Etiket: Depoculuk

  • Fındıkta “Lisanslı depoculuk” sevinci

    Ordu Ticaret ve Sanayi Odası (OTSO) Meclis Başkanı Ufuk Ünal, başta fındık olmak üzere 6 tarım ürününde “lisanslı depoculuk” uygulamasının faaliyete geçirilecek olmasını olumlu karşıladıklarını söyledi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un geçen hafta iki günlük Ordu ziyaretçi sırasında “Fındıkta lisanslı depoculuğa geçilecek” açıklamasının sektör açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirten OTSO Meclis Başkanı Ufuk Ünal, bu uygulamanın gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ünal, “Lisanslı depoculuk 6 tarım ürününde de uygulamaya konulacak ama fındıkta en elzem ve olması gereken sistemdir. Giresun ili yakın zamanda lisanslı depoculuğa geçmek için hazırlık yapıyor. Ancak bir zaman gelecek o depo bile Giresun’a yetmeyecek. Bu sebeple Türkiye’de en fazla fındık üretilen ili Ordu’da lisanslı depo ihtiyacı vardır. Eğer fındıkta fiyat dengesinin ve istikrarının kurulmasını istiyorsak en başta emanete fındık verme olayını ortadan kaldırmalıyız. Bunun en pratik çözümü de lisanslı depoculuktur. Özellikle Ordu’da acilen ve kısa zamanda hayata geçirilmelidir” dedi.

    Lisanslı depoculuk uygulaması başlasa bile sistem oturuncaya kadar üreticinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini de vurgulayan Ünal, “Uygulamaya geçildiğinde lisanslı depoya fındık veren üretici serbest piyasanın acımasız çarkına düşmeyecek ve fındığını yılın 12 ayı rahatlıkla satma şansı bulacak. Lisanslı deponun faaliyete geçirilmesinin ardından Ürün İhtisas Borsası da kurulmalı ve üretici yurt içi ve yurt dışı alıcılarla buluşabilmeli. Dolayısıyla lisanslı depoculuk fındık sektörünün ve üreticinin önünü açacak bir gelişmedir. Gecikmeden hayata geçirilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

  • TMO’dan Ege’de zeytinyağında lisanslı depoculuk araştırması

    Zeytinyağında lisanslı depoculuk konusunda ihtiyaç ve talep belirlemesi için Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) İzmir Şube Müdürlüğü tarafından Ege’nin zeytinyağı üreten il ve ilçelerinde araştırma başlatıldı. Uzmanlar ilk olarak Muğla’nın Milas ilçesinde İlçe Tarım Müdürlüğü, Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO) ve Ziraat Odası’nda görüşmelerde bulundu.

    Toprak Mahsulleri Ofisi, zeytinyağında lisanslı depoculuk için ihtiyaç araştırması başlattı. TMO İzmir Şube Müdürlüğü uzmanlarından Ziraat Y. Mühendisi Başuzman Kazım Altan, Ziraat Y. Mühendisi Uzman Nizamettin Temli ve Ziraat Y. Mühendisi Teoman Örku Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın talimatıyla aralarında Milas’ın da olduğu Muğla ve Aydın’ın zeytinyağı üretilen ilçelerinde incelemelerde bulundu.

    Milas’ta Tarım İlçe Müdürlüğü, MİTSO ve Ziraat Odası’nı ziyaret eden TMO uzmanları, lisanslı depoculuk için ihtiyaç ve talep durumunu belirlemek üzere görüşmeler yaparak not aldılar.

    MİTSO’da Genel Sekreter Kazım Sarıoğlu ve Basın Danışmanı, Halkla İlişkiler Görevlisi Olcay Akdeniz ile görüşen uzmanlar Milas’ın ürün yapısı, zeytinyağı üretim kapasitesi, üretilen zeytinyağının depolama ve satış alışkanlıkları hakkında bilgi edinerek zeytinyağı için lisanslı depoculuğa ihtiyaç duyulup duyulmadığını, lisanslı depoculuk yapılması durumunda talep gelip gelmeyeceğine yönelik çeşitli sorular yöneltti.

    Konuyla ilgili olarak edindikleri bilgiler için teşekkür eden TMO uzmanları daha sonra Yatağan, Çine ve Aydın’da lisanslı depoculuğa olan ihtiyaç ve talep durumunu saptamak üzere Milas’tan ayrıldı.

  • ‘Lisanslı Depoculuk Tarımı Geleceğe Taşıyacak’

    Lisanslı depoculuğun tarım sektöründe yaygınlaşmasının üretici ve tüketici açısından önemli bir kazanç olacağını belirten Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Hububat Emtia Merkezinde kurulacak Lisanslı Depolarla Gaziantep’i bölgede cazibe merkezi haline getirmek istediklerini ifade etti.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in, Türkiye’de lisanslı depoculuğun gelişmesine yönelik ”İşin deposuyla değil, piyasanın regülasyonu ile meşgul olacağız” açıklamalarının sektör için bir devrim niteliği taşıdığını kaydeden Tiryakioğlu, “ Bakanımız Faruk Çelik, yıllardır çeşitli nedenlerle ülkemizde istenilen seviyede uygulanamayan Lisanslı Depoculuğu canlandırmak için kararlılığını ortaya koyarak, bu konuda gerekli adımların atılacağının müjdesini verdi. Dünya tarımsal ürün pazarlamasında önemli bir argüman olarak kendini gösteren bu sistem, bugün dünyanın birçok tarım ülkesinde başarıyla uygulanmakta. Bu nedenle ülkemizde yeni yeni gelişmeye başlayan lisanslı depoculuğu özellikle antepfıstığı ve hububatta en kısa süre içerisinde sektöre kazandırmak istiyoruz” dedi.

    Gaziantep Ticaret Borsası’nın tahıl toptan ticareti yapan üyelerine yönelik düzenlediği, ‘ Sektör Bilgilendirme’ toplantısında konuşan Tiryakioğlu, lisanslı depoculuğun önemi ve sağladığı avantajlar hakkında açıklamalarda bulundu.

    Proje çalışmaları GTB tarafından yürütülen Hububat Emtia Merkezinde lisanslı depolarla bölge tarımına çağ atlatmak istediklerini kaydeden Tiryakioğlu, “ Ekonomide küresel ölçekte bir daralma var ve bunun etkileri bizlere de yansıyor. Dolayısıyla yaptığımız işi sürekli, geliştirmemiz ve hep bir adım daha ileri taşımamız gerekiyor. Bu nedenle yeni buğday pazarının projesini oluştururken sektör temsilcilerimizle burasını nasıl bir çekim merkezi haline dönüştürebiliriz diyerek sürekli istişarelerde bulunduk. Gaziantep, makarna, un ve bulgur gibi birçok tarıma dayalı sektörde üretim merkezi durumunda fakat bu ürünlerin hammaddesinin korunması ve tedariki noktasında lisanslı depoculuğun eksikliğini hissetmekteyiz. İşte bu nedenle yeni kurulacak olan emtia merkezimizde lisanslı depolar oluşturarak gerek çiftçimize, gerekse de tüccarlarımıza en iyi hizmeti vermek istiyoruz ” diye konuştu.

    Emtia merkezinde kurulacak olan lisanslı depolarda ürünlerin AB standartlarına göre tahlil edilerek stoklanacağını ve kalitesinin korunacağını dile getiren Tiryakioğlu, açıklamalarında,“Lisanslı depolarda oluşturulacak elektronik ürün senedi sistemi sayesinde üretici veya sanayici ürünü karşılığında alacağı senedi istediği zaman ihtiyaçları doğrultusunda kullanabilecek. Sistem sanayicilerimiz içinde önemli kolaylıklar sağlamakta. Her şeyden önce sanayici işleyeceği ürünü depolamak veya muhafaza etmek zorunda kalmayacak. İstediği ürünü, istediği zaman da, istediği kalitede Türkiye’nin neresinde olurlarsa olsun bir bilgisayar aracılığıyla kolayca temin imkanını elde edecek” şeklinde konuştu.

    Tiryakioğlu, ayrıca elektronik ürün senetleri ve lisanslı depoculuk konularında ilerleyen günlerde üyelerine yönelik bilgilendirme eğitimleri düzenleyeceklerini de sözlerine ekledi.

  • Kayseri Şeker, Serbest Muhasebeci Ve Mali Müşavirler Odasını Lisanslı Depoculuk Hakkında Bilgilendirdi

    Kayseri Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Baki Gümüşoluk, Genel Sekreter Ali Yedikaya, Mali Müşavirler odası Müdürü Ahmet Kızıltoprak ile birlikte Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay’ı ziyaret ettiler.

    Ziyaret esnasında Kayseri Şeker yatırımlarından olan ve Kayseri kamuoyunun gündeminde önemli yer tutan Lisanslı depoculuk çalışmaları hakkında Başkan Akay ile bilgi alış verişinde bulunulduğu belirtildi.

    Kayseri Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Oda Başkanı Baki Gümüşoluk ziyaret esnasında; “Kayseri Şeker’e meslektaşımızın elinin değdiği belli oluyor. Basından izlediğimiz kadar da bunu görüyor ve yaşıyoruz. Kayseri Şeker Kayseri’deki sanayi kuruluşları arasında 1. sırada yer almaya başlamış durumda.

    Kayseri Şeker’in yeni ve büyük yatırımlar yaparak büyüdüğünü gördük. Başkanımızın da lisanslı depoculuk ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında görüşmelerde bulunduk.

    Kayseri Şeker, Kayseri için çok büyük bir kazanç, çok büyük bir sanayi kuruluşu. Bunun Hüseyin bey yönetimiyle daha da büyüyerek daha ileriye gideceği kanaatindeyiz. Biz meslektaşımızın her zaman takipçisi olacağız. Başarılarından dolayı kendisini tebrik ediyoruz. Zor bir dönemde geldi ve düzlüğe çıkardı fabrikayı. Çiftçilere zamanından önce ödeme yapan ve en yüksek taban fiyatı veren kuruluş olmuş. Bu konuda da çiftçilerin en büyük rağbet gösterdiği bir kurum haline gelmiş” dedi.

    Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ise, “Kayseri Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Oda Başkanı ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızın nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyor, kendilerine hoş geldiniz diyorum.

    Tabi bu meslektaş dayanışmasının bir ifadesi. Biz mesleki kariyerimizin, birikimimizin faydasını buradaki işlerde gördük. Mali müşavirlik mesleği bir disiplin bir ciddiyet gerektiriyor. Bizler de mesleki birikimimizi burada sergileme imkanı bulduk. Bunun sonucunda da Kayseri Şekerde büyük bir başarı çıktı. Allah’a şükür. Bundan çiftçimiz, çalışanımız ve hitap ettiğimiz bölgedeki kitle çok memnun. Bunun artması içinde elimizden geldiği kadar gayret gösteriyoruz” diye konuştu.

  • Faruk Çelik, Lisanslı Depoculuk İle İlgili Düzenlemeyi Değerlendirdi

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, lisanslı depoculuk ile ilgili yapılan düzenlemenin çok önemli olduğunu belirterek, “Bu konuda Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ciddi bir rakip olduğu için lisanslı depoculuğun gelişmesi pek mümkün olmadı. Biz şimdi bu alandan çıkmayı düşünüyoruz. İşin deposuyla değil, piyasanın regülasyonu ile meşgul olacağız” dedi.

    Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) tarafından düzenlenen 15. Ulusal Tarım ve Gıda Kongresi’nde konuşan Çelik, dünya nüfusunun hızla artarak 7 milyara ulaştığını, yılda 1,3 milyar ton gıdanın israf edildiğini, 500 milyon insanın obez, 1,5 milyar insanın şişman, 800 milyon insanın ise aç olduğunu söyledi. Bakan Çelik, bir tarafta bitmek tükenmek bilmeyen ihtiraslar, bir tarafta ise ulaşılmaya çalışılan ihtiyaçların kapıştığını dile getirerek, her alanda yaşanan adaletsizliğin gıdaya erişim konusunda da kendisini gösterdiğini, bunun neticesinde de sosyal çalkantıların yaşandığını vurguladı. Dünyadaki hastalıkların yüzde 15’inin yetersiz beslenmeden kaynaklandığının altını çizen Çelik, göçlerin temelinde de kıtlık, açlık ve kuraklığın olduğuna dikkati çekti. Çelik, savaşların da yavaş yavaş gıda temelli olmaya başlayacağını savunarak, bu tablo karşısında gıda ve tarımın öneminin artmasının kaçınılmaz olduğunu, geleneksel tarım anlayışından çıkmak gerektiğini bildirdi. Türkiye’de yaklaşık 24 milyon hektar tarım alanı, 3 milyon çiftçi, 14,6 milyon hektar mera arazisi, 1 milyon hektar su alanı bulunduğunu, bu potansiyelin tarım ve hayvancılık açısından çok önemli olduğunu ifade eden Çelik, “Böyle bir potansiyele sahibiz diye har vurup harman savurma, sorumsuz bir davranış içerisinde olma lüksümüz yok. Bu imkanlarda, bu nimetlerde gelecek nesillerin de hakkı var” diye konuştu. Çelik, Bakanlık olarak gelecek nesilleri de dikkate alarak arazilerin, özellikle de meraların korunması konusunda bütün sivil toplum örgütleri ile işbirliği içerisinde olma zorunluluklarının bulunduğunu vurgulayarak, “Bir karış toprağın dahi betonlaşmaması konusunda büyük bir direnç, büyük bir dayanışmayı birlikte sergilememiz gerekiyor. Bu anlamda kimse bizden popülist bir yaklaşım içerisinde olmamızı beklemesin” dedi.

    “DESTEKLER 14 MİLYAR LİRAYA ÇIKIYOR”

    Türkiye’nin son 13 yılda tarım, hayvancılık ve gıda alanında çok ciddi gelişme kaydettiğinin altını çizen Çelik, bitkisel ve hayvansal üretimin 130 milyon tona ulaştığını, Tarımsal GSYH’nın 2014 yılında 125 milyar liraya ulaştığını, Avrupa’da tarım ekonomisinde birinci, dünyada 7’inci sıraya gelindiğini söyledi. Kırdan kente göçle başlayan sosyal hareketliliğin tarım ve hayvancılığa olumsuz etkisinin engellenmesi gerektiği belirten Çelik, çiftçiliğin kısa vadeli giriş çıkış yapılan bir alan olarak veya vasıf gerektirmeyen bir meslek olarak görülmesinin çok yanlış olduğunu ifade etti. Çiftçiliğin en kıymetli, en önemli meslek olduğunu dile getiren Çelik, çiftçilerin refah düzeyini artırmak için çalıştıklarını, bunun için tarımsal destekler verildiğini, 2015 yılında 10 milyar liralık tarımsal destek sağlandığını kaydetti. Bu sene ise 11,6 milyar lira tarımsal destek verileceğini, bu rakamın gübre ve yemdeki KDV indirimi desteği ile 14 milyar liraya ulaştığını dile getiren Çelik, tarımsal desteklerin geri dönüşümünün daha rasyonel olması için düzenlemeler yapacaklarını bildirdi. Çiftçilerin yüzde 5’inin, desteklerin yüzde 46’sını aldığını ifade eden Çelik, bu oranın doğru bir oran olmadığını, bunların geniş çiftçi tabanının lehine olacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini bildirdi. Çelik, lisanslı depoculuk düzenlemesinin önemli bir düzenleme olduğunun altını çizerek, “Yıllar önce lisanslı depoculuk ile ilgili yaptığımız düzenleme çok önemli ama bu konuda da TMO ciddi bir rakip olduğu için lisanslı depoculuğun gelişmesi pek mümkün olmadı. Biz şimdi bu alandan çıkmayı düşünüyoruz. İşin deposuyla değil, piyasanın regülasyonu ile meşgul olacağız. Alacağımız ürünü alacağız, bunun depolama işlemlerini lisanslı depoculuğun yapması gerekiyor. Çiftçi istediği zaman istediği kadar ürününü lisanslı depodan piyasa şartları ne zaman uygunsa o zaman satma imkanını elde edecek. Bu dönem içerisinde yoğun bir şekilde borsalarla, sivil kuruluşlarla çalışmalarımızı sürdürüyoruz, lisanslı depoculuğa hızlı bir geçişi sağlayacağız” dedi.

    “SPEKÜLATÖRLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

    Bakan Çelik, hayvancılıkta ölçek büyütme ile ilgili çalışmaların devam ettiğine işaret etti. Et ithal edilmemesini isteyen Çelik, “Biz, ’et ithal etmeyelim’ dediğimiz an başka bir dalga ortaya çıkıyor. ’Biz şimdi mevcut et fiyatlarını yükseltelim’ diyorlar. Spekülatörlere kesinlikle fırsat vermeyeceğiz. Şu anda 30 bin ton eti sabahleyin kapıya getirme imkanımız var. Getiririz sat bakalım ne satacaksın. Ondan sonra da üreticiyi mağdur etme gibi bir tablo oluşuyor. Biz üreticiyi mağdur etmek istemiyoruz. Piyasa koşulları ne ise üretici için maliyet ne ise o maliyetin altında değil, üreticinin de kazandığı bir piyasanın oluşması için gayret gösterirken, spekülatörlerin ortada bir neden yokken et fiyatlarını yükseltmeye kalkmaları kabul edilebilir bir şey değildir. Orta vadede yaptığımız çalışmalar var. Yani kendi kırmızı et imkanlarını daha da geliştiren, 1 milyon tonun çok çok üzerine çıkaracak imkanlar üzerinde çalışırken diğer taraftan da bu spekülatörlere karşı her an elimizin güçlü olduğunu ve her an müdahale imkanımız olduğunu bilmelerini istiyorum. Piyasayı bu anlamda meşgul etmesinler. Bu temel gıda üzerinde oynamasınlar diye ikaz ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    Çelik, 2015 yılında 735 bin denetim gerçekleştirildiğini ifade ederek, 65 milyon lira idari para cezası uygulandığını, 92 firma hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, son 4 yıl içerisinde sağlığa zararlı gıda üreten, taklit ve tağşiş yapan 418 firmanın 818 ürününün kamuoyuna ifşa edildiğini bildirdi. Basında gıda tüketimine yönelik hatalı ve yönlendirici açıklamalar yapan bazı kişiler olduğunu belirten Çelik,”Hiçbir bilimsel veriye dayanmadan vatandaşları tedirgin eden söylemlerde bulunan ’reyting gıdacılar’ var. Sabahleyin tam kahvaltı saatinde başlıyorlar, ’Onu yiyin, bunu yemeyin, süt içmeyin’ diyorlar. Yazıktır, ayıptır, isminizin başındaki titre ayıptır. Sorumlu bütün bilim adamlarına sesleniyorum, ’Narenciye, meyve sebze yemeyin’ diye bir şey olur mu? ’Et ekmek yemeyin, zehirlidir’ diyorlar. ’Sen daha mı çok yasak getireceksin, ben daha mı çok yasak getireceğim’ diye bir yarış haline girmişler. Bir bilim adamı çıkıp der ki, ’Şu üründen şu kadar tüketmeniz yararlı olur, şöyle bir rahatsızlığınız varsa bu ürünleri değil, bu ürünleri tüketseniz iyi olur’ der. Et de süt de ekmek de meyve, sebze de faydalıdır. Bu sorumsuzluklara karşı sorumlu bilim adamlarını da göreve davet ediyorum. Çıkınız siz de doğruları konuşunuz. Bazıları kimin adına, ne adına konuşuyor? Yasakçılardan bahsediyorum hangi menfaat üzerine bunları konuşuyorlar? Caddede, sokakta sütü kapınıza getiren adam kaç saat sonra sütü kapınıza getirdi, hangi mikroorganizmalar içinde oluştu? O çok ileri teknolojiden oluşan süt sanayiyi reddediyorsunuz, sonra kapınızda ne olduğu belli olmayan süt ile ’evde yoğurt yapın’ diyorsunuz. Bu ne kadar sakat bir yaklaşım” dedi.