Etiket: deprem

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı riskli alanları belirledi

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ankara, İstanbul, Bursa ve Erzurum’da bazı bölgeleri riskli alan ilan etti. Bakanlar Kurulu’nun konuya ilişkin kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

     

    Buna göre, Bursa Yıldırım ilçesi Mevlana, Ulus, Yavuzselim, Arabayatağı, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler mahalleleri; Ankara Altındağ ilçesi Atıfbey, Hıdırlıktepe ve İsmetpaşa mahalleleri; İstanbul Sarıyer ilçesi Fatih Sultan Mehmet Mahallesi (Armutlu) ve Erzurum Yakutiye ilçesi Mecidiye, Aziziye, Gaziler ve Veyisefendi mahalleleri sınırları içerisinde yer alan alanlar riskli alan ilan edildi.

     

    Riskli alan ne demektir?

    Riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alanı,

    6306 sayılı Kanuna göre riskli alanlarda elektrik, su kesilebilecek?

    Tasarrufların kısıtlanması
    MADDE 4- (1) Bakanlık veya uygulamayı yürütmesi hâlinde TOKİ veya İdare, riskli alanlarda, riskli yapıların bulunduğu taşınmazlarda ve rezerv yapı alanlarında bu Kanun kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini geçici olarak durdurabilir.
    (2) 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen taşınmazlar, tahsis ve devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar Maliye Bakanlığınca satılamaz, kiraya verilemez, tahsis edilemez, ön izne veya irtifak hakkına konu edilemez.
    (3) Uygulama sırasında Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından talep edilmesi hâlinde, hak sahiplerinin de görüşü alınarak, riskli alanlardaki yapılar ile riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmez ve verilen hizmetler kurum ve kuruluşlar tarafından durdurulur.

     

     

     

  • Konutta KDV şoku

    Büyükşehirlerde daha önce 150 metrekarenin altındaki konuta uygulanan yüzde 1’lik KDV oranı yüzde 18 oldu. Bu durum 1+1, 2+1 konutlarda ciddi fiyat artışı anlamına geliyor. Bu KDV sistemi “yeni ruhsatlı projeleri” vuracak.

     

    Maliye’nin yeni uygulamasına göre, büyükşehirlerde metrekare fiyatı 500 ile 1000 lira arasında olan konutlardan yüzde 8, metrekaresi 1000 lira ve üzeri konutlardan yüzde 18 KDV alınacak. Böylece yeni konutlarda 150 metrekarenin altındaki dairelere uygulanan yüzde 1’lik KDV de bir anlamda tarihe karışmış oldu. 150 metrekarenin üzerindeki tüm konutlarda ise KDV oranları değişmedi ve eskisi gibi yüzde 18 olarak uygulanacak. Yeni oranlar 1 Ocak 2013ten sonra ruhsatı alınan ya da ihalesi yapılan konutları kapsayacak. Metrekare fiyatı yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerinde yapıldığı arsanın vergi değerine göre hesaplanacak.

     

    Ruhsatlı projelere ilgi artar
    Daha önce Haziran 2012 öncesi konutlarda yeni KDV sistemine geçileceği belirtilmişti. Buna karşılık Maliye, bu süreyi 6 ay uzattı ve son 180 günde ruhsat alan projeleri de yüzde 1’lik KDV avantajından yararlanır hale getirdi. Konuttaki yeni KDV oranlarının ruhsatını önceden alan dolayısıyla yüzde 1 KDV ile satılacak konutların stokları eriteceği belirtiliyor.

     

    Dönüşüm alanı kapsam dışı 
    Maliye ilgili düzenlemede yer alan önemli bir maddeyle kentsel dönüşüm kapsamında riskli bölge ya da riskli bina ilan edilen yerlerin uygulama dışında bıraktı. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki rezerv alanların, riski alanların ve riskli binaların eski KDV düzenlemesine tabi olduğu belirtiliyor. Buna göre, bu alanlarda 150 metrekarenin altındaki konutlarda uygulanacak KDV yüzde 1’de kaldı.

    Eski sistem
    Türkiye genelinde net büyüklüğü 150 metrekarenin altındaki konutlardan % 1,  150 metrekare ve üzerindeki konutlardan % 18 KDV alınıyordu.

     

     

    Yeni sistem
    Büyükşehirlerde birinci sınıf inşaat olarak yapılan, arsasının metrekare vergi değeri 500 TL ile 1000 TL arasında olan konutların KDV oranı yüzde 8, 1000 TL ve üzerinde olan konutların KDV oranı ise yüzde 18 oldu.

     

     

    * Metrekare fiyatı 3.000 TL’den 100 m2’lik bir ev satın alan, 2013 öncesi ruhsat alan projede 3 bin TL KDV ödeyecek, yeni ruhsatlı bir projedeki ödeyeceği KDV tutarı ise 54 bin TL olacak. Böylece aradaki vergi farkı 51 bin lirayı bulacak.

     
    İnşaatçılar ne diyor? 

    Haksız rekabet yaratır
    Nazmi Durbakayım  Teknik Yapı Başkanı

    “Konutlardaki KDV’nin değere göre belirlenmesi büyük handikap yaratır. İstanbul’da metrekaresi 500 ile 1000 lira arasında satılık konut bulunmuyor. Kentte metrekaresi
    2 bin liranın altında yeni konut yok. Bu nedenle KDV yüzde 18’e kilitlendi. Deprem riski taşıyan alan veya binalardaki KDV’nin değiştirilmemesi ise haksız rekabet yaratır. Yeni KDV’nin uygulanma tarihi de değişebilirdi. Ruhsat almasa da proje için başvuru yapmış tüm projeler yeni KDV’den istisna tutulmalıydı.”

     

     

    Stoklar için fırsat olur
    İnanç Kabadayı   Egeyapı Group Başkanı 

    “Yeni KDV oranlarının geçerli olduğu tarihin 31 Aralık 2012’ye çekilmesi 6 aydır süren belirsizliği ortadan kaldırdı. Bu sayede konut alanlar ne kadar KDV ödeyeceğini öğrenmiş oldu. Yüzde 8 ve yüzde 18 olarak belirlenen yeni KDV oranları 800 bine yaklaşan konut stoğunun eritilmesi için de bir fırsat olabilir. Vatandaşlar daha yüksek maliyetli konutlar yerine daha düşük KDV’li konutlara yönelecektir. Yeni KDV’ler yeni konut projelerinin satışa çıkmasını erteleyebilir.”

     

     

    Konuta % 20 zam gelir
    Işık Gökkaya  GYODER Başkanı

    “Yeni oranlara göre hemen hemen tüm projeler yüzde 18 KDV’ye tabi olacak. Bu oranlardan bundan sonraki projeler ciddi şekilde etkilenecek. Bu durumda konutta yüzde 20 zam gelmesi kaçınılmaz olur. Gayrimenkul sektöründe kâr marjları ciddi anlamda azaldı. Bu nedenle konuta binecek her yük fiyatlara yansıyacaktır. Burada da yüzde 20 zam görünüyor. Vatandaşlar zaten fedakârlık yaparak konut alıyordu. Şimdi peşinatları bile ödeyemez duruma gelebilirler.”

     

     

    Projelerin önü kesilir
    Ziya Yılmaz DAP Yapı Başkanı 

    “Konutta yeni KDV oranları belediye rayiçlerine göre belirlenecek ve birçok belediyede rayiçler piyasa değerinden bile yüksek. Bu nedenle İstanbul’daki tüm projeler yüzde 18’lik KDV dilimine girecek. İnşaat artık çok kârlı bir sektör değil.
    Bizler vitrinde farklı görünüyoruz ama gerçekte yüzde 6-7 kâr marjlarıyla çalışıyoruz. Yeni yükler sektöre fayda getirmez. Yüksek KDV oranlarıyla kaliteli ve İstanbul’u dünyanın vitrinine çıkaracak projelerin önü kesilir.”

  • Maya kehanetine geri sayım

    Maya kehanetine geri sayım

    Bilim dünyasının yıllardır tartıştığı Maya kehanetinde belirtilen tarihe sadece bir ay kaldı. Maya’ların Haab takviminin sonuna işaret eden takvim, uzun yıllar dünyanın sonunu getirecek doğal afetlerin habercisi olarak kabul edildi.

     

    Son yıllarda gerçekleştirilen arkeolojik bulgular bu inanışın aksini savunurken, bugün bazıları dünyanın sonunu, diğerleri ise yeni bir çağın başlangıcını bekliyor.

     

    Antik Mayaların beşinci Güneş Çağı’nın sonunu gösteren 144 bin günlük Haab takvimi, 21 Aralık2012’de sona eriyor. Söz konusu tarihte, 394.26 yıla bölünmüş olan takvimin son ve 13’üncü dönemi bitiyor. Böylece yaradılış döngüsü de sona eriyor ve Altıncı Güneş Çağı başlıyor. Altıncı Güneş Çağı’nın ‘başlangıcı’ denirken, birçokları bu başlangıcı Dünya’nın sonunu getirecek olayların başlangıcı olarak kabul ediyordu.

     

     

    Bunun nedeni, 1983’te IRAS uzay teleskopu tarafından keşfedilen devasa Marduk gezegeniydi. Marduk, 21 Aralık 2012’de Mars ve Jüpiter’in arasına girecek ve çekim kuvvetiyle neden olacağı değişim, Dünya’nın dev depremtsunami ve fırtınalarla yok olmasına neden olacaktı. Öte yandan, Dünya’nın Balık Çağı’ndan Kova Çağı’na geçeceği ve Güneş Sistemi’nde konumlandığı açının değişeceği öne sürülen 21 Aralık 2012’de, insanlığın mutluluk ve aydınlanma dönemine gireceğini savunanlar da var. (NTV)

  • Acun Ilıcalı’nın ismi yetti

    Acun Ilıcalı’nın ismi yetti

    Devlet millet el ele verdi depremin birinci yıl dönümünde Van ve Erciş yeniden inşa edildi.

     

    300 gün gibi rekor bir sürede yaralar sarılarak 15 bin 341 konut oturulur hale geldi. Van Gölü’nün kenarında yazlığı andırmayan güzellikteki konutlarda henüz ısınma sorunu çözülmüş değil. Ancak aileler, yine de müteşekkir. Anne babası ve çocuklarıyla birlikte toplam 10 kişi 3 artı 1 afet konutlarında ikamet edecek olan İlyas Kartal, memnuniyetini şöyle ifade ediyor: “Kışın ortasında çadır ve konteynerde kaldık, bu evler bizim için cennetten köşe.” Ercişliler, depremin hemen ardından Türkiye’nin 80 ilinden gelen yardımları unutmadı. Başbakan Erdoğan‘ın konuşma yaptığı platformun yanında çimler üzerine 80 ilin isminin yer aldığı pankartlar asılarak ‘TEŞEKKÜRLER’ yazıldı. Van ValisiMünir Karalıoğlu’nun “Nüfusumuzun 1 milyon değil, 75 milyon olduğunu gördük” sözleri bu pankartları taçlandırdı.

    Yılda 4 bin lira ödeme yapamayız

    Evleri yıkılan ya da ağır hasarlı depremzedelere kura karşılığı verilen konutların ödemesi konusunda ise vatandaş tedirgin. İki yıl ödemesiz yılda 4 bin lira karşılığında 18 yıl boyunca hak sahibi olmak için para yatırmanın kendilerine zorlayacağı mesajını iletiyorlar devlet büyüklerine. Bir müjde daha bekliyorlar: Yıllık ödeme gelir durumuna göre yeniden düzenlensin. “Yılda 10 bin lira ödeyebilecek durumu olanlar da var. Ama Yılda 1.000 lira veremeyecek aileler de mevcut. Bu insanlar taksitlerini ödeyemeyince evleri elinden mi alacak” endişesi hakim.

     

    Yağmur yaşına yeni evinde girdi

    23 Ekim 2011 yılındaki depremden 17 gün önce dünyaya gelen ve bebeklik günlerini çadırda geçiren Yağmur bebek yeni yaşına yeni evinde girdi. Çadırda soğukta geçirdiği günlere inat yeni evinde gözlerinde umudun ışıltısıyla oyunlar oynuyor. Evyap, Acun Ilıcalı, Zorlu Grubu gibi 74 protokol yapılan hayırseverlerin bağışlarıyla 23 okul tamamlandı. Erdoğan, bu kişilere teker teker plaket verdi. Acun Ilıcalı‘nın isminin okunmasının ardından Ercişliler büyük bir tezahuratta bulundu.

  • Ali Çavuş’un hatıra defterinden…

    Cumhuriyet’in ilan edilmesinden yaklaşık 1 yıl sonra ilk kez bir Cumhurbaşkanı’nın eşini misafir eden Erzurum, o tarihte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile eşi Latife Hanım’ı boşanmanın eşiğine getiren gerginliğe de şahitlik etti. Atatürk’ün sırdaşı olarak nitelendirilen emir eri Ali Çavuş’un, sonradan kitap haline getirilen hatıratında aktardığına göre, 13 Eylül 1924’te yaşanan deprem dolayısıyla Erzurum’a gelen Mustafa Kemal ve eşi Latife Hanım, aralarında geçen bir münakaşa sonucu ayrılmanın eşiğine kadar geldiler.

     

    Ali Kılıç Çavuş, yurt gezisini sürdürdüğü sırada meydana gelen deprem dolayısıyla yönünü ‘Dadaşlar Diyarı’na doğru çeviren Atatürk’ün, eşi Latife Hanım’la birlikte 30 Eylül’de Erzurum’a vardıklarını kaydettiği hatıralarında, Gazi ile Hanımefendi arasında yaşanan tartışmaya da yer veriyor. Erzurum’da başlayan ve ardından Sarıkamış’ta devam eden gerginliğin, Gazi ile eşi Latife Hanım’ı yol ayrımına getirdiğini anlatan Ali Çavuş, Erzurum’a döner dönmez, Atatürk’ün, eşi Latife Hanım’ı Ankara’ya gönderdiğini aktarıyor. Ilıca kaplıcalarına kadar eşlik ettiği Latife Hanım’ın, Erzurum’da yazdığı ve Erzincan’daki Kolordu Komutanı Asım Paşa’ya teslim ettiği bir mektuptan da bahseden Ali Çavuş, hatıralarında yer verdiği mektupta kaydedilenleri ise, şöyle aktarıyor: “…Ben bütün kötü huylarımı, Erzurum’da felaket bölgesine gömdüm. Artık beni affet! O mutlu yuvamıza, Çankaya’ya yine birlikte, neşe ile dönelim…”

     

     

     

    ATATÜRK, EŞİ LATİFE HANIM’I ILICA’YA KADAR UĞURLAMASI İÇİN EMİR ERİ ALİ’Yİ GÖREVLENDİRDİ

    Ali Çavuş’un hatıralarında, Gazi ile eşi Latife Hanım arasındaki münakaşa dolayısıyla Erzurum’da kaleme alınan mektubu şöyle aktarılıyor: “Ilıca kaplıcalarına giderken, Latife Hanım’ın yanında oturuyordum. Sürekli ağlayan Latife Hanım, bu işin çözülmesi için benden yardım etmemi istiyordu. Aramızda bir şifre kararlaştırdık. Latife Hanım, yoldayken Gazi’nin durumunu öğrenmek için bana ‘hastanın durumu nasıl?’ diye şifreli bir telgraf çekecek, ben de ona, duruma göre şifreli cevap verecektim. Bu durumu, Latife Hanım’ı uğurladıktan sonra Gazi’ye anlattım. Latife Hanım, ‘hastanın durumu nasıl?’ şeklindeki ilk telgrafı Erzincan’a varır varmaz çektirdi. Ben de, cevaben; ‘hastanın ateşi devam etmektedir’ dedim. Bu haberleşme bir süre devam etti, Gazi de, beni her görüşünde; ‘hastanın ateşi nasıl, devam ediyor mu Ali Kılıç?’ diyerek, bana takılıyordu.”

     

     

     

    GAZİ MUSTAFA KEMAL’İ, LATİFE HANIM’IN ERZURUM’DAYKEN YAZDIĞI MEKTUP YUMUŞATTI

    Erzurum’dan 10 Ekim tarihinde Gazi ile birlikte Ankara’ya hareket ettiklerini anlatan Ali Çavuş, Erzincan’a varır varmaz kendisine teslim edilen bir mektuptan da bahsediyor. Erzincan’daki Kolordu Komutanı Asım Paşa’nın kendisine teslim ettiği bu mektubu, Latife Hanım’ın, Erzurum’dayken yazıldığını aktaran Ali Çavuş, mektupla ilgili olarak hatıralarında şunları naklediyor: “Gazi’nin asabiyeti azalmıştı. Bana hastanın durumunu sorarak, yine takıldı. Ben de keyifli olmasını fırsat bilerek, ‘Paşam, Latife Hanımefendi, size takdim edilmek üzere bana bir mektup bırakmışlar’ dedim. Mektubu cebimden çıkardım, başka bir emir vermesini beklemeden zarfı açtım ve okumaya başladım. Latife Hanım’ın mektubunda: “…Ben bütün kötü huylarımı, Erzurum’da felaket bölgesine gömdüm. Artık beni affet! O mutlu yuvamıza, Çankaya’ya yine birlikte, neşe ile dönelim…” yazıyordu. Mektup Gazi’ye memnun etmişti, bu kez ben kendisine takılarak, ‘Paşam, hastanın ateşini kaç olarak bildireyim?’ diye sordum. Verdiği cevap, beni de çok sevindirmişti. Cevabı şöyleydi: ‘hastanın durumu iyi, Kayseri’de bizi beklesinler, biz onlara yetişiriz’