Etiket: deri

  • Rus basını deri sektörünün kalesi Kazlıçeşme’de

    Alleather-IDF İstanbul Deri Fuarı öncesi Rus Basınının önemli temsilcileri Türk Deri Sektörünün kalbi olan Kazlıçeşme’de sektör temsilcileriyle bir araya geldi.

    Türk ekonomisi içinde katma değeri yüksek sektörler arasında önemli bir ayrıcalığa sahip olan deri sektörü, Alleather-IDF İstanbul Deri Fuarı adıyla İstanbul Fuar Merkezi’nde 1-3 Şubat tarihleri arasında ‘Deri’de Yüksek Ritm Mottosu’ ile kapılarını açacak.

    İki ülke arasındaki deri ticaretinin önemi ve kültürel bağının geçmişine vurgu yapılan buluşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yaşanan olumlu gelişmelerin deri sektörüne yapacağı kazanımlar masaya yatırıldı. Buluşma sonrası Rusya basını temsilcilerine, sektörün kalesi olarak bilinen Kazlıçeşme’de özel bir gezi düzenlendi.

    Gezide Türk deri sektörünün tasarım gücünün yanı sıra gezilen üretim tesisleri ile de Türk derisinin kalitesi gözler önüne serildi. Hem ihracat hem de istihdam anlamında önemli bir gücü elinde bulunduran ve geçmişi 15’inci yüzyıla dayanan Türk deri sektörü, Türkiye Deri Vakfı (TÜRDEV) ve UBM işbirliğinden doğan sinerji ile 250 yerli ve yabancı firmayı 1-3 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde bir araya getirecek. Dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri olarak gösterilen Türk deri sektörü adına Alleather – IDF, 15 bin metrekarelik bir alanda gerçekleşecek olan fuara 6 binin üzerinde profesyonel ziyaretçi katılımını hedefliyor.

    2014 verilerine göre; yüzde 0,61 pay ile dünyanın en büyük 11’inci deri ve deri ürünleri ihracatçısı konumundaki Türkiye için Rusya pazarı son derece önemli. Deri ve deri ürünlerinde ortalama 25 yıla dayanan geçmişle birlikte bugün Türkiye’nin yaklaşık yüzde 90’lık ihracat kalemi Rus pazarına yapılıyor. Bu gerçekten hareketle Alleather – IDF İstanbul Deri Fuarı öncesi Rus Basını’nın önemli temsilcileri Türk Deri sektörünün kalbi olan Kazlıçeşme’de sektör temsilcileriyle bir araya geldi.

    Rus basını için önce Türk Deri Sektörü hakkında bilgilendirici sunum yapıldıktan sonra sektörün gelişimi, Türkiye-Rusya arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin sektöre olan yansımaları, gelecek hedefleri başta olmak üzere pek çok önemli konunun ele alındığı basın toplantısı düzenlendi. Toplantı sonrası İstanbul’da Türk deri sektörünün merkezi olarak bilinen ve üretim tesislerinin yer aldığı Kazlıçeşme’ye düzenlenen geziye, Rusya’nın önde gelen haber ajanslarının, gazetelerinin temsilcileri katıldı.

    Sektör temsilcileri tam kadro Rus basınının karşısına çıktı

    Toplantıda; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus Devlet Başkanı Putin’in geçtiğimiz Ağustos ayında bir araya gelmesi ile başlayan sürecin deri sektörüne getireceği avantajlar da masaya yatırıldı. Uzun yıllardır deri sektörünün ihracat anlamında önemli bir pazarı olan Rusya ile bağların daha da güçleneceği sinyali verilirken, Kazlıçeşme’ye yapılan geziyle atılan adımları daha da somutlaştırdı.

    Rus basın mensuplarının büyük ilgi gösterdiği Kazlıçeşme gezisinde Türk deri sektörünün üretim-tasarım-kalite gücü gözler önüne serildi. Üretim tesislerinin kapısı ilk kez böylesi bir buluşmayla Rus basınına açılırken, sektörün önde gelen isimleri de konuyla ilgili önemli bilgiler verdi. Tamamen Rus Basını temsilcilerinin ağırlandığı bu özel etkinliğe; İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçılar Birliği (İDMİB) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dinç, Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Başkanı Yakup Teleke, Saraciye Sanayicileri Derneği (SSD) Başkanı Cemal Aydın, Kürk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (KSİAD) Başkanı Ayfer Gümrük, UBM EMEA (İstanbul)Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Tığlıoğlu ve UBM İstanbul Fuarlar Grup Direktörü Orhan Çağlayan ev sahipliği yaptı.

    UBM’nin global gücü Deri Fuarı’na damgasını vuracak

    İstanbul Fuar Merkezi’nde 1-3 Şubat 2017 tarihinde Alleather – IDF İstanbul Deri Fuarı adıyla görücüye çıkacak deri fuarını diğer yıllardan ayıran çok önemli bir gelişme daha var. Dünya genelinde deri sektörünün güçlü iki fuar etkinliği olan APLF ve ACLE ile tekstil alanında çok önemli bir fuar olan MAGIC’in organizatörlerinden UBM’in global gücü Şubat ayında gerçekleşecek Türk deri sektörü için çalışacak.

    UBM İstanbul Fuarlar Grup Direktörü Orhan Çağlayan’ın Türk Deri sektörünü gelişim ve değişimini anlattığı sunumla başlayan basın toplantısı sonunda özellikle İstanbul’un önemi ve UBM’in global gücünün fuara katacağı kazanımlar da Rus Basını temsilcilerine aktarıldı. İstanbul’un olağanüstü bir buluşma noktası olduğunun altını çizen Orhan Çağlayan, ’’UBM olarak geleneksel fuarcılığın dışında teknolojiye ve sektörün sesine önem vererek ilerliyoruz. Güçlü alt yapımızla dünyayı birbirine bağlıyoruz. IDF ile başta Rusya olmak üzere Türk deri sektörünü önemli bir platformda bir araya getirerek yeni ticari anlaşmaların alt yapısını bu fuar ile atmayı planlıyoruz. Bu gün yapılan gezi ile fuar öncesi mevcut olan yakınlık teknik anlamda da doğru bilgilendirmelerle daha da gelişti, Amacımız; Türkiye’nin 2023 ihracat rakamı hedefi Cumhuriyetin kurulduğu 100’üncü senede toplam 5.2 milyar dolara ulaşmak. Bunun ilk ayağını 2017’deki fuarla başlatacağız’’ dedi.

    Mehmet Ali Dinç: “Rusya stratejik ortağımız”

    Toplantıda Rus basını temsilcilerinin soruların büyük bir içtenlikle yanıtlayan İDMİB Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dinç, özellikle Rusya ile Türkiye’nin kültürel bağına ve iki ülke arasındaki ticaretin dayandığı sosyo-kültürel ilişkilere atıf da bulunarak siyasette yaşanan olumsuzlukların halklar arasındaki dostluğa zarar veremeyeceğini belirtti. Türk Deri sektörü için Rusya’nın vazgeçilmez bir ülke olduğunun da altını çizen Dinç, Rusya’yı Türkiye’nin stratejik ortağı olarak gördüklerini belirtti ve şöyle şöyle konuştu:

    ’’Rusya için bizim stratejik iş ortağımız diyebiliriz çünkü ihracatımızın yüzde 90’ı Rusya ile. Özellikle 1990’larda deri sektöründe yoğunlaşan ilişkilerimiz bugün 25 yıla dayandı. Bu ciddi bir bilgi, kültür ve anlayışı olarak iki ülkenin iş insanlarına katkı sağladı. Türkiye’deki orta ölçekli üretici ile Rusya’daki orta ölçekli ticaret erbabı önemli işler yaptılar, karşılıklı büyüdüler, katma değer sağladılar. Baktığımız zaman iki ülkeyi birbirinden ayıramayız bir bütünün parçası gibiyiz. Aramızda sosyal ilişkiler de geçen bu yıllar içinde üst seviyelere çıktı. Halklar arasında sıcak bir ilişki var. İki ülke arasındaki insanların arasına siyasetin sokulması çok zorlayıcı olur ki oldu da ve şimdi çok şükür iyi ilişkiler içindeyiz. Siyasetle baltalama çalışmaları oldu ama başaramadılar’’ diye konuştu.

    Rusya ile yaşanan krizin sektörlerini olumsuz yönde etkilediği gerçeğine de değinen Dinç, ilişkilerin normalleşmesinin sektördeki tüm oyunculara büyük bir moral olduğunu belirterek yaklaşan fuarı çok önemsediklerini ve 2017 yılının ikinci yarısında yine eski güzel günlere sektörün ulaşacağını da Rus basın mensuplarına iletti.

    Türk derisi eşittir kalite

    Rus medya mensuplarına Türk Derisinin artıları ve ayrıştırıcı özelliği hakkında da bilgiler veren Dinç, Rusya başta olmak üzere dünyanın en büyük markalarına ürün verdiklerini belirterek, Türk Derisinin en büyük özelliğinin kaliteli ve işçilik olarak yüzyıllara dayanan bilgi ve birikimi ürünlerinde sergilediklerini belirtti. Dinç, “Deri konusunda bir asra uzanan ciddi bir tecrübemiz var, bu birikim bize büyük bir artı sağlıyor. Türk derileri ayrıca çok kalitelidir. İşte kalite ve tecrübeyi birleştirdiğiniz zaman ortaya ’Türk Derisi’ çıkıyor. Pazarda söz sahibi olmak için milyonlarca dolar bu işe yatıranlar oldu, çok üst düzey tesisler kurdular ama nafile bizim ustalarımızın elinden çıktığı gibi çıkmadı derileri. Zaten Rus halkı da bizi ve bizim kalitemizi çok iyi biliyor. Hatta dükkanlarında yüzde 100 Türk Derisi diye ibareler var. Bunlar önemli kazanımla, yani kalitede sıkıntımız yok” dedi.

    İstanbul’u bölgenin ’Deri Moda ve Deri Ticaret Merkezi’ konumuna getirmek amacı taşıdıklarını belirten İDMİB Başkan Yardımcısı Dinç, 1 Şubat’ta kapılarını açacak fuarla ilgili şu çağrıda bulundu:

    “Tüm dünyada sektörümüzle ilgili fuarları da başarıyla düzenleyen UBM ile fuarcılık alanında başlattığımız işbirliği ile hem Türkiye Deri Envanterini global taleplere açmayı, hem İstanbul’umuzu içinde bulunduğumuz coğrafyanın ’Deri Moda ve Deri Ticaret Merkezi’ konumuna getirip, ülkemizin 2023 Planlarına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Türk dericiliğinin ve modasının hak ettiği gerçek değerlere UBM’in global bilgi birikimiyle ulaşacağız. Türk dericiliğini ve modasını global arenaya taşıma projemize toplumun her kesiminden destek bekliyoruz. Bu yepyeni dönemin hem sektörümüze hem de ulusal ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum.”

    Fuarda hedef yeni pazarlar

    ABD’den Rusya’ya, AB ülkelerinden Afrika ve Kanada’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Türk deri sektörünün dünya pazarlarına açılmasına katkı sağlanmanın amaçlandığı Alleather – IDF ile dünyanın en büyük deri ithalatçısı olan ABD’de dahil olmak üzere, Rusya, İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa gibi AB ve Japonya, Güney Kore gibi Uzakdoğu ülkeleri ile Afrika ve Kanada gibi Türkiye için nispeten yeni pazarlara girmek de hedefleniyor. Dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri olarak gösterilen Türk Deri sektörü adına Alleather – IDF, 250 yerli ve yabancı firmayı bir araya getirecek. Fuar’da başta deri konfeksiyon firmaları olmak üzere deri ve deri aksesuar ürünleri, deri aksesuarları, bitmiş deri, deri makineleri ve kimyasalları gibi ürün grupları yer alacak. Fuarın katılımcı hedef kitlesi; tabakhane, kimyasal makineciler gibi hammadde ve ekipman üreticileri ile distribütörleri ve konfeksiyon alanındaki üreticileri içeriyor. Ziyaretçi hedef kitlesi ise dericilik sektöründe ve yan sanayilerinde faaliyet gösteren tüm profesyonelleri kapsıyor.

  • Türk deri sektörü, Alleather-IDF ile dünya pazarlarına açılacak

    Türk ekonomisi içinde katma değeri yüksek sektörler arasında önemli bir ayrıcalığa sahip olan deri sektörü, yeni fuarı Alleather-IDF ile mevcut pazarlarının yanı sıra dünyanın lider fuar şirketi UBM ile yeni pazarlara yelken açmaya hazırlanıyor.

    İstanbul Fuar Merkezi’nde 1-3 Şubat 2017 tarihleri arasında “Deri’de Yüksek Ritm Mottosu” ile düzenlenecek olan Alleather – IDF İstanbul Deri Fuarı’nda sektör, Türkiye Deri Vakfı ve UBM işbirliğinden doğan bu sinerji ile 2016 yılının ilk 9 ayında deri ve deri ürünlerinde 1,1 milyar dolar olan ihracat rakamını katlamayı hedefliyor.

    Ataköy Sheraton Otel’de düzenlenen basın toplantısına, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye Deri Vakfı (TÜRDEV) Başkanı Kıyasettin Temuçin, UBM EMEA (İstanbul) Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Tığlıoğlu, sektör temsilcileri Deri Tanıtım Grubu(DTG) Yönetim Kurulu Üyesi Ruken Mızraklı, Kürk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (KSİAD) Başkanı Ayfer Gümrük, Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Başkanı Yakup Teleke, İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Mustafa Şenocak, UBM Fuarlar Grup Direktörü Orhan Çağlayan ve Türkiye’nin önemli deri firmalarının temsilcileri katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Türkiye’nin en büyük deri fuarı olan Alleather-IDF İstanbul Deri Fuarı Lansmanı’nı yapmak için bir araya geldik. Kendi sektörümün fuar lansmanında bulunmaktan dolayı ayrıca büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Deri sektörü ülkemizin en öncü ihracatçı sektörlerinin başında geliyor. Dolayısıyla, İstanbul Deri Fuarı da hem sektörümüzün hem tüm ihracatçı sektörler için yüksek önem arz ediyor. Bu sektörde ülke olarak çok önemli tecrübelerimiz bulunuyor. Ancak, diğer pek çok sektörde olduğu gibi, 21’inci yüzyılda rekabetçi olabilmek için tasarımla ve inovasyonla deri sektöründe de ön plana çıkmak durumundayız. Artık herkesin üretebildiği mallarla katma değeri yüksek ticaret yapmak mümkün değil. Rakiplerimizden ayrışmak için tasarım ve markalaşmada öne çıkmamız gerekiyor. Bu bağlamda, İstanbul Deri Fuarı’nın ekonomimize pozitif etkisinin oldukça büyük olacağına inanıyoruz. Fuarlar, sektörümüzü ve firmalarımızı tanıtmanın en iyi yollarının başında geliyor. İstanbul Deri Fuarı da deri sektörümüzün dış pazarlara açılan kapısı” dedi.

    “2016 yılının ilk 9 ayında deri ve deri ürünleri ihracatı, 1,1 milyar dolar oldu”

    Deri sektörünün her geçen gün ekonomimize sağladığı katma değeri artığına ve sağladığı istihdama dikkat çeken Büyükekşi, “2016 yılının ilk 9 ayında deri ve deri ürünleri ihracatı, 1,1 milyar dolar oldu. Sektörümüzün 2023 ihracat hedefi ise tam 5,2 milyar dolar. Ayrıca 2023 yılında dünya deri sektörü ticaretinden aldığımız payı, yüzde 0,9’a çıkarmayı hedefliyoruz. Sektörümüzün 2023 hedeflerine ulaşmasının yolunun ise inovasyon, tasarım, Ar-Ge ve markalaşmadan geçtiğini biliyoruz. Bu sebeple, tasarım ve markalaşmaya önem veriyoruz. Artık ciddi bir moda üreticisi ve ihracatçısı haline geldik. İstanbul Deri Fuarı gibi sektör fuarları da, bunu çok iyi bir şekilde gösteriyor” diye konuştu.

    Hedef, İstanbul’u bölgenin ‘Deri Moda ve Deri Ticaret Merkezi’ konumuna getirmek

    UBM ile yaptıkları işbirliğini değerlendiren TÜRDEV Başkanı Kıyasettin Temuçin ise, “Tüm dünyada sektörümüzle ilgili fuarları da başarıyla düzenleyen UBM ile fuarcılık alanında başlattığımız işbirliği ile hem Türkiye Deri Envanterini global taleplere açmayı, hem İstanbul’umuzu içinde bulunduğumuz coğrafyanın ‘Deri Moda ve Deri Ticaret Merkezi’ konumuna getirip, ülkemizin 2023 Planlarına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda UBM ile işbirliği yapmaktan mutluluk duymaktayız” şeklinde konuştu.

    Alleather-IDF ile deri sektörümüzün bir bütün olarak yeni bir dinamizm kazanacağına inandığını belirten Temuçin, “Türk dericiliğinin ve modasının hak ettiği gerçek değerlere UBM’in global bilgi birikimiyle ulaşacağız. Sektör üyelerimizin talepleri doğrultusunda ilk Alleather-IDF’yi 1-3 Şubat 2017 tarihleri arasında, Yeşilköy bölgesindeki İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenliyor, Türk dericiliğini ve modasını global arenaya taşıma projemize hepinizin katılmasını bekliyoruz. Bu yepyeni dönemin hem sektörümüze hem de ulusal ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    “Türk deri sektörü, Alleather-IDF Istanbul Deri Fuarı ile yüksek ritmini bulacak”

    UBM EMEA (İstanbul) Başkanı Serkan Tığlıoğlu ise yaptığı konuşmada, UBM’in dünya genelinde deri sektörünün güçlü iki fuar etkinliği olan APLF Leather & Materials Exhibition ve ACLE (All China Leather Exhibition) ile tekstil alanında çok önemli bir fuar olan MAGIC’in organizatörlerinden olduğuna dikkat çekti ve “UBM olarak böylesine başarı potansiyeline sahip bir sektörü, sahip olduğumuz uluslararası güç ile destekleyerek ve Türkiye Deri Vakfı TÜRDEV’in yerel sektördeki bilgi ve deneyimi sayesinde zirvenin vazgeçilmezi haline getirmek istiyoruz. Amacımız ABD’den Rusya’ya, AB ülkelerinden Afrika ve Kanada’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada deri sektörümüzün dünya pazarlarına açılmasına katkı sağlamak. İnanıyorum ki; Türk Deri Sektörü, Alleather-IDF Istanbul Deri Fuarı ile yüksek ritmini bulacak” dedi.

    Türkiye’nin en büyük deri fuarına, 6 binin üzerinde profesyonel ziyaretçi bekleniyor

    Hem ihracat hem de istihdam anlamında önemli bir gücü elinde bulunduran Türk deri sektörü, mevcut potansiyelini daha da ileriye taşıma kararı alarak önemli bir işbirliğine imza attı. Deri endüstrisinin tüm alt sektörlerini çatısı altında birleştiren Türk Deri Vakfı TÜRDEV ile dünya genelinde deri sektörünün güçlü iki fuar etkinliği olan APLF ve ACLE ile tekstil alanında çok önemli bir fuar olan MAGIC’in organizatörlerinden UBM’in global gücü, Türk deri sektörü için el ele verdi. 1 milyar doları aşan ihracat ve 1,2’lik istihdam payı ile önemli bir katma değeri elinde bulunduran Türk deri sektörü böylece uluslararası gücünü 1-3 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde bir kez daha gösterecek.

    Dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri olarak gösterilen Türk deri sektörü adına Alleather – IDF, 250 yerli ve yabancı firmayı bir araya getirecek. 15 bin metrekarelik bir alanda gerçekleşecek olan fuarın hedef profesyonel ziyaretçi katılımı ise 6 binin üzerinde. Fuarda başta deri konfeksiyon firmaları olmak üzere deri ve deri aksesuar ürünleri, deri aksesuarları, bitmiş deri, deri makineleri ve kimyasalları gibi ürün grupları yer alacak. Fuarın katılımcı hedef kitlesi; tabakhane, kimyasal makineciler gibi ham madde ve ekipman üreticileri ile distribütörleri ve konfeksiyon alanındaki üreticileri içeriyor. Ziyaretçi hedef kitlesi ise dericilik sektöründe ve yan sanayilerinde faaliyet gösteren tüm profesyonelleri kapsıyor.

    Yeni hedef pazarlar ve B2B görüşmeleri ön planda

    Farkını ve gücünü düzenledikleri fuarların uluslararası özelliğinden alan UBM, global gücünü ve tecrübesini Alleather – IDF’ye aktaracak. UBM, Alleather – IDF ile dünyanın en büyük deri ithalatçısı olan ABD’de dahil olmak üzere, Rusya, İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa gibi AB ve Japonya, Güney Kore gibi Uzakdoğu ülkeleri ile Afrika ve Kanada gibi Türkiye için nispeten yeni pazarlara girmeyi hedefliyor. Ayrıca T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın destekleri ile yaklaşık 12 ülkeden Alım Heyeti’nin Alleather-IDF Istanbul Deri Fuarı’nda yer alması için girişimlerde bulunan UBM’in bir diğer hedefi de katılımcı ve ziyaretçileri hedef ülkelerden yetkili kişilerle bira araya getirerek B2B görüşmelerini organize etmek. Türkiye; yarı işlenmiş-bitmiş deri ve işlenmiş kürk ihracatında son 15 yılda yükselişe geçerek, dünyanın en büyük 11’inci ihracatçısı konumuna gelirken; deri sektörü Alleather – IDF’le mevcut pazarlarının yanı sıra AB ülkeleri, komşu ülke pazarlarındaki ihracat potansiyelinin yanı sıra Çin ve Uzak Doğu ülkeleri ile de önemli işbirlikleri yakalama şansına sahip olacak. Mevcut pazarlara yenilerini eklemek açısından önemli bir kapı olacak Alleather – IDF böylece ihracat rakamlarını yeni dönemde 2 milyar dolarların çok çok üstüne taşıyabilecek potansiyelini de ortaya koyacak. Dünya deri sektörü 225 milyar dolarlık bir ticari büyüklüğe sahip. Türk deri sektörü de sahip olduğu bilgi birikimi ve uzmanlaşma ile deri ve deri ürünleri alanında dünyada büyük oyuncu olmaya aday bir ülke. Öte yandan, ham deri fiyatları son 10 yılın en yüksek seviyelerine ulaşmış durumda.

  • THK Lüleburgaz’da 6 bin 860 adet deri topladı

    Türk Hava Kurumu (THK) Lüleburgaz Şube Saymanı Hasan Aktaş, Kurban Bayramı’nda deri toplama kampanyasında THK’nın Lüleburgaz’daki 91 yıllık tarihinde en yüksek deri toplama rakamına ulaştıklarını açıkladı. Aktaş, Kurban Bayramı boyunca Lüleburgaz’da 6 bin 331 koyun, 321 keçi ve 208 adet sığır derisi toplandığını ifade etti.

    Konu hakkında açıklama yapan Hasan Aktaş, “Her Kurban Bayramı’nda olduğu gibi bu yıl da deri toplama faaliyeti gerçekleştirildi. Kaymakamımız Mustafa Kaya’ya, belediye başkanlarımıza, muhtarlarımıza ve halkımıza Türk Hava Kurumu’na verdikleri derilerden dolayı teşekkür ederiz. Deri toplama ekibimiz bayram süresince çalıştılar. Ekip arkadaşlarımızı da bayram süresince gerçekleştirdiği özverili çalışmalarından dolayı tebrik ederim” dedi.

    Toplanan derilerin nerelerde kullanıldığını söyleyen Aktaş, “Toplanan deriler THK üniversitesinde, şehit ve gazi çocuklarına burs sağlanmasında, Sağlık Bakanlığımızın emrinde olan 17 uçakta hasta ve yaralıların taşınmasında, çıkan orman yangınlarını havadan söndürmek için müdahalede kullanılan uçaklarımızda, sivil havacılık kurslarında (planör, paraşüt, yamaç paraşütü, yelken-kanat ve RC model uçak) öğrencilerin eğitimlerinde kullanılmaktadır” diye konuştu.

  • EXPO 2016’da deri işleme ve resim sergisi

    Botaniğin yanı sıra ziyaretçilerine farklı sanat sergilerini de sunan EXPO 2016’da, İbrahim Atalar’ın deri işleme, ressam Turhan Ekici ve ressam İclal Dağlı’nın ise yağlı boya sergisi yer alıyor.

    “Çiçek ve Çocuk” temalı EXPO 2016 Antalya, ziyaretçilerine botanik zenginliğinin yanı sıra birbirinden farklı sanat sergilerine de katılma imkanı sunuyor. Sergiler kapsamında 4 bin yıllık el sanatı olan deri dağlama, EXPO 2016 Antalya’da tekrar gün yüzüne çıktı. Deri işleme sanatı ustası İbrahim Atalar, EXPO 2016 Antalya Kongre Merkezi Ana Fuaye Alanı’nda eserlerini ziyaretçilere sunuyor. Kaybolmaya yüz tutmuş ata sanatını yıllardır devam ettirdiğini belirten deri işleme sanatı ustası Atalar, “Dünya’da ilk deri tabaklama işini Orta Asya’daki Türkler yapmıştır. Bu sanat öz ve öz Türk sanatıdır. Dağlamada kullandığımız deri; sığır, koyun, keçi deve manda derilerinden imal ediliyor ve tamamen elde işlenmektedir” dedi.

    Eserler, farklı konulardan oluşuyor

    Derinin işlenmesinde yaklaşık 200 yıl önce uygulanan tekniğin aynısının kullanıldığını belirten Atalar, “Deri tabaklamada kullandığımız malzemeler; kireç, ham kükürt, güvercin dışkısı ve meşe palamudunun değirmenden geçmiş halidir. Bunların haricinde hiçbir kimyasal kullanılmamaktadır. Tamamen doğal olan bu derilerin ömrü oda muhafazasında 500 ile bin senedir” ifadesini kullandı. Sergi, 3 Eylül’e kadar ziyaretçilerini bekliyor.

    EXPO 2016 Antalya’da devam eden bir başka sergi ise ressam Turhan Ekici ile ondan eğitim alan ressam İclal Dağlı’ya ait. ’Elden Ele Sanat’ isimli sergide ikilinin 30 adet yağlı tablo eseri, Sanat ve Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşuyor. 25 Ağustos tarihine kadar görülebilecek eserler, farklı konulardan oluşuyor.

    Resim hayatına başlarken kendisine ‘el veren’ Turhan Ekici ile ortak bir sergide buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten ressam Dağlı, “Sanat, güzelliğin ve birlikteliğin yaşanılıp paylaşıldığı evrensel bir dildir. O nedenle ben de hocam Turhan Ekici ile birlikte eserlerimizi sanatseverlerle ve çocuklarla paylaşarak bu güzelliği yaşamak istedik” dedi.

  • Güneş deri kanserini tetikliyor

    Uzm. Dr. Yüksel Oltulu, “malign melanom” adı verilen deri kanseri hastalığının deri kanserleri içinde en ciddi hastalık olduğunu belirtti.

    Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji Kliniğinden Uzm. Dr. Yüksel Oltulu “malign melanom” hakkında bilgi verdi. Dr. Oltulu, “Malign melanom deri kanserleri içinde en ciddi olanıdır ve deriye rengini veren melanosit adı verilen hücrelerden gelişir. Deride doğuştan var olan benler melanoma dönüşebildiği gibi, sonradan ortaya çıkan benler üzerinde de kanser oluşabilir. Vücudu kaplayan derinin herhangi bir yerinde görülebilir. Ben kanseri gelişmesinden birinci derecede çocukluk çağında güneş yanığı geçirmek sorumlu tutulmaktadır. Daha önce melanom teşhisi konan bir hastada ikinci bir melanom gelişme riski vardır. Ayrıca yakınlarında melanom tanısı varsa, bu kişinin melanoma yakalanma riski normal insanlara göre yüksektir” dedi.

    Hemen hemen herkesin vücudunda irili ufaklı benler bulunduğunu söyleyen Dr. Yüksel Oltulu, “Bunların büyüklükleri, kabarıklıkları ve renkleri farklıdır. Benlerde asimetri, sınır düzensizliği, renk değişikliği (benin birden çok renk içermesi), belirgin büyüme, iltihabi reaksiyon ya da kanama cilt kanserine işaret ediyor olabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre; deri kanserine bağlı ölümlerin büyük bir çoğunluğunu (yüzde 75) melanom oluşturuyor. Dünya genelinde yılda 160 bin yeni melanom vakası tespit ediliyor. Her yıl dünya genelinde 48 bin kişi melanom ile ilişkili nedenlerden dolayı hayatını kaybedebiliyor” diye konuştu.

    Melanoma dönüşme riski en yüksek olan displastik benler olduğunu söyleyen Dr. Oltulu, “Bu benlerin en büyük özelliği, melanoma dönüşme riskinin en yüksek olduğu benler olmalarıdır. Displastik benler, bireysel ya da ailesel olarak ortaya çıkabilir. Genellikle 10 yaş civarında fark edilir. Yaşla birlikte doku bozukluğu sayısı artabilir. Tek lezyon olabildiği gibi çok sayıda da görülebilir. Fakat melanom, kendiliğinden normal görünen deri üzerinde de gelişebilir” şeklinde konuştu.

    Uzm. Dr. Oltulu, “Güneş ve ultraviyole ışınları vücuttaki benlerde melanom ve diğer deri kanserlerinin oluşumunu tetikliyor. Özellikle ailesinde deri kanseri olanlar ve beyaz tenli kişiler cilt kanserleri açısından risk altında olduğundan kesinlikle güneş banyosu ve solaryumdan kaçınmalı ve yüksek koruma faktörü içeren güneş ürünlerini yaz, kış kullanmalıdır. Melanom, en sık deride (yüzde 95) rastlanır. Mukozalar, tırnak yatağı, göz ve melanosit bulunan dokularda da ortaya çıkabilir. Erkekte en sık gövdede, kadında en sık bacaklarda gözleniyor. Kadınlarda, erkeklere oranla daha sık görülüyor” ifadelerini kullandı.

    Otulu şu bilgileri verdi: “Erken tanı konulan melanom hastaları, genelde başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Melanom ilk saptandığında mutlaka cerrahi olarak çıkarılmalı ve sistemik olarak hasta taranmalıdır. Melanomun boyutları değişiklik gösterebilir. Küçük bir leke halindeyken bile birçok organa yayılmış olabilir. Bu yüzden erken tanı, teşhis ve tarama melanom için çok önemlidir. Doku bozuklukları cerrahi olarak çıkarıldıktan sonra diğer doku tutulumlarına göre tedavi ve takip planı yapılır. Hastalığın seyri çıkarılan kitlenin derinliği ve yayılımı ile yakın ilişkilidir. Ancak kitlenin kalınlığının yanı sıra; kanserin yeri, büyüme hızı, başka dokulara yayılımı yaşam süresini etkileyen faktörlerdendir.”