Etiket: Demokratik

  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak: “Türkiye demokratik, şeffaf, yoğun katılımlı bir seçim ifa ediyor”

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, “Türkiye demokratik, şeffaf, yoğun katılımlı bir seçim ifa ediyor. Bu da bu kadar açık, şeffaf ve yüksek katılımlı bir referandumu gerçekleştiren dünyanın sayılı ülkelerinden biri olarak bize ayrı bir yük yüklüyor” dedi.

    Bakan Albayrak, referandum sürecinde enerji kaynaklı aksaklıkların oluşmaması için kurulan Koordinasyon Merkezine bağlanarak, konuştu. Bugün asli vatandaşlık görevlerinden birini yerine getirdiklerini ve Bakanlık personeli, TEDAŞ, TEİAŞ, dağıtım şirketleri temsilcilerinin önemli bir görev yaptığını belirten Bakan Albayrak, “Ülkemiz için son derece kritik bir referandum geçirmekteyiz. İnşallah referandum boyunca sorunsuz, problemsiz başarılı bir mesai ortaya koyarız. Bugün gördüğümüz kadarıyla bu sistemde 21 tane elektrik dağıtım şirketi başta olmak üzere 10 tane yüklenici, 22 TEİAŞ Bölge Müdürlüğü anında canlı bağlantı noktasında. Sizin başkanlığınızda Ankara’da Koordinasyon Merkezinde bütün veriler bir noktada toplanarak Türkiye’ye müdahale ediliyor, takip ediliyor. İşimizde ne kadar başarılı olursak Türkiye’nin tarihinde çok önemli bir yer alan bu seçimlerin de başarılı bir şekilde gerçekleşmesine sebep oluruz. Çünkü Türkiye demokratik, şeffaf, yoğun katılımlı bir seçim ifa ediyor. Bu da bu kadar açık, şeffaf ve yüksek katılımlı bir referandumu gerçekleştiren dünyanın sayılı ülkelerinden biri olarak bize ayrı bir yük yüklüyor. Bu referandum ülkemize, demokrasimize, ülkemizin daha da gelişmesi, güçlenmesi noktasında güzelliklere vesile olur diyorum” dedi.

    Bakan Albayrak, daha sonra önemli dağıtım merkezleri ile bağlantı kurarak yetkililerden bilgi aldı.

    Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdullah Tancan da 53 nokta ile irtibat halinde olduklarını söyleyerek, iletim şebekelerinde arıza olmadığını belirtti. Tancan, TEDAŞ Genel Müdürlüğünde de bir merkez oluşturulduğunu kaydederek, sürekli anlık olarak dağıtım şirketleri ile irtibat halinde olduklarını ve arazide 22 bin personelin olduğunu, oluşan lokal arızalara müdahale edildiğini ifade etti. Tancan, Hakkari’de sel felaketi nedeniyle direklerin devrildiğini belirterek, bunların da dün akşam itibariyle yenilendiğini, Hatay İskenderun’da iki direğin patlatılmak istendiğini fakat bu girişimin başarılı olamadığını sözlerine ekledi.

  • Ösgür Suriye Ordusu, YPG’nin yönetimi altındaki Demokratik Suriye Güçlerinden 7 militanı öldürdü

    Özgür Suriye Ordusu, El Bab’ın doğu kısmında, YPG’nin yönetimindeki Demokratik Suriye Güçleri ile girdiği çatışmada, El Muhit ve El Guta köylerinde DSG’nin 7 militanını öldürdüğünü ve Suriye rejiminden iki askeri Feyha köyünde esir aldığını açıkladı.

    Özgür Suriye Ordusu’nun El Bab’ın kalan kısmını DEAŞ’ten almak için ilerlemeye devam ederken, Suriye rejim güçlerinin araya girmesi sebebiyle ÖSO Suriye rejim güçleri ile çatışmaya girdi.

    Türkiye tarafından desteklenen Özgür Suriye Ordusu, Suriye Demokratik Güçleri ile girdiği çatışmadan sonra El Bab’ın doğu kısmında, Tel Turin, ve Gara köylerini de ele geçirdiğini duyurdu.

  • Demokratik Sağlık-Sen Genel Başkanı Demircan’dan YÖK’e tepki

    Demokratik Sağlık-Sen Genel Başkanı Togan Demircan, iş sağlığı bölümünün üst öğretim sayılmayacağına ilişkin Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarafından yapılan açıklamaya tepki göstererek, “Yakın zamanda iş sağlığı güvenliği bölümleri üst öğrenim sayılmaktan çıkartıldı. Bundan kaynaklı geçmiş zamanda bu bölümün üst öğrenim sayılması için açılan davalar kazanılmıştı. YÖK’ün öncelikle şuna karar vermesi lazım; iş sağlığı güvenliği bölümü üst öğrenim mi değil mi?” dedi.

    Demokratik Sağlık-Sen Genel Başkanı Togan Demircan, sağlık çalışanlarının YÖK’ün yakın zamanda yayınladığı iş sağlığı güvenliği bölümünün üst öğrenim sayılmayacağına ilişkin genelgeden dolayı sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi. Demircan, “Sağlık çalışanlarının 6-7 yıl önce iş sağlığı güvenliği bölümüyle ilgili YÖK’ün ‘üst öğrenim sayılacaktır’ şeklinde yazısı var. Dolayısıyla bu bölümü bitiren arkadaşlarımızın intibakları, intibaka bağlı olarak ekonomik hakları otomatik olarak maaşlarına yansıdı. Yakın zamanda iş sağlığı güvenliği bölümleri üst öğrenim sayılmaktan çıkartıldı. Şimdilerde ise maaş mutemetlikleri, idareler ‘İş sağlığı bölümü üst öğrenim değil biz size yaptığımız ödemeleri geri almak zorundayız’ diye arkadaşlarımızdan talepte bulunmuşlar. YÖK’ün öncelikle şuna karar vermesi lazım; iş sağlığı güvenliği bölümü üst öğrenim mi değil mi?” dedi.

    YÖK’ün bu tarz uygulamayı geçmişte laboratuvar, veterinerlik bölümleri için de yaptığını ifade eden Demircan, “Bunu geçmişte laboratuvar ve veterinerlik bölümü için de uyguladılar. Davalarını açtık kazandık. Üst öğrenim sayılmayacak diye genelge yayınlandı. Bu tarz uygulamalar hem idarelerin yükünü hem de idari mahkemelerin yükünü artırıyor. Eğer ki dava kazanılırsa ortaya çıkan maddi kayıp yine kamu tarafından ödenecek. Bu kararsızlık kamu zararına da yol açıyor. Üstüne üstlük sağlık çalışanlarının demoralize olmasına sebep oluyor. YÖK’ten daha fazla hassasiyet göstermesini bekliyoruz” dedi.

    “Dava açılacak ve kazanılacaktır”

    İş sağlığı güvenliği bölümünün sağlık çalışanları tarafından tercih edilen bölümlerden bir tanesi olduğunu dile getiren Demircan, şöyle devam etti:

    “Sendika olarak bu mağduriyetin giderilmesi için tekrar dava açacağız. Geçmişte verilmiş olan karar neyse o doğrultuda hareket etmek gerekiyor. Bakanlık bu birimi oluşturmuşken, varlığını kabul etmişken YÖK’ün bu bölüm üst öğrenim sayılmıyor demesi tam bir fiyaskodur. YÖK’ün Sağlık Bakanlığımızın sistemini tam olarak bildiğini zannetmiyorum. Arkadaşlarımızın bu bölümü okumaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyorum. Dava açılacak ve kazanılacaktır. Bu haksızlığa karşı çıkacağız.”

  • Kılıçdaroğlu: “Parlamenter demokratik sistemden asla vazgeçmeyeceğiz”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu ülkede tek bir CHP’li olsa dahi parlamenter demokratik sistemden asla vazgeçmeyeceğiz. Rejimimizi asla değiştirmeyeceğiz” dedi.

    Ataşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 14 projesinin açılışına katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, açılış öncesi yaptığı konuşmada, “Bir karamsarlık var. Siyasetin ne olduğu belli değil. Ülke nasıl yönetiliyor ve ülkeyi kim yönetiyor o da belli değil. Siyasette ortaya çıkan kriz ekonomiyi vurdu. Buradan nasıl çıkacağız. Bunu oy kullanmaya giden, çocuğunun geleceğini düşünen, bulunduğu ilin, ilçenin geleceğini düşünen her vatandaşımın düşünmesi ve kendisine sorular sorması lazım. Neden bu ülke bu halde? 2002’de terör yoktu. Şimdi her gün şehitlerimiz geliyor. 2002’de bütün komşularımızla aramız iyiydi, şimdi bütün koşmalarımızla kavgalıyız. Bıraktık Suriye’yi bıraktık Irak’ı, bıraktık Mısır’ı Libya’yı Avrupa Birliği ile kavga ediyoruz. Neden? Oysa Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yüzümüz uygarlığa dönük. Medeniyete dönük yüzümüz. Birlikte yaşayalım, beraber yaşayalım. Barış içinde yaşayalım. Çocuklarımız hayatlarını kaybetmesinler. Hepimizin birlikte oturup düşünmesi lazım. Bu ülkeyi aydınlığa, bu ülkeyi refaha, bu ülkeyi huzura hangi parti çıkarır. Şu soruyu kahvede oturduğunuzda, yolda gezdiğinizde, ev ziyaretleri yaptığınızda kendinize sorun. Türkiye’nin dış politikasında İran’la, Suriye’yle, Irak’la, Mısır’la, Libya’yla, Avrupa Birliği’yle İsrail’le, Filistin’le ilişkilerini hangi parti düzeltir. Bu soruyun sorun. Emin olun bu soruyu sorduğunuzda hayatında Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermemiş vatandaş bile, bunu ancak Cumhuriyet Halk Partisi düzeltir der. Ve biz buna inanıyoruz” dedi.

    “142 gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede siz ’Türkiye’de demokrasi vardır’ı anlatamazsınız” diyen Kılıçdaroğlu, “On binlerce devlet memurunu işinden atarsanız o ülkede demokrasi vardır, diyemezsiniz. Bir milyonu aşkın mağdur aile yaratırsanız ’Onlar ağaç kökü yesinler’ derseniz ülkede huzuru sağlayamazsınız. Bir ülkede kadın erkek eşitliğini sağlamazsanız, yargının bağımsızlığını sağlamazsanız, devlette liyakati getirmez ve sağlamazsanız devleti çökertirsiniz. Bugün geldiğimiz nokta budur” şeklinde konuştu.

    “Birlikte mücadele etmeliyiz”

    Herkesin sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Bütün sorumluluğu getirip, benim omuzlarıma yıkıp, ’Ey Kılıçdaroğlu, gel bizi kurtar’. Yok, arkadaş, hep beraber, hep birlikte, omuz omuza mücadele edeceğiz. Ortak bir amacımız olmalı. Birlikte mücadele etmeliyiz. Birlikte mücadele etmenin yolu, aynı hedefi gözlememizdir. Aynı amacı bir dava haline getirmemizdir. Benim çocuğum işsiz, sizin çocuğunuz işsiz peki Ankara’daki beylerin çocuğu işsiz mi? Bu ülkenin yoksul halkının çocukları dağlarda terörle mücadele ederken, şehit olurken, Ankara’daki beylerin çocukları o dağlara gidiyor mu?” diye konuştu.

    “Şehitler arasında ayrım, en büyük ihanettir”

    Şehitler arasında ayrım yapmanın bu ülkeye yapılmış en büyük ihanet olduğunu söyleyen CHP lideri, “Bunu söyledim diye, hop oturup hop kalktılar. Evet, oturup kalkacaklar. Bir daha düşünecekler. Şehitler arasında ayrım istemiyoruz. Bütün şehitlere eşit davranılmalı. Bütün şehitler bu ülkenin onurudur. Şehitler arasında ayrım yapmak, bazılarına iyi para, bazılarına az para bunlar olmaz. Doğru değildir” dedi.

    “Kimse cumhuriyeti ve parlamenter demokratik sistemi değiştiremez”

    Başkanlık sistemi tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, “Parlamenter demokratik sistemimizi güçlendirelim, diyoruz. TBMM’nin yayınladığı ortak bildiride, parlamenter demokratik sistemin güçlendirilmesi gerektiği söylendi. Şimdi ne yapıyoruz? ’Parlamenter demokratik sistemden vazgeçelim, başkanlık sistemini getirelim yani rejimi değiştirelim’. Bu ülkede hiç kimse cumhuriyeti ve parlamenter demokratik sistemi değiştiremez. Bunun mücadelesini hep birlikte vereceğiz. Demokrasiye ve cumhuriyete sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.

    “Parlamenter demokratik sistemden asla vazgeçmeyeceğiz”

    Parlamenter demokratik sistemden asla vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Bizim cumhuriyetimiz altın tabak içinde bize sunulan bir cumhuriyet değildir. O cumhuriyet kurulurken, 1923’te alın teri vardı, kan vardı. Şimdi birileri geliyor ’Efendim, parlamentoda çoğunluğu sağladık. Rejimi değiştireceğiz’. Rejim el kaldırıp indirmekle değişmez. Bir ülkenin rejimini tarihi, kültürü belirler. O nedenle hepimizin bilmesi gereken ve arkasında durması gereken düşünce parlamenter demokratik sistemi güçlendirmektir. Hiç kimse endişe etmesin. Bu ülkede tek bir CHP’li olsa dahi parlamenter demokratik sistemden asla vazgeçmeyeceğiz. Rejimimizi asla değiştirmeyeceğiz. Çünkü biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedi.

    14 kültür ve hizmet merkezinin açılışına imza atan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi açılışta konuşma yaptı. Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, “Genel başkanımız her toplantıda bize şunu söyler. ‘Adil ve eşit olun’. İnan adil ve eşitsiz. İstanbul’da görev yapan bütün belediye başkanlarına inanın. Hiç kimseyi ayırt etmiyoruz. Bizim kentimizde Alevi’si de, Sünni’si de, Laz’ı da, Kürt’ü de, Çerkez’i de herkes kültür merkezlerimizden faydalanıyor. Herkese aynı mesafede duruyoruz. Çünkü bizler seçilene kadar adayız, seçildikten sonra belediye başkanıyız. Bizde böyle talimat verdiniz, böyle öğretiniz biz de bunları yapmaya çalışıyoruz. Sayın başkanım burada haftada 5 bin vatandaşımız kültür merkezimize geliyor. Biraz öncede gezdik. 2 bin 800’e yakın kayıtlı öğrencimiz var. Ve burası sabah saat 09.00’dan gece 24’e kadar eğitim veriyoruz” dedi.

    “Bizim varlığımız Cumhuriyet Halk Parti’sine borçludur” diyen Belediye Başkanı Battal İlgezdi, “Ben burada seçimi kazandığımda benden çok korktular. Dediler Cumhuriyet Halk Partisi başkanı geldi, ne yapacak, iş yerimize mi dokunacak, bizim hayatımıza mı dokunacak? Biz geldik sizin talimatlarının doğrultusunda dediğinizi aynen yaptık. Bu mahallenin 38 bin nüfusu var, 23 bin seçmeni var. Ben ilk aday olduğumda 2009 seçiminde bin 540 oy aldık. Yerel seçimlerde bu sayı 2 bin 500’ü buldu. En son seçimde 4 bin 440 oy aldık” şeklinde konuştu.

    Konuşmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi tarafından Neşet Ertaş’ın kullandığı son bağlama hediye edildi.

  • Tunceli’de “Demokratik Siyaset Buluşmaları” mitingi

    HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Tunceli’de partisi tarafından düzenlenen “Demokratik Siyaset Buluşmaları” mitingine katıldı.

    Yüksekdağ, Milletvekilleri Alican Önlü ve Erdal Ataş, Tunceli Belediye Eş Başkanları Mehmet Ali Bul, Nurhayat Altun, HDP İl Başkanı Aslan Çağ ve partililerle birlikte Merkez Seyit Rıza Meydanı’nda düzenlenen Demokratik Siyaset Buluşmaları mitingine katıldı.

    Polisin yoğun güvenlik önlemleri aldığı miting alanına gelen Yüksekdağ vatandaşlarla tokalaşarak fotoğraf çektirdi.

    mitingde konuşan Yüksekdağ, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki gelişmelere değinerek, “Darbelere karşı demokrasiyi sağlamak için herkese demokratik haklarını sağlamak için kimsenin kaybedecek zamanı yoktur. Eğer Kürt güvende değilse hiç kimse güvende değildir. Eğer Alevi güvende değilse hiç kimse güvende olamaz. Kadın güvende değilse, her gün bu topraklarda, bu sokaklarda ölüm, şiddet, zulüm bu yaşamın bir parçası haline getirilmişse kimse hiçbir yerde huzur bulamaz. Bizler bugün için darbeye karşı hemen demokrasi, özgürlük ve herkese demokrasi, herkese özgürlük diyoruz” dedi.