Etiket: delikten

  • Depremin sembol ismi Azize Çelik: “O ikisini delikten gördüm”

    Depremin sembol ismi Azize Çelik: “O ikisini delikten gördüm”

    Elazığ’da UMKE ekibinde görevli acil tıp teknisyeni Emine Kuştepe ile kurduğu telefon irtibatıyla depremin sembol isimlerinden olan ve o anları Sağlık Bakan Fahrettin Koca’ya anlatan Azize Çelik, “İtfaiyeden Ömer İpek bey geldi, beni o delikten çıkardı, abla ben seni almadan gitmeyeceğim’ dedi. Bir de Aydın bey vardı o da Mersin’den o ikisini delikten gördüm” dedi.

    Geçtiğimiz Cuma Günü meydan gelen 6.8’lik depremde Mustafa Paşa Mahallesi’nde 5 katlı binanın enkazı altında kalan Azize Çelik, yoğun bakımdan çıkartılarak normal odaya alındı. Adıyaman UMKE ekibinde görevli acil tıp teknisyeni Emine Kuştepe ile kurduğu telefon irtibat ve enkazdan elini uzatmasıyla hafızalara kazınan Azize Çelik’i, ailesini ve diğer yaralıları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ziyaret etti.

    “Rabbim bir daha beni tekrar geri verdi”

    İyi olduğunu belirten ve “Rabbim bir daha o depremleri, o taşların altında kalmayı göstermesin” diyen Çelik, “Çok zordu. Allah afet alanında çalışan jandarmamızdan, AFAD çalışanlarından, 112’den, Merve hanımdan, burada hastanede çalışan doktorlarımız, hemşirelerimiz, sağlık çalışanlarımızdan Allah razı olsun” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geldiğini duyduğunu ancak göremediğini da aktaran Çelik, Sağlık Bakanı Koca’yı da görmekten memnun olduğunu kaydetti.

    “Komşu komşu diye seslendiğim teyze de kurtulmuş çok şükür”

    Depremi kimsenin yaşamamasını temenni eden Çelik, “Bize de artık göstermesin. Yaşamak çok zordu. İtfaiye den Ömer İpek bey geldi, beni o delikten çıkardı. ‘Abla ben seni almadan gitmeyeceğim’ dedi. Bir de Aydın bey vardı o da Mersin’den o ikisini delikten gördüm. Komşularımla da hiç ilişkimi kesmedim. Sürekli çağırdım uyumasınlar diye. Çok toz vardı, tozdan boğulup uyumasınlar diye. Bir an bende gözlerim büyüdü, eşimi çıkarttıklarında. Havasız kaldım orada, toz olmuştu. Rabbim bir daha beni tekrar geri verdi. Sanki bir oksijen geldi bana. Sonra da o abi geldi, bağırdım beni çıkardı oradan. ‘Kurtaracağım, hiç seni’ hiç korkma’ dedi. Türk insanı her zaman kuvvetlidir, birbirine sahip çıkar. Allah gücümüzü kuvvetimizi artırsın, kalbimizden imanımızı almasın. Çok zordu ama hiç dirayeti mi kaybetmedim. Uyumasın diye komşu komşu diye seslendiğim teyze de kurtulmuş çok şükür” ifadelerini kullandı.

  • Einstein’in çekim teorisi kara delikten geçen bir yıldızın takibiyle doğrulandı

    Uzaybilimciler, galaksimizin merkezinde var olduğu düşünülen süper kütleli kara deliğin, Einstein’in genel rölativite teorisinin öngördüğü çekim özelliklerini gösterdiğini tespit etti.

    Scientific Journal Astronomy ve Astrophisics dergisinde yayımlanan haber Avrupa Güney Gözlem Merkezi (ESO) tarafından açıklandı.

    S2 olarak bilinen bir yıldızın yerini ve hızını takip eden gökbilimciler, Einstein’in öngördüğü çekim teorisini hareket halinde tespit etti.

    Newton’un yerçekim kuvvetinin matematiksel tanımı 250 yıldır yürürlükte olmasına rağmen Einstein, yüzyıl önce uzay ve zamanı da katarak yerçekim anlayışını yeniden yazdı.

    Evrende çoğu yerde, yerçekim alanlarının zayıf olduğu yerde Newton’un matematiği ile Einstein’ın görüşleri galaksiler, yıldızlar ve gezegenlerin hareketleri için benzer sonuçlar verdi.

    Ancak, galaksinin çekim gücü artarken iki görüş arasında ince farklılıklar ortaya çıktığı görüldü.

    Hatta, Einstein yerçekim gücü konusundaki görüşü üzerinde çalışırken Merkür’ün güneş etrafında dönmesi sırasında önemli değişiklikleri olduğunu fark etti.

    Yirmi yılı aşkın bir süredir gökbilimciler, samanyolu galaksimizin merkezinde bulunup da görülmeyen bir süper kütlenin etrafındaki yıldızların yörüngelerinin çizimlerini yaptı. Yıldızları hareket halende tutmak için samanyolu galaksisinin merkezinde güneşin kütlesinden dört milyon kez daha büyük bir kütlenin bulunması gerekiyordu.

    Bu kütle küçük bir hacimde yoğunlaşmıştı. Gökbilimciler için, böyle büyük bir canavar adayı bir kara delikti. Bu, Einstein’in çekim vizyonunun bir sonucu olarak var olduğu bilinen tamamen içe çökmüş bir kütle bölgesidir.

    Takip edilecek yıldız

    Galaksinin merkezindeki yıldızların hareketinden bir kara deliğin varlığı ortaya çıkınca, gökbilimciler bu yıldızların yörüngelerini takip ederek Einstein’in çekim teorisinin imzasını bulup bulamayacaklarını merak etti.

    Çekim gücünün zayıfladığı yerde bulundukları için çoğu yıldız kara delikten takip edilmeyecek kadar uzaktı. Yörüngelerin hem Newton hem de Einsten’a uyması gerekiyordu.

    Ancak, S2 yıldızının şaşırtıcı şekilde oldukça elips bir yörüngesi vardı. Bu yıldız, güneş sistemindeki Plüton’un yörüngesinden üç kat büyük yörüngesiyle, her 16 yılda bir kara deliğe 20 milyar kilometre yakın bir noktadan geçiyordu. Bu galaksi boyutuna göre çok kısa bir mesafeydi.

    Gökbilimcilerin, S2 yıldızını doğru bir şekilde takip etmesi halinde kara deliğe en yakın yerde Newton ve Einstein’in çekim teorilerinin farkı belirgin olarak ortaya çıkacaktı.

    Gökbilimciler bunun için Şili’de bir dağda 4 adet 8 metrelik devasa bir teleskobu kullandı.

    Her bir teleskoptan gelen ışık, interferometry olarak bilinen bir teknikle büyük bir aynada birleştirildi. Bu görüntünün istenen seviyede detay elde edecek keskinliği sağladı.

    Bir gökbilimci ekip Mayıs 2018’de S2 yıldızının kara deliğe en yakın geçecek durum için hazırlandı.

    Yaydığı dalga boylarının küçük değişiklikleriyle S2 yıldızının hızındaki değişiklikler Doppler kayma tekniği kullanılarak gözlendi.

    Yıldız kara deliğe yaklaştıkça Doppler değişiklikleri arttı ve nihayet Newton’un öngörüsüyle uyum gösterdi.

    Ancak yıldız kara deliğe yaklaştıkça, hızı beklenenden 200 km/s daha çok arttı.

    Yıldız kara deliğe en yakın yerden geçerken en yüksek çekim anında S2 yıldızı Einstein’in tahmin ettiği gibi hafifçe kızardı.

    Bu fazladan hız hareketteki gerçek artıştan dolayı değildi. Yıldızdan çıkan ışık artan çekim gücüne karşı koyma durumunda kalırken başka bir etken oyuna girmişti.

    Einstein’ın genel rölativite teorisine göre çekim alanında uzaklaşırken elektro manyetik radyasyonun dalga boyu uzar. Gravitational redshift denilen bu etkiyi Einstein yüzyıl önce tespit etmişti. Yıldızın ışığı daha uzun dalgalara yayılır. Daha kırmızı hale dönüşür. Bu dalga boyu değişikliği, S2 yıldızının kara deliğe yaklaşıp uzaklaştığı zaman gözlendi.

    Bu yeni tespit ile kara delik araştırmasında yeni bir döneme girildiği kabul ediliyor. Einstein’in genel rölativite teorisi gittikçe daha kesin doğrulukta test edilmiş olacak.

    Gökbilimciler, bu ölçümlerin Einstein’in genel rölativite teorisinde sapmalara yol açacak doğrulukta yapılacağını o zaman kadar Einstein’in teorisi uzay ve zaman teorisinin yürürlükte kalmaya devam edeceğini söylüyor.

  • Yavru kedi duvara açılan delikten kurtarıldı

    Denizli’de iki bina arasındaki yaklaşık 10 santimetrelik boşluğa düşen ve 3 günden bu yana düştüğü yerde yaşam mücadelesi veren yavru kedi, AFAD ekibinin binalardan birindeki dairenin banyosundan açtığı delikten kurtarıldı.

    Olay, Pamukkale ilçesi Siteler Mahallesi 6258 Sokak’taki bir binada meydana geldi. Apartman sakinleri 3 gün önce bulundukları bina ile yan bina arasındaki boşluktan kedi sesi gelince durumu Denizli Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinden yardım istedi. Olay yerine gelen itfaiye görevlileri iki bina arasındaki yaklaşık 10 santimetrelik boşlukta sıkışan kediyi kurtarmak istese de çalışma alanı olmadığı için sonuç alınamadı. Ardından olay İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ekiplerine bildirilerek yardım istendi. İhbar üzerine olay yerine gelen AFAD ekipleri ise kediye çatıdan ulaşmak istedi. Sonuç alamayan AFAD ekipleri çatıdan kedinin boşlukta bulunduğu yeri hesaplayarak dairelerden birine girdi. İkinci katta bulunan daireye giden ekipler dairenin banyosuna geçerek duş bölümündeki duvarı beton delme makinesi ve çekiçle kırdı. Ekipte görevli teknisyenler daha sonra deldikleri yerden endeskop (yılan) kamera ile bakarak kedinin bulunduğu yeri tespit etti. Ardından teknisyenlerden biri kırdığı delikten kafasını sokarak kedinin bulunduğu yeri çıplak gözle gördü. Sonrasında ise aynı teknisyen havlu sardığı kolunu delikten içeri sokup talihsiz kediyi düştüğü boşluktan çıkarmayı başardı.

    Kediye şırınga ile süt içirildi

    AFAD’ın müdahalesi ile kurtarılan minik kedinin açlık ve susuzluk nedeniyle hayli bitkin düştüğü gözlendi. Kediyi kurtarmak için ayrıca bazı vatandaşların fare yakalamada kullanılan yapışkanı sürdükleri kartonlar ile müdahalede bulunmalarından dolayı minik kedinin her tarafının yapışkan olduğu gözlendi. Bitkin ve her yeri fare yapışkanı olmuş halde kurtarılan kediye ilk müdahaleyi ise Orman ve Su İşleri Bakanlığına Milli Parklar Şube Müdürlüğünde görevli bir veteriner hekim yaptı. Apartman sakinlerinden bir genç kız kediye bir şırınga yardımı ile süt içirerek açlığını gidermeye çalıştı. Genç kızın ayrıca kediyi sahipleneceği de öğrenildi.

    Ev sahibinin kurtarma çalışmasını istemediği iddiası

    Kurtarma operasyonunu başından sonuna kadar takip eden Denizli Hayvan Dostları Derneği Başkanı Temime Kumova ise hayvanın geç kurtarılmasının, ev sahibinin duvarın kırılmasına izin vermemesinden kaynaklandığını iddia etti. Kumova, “Hayvan 3 günden bu yana iki bina arasında sıkışıp kalmış. Binadaki arkadaşlar süt anne kedi ile kurtarmaya denemişler ancak olmamış. Daha sonra itfaiye aramışlar ve onlarda kurtaramamış. Sonrasında ise AFAD’ı aramışlar ve onlarda dairede bir yerin kırılması gerektiğini söylemişler. Ancak buna da ev sahibi izin vermemiş. Daha sonra ev sahibi kırılmasına izin vermiş. Hayvan duvar kırıldıktan 10 dakika sonra kurtarılabildi. Hayvanın sağlık durumu iyi görünüyor” diye konuştu.