Etiket: Demirci’den

  • ATSO Başkanı Demirci’den sınır kapılarıyla ilgili ’korona virüsü’ açıklaması

    ATSO Başkanı Demirci’den sınır kapılarıyla ilgili ’korona virüsü’ açıklaması

    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Demirci, Türkiye ile Gürcistan arasında bulunan Çıldır-Aktaş ile Türkgözü Sınır Kapılarında, Kovid-19 tedbirlerine ilişkin, ticareti olumsuz etkileyecek bir durumun yaşanmadığını ve kimlik ile geçişlerin halen geçerli olduğunu söyledi.

    Başkan Demirci, makamında gazetecilere yaptığı açıklamada, Valilik tarafından kapılarla ilgili gerekli tedbirlerin alındığını aktardı. Alınan tedbirlerin yanı sıra, virüs ile ilgili gelişmelerin kapılardaki giriş-çıkışları özellikle de ticareti olumsuz etkileyen bir durumun söz konusu olmadığını ve tedbirler kapsamında Çin ve İran başta olmak üzere bazı ülkelere giriş-çıkış yapan tır sürücülerine pasaport zorunluluğu getirildiğini ifade eden Başkan Demirci şunları kaydetti:

    “Korona virüs tehlikesine karşı alınan önlemler çerçevesinde, İran, İtalya, Güney Kore, Çin ve Irak’tan gelen sürücülerden pasaport kontrolü ile geçişler sağlanmakta. Kapılarımız günübirlik Türk vizesi ile giriş ve çıkışlara açık, kimlik ile geçişler halen geçerli. Kapılarımız 24 saat esasa göre çalışmakta ve herhangi bir sıkıntı yaşamamaktayız. Özellikle ticari olarak kapıların işlevliği için herhangi bir engel ve sıkıntı söz konusu değil. Kapılarımız 24 saate esaslı çalışmakta.”

  • Demirci’den özelleştirmeye tepki

    Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci, özelleştirmeye karşı olduklarını belirterek, “Özelleştirme demek ölüm demek” dedi.

    Ankara’da bir dizi ziyarette bulunduklarını ifade eden GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, TTK’nın kalkınması için çaba sarf ettiklerini ifade etti. Üretimin arttırılması konusunda da TTK yönetimi ile görüştüklerinin altını çizen Başkan Ahmet Demirci, özelleştirmeye karşı olduklarını kesin bir dille açıkladıklarını belirtti. Özelleştirmeye karşı sendika olarak tepkilerini koyacaklarını ifade eden Demirci, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan darbe girişimine de değinerek şöyle dedi:

    “En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi TTK ve sendika olarak özelleştirme sıkıntılarımız vardı. 15 Temmuz’daki olaydan önce çok sık gündeme geliyordu. Allah bir daha bu tür darbe girişim veya herhangi dışarıdan gelecek bir girişimi inşallah bize göstermez. O süreçte biraz askıya alındı. Şu anda hayat yavaş yavaş yoluna girmeye başladı. Bizler de sendika olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Geçen günlerde Ankara’ya özelleştirme dairesine ve Enerji Bakanlığında müsteşarlar ile bir toplantımız vardı. Orada özelleştirme dairesindeki başkanımızla; vekilimiz Özcan Ulupınar ile beraber gittik, konuştuk. Özelleştirme dairesi başkanı bize ‘Şu anda özelleştirmede herhangi bize gelmiş bir şey yok. Zonguldak’ın Karadon’un özelleştirme ile ilgili’ dedi. Biz sendika olarak Zonguldak halkı olarak, sivil toplum örgütleri olarak TTK’nın ileriye gitmesi için TTK’nın zarar etmemesi için; zararın aşağıya indirilmesi için elimizden gelen tüm mücadeleyi veriyoruz. Biz ne yapılması lazım, bununla ilgili öneriler de sunuyoruz. TTK yönetimi ile beraber oturarak konuştuğumuz zamanlarda üretimin arttırılması konusunda toplantılarımız oluyor. Bunun için biz özelleştirmeye kesinlikle ve kesinlikle karşıyız. Özelleştirme demek ölüm demek. Bunu herkes biliyor. Ki böyle bir şey gelirse, kanunlar çerçevesinde, adaletli bir şekilde tepkimizi ortaya koyacağımızın bilinmesini isterim. Özelleştirmeye karşı biz sendika olarak tepkileri koyacak insanlarız. Biz 1991 grevini yaşamış insanlarız. Şemsi Denizer başkanımızdan çok şeyler öğrendik. O doğrultuda bizler de görevimizi en iyi şekilde yapacağımızı, TTK’nın ileriye gitmesi için en iyi şekilde çalışacağımızı buradan kamuoyuna açıklamak istiyorum.”

  • Demirci’den GMİS Bayan Çalışanlarına 8 Mart Gülü

    Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, GMİS Ankara Konuk Evinde çalışan bayanların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutladı.

    “ 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ SIRADAN BİR GÜN DEĞİLDİR”

    Bayan çalışanlara günün anısına kırmızı gül sunan Demirci; “ 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sıradan bir gün değildir. Onun anlamında, emekçi kadınların bundan yaklaşık 160 yıl önce ABD’de hak alma mücadelesi verirken diri diri yakılan 120 kadın işçinin kanı-canı vardır. 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can verdi.

    26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Ülkemizde ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. Ben bir kez daha tüm emekçi kadınların kutsal günü olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, alın terinin karşılığını tam hakkıyla bulduğu, insanca yaşamın tüm kurum ve kurallarıyla var olduğu, kadına şiddetin son bulduğu bir dünyada yaşamayı temenni ediyorum” dedi.

  • Demirci’den Çiloğlu’na Geçmiş Olsun Ziyareti

    Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, geçirdiği trafik kazasında yaralanan Çaycumalılar Derneği Başkanı Savaş Çiloğlu’nu ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

    Geçtiğimiz günlerde geçirmiş olduğu trafik kazasında yaralanan ve Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’nde tedavisi devam eden Çaycumalılar Derneği Başkanı Savaş Çiloğlu’na Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

    Hastanenin Ortopedi Servisinde tedavi gören Çiloğlu’nun durumu hakkında bilgi alan Demirci, aynı kazada yaralanan Sinan Başoğlu’na da geçmiş olsun dileklerini iletti.

  • Türk Tarım Orman-sen Genel Başkanı Demirci’den ’İş Güvenliği’ Açıklaması

    Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen Genel Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Demirci, “Hükümet, kendisine güveniyorsa memurun iş güvenliği için referanduma gitsin” dedi.

    Türk Tarım Orman-Sen Kastamonu Şubesi’nin Şerife Bacı Öğretmenevi’nde düzenlediği istişare toplantısında konuşan Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen Genel Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Demirci, Türkiye’de görülen şap hastalığıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Demirci, “Hayvan hastalıklarında bitme noktasına getirilmiş bir şap hastalığının ülkemizde hala önemli bir hayvan hastalığı olarak var olması bizim için üzücü. Türkiye’de alınan bunca tedbire rağmen bunun olmasının tek nedeni ülkemiz değil. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda yapılan çalışmalarda önemli başarılar elde ediyor. Ama ülkemiz sınırları itibariyle hayvan geçişleri ve hayvan hastalıklarının ülkemize geçişini sağlayan bir bölge üzerinde oturuyor. Hayvanları koruyucu tedbirlerin ve hayvan karantina yöntemlerinin alındığı bir yapıya ve tedbire rağmen maalesef başıboş olmasına rağmen ülke geneline yayıldı. Hayvan pazarlarının kapatılması geçici bir tedbir oluşturuyor. Çiftçilerimizin mağduriyetlerinin kısa süreli olmasını umut ediyoruz. Uzun süreli hayvan ticaretinin kesilme durumunun olmadığını ve bu durumun şap hastalığını önlemek için geçici bir tedbir olduğunu düşünüyorum. Bunda kısa sürede mesafe alınacağını düşünüyorum. Koruyucu ırk çalışması için tedbirler alındığını biliyoruz. Daha kontrollü kurulacak pazarlarda hastalıklardan arınmış pazar kurulacağını biliyoruz” dedi.

    Son günlerde memurun iş güvenliğiyle ilgili tartışmalar yaşandığına dikkat çeken Demirci, “Hükümet, kendisine güveniyorsa memurun iş güvenliği için referanduma gitsin” dedi. Demirci, “Memurların iş güvencesi konusu gündemde Türkiye Kamu- Sen olarak memurun iş güvencesine nasıl bakıyoruz. Memurların iş güvencesi diye bahsedilen hiç çalışmadan maaş alan memur varsa bu memurların siyasi iktidarın ya yandaş memuru olduğunu ya da siyasi iktidarın yandaş sendikasının yöneticileri olduğunu düşünüyoruz. Yoksa 657 sayılı Devlet Memuru Kanunları’na göre memurun hangi şartlarda çalışacağı kanunen bellidir. Bu şartlara göre çalışmayanların nasıl cezalandırılacağı 4483 sayılı Kanun’a göre bellidir. Ancak bugün iktidar partisinin koridorlarında gezdiğinizde iktidar partisinin o koridorlarında dolanan bir memur varsa bu memur birilerinin makamını ve mevkisini almak ya da mevki elde etmek adına siyasi iktidarın yöneticilerine ya da onların atadığı bürokratlara yandaşlık etme görüntüsü ile oralarda dolaşmaktadır. İşte siyasi iktidarın parti yöneticileri bunları o koridorlarda tuttuğu müddetçe bunlar bir taraftan eğer maaş alarak işe gitmiyorsa o memurlardır. Milli Eğitim Bakanlığı’nı düşündüğünüzde 3 binin üzerinde müşavir kadrosu işe alınmış, bunlarda o mevcut siyasi iktidarın yaklaşık 14 senesinde üst düzey yöneticilik yapıp daha sonra görevden alınmış, kamuda yaklaşık sayısı 8 bini bulan müşavirlerdir. Bunlara kurumlarda masa ya da oda verilmemektedir. Hatta bunların işe gelmesi de idari mekanizma tarafından istenmemektedir. Eğer bahsedilen işe gelmeyen memurlar bunlarsa, bunların da müsebbibi siyasi iktidardır. Onun dışında bizde diyoruz ki eğer bir memur işe gitmeden maaş alıyorsa, yani vatandaşın hakkını yiyorsa biran önce hükumet tedbirini alsın, bizim üyemiz de dahil bunları işten çıkarsın” diye konuştu.