Etiket: Dekanı

  • Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin yeni dekanı Prof. Dr. Cavit Yeşilyurt oldu

    Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin yeni dekanı Prof. Dr. Cavit Yeşilyurt oldu

    Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanlık görevinden ayrılarak Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi’ndeki görevine dönen Prof. Dr. Aslan Gülcü’nün yerine Oltu Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Cavit Yeşilyurt atandı.

    Fakültenin dekanlık odasında, akademik ve idari personelin de katıldığı bir devir teslim töreni gerçekleştirildi.

    Devir teslim töreninde kısa bir konuşma yapan Prof. Dr. Aslan Gülcü, “Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin Cavit Yeşilyurt hocamla emin ellerde olacağına inancım tamdır. ’Bu fakültede daima birlik ve beraberlik içerisinde olduk. Fakültemizde diğer fakültelere oranla çok ciddi şekilde çalışan bir ekibimiz var. Projeler üreten, dergi çıkaran bir fakülte olduk. idari ve akademik tüm personele çok teşekkür ederim” diye konuştu.

    Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cavit Yeşilyurt ise, konuşmasında Prof. Dr. Gülcü ile yakınlığına işaret ederek “1986 yılında fakülteye başladığımda Aslan Hocamı izlemeye başladım. Ondaki ışığı gördüm ve hakikaten kendisinden birçok şey öğrendim. Mevla nasip etti ve o ışıktan hiç ayrılmadım. Kendisine daima ‘abi’ olarak seslendirdim. Öyle yakın hissediyorum. Birlikteliğimiz bu günlere kadar geldi. 35 yılı aşkın bir zamandır, aileden bir fert olmuşuz kendileriyle. Kendisine sağlıklı, sıhhatli ve uzun ömürler diliyorum.’’ dedi.

    Çıtayı daha yükseklere taşımak için çok çalışmak zorunda olduklarının bilincinde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yeşilyurt, ‘’Oltu bizim için bir sevdadır. Görev yaptığımız yerlerde inanın her daim Oltu’yu konuşurduk. Burada 4 yıldır çalışıyorum. Bundan önceki görev yaptığımız yerlerdeki işimize sadece rutin görev olarak bakmadık. Aslan Hocamdan da bir büyüğüm olarak bunu gördüm. Devir teslimde özellikle şuna dikkat çekmek istiyorum; biz ağabeyimizi uğurlamıyoruz, aksine ağırlıyoruz. İnşaallah çok iyi bir konumda teslim aldığımız bu fakültemizi, daha da yukarılara taşımak için en az Aslan Gülcü kadar hep birlikte, el ele vererek çalışacağız. Çok çalışmak zorundayız. Allah utandırmasın” ifadelerini kullandı.

  • SAÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Karabay:

    SAÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Karabay:

    Hızla süren yerli aşı çalışmalarından bazılarının yakın bir zamanda deneme aşamasına geleceğini belirten Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Karabay, Türkiye’nin Çin’den aldığı inaktif özellikli korona virüs aşısının ise güvenle kullanılabileceğini söyledi.

    Korona virüs salgını tüm dünyada etkisini artırırken, aşı çalışmaları ise dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sürdürülüyor. Aşı çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Karabay, TÜBİTAK tarafından bu konuda projelendirilen birçok araştırmanın halen devam ettiğini ifade etti. Erciyes Üniversitesi’ne ait bir aşı projesinin faz 1 deneylerinin yapıldığını aktaran Dekan Prof. Dr. Oğuz Karabay, aşının yakın bir zamanda aday olan insanlara uygulanmaya başlayacağını duyurdu.

    Türkiye’nin Çin’den aldığı korona virüs aşısının uygulanması için geri sayım başlarken, kamuoyunda da ‘Alman aşısı mı, Çin aşısı mı?’ tartışmaları sürüyor. Çin’in Sinovac firmasının ürettiği aşının inaktif tam virüs aşısı olduğunu ve bu tekniğin uzun yıllardır uygulandığını söyleyen Prof. Dr. Karabay, Pfizer Inc. ve BioNTech SR. ortaklığında üretilen aşıda kullanılan haberci RNA yönteminin ise daha çok kanser aşıları için üzerinde çalışılan bir yöntem olduğunu ve bir enfeksiyon hastalığını önlemek adına ilk defa kullanılacağını aktardı.

    Çin aşısında kullanılan teknik yıllardan beri uygulanıyor

    Çin aşısında kullanılan tekniğin yıllardır kullanıldığını belirten Prof. Dr. Karabay, “Çin aşısında kullanılan teknik yıllardan beri uygulanıyor. Örneğin Hepatit A aşısı bu teknikle hazırlanmaktadır ve yıllardır güvenli bir şekilde bu aşıyı kullanmaktayız. Dolayısıyla inaktif bir aşı yaptırılmasında bir sakınca görmüyorum. BioNTech aşısının da ilk deneylerinde oldukça başarılı sonuçlar gözüküyor. Bununla beraber yıllar içinde antikor düzeyini ne kadar koruyabildiğini gösterecek klinik çalışmalara ihtiyacımız var. Her iki aşı arasındaki en önemli fark, Çin aşısında saklama koşulları çok daha kolay iken BioNTech aşısının ise eksi 70 dereceyi bulan saklanma mecburiyeti kullanımını zorlaştırıyor” dedi.

    Bakanlık onaylı her aşı güvenilir olacaktır

    Türkiye şartlarına en uygun aşıya Sağlık Bakanlığı’nın karar vereceğini belirten Karabay, Bakanlıkça ruhsatlandırılmış her aşının güvenilir olacağına işaret eden Karabay, “Aşılarda etkinlik, güvenilirlik, saklama ve uygulama koşulları gibi birçok dinamik göz önüne alınıyor. Bütün bu faktörleri birleştirerek en doğru kararı verecek olan Sağlık Bakanlığıdır. Ancak şunu söylemek isterim ki, Çin aşısı, Alman aşısı, Amerikan aşısı gibi ayrımlar yapmadan, Bakanlığın uygun bulduğu, uygulanmasına izin verdiği aşının fayda olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

    Toplum bağışıklığı yüzde 70’e ulaşırsa bulaşma durur

    Aşıların toplum bağışıklığını artırmakta çok önemli olduğunu ifade eden Karabay, “Eğer bir toplumda bağışık insanların sayısı artar ise enfeksiyonun bulaşma zinciri kırılır ve toplumdaki enfeksiyon yaygınlığı azalır. Bu nedenle toplumdaki bağışık insanların sayısının artması hastalığın azalması adına son derece değerlidir ve önemlidir. Eğer bir toplumun yüzde 70’inin etkene karşı antikorları olur ise o toplumda hastalığın sıklığı dramatik bir şekilde değişmekte ve hastalığın yayılması durmaktadır” şeklinde konuştu.

    En önemli çözüm aşılamadır

    Aşı yaptırma kararı konusunda herkesin özgür olacağını dile getiren Karabay, “Herkes kendi bedenine aşı yaptırıp yaptırmama kararını kendisi verecek. Bu aşıların hepsi dünyadaki en hızlı hazırlanan aşılar. Bu aşıların hazırlanması sırasında pandemi nedeniyle birçok basamakta hızlandırılma zorunluluğu oldu. Ancak hastalığın getirdiği risk göz önüne alındığında hastalığı durdurmada en önemli çözümlerden biri aşılamadır” ifadelerini kullandı.

  • İnönü Fen-Edebiyat Fakültesi’nin dekanı değişti

    İnönü Fen-Edebiyat Fakültesi’nin dekanı değişti

    Malatya İnönü üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde düzenlenen görev devir teslim töreni ile dekanlık görevine getirilen Prof. Dr. Tekin İzgi, görevi Prof. Dr. Neslihan Durak’tan devraldı.

    Görev devir teslim törenine, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Nusret Akpolat ve Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek, Genel Sekreter Mustafa Gezer ve Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Emin Çelebi katıldı.

    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek, Prof. Dr. Neslihan Durak’a plaket takdim ederek hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Prof. Dr. Neslihan Durak, dekanlık görevine gelen Prof. Dr. Tekin İzgi’ye çiçek takdim ederek başarı dileklerinde bulundu. Prof. Dr. Tekin İzgi ise Prof. Dr. Neslihan Durak’a çiçek takdim ederek hizmetlerinden ötürü teşekkür etti.

    Tören fotoğraf çekiminin ardından son buldu.

  • AÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Davut Karayel’den EXPO 2016 önerisi

    AÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Davut Karayel’den EXPO 2016 önerisi

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel, EXPO 2016 alanında kurulacak bir tarım lisesinin ziraat fakülteleri için büyük avantaj olacağını ve tarım sektörüne ara eleman yetiştirmede büyük bir yükü ortadan kaldıracağını ifade etti.

    AÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel, Antalya’nın Aksu ilçesinde 2016 yılında hizmete açılan ve şu an Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bulunan EXPO 2016 alanı için öneride bulundu. Antalya’nın Türkiye’de tarımın önemli bir merkezi olduğuna dikkat çeken Dekan Karayel, “Aksu, Antalya’nın önemli bir tarım merkezi. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bulunan EXPO 2016 alanında çok donanımlı bir tarım lisesi kurulabilir. Bu lise tarımsal üretimin her aşamasından oluşan bir tarım lisesi olabilir. Bizde bu projeye elimizden gelen desteği veririz. Tabii ki bu sadece bizim karar verebileceğimiz bir durum değil. Bu fikrin dikkate alınması halinde biz de elimizden gelen her türlü desteği veririz” dedi.

    “Teknik personel ihtiyacı”

    EXPO alanında kurulacak bir tarım lisesinin Türkiye ve gelecek için güzel bir proje olacağına inandığının altını çizen Karayel, “Tarımsal üretim sadece ürünü elde etmekle oluşmuyor. Ürünü depolamak çok önemli bir uygulamadır. Çünkü depolamada çok ciddi ürün kaybımız oluyor. Taşımacılık, nakliye, lojistik önemli birimler. Hepsinin bir arada olması gerekiyor. Bu eğitimlerin hepsinin bir arada verilmesi gerekiyor. Tarım, tohumu üretmekten başlıyor. Elde ettiğiniz tohum, bünyesinde hastalık ve zararlı barındırıyorsa, tekniğine uygun üretilmediyse zaten tarımsal üretim sorunlu başlar. Onun için tarımsal üretim tohumun üretiminden başlıyor. Orada teknik olarak çalışanlara ihtiyaç var” diye konuştu.

    “Ara elemana ihtiyaç var”

    Tarım lisesinin tarım sektörüne ara eleman yetiştirerek büyük bir yükü ortadan kaldıracağını dile getiren Karayel, “En çok ihtiyacımız tarımda ara eleman. Çok sayıda mühendis yetiştiriyoruz. Sahada çalışacak işçi de var ama bu ikisi arasındaki bağı kuracak elemana her alanda ihtiyaç var. İş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu eleman ara eleman. Direkt üretime katılacak kişilere çok ihtiyaç duyuyoruz. Bir dönem Türkiye’nin her yanında aktif tarım liseleri vardı. Söke ve Malatya’da bir dönem tarım liseleri vardı, kapandı sonra. Şimdi meslek liselerinin bir bölümü olarak faaliyet gösteriyorlar. Bunlarda maalesef bizim istediğimiz düzeyde bir eğitim sağlayamıyor. Çünkü tarım başlı başına bir eğitim dalı. Alt yapısının çok iyi olması gerekiyor. Sadece seracılık değil, Antalya meyveciliğin de önemli merkezi. Dolayısıyla o alt yapıyı sadece meslek lisesinin bir bölümünde sağlamak mümkün olmuyor. Ziraat gibi uygulamaya dönük fakültelerde en büyük sorun sahadan bizim öğrenci alamamamız. Bizzat çiftçi olarak yetişmiş ya da bunun lisesinde okumuş öğrenciler maalesef çok az geliyor. Tarım lisesinden mezun olan başarılı öğrenciler ve mühendis olmak isteyen gençler, gerçekten fakültemiz için çok iyi bir insan kaynağı olabilir. Bu açıdan da bizim çok büyük avantajımız olur” ifadelerini kullandı.

    Karayel, tarımsal üretimin tohumdan sofraya kadar her alanında eğitim verecek birimlerle tarım lisesi kurulması konusunda üniversite olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

  • SUBÜ Turizm Fakültesi’nin yeni dekanı göreve başladı

    SUBÜ Turizm Fakültesi’nin yeni dekanı göreve başladı

    SUBÜ Turizm Fakültesi Dekanlığı görevinde bayrağı Prof. Dr. Oğuz Türkay devraldı. Görevi Prof. Dr. Mehmet Sarıışık’tan devralan Türkay, ekibin kalitesine dikkat çekerek başarılı işler yapacaklarını ifade ederken; Rektör Sarıbıyık ise bayrağı sorunsuz bir şekilde devretmenin önemini vurgulayarak, Prof. Dr. Mehmet Sarıışık’ın bunu başarıyla yerine getirdiğini söyledi.

    Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Turizm Fakültesi Dekanlığı görevine Prof. Dr. Oğuz Türkay getirildi. Türkay görevi, Rektör Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Serdar Özkan ile Prof. Dr. Naci Çağlar, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taki Demir ve Turizm Fakültesi akademisyenlerinin yer aldığı törende Prof. Dr. Mehmet Sarıışık’tan devraldı. Rektör Sarıbıyık görevden ayrılan Prof. Dr. Mehmet Sarıışık’a plaket takdim ederek emekleri için teşekkür ederken Türkay’a ise yeni görevinde başarılar diledi.

    Turizm Fakültesi’nde harika bir ekip oluştuğunu belirten Rektör Sarıbıyık, “Bu ortamı sağlamak için Mehmet hocamız ciddi emekler ortaya koydu. Fakültemizin geldiği nokta bir turizm şehri olan Sakaryamız açısından da önemli. Biz bu şehrin akademik değeriyiz. Mehmet hocamız görevi devretmek istediğini bizlere iletti. Kendisine emekleri için teşekkür ediyoruz. Daha önce dekan yardımcılığı ve son olarak Sapanca Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü görevlerini yürüten Oğuz hocamız göreve geliyor. Kendisine kolaylıklar diliyorum. Üniversitenin misyonuna ve müfredata hâkim. İnşallah birlik ve beraberlik içerisinde güzel işlere imza atmaya devam edeceğiz. Hayat hızlı bir şekilde devam ediyor. Bayrağı bir sonraya sorunsuz bir şekilde devretmek çok önemli. Mehmet hocamız bunu başardı. İnşallah biz de günü geldiğinde bunu başaranlardan oluruz” dedi.

    Fakülte olarak ilk başta ciddi imkansızlıklar yaşadıklarını hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Sarıışık, “Allah bu süreçte bizlere yardım etti. Rektör hocamız ve üniversite yönetimimiz her zaman yanımızda yer aldılar. Çekirdek ekibimiz de oldukça iyiydi. Onun üzerine güzel bir ekip kurduk. Biz sıkıntıları gidermek için elimizden geleni yaptık. Açıkları kapatmaya gayret ettik. Arkadaşlarımız da gönüllülük esasıyla çok önemli katkılar sağladılar. Bugün bu işi beraber büyüttüğümüz hocalarımızdan Oğuz hocama görevi devrediyorum. Kendisine her zaman destek olmaya devam edeceğiz” derken, Prof. Dr. Oğuz Türkay ise, “Burada bir kültürün mayalanması için gayret gösterdik. Dinamik bir üniversite ve fakülteyiz. Başarılı işler yapacağız. Böyle bir ekibin ve fakültenin oluşmasında büyük emekleri olan Mehmet Sarıışık hocama teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.