Etiket: Denizinde

  • Ege Denizi’nde Tekne Faciası: 4 Ölü

    Muğla’nın Bodrum ilçesinden Yunanistan’ın Kos Adası’na deniz yolu ile gitmek isteyen sığınmacılara ait bir tekne Karaada açıklarında aşırı yük nedeniyle su aldı. Teknedeki sığınmacı sayısı hakkında bilgi alınamazken, ilk belirlemelere göre 54 kişinin kurtarıldığı, 4 kişinin cesedine ulaşıldığı öğrenildi.

    Edinilen bilgiye göre, sabah erken saatlerde tekneye binen sığınmacılar Karaada açıklarına geldiklerinde aşırı yük nedeniyle bindikleri tekne su aldı. Bölgede bulunan balıkçı teknelerinin olayı fark etmesi üzerine Sahil Güvenlik ekiplerine bilgi verildi. Olay yerine gelen Sahil Güvenlik ekipleri tarafından ilk etapta deniz yüzeyinde bulunan sığınmacılar Sahil Güvenlik botuna alındıktan sonra bölgeye havadan arama kurtarma için helikopter çağrıldı. Sahil Güvenlik botları 54 sığınmacıyı kurtarırken, 4 kişinin cesedine ulaşıldı. Ölen sığınmacılardan ikisinin çocuk olduğu öğrenildi. Kurtarılan ve boğulan sığınmacılar Sahil Güvenlik botları ile Bodrum Limanı’na ve Milta Marina’ya getirildi. Sığınmacılara su ve yiyecek dağıtıldı.

    Karaada açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerinin denizden ve havadan arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü açıklandı.

  • Ege Denizinde Göçmen Faciası

    Ülkelerindeki savaşlar sebebiyle açlık ve sefaletten kurtulup, daha iyi bir hayat hayaliyle yasa dışı yollardan Yunanistan’ın Midilli adasına gitmek isteyen göçmenleri taşıyan bottan düşen ve üzerinde can yeleği olmadığı öğrenilen 10 yaşındaki Nergis boğularak hayatını kaybetti.

    Muhabirimizin aldığı bilgiye göre, kadın ve çocukların da bulunduğu 100’ü aşkın Afganistanlı, Balıkesir’in Ayvalık ile İzmir’in Dikili ilçeleri sınırındaki Salihleraltı mevkisinden 3 şişme bota binerek denize açıldı. Ege Denizi’nde, yasa dışı yollardan Yunanistan’ın Midilli Adası’na doğru ilerleyen yabancı uyrukluların bulunduğu 3 şişme bottan birinde bulunan 10 yaşındaki Afganistan uyruklu olduğu öğrenilen Nergis denize düştü. Hızla ilerleyen şişme botta bulunan anne ve babayla kuzenleri Nergis’i kurtarabilmek için denize atladı. Ancak kendilerini taşıyan bot beklemeyip, yoluna devam etti. Bunun üzerine denizde tam anlamıyla can pazarı yaşandı.

    Annesi ve babasının yanı yanı sıra iki kuzeninin denizde saatlerce çabalamasına rağmen, 10 yaşındaki Afgan kız çocuğu boğularak hayatını kaybetti. Minik kızlarının cansız bedeni ile Altınova’nın Sahil mevkiinde kıyıya yüzerek çıkan Afganistan uyruklu aile, bir sitede ikamet eden vatandaşın evinin kapısını çalarak yardım istedi.

    Ev sahibinin durumdan jandarmayı haberdar etmesi üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri ve çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. 10 yaşındaki Nergis adındaki kız çocuğunun cesedi Dikili Devlet Hastanesi morguna gönderildi.

    Sahil güvenlik ekipleri, havadan ve karadan bölgeyi tarayarak denizde halen daha denize düşmüş olabilecek göçmenler için arama kurtarma çalışması başlattı.

  • Marmara Denizi’nde Trol Yeniden Hortladı

    Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği (GÜMÇED), ilgili kuruluşların trol avına göz yumduğunu ileri sürdü.

    Trolle avlanmanın denizlerde balık soykırımı anlamına geldiğini ifade eden GÜMÇED Genel Başkanı Adnan Önürmen, yeni açılan trol sahalarına tepki gösterdi. Trolle avlanmanın Marmara Denizi’nde özellikle Bandırma, Kapıdağı, Çakıl, Şahinburgaz, Karşıyaka, Erdek, Marmara, Avşa, Tekirdağ, Karacabey Boğazı ve Gemlik Körfezi’nde sualtı canlılarının yaşama alanlarını tahrip etiğine dikkat çeken Önürmen, “Trol, balık üreme alanlarının yok olmasına ve çok ciddi ekonomik kayba yol açmaktadır. Yapılan tüm ikaz ve alınan tedbirler göstermelik olduğu gibi, korsan balıkçılar yasadışı trol avını rahatlıkla sürdürmektedir. Trolla avlanan balık ve karidesler rahatlıkla getirildiği limanlarda hiçbir denetim olmaksızın pazarlara rahatlıkla getirilebilmektedir” diye konuştu.

    İlgili kuruluşların yasak trol avını görmezden geldiğini iddia eden Önürmen, “Tezgahlar, hatta büyük marketlerin reyonlarında bile trol balıkları göz göre göre satılıyor. Hiçbir kurum ve kuruluşun müdahalede bulunmamasını hayretli izliyoruz. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de trol sebebiyle balık türleri ve kapasitesi her geçen gün azalmaktadır. Tezgahlarda standartların altında tutulmuş hamsi, istavrit, mezgit, karides başta olmak üzere birçok türde balıklara rastlanmaktadır” dedi.

    Önürmen, “Trol, geleceğimizi yok ediyor. Her geçen gün balığa hasret kalmaktayız. Gerekli tedbir alınmadığı takdirde kısa bir süre sonra balık resimlerine bakarak hasret gidereceğiz. Çevremizdeki ülkeler deniz canlılarının devamlılığı açısından çok ciddi tedbir almış durumda. Bu ülkelerde hiçbir balıkçı, standart altında balık tutamaz, aşırı avlanamaz ve satamaz. Karadaki varlık ne kadar önemliyse, deniz varlıklarımız da o ölçüde önemlidir” şeklinde konuştu.

    Önürmen, deniz canlılarının korunmasında vatandaşların da sorumluluğu bulunduğunu, gördükleri yasa dışı uygulamaları ilgili kurumlara mutlaka bildirmelerinin bir vatandaşlık görevi olduğunu sözlerine ekledi.

  • Japon Deprem Uzmanı: “Marmara Denizi’nde Bulunan Adalarda Uzun Zamandır Deprem Olmadı”

    Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri Yoshinori Moriwaki, İstanbul’da 30 sene içinde 7,4 büyüklüğünde bir deprem olabileceğini belirterek, “Özellikle Marmara Denizi’nde bulunan adalarda uzun zamandır deprem olmadı. Burada deprem olabilir diye söylüyorum. Kısa bir süre önce yapılan araştırmalar da bunu gösteriyor” dedi.

    Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Afetine Hazır mıyız” konferansına konuşmacı olarak katılan Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri Yoshinori Moriwaki, dünyadaki en şiddetli depremin 9,7 olarak ölçüldüğünü söyledi. İzmit’te meydana gelen depremin İstanbul Avcılar’da büyük hasara neden olduğunu hatırlatan Moriwaki, “Uzak olan bir yerin depremden az etkilenmesi gerekir. Bölge, deprem merkezine uzak olmasına rağmen burada yıkım oldu. İstanbul’da yapılan inşaatlardan çıkan topraklar bir yere dökülüyor, dolgu yapılıyor, sonra da dolgu üzerine evler yapılıyor. Zeminin durumuna göre inşaat yapmak lazım. Türkiye’de şimdiye kadar en büyük deprem 7,9 şiddetinde meydana geldi. Genel olarak 7,4 Japonya ile karşılaştırdığımızda çok fazla değil. Depremde bakıyorsunuz bir bina yıkılmış, yanındaki ise ayakta. Bunlar aynı zeminde olmasına rağmen inşaat sırasında yetersiz malzeme kullanılması böyle bir sonucu meydana getiriyor” dedi.

    “81 İLİN 55’İ DEPREM KONUSUNDA TEHLİKELİ SINIFINDA”

    Moriwaki, 1999 Marmara depreminden sonra Türkiye’de yapı denetimi konusunda önemli uygulamaların başladığını, kontrol şirketlerinin kurulduğunu dile getirerek, “2001’de 19 il pilot bölge seçildi. Türkiye’de 81 ilin 55’i deprem konusunda tehlikeli sınıfında yer alıyor. Japonya da aynı. Biz iki millet olarak aynı acıyı yaşıyoruz. Yaşanan acıları unutmamak lazım. 18 milyon yapı varsa yüzde 67’si kaçak. Kontrolsüz olduğu için inşaatlar standartlara uygun olmuyor. Van depreminde benim için çok acı bir şey oldu. Orada bir arkadaşımı kaybettim. O binada daha önce iyileştirme yapılmış ama bu sadece bir makyaj. Orası Bayram Otel” diye konuştu.

    “İSTANBUL’DA 30 SENE İÇİNDE DEPREM OLABİLİR”

    Moriwaki, Türkiye’nin 6 plakadan, Japonya’nın ise 4 plakadan oluştuğunu belirterek şunları söyledi:

    “Japonya’da daha çok deprem oluyor ve sayısal olarak fazla. Japonya’nın arazisi Türkiye’nin yarısı kadar ama nüfusu daha fazla. Japonya’da en şiddetli deprem 9,7 şiddetinde olurken, Türkiye’de ise 7,9 şiddetinde. Türkiye’de depremin sayısı az ama ölümler fazla. Japonya’da ise depremler fazla ama ölümler az. Türkiye’de deprem haritasına bakıldığında İstanbul’da 30 sene içinde deprem olabilir. Buradaki deprem 7,4 büyüklüğünde olacağı tahmin ediliyor. Araştırmalar bunu gösteriyor. Özellikle Marmara Denizi’nde bulunan adalarda uzun zamandır deprem olmadı. Burada deprem olabilir diye söylüyorum. Kısa bir süre önce yapılan araştırmalar da bunu gösteriyor. Depremi durdurmak mümkün değil. Japon ve Türk insanı bunu kabul etmeli.”

    Konferans sonrası Karabük Vali Yardımcısı Abdullah Acar tarafından Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri Yoshinori Moriwaki’ye çeşitli hediyeler ve plaket takdim edildi.

  • Ege Denizinde Can Pazarı…yine Bebekler Öldü

    Çanakkale’den Yunanistan’a giden mültecileri taşıyan üç ayrı bot Midilli’ye üç mil kala fırtına sebebiyle battı. Üçü bebek 4 kişi hayatını kaybederken, 100’ü aşkın mülteci bölgeden geçen bir kuru yük gemisi ve sahil güvenlik ekiplerince kurtarıldı.

    Çanakkale Sivrice Burnu ile Midilli arasındaki bölgede Afganistan ve Suriyelileri taşıyan üç mülteci botu akşam saatlerinde fırtınaya yakalandı. İlk iki bottaki 80 civarındaki mülteci kuru yük gemisinin mürettebatı ve sahil güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı. Üçüncü bot ise batmak üzereydi. Bebeklerle dolu olan botun imdadına yine Türk mürettebat ve ekipler denizden, havadan helikopterle müdahale ettiler. Ancak rüzgar ve fırtına çıkınca denize düşenler oldu. Üçü bebek dört mülteci boğularak hayatını kaybetti. 5 bebek ise sahil güvenlik helikopteri tarafından kurtarılarak Edremit Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    100 civarındaki mülteci ise sahil güvenlik botlarına ve ’Bakan’ adlı gemiye alınarak Çanakkale Kepez Limanı’na götürüldü. Mültecilerin hayatını kurtaran mürettebattan Hasan Nail, “Midilli’ye çok yakındık

    Üç bot vardı. Bunlara müdahale ettik. İlk ikisinden 80 kişi aldık. Üçüncü bot batmak üzereydi. Bebekler doluydu. Üçüncüdekileri kurtarırken rüzgar çoktu. Panik yaşandı. Denize düşenler oldu. Sahil güvenlik helikopteri üzerimizdeydi. Can pazarı yaşandı. İki çocuk boğuldu. Biz kurtarabildiklerimizi aldık. Çanakkale limanına getirdik” dedi.

    Batan mülteci botlarının Midilli adasına 2 mil kala fırtınaya yakalandığı öğrenilirken, helikopterle kurtarlan bebek mülteciler Edremit Devlet Hastanesi’ne getirildi. Mülteci bebeklerin cansız bedeni

    morga konulurken, 5 bebek mülteci burada tedavi altına alındı. Kimsesiz olan çocuklara gönüllü olarak hastane personeli sahip çıktı.