Etiket: Derinliğe

  • (Özel haber) Derinliğe dokundular

    Görme engelliler, hayatlarında ilk kez dalış yaparak denizin derinliğini hissetti. Çiçeği burnunda dalgıçlar, “Derinliğe dokunmak çok farklı bir duyguymuş” yorumunu yaptı.

    Herkes İçin Turizm Derneği öncülüğünde farklı illerden İzmir Gümüldür’e gelen görme engelliler, hayatlarında ilk kez denize daldı. Hiç görmedikleri mavi suları, derine inerek kalplerinde hisseden görme engelliler, dalgıç ve engellilere yönelik dalış eğitmenliği yapan Murat Yaman ve ekibi ile birlikte 3 metre derine daldı. Avuçları ile deniz kumuna dokunan çiçeği burnunda dalgıçların mutluluğu yüzlerinden okundu.

    “Hayal bile etmemiştim”

    Dalış yapmadan önce büyük tedirginlik yaşadığını belirten Merve Erten, “Boğulacağımı sanıyordum ama dalınca daha da derine inmek istedim. Ben bir görme engelli olarak daha önce dalış yapacağımı hayal bile etmemiştim. Her şeyin herkes için planlanması gerekir ve herkes için planlanan bir etkinlikte herkesle aynı şeyi yapmak insana ayrı bir mutluluk veriyor. Denizaltı heyecan verici. Derinliğe dokunmak güzel bir şey” dedi.

    “Dokunulmamış bir dünya”

    Özlem Erten ise, “Denizin altı dokunulmamış bir dünya gibi. Kumu bile daha farklı geldi. Herhangi bir dalış merkezinde dalmak istediğimi söylesem muhtemelen ön yargı ile karşılaşırım ama şimdi daha önce denediğimi söylesem dalış yapmam daha kolay olur. Tekrar dalmayı denemek istiyorum. Hatta daha da derine dalacağım” diye konuştu.

    “Engellilerin dalması lüks gibi değerlendiriliyor”

    Daha önce dalış yaptığını ifaden eden Pınar Göcen ise duygularını şu sözlerle ifade etti:

    “Engellilerin dalması lüks gibi değerlendiriliyor. Biz de burada dalarak dalış yapmaya engel olmadığını göstermek istiyoruz. Erişim sorunları aşıldığında birçok şeyin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Dalış yapmak keşif gibi, huzur gibi, özgürlük gibi. Derinde deniz kabuğu bulduk. Bu bize denizin bir armağanı oldu.”

    “Engelliler tüm turizm alanlarında var olabilmeli”

    Dalgıç Murat Yaman da, “Arkadaşlarımızı panik yaşatmadan derine indirdik ve kuma dokunduk. Basıncı hissettiler. Çok başarılı bir dalış oldu. Deniz altı bambaşka bir dünyadır. Hepsi de bu deneyimden çok keyif aldı” derken, Herkes İçin Turizm Derneği Başkanı Ali Aydoğmuş ise “Derneğimizin amacı engellilerin tüm turizm alanlarında var olabilmesi. Gümüldür’de iki gündür bir otelde konaklıyoruz. Buranın işletmecisi de engelli misafirlerin gereksinimlerini daha iyi görebildi. Burada çoğu görme engellinin hayatlarında ilk kez deneyimleyecekleri sporları yapıyoruz, ’hayata engel yok’ diyoruz. Bugün de deniz daldık. Suyun altına inerek bu hazzı yaşamaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Küre Tesisleri’nde Rekor Derinliğe Ulaşıldı

    Eti Bakır Küre Madeni’nde, Türkiye rekoru kırılarak 960 metre yer altına inildi ve şu ana kadar ulaşılan en derin yer altı maden galerisi oldu.

    Eti Bakır’ın Küre Tesisleri’nde 960 metrelik Türkiye’nin en derin galerisine ile ulaşıldı. 2016 yılında madenciler de idare binası ve ofislerin bulunduğu alandan asansör ile yeraltına ulaştırılacağı bildirildi. Eti Bakır Küre İşletme Müdürü Ahmet Tezcan, Küre’deki işletmenin Türkiye’deki tüm madenlere örnek olabileceğini ifade ederek, “Biz tecrübemizi paylaşmaya her zaman hazırız. Türkiye’de ilk defa 960 metreye inildi. Çıkarılan maden asansör sistemiyle yeryüzüne getiriliyor. 2016 yılında, işçilerimiz de Küre ilçesinin en tepesinde yer alan idari binamızdan asansöre binerek kuyudan yerin 960 metre altına inecekler” dedi.

    Yer altındaki madende 40 kilometre uzunluğunda yollar olduğunu ve içeride iş makineleri ile çalışıldığını anlatan Tezcan, “Madeni çıkaran iş makinelerini kullanan operatörler madende iş makinesinden uzak güvenli bir alanda, bilgisayarlarının başında, uzaktan kumanda ile makineleri kullanıyor. Madende kaza riski sıfır olmasına rağmen kamera sistemiyle kontrol edilen sığınma odalarımız da mevcut” diye konuştu.

    2005 yılında tesisi devraldıklarında yer üstü madenlerinin birkaç yıllık ömrü kaldığını ve kapanmak üzere olduğunu anlatan Eti Bakır Küre İşletme Müdürü, bu nedenle geniş kapsamlı bir arama faaliyeti ile bitmek üzere olan rezervlerin 20 yıl yetecek miktara ulaştırıldığını ve büyük bir yer altı madenciliği başlatıldığını söyledi. Tezcan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz aldığımızda sadece yerin 150 metre altına iniliyordu. Şimdi 960 metreye ulaştık. Uzun yıllar bu seviyede çalışacağız. Küre için 85 milyon dolar yatırım yaptık. Yer altında çalışmak maliyeti yüzde 35 artırıyor. Bir de en iyi teknolojiyi kullandığınızda maliyet daha da artıyor. Ancak bizim için çalışanlarımızın güvenliği çok daha önemli. Hiçbir maliyet insan hayatından önemli olamaz. Biz devralmadan önceki son 10 yılda ortalama yıllık cevher üretimi 710 bin ton iken şimdi yıllık 1 milyon 250 bin tona ulaştık”.

    Madenler açılırken, zarar görebilecek ağaç sayısı hesaplanarak, bunun karşılığında oluşturulacak orman için gerekli olan paranın firmalar tarafından peşin olarak devlete ödendiğini söyleyen Eti Bakır Küre İşletme Müdürü Ahmet Tezcan, “Biz parasını daha önceden devlete peşin ödememize rağmen, Orman Bakanlığı ile çalışarak, onların denetiminde 261 bin ağaç diktik, çevre düzenlemesini yaptık. Çevreyle ilgili sosyal sorumluluğumuzu da en iyi şekilde yerine getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz. 261 bin ağacı dikmek gibi yasal bir zorunluluğumuz bulunmuyordu” diye konuştu.