Etiket: delil

  • Cinayetten önce ’delil karatma’ konusunu araştırmış

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde öldürülen inşaat işçisinin katil zanlısı, ifadesinde olaydan önce internette delil karartma konusu hakkında araştırma yaptığını söyledi. Suçunu itiraf eden zanlının ifadeleri doğrultusunda olayda kullanılan silahın parçaları, 3 farklı yerde gömülü olarak bulundu.

    Kahta ilçesi Horrik Mezarlığı yakınlarında bir inşaatta çalışan Mehmet Elmas (49) 23 Kasım 2016 tarihinde silahlı saldırıya uğramış, vücuduna 6 mermi isabet eden Elmas ambulansla kaldırıldığı Kahta İlçe Devlet Hastanesinde hayatını kaybetmişti. Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olayı gerçekleştirdiği iddia edilen Ahmet K., Asım Ö.., M.Ö. ile H.B.’nin yakalanması için çalışma başlatmış, yapılan çalışmalar sonucunda cinayet şüphelisi 4 şahsın Malatya’da olduğu öğrenilmişti. Şahısların yer tespitinin yapılması üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri Adıyaman’dan Malatya’ya giderek şahısların kaldığı ikamete operasyon düzenledi. Operasyonda Ahmet K., Asım Ö., M.Ö. ile H.B. gözaltına alındı. Şahıslar Adıyaman Emniyet Müdürlüğüne getirilirken ikamette yapılan aramada ise 1 adet tabanca, 2 adet pompalı av tüfeğiyle tabancaya ait 7 adet mermi ele geçirildi. Emniyette sorguları tamamlanarak adliyeye sevk edilen şahıslardan Asım Ö. ve Ahmet K. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, M.Ö. ve H.B. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Emniyette sorguya alınan şahıslardan Asım Ö. ifadesinde suçunu kabul ederek, olay gecesini ve öncesini kan donduran ifadelerle anlattı. Asım Ö., eşinin kaçırılması nedeniyle öldürme planları yaptığını iddia etti. Asım Ö., daha önceden yayımlanan cinayet haberleri ile cinayet olaylarında suç karartma gibi konuları internetten araştırdığını da söyledi. Zanlı olay gecesi ise Ahmet K. ile birlikte Mehmet Elmas’ın çalıştığı inşaata giderek peş peşe silahını ateşlediğini, Mehmet Elmas’ı öldürüp olay yerinden kaçtığını ifade etti.

    Tabancasını 3 parçaya ayırıp gömdü

    Olay yerinden kaçan şahıs, Malatya’ya giderek olayda kullandığı tabancayı 3 parçaya ayırıp gömdüğünü söyledi. Zanlı tabancanın gövde kısmını Malatya’nın bir ucuna, namlu kısmını ise başka bir ucuna gömdüğünü, şarjörü ise boş bir araziye attığını kaydetti.

    Suçunu itiraf eden Asım Ö.’nün verdiği ifadeler sonrasında tabancanın gömülü parçaları polis ekipleri tarafından tek tek bulundu.

  • Tecavüz iddiasıyla tutuklanan 2 kişi olay öncesi yapılan özçekimi mahkemede delil olarak gösterdi

    Bursa’da bir kadına tecavüz ettikleri iddiasıyla tutuklanan ve olay öncesi yaptıkları özçekimi delil gösterdikten sonra tahliye edilen 2 sanığın beraatı istendi.

    Geçen eylül ayında merkez Osmangazi ilçesinde meydana gelen olayda, N.D., internet üzerinden radyo kurmak istediğini arkadaşı M.T.’ye anlattı. M.T. de bu işlerle uğraşan S.A.’ya durumu anlatınca üçlü buluşup, araçla Uludağ yoluna çıktı. Daha sonra 3 kişi S.A.’nın evine gitti. Ertesi gün polis merkezine giden N.D., iki arkadaşın kendisiyle zorla ilişkiye girdiklerini söyleyerek şikayetçi oldu. Şikayet üzerine gözaltına alınan M.T. ile S.A. çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı.

    Haklarında, “ırza geçme, alıkoymak, hürriyeti tahdit, darp” suçlarından 16 yıla kadar hapis cezası talebiyle 7. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılan M.T. ve S.A.’nın yargılanmasına devam edildi. İlişki öncesinde çekilen selfie fotoğrafı sayesinde ilk duruşmada tahliye olan M.T. ve S.A. ile avukatlar ikinci duruşmaya katıldı. İlk duruşmadaki ifadelerini tekrarlayan S.A., “Olay günü üçümüz buluştuk. Uludağ yoluna gittik. M. alkol kullanmıyordu. Ben ve N. bira içtik. Sabah N.’yi evine bıraktım. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

    M.T. ise “N., sanal radyo kuracağını söyleyip, bana katılıp katılmayacağımı sordu. Ben de arkadaşım S.’ye söyledim. Ertesi gün N.’yi evinden alıp dağ yoluna konuşmak için çıktık. Sonra S.T.’nin evine gittik. Ben sigara almak için evden çıktım. Suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.

    İkinci duruşmaya katılmayan N.D.ise, ilk duruşmada şu ifadeyi vermişti:

    “Eve S. davet etti. M. dışarıya esrar almaya gitti. Ben evden gitmek istedim. Beni tehdit ettiler ve öldürürüz dediler. S., kendinde değildi sarhoştu. Arkadaşını telefonla arayıp esrar muhabbetti yaptılar. S., evde esrar ve alkol aldı. Ben almadım. S. üşüdüğü için eve gideceğini söyledi. Ben de yıllardır tanıdığım için evlerine gittim. İki sanıktan da şikayetçiyim.”

    Savcı, cezalandırılmalarına yetecek kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden dolayı sanıkların beraatını talep etti. Mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • “Asker gelince neden direneceğim? Silahımızı teslim ederiz” sözü delil oldu

    Bursa’nın Gürsu ilçesinde 15 Temmuz darbe girişimi sırasında telsizden ‘darbeci askerlere karşı direnilecek’ anonsunu duyunca ‘Asker gelince neden direneceğim. Silahımızı teslim ederiz’ dedikleri iddia edilen 3’ü tutuklu 1’i tutuksuz 4 polisin yargılanmasına başlandı.

    15 Temmuz gecesi Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı’nın telsizinden yaptığı, ‘Olay yerlerinde bulunan ekiplerimiz, askerin yapacağı hareketlere karşı direnilecek, silah teslim edilmeyecek. Talimatımıza uyulacak’ anonsunu duyan Gürsu İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir kadın amir, bir komiser ve iki polis memurunun, ‘Asker gelirse neden direneceğim, silahımızı teslim ederiz’ diye konuştuğu iddia edilmişti. Bu olayın ardından gözaltına alınan Kadriye K. (35), Ergün Ş. (45) ve Murat Ç. (42) tutuklandı. Bayram K. (42) ise, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    4 şüpheli Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlarından müebbet ve 10’ar yıl hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıktı. Gürsü Terörle Mücadele Büro Amirliği yaptığını ve tutuklandıktan sonra meslekten ihraç edildiğini anlatan Kadriye K., “15 Temmuz’da Gürsu’dan Görükle’ye bir arkadaşım ile görüşmek için geldim. Dönüşe geçtiğimde telefonumda 5 tane cevapsız arama gördüm. Bölük komutanı da telefonda, ’Jandarmaya gelen evraklar var. Darbe kalkışması var’ gibi tam hatırlayamadığım şeyler söyledi. Daha sonra ilçe emniyete geldim. Bir süre sonra 3 polis memuru arkadaşla, müdür beyin talimatıyla halkın arasında güvenlik için çalışma yaptık. Zafer Meydanı’nda silah sesleri duyduk, araştırdık ama bir şey bulamadık. Heykel’e gittiğimiz zaman yaklaşık 2 bin 500 kişi vardı. Tezahürat, korna ve sela sesleri vardı. Sabah 05.00’a kadar çalışmamız sürdü. Gürsu açısından bir tehlike olmadığını AK Parti ilçe başkanı açıkladı. 05.30 gibi istirahate ayrıldım. Sonraki günlerde görevimin başındaydım. Pazar günü 11.00 gibi emniyet müdürü beni Ergün’ün telefonundan aradı. 6 polis memurunun TEM Şube tarafından istendiğini söyledi. Ertesi gün sabaha karşı ben de gözaltına alındım. Darbecilerle alakam yoktur” dedi.

    Diğer sanık ihraç edilen polis memuru Bayram K. ise darbe gecesi yaşananları aktararak, “Suçlamaları kabul etmiyorum. 15 Temmuz günü sabah 08.00’da işten çıktım. Gece olayları oğlumdan öğrendim. 01.10 gibi Serdal beni aradı, ilçe emniyete gittim. Ben arkadaşlarla konuşurken ’İlçe jandarma komutanı gelse ne yaparız, içeriye alır mıyız?’ dedim. M.A. isimli polis memuru altına yatarsın’ dedi. Bende, ‘lafı yanlış anlama. Senden daha milliyetçiyim’ dedim. Sabah ezanından sonra karakoldan ayrıldık” diye konuştu.

    Diğer sanıklar Murat Ç. ve Ergün Ş. de, suçlamaları kabul etmediklerini söyledi.

    “Darbe gerçekleşti, asker yönetime el koydu, bu iş bitmiştir’ dediğini başkasından duydum”

    Şahitlerden Gürsu İlçe Emniyet Müdürlüğünde komiser olan Cengiz S., “15 Temmuz günü darbe gerçekleştirildiği sırada Mustafakemalpaşa ilçesinde bir yakınımın düğünündeydim. Başpolis Selahattin Ö. ile konuştuğumda bana Ergün Ş. komiser tarafından Yenidoğan Mahallesine gönderildiklerini söyledi. Ben de ’Darbe teşebbüsünde ilk hedef belediye, kaymakamlık ve emniyet binalarıdır. Binadan ayrılmayın. Uzun namlulu silahları alın binanın ön ve arka tarafını tutun’ dedim. O da ’Bizi ısrarla Yenidoğan Mahallesine gönderiyorlar’ deyince ben de bir şey demedim. Saat 24.00 sıralarında emniyete geldiğimde ekibimi alarak dışarı çıktım. Halkın arasında saat 05.00’a kadar görev yaptım. Karakolda yaşananlardan bizzat bilgim yoktur. Ancak arkadaşlar Murat Ç.’nin ’Askerler gelirse silahlarımızı teslim edelim, teslim olalım’ diye söylemiş. Grup amiri Kadriye K.’nın grup amirliği odasında, ’Darbe gerçekleşti, asker yönetime el koydu, bu iş bitmiştir’ şeklinde söylediğini Yasin E. ve İrfan K. isimli polislerden duydum” şeklinde konuştu.

    “Tepki gösterdim”

    Diğer şahit polis memuru Kani Bakır ise, şunları söyledi:

    “Murat Ç., ’Asker gelirse silahımızı kesinlikle teslim etmemiz gerekir, çatışmaya girmememiz gerekir’ dedi. Ben de tepki göstererek, ’Bugün silahımızı verirsek yarın başka bir şeyimizi veririz’ dedim. Bana ’Dangalak kiminle çatışacaksın?’ dedi. Ben de ’Kiminle çatışmamız gerekiyorsa onunla çatışırız’ dedim. Diğer arkadaşlar tartışmadan dolayı beni odadan çıkardı. Ergün komiser ile karşılaşınca ne olduğunu sordu. Ben de, ’Ortada fol yok yumurta yok personelimiz arasında daha asker gelmeden silahını teslim edecek gönüllüler var’ dedim. Murat’a tepki gösterecek diye beklerken ’Çık dışarı, buranın amiri ve memuru var’ dedi.”

    Mahkeme heyeti, ifadelerin ardından tutuklu sanıkların; “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan tahliyelerine karar verirken, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.

  • Polis Suriyeli’nin katilini bulmak için dedektörle delil aradı

    Adana’da 3 gün önce evden çıktıktan sonra bir daha dönmeyen kayıp Suriyeli genç, atık su kanalında tabanca ile öldürülmüş halde bulundu. Polis, olay yerinde dedektörle delil aradı.

    Olay, Yüreğir ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, atık su kanalının kenarındaki kamışları kesen iki kişi, kanal içinde bir şahsın hareketsiz halde olduğunu görerek polise haber verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, şahsın kalbinden tek kurşunla, kasık kısmından ise çok sayıda kurşun ile vurulduğunu belirledi. Şahsın kimliğini bulmak için çalışma başlatan polis, cesedin iki günlük olduğunu belirleyerek, bir hafta içinde polis merkezlerine yapılan kayıp başvurularını inceledi. Yapılan bu incelemede Köprübaşı Polis Merkezine bugün sabah Suriye’de süren iç savaştan kaçarak Adana’ya gelen Ali Sfuk isimli bir Suriyeli’nin 30 yaşındaki oğlu Mehmet Sfuk’un kayıp olduğunu, 3 gün önce evden çıktığını ve bir daha dönmediğini söyleyerek başvuru yaptığı belirlendi. Yapılan incelemede cesedi bulunan şahsın Mehmet Sfuk olduğu belirlendi. Polis, cesedi kanaldan çıkararak Adli Tıp Kurumu morguna kaldırdı. Olay yeri inceleme ekipleri ise, dedektör ile olay yerinde delil aradı. Dedektör ile metal araması yaparak delilleri tek tek toplayan polis, şahsı öldürenlerin bulunması için geniş çaplı araştırma başlattı.

  • FETÖ Gümüşhane Valisi hakkında sahte delil üretmiş

    Gümüşhane Valisi Okay Memiş, Kent Konseyi’nin 15 Temmuz ve demokrasi özel gündemi ile gerçekleştirdiği genel kurul toplantısında FETÖ’cülerin İzmir casusluk davasında iftira attıkları 30 mülki amirden birisinin kendisi olduğunu açıkladı.

    Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Vali Okay Memiş, Gümüşhane’de göreve başladığının birinci ayında darbeye maruz kaldığını söyledi.

    Gümüşhane’nin darbe teşebbüsüne en erken refleks gösteren illerden birisi olduğuna değinen Vali Memiş, “İlk duyduğumda büyük bir öfke hissettim. Darbenin hiçbir türüne evet diyemeyiz. Saat 22 sıralarında haberdar olduk. 22.30’a kadar gecikmeden, iş tersine dönmeden biz net tavrımızı ortaya koyduk. Bundan dolayı başta İl Jandarma Komutanım ve Emniyet Müdürüme şükranlarımı sunuyorum. Bütün ilçelerimizi de kontrol altına aldık. Konuttan makama geçtim. Kritik saatlerdi. Herkesin morale ihtiyacı vardı. Biz Gümüşhane olarak sizlerin desteğiyle çok kısa süre içerisinde bu tavrı ve refleksi gösterdik. Belki de 81 il içinde en hızlı refleks gösteren ildik” dedi.

    Gümüşhane’de şehrin asayişini temin etmekle görevli olanların birbirine silah çekmediğini kaydeden Vali Memiş, “Sayın Cumhurbaşkanımızın halkı meydanlara daveti vatandaşımız için davet, bizim için kesin talimat idi. O saatten sonra hepimiz meydanlarda olduk. Bu badireyi hep beraber atlattık” diye konuştu.

    İlk kez açıkladı

    Hayatının hiçbir evresinde FETÖ yapılanmasıyla en ufak bir irtibatı olmadığını, bilakis FETÖ’cülerin iftira attığı davalarda ismi geçenlerden birisi olduğunu ilk kez açıklayan Vali Memiş, “İzmir casusluk davasında iftira attıkları 30 mülki amirlerinden birisi benim. Bu terör örgütünün hedef tahtasına oturttuğu insanlardan birisi olarak burada Valilik yapıyorum. Onlar bizim hakkımızda delil ürettiler. Biz devletiz. Bir terör yapılanmasıyla devlet yapılanması bir olmaz. Bize o iftirayı atmalarına rağmen biz kamuda Gümüşhane’de bir tek FETÖ’cü bırakmayacağız. Bizden küçük hesaplarla herkesi bir torbayı doldurmamızı beklemeyin. En ufak kuşkunun da üzerine gideceğiz. 250’ye yakın kamu görevlisi hakkında işlem yaptık. Ve bu 250 kişinin büyük çoğunluğu emniyet mensubu. Kılı 40 yararak işlem tesis ediyor. En ufak şüphenin üzerine gideceğiz” şeklinde konuştu.

    “Gümüşhane’de çok derin bir FETÖ yapılanması var”

    Gümüşhane’de bugüne kadar kamu ve sivil yaklaşık 300 kişi hakkında işlem yapıldığını fakat Gümüşhane’de çok derin bir FETÖ yapılanması olduğunu dile getiren Vali Memiş, “Cezayir’in FETÖ imamı Gümüşhaneli çıktı. Anında pasaportunu iptal ettik. Afrika kıta imamının Gümüşhaneli olduğu iddiası var. Onun için bizlere yardımcı olun” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin vekalet savaşlarına maruz kaldığını, taşeron örgütlerinin savaş alanlarına dönüştürülmek istendiğine değinen Vali Memiş, şu sözlerle konuşmasını sonlandırdı:

    “Gezi olayları bunun başlangıcıydı. Orada hedeflenen hükümeti alaşağı etmekti. Sandıktan çıkmış iradeye hiçbir şekilde müdahale edilemez. Herkes demokrasiyi sindirecek. 17-25 Aralık bir hukuk darbesiydi, netice alınamadı. En son 15 Temmuz FETÖ darbesi. O darbenin de ötesinde bir iç savaş çıkarma niyeti ve gayesiydi. İnşallah Yeni Kapı ruhu devam eder. Bizim sizlere hizmet etme sorumluluğumuz var. 15 Temmuz’da Gümüşhane’nin ismini taçlandırdığınız için hepinize minnettarım, şükranlarımı sunuyorum.”

    Belediye Başkanı Ercan Çimen, Milletvekilleri Hacı Osman Akgül ve Cihan Pektaş’ın da konuşma yaptığı programda daha sonra Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlattırılan 15 Temmuz belgeseli izlettirildi ve ardından Vali, Milletvekilleri, Garnizon Komutanı, Belediye Başkanı, Cumhuriyet Başsavcısı, Rektör, Vali Yardımcıları, Kaymakamlar, İlçe ve Belde Belediye Başkanları ile siyasi partilerin il başkanlarına 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili plaket takdim edildi.