Etiket: deri

  • (Özel Haber) Kültür Ve Turizm Bakanlığı’nın TEK Bayan Deri Sanatçısı

    Eskişehir’de deri sanat işleme işi yapan Meryem Özkoç isimli sanatkar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın deri üzerine tek bayan sanatçısı olma özelliğini taşıyor.

    Şuan 39 yaşında olan ve 7 aydır Eskişehir’de esnaflık yapan Özkoç, deri sanat işleme işleriyle yaklaşık 10 yıldır iç içe olduğunu aktardı. Daha önceden Diyarbakır’da bu işi yaptığını anlatan Özkoç, bütün çalışmalarında bitkisel tabaklanmış, kök boya ile renklendirilmiş deri ile derileri kullandığını söyledi. Deri ürünler üzerine birçok eşya yapan Meryem Özkoç, Eskişehir’de birçok işletmenin hazır olarak satın aldıkları deri ürünleri sattığını ifade etti.

    “GENELLİKLE BAYANLARA YÖNELİK ÇANTA YAPIYORUM”

    Daha çok bayanlara yönelik çanta yaptığını söyleyen Özkoç, bunun yanı sıra farklı erkek aksesuarlarıyla uğraştığını da ifade etti. Özkoç, “Bu mesleğe 10 yılın üstünde bir süredir devam ediyorum. Yıllarca eğitmenlik yaptım. Şimdi kendi iş yerimde üretim yaparak satışa sunuyorum. Yurt içindeki ve dışındaki festivallerde bulunuyorum. Bütün çalışmalarımı çeşitli derilerin üzerinde yapıyorum. Günümüzde, bayanlara hitap ettiğimiz için çanta çalışıyoruz. Özel istek olduğunda tablolar çalışarak, yazılar yazabiliyoruz. Çocuklarla etkinliklerimiz olabiliyor. Erkeklere yönelik cüzdan, kemer, ajanda gibi isteğe göre çalışmalar yapıyoruz” dedi.

    “DERİ ÜZERİNE TEK BAYAN SANATKAR BENİM”

    Özkoç, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın deri üzerine tek bayan sanatkarı olduğunun altını çizerek, “Tabloların yapımı çok sancılı bir dönem oluyor. Çizimi, oturtması, renklendirmesi uzun bir zaman alıyor. Bir ay gibi bir zamanımı alabiliyor. Atları sevdiğim için, tabloda ikili bir at çalıştım. Tabloda altta duran at hamiledir, diğeri de yavrusudur. Bundan esinlenerek çalışmamı tamamladım. Deri ile çalışan pek insan yok. Eskişehir’de, Odunpazarı’nda deri alıp satan muhakkak vardır ama; kendi üreterek satan tek benim diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “OSMANLI’YA DÖNÜK TİRKEŞ VE SADAK TAKIMLARI, KOLÇAKLARI GİBİ ÇALIŞMALARIN ÜZERİNDEYİZ”

    Şu anda okçuluk kulüplerine yönelik çalışmalar da yaptıklarını ve anlatan Özkoç şöyle devam etti:

    “Osmanlı’ya dönük tirkeş ve sadak takımları, kolçakları gibi çalışmaların üzerindeyiz şu an. Siparişlerimiz var, onlarla birlikte ortak çalışmalarımız devam ediyor. Üzerinde Anadolu ve Osmanlı motifleri çalışıyoruz. Eskiyi tekrar günümüzde yaşatmaya çalışıyoruz. Bazı yardımcılarım var tasarımlar, çizimler, kesimlerin tamamı benim elimden çıkarak, satışa sunuluyor. 1 günde de biten ürünümüz var, 3 günde biten ürünümüz de var. Büyüklük, üzerindeki desen gibi nedenler eserin süresini belirliyor.”

    Deri ustası Meryem Özkoç ayrıca, ürünlerinin bitkisel tabaklanmış ve kök boya ile renklendirilmiş deriler olduğunu da sözlerine ekledi.

  • Deri Kanserine Yakalananlar Artıyor

    Prof. Dr. Ufuk Bilkay, deri kanserine dikkat çekerek artık sıklıkla görülmeye başlandığını belirtti.

    Deri (cilt) kanserinin, insanda en sık görülen kanser türü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ufuk Bilkay, “ Deri, dış dünya ile ilişkimizi sağlayan, oldukça büyük alan kaplayan bir organdır. Bu geniş alanda zaman içinde çeşitli değişiklikler olması kaçınılmazdır. Bu değişikliklerin çoğu (benler, güneş lekeleri, iyi huylu tümörler vs.) iyi huyludur. Ancak bir kısmı da kötü huylu tümörler olabilir. Son yıllarda ozon tabakasındaki incelme nedeniyle kötü huylu tümörlerde önemli miktarda artış olmuştur. Ancak, cilt tümörlerinin büyük çoğunluğu tedavi edilebilir ve sağlık açısından bir daha sorun oluşturmaz.” dedi.

    Deri kanserinin nedenleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ufuk Bilkay, şöyle konuştu:

    “Güneşe uzun sure maruz kalmak, genetik yatkınlık, açık ten rengine sahip olmak, bazı kimyasal maddelere uzun sure maruz kalmak, vücuttaki benler ( nevus), uzun sure kapanmayan yaralar, deri kanseri (Cilt kanseri ) nin en sık nedenleri arasındadır. Cildimi güneşten korumalı mıyım? Yazın bronzlaşmak için güneş altında yatmak herkezin sevdiği bir aktivitedir, Ancak güneş ışınlarının ciltde yaptığı tahribat da büyüktür. Özellikle açık tenki kişiler güneşten kaçınmalıdır. Cilt tümörlerinin bilinen en önemli etkeni güneş ışınlarıdır. Bunun dışında, güneş ışınları cildin erken yaşlanmasına da sebep olurlar. Güneşe çıkacağınız zaman koruyucu kremler kullanmanız şarttır. İyi huylu bir lekeyle kötü huylu bir tümörü nasıl ayırabilirim? Siz ayıramazsınız. Bazen bu işin uzmanları bile ayırmakta zorlanır ve ciltten bir parça alıp laboratuarda inceleme gereği duyabilirler. Ancak sizin yapabileceğiniz, değişiklik gösteren bir leke olduğunda veya 3-4 hafta içinde iyileşmeyen kabuklu, kanamalı bir yara olduğunda doktora başvurmaktır. Vücuttaki lekeler ve renkli (pigmentli ) oluşumlar çoğunlukla tehlikesizdir. Bazen de yaşa bağlı veya güneşe bağlı lekeler görülebilir. Ancak mevcut benlerde veya yeni çıkanlarda bazı değişmeler fark ederseniz doktorunuza başvurun. Bu değişmeler şunlardır: benin son birkaç ay içinde büyüme göstermesi; sınırlarının düzensiz, asimetrik bir hal alması; renk değişikliği olması.”

    Şüpheli bir leke görüldüğünde nasıl bir yol uygulanması hususunda Prof. Dr. Ufuk Bilkay, “Tümör olabileceği şüphesi olan bir leke görülürse kesin tanı koymanın tek yolu patolojik inceleme yapmaktır. Eğer leke, tamamen çıkarıldığında geride kalan alan sorunsuz onarılabilecek kadar küçükse (ki genelde öyledir), o zaman tamamını çıkartıp patolojik incelemeye göndermek en iyisidir. Böylece hem dokuyu inceleyen patolog daha iyi bir tanı koyma şansını yakalar, hem de çoğu durum için, tanı ve tedavi tek seferde gerçekleşmiş olur. Daha büyük lekeler için sadece bir parça alıp incelemeye gönderilir. Gelen rapora göre tedavi yolu izlenir. Çevremden bana “bıçak vurdurma, bıçak vurulursa yayılır diyorlar”. Bu ne derece doğru? Bu tamamen yanlış bir inanıştan kaynaklanmaktadır. Eğer kötü huylu bir tümörse ve dokunulmazsa kesinlikle yayılacaktır. Ama ameliyat olursanız tedavi olma şansınız da yüksektir. Bazen, konunun uzmanı olmayan hekimlerce iyi huylu olduğu düşünülerek cilt tümörlerine müdahale edilmekte ve çıkartılan doku incelemeye gönderilmemektedir. Adı konmayan bu doku eğer yetersiz çıkarılmışsa tekrar eder ve yayılır. Bu da halk arasında yaygın olan “bıçak vuruldu, yayıldı” inanışına sebep olmuştur. Bu çok yanlış bir düşüncedir. Böyle bir ihtimal tümörün cinsine de bağlıdır, ama tekrar ortaya çıkma şansı vardır. Cilt tümörlerinin çoğu güneşin de etkisine bağlı olarak özellikle açık renk tenli kişilerde ortaya çıkar. Bu sebeple cilt tümörü çıkarılan hastaların bir kısmında aynı etkiler altında kalan diğer bölgelerde de yeni tümörler çıkabilir. Dolayısıyla cilt tümörü nedeniyle ameliyat olan kişilerin hem tümörün tekrar ortaya çıkması, hem de yeni tümör oluşumu açısından takipte tutulması gerekir.” diye konuştu.

  • Berber: “Kulaya Deri İhtisas Organize Bölgesi Yapacağız”

    AK Parti Manisa Milletvekili ve 2. Sıra Milletvekili adayı Recai Berber, Kula’ya deri ihtisas organize bölgesi kurulacağı müjdesini verdi.

    1 Kasım seçim çalışmaları kapsamında geldiği Kula ilçesinde Hacıtufan Mahallesi’nde hayır yemeğine katılan AK Parti Manisa Milletvekili ve 2. Sıra Milletvekili adayı Recai Berber, daha sonra Diyanet-Sen Kula Temsilciliği tarafından organize edilen birlik beraberlik pikniğine katıldı. Berber, programın ardından pazar esnafı ve manav esnafını ziyaret etti. Kula Manavlar Derneği Başkanı Hüseyin Üşümüş ile görüşen Berber ve beraberindekiler bir süre sohbet etti. Esnaf ziyaretleri esnasında konuşan Berber, derici esnafı için deri ihtisas organize sanayi bölgesi kurulacağı müjdesini verdi. Berber, yaptığı “Son zamanlarda hakikaten bütün Köprübaşı, Kula, Selendi, en uzak ve geri kaldığını düşündüğümüz bütün ilçelerimizde çok ciddi bir tarımsal patlaması var. Bugün burada da özellikle erken hasat olarak karnabaharın bu haftadan itibaren Türkiye’nin her bölgesine, özellikle İstanbul’a sevkiyatın başladığını ve ciddi anlamda da üretim olduğunu gördük. Hakikaten hem çiftçimiz hem esnafımız bu mamada memnun. Ama Türkiye’nin maalesef son 4 aydır yaşanan sıkıntılar dolayısıyla herkes 1 Kasım’ı bekliyor. 1 Kasım’da sonuçlar istikrar ve Türkiye’nin gelişmesi adına iyi bir sonuç olduğunda da herkes memnun olacak. Biz bunu Kula’da da gördük. Tabi Kula’da biliyorsunuz çok köklü bir sanayi var. Deri sanayicilerimiz. Onların sorunları ile ilgileniyoruz. Burada Türkiye’nin ilk içsel organize sanayisi olan deri organize sanayisi projemiz var. Bunu da inşallah seçimlerden sonra start vereceğiz. Arıtmasıyla sadece Kula’daki dericiler için değil, Türkiye’nin her yerindeki sanayiciler, Kula’da alt yapısı bitmiş arıtma tesisi olan bir organize sanayi olarak görecekler” dedi.

    Bölgeye bir de otoban yapıldığın hatırlatan Berber, “İzmir-İstanbul otobanı şuradan ileriden geçecek. Aynı şekilde İzmir-Ankara otoyolu da Kula’mızdan geçecek. Dolayısıyla bu otoyollarla beraber başka sanayiciler de gelip burada yatırım yapacak. Kula’yı deri sanayinin merkezi yapacağız. Aynı zamanda bu bölgemize, Kula-Selendi-Köprübaşı üçgeni bölgesine Türkiye’nin her yerinden özellikle ceviz ve badem yatırımcımız geliyor. Yüzlerce, binlerce dönüm arazimiz şuanda kıymetli hale geldi. Ve bunu yatırımcılara da açmamız lazım. Burada da muhafazakar davranmamamız lazım. Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı var. Türkiye’nin bu yatırımı kaldırmasına ihtiyacı var. Bu alanda da yapılan bütün yatırımları destekliyoruz. Özellikle bu bölgede orman vasfını yitirmiş arazilerimiz çok. Bütün üreticilerimize ve vatandaşlarımıza şunu rica ediyoruz. Gelsinler orman arazilerine artık cam vesaire değil de ceviz badem ve diğer meyve ağaçlarını dikelim. Özel ağaçlandırma kapsamında kim müracaat ettiyse bugün onlara yer veriyoruz. Yeter ki vatandaşımız iş yapmak istesin. Ama görüyoruz ciddi bir seferberlik var. Kula’nın önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde ekonomik anlamda çok hızlı bir dönüşüme uğrayacağını görüyorum. Ve inşallah bunu da 2016’dan itibaren start veriyoruz. Eksik olan göletlerimiz var. Bugün gördük. Kaç tane gölet yaptık ama yetmiyor. Onların da sulama arazilerini suladığımız takdirde Kula’mızın önü açık diye düşünüyorum” diye konuştu.

    Berber, Batı Kışla olarak tabir edilen askeri birliğin en yakın süre içerisinde yapım çalışmalarının başlayacağını belirterek, “Önümüzdeki günlerde muhtemelen 2016-2017 yılında en önemli yapacağımız projelerden birisi de Batı Kışla’nın Manisa’da kalmak kaydıyla bu bölgede konuşlandırılması olacak. O konuda da biz Manisa milletvekilleri olarak hepimiz iktidarıyla muhalefetiyle bu projenin yapılması için girişimlerde bulunuyoruz. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili de sevindirici bir haberi inşallah hemşehrilerimize vereceğiz” dedi.

    Berber’e ziyaretlerinde AK Parti Kula İlçe Başkanı Ahmet Palabıyık ve partililer de eşlik etti.

  • DERİNİZ PSİKOLOJİNİZİ ELE VERİYOR!

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, “Cildimiz, psikolojik problemlerin aynası olabiliyor” dedi.

     

    Kendisini ifade edemeyen, sevincini, üzüntüsünü, sıkıntısını içine atanlar, zamanla depresyon, takıntı, kaygı bozukluğu gibi durumlar beden kimyasının bozulma durumuyla karşı karşıya kalabildiğini belirten Dermatec Polikliniği Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, “Deri hastalıkları yaygın görülen hastalıklardandır. Deri hastalıklarının en sık görülen türleri atopikdermatit, egzema,sivilce,akne, vitiligo gibi sorunlardır.Ciltte meydana gelen bu tarz cilt sorunları kişinin psikolojik sorunlarının da belirtisi olabiliyor.Özellikle sivilce ve yaraları yolma, psikoloji kaynaklı bir deri hastalığıdır. Modern çağın problemi olarak görülen stres ve depresyondaki artışa bağlı olarak cilt sorunları da artış göstermiştir.İnsanın en büyük organı olan deri,aynı zamanda iletişim organıdır ve buna bağlı olarak çevreyle olan ilişkileri de düzenler.Yüzümüzün solması, terlemesi,kızarması, tüylerimizin ürpermesi, anlık ruhsal değişikliklerimizin deri yoluyla çevremizdeki insanlara dışa vurum olarak gösterir. Bu yüzden derimize zarar verecek davranışlardan uzak durmalıyız.” Dedi.

     

    Ruhsal sorunların bazı deri hastalıklarının belirtilerinin ortaya çıkmasında etken olabildiğini dile getiren Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, daha sonra şunları kaydetti; “Ayrıca cilt hastalıklarının kişilerde psikiyatrik bozukluklara yol açabileceği de bir gerçektir. Özellikle sedef, egzama, vitiligo (ala hastalığı) ve sivilce gibi görünür alanlardaki hastalıklar bireyin sosyal yaşamını büyük ölçüde olumsuz yönde etkilemektedir.Ergenlik döneminde görülen sivilceler bile gençleri içinden çıkılmaz ruhsal problemlere itebilir.Ruhsal sorunlar yaşayan kişiler gerginliklerini azaltmak için ciltlerine zarar verebiliyorlar.Bu oldukça zararlı bir durumdur. İnsanların stresli durumlarda en kolay erişebileceği organı deri olduğu için saç ve deri koparma, dudak ısırma ya da tırnak yeme alışkanlığı en sık gördüğümüz belirtiler arasındadır. Birçok kişi küçük kaşıntıyla başlayıp, daha sonra derin oluklar oluşturuncaya kadar abartılı bir şekilde kaşımayı sürdürür.Kaşıntı yapan sistemik hastalıların listesi ile depresyon ile ilişkili hastalıkların listesi birbirine çok benzer. Mevcut olan ruhsal sorunlar tedavi edilmedikçe cilt problemleri de aynı oranda hız gösterir.Ya da kişide bulunan cilt sorunu tedavi edilmedikçe ruhsal sorunları da artmaya devam eder.”

  • Dövme yaptırmadan önce bir kez daha düşünün

    Dövme yaptırmadan önce bir kez daha düşünün

     

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Karakuzu, hijyenik şartlarda çalışılmayan yerlerdeki dövme uygulamalarının iğnelerle deri bütünlüğünü bozarken, ciltte bir takım sağlık sorunlarına sebebiyet verdiğini kaydetti.

     

    dovme-yaptirmadan-once-bir-kez-daha-dusunun-510295-664x354

     

    Tarihi M.Ö. 3000’li yıllara dayanan dövme günümüzde de ilgi gören, meraklısı giderek artan bir akım olmaya devam ediyor. Mitolojik tanrılara bağlılığı vurgulamak, onlara şirin gözükmek için başlayan bu akım günümüzde geçici ve kalıcı olmak üzere iki şekilde uygulanıyor. Özellikle kıyı şeridinde ve yaz mevsiminde dövme yaptırılmasında artış gözlemlendiği belirtilirken dövmeyi uygulayanların da uygulatanların da sağlık açısından bir takım taramalardan geçmesi uzmanlar tarafından önemle vurgulanıyor.

    HEPATİT-B, HEPATİT-C HATTA AİDS VİRÜSÜ BULAŞABİLİR
    Geçici dövmelerin bir ay içinde kaybolduğunu, sağlık açısından ciddiye alınabilecek bir sorun olmamakla beraber alerjik bir takım sorunlar yaşanabildiğini kaydeden Prof. Dr. Ali Karakuzu, seçilen merkezlerin hijyen koşullarının önemli olduğunu belirterek, ”İğneler, dövme malzemeleri tekrar tekrar kullanılırsa diğer kullanıcılara oldukça ciddi viral enfeksiyonlar bulaşabilir. Bunlar Hepatit-B, Hepatit-C hatta AİDS virüsü bile olabilir. Uygulayıcılar sertifikalı olsalar bile belli aralıklarla mutlaka Hepatit taramasından geçmeliler. Sertifikalı bu işin eğitimini almış, deneyimli, steril mekanları tercih edin. Dövme malzemelerini mutlaka araştırın. Vücudunuza girecek ve ömür boyu onunla yaşayacağınız kimyasalların farkında olun” dedi.

    “BOYANIN ZARARINI KİMSE KESTİREMİYOR”
    Prof. Dr. Karakuzu, dövmede kullanılan Azo boyalarının kozmetik ürünlerde kullanımına onay verilmiş olmasına rağmen deriye enjekte edilmesinin uygunluğunun günümüzde hala tartışıldığını söyledi. Karakuzu, “Bu boyaların esas üretilme amaçları kozmetikten ziyade tekstilde kullanım ve araba boyaları için üretilmişti. Dolayısıyla deriye enjekte edilen bu kimyasal maddeler bilimsel olarak da kanıtlanmıştır ki kan ve ya lenf yoluyla organizmaya dağılabiliyor. Bu kimyasalların insanlarda ne gibi zararlar oluşturduğu ile ilgili çok sağlıklı bir araştırma da yok. Dolayısıyla ilerde sağlık sorunu oluşturmayacağını kimse garanti edemez” diye konuştu.

    “BENİNİZİN ÜZERİNE DÖVME YAPTIRMAYIN”
    Konik hastalığı, sedef hastalığı olanlar ile bir takım deri hastalığı olanlara dövmeyi kesinlikle önermediklerini kaydeden Prof. Dr. Karakuzu, vücudunda yara izi, ben ve bir takım izleri kapattırmak için dövme yaptırılmasını da tasvip etmediklerini belirtti. Bende oluşabilecek herhangi bir değişikliğin dövme kapattığı için takibi yapılamadığını belirten Karakuzu, bunun da önemli sorunlara sebebiyet verebileceğine işaret etti.

    “DÖVME TAM OLARAK SİLİNEMİYOR”
    Karakuzu, dövme sildirme işleminin yaptırmaktan daha zor olduğunu belirtirken sildirme işleminden sonra deride bir takım kalıcı izler oluştuğunu anlattı. Karakuzu şöyle devam etti: ”Yaptırmak zor, sildirmek daha zor. Örneğin 100 TL’ye yaptırdığınız dövmeyi birkaç bin liraya sildiremiyorsunuz. Sildirseniz bile bir takım kalıcı izlerden kurtulamıyorsunuz. Sildirme uygulanan bölgede cilt renginde açılma, koyulaşma, kötü yara iyileşmesi sonucu meydana gelen sıkar dokusu oluşmaktadır. Ne kadar zorlayıcı tedavilerde uygulasanız uygulayın izler yok edilemeyebiliyor. Ciltte de nahoş bir görüntü ortaya çıkıyor.”

    LAZER İLE SİLDİRME İŞLEMİNDE KANSER UYARISI
    Sildirme işleminde kullanılan lazerin dövmede bulunan boya ile buluşunca kanserojen özelliği taşıyan yapılar ortaya çıkabildiği uyarısında da bulunan Karakuzu şöyle konuştu: “Bu alan güneşe maruz kalınca, ki güneş de bir ultraviyole ışınıdır. Güneşe maruz kalınan dövmedeki kimyasallardan kanserojik partiküllerin organizmaya dağılabileceği ilerde bir takım kanserlere yol açabileceği ile ilgili bilimsel şüpheler var. Bunun dışında sildirme işlemi ağrılı, yaraların oluşabildiği zor bir süreç. Tek renkli lezyonlarda tedavi biraz daha kolay ama biz dermatologlar olarak dövmeyi kimseye önermiyoruz.”