Etiket: Deli

  • “Deli Aşk”ın çekimleri Adana’da başladı

    Senaryosunu Emrah ve Murat Kaman’ın yazdığı, yönetmenliğini Murat Kaman ve Murat Dündar’ın yaptığı “Deli Aşk”ın çekimleri Adana’da başladı.

    Maraş dondurmacısı Ekrem’in sevdiği kız Neşe’nin kalbini kazanmaya çalışırken gerçek aşkı bulma sürecini komik bir dille anlatan filme Cem Yılmaz özel performansıyla konuk olacak.

    Bu yıl “Kaçma Birader” filmine imza atan Kaman Kardeşler’in ikinci filmi olan Deli Aşk’ın oyuncu kadrosunda Emrah Kaman’ın yanı sıra Toygan Avanoğlu, Pelin Akil, Nilperi Şahinkaya, Şafak Pekdemir, Burak Çelik, Gülhan Tekin yer alırken, Cem Yılmaz ve Zafer Algöz de filme özel performanslarıyla konuk olacaklar.

    Çekimleri 5 hafta boyunca Adana ve İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Deli Aşk, 10 Mart 2017’de vizyonda olacak.

  • (Özel Haber) Yetenek Sizsiniz’in kukla sanatçısı Adem Ocaktan: “Bu işleri yaptığım için ’deli’ diyorlardı”

    ’Yetenek Sizsiniz’ adlı yarışma programı ile tanınan kukla sanatçısı Adem Ocaktan, “Bu işleri yaptığım için deli diyorlardı. Annem bile, ‘bu işleri yaparak nasıl evleneceksin’ demişti” dedi.

    15 yıl önce tornacılık ve kaynakçılık yaparken, kuklaya olan sevdasından dolayı işi bırakan ve İstanbul yollarına düşen kukla sanatçısı Adem Ocaktan, uzun zaman ailesinin bile ne yaptığına anlam veremediğini söyledi. Kukla sanatına, çocukluğunda Hacivat-Karagöz resimleri çizerek, onları seslendirmekle başladığını dile getiren Adem Ocaktan, “Çocuklukta Hacivat ile Karagöz tasvirleri çizerek onlara sesimle can verirdim. Bu, beni zamanlar kuklalara yöneltmeye başladı. Yani çıkış kaynağım Karagöz-Hacivat. Sonra İstanbul’da üstatlardan ders aldım. Kayseri’ye döndüğümde önce küçük kuklalar yaptım. Sonra daha farklı kuklaları nasıl yapabileceğimi düşünürken aklıma uçuk kaçık fikirler gelmeye başladı” dedi.

    “Annem ’nasıl kız bulacaksın’ dedi”

    “Bu işleri yaptığım için bana deli diyorlardı” diyen Adem Ocaktan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Annem bile bu işleri yaparak ’nasıl kız bulacaksın’ diye kafamın etini yedi zamanında. Tabi, ben azimle, hırsla pes etmedim ve savaştım. Sonuçta bugüne kadar geldik. Şimdi çok memnunum, bu iş bana mutluluk veriyor, evimi bununla geçindiriyorum. İnsanların yüzündeki gülümsemeyi görmek gerçekten mutluluk veriyor bana. Bırakmayı düşünmüyorum. Tam tersi, sonuna kadar götürmeyi düşünüyorum.”

    “Kuklalarımla sohbet ederim”

    Çocuğunun da kukla sanatına ilgi duyduğunu kaydeden Ocaktan, “Kuklalar evladım gibi, onlara kendimden bir can veriyorum gibi hissediyorum. Bazen sohbet bile ederim” dedi. ’Yetenek Sizsiniz’ yarışmasının kendisi için dönüm noktası olduğunu ifade eden Ocaktan, bundan sonraki süreçte yurtdışı da dahil olmak üzere, daha büyük projelerde yer alacağını belirtti.

    “Ailelere tavsiyem; çocukların hobilerine imkan tanımaları”

    Kendisini bu duruma getiren nedenin, hobisinin üzerine gitmek olduğunu vurgulayan kukla sanatçısı, ebeveynlere şu önerilerde bulundu:

    “Ben de hobimin üzerine gidip bu şekle gelebildim. Çok mutluyum, evime buradan ekmek götürüyorum. Başka bir iş yapar mısınız derseniz, yapmam. Annelere babalara tavsiyem, çocuklarımızı hangi işte mutlu oluyorsa o iş üzerine yoğunlaştırmaları.”

  • Kurtlar Vadisi’nin “Deli Hüsnü”sü Fatsa’da

    “Kurtlar Vadisi Pusu”da “Hüsnü Bey” ve “Deli Hüsnü” karakterini canlandıran ünlü oyuncu Adnan Erdoğan, Ordu’nun Fatsa ilçesinde hayranlarıyla buluştu.

    Yakın bir arkadaşının sanat evinin ziyaret eden ünlü oyuncu Erdoğan, Fatsa ilçesinin güzelliğine hayran kaldığını belirtti. Yeni sakallı imajı ile dikkat çeken Adnan Erdoğan, Karadeniz Bölgesi’ne tekrar gelmek ve burada bir film çekmek bile istediğini belirtti. Ünlü Oyuncu Adnan Erdoğan yaptığı açıklamada, “Buradaki dostumuzun sanat okulunu ziyaret etmek için Fatsa ilçesine geldim. Sanata, sanatçıya önem veren bir kişiyim. Buraya gelmişken de Fatsa’nın tarihi ve turistik yerlerini gezdik. İlk defa Karadeniz Bölgesi’ne geldim. Gezilmesi görülmesi gereken bir yer burası. Tüm oyuncu arkadaşlarıma da buradaki izlenimlerimizi aktaracağım. Dizi ile ilgili projemiz yok. Görüşmeler devam ediyor. Film projelerimiz var. Ağustos ayında bir film çektik. Beyaz Güvercin isimli film çektik. Birçok film teklifi var, onunla ilgili teklifleri değerlendiriyorum. Kurtlar Vadisi’ndeki rolümün ölmesi ile ben de ister istemez diziden ayrıldım. Bundan sonraki projelerimizi devam ettireceğiz. İnsanlarımızın sinema izlemeleri tavsiye ediyorum. Bu anlamda sinemalara gidip farklı filmleri izlemeleri kendileri için iyi olur” dedi.

    Ünlü oyuncu Adnan Erdoğan, hayranları ile fotoğraf çektirdikten sonra Fatsa’dan ayrılarak İstanbul’a hareket etti.

  • Numan Kurtulmuş: “Türkiye, Deli Gömleğini Çöp Tenekesine Atmak Zorunda”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, parlamentonun görevinin anayasayı değiştirmek olduğunu belirterek, Türkiye’nin bu deli gömleğini fırlatıp çöp tenekesine atmak zorunda olduğunu söyledi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Başbakanlık Dolmabahçe Ofisi’nde İnternet Medyası Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Özışık ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, MHP ve CHP ile yapılan görüşmelerle ilgili, “Bu görüşmeler Türkiye’de bundan sonraki süreç bakımından olumludur. Kaldı ki hem CHP hem ve MHP görüşmesinin bütünlüğünde genel perspektif itibariyle tabi ki farklı noktalar vardır. Ancak büyük oranda sürece ilişkin bir mutabakat sağlanmıştır. Öncelikli olarak 3 partinin ittifak ettiği nokta şurasıdır. Türkiye artık 12 Eylül anayasasının Türkiye’ye vermiş olduğu bu ortam yönetilemez bir ülkedir. Bu deli gömleğini Türkiye fırlatıp çöp tenekesine atmak zorundadır. 12 Eylül sisteminin değiştirmek, 12 Eylül’ün ortaya koyduğu askeri cunta mantığındaki anayasayı değiştirmek bu parlamentonun vazifesidir. Başından itibaren söylüyoruz. Eğer bu parlamento yeni bir anayasayı ortaya koyamazsa aslında siyaseten hiçbir şey yapmış olmayacaktır. Sadece günlük kozmetik işlerle uğraşmış demek olacaktır. Burada anayasa değişikliğinden bahsetmiyoruz” dedi.

    “12 EYLÜL ANAYASASI TÜRKİYE’DE YÖNETİLEMEZ BİR DEVLET YAPISI ÖNGÖRMÜŞTÜR”

    “Bizim dediğimiz ruhunu ve felsefesinin bütünüyle 12 Eylül anayasasının anti demokratik ruhunu değiştirecek yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır” diyen Numan Kurtulmuş, “ Bu anayasada da toplumunun büyük kesiminin katıldığı bir sürecin yürütülmesinde kararlıyız. Dolayısıyla her konuyu tartışırız. Hiçbir rezervimiz yoktur. Şu olur şu olmaz diye hiçbir konu hakkında konuşmayız ama biz kendi görüşlerimizi netleştirmiş olan bir siyasi partiyiz. Biz Türkiye’de 12 Eylül anayasasının en büyük arızalarından bir tanesi, milleti değil devleti esas alan bir mantıkla kurulmuş olmasıdır. Yani milletin ne yapacağı belli olmaz, milletin önüne sandığı koyalım ama bu sandıklar gelirse millet davulcuya zurnacıya kaçar onun için bunu garanti altına alalım diye bürokratik oligarşinin mekanizmalarıyla millet egemenliğini kısıtlamıştır. Bu felsefe var olduğu sürece anayasa da hangi maddeyi değiştirirseniz değiştirin her zaman bürokratik oligarşinin hortlamasına müsait bir zemin var demektir. Bu aynı zamanda sistem değişikliği demektir. Bunun mutlaka değiştirilmesi lazım. İkincisi de 12 Eylül anayasası Türkiye’de yönetilemez bir devlet yapısı öngörmüştür. Güçler arası prensibini, güçler arasında bir ayrışma şeklinde güçlerin birbirinden bağımsız birbirlerini desteklemesi kontrol etmesi şeklinde değil, tam tersine güçlerin birbirleriyle çatışması prensibi üzerine oturtulmuştur. Bütün bunları üstünde de Cumhurbaşkanlığı makamı ve diğer bürokratik oligarşinin tutumlarıyla bütün alan kısıtlanmıştır. Dolayısıyla biz ciddi bir güçler ayrılığı prensibini ortaya koymak durumundayız. Bunun yaparken de yönetilemez olmaktan çıkartılmasını sağlamamız gerekiyor. Bunun yollarından birisi etkin bir yürütmeyi sağlamamızdır” ifadesini kullandı.

    “NEYİ NİÇİN İSTEDİĞİMİZİ BİLİYORUZ”

    Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Etkin yürütmenin sağlanmasının bize göre en önemli araçlarından bir tanesi başkanlık sistemidir. Başkanlık sistemini biz ne AK Parti istediği için ne de herhangi bir şahsın Cumhurbaşkanımızın şahsıyla ilgili bunu konuşmuyoruz. Şahısların ve kurumların hiçbiri baki değildir. Baki olan bu millettir ve millet kıyamete kadar bu topraklarda yaşayacaklar. İsteriz ki Türkiye daha iyi yönetilebilen daha etkin hızlı yönetilebilen bir mekanizmaya sahip olsun. Bunun da anayasal güvenceleri sağlansın. Anayasal güvenceleri hem etkin bir yürütmeyi ortaya koymak hem de çok iyi denetlenebilir olduğu bir takım kontrol mekanizmalarını geliştirmektir. Bunu ortaya koyarsak hem milleti tam anlamıyla egemen kılmış oluruz hem milletin önünde engel olan kurum ve kuruluşları tasfiye etmiş oluruz. Bu anlamda da etkin yürütme sistemi ve bunu araçlarından biri olan Başkanlık sistemi de çok hızlı yürüyen ve karar alan ama aldığı her kararı da, sorumlu bir şekilde hesabını veren karar mekanizmasını kurmuş oluruz. Bizim hiçbir konuyla ilgili rezervimiz yoktur. Ön yargımız yoktur. Neyi niçin istediğimizi biliyoruz. Milletimizle de bunları paylaşacağız. ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ dedikten sonra millet bunu anayasal kurumlar eliyle kullanır derseniz, bu biz aslında milleti egemen olarak ilan ediyor ama egemen olarak kabul etmiyoruz demektir. Milletin egemen olduğu bir sistem nasıl kurulur bunu hep beraber tartışacağız. Herkese eteklerindeki taşları dökecek. Hiçbir partinin anayasası olamaz. Bütün partilerin anayasa teklifi olur, milletin anayasası olur. Biz milletin özgürlükçü, eşitlikçi bir anayasayı bütün vatandaşlarını özgür ve eşit yurttaş kabul eden anayasayı inşallah ortaya koyacağız.”

  • Deli Taklidi Yapan Sanatçıların Sokak Gösterisi

    Eskişehir’de giydikleri kıyafetlerle ve kafalarına geçirdikleri hunilerle deli taklidi yapan sokak sanatçıları, halkla daha rahat iletişim kurabilmek için bir sokak gösterisi düzenledi. Vatandaşların da ilgisini çekmeyi başaran grubun, bundan sonra her hafta Eskişehir’de farklı konularla sokak performanslarına devam edeceği bildirildi.

    İsmet İnönü 1 caddesi üzerinde toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, burada kafalarına geçirdikleri hunilerle ve giydikleri farklı tarzda kıyafetlerle bir süre değişik şekillerde hareketsiz bekledi. Daha sonra komutlar eşliğinde farklı performanslar sergileyen topluluk, vatandaşların meraklı bakışları arasında gösterilerine devam etti. Aniden koşmaya başlayıp bir anda duran grup, tramvay geçişleri sırasında ise ‘Hazır ol’da bekleyerek yolcuları selamladı. Deli taklidi yapan gruba çevredeki vatandaşlar da yoğun ilgi gösterirken, gösteriyi de cep telefonlarına kaydetmeyi ihmal etmedi. Grubun deli taklidini halkla iletişim kurmak için yaptıkları belirtildi.

    “BU PERFORMANSI HALKLA İLETİŞİM KURMAK İÇİN GERÇEKLEŞTİRDİK”

    Yaklaşık 40 dakika süren gösteriyle alakalı bilgi veren etkinlik sorumlusu Enis Zeytinler, grubun her hayta cumartesi günlerinde Eskişehir’in değişik yerlerinde sokak performansları yapacağını söyledi. İlk defa yapılan gösterinin konseptinin her hafta değişeceğini ifade eden Zeytinler, “Bu performansla halkla iletişim kurmak, etkileşim sağlamak ve günümüz insanının hafif hafif tozutmaya başladığını düşünüyoruz. İnsanlar içindeki deliyi ortaya çıkarırlarsa rahatlarlar diye düşündük. Bu nedenle biz genç arkadaşlar deliliklerini ortaya çıkardılar. Rahatladılar da. Darısı diğerlerinin başına. Konseptimiz her hafta değişecek. Bu haftanın konsepti bizim oluşturucu drama derslerinde yaptığımız birbirimizle iletişim kurma ile ilgiliydi. Onun sokaktaki bir versiyonuydu. Bundan sonra Eskişehir’le alakalı konular olacak. Türkiye’nin konuları, gençliğin sorunları olacak. Çok farklı konularda değişik mekanlarda sokak performansı gerçekleştireceğiz” dedi.

    Grup, yeni yılla alakalı bir pankart açtıktan sonra hatıra fotoğrafı çektirerek gösterilerine son verdi.