Etiket: Değiştiriyor

  • Aziziye kentsel dönüşümle çehresini değiştiriyor

    Aziziye kentsel dönüşümle çehresini değiştiriyor

    Erzurum’un batıya açılan penceresi konumundaki Aziziye ilçesi yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları ile cazibesini sürekli artırmaya devam ediyor. Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan’ın sürekli olarak üzerinde durduğu kentsel dönüşüm çalışmaları ilçe nüfusunun artış göstermesi ile cazibenin ne denli olduğunu da ortaya koyuyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da dönüşümde katkısı oldukça fazla. Başkan Orhan’ın, girişimleriyle Toplu Konut İdaresi’ne (TOKİ) yaptırılan konutlar ile başta Ilıca mahallesi olmak üzere ilçe genelinde düzenli yapılaşmanın örneklerini görmek mümkün. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ülke genelinde dar gelirli vatandaşlar için başlattığı 100 bin konut projesinin Aziziye etabı Gezköy mevkiinde 1013 konut için çalışmalar devam ettiriliyor. Kuraları çekilen konutların TOKİ eliyle teslimi düşünülüyor. Erzurum’un en eski yerleşim yerlerinden biri olan Gezköy bu sayede ilçeye ayrı bir cazibe katacak.

    Başkan Orhan; Dayanıklı Binalar Amaçlıyoruz

    Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, ilçe genelinde sürekli olarak denetim mekanizmasının çalışır halde olduğunu dile getirdi. Özellikle geçtiğimiz günlerde merkez üssü Bingöl Karlıova olan 5,5 ve altı olan depremler sonrasında yapı denetimlerinin önem kazandığına vurgu yaptı. Belediye olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yatay yapılaşma çağrısına kulak verdiklerini dile getiren Başkan Orhan, “İlçemiz genelinde kentsel dönüşümü süratle devam ettiriyoruz. İnşallah yüzümüzün akıyla bu dönüşümleri tamamlayacağız. Bilhassa sağlam konut konusunda ısrarcı olacağımız bilinmelidir. Deprem öldürmez bina öldürür gerçeği ile halkımızın huzur içinde evlerinde oturmalarını sağlamak gayesindeyiz. Bu çalışmaların yapılmasında hiçbir zaman bizden desteğini esirgemeyen Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’a teşekkürlerimi bildiriyorum ” dedi.

  • Yumurta ihracatı ülke değiştiriyor

    Yumurta ihracatı ülke değiştiriyor

    İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, Kayseri’de üretilen 3 yumurtadan birinin yurt dışına gönderildiğini belirterek, “Irak’ta geçen yıl yaşanan olumsuz sonuçlar sonrasında sektör Katar, BAE, Umman, Suudi Arabistan ve Türki Cumhuriyetlere yöneldi” dedi.

    İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, yumurta üretimi hakkında, “Türkiye dünyada yumurta ihracat eden ülkeler arasında 2008’de yedinci sırada, 2009 yılında sekizinci sırada, 2010 yılında altıncı sırada, 2011 yılında üçüncü sırada yer almıştır. 2012 yılı itibariyle Hollanda’dan sonra ikinci sıraya yerleşmiş olan Türkiye, 2017 yılı itibariyle dünyada en çok yumurta ihracatı gerçekleştiren ülkeler arasında dördüncü sıraya gerilemiştir. Son dokuz yıllık sürede yumurta ihracatı 195 milyon adetten 4.5 trilyon adete yükselmiş ve yumurta ihracatının üretimdeki payı 2006 yılında % 2.42 iken son yıllarda bu rakam % 29.70’e yükselmiştir. Bu da üretim miktarına paralel olarak ihracat potansiyelimizin de iyi bir noktaya ulaştığını göstermektedir” diyerek bilgi verdi.

    “İhracat yapılan ülkeler incelendiğinde daha çok ülkemizin çevresinde bulunan yakın komşu ülkelerin çoğunlukta yer aldığını görebiliriz. Ancak bu coğrafyada yer alan ülkelerdeki istikrarsızlık ve ulusal politikalar dolayısıyla önemli ihracat pazarımızı kaybetmekteyiz” diyen Şahin, “Irak’ta geçen yıl yaşanan olumsuz sonuçlardan dolayı bu ülkeye ihracatımız sekteye uğramıştır. Bunun üzerine sektör başka ülkelere yönelmeye çalışmıştır. Katar, BAE, Umman, Suudi Arabistan, Türki Cumhuriyetleri gibi çeşitli ülkelere ihracatlar başlamış, daha öncesinde ürün gönderilen ülkelerde ihracat miktarlarında artışlar yaşanmaya başlamıştır” ifadesinde bulunarak şu bilgileri verdi:

    “İlimizden halen bu ülkelere haftalık bazda yaklaşık 10 tır ile 3,5-4 milyon adet yumurta gönderilmektedir. Diğer bir deyişle ilimizde üretilen her üç yumurtadan birini yurtdışına göndermekteyiz.

    Yumurtada KDV’nin yılbaşında yüzde 8’den yüzde 1’e düşürülmesi ile biraz rahatlayan sektör, yeni ihracat yapılacak ülkeler bulunması, ihracat yapılan ülkelere yapılan ihracat miktarının artırılması ve Ülke genelinde kuruluşu sağlanabilecek tek elden pazarlamaya yetkili ve etkili satış yapabilecek kuruluş vasıtasıyla daha güçlü bir sektör haline gelecektir.”

  • Dijital bankacılık, sektörü değiştiriyor

    Bankacılık sektörü, teknolojinin hızla değişimine en hızlı uyum gösteren sektörlerin başında gelirken dijital bankacılığı kullanan müşteri sayısı da katlanarak artıyor. Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Serpil Kahraman, internet ve mobil bankacılık kullanımının son 10 yılda yaklaşık 5 kat, işlem hacminin ise 10 kattan fazla artış gösterdiğini belirterek, bu dönüşümün bankaların şube ve çalışan sayısında ise azalmaya neden olduğunu söyledi.

    Günümüz bankacılığını, artık dijital bankacılık olarak adlandırmanın mümkün olduğunu ifade eden Yaşar Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Serpil Kahraman, banka şubelerinden yapabildiğimiz birçok bankacılık ve yatırım işlemini, internet veya mobil bankacılık kullanarak şubeye gitmeden ve çok daha az maliyetle yapabildiğini kaydetti. Dr. Kahraman, “Şube dışı, özellikle de internet, mobil bankacılık gibi alternatif kanalların kullanımı özellikle de mobil bankacılık kullanımı ciddi bir ivme göstererek, son 5 yılda toplamda yaklaşık yüzde 82 artış göstermiş durumda. Günümüzde işlem hacminin yaklaşık yüzde 60’ı alternatif kanallarla gerçekleşiyor” dedi.

    Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB) son yayınladığı Haziran 2018 raporuna göre; birliğe kayıtlı bankalardan 27’sinin internet bankacılık hizmeti verirken 19’unun ise mobil bankacılık hizmeti sunduğunu belirten Dr. Kahraman, “İnternet bankacılığı yapmak üzere sistemde kayıtlı ve en az bir kez giriş işlemi yapmış bireysel müşteri sayısı ise Haziran 2018 itibariyle, 57 milyon 827 bin kişi. Mobil bankacılıkta ise bu sayı 52 milyon 850 bin kişi. Aktif bireysel dijital bankacılık müşteri sayısı da Nisan-Haziran 2018 döneminde, geçen yılın aynı dönemine oranla yaklaşık 8 milyon artarak, 37 milyon 623 bin kişiye ulaşmış durumda. Söz konusu kullanıcılardan 26 milyonu, yalnızca mobil bankacılık kullanıcısı. Bankaların mobil uygulamaları, 7/24 elimizin altında kuşkusuz en hızlı seçenek. Pek çok kullanıcı birden fazla bankanın mobil ya da internet şubelerini kullanıyor. Bu sayı her yıl çarpan etkisiyle büyümeye devam ediyor” diye konuştu.

    Dijital bankacılığı kullanan yaş grubu

    Müşteri profiline baktığımızda dijital bankacılık kullanıcıların daha ziyade 36-55 yaş grubu olduğunu belirten Dr. Kahraman, “56 yaş üzeri kullanıcılar ise özellikle güven algısı, maliyet-zaman avantajları veya alternatif kanalların sunduğu bankacılık ve yatırım işlem çeşitliliği gibi konularda eksik bilgi düzeyinin de etkisiyle neredeyse sadece şubeyi tercih etmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

    Bu kanallardan yapılan toplamda 129 milyon adet finansal işlemden yaklaşık 65 milyon adedinin bankacılık işlemlerinde de başı çeken en fazla işlem EFT, havale, döviz gibi para transferlerinde gerçekleştiğini kaydeden Dr. Kahraman, “Örneğin, EFT işlemlerinde şube masrafı minimum ortalama 20 TL iken aynı işlem alternatif kanallarda ortalama 2 TL’ye, hatta masrafsız gerçekleşebiliyor. Ayrıca şubeye giderek sıra beklemek gibi bir zamansal maliyeti de ortadan kaldırmış oluyoruz. Artık kredi/kredi kartı başvurusundan, bankacılık/yatırım ürünleri ve sigorta işlemlerine kadar oldukça geniş bir yelpazede hem hızlı, hem de oldukça düşük maliyetli işlemleri dijital kanallarla yapmak mümkün. Dijitalleşen hayatlarımızla birlikte artık doğal olarak, ne zaman ne de maliyet olarak şube kanalını kullanmayı tercih etmiyoruz” diyerek bankacılık sektörünün de değişimlere uğradığını dile getirdi.

    Bankaların yapısına etkisi

    Artan dijital bankacılık kullanımının bankalar açısından değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Dr. Kahraman, “Kuşkusuz bankalar, finansal sistemin bel kemiği ve artık rekabet ortamı dijital bankacılık ekseninde dönüyor. Bankalar içinde şube kanalı ciddi bir yatırım ve operasyonel maliyet içermekte ve hal böyle olunca alternatif kanalları yaygınlaştırmak yönünde strateji belirliyorlar. Zira dijitalleşen dünyaya ayak uyduramayan sektörlerin, gelişen teknolojik ortamda seyrini sürdürmesi oldukça güç. Şubesiz bankacılık eğilimine bağlı olarak ülkemizde de şubelerin kapanması ve şubelerde çalışan birçok personele de ihtiyacın kalmaması demek. Haziran 2015’te 11 bin 193 olan Türkiye’deki banka şubelerinin toplamının, Haziran 2018 itibariyle 10 bin 536 olması da bu eğilimin bir sonucuna işaret eder gibi. Bu doğrultuda bankaların, gişe elemanı ve uzman yardımcılığı gibi iş ve pozisyon tanımlarında daha çok birleştirme yönünde değişikliğe gitmeye başladıklarını görüyoruz. Dolayısıyla değişen iş tanımlarıyla birlikte sektörde personel istihdamı ve tabi şube sayısı da giderecek azalacak. Aslında artık kimi bankalar, şubesiz bankacılık, diye tabir ettiğimiz alternatif dijital ve mobil bankacılık gibi alternatif kanallar vasıtasıyla operasyonlarını sürdürme yönünde eğilimi tercih etmeye başladıklarını söyleyebiliriz. Dijitalleşen rekabet ortamında bankaların, müşteri profillerini iyi tanıyarak bu doğrultuda dijital bankacılık sistemlerini geliştirmeleri gerekiyor. Kısaca, günümüz bankacılığını, artık dijital bankacılık olarak adlandırmak mümkün” ifadelerini kullandı.

  • Sigara kaçakçıları yöntem değiştiriyor, polis her defasında çözüyor

    Mersin polisi, bir araçta yaptığı aramada 2 bin 740 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirdi. Kaçakçılar, her yakalandıklarında farklı yollarla sigarayı geçirmeye çalışsa da polis her yöntemlerini çözüyor.

    Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçak sigara ticareti yapanlara izin vermiyor. Son olarak ekipler, bir araçta kaçak sigara sevkıyatının yapıldığının bilgisine ulaştı. Bunun üzerine harekete geçen ekipler, belirlenen aracı durdurarak, arama yaptı. Narkotik detektör köpeğin de katıldığı aramada arabanın her yerine yayılacak şekilde yerleştirilmiş 2 bin 740 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi. Ekipler, araçta bulunan M.Y. ve M.Y. isimli şahısları gözaltına aldı.

    Emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

  • ENDA Konakları mimari anlayışı kökten değiştiriyor

    Gölbaşı’nda hayata geçirilen “yatay mimari” konseptli ve akıllı ev teknolojili ENDA Konakları teslime hazırlanıyor.

    Ankara’da mimari anlayışı ve konut konseptine yeni bir boyut kazandıran projenin tamamlanmasına sayılı günler kaldı.

    Kırkıncıoğlu Grup iştiraki DAFF Yapı tarafından, Ankara’nın Gölbaşı’nda ilçesinde hayata geçirilen proje, yapımı tamamlanarak teslim aşamasına geldi. Projesi ile Başkent’te mimari anlayışı kökten değişiyor; yatay mimari ağırlık kazanırken klasik villalar da yerini konak ihtişamına bırakıyor.

    Yatay mimaride zirve

    Akıllı ev teknolojileri ile konak keyfini bir arada sunan ENDA, 18 bin metrekare arazi üzerinde inşa edilen 20 adet konaktan oluşuyor. Site içinde, tamamen bağımsız tipte, dört cepheli her konağın kendine ait, yan konaktan bağımsız 700 metrekarelik birer bahçesi bulunuyor. Bunun yanı sıra site sakinleri, kendi bahçeleri dışında 2 dönümlük “bostan” alanında ilaç ve gübre kullanmadan, tamamen organik ve doğal tarım da yapabilecek.

    Projede; güvenli çocuk oyun alanı, kapalı yüzme havuzu, basketbol sahası, sauna, buhar odası, fitness salonu gibi sosyal donatıların tümü bulunuyor. Konaklar, RAID-5 teknolojili kapalı devre kamera sistemi, duman detektörü, hassas yangın sistemi, yerden ısıtma sistemi, yedeklemeli merkezi jeneratör, merkezi hidroforlu su deposu, fiber optik internet altyapısı, tasarruflu peyzaj sulama sistemleri, klima alt yapısı ve her konağın kendisine ait otopark alanı gibi özellikleri ile de göz dolduruyor.

    Yeni bir yaşam konsepti

    DAFF Yapı Genel Müdürü Abdullah Kırkıncıoğlu, proje hakkında bilgi verirken, yaşanan mekandan memnuniyet konusunda ilk kriterin lokasyon olduğunu belirtti. Kırkıncıoğlu, sitenin kurulduğu alanın hem merkeze yakın hem şehir trafiğine girmeden seri ulaşım imkanı sunan, temiz havası ile tercih edilen ve Ankaralıları hafta sonları bir araya getiren cazip bir bölgede yer aldığına işaret etti. Ankara’nın gözde eğitim kurumlarının da bölgede yer aldığına işaret eden Kırkıncıoğlu, konut alıcılarının doğayla yakınlaşma isteği, bahçe özlemi, konut, sağlıklı çevre, temiz hava, kalite ve güvenlik beklentilerinin en üst düzeyde karşılandığını vurguladı. Bu arada Kırkıncıoğlu, unutulmaya yüz tutan komşuluk ilişkilerine giderek artan özleme de işaret ederek, “Yaşayan sakinler sadece teknolojinin tüm imkanları ile konforu değil, aynı zamanda sıcak ve güvenli bir ortamda seçkin komşularla her daim tatil hayatı modunda komşuluk ilişkileri de yaşayacak” dedi.

    Projede yeni nesil konak keyfi isteyenlere bu imkanı erişilebilir fiyatlarla sunulduğunu da ifade eden Kırkıncıoğlu, tamamen bağımsız ve büyük bahçeli, akıllı ev teknolojili konakların fiyatının, Ankara’nın cazibe merkezleri olan İncek, Çayyolu, Bilkent, Beysukent gibi bölgelerdeki normal daire fiyatları düzeyinde olduğuna dikkati çekti.