Etiket: Deposu

  • Besin deposu brokoliye ilgi az

    Besin deposu brokoliye ilgi az

    Sağlık açısından besin kaynağı olan brokoli kilosu 8 liraya alıcısını bekliyor.

    Bilecik Merkez Hürriyet Mahallesi’nde kurulan Kapalı Pazar’daki tezgahlarda brokoliyi gören vatandaşların yüzü gülerken, fiyatı ise el yakıyor. Önceden 100 kilo satış yaparken şimdi ise 50 kiloyu anca satabildiklerini belirten brokoli satıcısı Renginaz Genç, “Brokoli bize 6.50 TL’ye geliyor. 8 TL’ye satıyoruz. Çok faydası olmasına rağmen talebi olmuyor. Sağlık açısından gerçekten kesinlikle tüketmemiz gereken bir besin. Biz çocukken bu kadar pahalı değildi tabii o zamanlar ama annemiz yedirirdi hep. Kalp için göz için annemiz hep yedirirdi. Şimdi insanlar pahalılıktan alamaz oldu. Bizim satışlarımız durgun o yüzden. Önceden 100 kilo 200 kilo satıyorduk zamdan sonra 50 kiloyu anca buluyor. Biz de fiyatının düşmesini isteriz yani faydalı besinleri tüketmelerini isteriz. Bize zaten 6.50 liraya mal oluyor” dedi.

  • Alanya’da uyuşturucu tacirinin evi silah deposu çıktı

    Antalya’nın Alanya ilçesinde polisin düzenlediği operasyonda uyuşturucu tacirinin evinde çok sayıda mühimmat ve uyuşturucu ele geçirilirken, olayla ilgili bir kişi gözaltına alındı.

    Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde uyuşturucu madde ticaretinin ve kullanımının engellenmesine yönelik çalışmalarını sürdürdü. Ekipler yaptıkları çalışmalarda Alanya Alaaddin Keykubat Üniversite Eğitim ve Araştırma Hastanesi civarında uyuşturucu madde satıldığı bilgisine ulaştı. Narkotik ekipleri yaptıkları teknik ve fiziki çalışma sonrası şüphelinin Remzi K.(32), olduğunu tespit ederek takibe aldı. Dün saat 20.00 sıralarında şüphelinin hastanenin otoparkında 07 CFS 12 plakalı otomobile bindiğini tespit eden ekipler operasyon için harekete geçti. Şüpheli Remzi K. ekipler tarafından gözaltına alınırken, yapılan üst aramasında ise 52 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

    Şüphelinin evi silah deposu çıktı

    Savcılıktan alınan iznin ardından Remzi K.’nın evinde de arama yapan ekipler, şeffaf, ağzı kilitli poşet içerisinde 32 adet uyuşturucu hap, 3.29 gram esrar, çeşitli markalarda ruhsatsız 5 av tüfeğiyle 2 tabanca ve bunlara ait çok sayıda mühimmat ele geçirdi. Şüpheli emniyetteki işlemlerin ardından ‘uyuşturucu madde ticareti’ suçundan adliyeye sevk edildi.

  • Şifalı bitkilerin yer aldığı müze, ecza deposu gibi

    Hatay’da eski Antakya Evi’nde kurulan, Türkiye’nin ilk ve tek olma özelliğine sahip, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi, içerisinde barındırdığı ve birçok hastalığa iyi geldiği belirtilen 280 bitki türüyle adeta ecza deposunu andırıyor.

    Hatay’da Hatay Valiliği tarafından yaptırılan ve 2013 yılında açılan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi, içerisinde 280 çeşit bitki barındırıyor. Bitkilerin fotoğraflarıyla birlikte kurutulmuş ve yağ hallerinin de sergilendiği müzeye, gelen yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösteriyor.

    Müze de görevli Biyolog Abdullah Er, Hatay genelinde 2500 civarında bitki yetiştiğini 280 tanesinin müzede tanıtım ve sergisinin yapıldığını belirterek “Burası 2013 yılı Haziran ayı itibari ile hizmete girdi, yani yaklaşık olarak 5 yıldır faaliyet gösteriyor. Hatay bitki türü açısından zengin bir ilimiz. Burası da bu zenginliği ifade etmek için kurulmuş bir müze. 2013 yılında dönemin Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz tarafından projesi onaylandı, tamamen kendi şahsi fikriydi ve Türkiye’de ilk olarak Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi olarak hizmete girdi. Hatay genelinde 2500 civarında bitki türü yetişiyor. Bunun yaklaşık olarak 350 tanesi endemik olmak özelliği taşıyor. Hatay’da yetişen yaklaşık 350 endemik bitkinin de yaklaşık 40 tanesinin sergisini yapıyoruz. Tabi ki burada ki amaç tıbbi ve aromatik bitkiler. İnsan sağlığına katkısı olan şifalı bitkiler. Hatay genelinde yaklaşık 900’e yakın tıbbi ve aromatik bitki yetişiyor ama biz bunu 550 olarak kabul ediyoruz. Çünkü Eczacılık Fakültesi ile işbirliği ile tedavi edici özelliğinin onlarla birlikte karar verildiği için yaklaşık 600 civarında tıbbi ve aromatik bitkinin yetiştiğini kabul ediyoruz. Müzemizde onlardan 280 tanesini tanıtım ve sergisini yapıyoruz” dedi.

    Turistler genelde ilkbahar ve sonbahar aylarında müzeyi ziyarete geldiğine dikkat çeken Er, “Hatay’ın ikliminden dolayı, yazın çok sıcak, kışında yağmurlar bol olduğu için gezme imkanı bulamıyorlar. İlkbahar ve sonbahar da daha çok ziyaretçi yoğunluğumuz oluyor. Tabi kış döneminde okuldan gelen ziyaretçilerimiz oluyor, anasınıfından, üniversite son sınıf öğrencisine varıncaya kadar her kesimden ziyaretçileri burada ağırlıyoruz ama şehir dışından, yurt içi ve yurtdışından gelen ziyaretçilerimiz de Google yazdığı zaman aslında Hatay’da gezilecek yerler denildiği zaman burayı çok rahatlıkla bulabiliyor. Zaten müzenin bulunduğu konum itibari ile de Habib-i Neccar Camii’ne çok yakın oluşu, ilk ışıklandırılan Kurtuluş Caddesi’nde yer alması, kilise, cami ve havraya yakınlığı itibari ile Hatay’a gelen ziyaretçiler burayı görmeden gitmiyorlar” ifadelerine yer verdi.

    Biyolog Abdullah Er Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi’nin doğal bir ecza deposu olduğunu vurgulayarak “dışarıdan gelen ziyaretçi, her kesimin ilgisine bağlı ama genelde bizim Hülasa odamızı daha çok beğeniyorlar. Oradaki uçucu yağlar, onun değişik renkte oluşu özellikle bayanların ilgisini çekiyor. Bu içerisinde bulunduğumuz oda da aktar görüntüsü var. Yani doğal bir ecza deposu. Burası doğal bir ecza deposunu andırıyor gibi bir görüntüye sahip, doğrusu da aslında öyle. Tamamen doğadan elde edilen bitkilerle, tedavi yöntemlerinin uygulandığı bir merkez olarak kabul edilebiliriz. Tamamen şifalı bitkilerin yer aldığı bir müze” dedi.

    Öğrencilerini müze ziyaretine getiren Fen Bilgisi öğretmeni Gülay Aslan ise öğrencilerine ders olarak anlatmalarına rağmen somut olarak görerek hafızalarında daha iyi yer etmesini amaçladıklarını belirterek “çocukları buraya getirdik, çünkü bölgemizde yetişen endemik bitkileri tanıtmak. Bunları ders olarak tabi ki anlatıyoruz ama somut olarak dokunsunlar, görsünler, hafızalarında daha iyi bir şekilde yer edinmesi adına sosyal bir etkinlik olarak da, hem onların sosyalleşmesi hem de gerçekten bölgede yetişen bitkilerin hakkında bilgi edinmeleri için buraya getirmiş bulunuyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Kaçak soğuk hava deposu inşaatı yıkıldı

    Osmangazi Belediyesi, Çukurca Mahallesi’nde tarım arazisi üzerine kaçak olarak yapılan soğuk hava deposu inşaatını yıktı.

    Osmangazi Belediyesi, ilçeyi kaçak inşaatlardan temizlemeye devam ediyor. Yapı Kontrol Müdürlüğü ekipleri tarafından Çukurca Mahallesi’nde tarım arazisi üzerine kaçak olarak yapıldığı belirlenen bir soğuk hava deposunun çelik konstrüksiyonu sökülürken, depo etrafındaki duvarlar da iş makinesi ile yıkıldı. Güvenlik tedbirleri altında iş makinesi ile gerçekleştirilen yıkımda herhangi bir olay yaşanmadı.

    Belediye yetkilileri, vatandaşları ruhsatsız ve kaçak yapılaşmaya yönelmemeleri hususunda ikaz etti.

  • Metabolizmayı koruyan boza vitamin deposu gibi

    Geleneksel bir Türk içeceği olarak kış aylarının vazgeçilemez içeceği olan boza, metobolizmayı koruyan, hastalıkları geciktiren özellikleri ile vitamin deposu özelliği taşıyor. Hastalıklara karşı direnç kazanmak için boza tüketmeyi öneren asırlık boza üreticisi Hasan Sak, “Çok sağlıklı olmasının yanında kışın metabolizmayı korur, hastalanmayı geciktirir” dedi.

    Kış aylarının gelmesiyle birlikte grip, soğuk algınlığı, nezle gibi hastalıklarda artmaya başladı. Hastalıklar karşısında dirençli olmak isteyen vatandaşlar da doğal ve geleneksel ürünlerle, kış aylarında kendilerini korumaya çalışıyor. Kış aylarında geleneksel olarak tüketilen ürünlerin başında gelen boza ise içeriğindeki demir, fosfor, niyasin, sodyum, A, B1, B2 ve E vitaminleri ile şifa deposu niteliği taşıyor. Boza’nın vücudu güçlü kılarak direncini artırdığını söyleyen Sakarya’nın asırlık boza üreticilerinden Hasan Sak, vatandaşları hastalıklara karşı direnç kazanmaları için boza tüketmeye davet etti.

    “Metabolizmayı koruyan, hastalanmayı geciktiren bir içecektir”

    Geleneksel bir Türk içeceği olan bozanın birçok faydası olduğunu söyleyen Hasan Sak, “Boza güzel bir kış içeceğidir. 5 aylık bir süresi vardır. Ekim ayının ortalarında içilmeye başlar ve mart ayının ortalarında biter. Çok sağlıklı olmasının yanında kışın metabolizmayı koruyan, hastalanmayı geciktiren, engelleyen lezzetli akşamları leblebi veya fındıkla içilen güzel bir içecektir. Bozanın içinde çok kalorilidir. Mısır ve buğday unu girdiği için içine. Bundan dolayı mısır’ın kalori değeri yüksek şekerinde keza ona göre olduğundan dolayı kalorili bir içecek. Vücudu dirençli tutan bir içecektir” dedi.

    “Sakarya’nın insanın bozaya gerektiği değeri gösteriyor”

    Bozanın içeriğinden bahseden Sak, “Yapımında şeker, mısır unu ve buğday unu vardır. Onun dışında tamamen natürel doğaldır. Aynı zamanda el değmeden üretilir, sağlıklı bir içecektir. Kış ayların hem keyifli hem sohbetlere yakışan bir içeceğidir. Sakarya’da insanı bozayı çok seviyor. Çok güzel satıyoruz, talep çok fazla. Sakarya’nın insanın bozaya gerektiği değeri hakikatten gösteriyor. Bozayı da seviyorlar yani. Açıkçası bizim bozasını daha çok tercih edip içiyorlar. Farklı yerlerden boza geliyor fakat bizim kadar ilgi görmüyor. Bozayı için diyorum. Kışın ailenizle beraber akşamları afiyetle için. Eskiden boza yapmak çok zahmetli idi. Çünkü her şey elle yapılıyordu. Kazanda kaynatırken elle çevriliyordu. Kaynatması mesela odunla pişiyordu. Şimdi uğraşmadan makinelerle yapıyoruz. Eskiden elle süzülürdü şimdi tokmaklarımıza var. Aktarırken tenekelere aktarılıyordu. Şimdi makinelerle direk kazanlardan diğer kazanlara aktarılıyor” dedi.