Etiket: Demokrasinin

  • Başkan Büyükkılıç: “Sendikalar demokrasinin en önemli unsurlarındandır”

    Melikgazi Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Memduh Büyükkılıç, sendikaları önemsediklerini belirterek ilçede faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ile sürekli dayanışma ve işbirliği içerisinde olduklarını söyledi.

    Başkan Büyükkılıç, Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Öz-Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, Ak Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar ve Hak-İş Konfederasyonuna bağlı sendika başkanları ve temsilcileri ile yapılan toplantıya katıldı.

    Melikgazi Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Memduh Büyükkılıç, burada yaptığı konuşmada, “ Bizler hep birlikte kardeşler topluluğuyuz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de bu birlikteliğimizi geliştirerek geleceğe taşıyarak her zaman birlikte hareket edeceğiz. Belediyelerimizle el ele, kol kola, gönül gönüle verirken teşkilatımızdan aldığımız gücü asla göz ardı etmeden birbirimize sahip çıkma anlayışı ile sivil toplum örgütlerimiz ile aynı kol kola girmek suretiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. HAK -İŞ sendikamız Türkiye sevdası ile günden güne büyüyerek, alın terinin kıymetini bilen, aidiyet duygusunu önemseyen bir anlayışla her zaman bizim yüz akımız olmuştur. Sizlerin büyümesi ve gelişmesini sevinçle karşılıyoruz. Birbirimize sahip çıkacağız. Bizler bir siyasi partiden seçiliriz ama tüm vatandaşlarımıza eşit davranmak zorundayız. Çok şükür bunu da başardık. Herkesi kucakladık. Hangi siyasi kanaate mensup olursa olsun, sorunları gidermek, sıkıntıları paylaşmak belediye başkanlarının ve yerel yöneticilerin asli görevidir. Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden “ İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın” felsefesiyle insan odaklı belediyecilik yapmak bizim asli görevimiz” dedi.

  • Obama “Demokrasimin düşmanları Beyaz Saraydaki biri, bir kongre üyesi veya lobici değildir, Demokrasinin en büyük düşmanı umursamaz insanlardır, evde oturan ve katılmayan kişilerdir”

    Kasım ayı içerisinde ABD genelinde yapılacak seçimlerde Demokratları desteklemek için Eski Başkan Barack Obam Milwaukee, Wisconsin ‘de düzenlenen mitinge katıldı.

    Dört bin civarında kişinin katıldığı mitinge “Burada olmak için tek bir sebebim var, Buradayım çünkü sizden oy vermenizi istiyorum” diyerek başladı.

    Politikacıların her seçim için önemli dediğini ancak bu seçimin gerçekten önemli olduğunu söyleyen Obama, Amerika’nın bir yol ayrımında olduğunu milyonlarca Amerikalının sigortasının, çalışan Amerikalının haklarının bu seçimle belirleneceğini ifade etti. Obama “Ülkemizin karakterinin ne olduğu oy pusulalarında” dedi.

    Amerikalıların bu tarz seçimlerde her zaman doğru karar verdiğini ancak her zaman bunu yeterince hızlı yapmadığını söyleyen Obama karar verilirken doğru kararların bunu savunanlar sayesinde alındığını belirtti. Obama köleliği kaldırmanın, işçi haklarının ortaya çıkmasının, kadın haklarının arttırılmasının hep bu şekilde olduğunu hatırlattıktan sonra Amerikan tarihinin bunun örnekleri ile dolu olduğunu ve ülkenin gelişiminin hiçbir zaman kolay olmadığını belirtti.

    Güçlü ve zenginlerin her zaman ellerinde olanı tutmak için çalıştığını ifade eden eski başkan, bunu yaparken insanları ayıran tarihteki etnik, dini ayrışmaları kullandığını, kişileri birbirine düşürmeye çalıştığını kendilerini korumak için kimin zarar gördüğünü umursamadıklarını söyledi. Bundan kurtulmak için en iyi yolun oy kullanmak olduğunu bir kez daha hatırlattı.

    Bugün Cumhuriyetçilerin reklamını yaptıkları güzel ekonominin, kendi döneminde temellerinin atıldığını ve başladığını hatırlatan Obama “Hadi Doğruyu söyleyin”” diyerek meydan okudu.

    Onlarca yıldır yapılan yanlışların tamamını arzu ettikleri gibi 8 yılda düzeltemediklerini ancak çok başarılı olduklarını ve kendisinin başkanlı yaptığı dönemin son yirmi ayında yaratılan iş imkanının, ayrıldıktan sonra yaratılan iş imkanından iddiaların tersine daha fazla olduğunu söyleyerek “isterseniz bakabilirsiniz” dedi. Obama ayrıca bunu Cumhuriyetçilerin kongredeki tüm engellemesine karşı başardıklarının altını çizdi.

    Cumhuriyetçilerin Trump ile birlikte iki yıldır zenginler için vergileri azalttığını, çevre koruma kanunlarını kaldırdıklarını ve borçlanmayı arttırdıklarını bu sırada da sosyal ayrışmayı körüklediklerini belirtti.

    Cumhuriyetçilerin zenginlere 1.5 trilyon dolar vergi indirimi getirdiklerini, mali açığı arttırdıklarını sonrada Cumhuriyetçi Senato Lideri Mitch McConnell ‘ın “bu bütçe açıklarından çok rahatsızım, bunu aşağı çekmeliyiz. Sağlık programlarının, sosyal güvenliğin bütçelerini düşürelim” dediğini paylaşan Obama,” inanmıyorsanız kendiniz araştırabilirsiniz. Bu durum bana dolandırıcılık gibi gözüküyor” dedi.

    “Bu en kötüsü değil” diye söze devam eden Obama, politikada politikacıların zaman zaman söz verdiklerini ve bazen gerçekten deneseler bile sözlerini yerine getiremediklerini ifade eden Obama “Ama yakın politik hayatta daha önce görmediğimiz bir şey görüyoruz. Yüzsüzce, utanmazca, gerçekleri çarpıtarak bilerek yalan söyleyen politikacılar. Siyaha Beyaz, beyaza siyah diyen bir hükümet “dedi. Obama, Başkan Trump’ın seçimlerden önce orta sınıf için vergi indirimi yasasını geçirdiğini söylediğini ancak bunu söylediği dönemde kongrenin kapalı olduğunu ve Trump’ın uydurduğunu söyledi.

    Şimdide hükümetin insanları gelen göçmenlerden korkutmaya çalıştığını söyleyen Obama, bunun gerçekleri çarpıtmak ve seçimlerden önce asıl sorunlardan insanları uzaklaştırmak için ortaya atıldığını iddia etti. Cumhuriyetçilerin her seçim dönemi korku sattığını sözlerine ekleyen Obama bunun önüne geçmenin tek yolunun oylar olduğunu yineledi.

    Obama sözlerini Amerika’nın insanların haklarını, koruyacak, ayrımcılığa izin vermeyecek ve dik duracak vatan severlere ihtiyacı olduğunu söyleyerek sözlerini tamamlayan Obama, “Demokrasimin düşmanları Beyaz Saraydaki biri, bir kongre üyesi veya lobici değildir, Demokrasinin en büyük düşmanı umursamaz insanlardır, evde oturan ve katılmayan kişilerdir” dedi ve herkesi aktif olmaya ve oy vermeye çağırdı.

  • Başkan Akgün: ”Muhtarlar yerel demokrasinin temel taşlarıdır”

    Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, muhtarlık teşkilatının demokrasi zincirinin ilk halkasını oluşturduğunu belirterek; “Muhtarlarımız yerel demokrasinin temel taşlarıdır” ifadesini kullandı.

    Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, 19 Ekim Muhtarlar Günü nedeniyle kutlama mesajı yayımladı. Başkan Akgün, mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Muhtarlarımıza verilen önemin göstergesi olarak yine muhtarlık müessesesinin ihtiyaçları, karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ile bu müessesenin tarihsel bağlarını koruyarak geleceğe ilişkin vizyonun belirlenmesine yönelik çalışmaların yürütülmesi için 19 Ekim tarihi Muhtarlar Günü olarak ilan edilmiştir. Muhtarlık teşkilatı, dmkrsi zincirinin ilk halkasını oluşturan, yerel demokrasinin temel taşıdır. Devletimizin varlığını yurdun her noktasında temsil eden çok önemli kurumsal temsilciliklerdir. Muhtarlarımız, bulunduğu mahallede veya köyde halkla devlet kurumları arasında köprü vazifesi görmektedir. Büyükçekmece’de de her zaman omuz omuza görev yaptığımız, bölgesinin sorunlarını bizimle paylaşarak hizmet anlamında önemli katkılar sağlayan muhtarlarımıza bu anlamlı gün vesilesiyle bir kez daha teşekkürü borç bilirim. Büyükçekmece Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de muhtarlarımızın daha iyi koşullarda halka hizmet verebilmeleri adına her türlü desteği vereceğiz. Türk demokrasi tarihinin ve yerel demokrasimizin temel taşı olan muhtarlarımızın 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutluyor, görevleri başında şehit olan muhtarlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, tüm muhtarlarımıza selam ve sevgilerimi sunuyorum.”

  • Başkan Ay “Basın demokrasinin lokomotifidir”

    Düzce Belediye Başkanı Dursun Ay 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Düzce Belediye Başkanı Dursun Ay 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında basın gücünün demokrasinin işlemesi bakımından büyük bir öneme sahip olduğunu belirterek “II. Meşrutiyet’in ilan edilmesi ile basına uygulanan sansürün kaldırıldığı 24 Haziran 1908 tarihinden bu yana bu önemli gün Basın Bayramı olarak kutlanmaktadır. Haber verme, denetim, eleştiri, eğitim, eğlendirme ve kamuoyu oluşturma gibi çok önemli işlevleri olan basının, uygarlığın ilerlemesine ve demokrasinin gelişimine çok büyük katkısı vardır ve özgür basın ülkemizde demokrasinin en iyi şekilde işlemesi için gerekli bir kuvvettir. Demokrasi ve milli iradeyi destekleyici ve perçinleyici kuvvetlerinden biri olan basınımızın gece, gündüz demeden fedakarca çalışan mensuplarının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramını en içten dileklerimle kutluyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Demokrasinin tarihsel gelişimi masaya yatırıldı

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) ’Demokrasinin Tarihsel Gelişimi’ konulu söyleşi ile demokrasinin geçmişten günümüze gelişimi masaya yatırıldı.

    Söyleşiye İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Can Muğan, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

    İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Filiz Başkan, demokrasinin bir anda ortaya çıkmadığını ve uzun bir sürece yayıldığına dikkat çekerek, demokrasinin bir kavram olarak derin bir geçmişi bulunduğunu kaydetti. Prof. Dr. Başkan, “Demokratikleşme süreci başladıktan sonra bunun tek yönlü olmadığını görüyoruz. Bazı dönemlerde demokrasiye karşı ters dalgalar ortaya çıkmıştır. Birinci demokratikleşme dalgasında, 19’uncu yüzyıl boyunca 30’dan fazla ülkede asgari düzeyde demokratik kurumlar kurulmuştur. Buna karşın birinci ters dalgada (1922-1942 yıllarında) Almanya ve İtalya’da faşizm yükselmeye başlamış, Portekiz ve Latin Amerika ülkelerinde askeri darbeler ortaya çıkmıştır. İkinci dalgada, 1943 -1962 yılları arasında Batı Almanya, İtalya, Japonya ve bazı üçüncü dünya ülkeleri demokratikleşmiştir. Ancak ikinci ters dalgada, 1958-1975 yılları arasında, Latin Amerika ülkelerindeki askeri darbeler demokratikleşmeyi olumsuz etkilemiştir. Üçüncü dalgada ise, 1974’ten sonra Güney Avrupa ülkeleri Latin Amerika ülkeleri Asya ve Doğu Avrupa ülkeleri demokratikleşmiştir” dedi.

    “Güçlü sivil toplum demokrasinin vazgeçilmezidir”

    15 Temmuz’da demokrasinin korunduğunu belirten Prof. Dr. Başkan, şunları söyledi:

    “Demokrasinin bir ülkede yerleşik hale gelebilmesi için farklı fikirlere, tercihlere ve inançlara saygı olmalı, yurttaşlık bilinci geliştirilmeli ve güçlü sivil toplum örgütleri olmalı çünkü siyasi partilerin halkın katılımı için yeterli mekanizmalar değildir.”

    “İlkel toplumlarda demokratik yönetim biçimine rastlandı”

    İEÜ Hukuk Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Serkan Yolcu ise, ilkel toplumlarda da demokratik yönetim biçimine ilişkin bulgulara rastlandığını vurgulayarak, bu toplumlarda ortada henüz devlet yokken eşitlikçi bir yapının hakim olduğunu ifade etti. Demokrasi üzerine konuşmanın büyük kazanç olduğunu aktaran Yolcu, “Tarihsel sürece baktığımızda Atina’da doğrudan demokrasinin ilk örneğini görürüz. Orada araya temsilci girmeden halkın bizzat yönetimde yer aldığı bir yönetim biçimi vardır. Bu demokrasi anlayışında devlet yurttaşlardan farklı bir varlık olarak görülmez. İktidar mücadelesinin anayasallaşmasına bağlı olarak 18’nci yüzyılın sonunda ortaya çıkan anayasa, kuvvetler ayrılığıyla iç içe geçmiştir. Demokrasi çoğunluğun yönetimidir ancak azınlığın haklarını da korumalıdır. Temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alınması anayasayla mümkündür. Anayasacılık ile demokrasi arasında bir denge kurulması önemlidir. Bir yönetim biçimi olarak demokrasi seçimi öngörür. Demokrasi ve anayasacılık birbirini tamamlar. Demokrasi rasyonel ve insanı iyiye yöneltecek bir kavramdır” dedi.

    “Ayrışmadan bir olmalıyız”

    İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Buğra Kaan Günay, gençler olarak bundan sonraki tek görevlerinin önce kendilerini ilim, bilim ve ahlak ile donatıp sonra da Türkiye’yi, devleti ve milleti korumak olduğunu söyledi. Günay, “Ülkemizi, devletimizi ve milletimizi korumak, sahip çıkmak için, yeni 15 temmuzları görmemek evlatlarımızı, kardeşlerimizi, topraklarımızı ve geleneklerimizi kaybetmemek için birlik olmalıyız. Kendimizde olan ışığı etrafımıza saçmak, ayrışmadan, kopmadan bir olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.