Refik Polat, tıp fakültesi sayısı olarak dünya ülkeleri arasında Türkiye’nin 5’inci sırada olduğunu belirterek konuşmasına devam etti. Polat, yapılan araştırmalara göre Hindistan’ın birinci, Amerika’nın ise ikinci sırada olduğunu belirterek 1990 yılında ülkemizde 25 tıp fakültesi varken bugün bu rakamın 80’lerde olduğunu aktardı.

    Rektör Polat konuşmasında Tıp Fakültesi öğrencilerine de seslenerek hekimlik mesleğinin sadece hastayı tedavi etmek olmadığını, her hekimin hasta şikâyetinin yanında hasta ve hasta yakınlarıyla empati kurup psikolojilerini anlayarak hareket etmesi gerektiğini belirtti.

    Konuşmaların ardından Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Ak, KBÜ Tıp Fakültesi’nin “Açılış Dersi”nde öğrencilere iletişimin önemini anlattı.

  • Fakültede ders sırasında tavan çöktü (2)

    Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Cevat Sayılı Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nde ders işlendiği esnada fırtına sebebiyle tavan çöktü. Tavanın altında kalan 1 öğretim görevlisi, 3 öğrenci yaralandı.

    Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ne bağlı Cevat Sayılı Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 309 nolu sınıfta ders işlendiği esnada fırtına sebebiyle tavan çöktü. Tavanın altında kalan 1 öğretim görevlisi, 3 öğrenci yaralandı. Yaralıların durumlarının iyi olduğunu belirten MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, “Bugün öğle saatlerinde, kampüste çok şiddetli bir fırtına ortaya çıktı. Havanın birden kapanmasıyla çok hızlı gelişti. Şehirde de hissedilmiş ama biz yüksekte olduğumuz için daha sert hissedildi. Ben kendi bulunduğum makam odamda da bir deprem olduğunu düşündük öncelikle bütün binalar bildiğim kadarıyla bir sarsıntı geçirdi. Sağlık Bilimleri Fakültemizde de bir derslikte şiddetli rüzgarın etkisiyle, hava çok güzeldi, hiçbir sıkıntı yoktu. Pençeler açıkmış, açık olan penceren şiddetli rüzgar bir anda girip sınıfta bir havale oluşturmuş, alçı tavan topyekun aşağıya düşmüş. Bütün metallerini sökmüş, ben yerinde gittim kendim inceledim” dedi.

    Yaralananların Sağlık Durumu İyi

    Olayda yaralanan Öğretim Görevlisi 38 yaşındaki Hacer Orhun Kavak, Elif Esra Ülkü (19), Sümeyye Yurdusev (20), Duygu Uyar (20) ve Havva Kızılhan’ın (19) sağlık durumlarının iyi olduğunu ifade eden Rektör Korkmaz, “Şu anki en büyük rahatlığımız, öğrencilerimizin başına çok ciddi bir şeyin gelmemiş olmasıdır. Ders esnasında meydana gelen bir olay, 4 tane öğrencimizde hafif yaralanmalar var, 1 tane hocamızda hafif yaralanma var. Onlarla ilgili gerekli sağlık kontrolleri yapıldı. Sonucunun böyle olması en azından bizi bira rahatlattı, önce başta biraz endişe duymuştuk, öğrencilerimiz açısından endişe edilecek bir durum yok” diye konuştu.

    “İncelemeler devam edecek”

    MAKÜ Cevat Sayılı Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin 1 yıllık bir bina olduğunu ve yapıyla ilgili teknik incelemelerin devam ettiğini vurgulayan Rektörü Korkmaz, “Kolluk kuvvetlerimiz de geldiler gerekli incelemeleri yaptılar, yapıyla ilgili herhangi bir sıkıntı var mı yok mu diye varsa o binanın tamamına bakarız ama bizdeki kanaat yapıyla ilgili bir sıkıntının olmadığı şeklindedir. Teknik bir konu bu, söylediğim burada yanlış bir noktaya gitsin de istemem. İncelemeler devam edecek. Yeni bir bina, daha bir yıllık bir bina, çok yeni faaliyete geçti daha birinci yılında, bir yapı sıkıntısı var mı, bilmiyoruz. Hayırsever kanalıyla yapılan bir binaydı, ilk incelemelerini biz yapmıştık ama dediğim gibi buradaki şehirde de bizim yaptığımız görüşmelerde şiddetli bir fırtınanın olduğu, içeride hava sirkülasyonu ile ortaya çıkan bir durum, konu undan ibarettir” ifadelerini kullandı.