Etiket: Demiş

  • Astsubay Efiloğlu ailesine ’şehit olmak istiyorum’ demiş

    Fırat Kalkanı Harekatında şehit düşen iki askerden birisi olan Astsubay Kıdemli Çavuş Yahya Efiloğlu’nun şehadet haberi İzmir’deki ailesine ulaştı. Şehit askerin akrabası Ali Efiloğlu, “Kendisi izne geldiğinde ’Ben şehit olacağım, beni hava şehitliğine defnedin’ diye vasiyette bulunmuş. Bu vasiyeti yerine getirmek şehadet mertebesinin yüceliği gereği silah arkadaşlarının yanına defnetmeye, hava şehitliğine karar verdik” dedi.

    Fırat Kalkanı Operasyonu kapsamında Suriye’nin El Bab kentinde DEAŞ saldırısı sonucu şehit olan askerlerden Astsubay Kıdemli Çavuş Yahya Efiloğlu’nun şehit haberi memleketi İzmir’in Karabağlar ilçesinde yaşayan ailesine askeri yetkililer tarafından verildi. Aile oğlunun şehadet haberini olgunlukla karşılarken, şehit evi haberin ardından Türk bayraklarıyla donatıldı. Acı haberi öğrenen vatandaşlar da şehit evine akın ederek, aileye taziye dileklerini iletti.

    Şehit olmadan saatler önce babasıyla görüşmüş

    Şehidin acılı babası Abdullah Efiloğlu’un ayakta durmakta güçlük çekerken, gözyaşlarına boğuldu. Şehit babası, “En son dün konuştum. İyi olduğunu söyledi ve bir dakika kadar konuştuk” diye konuştu.

    “Şehit olmak istiyorum” demiş

    Şehidin akrabası Ali Efiloğlu ise şehidin ailenin tek asker çocuğu olduğunu söyledi. Astsubay Kıdemli Çavuş Efiloğlu’nun şehit olmak istediğini ifade eden Ali Efiloğlu, “Görev bölgesinde görevini severek yaptığını zamanla anlatır, zaman zaman benimle de görüştüğünde dua isterdi. Kendisi izne geldiğinde ’Ben şehit olacağım, beni hava şehitliğine defnedin’ diye vasiyette bulunmuş. Bu vasiyeti yerine getirmek, şehadet mertebesinin yüceliği gereği silah arkadaşlarının yanına defnetmeye, hava şehitliğine karar verdik. Devamlı sınır bölgelerinde görev yaptığından dolayı evliliği geciktirdik biraz bilinçli olarak. Böyle bir durum düşünmedik; ama takdir-i ilahi tecelli eder sınır bölgesindeki görevi bittikten sonra evlilik gerçekleşir diye düşünüyorduk. Bu sezon sonunda da böyle bir teşebbüsümüz vardı” şeklinde konuştu.

    Astsubay Efiloğlu’nun cenazesi Cuma günü öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından askeri törenle son yolculuğuna uğurlanacak. DEAŞ terör örgütünün hain saldırısında, Yahya Efiloğlu ile beraber Uzman Çavuş Gökhan Kılıç şehit düşmüş, 15 askerde hafif şekilde yaralanmıştı.

  • Darbeci emniyet müdürü yakalanacağını anlayınca ’Namaz kılmaya gidiyordum’ demiş

    15 Temmuz darbe girişimi gecesi, Mersin’de kendisini sözde ’sıkı yönetim komutan yardımcısı’ ilan eden, ardından kaçmaya çalışırken liman içerisinde yakalanan eski Güvenlik Şube Müdürü Hasan Basri Dağdelen’in, “Namaz kılmaya gidiyordum” dediği ortaya çıktı.

    Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili soruşturma sürerken, Mersin’de darbe teşebbüsünde bulunanlarla ilgili ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. İddiaya göre, Mersin’de 3. Sınıf Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi, kendisini sözde ’sıkı yönetim komutanı’ ilan eden Akdeniz Bölge Garnizon Komutanı Nejat Atilla Demirhan’ın yanına giderek bağlılığını bildirdi. Demirhan’a, kendi telsizini vererek anons etmesini sağlayan Dağdelen, daha sonra polis haber merkezini telefonla arayarak, kendisini sözde ’sıkı yönetim komutan yardımcısı’ ilan edip Emniyet Müdürünü gözaltına alacağını söyledi. İlerleyen saatlerde darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanacağını anlayan Dağdelen, Garnizon Komutanlığı’ndan çıkarak kaçmaya çalıştı. Liman A kapıya doğru ilerlerken polisler tarafından fark edilen Dağdelen’in, kendisini durduran polislere ’Namaz kılmaya gidiyordum’ dediği öğrenildi.

    16 Temmuz sabahı yakalanan ve 20 Temmuz tarihinde Akdeniz Bölge Garnizon Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ile birlikte çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Mersin eski Güvenlik Şube Müdürü Hasan Basri Dağdelen, emniyetteki ifadesinde FETÖ ile ilgili bağlantısını reddetti. Paralel Devlet Yapılanması ile bir ilgisinin bulunmadığını savunan Dağdelen, 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Olay gecesi evde televizyon izlerken darbe yapıldığını ve sıkı yönetim ilan edildiğini görünce, görevim gereği Akdeniz Bölge Komutanı olan Nejat Atilla Demirhan ile irtibat kurmam gerektiğini düşündüm. Bu sebeple irtibat numarasını bularak durumdan haberi olmayan Seydi Vakkas Fidan’ı arayarak birliğe araçla gittim. Seydi ve bizimle birlikte gelen Yaşar Şimşek dışarıda kaldı. Bu iki şahsın olayla ilgisi yoktur. Benim ne amaçla, neden oraya gittiğimi bilmiyorlardı. İçeriye girdikten sonra görevim gereği üzerimde bulunan telsiz ile sıkı yönetim komutanı olduğunu ilan eden Nejat Atilla’ya telsizimi vererek diğer birimler ile irtibat kurmasına yardımcı oldum. Etrafta 8-10 tane terörle mücadeleden gelen polis memuru vardı. Daha sonra işin rengi değişince, polis memurlarına kimsenin zarar görmemesi yolunda telkinlerde bulundu. Önce emniyete daha sonra jandarmaya faks çekildi. Bu süreç zarfında Ankara ile sürekli bir görüşme trafiği vardı. İşler tersine dönüp darbe olduğunu anlayınca da kaçmak zorunda kaldım. Kaçarken liman içerisinde yakalandım.”

  • Seri Katil Minibüse Binerken ’Param Yok’ Demiş

    İzmir’in Menderes ilçesinde yakalanan seri katil Atalay Filiz’in, yakalandığı minibüse binerken şoföre ’Param yok, binebilir miyim?’ diye sorduğu, şoförün de minibüse aldığı öğrenildi. Atalay Filiz’i tanıyan şoförün, yolda ihbar üzerine çevirme yapan polislere sürekli selektör yaparak bilgi verdiği ve seri katilin yakalanmasını sağladığı bildirildi.

    İstanbul Tuzla’da 27 Mayıs günü tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’yı, 2013 yılında da Tümgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan’ın TÜBİTAK’ta çalışan oğlu Göktuğ Demirarslan ile Rus sevgilisi Elena Radchikova’yı Ankara’da öldürdüğü iddiasıyla aranan Atalay Filiz’in, İzmir’in Menderes ilçesinde yakalanmasının ardından detaylar da ortaya çıkmaya başladı.

    MİNİBÜS ŞOFÖRÜ KONUŞTU

    Atalay Filiz’in yakalandığı minibüsün şoförü Kenan A. konuştu. O anları anlatan minibüs şoförü “Barboros Mahallesi’nde benim minibüsüme bindi. ’Araç nereye gidiyor?’ dedi bana. Ben de ’Semt Garajı’na gidiyor’ dedim. ’Ağabey benim param yok’ dedi. Ben de, ’İyi o zaman geç otur’ dedim. Biraz bakımsızdı. Binince şüphelendim. Zaten seri katilin ikinci binişiydi benim minibüsüme. Bir hafta önce yine benim minibüsüme bindi. Ben o zaman da jandarmaya haber verdim. Ama yakalayamadılar. Devamlı haberleri takip ettiğim için İzmir’de seri katilin olduğunu biliyordum. Benim minibüsüme binince tanıdım. Üzerinde tişört vardı, gözlük takmıştı, sırt çantası sırtında takılıydı. Elinde de siyah poşet vardı, içinde pet şişe vardı içi su dolu. Minibüse binince minibüsün perdelerini çekti. Daha önce polise ihbarda bulunulmuş. Polisler yolda çevirme yapıyordu. Ben de polise selektör yaptım. Ben işareti yapınca peşimden gelip beni çevirdiler. Polis yakalayınca Atalay Filiz polise ’Benim adım Ömer’ dedi” ifadelerini kaydetti.

    POLİSE İLK İHBARI BABA OĞUL YAPTI

    Atalay Filiz’in ilk bindiği minibüsün şoförü Mustafa B. ise, “Sabah 07.00 sıralarında sefere başladım. Şaşal köyünde birisi önümüze geçti el etti durduk. Bindi. Menderes için 5 lira verdi. 2 lira geri verdim. Menderes merkeze geldik, baktım inmedi araçtan. Biraz daha gittik, bir tane yolcu vardı. Yolcu indi. Daha sonra Atalay Filiz indi. Benim muavinim olarak çalışan oğlum Özgür, bana ’Bu arkadaki yolcu seri katil’ dedi. Hemen 156 jandarmayı aradık. Baktım emniyete 500 metre var. Emniyete doğru sürdüm minibüsü. Orada da polise bilgi verdim. Biz polisle bilgi verdikten sonra polis hemen yolan çıkıp seri katili indirdiğim yere gittiler” dedi.

    Seri katili tanıyan Ö.B. (16), sosyal medyadan seri katil Atalay Filiz’i tanıdığını belirterek, “Ben minibüste muavinlik yapıyorum. 5 lirayı bana verdi. Ben para üstü 2 lirayı verdim. Daha sonra dikkatli baktığımda seri katilin olduğunu fark ettim. Bitkin bir hali vardı. Parayı bana verirken elleri karaydı. Muhtemelen ormandan inmişti. Minibüste Menderes merkezde inmedi ara sokaktan geçerken bir anda da minibüsü durdurup indi” diye konuştu.

    ÇANTASINDA 20 BİN LİRA ÇIKTI

    Seri katil Atalay Filiz’in üzerinden ve çantasından kendi adına düzenlenmiş, eski bir pasaport, gerçek kimliği, 4 adet kendi fotoğrafı olan başkaları adına sahte kimlik, kendi fotoğrafı ve değişik vatandaşların fotoğrafı olan 3 adet sahte ehliyet, farklı isimler adına 14 adet açık, aktif kredi kartları, 2 adet avcı, komando bıçağı, biber gazı, yaklaşık 10 bin Lira, 3bin 500 euro, bir Fransız vatandaşının vatandaşlık belgesi ve yaşam malzemeleri çıktı. Atalay Filiz minibüse binerken şoför Kenan Aka’ya parasının olmadığını söyleyip bedava yolculuk yapmak istemiş.