Etiket: Değiştirdi

  • Rektör Gündoğan: “Bir Matematik Öğretmeni Bütün Hayatımı Değiştirdi”

    Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, “Gençlerle Kariyer Sohbetleri” programı kapsamında TOKİ Şehit İsmail Tetik Anadolu Lisesi 11-A sınıfını ziyaret etti. Gündoğan, etkinlikte kendi hakkında bilinmeyenleri de anlatarak, öğrencilere tavsiyelerde bulundu.

    Konuşmasına akademik kariyerini anlatarak başlayan Prof. Dr. Naci Gündoğan, kendi öğrencilik yıllarından da bahsederek, bu dönemin öğrenciler için şanslı bir dönem olduğunu belirtti. Eğitim konusunda ailenin önemine değinen Rektör Gündoğan, anne ve babaların, çocuklarının eğitiminin her zaman kendilerininkinden daha iyi olmasını istediklerini dile getirerek, “Eğitim-öğretim hayatımda bu noktalara gelmemde sizler gibi ben de anneme ve babama çok şey borçluyum” dedi.

    “BİR MATEMATİK ÖĞRETMENİ BÜTÜN HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ”

    Rektör Gündoğan, gençlerin Türkiye’nin geleceği olduğunu hatırlatarak, “İnsana en fazla değer katacak şey, okumaktır. Genel kültürünüzü geliştirip özellikle tarih okumaları yapmalısınız. Çünkü dünyayı tanımak ve bu günlere nerelerden geldiğimizi bilmek çok önemli. 6. sınıfa kadar bir devlet memuru olsam benim için yeterliydi. Fakat 6. sınıfta okulumuza atanan bir matematik öğretmeni bütün hayatımı değiştirdi. 23-24 yaşlarında henüz mesleğe yeni başlamış bir öğretmendi. Tabii bizim de matematiğe karşı bir önyargımız vardı. Öğretmenimiz konuları anlattıktan sonra bizleri teker teker tahtaya çıkarıyordu. Bir süre sonra aslında matematik yapabiliyormuşuz demeye başladık. Öğretmenimiz bir gün ders bittikten sonra istersek sınıfta kalıp hep birlikte üniversiteye hazırlık soruları çözebileceğimizi söyledi ve biz o akşam bir grup arkadaş, önceki yıllarda üniversite sınavında çıkan matematik sorularını çözdük. Soruları doğru çözdüğümüzü görünce de kendimize bir güven geldi” ifadelerini kullanarak, insanın kendine güvenmesinin her şeyin başlangıcı olduğunu vurguladı.

    “ESKİŞEHİR MÜKEMMEL BİR ŞEHİR”

    Gençlerin ailelerinden uzak yerlerde üniversite okumak gibi bir arzuları olduğunu aktaran Gündoğan, bu durumun fikir olarak güzel olduğunu fakat gerçek hayatta pek çok zorluğu olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Gündoğan, şu anda Eskişehir’de üniversite okuyan yaklaşık 70 bin civarında öğrenci olduğunu ve istenilen bölümlerin yüzde 99’unun Eskişehir’de bulunduğunu da anlatarak, şöyle devam etti:

    “Bizim şehrimizdeki öğrenciler oraya gitmek istiyor, oradakiler de buraya gelmeye çalışıyor. Özellikle istediğiniz bölüm Eskişehir’de varsa bence hiç tereddüt etmeden burada okuyun. Çünkü başka şehirlerdeki üniversitelere gittiğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Eskişehir’in bir avantajı da burada bulunan iki üniversite de yerleşik üniversiteler. Büyük şehirlerde yaşama olanağı bulan öğrenciler bile Eskişehir’i tercih ediyor. Eskişehir, büyük şehirde bulunması gereken her şeye sahip. Küçük olması da çoğu zaman güzel avantajlar doğuruyor. İstanbul ya da Ankara’da yaşamanın riski göz önüne aldığında Eskişehir, gerçekten mükemmel bir şehir.”

    “YURT DIŞINA EN FAZLA ÖĞRENCİ GÖNDEREN 3 ÜNİVERSİTEDEN BİRİYİZ”

    Anadolu Üniversitesi kampüslerinde yurt dışından gelen binin üzerinde yabancı uyruklu öğrencinin olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gündoğan, bu öğrencilerin dünyanın pek çok yerinden geldiğini ve Türkiye’de de 90 bin civarında yabancı uyruklu öğrenci olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:

    “Bu verilerden şunları anlıyoruz ki hem Eskişehir’de hem de Türkiye’deki üniversitelerin eğitimleri oldukça iyi bir seviyededir. Şu anda Anadolu Üniversitesi olarak ERASMUS + programıyla yurt dışına en fazla öğrenci gönderen üç üniversiteden biriyiz ve bu durum son on yıldır böyle. Ben derslere girdiğim zamanlarda öğrencilere ERASMUS + programını özellikle anlatıyordum. Çünkü bu programlarla yurt dışına gitme olanaklarınız çok fazla. Bizim dönemimizde, öğrencilik zamanında yurt dışına gitmek hayaldi. Ama şu anda bizim öğrencilerimize baktığımda önemli bir kısmı bu değişim programlarıyla 6 ay ya da 1 yıl sürelerle rahatlıkla yurt dışına çıkıyorlar. Öğrenciler, birçok Avrupa ülkesinde rahatlıkla eğitim görme fırsatı bulabiliyor. Anadolu Üniversitesi olarak da bu konuda çok büyük teşvikimiz var.”

    Daha sonra Gündoğan, öğrencilerle sohbet ederek, merak ettikleri soruları cevaplandırdı.

    “Gençlerle Kariyer Sohbetleri” projesi kapsamında Gündoğan’ın önümüzdeki günlerde de öğrencilerle bir araya gelmeye devam edeceği bildirildi.

  • Müdür Olarak Atandığı Okulun Fiziki Yapısını Baştan Sona Değiştirdi

    Batman’ın Aydınkonak Köyü İlköğretim Okulu Müdürü Zeynedin Güler, harabe haldeyken müdür olarak atandığı okulun fiziki yapısını baştan sonra yeniledi.

    Aydınkonak Köyü İlkokulu’na müdür olarak atanan Zeynedin Güler, okulun fiziki görüntüsünü eğitim öğretim yuvasına yakışır bir görünüme kazandırmak için kolları sıvadı. Okulda görev yapan öğretmenlerle bir toplantı yapan müdür Güler, bakım ve onarım için yapılması gereken çalışmalarla ilgili bilgi alışverişinde bulundu. Okul öğretmenleriyle beraber yapacakları çalışmaya “Aydınlık yüzler” ismi veren Güler, çalışmayla ilgili il Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de bilgi vererek, destek istedi. Milli Eğitim Müdürlüğü ve esnafların desteğiyle ilk olarak okulun dış cephe boyasını yaptıran Güler, daha sonra okula bahçe duvarı yaptırdı.

    “EĞİTİM KALİTESİNİ DE YÜKSELTECEĞİZ”

    Boya ve inşaat işlerinde öğretmenlerle beraber çalışan Güler, okulun fiziki değişikliğinin yanı sıra eğitim kalitesini de yükselteceklerini söyledi. Okulun fiziki değişikliğinde esnaf ve velilerinde büyük desteği olduğunu belirten Güler, “Okula müdür olarak atandıktan sonra eğitim ve öğretimin özellikle fiziksel koşulların düzeltilmesinden geçtiğini düşünerek, önce öğretmenler ve okul idaresi ile bir toplantı yaptık. Bütün öğretmen arkadaşlar bize yardımcı oldular ve ilk iş olarak Milli Eğitim Müdürlüğü’nü ziyaret edip, destek istedik. Esnaf ve velilerinde desteği ile okulu bir koleje dönüştürme hedefiyle başlattığımız bu yolda okulun fiziksel koşullarını değiştirdiğimize inanıyorum. Bu çalışmalarımız bununla kalmayacak fiziksel koşulların düzeltilmesi devam edecek ve bunun yanında eğitim kalitesini de düzeltmek adına da çalışmalarımız olacak” dedi.

    “OKULUN ESKİ VE YENİ HALİ ARASINDA ÇOK FARK VAR”

    Öğrenci velisi Mehmet Ali Kural ise okulun eski ve yeni hali arasında çok fark olduğunu belirterek, “Okulun eski ve yeni hali arasında çok fark var. Şimdi okulun duvarlarında bile çiçekler var daha önce her taraf toz topraktı şimdi beton ve parke taşları ile kaplanmış sınıflar ter temiz köy okulumuz kolej havasına girmiş” diye konuştu.

  • Terör G20’nin Gündemini Aniden Değiştirdi

    Birleştirici İş Kadınları ve İşadamları Konfederasyonu (BİRKONFED) Avrupa Birliği’nden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği AB Danışmanı Musa Karademir, BİRKONFED ve DMW adına Fransa’daki terör olaylarına ilişkin ortak bir açıklama yaptı.

    Musa Karademir, insanlık ailesinin en büyük belasının terör ve terörizm olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Paris’te 7 ayrı yerde yapılan terör saldırısı, sadece Fransa’da değil, tüm AB ülkelerinde ve dünyada büyük infial yarattı. Fransa ve Avrupa Birliği şokta doğal olarak, G20 Zirvesi’nin hemen öncesinde böylesine organize bir terör saldırısı karşısında dünya da şokta. Terör eylemini IŞİD/DAEŞ üstlendi. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande; yaptığı açıklama da ’teröre karşı acımasız olacağız’ dedi. Tepkiler son derece haklı ve terör her zaman lanetlenmesi gereken bir insanlık suçudur. BİRKONFED ve DMW olarak, her türlü terörün karşısındayız ve lanetliyoruz. İnsanlık ailesinin bir üyesi olarak, Fransız halkına derin başsağlığı diliyoruz ve onların yanındayız. Fransa’daki terör olayı bize göstermiştir ki terörün dini, dili, ırkı yoktur, terör her yerde aynıdır. Türkiye’de halen devam eden PKK ve diğer terör olayları, Türkiye’nin bu konudaki haklılığını net şekilde ortaya koyuyor. G20 Antalya Zirvesi’nde ekonominin yanı sıra Suriye ve Ortadoğu’da konuşulacak, buna bir de terör ve terörizm de eklendi. Bu noktada Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın G20 Zirvesi’nde haklı olarak terörle alakalı söyleyeceği çok şey olacaktır. BİRKONFED ve DMW olarak Batı’nın bundan sonra terörü ve terör örgütlerini ayırmamasını ve bir bütün olarak görmesi gerektiğini düşünüyoruz. Avrupa’da meydana gelen bir terör olayı ile başka bir ülkede yaşanan terör olayı aynıdır. Bütün ülke liderlerinin terör karşısında göstereceği tavır ve tutum; gerçekçi, kararlı ve net olmalıdır. Aksi durum terörü daha da tetikleyecektir. Ancak bu noktada Batı’nın, terörü İslam dini ile bağdaştırmaması gerekir. Hiçbir terör eylemi semavi dinlerle ilişkilendirmemelidir. Özellikle mülteci krizi sürecinde Avrupa ülkelerinin sınır kapılarını tümüyle kapatmaları büyük yanılgı olacaktır. Terör ve mülteci krizi ayrı konulardır ve mülteci krizinin ortak bir eylem planı dâhilinde çözüme kavuşturulması zorunludur. Aksi takdirde mülteci durumundaki insanlar terörün maşası olacaktır. Terör nedeniyle büyük acılar yaşayan Türkiye, her zaman terörizme karşı olmuştur. Şu anda Ortadoğu’da ciddi bir bilek güreşi var. Globalizm içinde yeni bir soğuk savaş yaşanıyor ve Rusya ile ABD/Avrupa Birliği arasında Suriye merkezli gizli bir savaş sürüyor. Terörizm bunun neresindedir bilmiyoruz ancak terör her zaman masumları hedef alıyor, acı, kan ve gözyaşı bir arada yaşanıyor. Dileriz ki, dünya sevgi, hoşgörü ve barış anlamında nasıl bir araya geliyorsa terörizm karşısında da aynı şekilde bir araya gelmelidir. Bu noktada uluslararası topluma, Sivil Toplum Kuruluşlarına ve en önemlisi Birleşmiş Milletlere büyük görevler düşüyor.”

  • Fedakar Öğretmen Görev Yaptığı Okulun Çehresini Değiştirdi

    Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Kapaklıpınar İlkokulu’nda öğretmenlik yapan Muhammed Musab Gümüş, yaptığı çalışmalarla okulun çehresini değiştirdi.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Kapaklıpınar İlkokulu’nda görev yapan Muhammet Musab Gümüş adlı öğretmen, girişimleri sonucu 30 yıllık okulun hem çehresini hem de kaderini değiştirdi. Çeşitli vakıf ve kurumların desteği ile okulun olmazsa olmaz ihtiyaçlarını gideren Gümüş, öncelikle bahçesi ve tuvaleti olmayan köy okuluna TOVAK Vakfı’nın maddi ve manevi desteği ile tuvalet yaptırdı. Okulun bahçesine tel örgü çektiren ve girişimlerde bulunarak bahçesine Büyükşehir Belediyesi tarafından 4 çöp kovası bıraktıran Gümüş, Sur Belediyesi’nin de kapısını çalarak, okulun bahçesine öğrencileri toz ve çamurdan kurtarmak için kum döktürdü.

    Gümüş’ün girişimleri sayesinde hayırsever bir işadamının desteği ile okul bahçesine çeşme yapılırken, okulun iç ve dış boyası öğretmenlerin maddi desteği ile yapıldı. Köylülerin ve İl Fidan Müdürlüğü’nün yardımı ile yine bahçeye 100’e yakın fidan dikildi. Çarşı ve Umut Atölyesi gibi gruplar da öğrencilere kıyafet ve kırtasiye yardımı yaparken, Gümüş’ün girişimleri sayesinde bir banka da okula bilgisayar bağışladı.

  • ‘Paralel Mağduru Olunca Tabelasını Değiştirdi

    Amasya’da bir mobilya firması, 2004 yılından bu yana kullandığı ‘paralel’ olan ismini değiştirdi.

    Firmayı kurarken “Beklentilerinize paralel, düşlerinize paralel olarak” fikriyle yola çıktıklarını ancak sırf isimden dolayı son birkaç yıldır ‘paralel yapı’ ile anılmaları üzerine işbirliği içinde oldukları firmalarla sıkıntılar yaşadıklarını belirten firma yöneticisi Beşir Bütüner, “Satışlarda düşüşten ziyade insanların bakış açısı bizim için önemliydi. Bazen ismimizden dolayı sıkıntı çektiğimiz oldu. Paralel kataloglarını bile mağazalara sokamadığımız durumlar oldu. ‘İsminizi değiştirin öyle gelin’ diyen yüzlerce firmayla karşılaştık” dedi.

    Bazı vatandaşların Ziyaret beldesi mevkisindeki firmanın önüne gelip totem tabelanın altında fotoğraf çektirmelerinin kendilerini etkilediğini anlatan Beşir Bütüner, “İzin alarak ‘fotoğraf çektirebilir miyiz’ diyen insanları gördük. Bunlar da artık bizi rahatsız etmeye başlamıştı” diye konuştu.

    Gittikleri fuarlarda olumlu ya da olumsuz tepkiler gördüklerini anımsatan Bütüner, “Kimisi fotoğraf çektirmek istedi kimisi gülerek geçti kimisi arkadaşını aldı. ‘Bak bak bak bak kimler gelmiş’ gibi ifadelerini gördük insanların yüzlerinde. Bundan sonra da kataloglarımız olsun, tabelalarımız olsun, müşterilerdeki tabelalarımız olsun patentini aldığımız markamız olsun artık bizi bir yerlere çekmek isteyenlere karşı sıkıntılar olacağını hissederek ‘paralel’ olan ismimizi ‘Moderna’ kanepe, koltuk, baza ve yatak olarak değiştirdik” şeklinde konuştu.

    Önceki tabelanın kaldırılıp yerine yenisinin takıldığını söyleyen firma çalışanı Hüseyin Doğan da, “Bazı arkadaşlarımız ‘asıl paralelci sizsiniz’ gibi söylemlerde bulunuyorlardı. Biz de bundan rahatsız oluyorduk. Şaka da olsa rahatsız oluyorduk” ifadelerini kullandı.