Etiket: Demokratik

  • Kılıçdaroğlu: “Türkiye’mizi yeniden demokratik ve bağımsız bir ülke yapacağız”

    Kılıçdaroğlu: “Türkiye’mizi yeniden demokratik ve bağımsız bir ülke yapacağız”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bizler güzel Türkiye’mizi yeniden demokratik ve bağımsız bir ülke yapacağız. Biz bu hedef uğruna çalışacağız. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çukurova Belediyesi’nin 530 kişilik Atatürk Öğrenci Evleri, Yüzüncüyıl Çok Amaçlı Kapalı Semt Pazarı, Huzurevleri Gülen Yüzler Semt Kreşi, Kadın Kooperatifi, 4 yeni parkın açılışıyla Adana Lezzetleri Çarşısı, Müslüm Baba Parkı, Mola Evi, Mahfesığmaz Semt Kreşi, Adana Koop Kapalı Semt Pazarı ve Yüzüncüyıl Emekli Dinlenme Evi’nin temelinin atılma törenine katıldı.

    Atatürk Öğrenci Evi’nde düzenlenen törenin açılışında konuşan Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, projeler hakkında bilgi verdi.

    Daha sonra konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na Adana için verdiği desteklerden dolayı teşekkür etti.

    Kemal Kılıçdaroğlu ise Türkiye’ye yeni bir siyaset anlayışı getirmek istediklerini belirterek, “Eğer çocuklarınız için yeşiller oluşturulmuşsa, engelli çocuklar için özel alanlar yapılmışsa bu belediye başkanının size sağladığı bir olanaktır. Bizim gönlümüzde geçen bunun bütün Türkiye’de sağlanmasıdır. Buradan sadece Adanalılara değil, bütün vatandaşlarıma seslenmek isterim. Bizim belediye başkanlarının hizmetlerini istiyorsanız önümüzde seçim var, sandığa gideceksiniz. Siyaset halka hizmet etmek demektir. Siyaset bana ne verir demek değil, halka ne veririm demektir. Siyaset halka hizmet alanıdır, köşeyi dönme alanı değildir” diye konuştu.

    “Hiç kimsenin umutsuzluğa kapılma hakkı yoktur”

    Türkiye genelinde pek çok sorun olduğunu ve aşılamadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “Aynı kaygıyı hepimiz yaşıyoruz. Bakkalda, sanayici de, üniversitedeki hoca da, işsiz adam da yaşıyor. Önümüzdeki seçimler sadece bir siyasi parti seçimi değil, demokrasiden yana olup, demokrasiye karşı olanlarının seçimidir. Sandığa gidip buna uygun oy kullanacağız. Demokrasi benim için sadece bir kavram değil yaşam biçimidir. Beni sevdiği için insanlar bana oy vermesin. Ben yanlış yaptığım zaman beni özgürce her alanda eleştirebilirsiniz. Eleştiri hakkı için oy istiyorum. Belediyelerimiz bunun örneğidir. Bütün belediyelerimize sitem yapmayı engelledim. Hiç kimsenin umutsuzluğa kapılma hakkı yoktur” dedi.

    “11 büyükşehir belediye başkanımız tarih yazıyor”

    Türkiye’nin savrulduğunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Hepsini biliyoruz ama umutsuz değiliz. Gün birlikte yürüme, demokrasiyi isteme günüdür. Gün bu gündür. Biz bu anlayışla yola çıkacağız. Belediye başkanlarımız yerel yönetimlerde bunun öncüleri. Bütün engellemelere rağmen belediye başkanlarımız tarih yazıyorlar. 11 büyükşehir belediye başkanımız tarih yazıyor” ifadelerini kullandı.

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhsin Böcek’in durumu hakkında da bilgi veren Kılıçdaroğlu, “Uzun süredir kovid-19 nedeniyle hastanede yatıyordu. Az önce görüştüm kendisine teşekkür ettim ve kısa zaman sonra görevine geri başlayacak. Çalışacak” dedi.

    “Herkesin önümüzde ki seçimde düşünmesi lazım”

    Bütün insanlara eşit hizmet götürmek için çalıştıklarını söyleyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Fakir olan ve hiç hizmet görmemiş insanların mahallelerine pozitif ayrımcılık yapmalarını söyledim. Türkiye’de 18 yıldır öğrenci yurdu sorunu var. 1 yılda halledilecek sorunu 18 yıldır halledemediler. Tank-palet fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çektiler. Satmadılar. 1 kuruş dahi almadılar. Kim yurt sever? Biz miyiz yurtsever, onlar mı yurtsever. Herkesin önümüzde ki seçimde düşünmesi lazım. Eğer bu ülkeyi aydınlığa kavuşturacaksak, siyaset doğru zeminde yürüyecekse hepimizin düşünmesi lazım. Ön yargılardan arınmamız lazım. Eğer 21. yüzyılın Türkiye’sinde on binler çöp konteynırından geçiniyorlarsa neyin edebiyatını yapıyorlar. Satmadığınız bir alan, peşkeş çekmediğiniz bir yer kalmadı. Ne yaptılar peki? Keban Barajı mı yaptılar. Ama biz bunu düzelteceğiz inşallah” şeklinde konuştu.

    “Vergi ödemediğimiz tek şey oda hava”

    Türkiye’yi yeniden inşa edeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Her kuruşu hakkıyla, adaletli olarak harcarsanız Türkiye’de para var. 83 milyon vergi ödüyor. Doğduktan hemen sonra Türkiye’de vergi ödenmeye başlanıyor. Vergi ödemediğimiz tek şey var. Oda teneffüs ettiğimiz hava. Bu para nereye gidiyor bilen var mı. Kimse bilmiyor. Bu ülke birilerine peşkeş çekilecek ülke değildir. Bizler güzel Türkiye’mizi yeniden demokratik ve bağımsız bir ülke yapacağız. Biz bu hedef uğruna çalışacağız. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • GAÜN’de “Demokratik Kazanımlar” konferansı

    GAÜN’de “Demokratik Kazanımlar” konferansı

    Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Bulut tarafından,Cumhuriyetimizin 97. Yılı nedeniyle “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Demokratik Kazanımlarımız”konulu online konferans verildi.

    1920 Cumhuriyetin ilanıyla başlayan ve 29 Ekim 1923’te Türkiye’nin yönetim biçiminin resmen Cumhuriyet olduğu kabul edilen süreç dikkate alındığında, yüz yıllık bir cumhuriyet geleneğine sahip olduğumuzu ifade eden Prof. Dr. Yakup Bulut,Cumhuriyetin belli bir birikim ile kurulduğunu ve Cumhuriyete geçişte meclis geleneğine sahip olmanın önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Özelikle zihni bir alt yapı oluşturan bu meclis geleneğinin, geçiş sürecinde toplumsal kabulleri de içinde barındırdığını vurguladı. Prof. Dr. Bulut konuşmasında şunları söyledi:

    “Türk toplumunda var olan meclis geleneği, Cumhuriyet yönetimine geçişte de bir kolaylık sağladı. Ancak toplumsal iradenin yönetime yansıması da kolay olmadı. Demokratik sistemin hayata geçirilmesinde birçok sorun yaşandığı dikkate alındığında demokratik bir sistemin kolay yerleşmediği söylenebilir. Demokratik bir sistemin yerleşmesinde temel bir şart olan siyasal parti örgütlenmeleri, toplumsal iradenin yansımasını ortaya koyan seçimlerin yapılması, çok partili hayata geçilmesi, vesayetçi yapıların bertaraf edilmesi ve demokrasinin yerleşmesi için demokrasi adına bazı bedeller de ödendi. Bu bedeli ödeyenlerden biri de Rahmetli Adnan Menderes’tirki, bir demokrasi şehidi olarak da anılmaktadır. Bu açıdan toplumsal hafızanın muhafaza edilmesi ve bu hafızada demokrasi dışı müdahalelerin topluma nasıl bedeller ödettiği canlı tutulması gerekir. Toplumsal iradenin, Cumhuriyetin kazanımlarının farkında olması demek, bu kazanımların yaşam biçimine dönüşmesi demektir.”

    Cumhuriyetin en önemli kazanımlarının çok partili hayata geçişle daha iyi görülmeye başlandığını, demokratik sistemin çıtasının yükselmesi yolunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bulut, bu durum aynı zamanda bir demokrasi mücadelesi ve toplumsal iradenin siyasi ve idari yaşama yansıması anlamına geldiğini ifade etti. Prof. Dr. Bulut konuşmasının devamında, “Türkiye’de farklı zaman dilimlerinde oluşan ve farklı içerik taşıyan darbelere rağmen, demokratik kazanımların toplum tarafından vazgeçilmez hale geldiği artık net bir şekilde görülmektedir.Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminde, toplumun kendi iradesine nasıl sahip çıktığı ve demokratik kazanımları artık silah karşısında bile terk etmeyeceğini örnek olarak dünyaya gösterdi. Giderek kan kaybeden batı demokrasileri dikkate alındığında, demokratikleşme alanında toplumsal güvenin oluşmasını hedef koyan bir Türkiye, toplumsal olarak da demokrasi kazanımlarını artırma yoluna gidecek” şeklinde konuştu.

    Atatürk’ün ‘en büyük bayram’ olarak nitelendirdiği ve çağdaş ve medeni bir ülke olarak geleceğin temellerinin 97 yıl önce atıldığını ifade eden Prof. Dr. Bulut, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere devletimizin kurulmasında ve ayakta kalmasında canını ortaya koyan tüm kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyorum” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Demokratik, çoğulcu, temsil düzeyi yüksek bir baro yapısı oluşturmakta kararlıyız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Demokratik, çoğulcu, temsil düzeyi yüksek bir baro yapısı oluşturmakta kararlıyız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Daha demokratik, daha çoğulcu, temsil düzeyi yüksek bir baro yapısı oluşturmakta kararlıyız. Bunun için çoklu baro yönetimi üzerinde duruyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız bu konu ile ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar. Bu düzenlemeyi inşallah en kısa sürede hayata geçireceğiz” dedi.

    Yaklaşık 3 saat süren Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı sonrasında kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir sonraki toplantıyı Kabine’nin ikinci yılını tamamlamış olarak yapacaklarını söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin yeni yönetim sistemindeki ikinci yılı vesilesiyle kapsamlı bir değerlendirmeyi sonraki Kabine toplantısının ardından yapacağını açıkladı.

    Türkiye ve dünyada devam eden Covid-19 pandemisinin Kabine toplantısının öncelikli gündemini oluşturduğunu belirten Erdoğan, “Amacımız vaka sayısını da, vefat sayısını da sıfıra en yakın veya sıfır noktasına çekebilmektir. Ülkemizi risk grubundan uzaklaştırmakta kararlıyız. Normalleşme takvimi çerçevesinde birkaç alan dışında tüm sektörlerde hizmet ve üretim süreçlerinin önünü açtık” diye konuştu.

    Salgın döneminde verilen desteklerden bahseden Erdoğan, “Salgın tedbirleri kapsamında faaliyetlerine ara veren işletmeler yeniden çalışmaya baladı. Ekonomik faaliyetlerde adım adım Mart ayındaki seviyeye yaklaştığımızı görüyoruz. Milletimize ve özellikle reel sektöre verdiğimiz destekleri önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz. Önümüzdeki günlerde devreye alacağımız bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum. Yarın, 926 devlet korumasındaki gencimiz ile 274 şehit yakınımız, gazi ve gazi yakınımız kura ile kamu kuruluşlarına yerleştirilecek. Sonuçlar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın web sayfasında açıklanacak. Hak sahiplerine yeni işleri şimdiden hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

    “Kısa çalışma ödeneğinden mevcutta yararlananların süresini bir ay daha uzatıyoruz”

    Sosyal Koruma Kalkanı adı altında hanelere 6 milyar liranın üzerinde nakdi yardım yapıldığını, kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği, işsizlik ödeneği gibi başlıklar altında 18 milyar liraya yakın bir kaynağı milletin hizmetine sunduklarının altını çizen Erdoğan, “Kısa çalışma ödeneğinden mevcutta yararlananların bu imkandan faydalanma süresini bir ay daha uzatıyoruz. Bununla bağlantıları olarak iş fesih sınırlaması ve dolayısıyla nakdi ücret desteği de bir ay daha devam edecektir” dedi.

    Gençlere yeni ve güçlü fırsatlar sağlamak, gelişimlerini ve hayata katılımlarını desteklemek için sürekli kişisel gelişim temalı bir proje çağrısını açıklayan Erdoğan, “STK’ları hedef alan 35 milyon lira bütçeli bu çağrılar gönüllülükten iletişime, spordan kültür ve sanat faaliyetlerine kadar 8 ayrı başlıkta toplanmıştır. Proje başvuruları Gençlik ve Spor Bakanlığımızın internet sitesi üzerinden 1 Temmuz’dan itibaren başlayacaktır” açıklamasında bulundu.

    Son dönemde korona virüs salgınından en çok etkilenen ülkelerden birinin de Irak olduğunu, Türkmenler başta olmak üzere Iraklılara yönelik bir yardım paketinin yarın yola çıkacağını açıklayan Erdoğan, bu pakette maskeden tuluma, solunum cihazından ilaca kadar salgın döneminde ihtiyaç duyulan her türlü malzeme olduğunun altını çizdi.

    “Türkiye’nin salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyanın yıldız ülkelerinden biri olacak”

    Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa coğrafyasında salgının önemli ölçüde kontrol altına alındığını belirten Erdoğan, Güney ve Kuzey Amerika ile Asya’da salgının tüm hızı ile sürdüğünü söyledi. Erdoğan, “Salgının sürmesi ülke olarak bizim önümüzü görmemizi de zorlaştırıyor. Buna rağmen içerideki ve dışarıdaki ortak kanaat Türkiye’nin salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyanın yıldız ülkelerinden biri olacağı yönündedir. Sağlık alanındaki alt yapımızın ve genel sağlık sigortası sistemimizin gücü zaten tartışılmazdır. En zorlu şartlarda dahi pek çok sektörde çarkları döndürmeye devam ettirmemiz, üretim gücümüzü de dünyaya ispatlamıştır. Ayrıca güvenlik alanında attığımız adımlar, bölgesel ve küresel bir güç olma kararlılığımızın altının dolu olduğunu göstermiştir. Gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldıkları konularda Türkiye kendi kendine yeterli olmanın ötesinde tüm dostları için ümit kapısı haline geldi. Yılın ilk 5 ayında organize sanayi bölgelerimizde 520 yeni fabrikanın faaliyete geçmesi dahi başlı başına bir iftihar vesilesidir. Özel sektörün talep ettiği 110 bin yeni istihdamı öngören 67 milyar liralık yatırım teşvik belgesi de bir diğer önemli göstergedir. Özellikle önümüzde potansiyelimizi en üst düzeyde kullanabileceğimiz, hedeflerimize hızla ilerleyebileceğimiz bir yol olduğuna inanıyoruz. Halkımızdan tek isteğimiz, bu süreçte kurallara uyarak, işlerine, üretimlerine, ülkelerine sahip çıkarak bize destek olmasıdır” ifadelerini kullandı.

    “Çoklu baro yönetimi üzerinde duruyoruz”

    Son 7 yılda Türkiye’ye yapılan saldırıları hatırlatan Erdoğan, “Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP’ye ve özellikle Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum. Cumhur İttifakı, Türk siyasi tarihine altın harflerle yazılacak bir güç birliği ve dayanışma modeli olmuştur” dedi.

    Erdoğan, barolarla ilgili yeni düzenleme ve gösterilen tepkilere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

    “Yapıcı her türlü eleştiriye açık olduğumuzu söylemimize rağmen hep toptancı bir reddiye ve düşmanlık duvarı ile karılaşıyoruz. Bırakınız adım atılmasını, tartışılmasına dahi tahammül gösterilmeyen konuların hepsi ülkemizin çözüm bekleyen kronik sorunlarıdır. Demokrasiye aykırı, hakkaniyete aykırı, dünyadaki örneklerine aykırı, milletimizin beklentilerine aykırı uygulamaların sürmesini istemenin adı siyaset de, hak arayışı da değildir. Sayıca az olmalarına rağmen sistemin zaaflarından fayda ile köşeleri tutmuş, menfaatperestliklerini ideolojik söylemlerin ardına gizleyen bir kesimin ülkenin önünü daha fazla tıkamasına göz yummayacağız. Meydanı kendi küçük hesapları için toplumun menfaatlerini hiçe sayan muhterislere asla terk etmeyeceğiz. Bu tartışmaların son örneklerinden birini genel olarak meslek örgütleri, özellikle de barolarla ilgili yapmayı planladığımız reform konusunda yaşıyoruz. Barolar başta olmak üzere meslek örgütlerinin sağlıksız yapıları, temsilde adaletsizlik yanında mensupları üzerinde faşizan uygulamalara varan sorunlar üretebiliyor. Bu yanlışı düzeltmek için gereken hazırlıkları yapmak yürütme olarak bizim, hukuki düzenlemeyi yapmak da yasama olarak Meclisin asli görevidir. Daha demokratik, daha çoğulcu, temsil düzeyi yüksek bir baro yapısı oluşturmakta kararlıyız. Bunun için çoklu baro yönetimi üzerinde duruyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız bu konu ile ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar. Bu düzenlemeyi inşallah en kısa sürede hayata geçireceğiz.”

    “Milletimin tüm fertlerini her türlü sapkınlığı sergileyenlere tavır almaya davet ediyorum”

    Birilerinin sinsice milli ve manevi değerlere saldırdığını kaydeden Erdoğan, insanlık tarihi boyunca lanetlenmiş sapkınlıkları normalleştirerek, özellikle genç dimağların zehirlendiğini söyledi. Erdoğan, “İnancımıza ve kültürümüze aykırı bu tür marjinal akımları destekleyenler bizim gözümüzde aynı sapkınlığın ortaklarıdır. Halkın lanetlediği ve tavır aldığı hiçbir yanlışın bu ülkede kök salma imkanı yoktur. Buradan milletimin tüm fertlerini Rabbimizin yasakladığı her türlü sapkınlığı sergileyenlere ve onları destekleyenlere karşı dikkatli olmaya ve tavır almaya davet ediyorum. Türkiye, güvenliğine ve ekonomisine yönelik tuzaklar yanında milli ve manevi yapısını hedef alan saldırılara karşı da mücadele edecek güce sahiptir. Rabbimden ülkemizi ve milletimizi bu tür sapkınlıkların yol açacağı sosyal ve beşeri felaketlerden muhafaza eylemesini niyaz ediyorum” dedi.

    “Öncü veriler ekonominin güçlü bir toparlanma sürecinde olduğunu gösteriyor”

    Yılın ilk çeyreğindeki yüzde 4,5’luk büyüme performansının Türkiye ekonomisinin ve gücünün en büyük ispatı olduğunu belirten Erdoğan, “Üstelik, ilk çeyreğe dahil olan Mart ayının ikinci yarısını salgın tedbirleri sebebiyle büyük ölçüde kaybettiğimiz halde bu neticeye ulaştık. Mayıs ayında başlayan normalleşme takvimini Haziran ayında büyük ölçüde tamamladık. Haziran ayı ile ilgili öncü veriler ekonomimin güçlü bir toparlanma sürecinde olduğunu gösteriyor. Haziran ayı sektörel güven endekslerinde yüzde 9 ile yüzde 33 arasında bir artış görülüyor. Tüketici Güven Endeksi bu ay yüzde 5,2 artış ile son 14 ayın zirvesine çıktı. Reel Kesim Güven Endeksi de yüzde 15,7 artış ile 92,6 seviyelerine ulaştı. Ekonomik Güven Endeksi’nde ise Mayıs ayına göre yüzde 19 gibi büyük bir sıçrama yaşadık. İmalat sanayi kapasite kullanım oranında 3,4 puanlık artış ile yüzde 66’lara gelindi. Ekonomik performansın en önemli göstergelerinden biri olan OSB’lerdeki elektrik kullanımı bu ay yüzde 26 arttı. Yurt dışından da sevindirici haberler geliyor, Türk ürünlerine talepteki artık gözle görülür bir hal aldı. Haziran ayının ilk üç haftasında ihracatımız yüzde 25 artış gösterdi. Turizm sezonunun en azından bir kısmını kurtarmak için yoğun çaba gösteriyoruz. Yakında bu alanda da sevindirici haberler bekliyoruz” diye konuştu.

  • Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde terör saldırısı: en az 18 ölü

    Kongo Demokratik Cumhuriyeti askerleri ile Uganda asıllı silahlı gruplar arasında çıkan çatışmada aralarında 14 sivil ve 4 asker öldü, 9 kişi yaralandı.

    Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Kuzey Kivu eyaletinin Beni kentinde, Kongolu askerler ile Birleşmiş Milletler tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Müttefik Demokratik Güçler örgütüne bağlı silahlı gruplar arasında çatışma çıktı. Bölgenin ordu sözcüsü Mak Hazukai 14 sivilin ve 4 askerin hayatını kaybettiğini, 9 kişinin ise yaralandığını açıkladı. Beni Belediye Başkanı Nyonyi Masumbuko Bwanakawa çatışmaların kente 1 kilometre mesafedeki Kasanga askeri kampında olduğunu ve kamp yakınındaki sivil halkın bölgeden uzaklaştığını söyledi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Vatandaşlarımıza demokratik hakkını muhakkak kullanmasının gereğini hatırlatmak istiyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Memlekete gitmenin kazası olur ama seçimin asla kazası olmaz. Partili partisiz vatandaşlarımıza demokratik hakkını muhakkak kullanmasının gereğini hatırlatmak istiyorum. Bu normal bir seçim değil, bir dönüm yaşıyoruz. Vatandaşlarımızın muhakkak bu hakkını kullanmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’un ilçelerini kapsayan miting programlarının ardından TRT canlı yayınına katılarak soruları cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Memlekete gitmenin kazası olur ama seçimin asla kazası olmaz. Partili partisiz vatandaşlarımıza demokratik hakkını muhakkak kullanmasının gereğini hatırlatmak istiyorum. Bu normal bir seçim değil, bir dönüm yaşıyoruz. Vatandaşlarımızın muhakkak bu hakkını kullanmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Biz batı ülkeleri gibi yüzde 30-35-40 gibi oranda seçim yaşamıyoruz. Hele şimdi yeni yönetim sistemini ilan edeceğim bu seçimde bütün vatandaşlarımızın sandığa gitmesini ve bu konuyla ilgili kararı vermesinde güç kaynağı olmasını istiyorum” dedi.

    “Yurtdışında oy kullanma aldığım rakamlara göre 2 milyonu aşmış durumda”

    Yurtdışındaki oy kullanmalarıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son kullandıkları oylarda bu seçimde aldığım rakamlarda 2 milyonu aşmış vaziyette. Yurtdışındaki vatandaşlarımızın haklarını zorlaştırmalarına rağmen, engellere rağmen yılmadılar usanmadılar hatta yüzlerce km uzaklıktan gelerek oy kullandılar. Benim Türkiye dışındaki bütün vatandaşlarımızın bu konudaki duyarlılığı her türlü takdirin üzerindedir. Bu seçimlerde vatandaşlarımın buralarda atacakları oylarla Türkiye’de ki yeni yönetim sistemi değişikliğine katkılarının olacağına inanıyorum. Onlara bütün kalbimle teşekkür ediyorum” dedi.

    “Muhalefet dersine tam çalışmamış”

    Yapılan yatırım önceliklerinden bahseden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz savunmayı biraz beriye aldık, eğitimi bir numara yaptık. Eğitim altyapısına yüklendik. Fiziki altyapıya yüklenirken, öğretmen kadroları konusunda çok ciddi adımlar attık. 580 bin öğretmen ataması yaptık. 280 bin derslik yapmışız. Resmi rakamlarla ortalama 32 oldu. Tekstil kağıdıyla okumak zorunda kaldık. Saman kağıdında mürekkeple, özel makinesi vardı. Bazen üst sınıftaki abilerimizden parayla almak isterdik. Onlar vermezdi. Kırtasiyede kitap bulamazdık. O acıları yaşadığımız için kitapları hazırlattık, masalara koyduk. Öğrenciler ücretsiz olarak kitaplarını sıralarda buldu. Bunlar bize heyecan ve güç veriyor. Üniversite öğrenciler 45 lira burs alıyordu. Şimdi 470 lira burs alıyorlar, master 940 lira, doktora öğrencileri asgari ücret alıyor. Bay muharrem üniversiteleri ücretsiz yapacağım dedi. Zaten ücretsiz, beyefendinin bundan haberi yok. Herhalde vakıf üniversiteler veya özel üniversiteyle karıştırdı. Dersine tam çalışmamış. Şu anda üniversitesi olmayan ilimiz yok. Her ilde üniversite var” şeklinde konuştu.

    “Batı çıldırıyor, 29 Ekim’den sonra daha da çıldıracaklar”

    3. havalimanıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya artık bu konuda rekabet içerisinde. Batıda öyle hava yolu firmaları var ki, Türk Hava yollarını izliyorlar. Destinasyon olarak dünyanın bir numarası Türk Hava Yolları, şu anda filomuz 400 doğru yaklaşıyor. Geniş gövdelide alımlar yapılıyor. THY böyle bir havalimanı yakışırdı. Burada 6 pist olacak. Toplam proje alanı 76,5 milyon metrekare, bizim Atatürk Havalimanı ise 12 milyon metrekare, yani 5,5 kat daha büyük. Atatürk Havalimanına ihtiyacımız kalmayacak. Bunun üzerine bir adım atarak Atatürk Havalimanını Millet Bahçesi yapalım dedik. Çevreci olmak sıradan bir olay değil. Millet Bahçesini dünyaya örnek bir proje yapıyoruz. Bu projenin yatırım bedeliyle beraber 32 bin kişi çalışıyor, tam faaliyete geçince 100 bin kişi çalışacak. Bu Batıyı çıldırtıyor. Çılgın Türkler ne yapıyor diyorlar. Daha çok çıldıracaklar. 29 Ekimden sonra açılış yapacağız ilk etapta 90 milyon taşıyacağız, 2023’te 150 milyona çıkıyor. Bu onların ciddi manada ekmeğini alacak. Bizim yeni aldığımız geniş gövdeli uçaklar, dünyanın bir ucundan diğer ucuna gidebiliyor. Birilerini rahatsız ediyor” dedi.

    “Pazartesi Türkiye çok farklı bir şekilde uyanacak”

    Kurları iyice düşürmeye başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pazartesi Türkiye çok farklı bir şekilde uyanacak. Bugünden yabancı birçok köşeler, kredi kuruluşları falan kurlarla ilgili olayı iyice düşürmeye başladılar. Bu gösteriyor ki, onların da yaptığı araştırmalarda Türkiye’de durum onların planladığı veya beklediği gibi değil tam tersine gidiyor. Bizde bunu arazide görüyoruz. Büyümedeki 7,4 oranı çok önemli. G-20 ülkeleri arasında Hindistan sonra ikinci sıradayız. Türkiye artık işsizlikte son dönemlerin en düşük oranına geldik. 10,1 orana geldik. Genç işsizlikte düşüş var. Türkiye artık karşı tarafa özgüven aşılıyor. Bizde bunu yeni sistemle sıçrama sürecine sokacağız. Bu sistemin bize en önemli getireceği, çok pratik ve seri bir şekilde bir atak inşallah Türkiye’nin ekonomisini daha iyi yere getirecek. 6 ekonomi ile ilgili birim vardı 3’e düşüyor. Bizim ekonomi ile ilgili süreci çok daha iyi yere taşıyacak” şeklinde konuştu.

    “Cumhurbaşkanlığı adayı seçiminde Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımı çok yanlıştı”

    Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın İnce, sayın Kılıçdaroğlu, kongrelerde birbirlerine hakaretlerini biliyorsunuz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde bana göre Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımı çok çirkindi. Gel bakalım Muharrem. Kısa bir süre önce kongrede sayın İnce’nin genel başkanına karşı yaptığı konuşmada, 1 yenileceksin, 2 yenileceksin gibi söyleyiş üslubu kötüydü. Vatandaş bunların haline gülüyor. Ben yine de Bay Muharrem’in Bay Kılıçdaroğlu’nun oyununa geldiğini görüyorum. Seçimi kazanamayacağını biliyor. Ben seçimden sonra Bay Kemal’i daha rahat yenerim diyor. Diğerlerini konuşmaya gerek yok. Burada benim milletimin gerçekten bunlara Pazar günü demokratik ders vermesi lazım. CHP gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Bay Muharrem aday oldu ilk ziyaret ettiği yer millet olarak siz değilsiniz, CHP değil. Edirne cezaevinde terör örgütünün arkasında olan kişiyi ziyaret etti. Adeta icazet alıyor veya destek alıyor. 7 Haziran seçimlerinin akabinde tüm Kürt kardeşlerimi sokağa döküp orada 53 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan kişi. YSK bu ruhsatı verdi diye her şey halloluyor mu? Kaldırın dokunulmazlığı diyordu. Şimdi içerdesin, mahkum değilsin tutuklusun. Tutuklu olmak seni temize çıkartmıyor. Bu süreç içerisinde belki mahkum olacaksın. Bizim bunları görmemiz lazım. Ana Muhalefeti adayının ziyaret edip meydana çıkıp bunu söylemesi, Diyarbakır’a gidip onların desteğiyle miting yapıyorsun. Bunlarla milleti aldatamazsın. Sizin gitmediğiniz zamanlarda AK Parti oradaydı. Biz orayı ihmal etmedi. Onun için biz Güneydoğu’da güçlüyüz. Güneydoğu, Diyarbakır, Şırnak, Hakkari şimdi kayyumla beraber çok başka. Biz burada çok ciddi yatırımlar yaptık. Onlar yıkım ekibi biz yapım ekibiyiz. Buralar bizim vatan topraklarımız, burayı yıktılar diye kendi haline bırakamayız. O insanlara dedik ki, Nusaybin’i ne hale getirdiler. Ben helikopterle gezdim ve konuşmamda söyledim” diye konuştu.

    “Ret politikalarını ayaklarının altına alan biziz”

    “Verdiğimiz imkanlar yatırımlar çok fazla, inkar politikalarını ayaklarının altına alan, ret politikalarını ayaklarının altına alan biziz. Bunlar Kürtçe konuşamazdı, propaganda yapamazdı önünü açtık. Bunlara rağmen bakıyoruz buralarda çelişki var. Merkezden çıkıyorsunuz. Havalimanına doğru gelirken, 4 gidiş 4 geliş yol. Dicle vadisi, piknik alanları, Suriçi, kurşunlu cami buraları kurşunladılar. TRT Şeş bunlarla ilgili yayın yapmıyor mu? Bu özgürlük değil mi? biz verdik benim Kürt kardeşlerim görmüyor mu? Bütün bunlara rağmen bu teröristlerin arkasından gidiyorlar. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin önünde Kürt anneler hüngür hüngü ağladılar. Başbakanlıkta kabul ettim ve konuştum. Kürt anneleri bu şekilde ağlatan terör örgütü bu HDP nasıl oluyor da oy alıyor ben anlamakta zorlanıyorum. Devranın değiştiğini görüyorum. Van, Diyarbakır mitingi, Şanlıurfa, Gaziantep muhteşemdi. Gaziantep’te bugüne kadar yapılmayan mitingi yaptım. Biz buralarda bir numarayız, açık ara öndeyiz. İnşallah bu defa Diyarbakır’da, Mardin farklı bir netice ortaya koyacak diye inanıyorum” ifadelerini kullandı.