Etiket: Demokrasiye

  • 96 yaşında demokrasiye sahip çıktı

    Afyonkarahisar’da 8 çocuğu ve 144 torunu olan Ayşe Mıngır, 96 yaşında olmasına rağmen yakınlarının yardımı ile sandığa giderek demokrasiye bağlılık örneği gösterdi.

    Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesine bağlı Döğer beldesinde yaşayan Ayşe nine neredeyse bir asra yaklaşan yaşına rağmen demokrasiye sahip çıkarak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi öngören anayasa değişikliği halk oylamasında sandığa gitti. Yakınlarının yardımı ile araçla oy kullanacağı Döğer beldesindeki Yunus Emre İlkokuluna giden Mıngır, yakınlarının durumu sandık görevlilerine bildirmesi ile görevliler tercih pusulası, zarf ve mühür ile aracın yanına geldi. Ayşe nine görevlilerden pusula ve mührü alarak araç kapısını kapatıp oyunu kullandı. 1018 numaralı sandıkta oyunu kullanan Ayşe nine, daha sonra okuldan ayrılarak, yakınlarının yardımı ile yaşadığı eve gitti.

    İlerleyen yaşayan rağmen Ayşe Mıngır’un oy kullanmak için geldiğini gören vatandaşlar ise kendisine demokrasiye sahip çıkmak için gösterdiği gayreti takdir ettiler.

  • Bakan Yılmaz: “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi demokrasiye dayalı bir sistemdir”

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi daha çok demokrasiye dayalı bir sistemdir. Daha çok milli iradeye dayalı bir sistemdir. Halktan daha çok destek almayı gerektirir. Geçmişte biz yüzde 34’le bu ülkeyi yönettik, yüzde 44’le yüzde 49’la yönettik. Bundan sonra hiç kimse yüzde 34 alarak bu ülkeyi yönetemeyecek” dedi.

    Bakan Yılmaz, Sivas’ın Şarkışla ilçesi ziyaretinin ardından il merkezine gelerek 15 Temmuz şehidi 4. Sınıf Emniyet Müdürü Münir Murat Ertekin’in Yenidoğan Mahallesi’nde yaşayan ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Bakan Yılmaz, ziyaretin ardından Organize Sanayi Bölgesi’ne geçerek bazı fabrikaları ziyaret edip çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yılmaz daha sonra Sivas Valiliği tarafından Cumhuriyet Üniversitesi Çok Amaçlı Salonu’nda düzenlenen toplantıya katıldı. İş adamları ile bir araya gelen Bakan Yılmaz,”Önümüzde bir halk oylaması var. Halk oylaması niçin yapılıyor? Türkiye daha iyi olsun daha iyi bir yönetime kavuşsun diye yapılıyor. Gerçekten Türkiye bununla daha iyi bir yönetime kavuşur mu? Daha iyi bir üretime kavuşur mu? Türkiye’de istikrar olur mu? Yabancı yatırımcı gelir mi? Biz bu anayasa değişikliğini bu süreçte geçirdik ve son iki ayda 1 milyar dolara yakın yabancı yatırımcı geldi. Demek ki bu sistemin Türkiye’ye istikrar getireceğini, Türkiye’de yönetimin belli olacağını, Türkiye’yi kimin yöneteceği hakkında bir sıkıntı olmayacağı şeklinde yabancı yatırımcıya güven verdi ki 1 milyar dolara yakın yatırım Türkiye’ye geldi. Ne yapmak lazım. Şimdi bunu artırmak lazım. Bu yatırımı artırmak için Türkiye’de istikrarın süreciğine dair hem yerli yatırımcıyı hem de yabancı yatırımcıyı ikna etmek lazım” dedi.

    “Ülkeyi yönetebilmek için yüzde 50 oy almak gerekecek”

    Cumhuriyetin, demokrasinin ve Cumhurbaşkanının halk oylamasıyla seçilmesinin önemli bir kazanım olduğunu ifade eden Yılmaz, “Onlar kadar önemli olan bir başka kazanım da Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olacaktır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi daha çok demokrasiye dayalı bir sistemdir. Daha çok milli iradeye dayalı bir sistemdir. Halktan daha çok destek almayı gerektirir. Geçmişte biz yüzde 34’le bu ülkeyi yönettik, yüzde 44’le yüzde 49’la yönettik. Bundan sonra hiç kimse yüzde 34 alarak bu ülkeyi yönetemeyecek. Yüzde 46 alarak da, yüzde 49 da alarak yönetemeyecek. Bu ülkeyi yönetebilmek için minimum yüzde 50 oy almak lazım. Bu milletten yüzde 34 alıp bu ülkeyi yönetmek mi daha demokratiktir. Daha demokrasiye uygundur. Daha milli iradeye uygundur. Yoksa yüzde 50 oy alınca mı? Daha demokratik, daha milli iradeye uygun güçlü bir hükümet olur. Hiç şüphesiz ki yüzde 34’lerin, 40’ların olduğu bir yerde yüzde 50 oy alabilmek, halkın desteğini alabilmek muhakkak ki daha demokrasiye uygundur. Başka hiçbir gerekçeye gerek kalmadan daha demokratik bir rejimin yanında yer almak istiyor musun? İşte 16 Nisan’da sandıkta ’evet’ vermemiz lazım” diye konuştu.

    “Uzlaşmanın yolu referandumdan geçiyor”

    Türkiye’de uzlaşma istediklerini aktaran Yılmaz, “Uzlaşmanın yolu, birlikte yaşamanın yolu inanın ki 16 Nisan’daki referandumdan geçiyor. Niçin? Çünkü hiçbir partinin yüzde 50 oyu yok. Bir başka partiyle uzlaşmaya bir başka partinin değerlerine yakınlaşmaya hatta milletin değerlerini kucaklamaya ihtiyacı var. Biz bu anayasa değişikliğini milletin önüne getirirken Milliyetçi Hareket Partisi ile uzlaştık. Yüzde 50 oy alabilmek içinde mutlaka Cumhurbaşkanı diğer partilerle uzlaşacak, kucağını açacak toplumun 80 milyonunun hepsini kucaklayacak” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Böke: “Demokrasiye hava kadar su kadar ihtiyacımız var”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya İl Danışma Kurulu Toplantısına katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, “Demokrasiye hava kadar su kadar ihtiyacımız var” dedi.

    CHP Sakarya İl Danışma Kurulu Toplantısı Adapazarı Kültür Merkezinde (AKM) geniş katılımla gerçekleşti. Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, CHP Sakarya İl Başkanı Ayça Taşkent, partililer ve davetliler katıldı.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, toplantıda yaptığı konuşmada, “Çocuğunuz, torununuz için her 3 gençten birinin ne okulda ne de işte olmadığı bir Türkiye gerçeğini zaten evinizde yaşıyorsunuz. Esasında bugün konuşuyor olmamız gerekenler bunları. Bugün konuşuyor olmamız gereken, emeğini verenin hakkını aldığı bir Türkiye olması. Bugün konuşuyor olmamız gerekenler pazara gittiğimizde kaygı ile değil yapacağımız yemeğin tadını düşünerek alışveriş yapacağınız huzurlu ve rahat bir Türkiye’nin inşası olmalı. İlk olarak karşımıza çıkardığı şey esasında tek bir adama bütün iktidarı teslim etmek. Meclisi bizlerin kurduğu, irademizi teslim ettiği, egemenliği temsil eden meclisi fesh etme yetkisi veriyor. Öyle ki yasama ve yürütmeyi tek bir kişiye tek elden teslim ediyor. Eğer bu anayasa değişikliği gerçekleşirse Türkiye’de bildiğimiz anlam ile demokrasinin sonu gelecektir. Demokrasi tamamen ortadan kaldırılacaktır. Oysaki demokrasiye hava kadar su kadar ihtiyacımız var” dedi.

    Referandum hakkında da açıklamalarda bulunan Böke, “İnsana hayatını ucuz kılan ama yaşamı bize pahalı kılan bir düzen demek. Biz zaten iki buçuk yıldır bize getirilmiş olan bu anayasa teklifinin ne yaşatacağını gördük, biliyoruz. Ne yaşayacağımız aşikar, oysa biz Türkiye için bambaşka bir şey hayal ediyoruz. Mücadelenin sonu değil başlangıcıdır bu referandum. Bu referandumdan hayırlı sonuçlar çıkardıktan sonra bizim umutlu, o özgüvenli, dışa dönük, kendisinin gücünü bilen ve gücünü hoyratça değil, bir barış iklimi yaratmak için kullanan Türkiye inşa etmek istiyoruz biz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından kurul toplantısı basına kapalı şekilde devam etti.

  • Kamu Başdenetçisi Malkoç: “İnsanlığın huzura, demokrasiye, insan haklarına ve barışa ihtiyacı var”

    Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç, insanlığın huzura, demokrasiye, insan haklarına ve barışa ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Malkoç, Portekiz Büyükelçisi Paula Leal da Silva ve Ukrayna Büyükelçisi Andrii Sybıha’ı makamında ağırladı. Ukrayna Büyükelçisi Sybıha, Türkiye’nin stratejik ortak değil aynı zamanda dost ve kardeş ülke olduğunu söyledi. Mevlana’nın bir sözünü hatırlatan Sybıha “Türkçe konuşamadığım için özür dilerim. Mevlana’nın dediği gibi aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşır. İkili ilişkilerimizi stratejik ortaklık seviyesine çıkarmayı başardık. Bu başarı cumhurbaşkanlarımızın dostlukları sayesinde olmuştur. Bu yıl da ikili ilişkilerimizde çok sembolik bir yıl, Ukrayna ve Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin 25. yıl dönümünü kutluyoruz. Gerçekten bizim içinde önemli bir yıl olacak. Bu bağlamda da Türkiye Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasının özellikle Kırım konusunda sergilediği tutum için teşekkür etmek istiyoruz. Dostluğumuz farklı seviyelerde de gelişiyor. Geçen sene 1 milyondan fazla turist Ukrayna’dan Türkiye’ye gelip ziyaret etmiştir. Bu da farklı boyutlarda da ilişkilerimizin gelişmesinin bir göstergesidir. Ukrayna’dan gelen turistler sizin için herhangi bir sorun yaratmamışlardır. İnsan hakları ihlali de yoktu. Şunu ifade etmek isterim ki her türlü iş birliğine hazırız” şeklinde konuştu.

    Büyükelçi Sybıha’ı makamında ağırlamaktan onur duyduğunu ifade eden Malkoç ise, “Ukrayna ile Türkiye’nin derin dostlukları var. Arzumuz bunların gelişerek, artarak sürdürülmesi. Bunda Büyükelçi Andrii Sybıha’nın büyük katkısı olacağından eminim. Türkiye’de yeni göreve başlamasına rağmen Türkiyeyi iyi biliyor. Bu konuda çok istekli, arzulu ve sempatik. Karadeniz’in güneyinde biz, kuzeyinde Ukrayna inşallah Karadeniz’i dostluk gölüne dönüştürürüz. Sorunları çözeriz diye umut ediyorum. Biz Kamu Denetçisi olarak Türkiye’deki işleyişiyle alakalı şikayetleri inceliyoruz. Türkiye’de iyi yönetim ilkelerinin gelişmesi, hukukun yerleşmesine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Özellikle dünyada gelişen insan hakları ihlalleri bizi son derece rahatsız ediyor. Avrupa’da yaşanan ırkçılık, yabancı düşmanlığı bütün ülkelerin mücadele etmesi gereken hususlar bunlar. Çünkü insanlığın huzura, demokrasiye, insan haklarına ve barışa ihtiyacı var. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde alınan kararlar insan hakları açısından bizi son derece rahatsız etmiştir. Bir ülkenin halkına komple yasak koymak insan haklarına aykırıdır. 5 yaşındaki çocuğa kelepçe takmak kötü bir şeydir. Özellikle de bunu bir hükümet sözcüsünün savunması çok daha kötü bir şeydir” ifadelerini kullandı.

    Malkoç, Portekiz Büyükelçisi Paula Leal da Silva’nın hayırlı olsuna geldiğini kaydederek, “Nezaketinden dolayı teşekkür ediyorum. Kendisini ağırlamaktan dolayı memnun olduğumu ifade ediyorum” diye konuştu.

    Portekiz Büyükelçisi Paula Leal da Silva, “Çok kısa bir süredir Türkiye’deyim. Ülkenizin çok önemli bir tarihi var. Çok önemli bir konumu var. Dolayısıyla ülkenizi çok seviyorum. Burada sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum” şeklinde konuştu.

  • Başbakan Yıldırım: “Demokrasiye sahip çıkmak, teröre sahip çıkmamakla olur”

    Başbakan Binali Yıldırım, Erzincan’da yaptığı konuşmada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenerek, “Demokrasiye sahip çıkmak, teröre sahip çıkmamakla olur.” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım bir dizi açılış programına katılmak üzere Erzincan’a geldi. Başbakan Yıldırım’ın Erzincan programına Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik eşlik etti. İlk olarak Et ve Süt Kurumu Erzincan Tavuk Kombinası açılış programına katılan Başbakan Yıldırım, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’da seslenerek, “Demokrasiye sahip çıkmak, teröre sahip çıkmamakla olur.” dedi.

    Konuşmasına Erzincan ve bütün ilçelerindeki hemşehrilerini selamlayarak başlayan Başbakan Binali Yıldırım, “Bugün Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın iki güzel projesinin açılışını yapıyoruz. Burada açılışı yaptığımı tesis Ankara’nın doğusunda beyaz et kesiminde en büyük tesistir. Hatta tek tesistir oda Erzincan’a yapılmıştır, hayırlı uğurlu olsun. Bugün Erzincanlı, Bayburtlu genç çiftçi kardeşlerimize dağıtım yapacağız. Hibe, parasız olarak küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar dağıtacağız. Erzincan Et ve Süt, Tavuk Kombinesinin 10 milyon ton yıllık kapasitesi var. Eskiden burada özel sektörün yaptığı bir kesimhane vardı. Ancak yürütemedi, iflas etti. Bu sefer dedik ki daha modern tesis yapalım. Hemşehrilerimize kazandıralım. Bu bölgedeki bütün tavuk yetiştiriciliklerine hizmet etsin. Bu tesis tam olarak en az 500 bin tavuk kesim yapacak. Ve etrafta, bu civarda 200 den fazla tavuk çiftliği faaliyet gösterecek. Vatandaşlarımız iş, aş sahibi olacak. 100’ün üzerinde hemşehrimiz çalışacak, iş sahibi olacak. 14 yıldır 79 milyon vatandaşımızın derdini dert ettik, nereye gidersek gidelim elimiz boş gitmedik. Projelerle, dev eserlerle ülkemizi bir baştan bir başa donattık. Yolları böldük, gönülleri birleştirdik. Ülkemizi böldürtmeyiz, bunu herkes bilmeli. Türkiye’yi böldürtmeyiz.” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım, Kılıçdaroğlu’nun ’Demokrasiye sahip çıkın’ söylemine Erzincan’dan cevap vererek, “Sayın Kılçdaroğlu diyor ki; ’demokrasiye sahip çıkın.’ Ey Kılıçdaroğlu, demokrasiye elbette sahip çıkacağız, birlikte sahip çıkacağız. Demokrasiye sahip çıkmak teröre sahip çıkmamakla olur. Biz gece rüyasında görüp sabah meydanlarda üfürenlerden değiliz. Biz milletin gönlüne tahtlar kurarak 10 yıldır ülkeye birbirinden güzel eserler kazandırdık. Biz mazotu ucuzlatalım derken siyaseti ucuzlatanlardan olmadık.” diye konuştu.

    “Bizim arkamızda tapu gibi 14 yıl hizmet var”

    Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin dünyada tarım ve hayvancılığın en gelişmiş ülkelerde bile birinci sırada olduğunu ifade ederek, “Tarım Bakanımızla İzmir’de Milli Tarım Stratejisi Projesini açıkladık. Bu projenin özü şudur; tarım, hayvancılık Türkiye için vazgeçilmezdir. Tarımdan, hayvancılıktan vazgeçilmez. Dünyada tarım ve hayvancılık en gelişmiş ülkelerde bile birinci sıradadır. Geçtiğimiz 14 yıl içerisinde tarım ve hayvancılığa tam 90 milyar lira verdiğimiz destek helali hoş olsun. Siz 15 Temmuz gecesi alçaklara geçit vermediniz. O karanlık gecede, 79 milyon vatandaşımız meydanlara inerek, canını ortaya koyarak, alçaklara gereken dersi verdi. Bayrağı yere düşürmedi. Sizlere bir Erzincan evladı olarak teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum. Bizim arkamızda tapu gibi 14 yıl hizmet var. Türkiye’nin geleceğine damga vuran eserlerimiz var. Erzincan’a 14 yılda neler yapmışız. 6 milyar üzerinde yatırım gerçekleştirdik. Hızlı tren Erzincan’a gelecek ondan sonra Erzurum’a Kars’a gidecek. TOKİ 1500 konutun yapımı devam ediyor. Kimyasal gübre işinden çıkacağız, organik, biyolojik gübre, direk toprağa verimlilik artışı olarak gidiyor, kaliteyi artırıyor. 2018 desteklerinden mazotta anlamlı bir indirim yapıyoruz. Mazotun yarısı sizden yarısı bizden hayırlı olsun. Deponun yarısını devlet karşılayacak. Biz üflemiyoruz söz veriyoruz. Verdiğimiz sözü de yerine getiriyoruz. 25 ilimizde hayvancılığın yetiştiricilik bölgesi kuruyoruz. 184 ovamızı da sit alanı ilan edeceğiz. Buralara çivi bile çaktırmayacağız. Türkiye kalkınacak.” şeklinde konuştu.

    “Bir yandan FETÖ, biryandan BETÖ, biryandan DHKP-C minimum şer odaklarıyla amansız mücadele ediyoruz”

    Başbakan Binali Yıldırım, yurdun her köşesinde terörle mücadelenin devam ettiğini kaydederek, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ülkenin her köşesinde bir yandan FETÖ, biryandan BETÖ, biryandan DHKP-C minimum şer odaklarıyla amansız mücadele ediyoruz. Hergün yeni başarılar elde ettikçe bazıları cıyak cıyak bağırıyor, ses veriyorlar. Ne yaparsanız yapın bu ülkede bir terörist kalmayana kadar bu mücadele devam edecek. İçerideki ve dışarıdaki bütün destekçilerin hevesini kursağında bırakacağız. Birliğin, beraberliğin adresi Erzincan.”