Etiket: Derneğinin

  • Kamerun’da Acec Derneğinin Kültür Merkezine Bilgisayar Sınıfı Kuruldu

    Kamerun’da hizmet veren sivil toplum kuruluşu Association Camerounaise PourL’Education et la Culture (ACEC) Derneğine, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından bilgisayar sınıfı kuruldu.

    Kamerun yerelinde özellikle gençlere çeşitli alanlarda eğitim imkânı sağlayan ACEC Derneğine ait kültür merkezine TİKA tarafından bilgisayar sınıfı tesis edildi. Kamerun’da hizmet veren ülkemiz sivil toplum kuruluşlarıyla da zaman zaman işbirliği yapmakta olan dernekte Türkçe dersleri veriliyor.

    TİKA Kamerun Yaounde PKO Koordinatörü Dr. Alparslan Çevik, yaptığı açıklamada, TİKA’nın Kamerun’daki faaliyetlerinin başlamasından bugüne kadar sivil toplum kuruluşlarına önemli destek verildiğini belirterek, bazı derneklerin vasıta, mobilya, eğitim materyalleri ve teknik donatım gibi ihtiyaçlarının karşılandığını, bu sayede hizmetlerin toplumun her katmanına ulaştığını vurguladı.

    TİKA Kamerun Yaounde PKO Koordinatörü Dr. Çevik, TİKA tarafından gerçekleştirilen söz konusu projelerle özellikle gençlerin birçok alanda eğitim görmesinin sağlandığını ifade etti. ACEC Derneğine TİKA tarafından bilgisayar sınıfı tesis edilmesinin derneğin her alanda daha etkili çalışma yapmasına imkân sağladığını belirten Dr. Çevik, Kamerun genelinde STK’lara desteğin artarak devam edeceğini sözlerine ekledi.

  • Türk Toz Metalurjisi Derneği’nin Başkanlığına Prof. Dr. Mehmet Türker Seçildi

    Türk Toz Metalurjisi Derneği’nin 10. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Türker oy birliği ile seçildi.

    Uzay sanayii başta olmak üzere, otomobil endüstrisinin önemli alanlarından toz metalurjisinin hızla sanayileşen ülkede kritik başlığa sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Türker şöyle konuştu:

    “Toz Metalurjisi önemli bir sektör olup diğer yöntemlerle üretimi zor veya imkansız olan malzemelerin üretimine imkan vermektedir. Uzay sanayi başta olmak üzere, otomobil endüstrisi ve kesici takımlar toz metalurjisinin önemli alanlarındandır. Her Avrupa otomobilinde yaklaşık 8 kilogram, Amerikan otomobillerinde ise 18 kilogram kadar tozdan imal edilmiş parça bulunmaktadır. Ülkemiz hızla sanayileşmektedir ve 2014 yılı ihracat rakamları 150 milyar doların üzerine çıkmıştır. İhracatımızın yüzde 90’ından fazlasını sanayi ürünleri oluşturmaktadır. Dolayısıyla ülkemizdeki toz metal firmaları da gerek bu büyümeye ve gerekse katma değeri yüksek ürünlere imza atmaları nedeniyle cirolarını gün geçtikçe artırmakta ve dünya pazarında da giderek daha da çok yer almaktadırlar.”

    “Dünyada üretilen toplam toz miktarının yaklaşık yüzde 60’ının otomotiv sektörü tarafından tüketildiği, ülkenin otomotiv üretiminde dünyada 10. sıralara yakın olduğu ve Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre 2015 yılı Ocak-Ekim arası otomotiv ihracatının 10,5 milyar dolar olduğu dikkate alındığında, toz metal sektörünün ülkemiz için önemi açıkça ortadır” diye konuşan Türker, dernek olarak da Avrupa’nın en prestijli projelerinden olan FP7 projesine dahil olarak alandaki çalışmalara katkı koyduklarını belirtti.

    Prof. Dr. Mehmet Türker Kimdir?

    1984 yılında Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Metalurji Bölümünden mezun oldu. 1993 yılında İngiltere Leeds Üniversitesi, Malzeme Mühendisliği Bölümünde Süperalaşımlar konusunda doktorasını tamamladı. Çeşitli sürelerde Almanya Bremen IFAM araştırma merkezinde nano malzemeler ve lazer sinterleme konularında araştırmalarda bulundu ve ortak projeler yaptı.

    Prof. Dr. Türker, 5 kitapta editörlük yapmış ve 20 bilimsel toplantı/ konferans düzenlemiştir. Sekiz adedi yurt dışında olmak üzere 15 davetli konuşma yapmış, yayınlarından biri Çince’ye diğer bir yayını ise Polonyaca’ya çevrilmiştir. Bir çalışması ise Kore’de yapılan Toz Metalurjisi Dünya konferansında bin 500 kişi arasından en iyi poster ödülüne layık görülmüştür.

  • Morsalkım Kadın Dayanışma Derneği’nin Gecesine Bozbey Çifti Damga Vurdu

    Seden-Mustafa Bozbey çifti, Nilüfer Kadın Korosu’nun Morsalkım Kadın Dayanışma Derneği yararına verdiği konsere damgasını vurdu.

    ÇGD Bursa Şubesi’nin 2015 Kent Kültürüne Hizmet ödülüyle geçtiğimiz hafta gündeme gelen Nilüfer Belediyesi Kadın Korosu’nun “Dünya Kadın Hakları Günü” çerçevesinde Morsalkım Kadın Dayanışma Derneği yararına Uğur Mumcu sahnesinde verdiği konsere Seden-Mustafa Bozbey çifti damgasını vurdu. İlk sürpriz, Seden Bozbey’in koroya katılıp Roman şarkıları söylemesiyle başlaı. Başkan Mustafa Bozbey sahneye çıkıp eşiyle Roman havası oynayınca yer yerinden oynadı. Gecenin sürprizi, konserin Roman şarkıları konseptindeki ikinci bölümünde Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Seden Bozbey’in de Roman kostümüyle koristler arasına katılarak koroya eşlik etmesi oldu. Seden Bozbey kostümünü giydi, koroya katıldı ve şarkıları koroyla birlikte söyledi.

    Şef Dr. Aysel Gürel yönetimindeki Konser sonunda, Morsalkım Derneği Başkanı Dilek Üzümcüler’in koro için sürpriz olarak hazırladığı 10. yıl pastasını birlikte kesmek üzere Bursa Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile birlikte sahneye davet edilen Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, önce koroda görev alan eşi Seden Bozbey’e çiçek verdi, ardından “İlle de Roman olsun” şarkısında Bursa Vali Yardımcısı Ergun Güngör ve eşi ile birlikte koroya eşlik etti. Şarkının ritmine kendilerini kaptıran Seden-Mustafa Bozbey çifti tezahüratlar eşliğinde sahnede Roman figürleriyle dansa başlayınca adeta yer yer yerinden oynadı. Bozbey çifti, Roman figürlerinden örnekler sergiledikleri dansın sonunda müthiş alkış aldı. İki bölümlük konserin ilk bölümünde, kadın haklarına vurgu amacıyla, koristlerin kızları ve gelinleri de sahnede yerini aldı. Genç kızlar ve gelinler, koroyla birlikte şarkı söyleyerek eşsiz bir deneyim yaşadı.

    Konserde Gülay Sürücü, Vildan Öztürk, Fatma Sevik, Emel Beki, Aynur Öztan, Necmiye Mırcıoğlu, Kader Tekelioğlu, Zümrüt Sanlı korist olarak görev yaparken, Roman kadın tiplemesiyle Hülya Veziroğlu da büyük alkış topladı.

  • Furkan Derneği’nin Niğde Konferansı

    Furkan Vakfı, Türkiye geneli konferanslar zincirine Niğde’yle devam etti. Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin konuşmacı olarak katıldığı konferansa katılım yoğun oldu.

    Kur’an Tilaveti ile başlayan program, “Ölü Dünya Dirilmeyi Bekliyor” adlı şiir dinletisi ile devam etti. Şiir dinletisinin ardından “Neden Allah Hükmetmeli” adlı sinevizyon gösterimi yer aldı. Sinevizyon gösteriminden hemen sonra Grup Furkan, ilahi ve marşlarıyla salondaki coşkuyu artırdı.

    Ön programın ardından Alparslan Kuytul Hocaefendi, “İnsanın Şeytanla Mücadelesi” konulu bir konferans verdi. Kuytul Hocaefendi, insanların söyledikleri fikri ideolojilerin süslü sözler olarak toplumlara sunulduğunu belirterek, “Bu ise şeytanın insanı saptırması için yanlışı süslü göstermesinden ileri gelmektedir.Şeytan, ‘Beni ateşten onu ise topraktan yarattın’ diyerek Allah’a meydan okumuş, üstünlük derecesini madde olarak görmüştür. Bu sebeple yeryüzünde ilk materyalist şeytandır ve bütün materyalistler de şeytanın ahlakı vardır. Şeytan sağdan yaklaşarak hayırlı bir amel yapmak isteyen bir insanı daha az hayırlı bir ameli yapmaya sevk ederek hayra engel olmaya çalışmaktadır” dedi.

    Hocaefendi, konferansın ardından katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Kuytul Hocaefendi, Rus uçağının düşürülmesi konusunda yaptığı açıklamaların internet ortamında bir takım olumsuzluklara sebep olduğunu belirterek, “Ben artık bu tür saldırılara alıştım. Herkes kişiliğinin, ahlakının gereği ne ise onu yapar. Onlar da varsınlar onu yapsınlar. Ben istersem onları mahkemeye dahi verebilirim. Ama ben onları Allah’a havale ediyorum” dedi.

    Hocaefendi, Rus uçağının vurulmasının doğru olmadığını, böyle bir hareketin iyi sonuçlar doğurmayacağını belirterek “Bu gibi durumlarda akl-ı selim ile hareket edilmesi gereklidir” dedi.

    Türk jetleri Suriye tarafından düşürüldüğünde Türkiye’nin sessiz kalmayıp cevap verdiğini hatırlatan Hocaefendi, Rusya’nın da böyle bir olay karşısında cevapsız kalmasını beklemediğini söyledi “Zaten Rusya da sessiz kalmadı. Olayın olduğu gün bizim tırlarımızı vurdular. 7 kişi öldü. Tırların vurulması ve bazı işadamlarının kovulması ileride daha çok önlemler alacaklarını gösteriyor” dedi.

    Hocaefendi, duruma tepki göstermesini eleştirip kendisini ‘Rusya yanlısı’ olmakla itham edenlere karşılık, “Yarın Rusya daha büyük cevaplar verdiğinde, bugün horozlanan insanlar ‘böyle bir hareket’ yanlıştı diye tepki verecektirler. Milli bir mesele olması nedeniyle kimse eleştirmiyor. Rusya taraftarı denilir diye korkuluyor hâlbuki bir Müslüman Rus taraftarı olmaz fakat doğruların konuşulması gerekiyor.

    Kimse doğruları söylemiyor, aslında herkesin de kalbinde ’bu iş yanlış oldu’ düşüncesi var. Buna rağmen ben söylemeyeyim de başkaları söylesin deniliyor. Ben söylüyorum ne olacaksa olsun” dedi.

    Soru-cevapların ardından konferans sona erdi.

  • Kansersiz Yaşam Derneği’nin “Yaşatır”ı Anadolu’yu Geziyor

    Başkentliler, kansere karşı halkı bilinçlendirme çalışmalarıyla ön plana çıkan Kansersiz Yaşam Derneği’nin etkinliğinde buluştu.

    Yakalandığı kanser hastalığıyla 10 yıla yakın mücadele ederek sağlığına kavuşan Dida Kaymaz tarafından 2010 yılında kurulan Kansersiz Yaşam Derneği, başlattığı yurt gezisine başkent Ankara ile devam etti. Kansere karşı verdiği mücadeleyi kitaplaştıran Dida Kaymaz’ın da katıldığı etkinlikte kanser savaşçıları, “Kansere İnat, Yaşasın Hayat” dedi.

    Çalışmalarını tüm Türkiye’ye ulaştırmak için “YaşaTIR” projesini hayata geçiren Kansersiz Yaşam Derneği’nin mobil seminerler verdiği özel tasarlanmış TIR’ı, Cigna Finans’ın katkılarıyla 6 ili kapsayan yurt gezisinde Bursa ve Eskişehir’den sonra yolculuğunun üçüncü durağı olan başkent Ankara’da Güven Hastanesi önünde konuşlandı. Mide, kolon, akciğer, karaciğer ve beyin bölgesinde baş gösteren hastalık nedeniyle doktorlar tarafından “3 aylık ömrün var” denilen ancak mücadeleci kimliği ile tıbbi müdahaleler ve alternatif tıbbın desteğiyle amansız hastalığı yenen Dida Kaymaz’ın kurduğu Kansersiz Yaşam Derneği, YaşaTIR ile halkı bilinçlendirme çalışmalarını Ankara’da da sürdürdü.

    AK Parti Ankara Kadın Kolları’nın da destek verdiği Ankara etkinliğinde Güven Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar M. Özbaş, “Meme Sağlığında Koruyucu Tıp; Kendi Kendine Meme Muayenesi”, Medikal Onkolog Prof. Dr. Deniz Yamaç, “Kanser Nedir? Kanserden Korunabilir miyiz?”, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ayla Oruç, “Jinekolojik Kanserler ve HPV”, Psikiyatrist Doç. Dr. Eylem Şahin Cankurtaran “Kanser ve Psikolojik Etkilerinde Ailenin Desteği” konularında seminer vererek, katılımcıları aydınlattı. Etkinliklere katılan Nur Bilen Yavuzer ve Nilgün Bodur’un sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme ve iyi yaşam üzerine sohbetleri ve çeşitli “workshop”lar yer aldı. Kansersiz Yaşam Derneği Başkanı Dida Kaymaz da bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

    Halkın hastalıkta ve sağlıkta kullanabilecekleri “hayat kurtaracak” bilgilere sahip olmasını sağlamak için yola çıkan ve her ilde bir gün süresince kapılarını açan “YaşaTIR”, 27 Kasım’da Adana, 29 Kasım’da Antalya’da ve 1 Aralık’ta da İzmir’de olacak. Kanser hastalığı konusunda toplumu bilinçlendirmek, kanser hastası kişilere ve ailelere destek vermek için kurulan Kansersiz Yaşam Derneği, 2010 yılından bugüne kadar 193 bin kişinin hayatına dokunmayı başardı.

    DİDA KAYMAZ KİMDİR?

    Henüz 26 yaşındayken art arda 5 organına yayılan kanser hastalığı nedeniyle 3 ay ömür biçilmesine rağmen 7 yılı aşkın zamandır mücadele ederek binlerce hastaya motivasyon ve umut kaynağı olan Dida Kaymaz, kanserli hücreleri yenmeyi başardı. Dida Kaymaz, İtalya’da eski Sağlık Bakanı ve Onkoloji Profesörü Umberto Veronesi tarafından başlatılan tedavi serüvenini, yaşadıklarını ve mücadele yöntemlerini “180” adlı kitabında anlattı. “Kanseri yenmek için önce yaşama bakışı 180 derece değiştirmek lazım” diyen ve bu nedenle kitabına “180” adını veren Dida Kaymaz, kurduğu Kansersiz Yaşam Derneği ve sürdürdüğü çalışmalarla kanser hastalarına hem rol model hem de umut oldu.