Etiket: değişiklik

  • Maliye Bakanı Naci Ağbal: “Eğer anayasa değişiklik oylaması olumlu bir şekilde geçerse ekonomide çok daha güzel günler bizi bekliyor”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, 16 Nisanda gerçekleştirilecek anayasa değişiklik referandumu ile ilgili olarak, “Eğer anayasa değişiklik oylaması olumlu bir şekilde geçerse çok rahat bir şekilde söyleyebilirim ki ekonomide çok daha güzel günler bizi bekliyor. Gelin bu tarihi fırsatı kaçırmayalım” dedi.

    Bakan Ağbal, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından gerçekleştirilen iş adamları ile istişare toplantısına katıldı. Termal bir otelde gerçekleştirilen toplantıda iş adamı ve sanayicilere seslenen Bakan Ağbal, milli geliri arttırma noktasında Türkiye’nin bir üst basamağa sıçramanın arifesinde olduğunu kaydetti. Türkiye’nin anayasa değişikliği ile geleceğini inşa edecek yepyeni bir sıçramanın eşiğinde olduğunu anımsatan Bakan Ağbal, “AK Parti Türkiye’yi son 14 yılda kişi başına düşen milli gelire göre orta- üst gelir gurubuna çıkarmıştır şu anda Türkiye bir üst basamağa sıçramanın arifesinde. 11 bin dolar civarında olan milli geliri, 12 bin 735 doların üzerine çıkarırsak, Türkiye ciddi manada ekonomide süper lige taşınmış olacak. Onun için geleceğimizi inşa edecek yepyeni bir sıçramanın eşiğindeyiz. Yani Türkiye 2002 yılından 2017 yılına kadar önemli bir aşama kaydetti. Ama diyoruz ki, bu elbise bu bedene dar geliyor gelin bu elbiseyi büyütelim. Ekonomiyi büyütelim. Refahı büyütelim. Kişi başına düşen milli gelirde Türkiye süper lige çıksın. Yani üst gelir grubu ülkelerden bir tanesi olsun diyoruz. Türkiye olarak milli gelir olarak 25 bin dolara çıkarmak gibi bir hedefimiz var. Eğer burada kalkınmada yeni bir safhaya geçeceksek eğer, devlet yönetim sisteminde reforma gidelim. Bu yapacağımız reform, demokrasi, adalet, eğitim ve burada gösterdiğim bütün reformların da önünü açacak” dedi.

    “Kuvvetler arasında yetki ve sorumluluklar belirsiz”

    Yapılacak anayasa değişikliği ile yeni oluşturulacak yönetim sistemi ile mevcut sistem arasındaki farklılıklardan bahseden Bakan Ağbal konuşmasına şöyle devam etti:

    “Neden hükümet sisteminde bir reforma ihtiyaç duyuyoruz. Yani bugün 16 Nisanda sandığa gidiyoruz. Sandıkta yeni bir sistem arayışı içerisindeyiz. Mevcut sistemin ne sıkıntısı vardı, bu sistemden çıkmak istiyoruz? Çünkü bu sistemde çok ciddi anlamda istikrarsızlık riski var. 1990’lı yıllarda milli gelir 2500-3000 bin dolar arasından kalmış ise bunun esas nedeni siyasi istikrarsızlıklardır. Mevcut sistem maalesef, güçsüz hükümetler, kırılgan siyaset ve kısa vadeli hükümet ömürlerini beraberinde getiriyor. Mevcut sistemde çok başlılık var. Bu gün hem Cumhurbaşkanlığı, hem de Başbakanlık karar mekanizmasında yer buluyor. Gelin diyoruz bu iki sistemi birleştirelim, mevcut sistemin sürdürülebilirliği yok. Kuvvetler arasında yetki ve sorumluluklar belirsiz. Yargıda da mutlaka reform yapmamız lazım. Yargı sisteminin bu mevcut yapısıyla Türkiye’yi ileriye taşıması asla mümkün değildir. Bu anaya değişikliği yargı reformuna çok önemli destek verecek, çok önemli değişiklikler olacak. 16 Nisanda yapılacak anayasa değişikliğinde sadece hükümet sisteminde köklü değişiklikler olmuyor. Yargı, yasama ve yürütmede de çok önemli değişiklikler yapılıyor. Bize göre bu yeni sistemde Türkiye’de demokrasi güçleniyor. Yönetim sisteminde temsili demokrasi güçleniyor. Çünkü yeni sistemde yönetimi doğrudan halk belirliyor.”

    “Evet sonucu çıkarsa Türkiye ekonomisi ile ilgili olumlu algı daha da güçlenecek”

    Türkiye’nin önünde bir halk oylamasının olduğunu hatırlatan Bakan Ağbal, “16 Nisanda eğer halk oylamasında ‘evet’ sonucu çıkarsa Türkiye ekonomisi ile ilgili olumlu algı daha da güçlenecek” ifade etti. Bakan Ağbal, “Yeni sistemde eğer anayasa değişiklik oylaması olumlu bir şekilde geçerse çok rahat bir şekilde söyleyebilirim ki ekonomide çok daha güzel günler bizi bekliyor. Önümüzde bir halk oylaması var bütün piyasalar şu an da Türkiye’deki bu halk oylamasının sonucunu bekliyor. Türkiye’de önümüzdeki aylara, günlere ve yıllara ilişkin bu halk oylaması önemli belirleyici bir faktör olacak. 16 Nisanda eğer halk oylamasında ‘evet’ sonucu çıkarsa Türkiye ekonomisi ile ilgili olumlu algı daha da güçlenecek. Neden? Yani muhtevadan bağımsız olarak söylüyorum, eğer ‘evet’ çıkarsa önümüzdeki yıllara ilişkin yepyeni bir sistemi kurmuş oluyoruz yeni yönetim sistemi devreye girmiş oluyor, siyasi sistemle ilgili böyle bir belirsizlik ortadan kalkıyor. Dolayısı ile referandumun bizzati kendisi ‘evet’ ile sonuçlandığından muhtevadan bağımsız bir şekilde önümüzdeki aylardaki Türkiye’de işler daha da yoluna girecek. Yakın vadede yatırımlar artacak. Özel sektör yatırımları aratacak, Türkiye’ye gelen yabancı sermaye yatırımları da artacak ve bu sayede Türkiye’de büyüme oranları daha da yukarıya gidecek. Gelin bu tarihi fırsatı kaçırmayalım. Herkes içeride ve dışarıda bütün yatırımcılar ve piyasa anayasada yapılacak değişikliğin ‘evet’ ile sonuçlanması halinde Türkiye ile ilgili yatırım kararlarını çok süratli bir şekilde devreye sokacak. Bunun konuşması da, çalışmaları da yapılıyor. Böylelikle ekonomide çık hızlı bir şekilde toparlanma istihdamda çık hızlı bir şekilde tekrara yukarı yönlü bir gelişme olacak” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından program ATSO Başkanı Hüsnü Serteser’in, günün anısına Bakan Ağbal’a kendi resminin yer aldığı tablo hediye etmesi ile sona erdi.

  • Bakan Ağbal: “KDV Kanunu’nda köklü değişiklik yapmak gerekiyor”

    TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde düzenlenen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 95’inci Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katılan Maliye Bakanı Naci Ağbal, “KDV Kanunu’nda mutlaka köklü bir takım değişiklikler yapmak gerekiyor. KDV’den herkes şikayetçi. KDV’den memnun olan kimseyi görmedim şu ana kadar” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Çorlu Silver Side Hotel’de düzenlenen MÜSİAD 95’inci Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşma yapan Bakan Ağbal, Türkiye’nin son 14 yılda büyüdüğünü, geliştiğini ve kalkınma konusunda önemli mesafeler kaydettiğini söyledi. Maliye politikasını da iki temel eksende düşünmek gerektiğini belirten Bakan Ağbal, “Maliye politikası bir taraftan ekonomik istikrara katkı verdi, diğer taraftan da büyüme politikalarına destek verdi ve özellikle maliye politikasını ve özelde vergi politikasını büyümeye destek veren bir çerçeve içerisinde daha da iyileştirmek istiyoruz. Son 1 yıl içerisinde yaptığımız düzenlemelere bakacak olursanız şunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim ki gerçekten yatırıma, üretime, istihdama, ihracata destek veren çok sayıda düzenlemeyi ardı ardına hayata geçirdik. Yatırım maliyetlerinin aşağı çekilmesi, üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesi, kayıtlı ekonomiye destek olmak bakımından işlem maliyetlerinin düşürülmesi, piyasada rekabet eşitsizliğine neden olan vergi uygulamalarının ortadan kaldırılması, gibi birçok düzenlemeyi hayata geçirdik” dedi.

    “KDV’den herkes şikayetçi”

    Önem verdikleri konulardan bir tanesinin de Katma Değer Vergisi Kanunu olduğunun altını çizen Bakan Ağbal, “Gerek sizlerden gelen talepler gerekse sizlerin tarafından ifade edilen şikayetler çerçevesinde gördüğüm şey şu ki katma değer vergisi kanununda mutlaka ve mutlaka köklü bir takım değişiklikler yapmak gerekiyor. KDV’den herkes şikayetçi. KDV’den memnun olan kimseyi görmedim şu ana kadar. Ne zaman KDV konusu açılsa ya oranlar aşağı çekilsin, ya iade süreleri kısaltılsın, bu karmaşıklıklar ortadan kaldırılsın şeklinde çok sayıda talep var. Bugün baktığınızda dünyada ülkelerin çoğu KDV kanunlarını uyguluyor ama farklı farklı KDV sistemleri var, farklı farklı KDV uygulamaları var. 1985 yılında uygulamaya koyduğumuz Katma Değer Vergisi Kanunu’nu artık 32 yıllık bir süreden sonra yeniden masaya yatırma zamanı geldi. Biz istiyoruz ki KDV Kanunu mükellef üzerinde eziyete dönüşmesin, kayıtlı olmayı cezalandırmasın, üretimi yatırımı engellemesin. İşletmeler üzerinde ağır finansman yükleri oluşturmasın, uygulaması kolay olsun, bürokrasisi az olsun. Uygulayıcılar bakımından da idare bakımından da ciddi bir denetleme ciddi bir uyum meselesi olmaktan çıksın. Onun için kapsamlı bir KDV reform çalışması başlattık” diye konuştu.

    “32 yıllık uygulamayı gözden geçireceğiz”

    “İdare olarak hem 32 yıllık uygulamayı baştan sona gözden geçireceğiz hem de inceleyeceğiz ve özellikle de iş hayatımızdan sanayicilerimizden, işletmelerimizden gelen önerilere kulak vereceğiz” diyen Bakan Ağbal, “Bütün bu çalışmalar sonunda da kapsamlı bir KDV reform paketini inşallah Bakanlar Kuruluna getireceğiz. Burada birinci önceliğimiz KDV kanunun gerçekten yeni geliştirilecek yapısı itibariyle bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması ve işletmelerimizin uyum bakımından daha rahat edecekleri bir sisteme kavuşturulması. Özellikle vergi oranlarının farklılığı veya ihracat işlemleri nedeniyle işletmelerimizin üzerinde KDV yükü kalıyor. Bu kadar finansmana erişimin zor olduğu sıkıntılı dönemlerde bu sefer vatandaş finansa erişemezken mevcut finansını da gidip KDV’de bırakıyor. Dolayısıyla bütün bunlarla radikal bir şekilde geliştirecek çalışmayı hep beraber yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

    “Teknolojiyi daha fazla kullanacağız”

    Özellikle defter tutma konusunda önümüzdeki dönemde büyük kolaylıklar getireceklerini söyleyen Bakan Ağbal, “Artık teknolojiyi daha fazla kullanacağız, e-devlet uygulamalarını kullanacağız. Artık vatandaşımız defterini eski usulle 40 yıl öncesinin usulüyle gidip notere tasdik ettirmekten kurtulacak. Tamamen elektronik ortamda devlet olarak bizim sağlayacağımız ortamda doğrudan doğruya defterini tutabilecek. Böylelikle, tasdiktir, saklamadır bunlar da kalkacak. Dün akşam da söyledim, sanayi diyoruz, teknoloji diyoruz, yapay zeka diyoruz o zaman bütün bunların devletin uygulamalarına da gelmesi lazım. İnşallah gelir idaresi başkanlığı üzerinde çalışmalarını yürütüyor. Özellikle küçük orta ölçekli işletmelerimizden başlamak üzere artık defter tutma işini, belge düzenleme işini tamamen elektronik ortama taşıyacağız. İşletmelerimiz öyle bir zaman gelecek ki artık beyanname doldurmayacak, beyanname vermeyecek biz sistemden otomatik olarak beyannamesini yazacağız” dedi.

    “Bir çoğumuzun şikayet ettiği konu haksız rekabet”

    Bakan Ağbal açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Sistem, mevzuat, uyumlu mükellefe olabildiğince kolaylık getirmeli, ona destek olmalı. Ama her şeye rağmen sistemin tüm iyileştirmelerine rağmen buna uymak istemeyen, vergisini ödemek istemeyen primini ödemek istemeyene de gerçekten caydırıcı yaptırımlar getirilecek, bunu sağlayacağız. Bizim mevcut sistemlerimiz maşallah hep herkes yanlıştır diye yapılmış. Hep herkes eksik öder diye yapılmış. Ama ne olmuş eksik ödeyen eksik ödemeye devam etmiş ama iyi niyetli mükellef ne yapmış biraz sıkıntı çekmiş. Şimdi biz diyoruz ki biz mükellefimize inanıyoruz, biz mükellefimize güveniyoruz. Mükellefimiz devletine karşı yükümlülüklerini en iyi şekilde yerine getirir. O zaman kuralları da buna göre inşa edeceğiz. Bütün bunlara rağmen, bütün bu imkanlara rağmen birisi eğer yanlış yapıyorsa da aynen batı memleketlerinde olduğu gibi devlet bunun üzerine çok daha etkin ve caydırıcı gidecek. Niye, aslında haksız rekabet olmasın diye. İyi niyetli mükellefin hakkı yenmesin diye. Bugün bir çoğumuzun şikayet ettiği konu haksız rekabet.”

  • Himmet Karadağ: ’Varlık Fonuna devredilen şirketlerin stratejilerinde değişiklik yok’

    Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, Turkcell ve Koç Holding hisselerinde çarşamba günü yaşanan anlık düşüşün algoritma kaynaklı olduğunu söyledi.

    Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, CEO Club toplantısının açılış konuşmasını yaptıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Karadağ, Turkcell ve Koç Holding hisselerinde çarşamba günü yaşanan anlık düşüşün algoritma kaynaklı olduğunu, işlemin nereden yapıldığının belirlenip SPK’ya iletildiğini belirtti.

    İşlemlerden kaynaklı yatırımcının zararı olduğunu belirten Karadağ, “Borsa olarak almak isteyenlerin taleplerini toplayıp satmak isteyenlerle eşleştiriyor. Diyelim ki 5 TL’den işlem gören Turkcell hissesini 8 TL’den almak için algoritma girmişsin. Sistem çalışmaya başlamış, biz o noktada ne yapabiliriz veya 10 TL’lik hisseyi 5 TL’den satarım diye emir girmişsin. Borsa olarak bunu benim engellemem gerekiyor mu? Hayır. Belli fiyat seviyelerinde yukarı ve aşağı yönlü dalgalanmalar olduğunda sistemi aşırı oynaklığa karşı korumak için devre kesicilerim var. Bizim açımızdan sistemik bir risk değil” diye konuştu.

    “Varlık Fonuna devredilen şirketlerin stratejilerinde değişiklik yok”

    Borsa İstanbul’un Varlık Fonuna devrine ilişkin soruya ise, “Hükümetin kararı. Varlık Fonu yüzde 100 devlet şirketi. Devrolunan şirketler itibariyle şu an stratejilerde bir değişiklik yok aynı şekilde devam edeceğiz. Varlık fonunda mümkün olduğunca kurumsal yönetim, ölçek ekonomisi anlamında maksimum katkıyı varlık tarafındaki şirketlerimize sağlamaya çalışacağız. Çalışmalar devam ediyor. Varlık fonu, sermaye piyasaları ve borsaya hem sinerji katacak hem de çok güzel menkul kıymetler getireceği için maksimum oranda destekliyoruz” açıklamalarında bulundu.

    Kör havuz uygulamasına ilişkin soruya Karadağ, “Nisan ayı başında borsada kör havuz uygulaması kaldırılacak” diye cevap verdi.

    Forex’e kumar benzetmesi

    Forex düzenlemesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karadağ, “Yapılan iş sağlıklı bir iş mi sağlıklı bir gelir kaynağı mı? Sermaye piyasasında nitelikli yatırımcılarım yüzde 95’in üzerinde kayıp ve memnuniyetsizlikle sonuçlanıyorsa o işlem sağlıklı bir işlem değildir. Benim vadeli işlem ve opsiyon borsam var. Hedge amacıyla, kurumsal metadolojilerle yapılarsa tamam ama Forex’in kumardan çok bir farkı yok. Kumar güdüsüyle yapılan işlemler sermaye piyasamıza uymuyor” diye konuştu.

  • Numan Kurtulmuş: “Nihayetinde Türkiye’de bir ‘anayasa değişiklik paketi’ oylanıyor, kıyamet kopmuyor”

    Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Nisan ayında yapılacak anayasa referandumuna ilişkin “Nihayetinde Türkiye’de bir anayasa değişiklik paketi oylanıyor, kıyamet kopmuyor. Türkiye’de birilerinin bu işi böyle hayat, memat meselesine dönüştürmüş olması demokrasinin kurallarını fazla hazmedememek anlamına geliyor” dedi.

    Kurtulmuş Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen ’2’nci Ormancılık ve Su Şurası Hazırlık Çalıştayı’nda katılımcılara hitap etti. Kurtulmuş, ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nu onayladığını hatırlatarak, Türkiye’nin bir referanduma, halkoylamasına doğru gittiğini ifade etti.

    Kurtulmuş, referandumun yeni Türkiye istikametinde atılacak yeni bir adım olduğunu belirterek, “İnşallah 16 Nisan’da milletimiz sandıklara gidecek ve bir karar verecek. Sadece bu sandığın ortaya çıkması, ortaya konulması bile Türkiye demokrasisinin olgunluğu bakımında fevkalade önemlidir. Türkiye çok çalkantılı bir siyasi dönemden geçti. Çok partili siyasi hayatımız ve ondan önceki tek partili dönemde de ciddi önemli siyasi türbülanslar yaşadı. Oluşlar, yeniden oluşlar, çalkantılar, kaoslar bunları geride bıraktık. Ama bugün iftihar ile söyleyebiliriz ki Türkiye bütün bu krizleri ve kaosları ortada sandığın olması dolayısı ile rahatlıkla aşabildi ve bugünlere kadar gelebildi. Türkiye ne zaman bir zor sürece girse ortada bir sandık oldu hatta sandıkla milletin reyiyle, milletin iradesi ile darbelerin ortaya koyduğu siyasi iradeler ile 180 derece değiştirilerek tam tersi ortaya konulmuş oldu. 60 darbesinden sonra hemen ortaya çıkan seçim ve sonuçları 12 Mart’tan sonraki seçim ve sonuçları 1980 darbesi ve ondan sonraki sonuçlar 28 Şubat ve sonrasında ortaya çıkan sonuçlar. 27 Nisan ’e-muhtırası’ sonrasındaki sonuçlar hepinizin malumudur. Millet reyine sahip çıktı, geleceğine sahip çıktı ve sandıklarda hep doğru karar vererek Türkiye’nin önünün açılmasına neden oldu. Şimdi bir kere daha bu milletin reyine müracaat ediyoruz” diye konuştu.

    “Türkiye’de bir rejim değişikliğine gidilmiyor bunun altını çizerek ifade etmek isterim”

    “Nihayetinde Türkiye’de bir anayasa değişiklik paketi oylanıyor, kıyamet kopmuyor” diyen Kurtulmuş şunları söyledi:

    “Parlamento vazifesini yapmış 339 milletvekilinin oyu ile bu ‘anayasa değişiklik’ paketini millerin reyine sunmuştur. Şimdi sözde, kararda milletindir. Millet ne derse başımız, gözümüz üstünedir. Bunu söylerken de her kesiminden aynı olgunluk ile milletin reyinin sonuçların kabul etmesinin şart olduğunu ifade etmek isterim. Nihayetinde egemenlik kayıtsız, şartsız milletinse, millet doğrudan doğruya bundan sonraki süreçte bu egemenliği kullanmak için önüne gelen ‘anayasa değişiklik paketi’ ile ilgili bu halkoylamasında karar verecek, ümit ediyoruz ki adaleti ile çok yüksek oranda ‘evet’ diyerek bu sürecin aşılmasına milletimiz vesile olacak, karar vermiş olacak. Dolayısı ile buna saygılı olmak herkesin üzerine bir vazifedir. Ayrıca nihayetinde Türkiye’de bir ‘anayasa değişiklik paketi’ oylanıyor, kıyamet kopmuyor. Yani Türkiye’de birilerinin bu işi böyle hayat, memat meselesine dönüştürmüş olması demokrasinin kurallarını fazla hazmedememek anlamına geliyor. Millet bir karar verecek nihayetinde Türkiye’de bir rejim değişikliğine gidilmiyor bunun altını çizerek ifade etmek isterim. Bir yönetim sistemi değişikliğine gidiliyor ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” dediğimiz model inşallah uygulamaya konulmak isteniyor. Rejim değişikliği yapılıyor gibi bir algının ortaya çıkarılması hakikatin saptırılmasıdır. Burada yürütmede çift başlılığın ortadan kaldırılması için daha etkin bir yönetimin kurulabilmesi için bir hükümet değişiklik modeli teklifi yapılıyor kararı da millet verecek. İnşallah millet bu konuda müspet bir karar vererek Türkiye’nin önünü açacak diye ümit ediyoruz ve öyle siyasi bir sonucu bekliyoruz.”

    Toplantıya Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile birlikte Afyonkarahisar Valisi Aziz Yıldırım da katıldı.

    Toplantının ardından Kurtulmuş kara yolu ile kentte ayrıldı.

  • Anayasa değişiklik teklifi 16. Maddesi 342 oyla kabul edildi

    Anayasa değişiklik teklifi 16.maddesi 342 oyla kabul edildi.

    Anayasa değişiklik teklifi görüşmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde devam ediyor. 16. maddede 486 milletvekili oy kullandı. Oy sonuçları şu şekilde oluştu: 342 kabul, 141 ret, 2 boş, bir geçersiz.

    Başbakan Binali Yıldırım, milletvekilleriyle birlikte oy kullandı. Daha sonra AK Parti Grubunun ön sırasına oturdu, milletvekilleri ile fotoğraf çektirdi.

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da kalabalık bir CHP milletvekili topluluğu ile oyunu kullandı. ,

    Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ve Celal Doğan ile el sıkıştı ve bir süre konuştu.