Etiket: Demeden

  • Yağmur çamur demeden soğan işliyorlar

    Aydın’da etkili olan yağmurla birlikte taze soğan üreticileri yağmur çamur demeden işlerini yapmaya devam ediyor.

    Sağanak yağışla birlikte tarlalar çamur deryasına dönerken, Aydın’ın Acarlar Mahallesinde çiftçilikle uğraşan Sabri Özdağ, yağmura rağmen taze soğan ekili bahçesinde çalışmaya devam ediyor. Ailecek topladıkları taze soğanları tarlasının ortasına kurdukları naylon çadırda demet haline getiren Özdağ ailesi, yağmura aldırış etmeden işlerini yapıyorlar.

    Yağmurun ve çamurun kendilerine engel teşkil etmediğini belirten Sabri Özdağ, “Bugünlerde havalar yağışlı gidiyor. Bizde yağmurdan etkilenmemek için tarlanın ortasına naylon çadır kurduk. Burada topladığımız taze soğanları demet haline getiriyoruz. Sabah saat 9.00’dan akşam 17.00-18.00’e kadar tarlada çalışıyoruz. Taze soğanları Ağustos ayında dikimini yapıyoruz. İlk hasatı Ekim ayı içerisinde yapıyoruz. Şubat ayına kadar hasat devam ediyor. Dönümde 2 bin, 2 bin 500 adet taze soğan demeti çıkıyor. Taze soğanı toptan demeti 0,70-0,80 kuruşa veriyoruz. Pazarda demeti 1-1,5 TL’ye satılıyor. Geçen sene de aynı fiyata sattık. Ama tohum, ilaç ve gübre fiyatları yükseldi” diye konuştu.

  • Tarzıyla erkeğe benzeyen ilk kadın muhtar kar kış demeden çalışıyor

    Ağrı’nın Diyadin ilçesinde tarzıyla erkeğe benzeyen ve “ilk engelli kadın muhtar” olarak Guiness Rekorlar Kitabına giren kadın muhtar Azize Atlı, köy halkının gönlünde taht kurdu.

    Görevine 2014 yerel seçimlerinde ilçenin Taşkesen köyünde başlayan Azize Atlı, 250 haneli ve bin 500 nüfuslu köyde kar kış demeden çalışıyor. Ağrı’nın ilk kadın muhtarı unvanını taşıyan 58 yaşındaki Atlı, köyün yolunu asfaltlarken, fırın, taziye evi ve kütüphane yapmak için de çalışmalarını sürdürüyor. Yüzde 85 engelli kadın muhtar olarak Guiness Rekorlar Kitabına giren Atlı, giydiği takım elbise, şapkası ve tespihiyle çoğu zaman erkeğe benzetiliyor.

    Aşiret kavgalarının ve kan davalarının önüne geçerek barışı da sağlayan Azize Atlı, bölgede kadın muhtar olmanın zor olduğunu söyledi. Atlı, “Ağrı’nın ilk kadın muhtarı emekli bir eğitmenim. Bin 500 nüfusumuz var. Köyümüzün durumu çok da iyi değil. Taziye evimiz, fırınımız, kütüphanemiz yok. Kadınlara söz vermişim ve bu yüzden Cumhurbaşkanımıza selamlarımızı gönderiyoruz, bize el uzatsın. Bende verdiğim vaatleri yerine getireyim. Kadınlar için el sanat kurslarını da açacağız. Ben zaten kadınların isteği üzerine muhtar oldum. Bölgede kadın muhtar olmak çok zor. Burası aşiret bölgesi, 25 köy olarak bir aşiretiz ve aşiretin içindeki bütün erkekler bir kadın olarak muhtar olmama karşıydı. Ben bundan sonra Diyadin’de en az 30-40 kadın muhtar olsun diye çabalayacağım. Birlik beraberlik içinde köydeki kan davaları ile aşiret kavgalarına son verdik. 9 ay karın içinde kalıyoruz, o yüzden ihtiyaçlarımız da fazla. Ben emniyet için oturdum yoksa ihtiyacım yoktu muhtarlığa. 25 yıl boyunca öğretmenlik yaptım. Ben muhtar olmadan önce, inşallah muhtar olursam bu köyü güzel bir düzene sokacağım dedim. Nice muhtarlar gelip geçti, ama halen gençlerimiz iş için batıda, kimse bir şey yapmadı” dedi.

    Babası 4 kadınla evlenen ve 14 kardeşi olan Atlı, anne ve babasını kaybettikten sonra yalnız yaşamaya başladı. Hiç evlenmeyen Atlı, ilkokulu bitirip Erzurum’da el işi kurslarını başarıyla tamamladıktan sonra Diyadin Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde 25 yıl boyunca eğitmenlik yaptı.

    Köylülerden Hüdeyda Bakır ise kadın muhtara desteklerini belirterek, “Kendisinden çok memnunuz. Bize söz verdi; taziye evi, fırın yapacak ve buralarda kadınlar çalıştırılacak. Bize yol sözü de vermişti, onu yerine getirip yolumuzu yaptı. Muhtarımız bizler için iyi şeyler yapmaya çalışıyor” diye konuştu.

  • Sergen Yalçın ’Sen Bitti Demeden Bitmez Kampanyası’nın yüzü oldu

    Türk futbolunun efsane isimlerinden Sergen Yalçın, toplumun sürdürülebilir sağlığına katkıda bulunmak hedefiyle hayata geçirilen ’Sen Bitti Demeden Bitmez’ kampanyasının yüzü oldu.

    Toplum sağlığına katkı sağlayan projeler hayata geçiren İbrahim Etem – Menarini’nin, toplumun sürdürülebilir sağlığına katkıda bulunmak hedefiyle hayata geçirdiği ’Sen Bitti Demeden Bitmez’ kampanyasının yüzü Sergen Yalçın olduğu toplantıyla açıklandı. Ali Atıf Bir’in moderatörlüğünde geçen toplantıda, erken boşalma konusu üzerinde Türkiye genelinde bir farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan projede problemin tedavisinden sonra yaşanan pozitif dönüşümü, futbol maçındaki uzatma dakikalarında atılan gol üzerinden anlatılıyor. Bu noktadan hareketle son dakika golleri ile tanınan Sergen Yalçın’a projeyi götürdüklerini belirten ve Türkiye çapında daha fazla kişiye ulaşmayı hedeflediklerini belirten İbrahim Etem – Menarini Pazarlama Müdürü Ecz. Rana Şengil, “Sergen Yalçın ile yaptığımız kampanya ile mesajlarımızı günlük hayatta rahatça kullanılabilecek bir dil ile veriyor ve bu konuyu açıkça ifade edemeyen, konuşamayan erkeklere ulaşmayı hedefliyoruz” dedi

    Sergen Yalçın: “Toplum sağlığı için çok faydalı bir kampanya”

    Türk futbolunun efsane yeteneklerinden biri olan Sergen Yalçın ise kampanyaya destek vermekten memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sen Bitti Demeden Bitmez’, toplum sağlığı açısından çok faydalı bir kampanya. Fikir çok kreatif, konuyu uzatma golleri üzerinden anlatmak ince bir zeka ürünüydü. Ben de bu tip işleri seviyorum. Uzatma golleri de benim için ayrıca özel bir konu. Ben tüm erkeklerin çok ilgisini çekecek bir kampanya olduğuna inanıyorum. Umarım bu sayede daha fazla kişide doktora gitme ve doğru tedavi yöntemlerinden yararlanma konusunda bir bilinç oluşur” şeklinde konuştu.

    Bunun bir rahatsızlık olduğunu ve müstehcen bir şey olmadığını belirten Sergen Yalçın, “Projeyi bana hemen söylemediler bir teklifleri olduğunu belirtip bir kaç kez konuştuktan sonra söylediler. Başta ben neden böyle bir projede yer alacağım diye düşündüm fakat bu toplum sağlığı ile ilgili bir durum bu yüzde biten evlilikler var. Çok şükür bunu bir tedavisi de var” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ağır Hasarlı, Orta Hasarlı Demeden Tamamını Yıkalım”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör operasyonlarının yürütüldüğü bölgelerdeki yapıların tamamen yıkılması önerisinde bulunarak, “Cumhurun başı olarak diyorum ki burada ağır hasarlı, orta hasarlı, az hasarlı demeden sadece tarihi eserleri bir yana koyarak diğerlerini tamamın yıkalım. Buraların altyapısı diye bir şey yok. Buralardaki belediyeler malum anlayışın temsilcili olan belediyeler altyapı diye bir şey buralarda yapmadılar” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı’na katıldı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terörden temizlenen ilçelerin yeniden imarına başlandığını vurgulayan Erdoğan, “Diyarbakır’da Suriçi. Benim başbakanlık dönemimde de bir hayalimdi. 2011 seçimlerinde orası için bir proje yatırdım. Dicle için de bir proje yaptırdım. Her iki proje de çok çok güzel oldu. Belediye seçimlerini kazansak da kazanmasak da biz bu iki projeyi burada uygulayalım ve dünya buraya geldiğinde burada nasıl bir medeniyet varmış bunu bir görsün dedik. Şimdi geliyor ya bazı malum batılı medya unsurlar. Geldikleri zaman bakıyorsun sokak sokak dolaşıp nerede aykırı yer varsa çekelim bunun reklamını yapalım. Dertleri bu. Biz de bunun tersini yapmalıyız. Algı operasyonunu, bu millete düşman olanların eline fırsat olarak vermemeliyiz. Suriçi 1988 yılında kentsel sit alanı olarak ilan edilmişti. 2001 yılında tarihi surları kapsayan ayrı bir koruma alanı da oluşturulmuş. Bu bölgede hem belediyeden kaynaklanan sorunlar, hem terör ortamı nedeniyle somut ilerleme ne yazık ki sağlanamamıştı. Bu konuda daha kararlı bir sürecin içine girildi. İnşallah hem suru tarihi kimliğine kavuşturacak, hem de bölgedeki vatandaşlarımızı güven ve huzur içinde hayatlarını sürdürecekleri konutların sahibi yapacağız. Operasyonların sürdüğü ilçelerde de benzer uygulamalara gidilere kentsel dönüşüm yoluyla bu şehirleri sadece teröristlerden değil onlara rahat hareket etme imkanı sağlayan olumsuz şartlardan da temizlemesi sağlanacaktır. Devletin görevi sadece yapıları değil aynı zamanda gönülleri de imar etmektir. Vatandaşlarımızın devletine olan güven, bağlılık ve inançlarını güçlendirmeliyiz” diye konuştu.

    “AĞIR HASARLI, ORTA HASARLI, AZ HASARLI DEMEDEN TAMAMINI YIKALIM”

    Terör operasyonlarının yürütüldüğü bölgelerdeki yapıların tamamen yıkılması önerisinde de bulunan Erdoğan, “Cumhurun başı olarak diyorum ki burada ağır hasarlı, orta hasarlı, az hasarlı demeden sadece tarihi eserleri bir yana koyarak diğerlerini tamamın yıkalım. Buraların altyapısı diye bir şey yok. Buralardaki belediyeler malum anlayışın temsilcili olan belediyeler altyapı diye bir şey buralarda yapmadılar. Buralara gittiğiniz zaman bütün pislik sokakta akar. Çünkü ne atık su kanalı görürsünüz ne yağmur suyu kanalı” ifadelerini kullandı.

    “CİZRE’NİN YENİDEN ŞEHİR OLMASI LAZIM”

    Hakkari ve Cizre ile ilgili teklifini de yineleyen Erdoğan, “Hakkari’yi biz artık yer değiştirelim. Hakkari şehri Yüksekova olarak değişsin. Çünkü Hakkari topoğrafik yapı olarak bir şehir yapısında değil. Orayı nasıl şehir yapmışlar anlamak mümkün değil. Fakat Yüksekova yapısı itibariyle şehir olmaya aday çok daha güzel bir yer. Tümen orada, havalimanı da yaptık. Bu yapı itibariyle bir de kaçakçılığın en yoğun olduğu bölge de orası. Bütün bunları hem engelleme hem de huzurlu bir şehir inşa etme noktasında Yüksekova isabetli bir adım olacaktır. Hükümetimizde de bu karar oluşmuştur. İkinci bir yer Cizre. Cizre zaten tarihi itibariyle şehir. Aslında yeni kazanacağı bir hak değil. Bu hak elinde alındı ve bunun iadesi gerekiyor. Cizre’nin yeniden şehir olması lazım. Şırnak’a şehir demek mümkün değil. Cizre öyle değil. Orada Şerafettin elçi havalimanı yaptık. Ulaşım vesairesiyle süratle dönüşümünü yapabileceğimiz bir yer. Orayı da bu teröristler mahvettiler. Bu adımları atmak suretiyle buralara yeni bir kimlik, kişilik kazandırmak inanıyorum ki hükümetin en büyük başarısı olacaktır” şeklinde konuştu.

    “ARKADAŞLAR KANALİSTANBUL OLACAK”

    TOKİ’nin toplamda 710 bin konut inşa ettiğini anlatan Erdoğan, yeni hedeflerini de açıklayarak şunları söyledi:

    “2023’e kadar ikinci 500 bin hedefimiz vardı. Diyoruz ki şimdi toplamda 1 milyon 200 binlik bir rakama doğru gidelim. Çünkü Kanalistanbul yapıldığı anda her iki tarafta İstanbul’un şanına yakışır konutlarla farklılık arz etmesi gerekiyor. Buna da olur mu canım diyenler çıktı. Arkadaşlar Kanal İstanbul olacak. Kim ne derse desin yapacağız. ‘Marmaray yapılamaz’ dediler. Olacak dedik bitirdik. Şu anda Marmaray’dan geçen insan sayısı 130 milyona ulaştı. Avrasya tüneli bitiyor. Raylı sistemli İstanbullular geçti, şimdi de araçlarıyla geçecekler. Tüm bunlar İstanbul’un ulaşımı daha rahat olsun diye. Yavuz sultan Selim köprüsünü 26 Ağustos’a yetiştirmeye çalışıyoruz. Ağır vasıtalar artık 1. ve 2. Köprüden geçemeyecekler. Böylece İstanbul ulaşımında bir rahatlama meydana gelecek. Türkiye’nin 2023 yılına kadar yaklaşık 6 milyon ilave konuta ihtiyaç duyacağı hesaplanıyor. TOKİ ve kurumsal firmaların örnek uygulamaları ile vatandaşların sadece içinde oturacağı değil, kalitesi ile, çevresi ile kendisine yüksek hayat kalitesi sunacak konutlara sahip olmasını istiyoruz. Sosyal kontu dediğimiz dar gelirli vatandaşlara sunulacak konutların da bu imkanlara mümkün olduğunca sahip olması şarttır.”

    “BANKALARIMIZ KREDİLERDE FAİZİ LÜTFEN DÜŞÜRSÜNLER”

    Bankalara faizler konusunda çağrıda bulunan Erdoğan, “Burada da tüketici kredilerinde faizi lütfen bankalarımız daha da düşürsünler. Birbirlerine bakarak değil. Katılımcı kuruluşlar bankaları baz alarak değil lütfen bu oranları düşünsünler. Konut kredisi alacak vatandaşımız rahatlıkla oradan ödeyebileceği krediyi almış olsun” ifadelerini kullandı.

    “TOKİ VE MÜTEAHHİTLERİMİZ YENİ BİR DÖNEME GEÇMELİ”

    TOKİ ve müteahhit firmalarının yeni bir döneme geçmek mecburiyetine olduğunu savunan Erdoğan, “TOKİ’nin yatay mimari, mahalle kültürü, yöresel mimari konseptleriyle belediyelerle yürüttüğü ortak projelerle takdir ettiğim adımlar attığını görüyorum. İnşallah görmeye devam edeceğiz. Alan itibariyle sıkıntılı olduğumuz yerlerde dikey mimari kullanılabilir ama dikey mimariye gerek olmayan yerlerde bizim özgün mimarimizi kullanmak suretiyle gerçekten dünyaya yerleşimde farklı mesajlar vermeliyiz. Artık vatandaşlarımızın da bu yönde beklentileri ortaya çıktığı içini müteahhitlerimiz de kendileri yenilemek durumunda kalıyorlar” dedi.

    “BELEDİYE BAŞKANI KARDEŞLERİME SESLENİYORUM MAHALLENİN KAT OTOPARKI OLACAK”

    İstanbul’daki yerel yönetimlere otopark konusunda uyarılarda bulunan Erdoğan, “Belediyeler otopark için ücret alırlar ama otopark yapımına gelince hiçbir projede otopark var mı yok mu kontrol etmezler. Ondan sonra araçlar sokak içine park ederler. Allah göstermesin bir yangın olduğu zaman itfaiye aracı ulaşamaz. Geçenlerde Bomonti’de öyle bir olay oldu. İtfaiye araçları aşağıda kaldılar ve hortumu uzatabilmek için itfaiye erleri cansiperane savaş verdiler. Olmaz. Buralarda da belediyelerimizin Türkiye genelinde buna dikkat etmesi lazım. Bu projelere onay verilirken evlerin altındaki otoparkların yapımını teminat altına almaları lazım. Artık refah ülkesi bir Türkiye var. Evde beyefendinin de hanımın da birer arabası var. Delikanlı büyüdüyse araba istiyor bir araba da ona. Bir daireye bir araç hesap edilirdi artık 2-3 araç hesabı yapılıyor. Eğer evin altına sığdırmıyorsan belediye başkanı kardeşlerime sesleniyorum o mahallenin kat otoparkı olması lazım. Biraz kendi arazinden feragat edeceksin, kat otoparka yapacaksın mahalleli aracını oraya koyacak. Güvence noktasında da bu otoparkları olmasın fayda var. Kağıthane’den geçtiğimiz günlerde 25 araç kundaklandı. Bunlar otoparklarda olsa bunun riski minimize olurdu. Bu adımları da atmalıyız” diye konuştu.

    “İSTANBULUMUZUN BİSİKLET YOLLARI ADETA SIFIR”

    İstanbul’da şehir merkezlerinin bina ve araçların istilasına uğradığını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yayaların kullanımına tahsis edilen alanların dahi otobüslerce işgal edildiğini görüyoruz. Aslolan insan. İnsana imkan hazırlayacağız. İstanbulumuzun bisiklet yolları adeta sıfır. Konya öyle değil gayet başarılı. Engelli dostu dizaynı ile insan öncelikli şehirler inşa etmeliyiz. Engelli dostu şehirler kurmakta ne yazık ki geriyiz. Şehirleri yenilerken tarihimize de sahip çıkmalıyız. Kadim şehirlerimizi İstanbul, Ankara, Bursa, gibi buraları korumalıyız. Sadece korumak yetmek bu şehirleri temel mimari özelliklerini yeni eserlerde de yaşatmalıyız.”

  • Eski, Kar Kış Demeden Altyapıya Yoğunlaştı

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi, elverişsiz hava şartlarına aldırış etmeden altyapı çalışmalarına ağırlık veriyor. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü, İçmesuyu ve Kanalizasyon Daire Başkanlığı tarafından 2016 yılı yatırım programına alınan mahallelerde çalışma yapıyor. ESKİ’nin ekipleri, şehrin birçok noktasında olduğu gibi Olur ilçesinin Kaledibi Mahallesi, Duracık Mezrası, Coşkunlar-Güvendik Mezrası, Olurdere Mahallesi ile Oltu ilçesindeki Aşağı Kumlu ve Yiğitler mahallelerinde altyapı çalışmalarını tamamladı. Oltu’nun Karataş Mahallesi’ndeki altyapı çalışması devam ediyor. ESKİ Genel Müdürlüğü, daha önce belirlenen ve yatırım programına alınan Oltu Sağlıcak, Toklu ve Tekeli mahallelerinde altyapı çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Oltu ve Olur Sakinleri, ESKİ’nin altyapı çalışmasından ötürü Başkan Sekmen’e teşekkür ederek, “Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen ilçe gezilerinde altyapıya büyük bir önem vereceğini ifade etmişti. Kent merkezinde olduğu gibi ilçelerimizde de çalışmalar kar kış demeden devam ediyor. Diğer ilçelerimizde olduğu gibi Olur ve Oltu ilçe merkezleriyle mahallelerde inşallah altyapı sorunu diye bir şey kalmayacak. İlçelerimize bu hizmeti sunan Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi.