Etiket: Değiştirdi

  • Okul başarısı hayatını değiştirdi

    Okul başarısı hayatını değiştirdi

    Adana’nın Kozan ilçesinde Şabanata İlköğretim Okulu öğrencisi İlhan Yağız Karaca, Darüşşafaka giriş sınavında başarılı olarak üniversite hayatına kadar burs kazandı. Orta öğretimden üniversite hayatına kadar ücretsiz kolej eğitim hakkı elde eden Karaca’yı Belediye Başkanı Kazım Özgan hediyelerle ödüllendirdi.

    Kozan Belediye Başkanı Kazım Özgan Öğrenci İlhan Yağız Karaca ve okul müdürü Muhammet Yıldırım, müdür yardımcıları ile öğrencinin ailesini makamında ağırladı.

    Şabanata İlköğretim Okulu 4-H sınıfı öğrencilerinden İlhan Yağız Karaca, bursluluk sınavında toplam bin 93 adayın katıldığı sınavda başarılı olarak, mali durum araştırması ve sağlık kontrolünün ardından orta öğretimden, üniversiteye kadar ücretsiz kolej eğitimi alma hakkı elde etti.

    Kozan Belediye başkan Kazım Özgan; “Başarısından dolayı öğrencimiz İlhan Yağız Karaca’yı kutluyorum. Bu başarısında emeği olan öğretmenimizi okul müdürümüzü ve ailesini tebrik ediyorum. Her başarının ardında mutlaka öğretmeni vardır. Biz her seferinde öğrenciye verilen değere dikkat çekerek öğrencilerimize başta kitap olmak üzere bir çok hediye dağıttık. Öğrencilerimiz okusun diye, öğrencimizi kutluyor başarılarının devamın diliyorum” dedi.

    Başkan Özgan öğrenciye çeşitli hediyeler vererek fotoğraf çektirdi.

  • Büyükşehir Peynirciler Çarşısı’nın da çehresini değiştirdi

    Büyükşehir Peynirciler Çarşısı’nın da çehresini değiştirdi

    Büyükşehir Belediyesi, Gürcükapı’daki Peynirciler Çarşısı’nı adeta sil baştan yeniden inşa etti. Çarşı boyunca uzanan 15 binaya baştan aşağı otantik bir görünüm kazandıran Büyükşehir Belediyesi, ahşap süslemelerle bezediği Peynirciler Çarşısı’nı Gürcükapı’nın incisi haline getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Peynirinin özel tadı ve ayrıcalığıyla da bilinen Erzurum’a, işte tam da böyle bir Peynirciler Çarşısı yakışırdı” diyerek, Büyükşehir Belediyesi’nin Gürcükapı’da sanki de bir sanat eseri inşa ettiğini dile getirdi. Sokak sağlıklaştırma projesiyle entegre halde yürüttükleri çalışma sayesinde Peynirciler Çarşısı’nın yepyeni bir çehreye kavuştuğunu anlatan Başkan Sekmen, “Yeni çarşımız esnafımıza ve vatandaşlarımıza hayırlı olsun” dileklerinde bulundu.

    Tarihi ve Kültürel Dokunun Aynası Oldu

    Peynirciler Çarşısı hakkında bilgiler de aktaran Başkan Mehmet Sekmen, söz konusu çarşıda farklı yüksekliklerde 15 binanın bulunduğunu hatırlatarak, “Bu yapılardan 10 tanesi 5 katlı, 4 tanesi 3 ve 1 tanesi de 2 katlı binadan oluşuyordu. Bu binaların eski sıvaları kazındı, mineral sıvayla kaplandı ve boya işlemleri yapıldı. Sokak sağlıklaştırma çalışmalarımızda olduğu gibi, bu çarşıdaki yapılar için de, ahşap pencereler ve silme alınlık, ahşap tabelalar, çeşitli motif ve ahşap süsleme uygulamaları yapıldı. Nihayetinde çarşımız hem otantik bir görünüm kazandı, hem de şehrimizin tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan bir aynaya dönüştü. Kaldı ki, tadıyla bile çok özel olan Erzurum peyniri, yine kendisi gibi çok özel bir çarşıyı zaten hak ediyordu. Biz de işte bu hakkı büyük bir mutlulukla teslim etmiş olduk” diye konuştu.

    Başkan Sekmen’den Sokak Sağlıklaştırma Vurgusu

    Öte yandan “Sokak Sağlıklaştırma Projesi” kapsamında Erzurum’un dört bir yanında yeni cazibe ve çekim alanları oluşturduklarını hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, “Şehrimizin sosyal, kültürel ve ekonomik canlılığının bir nevi sembolü olan çarşılarımızda, semt ve sokaklarımızda uyguladığımız bu proje sayesinde gerçekten de çok olumlu sonuçlar elde ettik. Bu proje hem göze hitap ediyor, hem de şehrimize has bir mimariyi canlı tutuyor. Peynirciler Çarşımız da, işte bu canlılığı kazanan yeni çekim merkezlerinden birisi haline gelmiş oldu. Hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

  • Covid-19 yeme alışkanlığını değiştirdi

    Covid-19 yeme alışkanlığını değiştirdi

    Karantina sürecinde bireylerin stres, kaygı, öfke, düşük ruh hali, uykusuzluk, gıdaya erişimdeki kısıtlılamalar yeme alışkanlığı değiştirdi.

    Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Akademisyenleri’nin 18-65 yaş aralığında 2 bin 276 kişinin online olarak katılımıyla gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre, karantina sürecinde günlük yaşam rutininin kesintiye uğramasıyla hem dünyada hem de Türkiye’de bireylerin stres, kaygı, öfke, düşük ruh hali, uykusuzluk, gıdaya erişimdeki kısıtlılıkların ortaya çıkmasıyla yeme alışkanlığı değişti.

    Araştırmada, özellikle de kaygı, stres, belirsizlik gibi olumsuz bir duyguya tepki olarak bireylerin besin tüketimindeki değişiklikler duygusal yeme davranışlarına neden olduğu tespit edildi.

    Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Didem Türkoğlu ile Öğr. Gör. Ceren Şarahman’nın yürüttüğü araştırma kapsamında, Covid-19’a bağlı kaygı durumunun bireylerin duygusal yeme davranışları üzerindeki etkisi incelendi. 18-65 yaş aralığında 2 bin 276 kişinin online olarak katılımıyla gerçekleştirilen anketin sonuçlarına göre, insanların pandemi sürecinde yeme alışkanlıklarında önemli değişikler olduğu ortaya çıktı. Karantina sürecinde günlük yaşam rutininin kesintiye uğramasıyla hem dünyada hem de Türkiye’de bireylerin stres, kaygı, öfke, düşük ruh hali, uykusuzluk, gıdaya erişimdeki kısıtlılıkların ortaya çıkmasıyla özellikle de kaygı, stres, belirsizlik gibi olumsuz bir duyguya tepki olarak bireylerin besin tüketimindeki değişiklikler duygusal yeme davranışlarına neden olduğu tespit edildi.

    Fastfood, karbonhidrat tüketimi arttı

    Araştırmanın sonucunda, olumsuz duygusal yeme davranışı yüksek olan bireylerin öğün sayılarının ve besin tüketimlerinin pandemi başlangıcı itibari ile arttığı saptandı. Bu bireylerin abur cubur, fastfood, karbonhidrat tüketiminin arttığı görüldü. Meyve tüketimi artan katılımcılarda ise olumsuz duygusal yeme davranışının azaldığı tespit edildi. Kaygı düzeyi yüksek olan bireylerin bağışıklarını güçlendirmek amacıyla soğan-sarımsak-baharat gibi besinlerin tüketimini arttırdıkları, aynı zamanda bu bireylerde şekerli besin tüketiminin de yüksek olduğu belirlendi.

    Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve uyku bozukluklarını önlemeye yönelik besin desteği kullanımı başladı

    Araştırmanın bir diğer sonucuna göre hem kaygı düzeyi yüksek olan hem de olumsuz duygusal yeme davranışı yüksek olan bireylerin bağışıklık sistemini güçlendirmek ve uyku bozukluklarını önlemeye yönelik besin desteği kullanımına yöneldikleri görüldü. En çok kullanılan besin desteklerinin C vitamini, multivitamin, probiyotik ve balık yağı olduğu tespit edilen araştırmada, olumlu duygusal yeme davranışı yüksek olan bireylerin ise diğer bireylere göre süt ve süt ürünlerini daha yüksek oranda tükettikleri saptandı. Özellikle bireylerin kaygı düzeyleri arttıkça, olumsuz duygusal yeme ile birlikte enerji içeriği yüksek sağlıksız gıda tüketimi eğiliminin arttığı; olumlu duygu ve durumlarda ise bireylerin sağlıklı gıda tüketimine yöneldikleri görüldü.

  • Pandemi tabldottaki öncelikleri de değiştirdi

    Pandemi tabldottaki öncelikleri de değiştirdi

    Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınının getirdiği normalleşme süreci ile birlikte açılan fabrikalara, evlere taşınan ofislere dönüşler başladı. Normalleşme süreci önlemleri kapsamında gözler bu kez de işyeri yemekhanelerine çevrildi. Pandeminin ardından bu alandaki kurallar ve öncelikler de yeniden düzenlendi.

    Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını devam ederken, kademeli olarak geçilen normalleşme süreci ile birlikte işyerlerine dönüşlerin başlaması pek çok farklı noktadaki önlemleri de gündeme taşıdı. Bu noktalardan birini de işyerleri yemekhaneleri ve sunulan yemek hizmeti oluşturdu. Salgının ilk günlerinde çalışanlarını eve gönderen şirketler, üçüncü aydan sonra kademeli olarak eski düzene geçerken yemekhanelerdeki masa aralıkları artırıldı, servis personeli hijyen önlemleriyle donatıldı. Bu süreçte biraz arka planda kalan yemeklerde de yeni normale uygun hassasiyetler oluşturuldu ve tabldotlardaki önceliklerde de değişiklikler meydana geldi.

    Türkiye’nin önemli şirket toplulukları arasında yer alan Bilkent Holding çatısı altında 1993 yılından bu yana hizmet veren BCC Catering’in Genel Müdürü Vedat Uluğ da yeni dönemde yaşanan değişikliklerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye genelindeki 24 ilde bulunan 127 şirkete 2 bin 281 çalışanı ile birlikte yemek hizmeti verdiklerini söyleyen Uluğ, pandemi öncesinde yemeklerin hijyenik koşullarda üretilmesi ve ISO 22000 gıda güvenliği belgesi konularında bilgi edinme istekleri geldiğini belirtti.

    Vedat Uluğ, bu tür talepleri olan müşteriler için üretim alanlarının birebir gösterimi ve yerinde bilgi aktarımları yapıldığının altını çizerek, normalleşme sürecinde en çok yöneltilen soruların personel sağlığı, personele ait sağlık raporları, hizmet verilen alandaki personelin kişisel koruyucuları doğru kullanıp kullanmadığı ve alınan eğitimlere yönelik olduğuna dikkat çekti.

    Gönderilen yemeklerin virüs bulaşmayacak şekilde üretilip, paketlenmesi konularında bilgi taleplerinin geldiğinin altını çizen Uluğ, tamamen paketli şekilde yemek alımı istenmeye başladığını söyledi. Vedat Uluğ, ısıl işlem görmeyecek tüketime hazır ürünlere olan talebin ise düştüğünü belirtti.

    Sevkiyat koşulları ön plana çıktı

    Uluğ, bu dönemde sevkiyat koşullarının da eskisinden daha fazla önem taşımaya başladığını vurguladı. Yemeklerin üretildikten hemen sonra paslanmaz çelik küvetlere veya gıda ile temasında sakınca olmayan kaplara porsiyonlandığını aktaran Vedat Uluğ, paslanmaz çelik küvetlerin streç filmle kaplandığını, ardından da kapların makine ile ambalajlandığını, yemeklerin ’termobox’ denilen ısının 4 saat muhafaza edildiği kilitlenebilir kapaklı ekipmanlara konulduğunu anlattı. Uluğ Termobox’ların da içi paslanmaz çelik malzeme ile kaplı ve dezenfekte edilmiş yüzeyli araçlara yüklenerek ilgili müşterilere ulaştırıldığını söyledi.

    Catering sektöründe standartların ISO 22000 gıda güvenliğinin getirdiği kurallara uygun şekilde ham madde alımından sunuma kadar her aşamada bulaşmalardan korunan bir sistemi kapsadığını anlatan Uluğ, “Bu doğrultuda koronavirüs ile bağlantılı olarak düşünüldüğünde; ham madde alımında tedarikçilerin kontrolü, denetimi, ham madde alımındaki hijyen kontrolleri de önem kazanıyor. Öte yandan, son dönemde depolama aşamasında dezenfeksiyon sıklığı artırılırken ürünlerin depo alanında hijyenik şekilde bekletilmesi için ortam havalandırmasında filtre bakımları daha sık konuşulan konular oldu. Aynı şekilde üretim aşamasında da personelin kişisel koruyucu donanımlarını düzgün şekilde kullanması, mutfak ortamındaki havanın hijyeni, ekipmanların kolay temizlenir olması, yemeklerin kapalı sistemde pişirilmesi ve paketlenmesi ile transferi önem kazanırken personelin eğitimi öne çıktı.” dedi.

    Sıcaklığın önemi arttı

    Yemeklerin saklama koşullarına da değinen Uluğ, “Yemeği saklarken yemeğin dış ortamdaki bulaşmalardan korunuyor olmasına; sıcak yemeklerin 63 derece ve üstü, soğuk yiyeceklerin 10 derece ve altında taşınmasına dikkat edilmeli. Yemeklerin bu koşullarda saklanması bakterilerin yemeğin üzerindeki mikrobiyel bozulmaları önlemesi için son derece önemli. Bununla birlikte yapılan araştırmalar, koronavirüsün yüksek ısılara dayanamadığını ve 70 derece sıcaklıkta 5 dakika içinde etkisini yitirdiğini ortaya çıkardı. Sıcak yemekler pişirildiğinde 85 derece üstü iç sıcaklığa ulaşması nedeniyle virüs açısından sıkıntı yok. Ancak taşınması sırasında sıcaklığı korumak için termobox kullanılmalı. Ayrıca koronavirüsün gıdalardaki durumu henüz belli değil.” diye konuştu.

    “Mikroorganizmaların en çok üredikleri sıcaklık aralığı 10 ve 63 derece aralığıdır, bu husustan dolayı üretimi yapılan sıcak ürünlerin 63 derece üstünde, salata-soğuk ürünlerin 10 derece altında muhafaza edilmesi gerekli” açıklamasını yapan Uluğ, “Bu sıcaklık değerleri korunmazsa ürünlerde bozulma, tüketen kişilerde gıda zehirlenmeleri gerçekleşebilir. Bu husustan dolayı tüm ürünler termobox ile sevk edilmeli, sıcak tutucu dolaplarda, benmari ve salata barlarda muhafaza edilerek ürünlerin sıcak-soğuk zinciri korunmalı.” dedi.

  • Koronavirüs gayrimenkulde tercihleri değiştirdi

    Koronavirüs gayrimenkulde tercihleri değiştirdi

    Koronavirüs gayrimenkulde tercihleri değiştirdi. Tüketiciler artık ev fiyatından çok daha geniş, ferah, balkonlu ve bahçeli evleri tercih ediyor.

    Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden gayrimenkulde, pandemi sürecinin etkileri atlatıldığı gözleniyor. Devlet destekli kamu bankalarının başlattığı konut kredisinin ivme kazandırdığı satış rakamları satışları hareketlendirdi. Ancak tüm Dünya’yı etkisi altına alan koronavirüs, gayrimenkul sektöründe de tercihleri değiştirmeye başladığı da görüldü. Konut almak isteyenler artık ev fiyatından çok, yüksek katlı gökdelenler yerine artık butik ve yaşanabilir alanı geniş evlerin tercih ediliyor. Geniş, ferah, balkonlu ve bahçeli evleri tercih sebebi oldu.

    “Rekor 2021’de kırılacak”

    Türkiye’nin ekonomik anlamda pozitif noktaya geldiğini söyleyen Maritza İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emir Sarıgül, “Faizlerin düşmesi ile birlikte insanların alım gücünde yaşanan yükselme, sektörümüze olumlu katkı sağlıyor. Türkiye her noktada iyiye gidiyor. Koronavirüsün etkisinin zamanla azalacak 2021 yılında toparlanma ve büyümenin gerçekleşecek. 2017 yılında sektöründe 1 milyon 300 binin üzerinde bir satış rakamı yakalandı. Bilindiği üzere, 2018 yılında ekonomik olarak zor bir süreç yaşadık. Satışlarda bununda doğru orantılı olarak ciddi anlamda düşüş gösterdi. 2019 yılında ise bir toparlanma sürecine girildi. Yılın yine 1 milyonlu rakamalar üzerinde kapanacağını tahmin ediyoruz. Ancak asıl ivme 2020 ve sonrasında yakalanacak. 2017 yılında yaşanan rekorun, 2021 yılında kırılacağını öngörüyoruz.” açıklamasında bulundu.

    “Yüksek katlı binalar inşa etmiyoruz”

    Tercihlere uygun olarak yüksek katlı binalar inşa etmediklerini belirten Sarıgül, “Projelerimizin tamamı; 4-5 katlı ve 10 ile 20 blok arası arasında değişen büyüklüklere sahip oldu. Beykoz’da Maritza Vadi Evleri Projesinde hafriyat işlerinin devam ediyor. Projemizde bu yılın temmuz ayı gibi satışa başlayacağız. Metrekare fiyatları ortalama 12 bin TL ile 15 bin TL arasında olacak.” diye konuştu.