Etiket: Denizle

  • Milli gemi Sancaktar denizle buluşuyor

    Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından yürütülmekte olan ’Amfibi Gemi (LST) Projesi’ kapsamında, Anadolu Deniz İnşaat Kızakları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ADİK Tersanesi) tarafından inşa edilen gemilerden ikincisi olan Sancaktar, yarın denize indiriliyor.

    SSM’den yapılan açıklamaya göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için ADİK Tersanesi tarafından inşa edilen Bayraktar’ın denize indirilişinden 9 ay sonra projenin ikinci gemisi olan Sancaktar ADİK Tersanesi’nde düzenlenecek törenle yarın denize indiriliyor. SSM tarafından yapılan açıklamada, “Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından yürütülmekte olan Amfibi Gemi (LST) Tedarik Sözleşmesi kapsamında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacına binaen, ana görev fonksiyonu Amfibi Harekat ve Ateş Desteği olan 2 adet Amfibi Gemi (LST – Landing Ship Tank) tedarik edilmektedir. Bu kapsamda Anadolu Deniz İnşaat Kızakları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ADİK Tersanesi) tarafından inşa edilen gemilerden ikincisi olan Sancaktar’ın 16 Temmuz 2016 tarihinde ADİK Tersanesi’nde düzenlenecek törenle denize indirilmesi planlanmaktadır” denildi.

    Amfibi gemilerin ana görevinin; amfibi harekat, araç ve teçhizatları ile birlik nakli ve ateş desteği olduğu belirtilen açıklama, “Gemiler gelişmiş ve ileri muhabere, elektronik ve komuta kontrol imkanları ile harekat ve lojistik görevlerine katkı sağlamanın yanında, gerektiğinde doğal afet yardım görevlerini yerine getirecek imkân ve kabiliyetlere de sahiptir. Amfibi gemiler, araç ve personel taşıma kapasitesi, gündüz ve gece helikopter harekatı yapma kabiliyeti, ateş desteği ve acil sağlık hizmetleri imkânı ile deniz gücümüzün dünya denizlerinde temsiline de katkı sağlayacaktır. Savaş sistemi tasarım ve entegrasyonu milli olarak gerçekleştirilmektedir. Birinci gemi “Bayraktar”ın Şubat 2017, İkinci Gemi “Sancaktar”ın Ekim 2017 de Dz. K.K.’lığımızda göreve başlaması planlanmıştır. Tedarik edilen amfibi gemiler; Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Akdeniz harekat alanları ile çevre ve uzak denizlerin uluslararası sularında emniyetle seyir yapabilecektir. Araç ve personel taşıma kapasitesi, komuta kontrol hizmetleri, gündüz ve gece helikopter harekatı yapma kabiliyeti, ateş desteği ve acil sağlık hizmetleri imkanı ile deniz gücümüzün dünya denizlerinde temsiline de katkı sağlayacaktır. Ayrıca, bu gemiler amfibi harekat ile idari ve lojistik görev fonksiyonlarına katkı sağlayacak, gerektiğinde Doğal Afet Yardım (DAFYAR) görevleri çerçevesinde de kullanılabilecektir” ifadelerine yer verildi.

    Sancaktar’ın teknik özellikleri ise şu şekilde:

    “Gemi tek tekneli, deplasman tipi ve tamamen çelik konstrüksiyon olarak inşa edilmiştir. Geminin üst binası balistik korumalıdır. Gemi, Nükleer, Biyolojik ve Kimyasal saldırılar için tam personel korumasına sahiptir.

    Türkiye’ de özel sektör tersaneleri tarafından inşa edilmekte olan en büyük ve ileri teknolojiye sahip Harp Gemisi olan bu Amfibi Gemiler, yerli ve özgün tasarım ile tamamen çelik olarak inşa edilmekte olup, gemilerin tüm üst binası ve köprü üstü camları balistik korumalıdır. Türk Loydu Askeri Gemi Kurallarına uygun olarak SSM ve Türk Loydu denetiminde inşa edilmekte olan Gemiler Türk Loydu tarafından sertifikalandırılacaktır.

    Gemide, bir adet 15 tonluk genel maksat helikopterinin iniş kalkışına olanak sağlayacak, helikopter platformu bulunmaktadır. Yükleme/boşaltma işlemlerini sağlayabilmek amacıyla geminin başında, kıçında ve yan tarafında birer adet kapak bulunmaktadır. Gemide, ayrıca, her biri 8 ton yük veya 40 kişi taşıyabilen, 20 knot sürat yapabilen 4 adet LCVP çıkarma aracı ve 3 adet kendinden tahrikli ponton yer almaktadır.

    Gemilerin boyu yaklaşık 139 metre olup, 18 knot maksimum sürat yapması beklenmektedir. Gemide, beklenen sürat değerlerini ve manevra kabiliyetini sağlayabilmek üzere her biri 4 adet dizel makine, 2 adet ridakşınger, 2 adet şaft sistemi, 2 adet değişken açılı pervaneden oluşan ana tahrik sistemi kullanılmaktadır. Gemide ayrıca, iki adet tünel tip baş itici bulunmaktadır.

    Gemide elektrik üretimi, 4 adet ana jeneratörle sağlanmaktadır. Gemide ayrıca, bir adet acil durum jeneratörü bulunmaktadır. Bunların dışında gemide yerli üretim olan Komuta Kontrol Sistemi ve Stabilize Makineli Tüfek Platformu (STAMP) ile beraber pek çok elektronik sistem ve silah sistemi bulunmaktadır.”

  • Erzurumlu Kimsesiz Çocuklar Antalya’da Denizle Tanıştı

    Demre Kaymakamı Murat Uz, her yıl 23 Nisan öncesi yurt dışından öğrenciler davet etmek yerine, Erzurum’da yaşayan yetim ve öksüz çocukları Antalya’ya getirerek 4 gün boyunca Demre’de ağırlamayı tercih etti.

    Erzurum’un Hınıs ilçesinde eğitim gören yetim ve öksüz 34 çocuğu öğretmenleriyle birlikte Demre’ye davet eden Demre Kaymakamı Murat Uz, 23 Nisan öncesi örnek sayılacak bir projeye imza attı. Geçen yıllarda 23 Nisan için yurt dışından gelen öğrenciler yerine, en son görev yaptığı Erzurum’un Hınıs ilçesindeki yetim öksüz çocukları tercih eden Kaymakam Murat Uz, 34 çocuğu 4 gün boyunca Demre’de ağırlayacak. Öğretmenleri Yakup Abak, Cansu Dost, Elçin Şenses ve Ömer Yolavuz ile birlikte Demre’ye gelen öğrencilerin oldukça heyecanlı olduğu gözlendi. Demre Hükümet Konağında çocukları çiçeklerle karşılayan Kaymakam Murat Uz, ilk günün yorgunluğunu atmaları için öğrencileri Demre’nin yeni sahilinde gezdirdi.

    “İLK DEFA DENİZ GÖRDÜM”

    Sahile gelir gelmez denize koşan çocuklar, denizi görmenin mutluluğunu yaşadı. İlk defa denizi gören öğrencilerden Samet Koç, “İlk defa bir deniz gördüm. Çok güzel. Benim için unutulmaz bir hatıra olacak. Kaymakam abime çok teşekkür ediyorum” derken, denizi görmeyen diğer bir öğrenci Rozerin Şenol da, “Antalya, Demre çok güzel bir yer. Bize bu mutluluğu yaşatan devletimize sonsuz teşekkür” diye konuştu.

    TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ GEZECEKLER

    Erzurum halkının sıcakkanlı olduğunu belirten Murat Uz, “Erzurum’un bende yeri bir başka. İnsanlarını çok seviyorum. Onlara teşekkür maiyetinde böyle bir organizasyon yapmak istedik. 34 evladımızın tümünü tanıyorum. Hepsi şen şakrak, sevecen ve güzel çocuklar. Burada 4 gün boyunca otelde ağırlayacağız. Demre’nin tüm tarihi ve turistik bölgelerini gezecekler. Kaş’a da gidecekler. Pazar günü de Expo 2016’yı göstermek istiyorum” diye konuştu.

  • 18 Yılda Yaklaşık 50 Bin Yavru Kalkan Denizle Buluştu

    Kalkan balığıyla ilgili 18 yıl önce başlatılan proje kapsamında bu güne kadar yaklaşık 50 bin yavru kalkanın denize bırakıldığı belirtildi.

    Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İlhan Aydın, önümüzdeki yıllarda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın başlattığı program kapsamında yıllık olarak 10 bin üzerinde yavru kalkanın doğaya bırakılacağını söyledi. Aydın, “Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın destekleriyle 1998 yılından itibaren Japonya Uluslararası İşbirliği (JICA) ile birlikte bir program başlatıldı. 1998-2007 yılları arasında bu proje farklı fasıllarda yürüdü ve biz kalkan balığı üretmeye başladık. Ürettiğimiz kalkan balıklarının bir kısmını özelliklerini öğrenmek amacıyla belli dönemlerde markalayarak doğaya bıraktık. Bir süre sonra da özellikle işletmelerin tecrübe kazanması amacıyla yaklaşık 125 bin adet balığı işletmelere verdik. 50 bini aşkın balığı da o günden bugüne doğaya bıraktık. Önümüzdeki yıllarda bakanlığın başlattığı bir programla artık yıllık olarak 10 bin üzerindeki kalkan balığını doğayla buluşturacağız. Kalkan balığı üretimi zordur, kültürü zor bir balıktır. Özellikle yavru alım sistemi biraz zahmetli ve bilimsel teknik gerektiriyor. Biz bu konuda oldukça birikimliyiz. Çok kıymetli bir balık, 4-5 yılda artık yumurta verip yavru üretebilecek duruma geliyor. Bu balığın doğaya bırakıldıktan sonra korunması gerekiyor” diye konuştu.

    KARADENİZ KALKANI ATLANTİK KALKANI’NA BENZİYOR AMA

    Balığın doğayla adaptasyonun oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Aydın, “Bu balığın doğaya adaptasyon kabiliyeti oldukça yüksek olduğunu ve çok fazla göç yapmadığını söyleyebiliriz. Bıraktığınız yerden maksimum 70-80 kilometrelik bir mesafeyi 3-4 yılda alıyor. Lokal destekli balıklandırma programı bunda etkili olabilir. Balıklandırma vesilesiyle bölgemizdeki kalkan balıklarının stoklarını arttırmak hem de balıkçıların bu noktada ekonomik ürün olarak bu üründen faydalanmalarını istiyoruz. Karadeniz Kalkanı, Atlantik Kalkanı’na benziyor. Bilim adamları aynı tür olduklarını da ifade ediyorlar. Fakat biz yaptığımız çalışmalarda bolca farklı konularda tespitlerimiz var. Bunlardan bir tanesi balığın üzerinde bulunan kemiksi yapılar, dokusu ve lezzeti farklı. Karadeniz Kalkanı, Karadeniz havzasında oldukça fazla. Avcılığı ve ekonomik değeri ülkemizde oldukça yüksektir. Diğer ülkelerde bu kadar yüksek bir ekonomiye sahip değil” ifadelerini kullandı.