Etiket: Demokrasiye

  • Demokrasiye “Fetih Sureli” destek

    Bitlis’in Ahlat ilçesinde darbe girişimine tepki vermek amacıyla bir araya gelen yüzlerce vatandaş, sabah namazını “Fetih Suresiyle” kıldı.

    Askeri kalkışmaya karşı tepkiyi sabaha kadar şehir merkezinde protesto eden vatandaşlar, sabah namazını ise şehir meydanında kılarak dua etti. Çok sayıda vatandaşın katıldığı sabah namazı Diyarbakır Ulu Cami emekli imamlarından olan Hafız Ali Mülayim tarafından kıldırıldı. Fetih süresiyle kılınan sabah namazının ardından şehitlerimiz için rahmet okunurken, ülkenin selameti ve birliği için dua edildi. Namaz sonrası dağılan vatandaşlar televizyondan canlı konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ise dikkatle dinleyerek, yaşanan son gelişmeleri takip etti.

  • Kuyucak halkı demokrasiye sahip çıkıyor

    Aydın’ın Kuyucak ilçesi halkı Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın çağrısı ile birlikte sokaklara çıkarak darbe girişimine karşı yürüyüş düzenledi.

    İlçe meydanına sloganlar atarak toplanan halk birlik beraberlik mesajı verdi. Cumhurbaşkanının çağrısına kulak verip bir araya gelen halk ilçe merkezinde Türk bayrakları açıp tekbirler eşliğinde yürüdü. Ülke genelinde olduğu gibi Aydın il genelinde de halk sokakta bekliyor.

  • Bakan Çelik: “Millet Demokrasiye Vurulan Darbeye Karşı Tavrını Net Bir Şekilde Koyuyor”

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “Demokrasiye vurulan darbeleri çok iyi gören milletimiz artık en küçük müdahaleye karşı tavrını en iyi şekilde gösteriyor. Ülkemizin demokratikleşmesiyle halkımızın siyasi bilinci arttıkça geliştikçe artık uzaktan kumanda ile yönetimin mümkün olmadığı herkes tarafından çok iyi görüldü” dedi.

    EXPO 2016 Yönetim Kurulu toplantısı için Antalya’ya gelen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, AK Parti Antalya İl Başkanlığı’nda parti yönetimiyle bir araya geldi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in ziyaretinde İl Başkanı Rıza Sümer, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, İl yönetimi, Kadın ve Gençlik kolları yöneticileri hazır bulundu. AK Parti Antalya İl Teşkilatı’nın 1 Kasım seçimlerinde önemli bir başarı elde ettiğini belirten Bakan Çelik, 1 Kasım seçimlerinde milletin gereken cevabı verdiğini söyledi. Bakan Çelik, “Milletimiz bu tür süreçleri çok iyi biliyor ve feraseti ile olayları çok iyi görüyor. Demokrasiye vurulan darbeleri çok iyi gören milletimiz artık en küçük müdahaleye karşı tavrını en iyi şekilde gösteriyor. Ülkemizin demokratikleşmesiyle halkımızın siyasi bilinci arttıkça geliştikçe artık uzaktan kumanda ile yönetimin mümkün olmadığı herkes tarafından çok iyi görüldü. Bugün AK Parti kadrolarımızda bu salonda Türkiye’nin yüzde 50’si yer alıyor. Birbirimizden ne kadar farklı olursak olalım sevgi, saygı ve kardeşlik ile olması gerektiği gibi bir ve beraberiz. Bu bütünlüğümüzü sağladıkça bir arada tuttukça inanıyorum ki hem Türkiye’de hem de Antalya’da 1 Kasım’da olduğu gibi daha birçok başarıya ulaşılacaktır” dedi.

    Konuşmalarının ardından Bakan Faruk Çelik’e İl Başkanı Rıza Sümer, Antalya’nın meşhur Döşemealtı halısını hediye etti.

  • Eğitim-bir-sen Genel Başkan Yardımcısı Kolukısa: “Ortak Akıl Mitingleriyle Demokrasiye Sahip Çıktık”

    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa, ortak akıl mitingleriyle demokrasiye sahip çıktıklarını, referandumdaki özveriyle özgürleşmeye ivme kazandırdıklarını söyledi.

    Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı Eğitim-Bir-Sen Eğitimciler Birliği Sendikası Trabzon Şubesi tarafından düzenlenen “Trabzon Buluşmaları ve Motivasyon Toplantısı”, Akçaabat uygulamalı otelde yapıldı. Çok sayıda sendika üyesinin katıldığı toplantıda Trabzon Eğitim-Bir-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Aykut Çanakçı, Eğitim-Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Kara selamlama konuşması yaparken, daha sonra söz alan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kolukısa, “Ortak akıl mitingleriyle demokrasiye sahip çıktık. Referandumdaki özverimizle özgürleşmeye ivme kazandırdık. Pür dikkat darbe karşıtlığımız; kendi ülkesini işgal etmeye alışmış bahtsız ordulara dur diyerek milletin iradesine sahip çıktık. Kurumsal alan yalanıyla palazlanan ahlaksız ve hukuksuz uygulamaya karşı topladığımız 12 milyon 300 bin imza tarihinin en acılı ayıbını yer ile yeksan ettik. İyiliğin iş gören elleri olarak tüm dünya mazlumlarına sınırları aşan yardımlarımız ümmeti sımsıcak kucaklama kaygısını hep taşıdık. Durumsallığa göre değil, hakikatın kurumsalı olarak topyekün taraf olduk. Ülkemizin tarihin tortularından arınarak, hantallıktan harekete, hareketten üretime, üretimden ekonomik iyileşmeye, özgürlüklerin genişlemesinden sosyolojisinin rahatlamasına, emeğin değere, değerin helal kazanca dönüşmesi için hep mücadele verdik. Özgür millet bağımsız devlet hedefini kişisel, grupsal ve cemaatsel mülk, mevkileri kendine hizmet millete hezimet odağı, kendisinden olmayanı karakter suikastlarıyla saf dışı, insani yardımları terör desteği, militanı sivil, askeri katil gösterenleri ifşa ettik” dedi.

    “İŞ GÜVENCESİ VAZGEÇİLMEZDİR”

    İş güvencesinin vazgeçilmezlerinden olduğuna dikkat çeken Kolukısa, “Kaygılı insan ürker, güvenceli insan üretir, iş güvencesi vazgeçilmezdir. Bugün bazı siyasilerin gündeme getirmeye çalıştıkları iş güvencesi mevzusu seçim beyannamesinde yer almamışken, henüz hükümet kurulmamış ve hükümet programı açıklanmamışken, seçim öncesi verilen vaatlerle ilgili hiçbir cümle sarfedilmemişken, milyonlarca insanı huzursuz edecek, kaosa kapı aralayacak söz ve eylemlerden uzak durulmalıdır. Memurların daha verimli çalışmaları için performans değerlendirmesi, denetim, teşvik gibi onlarca yol varken, bütün bir çalışma kültürün yok edecek bu ham anlayıştan vazgeçilmelidir. Malum yapının temizlenmesiyle ilgili elverişli bir zemin hazırlamak düşüncesi, kurunun yanında yaşı da yakmak fütursuzluğunu doğurabilir. Devletin içine sızarak kadrolara sinmiş virüslerin temizlenmesi için büsbütün ülkenin yakılması hiç akılcı değildir. Siyasi kamplaşmaların çetin çarpışmalara neden olduğu ülkemizde yeri geldiğinde bahaneler delil muamelesi görür, masum insanlardan mağdurlar ordusu oluşur” diye konuştu.

    4/C’li çalışanlara değinen Kolukısa, “4B’liler kadroya alınmışken 4/C’li çalışanlara sözleşmede kadro yapılması kararı alınmışken, taşeron işçilere kadro sözü verilmişken, bu gidişatın tam tersine kökten bir değişiklik üzerinde düşünülmemiş, sonuçları hesaplanmamış bir maceradır. Devlet istihdamı artırmalı, güvenceyi sağlamalı, patron mantığıyla hareket etmek yerine kendi memuruna kol kanat germeli. Eksikleri denetleme ve disiplin yoluyla telafi etme yoluna gitmelidir. Baronlara dokunulmayan bir düzende memura kimse musallat olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

  • Milletvekili Tunç: “Başkanlık Sistemi Cumhuriyete Ve Demokrasiye En Uygun Sistemdir”

    AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Milletvekili Tunç, Yeni Anayasa ve Başkanlık sisteminin AK Parti’nin seçim beyannamesindeki vaatlerinden biri olduğunu belirterek, “Başkanlık sisteminin ne olduğunun kamuoyunda tartışılarak milletimiz tarafından aslında bilinmesi gerekir. Bunun gittiğimiz yerlerde halkımızla olan görüşmelerimizde bilinmediğini görüyoruz. ‘Siz diktatörlük mü getiriyorsunuz’ diyenler de var. Hatta başkanlık sistemi gelirse bir daha seçim olmayacağını söyleyenler bile var. Başkanlık sistemini en iyi şekilde halkımıza anlatmamız gerekiyor. Başkanlık sitemi cumhuriyete ve demokrasiye en uygun sistemdir. Nasıl ki belediye başkanlığı seçimlerinde halkın önüne belediye başkanı için ayrı Meclis üyeleri için ayrı 2 sandık konuluyorsa başkanlık sisteminde de halkın önüne başkan için bir sandık, milletvekilleri içinde ayrı bir sandık konulacak. Dolayısıyla halk kimin başkan olacağını önceden bilmiş olacak ve bu demokrasiye daha uygun. Vatandaşlarımız Belediye seçimlerinde nasıl, meclis üyeliklerinde başka partiye, başkanlıkta başka partiye oy verebiliyorsa, Başkanlık sisteminde de bunu yapabilecek” dedi.

    Muhalefet partilerinin ‘diktatörlük gelecek, Recep Tayyip Erdoğan bunu kendisi için istiyor’ şeklindeki propagandalarının doğru olmadığını belirten Milletvekili Tunç, “Erdoğan zaten halkın seçtiği ilk cumhurbaşkanı. Erdoğan, yürürlükteki Anayasamıza göre zaten bizim getirmek istediğimiz başkanlık sisteminden daha fazla yetkilere sahip. Başkanlık sistemi yasama, yürütme ve yargı bağımsızlığına en uygun sistemdir. Şu anda Başbakan yasamanın içinden çıkmaktadır. Yasama ile yürütme birbirleriyle neredeyse bitişiktir. Başbakanın istemediği bir kanunun Meclisten çıkması mümkün mü? Başbakanın ayrı meclisin ayrı bir seçimle seçilmesi durumunda bu kuvvetler ayrılığına en uygun sistem olacaktır. Muhalefet de kuvvetler ayrılığının daha belirgin olmasını istemiyor mu? O halde, Demokrasiye ve tarihsel sürece de baktığımızda ülkemizin yapısına en uygun sitemdir. Bu nedenle biz seçimde başkanlık sistemini de halkımıza vaat ettik. Tabi bu konuda Mecliste uzlaşmak gerekir. Kamuoyunda bunu tartışırsak herkes bilinçlenirse muhalefet milletvekillerinin bazıları da belki ikna olacaktır. Bu ülkemizin de hayrına olur” diye konuştu.