Etiket: ders

  • “Çadırdan Okula” projesi ders kitaplarına konu oldu

    Yüreğir Belediyesi’nin hayata geçirdiği sosyal belediyecilik, ders kitaplarına konu oldu. Sosyal Bilgiler Ortaokul 5. sınıf ders kitabında Yüreğir Belediyesi’nin Çadırdan Okula Projesi kitabın ’’Çocuk Hakları’’ konusunda örnek proje gösterildi.

    Bu proje ile Yüreğir Belediyesi, Doğankent Kültürevi’nde hayata geçirdiği proje ile tarım ürünlerinin yaygın olarak yetiştirildiği Doğankent Mahallesi’nde, bölgede bulunan tarım işçilerinin çocuklarına okul öncesi eğitim vermek üzere sınıf açtı. Çocuklar kaldıkları çadırlardan araçla alınarak sınıfa getiriliyor, öğrencilerin, uzman görevliler eşliğinde çeşitli etkinliklere katılarak tekrar kaldıkları çadırlara bırakılıyor. Çocuklara burada kişisel bakım gelişimi, bireysel dil gelişimi, zihinde algılama, psikomotor alanlarının kullanımı ve diğer gelişimleri için eğitimler veriliyor. Bunun yanı sıra düzenli sağlık kontrolleri yapılıp, giysileri de temin ediliyor. Gün boyu burada eğitim gören çocuklar tekrar kaldıkları yerlere bırakılıyor.

    Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, bu uygulamanın Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilgiler 5. sınıf ders kitabında ders konusu olarak gösterilmesinin kendilerine gurur verdiğini belirterek, “Tarladan Okula projemiz daha önce de AK Parti Yerel Yönetimler Proje Yarışması’nda birinci olmuş ve ödülümüzü de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden almıştık. Projelerimizin Cumhurbaşkanımız tarafından ödüle layık görülmesi bizim için büyük bir onurdur. Yüreğir Belediyesi olarak hayata geçirdiğimiz projelerin örnek proje olarak ders kitaplarına girmesi ve ödül alması işimizi ne kadar doğru yaptığımızı gösteriyor. Bizim buradaki amacımız geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı en iyi şekilde hayata hazırlamaktır. Çocuklarımızın gelişmesi, eğitilmesi için elimizden gelen bütün gayreti göstermeye devam edeceği” dedi.

  • Öğrenciler önce ders sonra temizlik yaptılar

    Hitit Üniversitesi Sungurlu Meslek Yüksekokul (MYO) öğrencileri mesire cafede ders yaparak piknik alanını temizlediler.

    Öğretim görevlileri Gökhan Boduroğlu, Nurcan Süklüm ve Özlem Bal gözetiminde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Gelişimi bölümü öğrencilerin Sosyal Sorunlar dersi kapsamında çevre sorunlarına dikkat çekerek öğrencilerin bu konulardaki farkındalık ve bilinç düzeyini artırarak çevreye olan hassasiyetlerini artırmak amacıyla mesire cafe ders yaparak, piknik alanında temizlik yaptırıldı.

    Hitit Üniversitesi Sungurlu MYO Öğretim görevlisi Gökhan Boduroğlu, “Sorunsuz bir dünya kuşkusuz mümkün değil ama hem üretim hem de tüketim aşamasında alınacak bazı önlemlerle sorunlar konusunda farkındalık ve bilinç oluşturarak bu sorunları minimize etmek ve dünyayı bulunduğumuz çevreden başlayarak daha yaşanılabilir kılmak mümkün tabi ki bu konuda başta ailelere, eğitimcilere, sivil toplum kuruluşlarına ve yerel yönetimlere çok ciddi sorumluluklar düşmektedir” dedi.

    Biz de Hitit Üniversitesi Sungurlu MYO olarak özellikle toplumsal sorunlarla ilgili üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız diyen Boduroğlu, bu anlamda çok güzel ve başarılı, somut çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Sungurlu MYO Sosyal Hizmetler ve Çocuk Gelişimi bölümümüz ile bu haftaki Sosyal Sorunlar dersimiz kapsamında Çevre Sorunlarına dikkat çekerek öğrencilerimizin bu konulardaki farkındalık ve bilinç düzeyini artırarak çevreye olan hassasiyetlerini artırmak amacıyla Sungurlu Belediye Başkanlığı ile işbirliği içerisinde yazlarında piknik sezonunda tıklım tıklım olan Mesire alanımızdaki doğada geri dönüşümü uzun yıllar alan ve çevremizdeki ekosisteme zarar veren atıkları toplamak amacıyla harekete geçtik diye konuştu.

    Öğretim görevlisi Boduroğlu, “Çevremiz, yani bizim nefes aldığımız, doğduğumuz, doyduğumuz ve bizi içinde barındıran bu yapı, bu yaşam alanımız en değerli varlığımız olması gerekirken biz bunu sağlayamıyoruz ya da aslında bilerek sağlamıyoruz. Sağlayamıyoruz çünkü gerekli olan “çevre bilinci” birçok insanda maalesef yok. Bazıları için çevre ikinci hatta son sıralarda yer alıyor. En basit noktadan başlarsak kişinin yere attığı sigara izmariti ya da bir ürünün ambalajı onun için bir sorun teşkil etmiyor; o sadece onu elinden çıkartmayı düşünüyor o an ve birkaç adım ötede olan çöp kutusu bile onun için bir şey ifade etmiyor. Çünkü onu bilerek yere atıyor. Bu en masum olan çevre kirliliği ortaya çıkaran olaylardan birine örnek olarak verilebilir.

    Dünyamız bizim için değerli. Bizim yaşam kaynağımız, evimiz, aslında her şeyimiz o. Fakat biz ona onun bize gösterdiği cömertliği, sevgiyi ve saygıyı göstermiyoruz. Bilinçlenmek için çaba harcamıyoruz. Gidilmesi gereken yolda ilerlemek yerine tam tersini yapıp başımıza üstesinden gelemeyeceğimiz dertler açıyoruz. Ama doğayı anlamaya çalışsak, çevremize yeterli özeni göstersek ve ona ihtiyacı olduğu gibi önem versek birçok sıkıntıdan kurtulmuş olacağız. O, dün ve bugün olduğu gibi yarında yine bizimle olacak. Her birey kendi sorumluluklarını bilmeli ve bu sorumluluklar ne yapması gerektiriyorsa o şekilde bir şeyler yapmalı. İnsanların ortalama vücut ısısı 36,5 derecedir; bu vücut ısımız 2-3 derece yükseldiğinde hastalanıyor, yatağa düşüyor, doktora gidiyoruz ve çeşitli ilaçlar alıyor hastayız diyoruz. Meteoroloji kuruluşlarının verilerine göre, dünyanın ortalama sıcaklığı artışını sürdürüyor. Dünyanın ortalama sıcaklığı, 19. yüzyıldan itibaren 1,5 derece kadar artış göstermiş durumda ve dünyamız çok hasta artık bir şeyler yapmamız gerekiyor. Biz bir eğitim kurumu olarak üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. İnşallah tüm öğrenci arkadaşlarımızın ve ilçe halkımızın bu konudaki farkındalığını artırmak için çeşitli çalışmalarımızı devam ettireceğiz.

    Ağaç yaşken eğilir sözünü bizlerde çocuklarımız için uygulamalı ve onları daha küçükken çevre bilincine sahip bireyler olarak yetiştirmeliyiz diyen Boduroğlu, annelerimize, babalarımıza ve öğretmenlerimize büyük görev düşüyor bu konuda. Birey olarak, toplum olarak ulaşmamız gereken nokta sürdürülebilir bir yaşam, sürdürülebilir bir çevre olmalı. Bunun için bugün neler yapmalıyız, çevre bilincimizi nasıl daha üst seviyelere taşıyabiliriz, insanları nasıl daha bilinçli yapabiliriz. Bir arayış içinde olmalı ve doğru yönde gitmeli ve herkesi bu yöne davet etmeliyiz. Ancak bu şekilde köyümüz, şehrimiz, ülkemiz ve dünyamız bizim o sevdiğimiz haliyle kalabilir ve gelecek için hem bize hem yeni nesillere bir miras olarak kalabilir” ifadelerini kullandı.

  • Ulus MYO öğrencileri doğada ders işledi

    Bartın Üniversitesi Ulus Meslek Yüksekokulu (Ulus MYO) öğrencileri eşsiz doğası ve M.Ö. 3000 yıllara kadar uzanan tarihiyle Ulus ormanlarında ders işlediler.

    Bartın Üniversitesi Ulus Meslek Yüksekokulu (Ulus MYO) tarafından ‘Dersimiz Doğada’ etkinliği düzenlendi. Ulus MYO Yerleşkesinden başlayan etkinlikte Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Programı ile Ormancılık ve Orman Ürünleri Programı öğrencileriyle öğretim elemanlarının aralarında olduğu yüzden fazla kişi yaklaşık 8 kilometre Şahintepe bölgesine yürüdü. Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun’un da katıldığı etkinlikte öğrenciler sahil çam, karaçam, sapsız meşe ve adi ardıç türlerinin yoğun olarak bulunduğu doğal yaşamı yerinde gözlemledi. 400 rakımda bulunan Şahintepesi bölgesinde kısa bir kamp yapan öğrencilere öğretim elemanları tarafından Ormancılık Bilgisi, Gymnospermae ve Odun Dışı Orman Ürünleri ile Kamu Yönetimi dersleri anlatıldı.

    Ulus MYO Müdürü Öğr. Gör. Dr. Kadri Akçalı düzenledikleri etkinliklerle öğrencilerin nitelikli bir birey olarak yetiştirme hedefinde olduklarını belirterek, derslerde teori ve pratiği bir arada vermeye gayret ettiklerini söyledi.

    Akçalı, ‘Dersimiz Doğada’ etkinliğiyle ise öğrencilerin motivasyonunu daha da arttırmayı amaçladıklarını kaydederek “Bartın’ın Ulus ilçesinde bulunan Meslek Yüksekokulumuz eşsiz doğası ve M.Ö. 3000 yıllara uzanan tarihiyle önemli bir noktada yer almaktadır. Oksijeni bol, görsel olarak yeşilin her tonuna sahip, akarsuları, şelalesi ve yaylasıyla ilçemizde öğrencilerimize en iyi eğitimi verme gayretindeyiz. Bu doğrultuda verdiğimiz eğitimlerle onları geleceğe hazırlarken, düzenlediğimiz etkinlikle motivasyonlarını en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz. Bunu yaparken bulunduğumuz bölgenin tüm güzelliklerinden faydalanmalarını ve yüksek bir doğa bilincine sahip olmalarını temenni ediyoruz” dedi.

    Öğrencileri yalnız bırakmayan Rektör Uzun ise yeni akademik yılın herkese başarı ve mutluluk getirmesini dileyerek, “Öğrencilerimizle birlikte çıktığımız bu yolculukta, hem birey ve hem de kurum olarak sınırlarımızı genişlettiğimize, ufkumuzu daha da ileriye taşıdığımıza inanıyoruz. Bu noktada sadece eğitim-öğretim alanlarıyla sınırlı olmayan bir öğrenme ortamında gerçekleştirilen bu gibi etkinliklerle öğrencilerimize değer kattığımızı düşünüyorum. Eğlenerek öğrenen öğrencilerimize güveniyor, geleceğe olan yolculuklarında her zamanda yanlarında olduğumuzu belirterek, başarılar diliyorum” diye konuştu.

  • AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Berger: “Türkiye’deki gazeteciler dünyaya ders verdi”

    AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, “Türkiye’deki gazetecilerin yaptığı haberler, mültecilerin durumlarını anlama konusunda çok etkili oldu. Sizler mülteciler konusunda dünyaya ders verdiniz ve yaptığınız haberlerle dayanışma oluşturdunuz. Bu konuda üzerinizdeki sorumluluk devam ediyor” dedi.

    Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Mülteci Destek Derneği (MUDEM) iş birliğiyle düzenlenen ve AB’nin fonladığı, “Medya ve Mülteciler Basın Buluşmaları 2018” başladı. Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, daha iyi bir gelecek için insanların başka ülkelere göç etmesinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu belirterek, “Herkes geçmişte bir şekilde göç etmiştir. Benim babamın ailesi 500 yıl boyunca aynı yerde yaşamış hiçbir yere gitmemiş. Eşimin ailesi ise Doğu Akdeniz’den mülteci olarak gelmiş. Hepimizin ailelerinde göç hikayeleri var. Geçmişinizde mutlaka bir yerden bir yere göç etmiş birileri vardır. Şunu anlamalıyız ki göçmenlik durumu ömür boyu sürmüyor. Ülkeler, kendilerine sığınan göçmen ve mültecilere geçici olarak yardımcı oluyor. Günümüzde Türkiye bu konuda çok iyi bir misafirperverlik örneği sergiliyor. Dünyada mültecilerin Türkiye’den daha iyi ağırlandığı bir yer bilmiyorum” diye konuştu.

    Berger, mültecilerin hukuki statüsünü belirlemek için BM tarafından 1951 Cenevre Sözleşmesi’nin ve 1967’de Mültecilerin Statüsü’ne İlişkin Protokol’ün imzalandığını ve bu sözleşmelerde devletlerin sorumluluklarına da değinildiğini anımsattı. Son yıllarda yaşanan göç dalgalarının ve Balkan Savaşı’nın Avrupa ülkelerine birçok ders verdiğini dile getiren Berger, “Şunu anlamalıyız ki göçmenlik durumu ömür boyu sürmüyor. Ülkeler, kendilerine sığınan göçmen ve mültecilere geçici olarak yardımcı oluyor. Günümüzde Türkiye bu konuda çok iyi bir misafirperverlik örneği sergiliyor. Dünyada mültecilerin Türkiye’den daha iyi ağırlandığı bir yer bilmiyorum. Gazeteciler mülteciler konusunda çok büyük sorumluluklara sahip. Yapılan haberler toplumları ve politika üretenleri etkiliyor. Türkiye’deki gazetecilerin yaptığı haberler, mültecilerin durumlarını anlama konusunda çok etkili oldu. Sizler mülteciler konusunda dünyaya ders verdiniz ve yaptığınız haberlerle dayanışma oluşturdunuz. Bu konuda üzerinizdeki sorumluluk devam ediyor. Aslında rakamlara indirgediğimiz şey insan. İnsanlar ülkelerinden zorunlu sebeplerden dolayı ayrılmak zorunda kalıyor. Bugün, bütün mültecilerin birer hikayesi var. Suriye’den, Filistin’den ayrılmış insanlar ülkelerine geri dönmek istiyorlar. Çocuklarını okula yollayamıyorlar. Bu hikayeleri de aktarmak siz gazetecilerin sorumluluğunda. Umarım bu buluşma, bu farkındalığı oluşturmada etkili olacaktır” dedi.

  • Öğrenciler İstiklal Yolu Parkı’nda ders işledi

    Çankırı İsmet İnönü Ortaokulu öğrencileri Çankırı Belediyesi tarafından yapılan İstiklal Yolu Parkı’nda derslerini işlediler.

    Yapılan etkinliğe İsmet İnönü Ortaokulu öğrencileriyle birlikte İstiklal Yolu Derneği Başkanı İsmail Çam katıldı. İstiklal Yolu hakkında öğrencilere çeşitli bilgiler aktarılırken, Dernek Başkanı İsmail Çam tarafından Kurtuluş Savaşı’nda İstiklal Yolu’nun öneminden bahsedildi.

    Yapılan etkinlik hakkında açıklamada bulunan İsmet İnönü Ortaokulu Beden Eğitimi Öğretmeni Abdullah Aslan, “Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve Valiliğimizin bilgileri dâhilinde sosyal etkinlikler yönetmeliği kapsamında gezi planı yapıyoruz. Çocuklarımız 9. İstiklal Yolu etkinliklerine de 21 Ekim’de katılacaklar. Onun öncesinde kapsamlı bir bilgi vermek için parkı tanıtmak için dersimizi burada yapmayı amaçladık. Öğrencilerimiz bu etkinlikte bu parkın hangi amaçla düzenlendiğini bu parkta bulunan bayrakların ne anlama geldiğini ve Türk kadınının Kurtuluş Savaşı’nda neler yaptığını ve en önemlisi Kurtuluş Savaşı için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan ecdadımızı İstiklal Yolu’nu isminin yanında anmak için burada olduk. Bunların bilincine varacak bunların ön bilgisini almış olacak. Gelecek yıllarda da bu bilgilerin üzerine bilgiler katarak İstiklal Yolu’nun önemini daha da iyi pekiştirmiş olacak” dedi.

    Parka gelen öğrencilerden Berkin Alşan, “Bu yürüyüş için hazırlandık. Önemli bir yürüyüş Kurtuluş Savaşı için. Bunu yapmamamız gerçekten güzel. Bizim için onlarca binlerce asker şehit oldu. Biz de onlar için bu fedakarlıkları yapmalıyız. Burada ders işlememiz bizim tarihi anlamamızı sağlayacak. Sadece dersi işlemekle değil dersi yaşayarak da görmüş olacağız. Bu sayede tarih bilincimiz daha da artacak” ifadelerini kullandı.

    İsmet İnönü Ortaokulu öğrencisi Ayşe Dilara Kuru ise, “Atalarımızın burada ne tür zorluklara karşı fedakarlıklar yaptıklarını anlamak için buraya geldik. Hem de görsel olarak gördük ve sunum yaptık” şeklinde konuştu.