Etiket: “demokrasi

  • Şehir merkezinin vitrini ‘Demokrasi Meydanı’ olacak

    Demokrasi Meydanı’nda devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Zeki Toçoğlu şehir merkezinin vitrinin Demokrasi Meydanı olacağını belirtti.

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Demokrasi Meydanı’nda devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Genel Sekreter Yardımcıları Ayhan Kardan ve Ali Oktar’dan projede gelinen son noktaya ilişkin bilgiler alan Başkan Toçoğlu, ekiplere çalışmalarında kolaylıklar diledi. Başkan Toçoğlu, şehrin vitrini olacak Demokrasi Meydanı’nı hızla tamamlayarak şehrin kullanımına sunacaklarını da ifade etti. Başkan Zeki Toçoğlu yaptığı açıklamada, “Demokrasi Meydanı’nda dönüşüm çalışmalarımız devam ediyor. İlk olarak Katlı Pazar’la meydan arasında kalan yapıyı kaldırdık. Zemin yenilemesi ise tüm hızıyla sürüyor. Daha öncede ifade ettiğimiz gibi meydandaki kot farkını ortadan kaldırıyoruz. İnşallah şehrimize yakışan bir çalışmayı tamamlayarak hemşehrilerimizin kullanımına sunacağız” dedi.

    “Nefes alınabilecek yeni adres”

    Demokrasi Meydanı’nda akıllı şehir uygulamalarına yer vereceklerine de dikkat çeken Başkan Toçoğlu, “Meydanı hemşehrilerimizin nefesleneceği, oturup soluklanabileceği bir hale dönüştüreceğiz. Akıllı şehir uygulamaları yine meydanımızın içerisinde yer alacak. Meydanımızda yeşil alanları da arttıracağız. Aydınlatma, oturma alanları, kafe, sosyal alanlar yine projemizin içerisinde yer alacak. İnşallah Türkiye’ye örnek bir meydanı şehrimize kazandıracağız. Hayırlı olsun” dedi.

  • Başkan Ertürk demokrasi kahramanlarını yalnız bırakmıyor

    15 Temmuz demokrasi kahramanlarını yalnız bırakmayan Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, ’’Değil iki buçuk yıl, iki buçuk asır da geçse Türk milleti olarak onların yanında olacağız’’ dedi.

    Kahramankazan Belediyesi, FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü’nden kalkan F-16’ları engellemeye çalışırken şehit olan kahramanların ailelerini ve gazileri yalnız bırakmıyor. Belediye ekipleri şehit yakınları ve tedavi gören yaralıların her türlü ihtiyacıyla yakından ilgileniyor. 16 Temmuz 2016 sabahı Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk’ün koordinesinde oluşturulan ekipler, darbe girişiminin üzerinden yaklaşık iki buçuk yıl geçmesine karşın şehit yakınları ve gazileri bir an olsun yalnız bırakmayarak onlarla yakından ilgileniyor. Şehit yakınları ve gazilerin herhangi bir konuda mağduriyet yaşamaması için teyakkuz halinde olan ekipler, bu alanda Türkiye’ye örnek olacak bir çalışmaya da imza atıyor. Şehit yakınlarına uzman psikologlar ve din görevlilerince mental destek verilirken, evleri de ekipler tarafından sürekli olarak temizleniyor. Tedavisi halen süren gazilerle sürekli olarak ilgileniliyor. Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, şehitlerin aileleri ve gazileri özel günlerinde, acı ve tatlı anlarında yalnız bırakmıyor.

    ’’Değil iki buçuk yıl, iki buçuk asır da geçse Türk milleti olarak onların yanında olacağız’’

    Başkan Ertürk, yaklaşık iki buçuk yıldır şehit yakınları ve gazilerle yakından ilgilendiklerini belirterek, ’’Yalnızca aziz milletimizin değil, İslam aleminin ve mazlum milletlerin de umudu olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine ülkemizin bölünmemesi, vatanımızın sonsuza dek yaşaması, bayrağımızın inmemesi, ezanlarımızın susmaması ve demokrasimizin yaşaması için gözünü dahi kırpmadan şehadete koşan kahramanlar ve onların geride kalan aileleri ile gazilerimiz için ne yapsak az. Bu kardeşlerimiz için elimizden geleni yapıyoruz. Onlar için ne yaparsak yapalım haklarını ödeyemeyiz. Değil iki buçuk yıl, iki buçuk asır da geçse Türk milleti olarak onların yanında olacağız. Allah hepsinden razı olsun’’ ifadelerini kullandı.

  • Demokrasi Meydanı’nda çalışmalar devam ediyor

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Demokrasi Meydanında çalışmalar devam ediyor.

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Demokrasi Meydanı’nda devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Ekiplerden çalışmalarda gelinen son durum hakkında bilgi alan Başkan Toçoğlu, meydanın en kısa sürede Sakaryalıların kullanımına sunulacağını ifade etti. Zeki Toçoğlu, Demokrasi Meydanı’nın inşasında çalışan işçilerle hatıra fotoğrafı çekildi ve kolaylıklar diledi. Sakarya’nın Demokrasi Meydanı ile yeniden canlanacağını belirten Başkan Toçoğlu, “Şehrin vitrininde yenileme çalışmalarımız hızla gerçekleştiriliyor. Katlı Pazarla meydan arasındaki yapıyı kaldırdık. Zemin çalışmalarında sona geldik. İnşallah şehir merkezimiz Demokrasi Meydanı’yla yeni bir soluk kazanacak. Şehrin vitrini Demokrasi Meydanında yenileme çalışmalarımız devam ediyor. Akıllı Şehir Uygulamalarıyla Türkiye’ye örnek olacak meydanımızda kazı çalışmaları tamamlandı. Katlı Pazarla meydan arasında kalan yapıyı da kaldırdık. Tören alanı ve yeni büst sisteminde de çalışmalara başladık” diye konuştu.

    Sakarya için çok güzel bir çalışma ortaya çıkarılacağın altını çizen Toçoğlu, “Şehir merkezimize Demokrasi Meydanı’yla yeni bir soluk kazandıracağız. Yeşil alanları da yeni projemizle birlikte arttıracak aynı zamanda kafe, sosyal alanlar, oturma alanları yine projemizin içerisinde yer alacak. Çok güzel bir çalışmanın ortaya çıkacağına inanıyoruz. İnşallah tamamlandığında şehrimize çok yakışacak” ifadelerini kullandı.

  • Aliağa’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programına yoğun ilgi

    İzmir’in Aliağa ilçesinde, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programı düzenlendi.

    Aliağa ilçesinde, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programı Habaş Hamdi Başaran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Yoğun katılım olduğu programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Aliağa Kaymakamı Erhan Günay yaptı.

    15 Temmuz’un darbenin ötesinde bir işgal girişimi olduğunu belirten Günay, “15 Temmuz’un Türkiye için bir milat olduğuna inanıyoruz. 15 Temmuz istiklal harbinden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi. O gece Fethullahçı Terör Örgütü devleti ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya kalkıştı. Darbe girişiminin asıl amacı; ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak ve Türkiye’yi iç savaşa sokmaya çalışmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı Türkiye Cumhuriyetini bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmekti. Milletimiz, cesareti ve feraseti ile bu belayı bu fitneyi durdurdu” dedi.

    Kaymakam Erhan Günay’ın konuşmasının ardından Aliağa Şehit Ahmet Özsoy İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan şiirler okundu. 15 Temmuz slayt gösterisi ve ailelerin dilinden 15 Temmuz kahramanlarına mektupların okunması salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Fatih Camii İmamı Gazali Ateş, programda hatim duasını da yaptı.

    15 Temmuz Demokrasi Marşı ve çekilen hatıra fotoğrafları ile son bulan programa ayrıca; Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Garnizon Komutanı Albay Faruk Altun, İlçe Jandarma Komutanı Rıfkı Kulaksız, İlçe Emniyet Müdürü Yasin Uğurtaş, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

  • İslamköy’deki Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi yakın tarihe ışık tutuyor

    9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in memleketi Isparta İslamköy’de bulunan Demirel Külliyesi ile Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutuyor. Müze’nin Müdürü Osman Siviloğlu, “Bu müze sadece Süleyman Demirel’i anlatmıyor, Türkiye’nin nereden nereye nasıl geldiğini anlatıyor. Türkiye’mizin gelişmesi hakkında bilgi sahibi olunabilecek milyonlarca sayfadan oluşan kitaplar var” dedi.

    9. Cumhurbaşkanı Demirel’in 1949 yılında mühendis olarak devlet memurluğuna başlamasından itibaren, Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönem de dahil olmak üzere 2000’li yıllara kadar biriktirdiği, yaklaşık 6 milyon 400 bin parça eserin bulunduğu müze, ülkenin nereden nereye geldiği konusundaki somut örnekleri yansıtıyor.

    İslamköy’de 1990 yılında yaptırılan Şehriban Hatun Camii ile temelleri atılan ve Demirel Vakfı tarafından inşa edilen ‘Demirel Külliyesi’ çatısı altında kurulan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, 26 Ekim 2014 tarihinden bu yana ziyaretçilerini ağırlıyor.

    Demirel Külliyesi’nin yapımı o cami ile başladı

    Müzenin kuruluşu hakkında hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi Müdürü Osman Siviloğlu, “Müzemiz özel bir müzedir. Devlet bütçesinden değil, Demirel Ailesi’nin bütçesiyle ortaya çıkarılmıştır. 1990 yılında Şehriban Hatun Camii adıyla bir cami yapıldı, Diyanet İşleri Başkanlığına tahsil edildi ve şu anda da faal kullanılmaktadır. Bu külliyenin yapımı onunla başladı. Daha sonra müze binası 2000 yılında, kütüphane binası da 2002 yılında bitirildi. Burası 17 bin metrekarelik alandan oluşan bir külliyedir. 6 bin metrekare kapalı alan bulunmaktadır” dedi.

    Demirel’in 50 yıl boyunca biriktirdiği ve koruduğu 6 milyon 400 bin eser orada sergileniyor

    Demirel Külliyesi’ndeki çalışmaların halen daha devam ettiğini belirterek, Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’nin kuruluş amacını anlatan Müdür Osman Siviloğlu, “Külliye henüz tamamlanmadı ve çalışmalar devam ediyor. Müze, Süleyman Demirel’in 1949 Ağustos’unda mühendis olarak devlet memurluğuna başladığından itibaren, derlediği, toparladığı, yıllarca Ankara’da çeşitli binalarda koruduğu, kolladığı 6 milyon 400 bin dolayında eşyalar oluşturulmuştur. Cumhurbaşkanımız Demirel bunu bir amaç için yaptı. Bir hedefi vardı. Bu müze, 2 önemli mesaj vermek için yapılmıştır, 2 önemli mesaj öğrenilsin diye yapılmıştır. İlk hedefi, kendi icraatlarını anlatmak, ikincisi de Türkiye’nin 1950’yi yıllardan 2000 yılına kadar nereden geldiğini göstermektir. Müze, yerli ve yabancı çok sayıda ziyaretçi almaktadır. Bu müze esas olarak şunu söylüyor; ‘Türkiye, 1950 başlarında nasıl bir ülkeydi, ne vardı, ne yoktu; 1950 sonrası Türkiye nasıl gelişti, nasıl değişti’. Müze, işte bunu gösterebilmek için yapılmıştır” diye konuştu.

    Müzedeki 9 kubbe ile tavandaki Samanyolu’nun bir anlamı var

    Müzenin özellikleri ve mimari yapısı hakkında bilgi veren Siviloğlu, şöyle devam etti:

    “Bu müzenin mimari projesinde şöyle bir özellik bulunmakta; bu yapı 9 adet kubbeden oluşuyor. Ortada büyük bir kubbe, yan dış cephede de 8 adet küçük kubbe bulunuyor. Kubbelerin anlamı, Demirel’in ünlü söyleminde ortaya çıkan, ‘Ben 6 kez gittim, 7 kez geldim, dokuzuncu Cumhurbaşkanı oldum’ ifadesini temsil ediyor. Bu küçük kubbelerin birisi giriş kubbesi olarak değerlendiriliyor, diğer geriye kalan 7 küçük kubbenin anlamı da, 7 kez Başbakanlık yapmasını ifade ediyor. Büyük kubbeye bakıldığında, Samanyolu görülmektedir, bu da sadece estetik oluştursun diye değil, o da rahmetli Cumhurbaşkanımızın bir konuşmasında söylediği ‘Bizim yaptıklarımıza yer de, gök de şahittir’ ifadesini temsil ediyor. İşte, bu müzede hem zemin, hem gök buluşturulmuştur. Bunun da böyle bir anlamı vardır. Külliye içerisindeki diğer evler de; doğdukları, büyüdükleri 1920 yılında yapılmış baba evidir. Orası da etnografik bir müzeye dönüştürülmüştür, 1970 yılına kadar kullanılmıştır ve terk edilmemiştir. İçerisindeki sergilenen eşyalar da Demirel Ailesi’nin kullandığı eşyalardır. Dışarıdan getirilip çoğaltma olmamıştır. Orası da 1920 yılından itibaren kullanıldığına dikkat edilirse; Türkiye’nin 1920 yılında neyi vardı, neyi yoktu, onları da orada görmek mümkündür. Demirellerin annesi Ümmühan Hanım 1979 yılında vefat etti. Öldüğü yıl da bu Anadolu evine hangi araç gereçlerle girmiş onları da görmek mümkün. Böylelikle Türkiye’yi de tanımak mümkündür.”

    “Bu müzeye gelip gezen insanlar, Türkiye’nin gelişimiyle ilgili binlerce, milyonlarca sayfayı ve kitabı okumuş olurlar”

    “Bu müzeyi bugün algılayabilecek 7-8 yaşından, şu anda ayağını sürüyerek gezebilen yaştaki insanlar, 80-90 yaşındaki insanlar bile mutlaka görmeli, gezmeli ve gezdirmeli” diyen Siviloğlu, “Çünkü, bu müze sadece Süleyman Demirel’i anlatmıyor, Türkiye’nin nereden nereye nasıl geldiğini anlatıyor. Türkiye’mizin gelişmesi hakkında bilgi sahibi olunabilecek milyonlarca sayfadan oluşan kitaplar var. Bir insanın ömrü bu kadar çok sayıda kitabı, sayfayı okumaya yetmez, zaman da ayırmazlar zaten. Ama bu müzeye gelip gezdiklerinde, insanlar o binlerce, milyonlarca sayfayı ve kitabı okumuş olurlar” şeklinde konuştu.

    Yaz döneminde ayda 5-10 bin ziyaretçi alıyor

    Müzenin özellikle yaz aylarında yoğun ziyaretçi akınına uğradığını belirten Siviloğlu, “Müzemiz, kış aylarında en az ayda 2 bin, yaz aylarında ise özel törenler olmadığı takdirde 5 bin ile 10 bin arasında ziyaretçi almaktadır. Ben emekli kamu yöneticisi olduğum için kamu müzelerinin durumunu da biliyorum. Ülkemizde birçok kamu müzesi devlet müzesinden daha fazla ziyaretçi almaktadır” ifadelerini kullandı.

    Siviloğlu ayrıca, müzenin neden Isparta veya başka bir ilin merkezi bölgesinde değil de İslamköy’de açıldığı konusunda yöneltilen soruyu da şöyle yanıtladı:

    “Bu müze, Türkiye’yi anlamak için görülmeli dedik. Ama bu müze Ankara, İstanbul, İzmir’de veya Isparta merkezde olmuş olsaydı gelen ziyaretçiler bu müzenin verdiği mesajı somut bir biçimde anlayamazlardı. Çünkü, bu müzeyi bir fırçayla silmiş olalım, geriye bir köy kalmış olsun. Köyün kendisini bile gezdiğimiz zaman açık köy müze durumundadır. Çünkü, bu köy hem Osmanlı dönemini anlatmakta, hem de günümüz Anadolu köyünü ve Cumhuriyet döneminin köyü özelliklerini yansıtmaktadır. Müzemiz şunu söylüyordu; ‘Türkiye 1950 yıllarında nasıldı, bugün geldiği noktaya nasıl geldi, nasıl değişti? Ziyaretçi bu köyü gördüğü zaman; kerpiç ve 100-150 yaşında evleri görüyor. Ve içinde hala yaşayan insanlar var. Köyde bunun yanı sıra, bugünün de beton haremi veya çeşitli mimari özellikleri gösteren evler de bulunuyor. Genel olarak, ‘Demek ki bunlar, cumhuriyet ve demokratik sistem sayesinde gelişti, değişti’ diye somut görülebilsin diye müze burada kuruldu. Zaten merhum Şevket Demirel Bey de, 26 Ekim 2014 müzenin açılış töreninde de buna vurgu yapmıştı ve demişti ki; ‘Biz bu müzeyi isteseydik Ankara, İzmir, İstanbul ve Isparta’da da yapardık ama ziyaretçilerimiz bu müzenin verdiği mesajı bu köyde somut biçimde anlayabildiği gibi anlayamazlar’ demişti.”